BİR ŞAHÂDET BİN SAÂDET

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Hazret-i Musa -aleyhisselâm-, Tûr yolundaydı. Yolda içini burkan bir manzarayla karşılaştı. Beline mecûsî kuşağı kuşanmış bir ihtiyar, ateşe tapınmaktaydı. Koca bir ömür yaşamış, saç-sakal ağartmış, âdeta beli bükülmüş bir ihtiyarın, hâlâ dalâletten kurtulamamış olmasına ve ateşe tapmasına, Musa -aleyhisselâm- çok acıdı ve o bîçareye rahmet nazarı ile nazar etti ve sordu: “–Ey ihtiyar! Kaç yıldır bu […]

Continue reading »

İKİ MÜHİM İHMAL…

YAZAR : Hüdâyî ÜSKÜDARLI Bu yazı dizisi, hayalî bir roman tekniğiyle değil, cemiyetin içinde yaşadığı hâdiseler ve ulvî hakikatler etrafında oluşan gerçekleri ve meseleleri canlandırma, tasvir, konuşma ve sohbet üslûbu ile kaleme alınmıştır. Bir yanda zulmet ve onun hüsran dolu ahvâli, diğer yanda ezelî ve ebedî nûrun nimet ve bereketli ahvâli. Bu ikisinin arasında zulmetten nûra açılan bir hidâyet penceresi… […]

Continue reading »

HÜRMETSİZLİĞİN FETVÂSI OLMAZ…

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Kur’ân’ın nüzûlünden bu yana 14 asır geçti. 15’inci asra girildi. Nâzil olduğu ilk andan itibaren Kur’ân-ı Kerim okunuyor. Kıyâmete kadar okunacak. Hazret-i Peygamber nasıl okudu ve okuttu ise öyle okundu, öyle okunacak. Bu hakikati de; şahsî, keyfî ve kasıtlı felsefe rüzgârlarına vermek isteyenler çıksa da Efendimiz’in okuttuğu gibi okunacak. Kur’ân’ı; Âyet âyet vahiyle […]

Continue reading »

Gönül Âlemine Huzur İçin TAKDİRE RIZÂ

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Hazret-i Eyyûb -aleyhisselâm- ağır hastalık ve mahrûmiyetler gibi fevkalâde büyük sıkıntılara dûçâr kalmış, bu sebeple memleketinden de ayrılmak zorunda kalmıştı. Kendisine «Bu dertlerden kurtulmak için Allâh’a duâ etmesini» söyleyen hanımına şu hassas cevabı verdi: “Ey Rahîme! Şiddet ve belâ zamanı sıhhat ve safâ süresi kadar olmadan Cenâb-ı Mevlâ’ya şikâyet etmekten hayâ ederim. Allah Teâlâ, […]

Continue reading »

AÇIK DAVET -1-

YAZAR : Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, hemşehrileri başta olmak üzere, bütün insanlığa maddî-mânevî saâdet yolunu göstermek için gönderilmişti. Üç yıllık bir altyapının ardından, şimdi yeni bir dönem başlıyordu. Önce evine davet etmişti onları. Mekke halkının hepsini bir yere toplayamayacağına göre, kabîle başkanlarını davet etmişti evine; hem de iki defa üst üste. Mekke’yi her yönüyle ellerinde […]

Continue reading »

“ŞAMPİYONLUĞUMU İSLÂM’A VE NAMAZA BORÇLUYUM!..”

YAZAR : Kemal SONUNUR Ramazanoğlu Mahmud Sâmi Efendi Hazretleri’nin Duâları ve Mânevî İrşâdı Ekseninde Güzel Hâtıralar ve Başarı Yolunda Gençliğe Unutulmaz Bir Mesaj: “ŞAMPİYONLUĞUMU İSLÂM’A VE NAMAZA BORÇLUYUM!..” Bu dünyada bir dâvâsı olmalı insanın… Ne yaparsa, ne işle meşgul olursa olsun; en iyisi olmak ve bunu İslâm’ın şeref hânesine yazdırmak için gayret etmeli… İlimle, sanatla, teknikle, maddî imkânlarla… İstîdâdı, imkânı […]

Continue reading »

Kur’ân-ı Kerim’den Eğitim Prensipleri -4-

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com LİSAN VE BEYAN Eğitim-öğretim, tebliğ; her zaman söz ile dile gelir. Konuşmak, beyan kabiliyeti, fasâhat, belâgat, hitabet… Eğitimcinin en mühim vasıtasıdır. Peygamberlerin en başta gelen usulleri; sohbetti, hatırlatmaktı, tebliğ etmekti, okumaktı, öğretmekti. DOĞUŞTAN MI? Hitabet; nedense çoğu kez tabiî kabiliyetlerin kendiliğinden inkişafına terk edildiği, net bir şekilde eğitimi verilmediği için; birçok insan bu sahada […]

Continue reading »

VASFIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ ogmusharun@yahoo.com Vasıf, sıfat ve nitelikle aynı anlamda olup hem bir kelime türüne hem de tamlamalarda isimleri niteleyen kelimelere denilmektedir. Âlim, fâzıl, hakîm gibi bir nitelik içeren kişi ve varlıklara delâlet eden kelimeler; kelime türü olarak sıfattır. Çünkü âlim, ilim sahibi kimse; fâzıl, fazîlet sahibi kimse; hakîm, hikmet sahibi kimse demektir. Âlim, fâzıl ve […]

Continue reading »

Kâmil Mü’minde; ZARÂFET, HASSÂSİYET, İNCE BİR RUH…

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Kötülükler neyse. Bazen; Güzellikler bile istenen neticeye ulaşmaz. Dertli dertli konuşulur: ‒Bir de namaz kılıyor, şu yaptığına bak! ‒Zalim herifin teki, her tarafı iyilik olsa ne çıkar! ‒Yahu bilenler de böyle yaparsa, bilmeyenler ne yapsın? ‒Koskoca adam, hâlâ arsız çocuk gibi! ‒Doğru, fakat böyle mi söylenir? ‒O kadar mahareti var, yazık ki hâlden […]

Continue reading »

ÇİFTE DÜĞÜN

YAZAR : Hakkı ŞENER hakki_0111@hotmail.com Yorucu bir günün ardından, herkes evlerine çekilmiş yatmaya hazırlanıyordu. Evlerin ışıkları birer birer sönmeye başladı. Ayşe Hanım yorgun; yorgun olduğu kadar da heyecanlıydı. Nihayet yeğeni Yakup da dünyaevine giriyordu… Akşam; bayrak dikme cemiyeti için gelenlere yemek hazırlamış, ikram etmiş, sonra ortalığı toparlamış, bulaşıkları yıkamış, bir hayli yorulmuştu. Ayşe Hanım aşçıdır. Yaptığı yemekleri herkes severek yer. […]

Continue reading »
1 703 704 705 706 707 1.032