O’nun Muhteşem Ahlâkı -29-

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi (Hakk’a Hizmet ve Huzurlu Ömür) BÜYÜK EMÂNET Fahr-i Kâinât Efendimiz buyurur: “Size iki şey (emânet) bırakıyorum. Bunlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe sapıklığa düşmezsiniz: • Biri, Allâh’ın kitabı Kur’ân; • Diğeri Rasûlü’nün sünneti…” (Muvattâ, Kader, 3) Allah Rasûlü’nün bu emânetine sahip çıkmak şu iki husûsiyetle mümkündür: • Yaşamak ve • Yaşatmak… Bir mü’minin ömrü; İslâm’ı yaşamak […]

İNSANLIK ve ÜMMET O’NUNLA YÜRÜMELİ

YAZAR : Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Rebîülevvel ayı; «O; Kâinâtı Aydınlatan, Nûruyla Cihanı Kuşatan, Rahmet ve Şefkat Peygamberi Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem-»in doğduğu ay… Yani kutlu bir ay. Ne güzel, ne mutlu bize! O ki, cihanı aydınlatan bir güneş gibi dünyayı teşrif etmeden önce O’na inanan müntesipleri vardı. Âlemler O’nu bekliyordu. Dünya kirli bir dünya idi. Ve […]

BEŞERİYET, İNSANLIĞI O’NDAN ÖĞRENDİ!

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com GÖNDERENİN KADRİNCE… Bir aşîret reisi Hazret-i Hâlid bin Velid’e dedi ki: ‒Bize Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i anlatır mısınız?” Hazret-i Hâlid ise acziyetini belirtti: –Allah Rasûlü’nün o ebedî güzelliklerini anlatmaya benim gücüm yetmez. Hele etraflıca anlatmamı arzu edersen, bu hiç mümkün değil. Aşîret reisi ısrarcı oldu: –Bildiğin kadarıyla anlat! Hiç olmazsa kısa ve […]

ZARÂFET GÜNEŞİ

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Tâ ezelden beri âlemlere rahmet güneşi, Ebedî nûru hayâtın, o muhabbet güneşi… Kulların hâli perîşandı, dikenlikti hayat, Gül yetiştirdi o çölden, o zarâfet güneşi… vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün)

KALBİN İBRESİ

ŞAİR : CELİL (Halil GÖKKAYA) halilgokkaya@gmail.com -Kıymetli dostum Tâlî’ye- Allah için vermeyi, Allah için sevmeyi, Sevdirelim millete, duyuralım ümmete… Terk ederek nefreti, bırakarak dövmeyi, Set çekelim şiddete, erişelim devlete… Kardeşi tercih edip, nefsimize; «Kes!» dersek, Mutluluk rüzgârına îmân ile; «Es!» dersek, Muhabbetten Muhammed, hâsıl olsun istersek; Mûcibince icâbet etmeliyiz davete… Kalbi selîmler gitti, çevremiz yozla doldu, Mekruh modeller çıktı, müstehab […]

AHVÂL-İ BEYAN

ŞAİR : İbrahim ŞAŞMA ibrahimsasma@hotmail.com Yanmaya geldim Mekke, düşmeye geldim aşka! Kurtuluşum yok benim, Hak rahmetinden başka… Açmış avuçlarını, aşk da bekliyordu, yâr da, Leylâ’sına kavuşmuş Mecnun gibiydim orda… Ben yeniden bilendim, ömrüm ona râm olsun! Ondan gayrı her sevda, gönlüme harâm olsun! Güvercinler konuşur; dağda, taşta dil var da, Lâl kesilmiştim o dem, suskun gibiydim orda… Yaratan’a itaat, her […]

KULCA YAŞAT

ŞAİR : Zahit GENÇ zahitgenc@gmail.com Akşam olur, güneş batar, Ufku sarar kızıl bir tül. Mevsim döner, gelir bahar, Gönül ister bir gonca gül. Hayat, baştan sona ibret, Ne anlatır bize gurbet?.. Yaksın bizi, yaksın hasret; Ver Allâh’ım ver tahammül! İnsan yolcu, dünya bir han, Dâim kalmaz konaklayan, Kimseye yâr olmaz cihan; Ne gül kalır ne de bülbül… Rabbim bizi kulca […]

Haram Lokma

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Okuyucularımızın talebi üzerine; bu yazımızda helâl-haram hassasiyetinden bahsedeceğim. İnşâallah, kardeşlerimizin isteklerine cevap olmuş olur. Ey kardeş! Haram yemenin, haram giymenin ve haramlarla uğraşmanın dünyada ve âhirette en büyük belâ olduğunu ifade edelim. Allah; haramları terk edip, helâl şeylerle meşgul olmayı, evlâd u iyâlimize helâl yedirip helâl giydirmeyi lutfetsin inşâallah. Her şeyden evvel dînimiz selîm bir kalp […]

Yetişmiş İnsan Olmak

YAZAR : Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Medine müslümanları, Birinci Akabe Biatı ile beraber Allah ve Rasûlü’nü ve O’nun yüce Allah’tan getirdiği mesajı akıllarına ve gönüllerine alarak ciddî bir şekilde harmanlamışlardı. Peygamberimiz -aleyhisselâm- ile görüşüp, O’ndan almaları ve öğrenmeleri gereken şeyleri alıp öğrendiler. Bu arada Mekke’deki işlerini de halletmeye çalıştılar. Mekke’de işleri bitince, gönüllerini Rasûlullah -aleyhisselâm-’da bırakarak, diğer yandan da Rasûlullâh’ı gönüllerine […]

LİSÂNA DAİR NOTLAR

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com   “Kitap tavsiye eder misin?” talepleriyle muhatap olduğumda, yakın tarihler için, lisan bakımından tavsiyeye şâyan pek fazla eser bulamamanın ızdırabını yaşıyorum. Hâlbuki 80 öncesine baksak, hissiyat ve fikriyâtı tam olarak gönlümüze göre olmayan birçok kişinin dahî, lisânının temiz ve faydalı olduğunu görüyorduk. 20. asrın başına, yani Osmanlı’nın son devresindeki kalem erbabına bakarsak ise; hemen […]

1 2 3 66