Esenlik ve Rahmet Kaynağı SELÂMLAŞMAK

YAZAR : Mehmet DERE mehmet.deri@gmail.com Sözlüklerde selâm; emniyet, güven, kurtuluş, esenlik, barış, huzur anlamına geldiği gibi, insanların birbiriyle karşılaştıklarında kullandıkları yakınlık, dostluk, saygı ifade eden söz, işaret ve hareket mânâsını da karşılamaktadır.1 Selâm, insanların birbiriyle diyaloğunun/iletişimin ilk adımıdır. Kalıcı dostlukların başlangıcını sağlayan eşsiz güzellikte bir ifadedir. Herkese selâm vermek ve verilen selâma aynen veya daha güzeliyle karşılık vermek yüce dînîmizin […]

Continue reading »

BAYRAMLARIN HAKKINI VERİYOR MUYUZ?

YAZAR : Aydın TALAY aydintalay@gmail.com Bayramı şükür ve teslîmiyet olarak ele alır ve cemaat rûhunu yaşatmaya çalışırsak ne âlâ! Yoksa eğlenme, tatil ve toplumdan uzaklaşma olarak anlarsak sorumluluktan kurtulamayız. Aslında yurt içindeki ve dışındaki müslümanların ve insanlığın durumuna yakînen baktığımızda, bayram yapmaya hakkımız olmadığını acı acı hissederiz. Bugün ne acıdır ki, işin sadece maddî tarafını incelemekle görevli kalkınma uzmanlarınca; hırsızlık, […]

Continue reading »

DÎNÎ EĞİTİMDE YENİ VE ESKİ

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com İnsanoğlunun, mefhumları mânâlandırmasında; o mefhuma zarf olan kelimenin yaptığı hatırlatmaların, telmihlerin, râbıtaların büyük önemi vardır. Eğer bir kelime, zamanın bir noktasında âniden kültür hayatımıza girmişse bu irtibatlardan mahrum olacağı için köksüz kalır. Öyle ki sadece o kelime değil sanki o mefhum da zamanın bir yerinde birden bire başlamış gibi addedilir. Eğitim kelimesi buna iyi […]

Continue reading »

YÜCELERDE BİR BARDAK ÇAY…

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Hac veya umre ibâdetini edâ etmek maksadıyla, mübârek topraklara gitmek; mü’minlerin en büyük arzularından biri… Zamanımızda hamdolsun, bu iştiyak öyle arttı ki; insanlar hacca gidebilmek için yıllarca kur’â bekleyebiliyor. Ramazan ve sâir mevsimlerde de Harameyn beldeleri Türk umrecilerle dopdolu… Buna hamdetmek, şükretmek lâzım… Gerek yokluktan, gerek eğitimsizlikten, gerekse başka sebeplerden geçmiş yıllarda bu rağbet yoktu. İlk […]

Continue reading »

ÖĞRENEN ÖĞRETMEN MODELİ

YAZAR : Aynur TUTKUN aytutkun@gmail.com Okul yıllarımızı hatırlayalım… Bir yazılıda ya da sözlüdeyken sorularla karşılaştıkça öğretmenimizin yüzünde; “Haydi bil bunu da göreyim seni…” ifadesini kaçımız görmemişizdir? Bu ifade kendimiz hakkındaki düşüncelerimizi nasıl etkilerdi? Bildiysek elbette bir kahraman gibi düşünürdük kendimizi! Fakat kahramanlık buysa koskoca sınıfta kaç tane kahraman olurdu? Geri kalanlar hep işe yaramaz, adam olamayacak cinsten öğrencilerdi değil mi?!. […]

Continue reading »

MEŞÂYİHİN HÂLİNE KARIŞILMAZ!

YAZAR : Handenur YÜKSEL Halvetî meşâyihinin büyüklerinden olan Pîr Nûreddin Cerrâhî, 1778 yılında Cerrahpaşa’da doğdu. Dönemin tanınmış hattatlarından olan Yusuf Efendi’den hat; ünlü şair Nâbî’den şiir ve edebiyat, Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’den şer‘î ilimler tahsil etti. 19-20 yaşlarında Kahire’ye başkadı olarak tayin edilen Cerrâhî, bu görevinden -daha başlamadan- istifa ederek, Halvetî şeyhi Köstendilli Ali Alâeddin Efendi’ye intisâb etti. Cerrâhî, kısa […]

Continue reading »

Bütün Zamanını İlme Harcayan Bir Âlim KEMALPAŞAZÂDE

YAZAR : Can ALPGÜVENÇ alpguvenc@gmail.com Yıl 1492 idi… Asya’da huzuru sağlayan Sultan II. Bâyezid, bakışlarını Avrupa’ya çevirmişti. Ağır silâhlarla donatılan bir Osmanlı ordusu, Arnavutluk sefer-i hümâyununa çıkmıştı. Filibe’ye gelindiğinde, ordu kumandanı Çandarlı Halil Paşa’nın oğlu vezir İbrahim Paşa, dîvânı toplantıya çağırdı. Dîvanda ileri gelen paşalar ve beyler -protokole göre- kendilerine ayrılan yerlere oturmuşlardı. O sırada içeriye mütevâzı biri girdi. Herkes […]

Continue reading »

Osmanlı’nın En Güçlü Yılları KANUNÎ DEVRİ -1- (1520-1566)

YAZAR : Ahmet MERAL ahmetmeral61@gmail.com Bâş eğdi âb-ı tîğına küffâr-ı Engürüs Şemşîri gevherini pesend eyledi Freng* (Bâkî) Kanunî Sultan Süleyman’ın 1520 yılında başlayıp, 1566 yılına kadar süren uzun saltanat dönemi; Osmanlı’nın; askerî, ekonomik ve kültürel açıdan gücünün şâhikasına ulaştığı yıllar olarak kabul edilir. Osmanlı, batıda Macaristan’ı alarak Orta Avrupa hâkimiyetini sağlamlaştırdı. Böylece Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu’na ve Avusturya Devleti’ne karşı mutlak […]

Continue reading »

GELİP GEÇER

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com -17 beyit hâlinde bu şiir yazıldıktan 11 gün sonra meydana gelen 17 Ağustos depremi gibi ilâhî îkazların da hatırlattığı âşikâr bir gerçek: Her şey fânî- -Van depremi münasebetiyle yine duâmız; rahmet, şifâ, sabır ve yardım- Dünyâ denen şu köprüde canlar gelip geçer, Bir ömrü dolduran heyecanlar gelip geçer!.. Bülbül uyansa bâri, gülistan demek hatâ, […]

Continue reading »

ENBİYÂ YOLU -1-

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI)tali@yuzaki.com Sen, Hazret-i Âdem gibi ihsanlara nâil… Mihrâb-ı melekken yine şeytanlara mâil! Esmâ-yı ilâhiyyeyi ârif ama câhil, Cennette bulunmuş iken âteşlere dâhil… Sen Âdem’in evlâdı ya Hâbil ya da Kābil, Bir yol arıyorsan sonu cennetlere sâhil, Vermiş Yaradan, her yeni peygambere temsil, Binlerce yıl olmuş deme, her an kılavuz bil. Onlar nice himmet ve azim sâhibidirler… Onlar […]

Continue reading »
1 718 719 720 721 722 1.032