┼×ehirlerimiz, Semtlerimiz ve ─░nsanlar─▒m─▒z; D├ťN ve BUG├ťN NASIL? PEK─░ YARIN?

YAZAR : M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

 

As─▒rlar ├Âncesinde;

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu:

ÔÇťÔÇôYol ve sokaklara oturmaktan sak─▒n─▒n─▒z!ÔÇŁ

Ashâb-ı kiram dedi ki:

ÔÇťÔÇôYa Ras├╗l├óllah! Bizim yol ve sokaklara oturmaktan vazge├žmemiz m├╝mk├╝n de─čil, ├ž├╝nk├╝ l├╝zumlu i┼člerimizi orada konu┼čuyoruz…ÔÇŁ

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu:

ÔÇťÔÇôVazge├žemiyorsan─▒z ve mutlaka oturmak zorunda kal─▒yorsan─▒z, o h├ólde yolun hakk─▒n─▒ veriniz!ÔÇŁ

Sordular:

ÔÇťÔÇôYolun hakk─▒ nedir ki, y├ó Ras├╗l├óllah?ÔÇŁ

Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu:

ÔÇťÔÇĺ(Yolun hakk─▒);

ÔŚćG├Âz├╝ haramlardan korumak,

ÔŚćGelip ge├žene eziyet vermemek,

ÔŚćVerilen sel├óma mukabelede bulunmak,

ÔŚć─░yili─či tavsiye etmek ve

ÔŚćK├Ât├╝l├╝kten sak─▒nd─▒rmak vazifesini yerine getirmektir…ÔÇŁ (Buh├ór├«, Mez├ólim, 22)

Ve de;

ÔŚćG├╝zel ┼čeyler s├Âylemektir…ÔÇŁ (M├╝slim, Sel├óm, 2)

Bu talimat;

┼×ehirleri, mahalleleri, sokaklar─▒ ve semtleri, insanlar─▒yla birlikte en y├╝ksek seviyede in┼ča edici muazzam bir medeniyet ├Âl├ž├╝s├╝. ─░├žinde ger├žek bir huzur, s├╝rur, rahmet ve sa├ódetin ya┼čand─▒─č─▒ faz├«letlerle dolu bir medeniyetin ihy├ó edildi─či bir ┼čehri, ┼čehirleri do─čuran ├Âl├ž├╝ler bunlar.

Bu ├Âl├ž├╝ler; Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖin ahl├ók─▒yla yo─črulan nesiller i├žin insanl─▒─č─▒n ve ya┼čanan ┼čehirlerin, semtlerin ve sokaklar─▒n vazge├žilmez hususiyetleri oldu.

Her ┼čey;

Takv├ó temelleri ├╝zerinde y├╝kseldi. Karde┼člik ve fed├ók├órl─▒k ├Ârg├╝leri ile sa─člamla┼čt─▒. Ad├ólet ve istikamet s├╝tunlar─▒ ├╝zerinde ya┼čat─▒ld─▒. Hel├ól ve haram ├Âl├ž├╝leri i├žinde muhafaza edildi. ─░yili─če s─▒ms─▒k─▒ sar─▒larak y├╝celere ad─▒m at─▒ld─▒. K├Ât├╝l├╝klerden sak─▒nmak ve sak─▒nd─▒rmak s├╗retiyle her bak─▒mdan din├ž ve s─▒hhatli bir k─▒vam kazan─▒ld─▒.

─░nsanda ve ┼čehirde faz├«letler medeniyeti i├ž i├že bir b├╝t├╝nl├╝k olu┼čturdu.

Muhte┼čem m├óz├« dedi─čimiz d├╝n, b├Âyle in┼ča edildi.

Say─▒s─▒z belgeseller etraf─▒nda anlat─▒la anlat─▒la bitirilemeyen ┼čahsiyet, huzur, ilim, irfan, ┼čefkat, muhabbet ve cennet oca─č─▒, medeniyet timsali ┼čehirler, d├╝n b├Âyle tesis edildi.

Tarihin alt─▒n sayfalar─▒n─▒ yazan ├óbide ┼čahsiyetler, b├Âyle yeti┼čtirildi.

Her ┼čey;

─░ki kanatl─▒yd─▒:

Madde ve mânâ. Zâhir ve bâtın. Dünya ve âhiret.

Maddedeki tozlar, m├ón├ó berrakl─▒─č─▒ i├žinde tertemiz oluyordu. Z├óhirin t─▒kand─▒─č─▒ yerde b├ót─▒n─▒n enginli─či, insan─▒ ufuklara ula┼čt─▒r─▒yordu. D├╝nyan─▒n darl─▒─č─▒ kar┼č─▒s─▒nda ├óhiretin ferahl─▒k pencereleri ruhlara ├žareler bah┼čediyordu.

Yeti┼čmi┼č k├ómil insanlar, medeniyet merkezi h├ólinde ┼čehirler gibiydi. Destan gibi ┼čehirler de muhte┼čem insanlar gibi.

├ç├╝nk├╝ insanl─▒─č─▒n med├ór-─▒ iftih├ór─▒ Fahr-i K├óinat -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, kusursuz bir ┼čehir ├Ârne─či sergilemi┼čti.

Bir ilim ┼čehri.

Zaten;

ÔÇťBen ilim ┼čehriyim.ÔÇŁ buyurmu┼čtu.

─░l├óh├« hakikatle dopdolu. Hid├óyet p─▒narlar─▒ g├╝r├╝l g├╝r├╝l. Af ve merhametin en g├╝zel meyvelerinin m├╝stesn├ó ba─člar─▒. Herkesin s─▒─č─▒nd─▒─č─▒ bir cennet iklimi.

O iklim i├žinde olu┼čan netice, OÔÇÖnun ravzas─▒.

Sonra;

OÔÇÖnun ravzas─▒ndan dev┼čirilen g├╝llerle olu┼čturulan medeniyet ┼čehirleri. D├╝n ecd├ód─▒m─▒z, gitti─či b├╝t├╝n beldelerde o ┼čehirlerle as─▒rlar─▒ kucaklad─▒. O ┼čehirlerden arda kalanlar bile bamba┼čka g├╝zellikle bug├╝nleri diri tutuyor.

Hâlâ onlar;

Nesil nesil b├╝t├╝n g├Ân├╝ller i├žin, ├«manlar i├žin, dima─člar ve ┼čuurlar i├žin medeniyet merkezleri, alt─▒n sayfalar, uyand─▒ran ufuklar.

Çünkü onlar;

D├╝nya ne kadar zulme de bula┼čsa, karga┼čaya da s├╝r├╝klense, y─▒k─▒mlarla bunalsa, yine, her ┼čeye ra─čmen yine Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖin ├Âl├╝ms├╝z ├Âl├ž├╝leri i├žinde m├╝kemmelli─čini korudu, dimdik ayakta kald─▒. EfendimizÔÇÖin belirledi─či ┼čartlar─▒ zirvede ger├žekle┼čtirdi.

Bu sebeple d├╝n;

E─člence ├ž─▒lg─▒nl─▒klar─▒nda de─čil, yar─▒┼člar, hayr u hasenatta idi.

Unvanlar, ┼či┼čirilmi┼č giysilerde ve bilgi├žliklerde de─čil, ├«man ve ahl├ók olgunlu─ču etraf─▒ndayd─▒.

Edep ve ├ódap, her ┼čeyde ├Âzd├╝.

─░lim ve sanat, keyfe de─čil keyfiyet eksenine ba─čl─▒yd─▒.

Bunun i├žin;

D├╝n├╝n ┼čehirleri ve insanlar─▒, her t├╝rl├╝ h├╝cumlara mukavemet eden ve zafer ├╝st├╝ne zaferler kazanan bir ├Âzelli─če sahipti.

Maalesef;

O ├Âzellik yaraland─▒─č─▒ zaman, tarih alt├╝st oldu.

├çok ┼č├╝k├╝r;

O ├Âzellik iyile┼čti─či zaman yine destanlar yaz─▒ld─▒.

D├╝n ├çanakkaleÔÇÖde oldu─ču gibi.

Mill├« ┼čairimiz M. ├ékifÔÇÖin;

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ,

Hani t├ó├╗na da z├╝ld├╝r bu rez├«l ist├«l├ó…

dedi─či i┼čgal ve sald─▒r─▒lar kar┼č─▒s─▒nda yine o ├Âzellik sayesinde;

┼×├╝hed├ó g├Âvdesi bir baksana da─člar, ta┼člar,

O r├╝k├╗ olmasa d├╝ny├óda e─čilmez ba┼člar!

├és─▒mÔÇÖ─▒n nesli diyordum ya nesilmi┼č ger├žek,

─░┼čte ├ži─čnetmedi n├óm├╗sunu, ├ži─čnetmeyecek!

denildi ve;

┬ź├çanakkale Ge├žilmez!┬╗ yaz─▒ld─▒.

Mesele;

O destanlar─▒n harman─▒ olan g├Ân├╝l ┼čehrini kurabilmek.

Tâ ki;

Orada yine destanlar devam etsin. Oray─▒; hakikat, hid├óyet, ┼čahsiyet, edep, ┼čefkat, karde┼člik, ilim ve hikmet kervanlar─▒ doldursun.

G├Ân├╝l ┼čehri.

Be┼čeriyetin ya┼čad─▒─č─▒ yeg├óne ┼čehir.

Oras─▒ nas─▒l imar edilirse, insan o ┼čartlar i├žinde ya┼č─▒yor. Oras─▒ huzurla in┼ča edilmi┼čse, insan ├žileler ortas─▒nda bile sek├«net h├ólinde. Fakat oras─▒ karga┼ča ortam─▒ysa; insan, en g├╝zel iklimlerde ve rahatl─▒klar i├žinde bile darmada─č─▒n, huzursuz, s─▒k─▒nt─▒l─▒ ve berbat. Bu bak─▒mdan Hazret-i Mevl├ón├ó buyurur:

ÔÇťG├Ân├╝l ┼čehrinin suyunu buland─▒rma! T├ó ki durulsun da, orada ay ve y─▒ld─▒zlar─▒ dola┼č─▒r h├ólde g├Âresin!

Bil ki;

─░nsanlar, ─▒rma─č─▒n suyuna benzerler. ┼×ayet o su bulan─▒rsa, dibini g├Âremezsin!

Ar─▒ duru ┼čekilde;

Irma─č─▒n dibini ara; oras─▒ m├╝cevherler ve incilerle dolu! Unutma; berrak ve duru su, kirlilikten uzakt─▒r. Sak─▒n o ─▒rma─č─▒ buland─▒rma!

Yine bil ki;

─░nsanlar─▒n ruhlar─▒ da havaya benzer. ┼×ayet tozlarla kar─▒┼č─▒rsa, o hava g├Âky├╝z├╝ne perde olur, engin sem├ólar─▒ g├Âstermez!

Mal├╗m;

Tozlu, kirli hava g├╝ne┼čin g├Âr├╝nmesine de perde olur. Ancak toz yat─▒┼č─▒nca, saf ve temiz bir h├óle gelir!ÔÇŁ

Bunun i├žin g├Ân├╝l terbiyesine ihtiya├ž var. Erenlerin tasavvuf├« e─čitimi zarur├«. ├ç├╝nk├╝ g├Ân├╝l ─▒rmaklar─▒, toprak bedenlerin tozlar─▒ i├žinde bulan─▒yor, r├╗hun atmosferi de o tozlarla kapkara bir dehlize d├Ân├╝yor.

Ancak o tozlardan ve kirlerden ar─▒n─▒p da safla┼čan y├╝rekler, ezelde kendisine verilen cevheri parlatarak ahsen-i takvim k─▒vam─▒ sergiliyor. Takv├ó ve ihl├ós ile korunan g├Ân├╝ller h├óline geliyor. Zaten d├╝┼čman, ancak takv├ó ve ihl├ós─▒n korudu─ču g├Ân├╝l ┼čehrine d├óhil olamaz. Oray─▒, yani g├Ân├╝l ┼čehrini; ┼čeytandan ve ┼čeytan─▒n y─▒─č─▒nlar─▒ndan muhafaza eden yeg├óne ger├žek, kalbin istikamet ├╝zere samimiyetidir.

Bu bak─▒mdan Hazret-i Peygamber; g├Ân├╝l ┼čehrine, daima o samimiyeti, o takv├óy─▒, o karde┼čli─či ve il├óh├« emirlere ri├óyeti yerle┼čtirmi┼čtir.

Bir g├╝n;

Varl─▒k N├╗ru -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- ├žar┼č─▒da bir sat─▒c─▒ya u─čram─▒┼čt─▒. ├ľn├╝ndeki bu─čday y─▒─č─▒n─▒n─▒n i├žine elini dald─▒rd─▒ ve ─▒slak oldu─čunu hissedince;

ÔÇťÔÇôNedir bu?ÔÇŁ diye sordu.

Adam;

ÔÇťÔÇôYa─čmur ─▒slatt─▒, ey All├óhÔÇÖ─▒n Ras├╗l├╝!ÔÇŁ dedi.

Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

ÔÇťÔÇôBu ─▒slak k─▒sm─▒ ├╝stte b─▒rak─▒p herkesin g├Ârmesini sa─člayamaz m─▒yd─▒n? (Unutma!) Aldatan benden de─čildir.ÔÇŁ (M├╝slim, ├Äm├ón, 164)

─░┼čte peygamber e─čitimi:

Aldatman─▒n olmad─▒─č─▒ bir g├Ân├╝l tesisi. B├Âyle bir g├Ân├╝l, sa─člam bir ┼čehir demekti. O ┼čehir ise bir medeniyet. O medeniyet de karde┼člik esaslar─▒yla g├╝├žlenen muhte┼čem bir kullu─čun ebediyet kap─▒s─▒. Cennet e┼či─či.

─░┼čte insan ve ┼čehir.

M├ónev├« hususiyetlerle ├Âyle m├ómur ki, maddesi bile ayn─▒ g├╝zelli─čin sanat─▒.

Hele;

Mahremiyet ├žizgileri asla ├ži─čnenmeyen m├╝b├órek bir ┼čehir.

Harem il├ón edilmi┼č bir ┼čehir.

O ┼čehir hakk─▒nda Efendimiz buyurmu┼č:

ÔÇťKim orada Kitap ve S├╝nnetÔÇÖe muhalif bir amel i┼člerse; All├óhÔÇÖ─▒n, meleklerin ve b├╝t├╝n insanlar─▒n l├óneti onun ├╝zerine olur!ÔÇŁ (Buh├ór├«, Fed├óil├╝ÔÇÖl-Med├«ne, 1)

Tabi├« kim Kit├óbÔÇÖa ve S├╝nnetÔÇÖe muvaf─▒k amel i┼člerse, o da rahmete n├óil olur.

Maksat,

Rahmete n├óil edecek bir ya┼čay─▒┼č, anlay─▒┼č, davran─▒┼č ve ri├óyet.

Daima;

Yapmak, ya┼čatmak, ihy├ó etmek, in┼č├ó etmek, imar etmek.

Tarihten beri o ┼čehirleri y─▒kmak, o semtleri harap etmek, o insanlar─▒ yok etmek i├žin niceleri b├╝y├╝k m├╝cadeleler verse de; yine maksat, daima yap─▒c─▒ olmak, bina etmek.

Ger├žek m├ón├óda;

─░nsana de─čer kazand─▒ran yeg├óne ┼čuur ve ┼čahsiyet bu.

Hele bug├╝n, en b├╝y├╝k meziyet ve maharet bu.

Çünkü;

D├╝n├╝n tam tersi bir bug├╝n├╝n sanc─▒lar─▒ i├žinde d├╝nya k─▒vran─▒yor. ─░nsanl─▒k darmada─č─▒n. Suriye peri┼čan. M─▒s─▒r, Irak, Afganistan, Filistin ve daha nice memleketler kan a─čl─▒yor. Her memleketin ba┼č─▒nda ayr─▒ bir dert. Ayr─▒ bir ─▒st─▒rap. Ayr─▒ bir ├žile.

Çünkü bugün;

─░lmin ┼čehrine ayk─▒r─▒ bir ceh├ólet; sokaklar─▒, semtleri ve caddeleri esir etmek istiyor. G├Ân├╝l ┼čehirlerini g├╝nah ekseninde peri┼čan etmek istiyor.

─░syanlar─▒n, rezalet ve zul├╝mlerin k─▒skac─▒nda toplumlar─▒ bo─čmak istiyor.

B├╝t├╝n zay─▒f co─črafyalarda;

G├╝zelliklere h├╝cum eden kitleler t├╝redi. Do─črulara sald─▒ran yalanlar ├žo─čald─▒.

G├Ân├╝l ┼čehrini berbat eden sokaklar olu┼čtu.

Ruhları karartan mekânlar kuruldu.

Yani;

Nice mabedlerin g├Â─čs├╝ne n├ó-mahrem eller uzand─▒.

Hâlbuki dün;

Hay─▒rl─▒ bir nesil i├žin mahalle ve ┼čehir, s─▒cak bir yuva gibiydi. Bir k├Â┼čede ba┼č─▒n─▒ ok┼čayan bir dede vard─▒. Di─čer bir k├Â┼čede ona g├╝zel s├Âzler s├Âyleyen teyzeler vard─▒. Az ileride ise her ge├ži┼čte ona ┼čeker veren bir amca.

Bug├╝n;

Kimi yerler yaz─▒n bile so─čuk bir ├žukur gibi. Bir k├Â┼čede akl─▒n─▒ ├želen kirli bir surat. Di─čer bir k├Â┼čede ona k├Ât├╝ s├Âzler ├Â─čreten ├žamurlu a─č─▒zlar. Az ileride ise her ge├ži┼čte r├╗huna leke s─▒├žratan karanl─▒k vicdanlar.

D├╝n;

Rastlad─▒k├ža h├ól-hat─▒r soran, g├Âremezse aray─▒p ilgilenen g├Ân├╝ller doluydu ┼čehirler ve semtler.

Bug├╝n;

Ayn─▒ apartmanda buz gibi sel├óms─▒z ge├ži┼čenler, ilgiye bile tuhaf bakan so─čuk y├╝rekler.

D├╝n;

Cennet kap─▒s─▒na g├Ât├╝ren e┼čikler vard─▒.

Bug├╝n;

Cehennem e┼či─čine a├ž─▒lan bo┼čluklar meydana geldi.

D├╝n;

Ak─▒l hastalar─▒na bile ┼čif├ó da─č─▒tabilen bir ruh iklimi vard─▒.

Bug├╝n;

Sa─člam ak─▒llar─▒ bile beton y─▒─č─▒nlar─▒n─▒n so─čuklu─ču i├žinde s─▒k─▒┼čt─▒ran ve y─▒─č─▒nla psikolojik hasta ├╝reten ┼čuur sakatl─▒klar─▒.

D├╝n;

Huzur ├ólemi…

Bug├╝n ise;

├çirkinle┼čen d├╝nya, nefsin ├ž─▒lg─▒nl─▒─č─▒, vah┼čet ve muzdaripler ├ólemi…

Her ┼čeyi saymaya gerek yok.

Yap─▒lmas─▒ gereken;

Huzur âlemi olan dünü; bugüne, bugünden de yarınlara aktarabilmek.

Nas─▒l?

├ľnce aldat─▒c─▒ ve cil├ól─▒ cevaplar─▒ ├ž├Âpe d├Âkmek.

Sonra da;

Y├╝r├╝d├╝─č├╝m├╝z her yolda Hazret-i PeygamberÔÇÖin verdi─či, yukar─▒da temas etti─čimiz temel re├žeteyi uygulamak. Yani;

ÔŚćG├Âz├╝ haramlardan korumak,

ÔŚćGelip ge├žene eziyet vermemek,

ÔŚćVerilen sel├óma mukabelede bulunmak,

ÔŚć─░yili─či tavsiye etmek

ÔŚćK├Ât├╝l├╝kten sak─▒nd─▒rmak

ÔŚćG├╝zel ┼čeyler s├Âylemek… (Buh├ór├«, Mez├ólim, 22; M├╝slim, Sel├óm, 2)

Tabiî ki;

Hep birlikte.

├éyet-i ker├«menin t├ólim├ót─▒ ├ž├╝nk├╝ bu:

ÔÇťHep birlikte All├óhÔÇÖ─▒n ipine (kit├ób─▒na, d├«nine) s─▒ms─▒k─▒ sar─▒l─▒n. Par├žalan─▒p ayr─▒lmay─▒n. All├óhÔÇÖ─▒n ├╝zerinizdeki nimetini d├╝┼č├╝n├╝n. Hani siz birbirinize d├╝┼čmanlar idiniz de O, kalplerinizi birle┼čtirmi┼čti. ─░┼čte OÔÇÖnun bu nimeti sayesinde karde┼čler olmu┼čtunuz. Yine siz, bir ate┼č ├žukurunun tam kenar─▒nda iken, oradan da sizi O kurtarm─▒┼čt─▒. ─░┼čte Allah, do─čru yola eresiniz diye ├óyetlerini size b├Âyle apa├ž─▒k bildiriyor.ÔÇŁ (├él-i ─░mr├ón, 103)

Tarihten beri b├╝y├╝k ┼čahsiyetler, daima bu vas─▒fta ya┼čayan m├╝stesn├ó kimseleri aray─▒p bulman─▒n derdiyle ya┼čam─▒┼člard─▒r. Hazret-i Mevl├ón├ó anlat─▒r:

ÔÇťVaktiyle birisi vard─▒.

G├Ânl├╝ a┼čkla, yan─▒┼čla dolu idi. G├╝nd├╝zleri eline bir fener al─▒r, ├žar┼č─▒da pazarda gezer dola┼č─▒rd─▒.

Bo┼čbo─čaz biri ona dedi ki:

┬źÔÇĺB├Âyle g├╝peg├╝nd├╝z elinde bir fenerle her d├╝kk├ónda ne ar─▒yorsun? Mumla, fenerle g├╝n ─▒┼č─▒─č─▒nda ne ar─▒yorsun? ─░nsanlarla alay m─▒ ediyorsun?┬╗

O ârif cevap verdi:

┬źÔÇĺHer tarafta il├óh├« nefesle diri olan ger├žek adam─▒, daha do─črusu g├Ânl├╝ il├óh├« m├órifetle dolu bir insan ar─▒yorum! B├Âyle bir adam var m─▒?┬╗

Bu s├Âz├╝ duyan birisi dedi ki:

┬źÔÇĺEy h├╝r bilgin! G├Ârm├╝yor musun; bu ├žar┼č─▒, bu pazar adamlarla dolu?┬╗

Elinde fener olan adam ona bakt─▒:

┬źÔÇĺBen, iki yol a─čz─▒ caddede, hiddetlendi─či ve ├Âfkelendi─či zaman; h─▒rsa, ve ┼čehvete kap─▒ld─▒─č─▒ vakit kendine h├ókim olan, nefs├ón├« isteklerini yenen ki┼čiyi ar─▒yorum! ├ľfkelendi─či zaman, ┼čehvete kap─▒ld─▒─č─▒ vakit kendisini tutan, sabreden adam nerede? ─░┼čte ben; sokak sokak, mahalle mahalle b├Âyle bir insan ar─▒yorum!

D├╝nyada bu iki h├óle (hiddete ve ┼čehvete) kar┼č─▒ koyan, dayanan ve sabreden adam─▒ bana g├Âsteriniz; bug├╝n ben, ona can─▒m─▒ fed├ó ederim!┬╗ÔÇŁ

Ne mutlu o bulunmaz ├Âzellikleri bulunanlara!

Ne mutlu y├╝ksek vas─▒flara sahip g├Ân├╝l ┼čehri kurabilenlere!

Ne mutlu;

─░lmin ┼čehri olan Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖi n├╝m├╗ne alarak i├ž ├ólemlerini imar edebilenlere!

Bu gayede;

Sâlihlerin meclisinde talebe olabilenlere ne mutlu!

─░┼čte onlar;

Aldatmayan bir do─čruluk sembol├╝.

Her hâli fazîlet timsali.

G├Ân├╝l ┼čehirleri, medeniyet n├╝m├╗nesi.

Her t├╝rl├╝ haramdan uzak.

Davran─▒┼člar─▒ eziyet de─čil, en hay─▒rl─▒ meziyetlerle dolu.

Sadece iyilik ve hay─▒r i├žinde.

B├╝t├╝n k├Ât├╝l├╝klere set.

Daima istikamet ├╝zere ve her zaman g├╝zel s├Âzl├╝.

G├╝zel ├Âzl├╝.

─░┼čte onlar;

┬ź├çanakkale Ge├žilmez!┬╗ yazd─▒ran ├és─▒mÔÇÖ─▒n nesli.

─░┼čte onlar;

Bug├╝n├╝ d├╝n gibi muhte┼čem in┼č├ó edecek ger├žek nesil…

Rabbimiz;

─░sl├óm d├╝nyas─▒nda y─▒k─▒lan b├╝t├╝n ┼čehirleri ve g├Ân├╝lleri, o neslin hususiyetleriyle ihy├ó eylesin.

Hi├žbir ┼čekilde;

De─čmesin m├óbedimin g├Â─čs├╝ne n├ó-mahrem eli!

├ém├«n…