İSLÂM’DA FİZİK VE METAFİZİK HÂDİSELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dr. Med. Naif ÖZKUL Bu başlık, ilk bakışta tuhafınıza gidebilir. Ancak seküler ortaöğretimde, fizik ve tabiat bilimlerinin öğretimiyle iktifâ edildiğinden; metafizik (fizik ötesi) ilimlere lâkayd kalındığı ve hattâ dışlandığı için bu başlığa ihtiyaç duyulmuştur. Öncelikle şu, kesin bir gerçektir ki; yüce Allah fizik ve metafizik (fizik ötesi) hâdiselerin yaratıcısı ve sanatkârıdır. Burada metafizik hâdiselerden maksat, fizikötesi gerçek olaylardır ki bunlar; […]

Continue reading »

GÖNÜL SIZLATAN BİR ZİYARET

İrfan ÖZTÜRK Takrîben beş-altı yıl önce yapmış olduğum Avrupa seyahatinde, bir kardeşimizin evinde idik. Ev sahibi kardeşimiz izzet ve ikramda bulunduktan sonra, Fransa’da yaşadığı acı-tatlı bir hayli hâtıralarından bahsetti: “–Hocam, bir seneliğine geldim ama 35 yıl oldu «ha bugün ha yarın döneceğim» derken, bir türlü dönemedik. Allah, yardımcımız olsun. Burada çok güzel işverenlerimiz, iyi arkadaşlarımız da var. Hele bir işverenim […]

Continue reading »

BİTİŞ VE BAŞLANGIÇ…

Hüdâyî ÜSKÜDARLI Bu yazı dizisi, hayalî bir roman tekniğiyle değil, cemiyetin içinde yaşadığı hâdiseler ve ulvî hakikatler etrafında oluşan gerçekleri ve meseleleri canlandırma, tasvir, konuşma ve sohbet üslûbu ile kaleme alınmıştır. Bir yanda zulmet ve onun hüsran dolu ahvâli, diğer yanda ezelî ve ebedî nûrun nimet ve bereketli ahvâli. Bu ikisinin arasında zulmetten nûra açılan bir hidâyet penceresi… BİTİŞ VE […]

Continue reading »

Ey İnsan, ANLA DA İSTE!

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Bir çocuk vitrinde bir oyuncak görür, feryâdı basar: –Ben bunu istiyorum! Aldırana kadar ağlar. Eline geçirip de iki dakika oynadıktan sonra bu defa; –Ben bunu istemiyorum, ötekini istiyorum; diye tutturur. Çocuktur; Fakat kafasına koymuştur. Basit ve değersiz bir oyuncak bile olsa, onu elde etmekte diretir. Diretme noktasına geldiği isteklerde de, kendisine çok daha kıymetli alternatifler […]

Continue reading »

En Kıymetli Ömür Sermayesi ZAMAN

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com On beş ilâ otuz milyar yaşında olduğu tahmin edilen kâinatla beraber başlayan zaman; âdeta esrarlı bir kronometrenin şahitliğinde an be an tükenmeye devam ediyor. Öyle ki; asla durdurulması, geriye veya ileriye alınması mümkün olmadan, kendi tayin buyurulan mecrâsında, her an fânîlik şimşekleri çaka çaka akıp gidiyor. Uçsuz-bucaksız kâinat çerçevesinde, her şeyin fenâ bulacağı bu ibretâmiz gerçek; […]

Continue reading »

AÇIK DAVET -2-

Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr Peygamberler Peygamberi -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; Safâ Tepesi’nden ilk açık davetini yaparak ilâhî mesajı verince bir an duraklayan halk, neye uğradıklarını anlayamamış bir duruşla, verilen mesajı ve edilen daveti kendi içlerinde yorumlayıp anlamlandırmaya çalışırlarken, bütün zihinleri allak bullak eden bir ses duyuldu: –Yuh olsun sana! Sen, bizi buraya bunun için mi topladın? Bir yandan kötü kötü bağıran […]

Continue reading »

Kur’ân-ı Kerim’den Eğitim Prensipleri -5- LİSAN VE BEYAN -2-

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com TESİRLİLİK Eğitimcinin lisanı tesirlidir. Hazret-i İbrahim’in Nemrut’u susturuşu gibi, ilzam edicidir. Peşin fikirlerden uzaklaştırıp, düşünmeye sevk edicidir. Malûm olduğu üzere, Nemrut, iki esirden birini katlettirip, birini affederek, kendisinin de bir ilâh gibi öldürüp dirilttiğini iddia eder. Hazret-i İbrahim, bunun sadece bir mugalâta / demagoji olduğu üzerinde ısrar edip cedele / polemiğe girmez. “Rabbim, güneşi doğudan getiriyor, […]

Continue reading »

ZAMAN VE İNSAN

Hadi ÖNAL hadional@mynet.com İnsanoğlu için nedir zaman? Kimilerine göre uzun, kimilerine göre kısa; dönüşü ve tekrarı imkânsız hayat yolu. Tabiî bu başsız ve sonsuz mücerret kavramın, bilinen boyutu… Eşref-i mahlûkat olarak yaratılan, akıl ile donatılan insan; kendine göre yorumlamış, dilimlemiş, adlandırmış bu mücerret kavramı. «Milât» demiş, «asır» demiş, «yıl» demiş; sonra dönmüş yılın gösterdiği değişikliklere bakarak «mevsim» demiş. Yetmemiş mevsimleri […]

Continue reading »

ZAMAN VE MEKÂN

Yard. Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ ogmusharun@yahoo.com “Hey gidi eski günler, hey!” diye hayıflandığımız az mıdır? Ya; “Bundan on sene kadar önce falanca yerde falanca arkadaşlarla ne kadar güzel günler geçirmiştik” dediğimiz? Yahut; “Yirmi yıl önce falanca yer böyle miydi canım? Her yer park ve bahçeydi. Cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle doluydu!” diye tepki verdiğimiz?.. Kurduğumuz bu cümlelerle özlediğimiz şeyin mekânlar olduğunu […]

Continue reading »

GİBİ

Ayla AĞABEGÜM aylaagabegum@hotmail.com Eğitimde reform, Fatih projesi, akıllı tahtalar, tablet bilgisayarlar tartışılırken, Ârif Nihat ASYA Hoca’nın «Gibi» başlıklı yazısını yeniden okuyorum. “Yoluna girmiş nice işler, şimdi soğuk su katılmış aş gibidir. «Hız» derken, «haydi» derken, «marş» derken; yürüyüşümüz yine kaplumbağa kadar yavaş gibidir. Kumpanyada, şirkette, sofrada ortaklar hâlâ omuzdaş gibidir. «Barış… Barış…» diye bayraklar astık, bayramlar yaptık. Nihayet anlayabildik ki, […]

Continue reading »
1 698 699 700 701 702 1.032