«İŞLERİ ŞÛRÂ İLEDİR…»

YAZAR : Sami GÖKSÜN Rabbimiz bizim iki dünyada saâdete erişmemizi ister. İbâdeti, âhireti ve dîni alâkadar etmiyormuş gibi görünen dünyevî sahalarda da Rabbimiz’in bizlere emirleri vardır. Bunları incelediğimizde görürüz ki; iki dünyada felâh ve başarının, saâdet ve huzurun anahtarlarıdır. Bunlardan biri de «istişâre»dir. Rabbimiz, istişâreyi emretmiştir. Çünkü istişâresiz iş, başarısızlık getirir. Nizâ getirir. Bilhassa herkesi ilgilendiren hususlarda istişâresiz karar almak, […]

Continue reading »

ARZDAN ARŞ’A İMZAN SEN’İN!..

ŞAİR : Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Yâ Rab! Kulum, geldim Sana; Sır mı her bir lâhzan Sen’in?.. İlm-i ledün düştü câna; Tek maksûdum rızan Sen’in!.. «Tevhid» dedim her sûrede; Meftun oldum bu çarede!.. «Adli» söyler her zerrede; Her ödülün, cezan Sen’in!.. Özümde mi has gevherin? Nefse indi aşk seferin!.. «Hikmet» diyor her haberin; Ahdin, sulhun, nizan Sen’in!.. Veren Sen’sin saf nefesi; […]

Continue reading »

NE OLDU BİZE?

ŞAİR : CELİL (Halil GÖKKAYA) halilgokkaya@gmail.com Bu millet felâha nasıl çıkacak? Nereye bu gidiş, bize ne oldu? Kızgın evlât annesini yakacak, Bu nasıl bir bitiş, bize ne oldu? Nerede şifâlar, nerde tabâbet? Şuursuz ruhları sarsan bir âfet! Cennetten cinnete varan felâket Bu çıkış, bu iniş bize ne oldu? Kimlerin elinde bölünmüş pasta? Uyutulur olduk hep posta posta! İnsanlar bîçâre hekimler […]

Continue reading »

ESMÂ-İ HÜSNÂ

ŞAİR : Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com Şüphesiz ki Allâh’ındır isimlerin en güzeli. Şahidim ben O Allah ki O’ndan başka ilâh yoktur! Esmâsıyla yönelerek, açtık dergâhına eli, Kalbimizle tasdik edip, inanmadan felâh yoktur! Merhameti sonsuz Allah, hem Rahmân’dır hem de Rahîm, Hikmetle hükmeden Hakîm, hakkı ile bilen Alîm, Azametli, büyük Azîm, kula mühlet veren Halîm; Şahidim ben O Allah ki O’ndan […]

Continue reading »

BULDU

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Alışınca vazgeçilmez, bu leziz belâyı buldu, Şiirin peşinde gönlüm, yeni iptilâyı buldu! Kanayan yürekte merhem, bunalan akılda ilham, Yüzakı’yla oldu hemdem, ne güzel şifâyı buldu. Gezinir kulakta sesler, ne fısıldıyor nefesler, Dile gelmeyen hevesler, eriyip fenâyı buldu. Ebedî felah, şehâdet, iki cümleden ibâret, Uzun etmeden işâret, öze îtinâyı buldu, Göğe doğru çıktı insan, şiirin […]

Continue reading »