«İŞLERİ ŞÛRÂ İLEDİR…»

YAZAR : Sami GÖKSÜN Rabbimiz bizim iki dünyada saâdete erişmemizi ister. İbâdeti, âhireti ve dîni alâkadar etmiyormuş gibi görünen dünyevî sahalarda da Rabbimiz’in bizlere emirleri vardır. Bunları incelediğimizde görürüz ki; iki dünyada felâh ve başarının, saâdet ve huzurun anahtarlarıdır. Bunlardan biri de «istişâre»dir. Rabbimiz, istişâreyi emretmiştir. Çünkü istişâresiz iş, başarısızlık getirir. Nizâ getirir. Bilhassa herkesi ilgilendiren hususlarda istişâresiz karar almak, […]

YİNE…

ŞAİR : Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Gökyüzünden yaşlar düştü toprağa, Damlalar deryâyı bulmalı yine… Uzakta kalmasın dallar yaprağa, Yoksulun kapısı çalmalı yine… Buz gibi erisin, tükensin kaygı, Küçüklere sevgi, büyüğe saygı, Sevmek ve sevilmek en güzel duygu; Yuvalara huzur dolmalı yine… Aslanlara pusu kurmuş çakallar, Kuzgunların yemi olmuş kartallar… Dâvâya baş koymuş samimî kullar; Yüce dîni hâkim kılmalı yine… Yoktur mücâhide […]

KÜLFETSİZ EVLİLİK!

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Geçenlerde eski arkadaşlardan biri geldi. Ara sıra gelir sohbet ederiz. Tok gönüllü biri. Kızı, oğlunu evlendiriyormuş. Her şey güzel giderken; kızevi, düğünün salonda yapılmasını istemiş. Bunlarda ise imkân yok. Fakat kızevi yoktan anlamıyor. “–Ya salonda düğün yaparsınız yahut da biz bu işten vazgeçeriz!” demişler. Adamcağız araştırmış, 3.000 liradan aşağıya düğün salonu bulamamış. 2.000 lira oradan kesmiş, […]

SAÂDET

ŞAİR : (MECNÛN) İbrahim Hakkı UZUN ibrahimhakki@gmail.com Dünyâda huzur bulmak için çırpınan insan, Binlerle yolun yolcusu olmuş, yine nâdan! Tek çâre, uyup Sünnet’e, Kur’ân’a sarılmak, Dünyâda ve ukbâda saâdet, budur ancak! vezni: mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün

MODA RÜZGÂRI

ŞAİR : Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Fırtına misali öyle esti ki, Cemiyeti vurdu moda rüzgârı. Ekranlar pisliği öyle kustu ki, Asâleti vurdu moda rüzgârı. Ayakkabılarda bir karış topuk, Etekler kısa, dar; pantolon yırtık, Soyunmakta yarışanlar var artık, Kıyafeti vurdu moda rüzgârı. Kaşlar aldırıldı, yüzler boyandı, Küpeler, kulaktan göbeğe indi, Dövmeyle bedenler, çamura döndü, Emâneti vurdu moda rüzgârı. Hayâ duygusunu kökten çürüttü, […]

Vatan Sevgisi Îmandandır; VATANIMIZA SAHİP ÇIKALIM

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Her müslümanın, hayatı boyunca koruması gereken en büyük iki varlığı vardır: Bunlardan biri «îman», diğeri ise «vatan»dır. Bir müslüman şunu iyi bilmelidir ki; Sıhhati korumak ve kış ayazında rahat uyumak için soğuğa karşı yorgan ne kadar lâzımsa; îmânı sönmekten korumak, ibâdetlerini hakkıyla yapabilmek ve dînine tam sahip olabilmek için de vatan o kadar şart ve lâzımdır. […]

Kur’ân’dan İktibas İlhamlar -8- FEDÂ BAYRAMI

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” (el-Kevser, 2) Aman bu cihan denen âfet, İlişmeye gönlüne zinhar!.. Malınla, canınla cihâd et, Namazla zekât ile yalvar… Boyun uzatıp da murâd et, Şehâdeti lutf ede Gaffâr… Cinânı ve Kevser’i yâd et, Başında Ahmed-i Muhtar… «Fedâ ederek» bu saâdet… «Fe-salli li-Rabbike ve’nhar!..» vezni: müfâaletün / feilâtün Kurban […]

Hem Saâdet Hem Hüsran Vasıtası; VÂRİYET

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Tabiatta her varlık; kullanılmasındaki niyete bağlı olarak bir mânâ ifade eder, değer ortaya koyar. Günlük hayatta pek çok işte ihtiyacı karşılayan bir bıçak, bir cânînin elinde korkunç bir suç vasıtası hâline gelir. Kezâ bir silâh, vatan savunmasında bir vecîbeyi karşılarken; bir katilin, bir teröristin elinde huzuru bozan bir cinayet ve ihânet âleti olarak iş […]

BURAM BURAM OLAYIM…

ŞAİR : NİYAZKÂR (Köksal CENGİZ) niyazkar@gmail.com Derlerdi inanmazdım, ölümle uyanışa, Ölünce kavuşurmuş insan, nice tanışa. Ne ebedî saâdet onla Hakk’a varışa, Oysaki kapılmışız nefsimizle yarışa. Ya ebedî saâdet ya hüsrandır sonumuz, Âhiret yokmuş gibi hep dünyadır konumuz. Birazcık düşünmeli, aslı nedir insanın? Nasıl tutar bedeni muallâkta şu cânın? Ömrümüzden eksilir verdiğimiz nefesler, Rûha zindan değil mi, günahkâr ten kafesler? Var […]

İKİ CİHAN SAÂDETİ

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com ‒Kaç yaşındasın? ‒50. ‒Demek ki sana 18.250 kez ispatlandı. ‒Peki, baban yaşıyorsa kaç yaşında? ‒100. ‒Demek ki ona da 36.500 kez ispatlandı. ‒Merak ettim, ispatlanan nedir? ‒Yarının mutlaka bugün hâline geldiği. Yani Allah her gün, yarını bugün yapıyor. Yarın denilen mahşer de nihayet bugün olacak. Fakat insanların çoğu; Şüphe içinde. Acaba, başka bir […]

1 2 3 4