193. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Ebediyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerim; toplumların dünyada başına gelen saâdet ve musîbet zamanlarının, ilâhî imtihan ve ceza muhtevâsında olduğunu bildirir ve şu vaatte bulunur: “Eğer o ülkelerin halkı îmân edip takvâlı olsalardı (Allâh’a karşı gelmekten sakınsalardı), elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluk ve bereket kapılarını açardık. Fakat onlar gerçeği yalanladılar. Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları ansızın yakalayıverdik.” (el-A‘râf, […]

Continue reading »

MUHAFAZA ETMELİYİZ!

Yunus Sami EŞMELİ yunussamiesmeli@hotmail.com Bir terzi, sâlihlerden bir zâta sordu: “–Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in; «Allah Teâlâ, kulunun tevbesini, canı boğazına gelmediği müddetçe kabul eder.» (Tirmizî, Deavât, 98/3537) hadîs-i şerîfi hakkında ne buyurursunuz?” O zât da adama dönüp; “–Evet, böyledir. Ama senin mesleğin nedir?” diye bir başka soru yönelterek cevap verdi. Mükâleme şöyle devam etti: “–Terziyim, elbise dikerim.” “–Peki, terzilikte […]

Continue reading »

YÛNUSÇA DÎVÂNE GEZENLER BİLİR!

Şerife Şule TESLİMOĞLU serifeteslimoglu00@gmail.com   Mehtabın şavkında yanan közleri, Görmeden özüyle sezenler bilir! Susarak söylenen sessiz sözleri, Sükûnet içerek sızanlar bilir! Acun yerden yere vurur, dönerken, Fırlatır boşluğa, yanıp sönerken, Urganla kördüğüm bağlı sanarken; Sırrı duâlarla çözenler bilir! Görünen satıhta sayısız rikkat, Sonsuz mavilikte, mâverâ kat kat, Yaradan’ı bulmak asıl hakikat; Hep O’nun adıyla yazanlar bilir! Vecd ile secdede «aşk»la […]

Continue reading »

KAR TANELERİ

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Doktor Fikret Bey, sabah namazını kılmış, biraz da Kur’ân okumuştu. Sonrasında her sabah alışkanlık hâline getirdiği tefekkür için hazırlandı. Pencerenin önüne gelip dışarıyı seyre koyuldu. Lapa lapa kar yağıyordu. Bu yağan, yılın ilk karıydı. Her yer bembeyaz olmuştu. Geceden beri yağdığı belliydi. Dört parmak kadar kar, her yeri kaplamıştı. Zihnine, daha önce okuduğu şu satırlar düştü: “İster […]

Continue reading »

O’NA DOĞRU!..

Eyüp Satılmış ŞEN   Hak rahmeti gözyaşı, Yeşersin bahçen bağın… Cümle tâatin başı, O’ndan kork O’na sığın!.. Kulluk olur mu kula, Dilersen O’ndan dile. Secdeye var vecd ile, O’ndan kork O’na sığın!.. O dertlerin tabîbi, Kâinâtın sahibi. Müjde kılmış Habîb’i, O’ndan kork O’na sığın!.. Zikre versen dilini, Âsân eyle yolunu. Tut mürşidin elini, O’ndan kork O’na sığın!.. Nasıl dönüyor bu […]

Continue reading »

GERÇEK TASAVVUF Arz-ı Endam Değil Arz-ı Hâldir

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Bir vakitler Hazret-i Musa’dan sonra en âlim kişi olan Kārun, hayr u hasenat yapmak niyetiyle zengin olmak istemişti. Malûm; elindeki ilmin zenginliği, arzu ettiği dünya zenginliğinden kat kat daha kıymetliydi, daha fazîletliydi ve daha kârlıydı. Ancak bu niyet onda hırsa dönüşmüştü. Hazret-i Musa’nın ince îkazlarına rağmen bu ihtirâsından vazgeçmedi. Servet arzusunda diretti. Sonunda istediği dünyalığa […]

Continue reading »

HER ÂŞIĞIN DERDİ DÂVÂSI KADAR

M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com   Yedi iklim dört mevsimin birinde, Duman çöker, dağ başları sarar kar. Atla küheylâna sabah serinde, Menzil uzun, ömür kısa, vakit dar. Rahmet olup semâvattan zemine, Sevgi damlar, gönüllerin demine, Ecel gelir güzellerden kimine; Gurbet düşer, boynu bükük kalır yâr. Hak adına elde tutan ölçeği, Çıkar için ters yüz etmez gerçeği, En son açar yaylaların çiçeği; […]

Continue reading »

189. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Aylardır dersimiz: Yaşatmak… Hayatı korumak, ihyâ etmek. Mesele, hayat-memat meselesi olunca, her şey teferruat oluyor çünkü. Kur’ân ve Sünnet’in gayesi de zaten hayat vermek. “Ey îmân edenler! Hayat veren esaslara sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlü’ne icâbet edin!..” (el-Enfâl, 24) Kitap Kur’ân… Sünnet, o Kur’ân’ı getiren Rasûl’ün ilk elden en mükemmel tatbikatı… Öyle hayat veriyor ki, eğer zarûrette […]

Continue reading »

Mahlûkatın En Şereflisi; İNSAN

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsan; mevcûdat içinde Allah Teâlâ’nın yarattığı en şerefli, en kıymetli varlıktır. Öyle ki; nefha-i ilâhiyyeye mazhariyeti, tek başına onun ulviyetini göstermeye ve îzâha kâfîdir. Bu yaratılışın esrârı, Kur’ân-ı Kerim’de şöyle beyan buyurulur: “Rabbin meleklere; «Ben yeryüzünde bir halîfe var edeceğim.» demişti. Melekler; «Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz, Sen’i överek yüceltiyor […]

Continue reading »

İHLÂS ve NİYETTEKİ SIRLAR ve HİKMETLER

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com İhlâs, sözlükte «arınmak, saflaştırmak, kurtulmak» anlamlarında kullanılır. «Allah Teâlâ’dan gayrisinden kurtulmak.» Terim olarak ise, yapılan iyilik ve ibâdetlerin herhangi bir çıkar kaygısından uzak yalnızca «Hazret-i Allah» için olma hakikatidir. Bilhassa ibâdetlerde riyâdan kaçınma, mü’minin ihlâslı olmasını sağlar. İhlâs; kalbi saflaştıran, gönlü güzelleştiren, rûhu latifleştiren bir güzel haslettir. İhlâs; bir yürek hareketlenmesidir, kalp temizliğinin dışa yansımış hâlidir. […]

Continue reading »
1 2 3 137