BU NE GARİP İŞ?

ŞAİR : Ali Rıza KAŞIKCI ali_rz_@hotmail.com Akıl firar etti, fikir izinde, Bulut, yağmur içer; bu ne garip iş? Garip şeyler olur, şu yeryüzünde, Toprak, sudan kaçar; bu ne garip iş? Bu garip hâllerim düşüme girdi, Çelişki; soframa, aşıma girdi, Yetmedi, ağrılı başıma girdi, Gölgem, beni geçer; bu ne garip iş? İnekler, siyah süt verdi vereli, Koyunlar, çobanı sürdü süreli, Bu […]

Continue reading »

GÖNÜLLER KURAKLAŞMASIN!

YAZAR : Ömer Sami HIDIR samihidir@gmail.com Sosyal medyada; Anadolu’dan sık sık fotoğraflar görüyoruz: Yağmur duâları. Kuraklık, insanı korkutuyor. İnsanlar çare olarak duâya koşuyor. İçtiğimiz su, yağmurla geliyor. Gıdalarımız hep toprağa ve toprağı bereketli hâle getiren yağmura bağlı. Bereketli yağmurlara… Yağmur yağdırsın diye, Rabbimiz’e el açıyoruz. Duâlar ediyoruz. Fakat Cenâb-ı Hakk’ın duâ etmekten başka da istedikleri var. Bize farz kıldığı emirleri […]

Continue reading »

Âb-ı Hayat

ŞAİR : MECNÛN (İbrahim Hakkı UZUN) ibrahimhakki@gmail.com Yağmurun altında ıslanmazsa topraklar kurur, Köklerinden suyla beslenmezse yapraklar kurur, Koş gönül, aşkında can bulmak dilersen Ahmed’e; Nur Nebî’den hisseyâb olmazsa idrakler kurur. vezni: fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün

Continue reading »

EBR-İ NİSAN
NİSAN YAĞMURSUZ MAYIS GÜLSÜZ OLMAZ

YAZAR : İlyas KAYAOKAY kayaokay_2323@hotmail.com Halk takvimine göre nisan, diğer adıyla yağmur ayı, günümüzde kullandığımız takvimdeki nisanın 13’ünden başlayıp mayısın 12’sine kadar devam eder. Biz de bu ay kalemimizin fidanı için, mürekkebinin bereketli olmasını temenni ederek yazımızın yönünü nisana yönelttik. Yağmurların yeryüzünü ihyâ etmesi gibi Peygamberimiz’in de cihanı nurlandırdığı bir aydır nisan. Kışın ölü örtüsü, nisan ile yeniden hayat bulur. […]

Continue reading »

GÜZELE ÇAĞRI

ŞAİR : M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com> Sarardı yapraklar, döküldü gazel; Değişip mevsimler güz olmadan gel… Gün geçtikçe daha kötüye doğru, Çoğalıp yaralar yüz olmadan gel… Ham çıktı, toprağa diktiklerimiz, Diken açtı kalbe ektiklerimiz, Ne hasretle başa çektiklerimiz, Düşman maşasında köz olmadan gel… Gittikçe büyüdü hasret kervanı, Tipi, boran yazda sardı dört yanı, Kirli eller öksüz koydu vatanı, Budanan kol, bacak, […]

Continue reading »