SU TESTİSİ SU YOLUNDA KIRILIR!

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com İmam Ebû Yûsuf, 731 yılında Kûfe’de doğdu. Zorluk ve sıkıntılar içerisinde büyüdü. Çocukluğunda bir yandan hayatın sıkıntılarına göğüs gererken, diğer yandan ilme yöneldi. O devrin ilim ve fikir merkezi olan Kûfe’de başta Ebû Hanîfe olmak üzere birçok âlimden ders aldı. Aklı, zekâsı ve kuvvetli hâfızasıyla fıkıh ve hadis ilminde derinleşti. Daha sonra kadılık vazifesine tayin oldu. […]

Continue reading »

YABANCI

CELİL (Halil GÖKKAYA) halilgokkaya@gmail.com   Başlara yapışık telefonların, Madeni mi bizden, pili mi yaban? Sayısı tükenen taş fırınların, Mayası mı bitmiş, kili mi yaban? İsmi yok, Has Hâcib gibi pîrlerin, İbn-i Haldûnlara bakış mı serin? Hayvanat bahçesi olmuş yerlerin, Turnası, leyleği, fili mi yaban? Akşemseddin, Nâbî, Fuzûlî de pus, Gazâlî, Nâimâ, Kuşçu’da fânus! Ne kadar Mevlânâ, ne kadar Yûnus, Eğitimin […]

Continue reading »

ZULÜM PÂYİDÂR OLMAZ

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Yaratılışın hikmeti ile ilgili olarak, Kur’ân-ı Kerim’de; “…Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabîlelere ayırdık. Muhakkak ki; Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır…” (el-Hucurât, 13) buyurulur. «Ezel Bezmi»nde kul olmaya söz veren insanın vazifesi de; kendisine emânet olarak tevdî buyurulan, idrak ötesi mükemmellikte ve ilâhî bir sanatla tezyin edilmiş yeryüzünü, […]

Continue reading »

Yaratılmışlığın Kaderi: FÂNÎLİK

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsana lutfedilen ömür, ne kadar uzun olursa olsun, ebedî hayat yanında bir hiç mesâbesindedir. Bin yıl yaşayan Hazret-i Nûh -aleyhisselâm-’ın; «Ömrünün nasıl geçtiğini» soranlara; «İki kapılı bir hanın; bir kapısından girdim, öbüründen çıkıyorum.» dediği rivâyet edilir. Hazret-i İsa -aleyhisselâm- da, bu minvalden olarak; “Dünya, âhirete bir köprüdür; köprünün îmârıyla uğraşma; oradan bir an önce, […]

Continue reading »

Şânlı Mazimizden Seçme Nükteler
NE NİYETLE GELİRSEN

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Emir Buhârî 1368 yılında Buhara’da doğdu. Asıl adı Şemseddin Muhammed’dir. Seyyid olduğu için «Emir» diye anıldı. Babası Seyyid Ali, Buhara’nın tanınmış mutasavvıflarındandı. On yedi yaşlarında iken babası vefat edince bir süre çömlekçilik yaptıktan sonra tanınmış mutasavvıflarla hacca gitmek üzere Buhara’dan ayrıldı. Birkaç yıl Medine’de kaldıktan sonra Bağdat’a oradan da Karaman, Niğde, Kütahya ve İnegöl […]

Continue reading »