HÜZÜN GÜZELİ

YAZAR : Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com Tüm renklerden sır saklamış kışına, Yeşil bahar, sarı güzün güzeli… Davet gelmiş dört mevsimin dışına, Yazın yola çıkmış hüzün güzeli… Bilmem ne hikmetler, gizler içinde, Kaç yetim yüreği sızlar içinde, Parmak izi dâhil izler içinde, Habîb’in izidir izin güzeli… Yoksa sözde yalan, bir işte hile, Rahmete vesile çekilen çile, Sabırla sonunda varır menzile, İnişin, yokuşun, […]

Lâ İlâhe İllâllah

ŞAİR : Ali AĞIR aliagir70@gmail.com   Rasûl’ün hak dâvâsı, Lâ ilâhe illâllah. Tüm dertlerin devâsı, Lâ ilâhe illâllah.   İslâm’ın alâmeti, Mü’minin şahâdeti, Dilin nurdan ziyneti, Lâ ilâhe illâllah.   Biter hasret sürgünü, Başlar vuslat düğünü, Sözlerin en üstünü, Lâ ilâhe illâllah.   Benzer sönmez kandile, Küfre karşı bir kale, Haykırır dağ-taş bile, Lâ ilâhe illâllah.   Temizler günahları, Îmâna […]

İnsanlığa Kurtuluş Çağrısı: TEVHÎDE GEL TEVHÎDE…

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: أَسْعَدُ النَّاسِ بِشَفَاعَتِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَنْ قَالَ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ ، خَالِصًا مِنْ قَلْبِهِ أَوْ نَفْسِهِ “…Kıyâmet gününde şefaatimle en fazla mesut olacak kişi, tüm kalbiyle veya gönülden; «Lâ ilâhe illâllah: Allah’tan başka ilâh yoktur.» diyen kişidir.” (Buhârî, İlim, 33) BİR MESAJ: Tevhîdi hayatının merkezine al. Kitaplarda yazılıdır, Gönüllerde […]

KELİME-İ TEVHİD

YAZAR : Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr Peygamberimiz -aleyhisselâm- ile görüşerek îmân ile şereflenip müslüman olan ve sahâbe adını alan seçkin topluluk gün geçtikçe artıyordu. Nasipsiz müşriklerin bunca alay, hakaret, işkence, eziyet ve engellemelerine rağmen; İslâm güneşi, gün geçtikçe daha çok gönülleri aydınlatıyordu. Bu durum karşısında, şaşkınlıklarından ne yapacaklarını bilemeyen müşriklerin en önde gelenleri; yine kalkıp Ebû Tâlib’in evine vardılar. Tedirgin ve […]

ÂDETLER, «GERÇEK»YERİNİ BULSUN!

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Örf, âdet, töre, gelenek-görenek… Bütün bunlar bir milletin ayırıcı özellikleri… Biz, dînine bugün olduğundan çok daha fazla sahip çıkan bir mâzîden geliyoruz. Ecdadımızın âdet ve gelenekleri ekseriyetle dînimizden kaynaklanıyor, yahut en azından dînimizin kontrolünden geçmiş uygulamalar. Fakat arada kopukluklar olmuş. Harpler, cehâlet, dinden, diyanetten uzaklaşmalar… Bir de zamanın her şeye yansıyan yıpratıcılığı eklenince, bazı âdetlerimiz, konulduğu […]