KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -18- İSLÂM’DA ÖMÜR BOYU KULLUK

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ŞİMDİ MUHAFAZA ZAMANI Keremi sonsuz Cenâb-ı Hak; kullarına ömürleri boyunca nice Ramazân-ı şerifler, nice Kadir Geceleri, nice mübârek zaman ve fırsatlar ikrâm eder. Bu hediyeleri ganîmet bilip güzelce değerlendirebilen kullarına, sonsuz cömertliğiyle sonsuz ihsanlarda bulunur. Lâkin bu ikramların kabulü ve bir âhiret sermâyesi olabilmesi için bir şart vardır: Muhafaza edilmesi… Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- şu […]

Continue reading »

MAHRUMLAR SANA EMÂNETTİR

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Her devrin ve her ahvâlin ayrı ayrı mahrumları vardır. Fakat; Zor zamanların ve salgınların ortasında kalan mahrumlar ise, daha bir farklıdır, daha bir yardıma muhtaç hâldedir. Şimdi dünya; Böyle bir tarih yaşamaktadır. Üzerinden geçilen viraj, sırat gibidir. Kıldan ince, kılıçtan keskin. Sesli ve sessiz feryatlarla dolu mahrumların ve mahrumiyetlerin arttığı ibretli bir köprünün geçiş […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -14- İSLÂM’DA TEVHİD

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EHAD!.. EHAD!.. Mekke devrinde; bilhassa güçlü kabîleleri olmayan fakir ve köle müslümanlar, azılı müşrikler tarafından çok ağır işkencelere tâbî tutuldular. Meselâ Hazret-i Bilâl -radıyallâhu anh-’ın gaddar sahibi Ümeyye bin Halef, akla hayâle gelmedik işkenceler yapardı. Onu kızgın kumlara yatırır, üzerine koca koca taşlar koyar, bazen de Mekke sokaklarında sürüklerdi. Bilâl-i Habeşî -radıyallâhu anh-’ı bir gün […]

Continue reading »

BİR BAŞKA AÇIDAN TESETTÜR

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com «Tesettür; hakkında en fazla konuştuğumuz meselelerimizden biri olduğu hâlde, bu konuyu bir kere daha yazmaya neden ihtiyaç duydun?» diye aklınıza gelmiştir belki. Maalesef son zamanlarda duyduğum üzücü haberler beni bu yazıyı yazmaya sevk etti. O haberlerden bahsedip sizi de üzmek istemezdim ama tehlikenin farkına varmamız da gerekiyor. Son zamanlarda gerek iş bulmak ve çalışmak kadınların üzerine […]

Continue reading »

ŞAHSİYETİMİZE MERSİYE

NİYAZKÂR (Köksal CENGİZ) niyazkar@gmail.com   İlimde, irfanda zirvede iken, Bir bir yok oluyor şahsiyetimiz. «Ancak yakaladık bu çağı!» derken, Bir bir yok oluyor şahsiyetimiz. İnsan onuruna sürülmüş leke, Sürüyü çekiyor inatçı teke(!) Hakikat burcunda kaldık tek teke; Bir bir yok oluyor şahsiyetimiz. Ömür kandilinin yağı eriyor, Haram, günah ile helâl çürüyor, Zâlim, mazlumları yere seriyor; Bir bir yok oluyor şahsiyetimiz. […]

Continue reading »

SOLAN YÜZÜM, TENDE KÖZÜM KÂŞGÂR’IM!

GÜNBEYLİ (Mahmut TOPBAŞLI) mahtopbasli@hotmail.com   Ey rûhumun ikizi, ey çilenin toprağı! Yüreğimden dilime taşan sözümsün Kâşgâr Kadîm Türklük yurdunun savrulan son yaprağı, Çaresizlik içinde solan yüzümsün Kâşgâr! Yıllardır zulümlerle kan tükürür her seher, Kışlarını yitirdik, baharı kıştan beter, Uygur’un uygar yolu kalbim senle beraber; Çilen kalbimde saklı iki gözümsün Kâşgâr! Her günün asra bedel, yolda ipeğin solmuş, Gök bayrak düşmüş […]

Continue reading »

ÇAĞIRAYIM MEVLÂ’M SEN’İ!

Sami GÖKSÜN Duâ; Allâh’ın yüceliği karşısında, kulun aczini îtiraf etmesidir. Duâ, kulun yüce yaratıcıdan lütuf ve yardım dilemesidir. Duâ, kulun bütün varlığı ile Allâh’a yönelerek O’ndan istek ve dilekte bulunmasıdır. Kulun bu şekildeki yönelişini Cenâb-ı Hak karşılıksız bırakmamaktadır. Yüce Rabbimiz bu konuda Mü’min Sûresi’nin 60. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır: “Bana duâ edin duânıza icâbet edeyim.” Yine Bakara Sûresi’nin 152. âyet-i […]

Continue reading »

Cibrîl Hadîsi Işığında; MEDENİYETİMİZİN EĞİTİM ESASLARI

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Cenâb-ı Allah bizleri, bu dünyaya kendisine kul olmamız için gönderdi. Her şeyden önce vazifemiz Allâh’a güzel bir kul olmaktır. Fakat bir vazifeyi başarabilmemiz için; onunla alâkalı bir ön hazırlığımızın, donanımımızın, bilgimizin ve becerimizin olması lâzım gelir. Bu sebeple güzel bir kulluk için de eğitime ihtiyacımız vardır. “Acaba Allâh’a nasıl kul olabiliriz?” “Allâh’ın bizden istediği vazifeyi nasıl […]

Continue reading »

İNSANIN DÜNYA İLE İMTİHANI

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsana, hikmetine binâen; hem dünya, hem de âhiret mekân olarak tahsis buyurulmuştur. Ancak ikāmet müddetleri birisinde ebedî, diğerinde ise onun yanında bir hiç mesâbesinde, bir anlık zaman müddetincedir. İnsana lutfedilen aklın îcâbı odur ki; her birine lâyık olduğu kadar kıymet verile. Buna işaret bâbında, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve […]

Continue reading »

KOŞAN ADAM…

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com O; mahallede, Garip Dede diye bilinirdi. İstanbul Kasımpaşa taraflarında yaşardı. Garip Dede’nin garipliklerinden dolayı ona bu isim verilmişti. Hiç ummadığınız bir anda kapı çalar; “–Çöpünüz varsa alabilir miyim?” derdi. Aldığı çöpün içini önce güzelce çöpe boşaltır. Yenecek yemek artıkları varsa, yine güzelce kendi getirdiği kaba kor ve köpeklere, kedilere verirdi. Yine gelir; “–Atılacak eşyanız var mı, ben […]

Continue reading »
1 2 3 43