YERİN ve GÖĞÜN AĞLADIĞI YİĞİTLERDEN OLMAK

Ali ÖZBEK aliozbek1997@outlook.com İnsan; ister müslim isterse gayr-ı müslim olsun, yaşadığı hayat boyunca da öldükten sonra da hayırla yâd edilmek ister. Bunu sağlamak, sanıldığı gibi kolay değildir. Zira bu, öncelikle yaşanan hayatın «güzel» denilecek bir hayat olmasını gerektirmektedir. Bir hayatın «güzel» olması da ancak «kim için yaşandığı» ile alâkalıdır. Eğer bir hayat Allah için yaşanıyorsa, O’nun emirleri ve nehiyleri istikametinde […]

Continue reading »

YARALI YARALI…

Osman TAŞ osmantas909@gmail.com   Gülü dikenler saralı, Bağlar yaralı yaralı… Ceylânı hoyrat vuralı, Dağlar yaralı yaralı… Firavunlar cirit atar, Zâlimin borusu öter! Fareler aslanı yutar; Çağlar yaralı yaralı… İnsan kul oldu paraya, Fakir tuz basar yaraya! Sadâkat vurdu karaya; Bağlar yaralı yaralı… Başlar yerde, ayak başta, Bereket kalmadı aşta! Nefisle olan savaşta; Sağlar yaralı yaralı… Gönül «ene»yi aşalı, Aşk ateşinde […]

Continue reading »

Kur’ân’dan İktibas İlhamlar -14- HAK NÛRUNU TAMAMLAR!

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Sönmez güneş, üflemekle, Ey mü’min ümitle bekle! Kâfir ne kadar da kızsa, Müşrik ne kadar da azsa, Hak, nûrunu eyler itmâm! Elbette muzaffer İslâm!.. Allah yenilir mi? Hâşâ! Yer var mı ki hiç telâşa? Hüsrâna hükümlü tâğût! Mağlûp, Firavun ve Câlût, İspâta delil mi? Târih: Vallâhu mutimmu nûrih… Sen gayreti eyle rehber, Tekrar doğacak […]

Continue reading »

HİKMETLİ NASİHATLER

YAZAR : Sami GÖKSÜN Cenâb-ı Hak; Hazret-i Lokmân’a “Hikmet verdik.” buyurdu. Onun evlâdına vaaz ü nasihatlerini, Kur’ân-ı Azîmüşşân’da bizlere de duyurdu. “Hani Lokmân da oğluna nasihat ediyordu ve demişti ki: «Yavrucuğum, Allâh’a şirk koşma! Çünkü şirk çok büyük bir zulümdür.»” (Lokmân, 13) Her şeyin başı îman!.. Evlâtlarımıza evvelâ tevhidi öğreteceğiz. Her şeyden önce şirk, büyük bir zulüm ve bir haksızlık. […]

Continue reading »

Secde

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Bahş-ı Mevlâ; yaratılmış bu alın secde için… Kapanın secdeye Hak lutfu bu kevserden için… Düşünürsün niye dümdüz uzanır hâlde diye… Yaratılmış bu cihan mü’mine seccâde diye… Secde hâlinde durur bak, ana rahminde cenin… Bir ömür secdeye râm olmalı rûhun, bedenin! Secdedir nefsi yenip burnunu sürtmek, kabre, Secdedir rûhun için Arş’a yönelmiş ibre… Secdedir sıhhate […]

Continue reading »

BEN MEŞREB-İ HÂBİL İDİM

ŞAİR : İhsan KARİP ihsankarip@hotmail.com Masum umutlara düştüm. Bir kutlu bahar beklerken, Daha çiçek açamadan, Zemherîde kara düştüm. Dara düştüm, dara düştüm. Zindanlardan geçti yolum, Lâkin Yûsuf olamadım, Mansur misal dâra düştüm. Sual etme hara düştüm. Nemrut yine aynı nemrut, Ben İbrahim olamadım, Gardaş ataşlara düştüm. Kimin peşi sıra düştüm. Hüseyince Hak yolunda, Açık alın, ak yüzümle, Şimdi kara yere […]

Continue reading »

GÖNÜL SOFRASININ KURULDUĞU AY

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi Hazret-i Mevlânâ’nın anlattığı şu kıssa, nefs ve terbiyesi üzerine ibretlerle doludur. DAĞDAKİ YILAN Vaktiyle yılan avlayıp, insanlara sergileyerek üç-beş kuruş kazanan bir yılan avcısı vardı. Yine büyükçe bir yılan bulabilmek için dağlarda dolaşıp duruyordu. Gayet soğuk olan dağlarda dolaşırken, bir gün kocaman bir yılan buldu. Hareketsiz yatan bu yılanın ölü olduğunu düşündü. Sevine sevine […]

Continue reading »

CİNNETTEN CENNETE DOĞRU

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Birisi, tutup da kamyon altına atlasa, ne denir: –Cinnet! Birisi de, kendini uçuruma atıp kayalarda parçalansa, ne denir: –Berbat bir cinnet! Bir diğeri, tüm aile fertlerine kıyarak kendini de öldürse, ne denir: –Cinnetten beter bir cinnet! Bir diğeri de, beş bin voltluk bir elektriğe aldırmayıp kömür olsa, ne denir: –Delirmiş bir cinnet! Bir […]

Continue reading »

EY YİĞİT!

ŞAİR : Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com Sürüp giden karanlığı bitmez sanma ey yiğit! Her gecenin şafağını müjdeleyen seher var, Kara kışa bakıp asla tasalanma ey yiğit! «Yer ısındı.» demişti pîr; bundan sonra bahar var. Kitabında; «Mü’minseniz üstünsünüz.» diyor Hak, Neticede ehl-i îman galip gelir muhakkak, Hüküm O’nun, Hak’tan gelir halka neyse müstehak, Sünnetinde cârî olan, değişmeyen değer var. Yüce Mevlâ […]

Continue reading »

EVLER TEMİZLENMEDEN MAHALLE TEMİZLENİR Mİ?

YAZAR : Sami BÜYÜKKAYNAK skaynak48@hotmail.com Zaman itibarıyla, savrulmalar yaşanıyor. Geçmişten tevârüs edilen güzellikler, iyilikler umarsızca geri plâna itiliyor. Redd-i mîras yapmak çok kolaylaştı, hattâ hayat görüşü hâline geldi. Selefin dünya görüşü, modern zamanlarla uyuşmadığı için çarçabuk kurtulmak gereken bir yük olarak görülmeye başlandı. Zamanın popüler kültürü; seküler (dünyevî) hayat görüşünü dayattığı andan itibaren, herkes hayatından bir şeyler kaybetti. Aile, mahalle, […]

Continue reading »
1 2