171. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, Ramazan, bir gönül iklimidir… Gönül ikliminde; Kur’ân-ı Kerim var… Kur’ân’ı yaşamak ve yaşatmak var. Kur’ân için gayretler ve fedâkârlıklar var. Gönül ikliminde; gönül terbiyesi var. Tezkiye ve tasfiye var. Şeytanların bağlanmasını fırsat bilerek, cennet kapılarına koşmak var. Gönül ikliminde; güzel ahlâk var. Bâtınî farzlar olan; cömertlik, tevâzu, affedicilik, hak ve adâlet var. Gönül ikliminde; bilhassa merhamet var… «Mü’min, […]

KIYASLAMALAR

  İnsan zihni; mukayese ederek, benzerlikler ve zıtlıklar kurarak anlar. Ele almak istediğimiz asıl mevzuya girmeden; mukayeseli düşünceye oruç üzerinden misaller verebiliriz: Oruç ve Fakirlik •Oruç; elde imkân olduğu hâlde, Allah için bir müddet aç ve mahrum kalmaktır. •Fakirlik, elde avuçta olmadığı için aç ve mahrum kalmaktır. Bu sebeple, oruçlu fakirin hâlinden anlar. İftar saatine doğru yaşadığı hissiyâtın tesiriyle, iftar […]

GÖNÜL TOPRAĞINDA FİLİZ VERMEDEN…

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com İnsanoğlu; yaratılışından itibaren, hem dâhildeki hem de hariçteki düşmanlarıyla sürekli olarak bir mücadele hâlinde olmuştur. Bu mücadeleler; insanı bir taraftan olgunlaştırmış, diğer taraftan da ona şartlara karşı mukavemet göstererek kazanmayı ve başarılı olmayı öğretmiştir. Kaynaklarımızda; insanın içerisinde bulunduğu bu iki hâle, mücadele ve mücâhede isimleri verilmiştir. Bu iki mefhumun mânâları birbirine yakın görünse de, mahiyet olarak farklılık […]

RAMAZAN BULUNMAZ BİR FIRSATTIR

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Ramazan gufran ve rahmet ayı… Bu güzel ay, içinde mü’minler adına pek çok hayrı barındırır. Faydalanmayan, doğrusu kendisine yazık etmiş olur. İnananlar için büyük fırsatlar var Ramazan ayında. Ramazan; bolluğuyla, bereketiyle, affıyla, güzellikleriyle gelir. Ondan yararlanmak îcap eder. Akıl sahibi her müslüman, bu fırsatı değerlendirmelidir. Ramazan, namazlarını muntazaman kılmak isteyenler için bulunmaz bir zemindir. Namaz devamlılığı […]

KUR’ÂN YUVALARI

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com İnsanoğlunun bu dünyada türlü türlü hâllerden geçip, bin bir imtihanlara uğramasının tek bir gaye ve neticesi vardır; âhirette Allâh’ın rızâsını kazanmış bir kul olmak. Bütün bu emeğin boşa gitmemesi için ise tutunacağımız iki rehberden biri Kur’ân-ı Kerim; diğeri Kur’ân’ı bize tebliğ, tebyîn ve tatbik eden, yaşayan bir Kur’ân-ı Kerim olan Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’dir. İnsanın […]

ŞİİR ve EDEBÎ SANATLAR

Prof. Dr. Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Şeyhu’l-belâga (belâgatin üstâdı) lakabıyla anılan büyük teorisyen Abdülkāhir el-Cürcânî, Delâilü’l-İ‘câz (Kur’ân’ın eşsizliğinin delilleri) adlı eserinde mânâyı ikiye ayırır: Mânâ ve mânânın mânâsı (ma‘ne’l-ma‘nâ). Mânâ sözün zâhirinden anlaşılan cümlenin bilinen literal mânâsıdır. Mânânın mânâsı ise literal mânânın düşünülmesi sayesinde intikal edilen daha ötedeki bir mânâdır.1 Meselâ; Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz Bâş üzre […]

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -5- İSLÂM’DA BÂTINÎ FARZLAR ve BÂTINÎ HARAMLAR

YAZAR: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi CENNETLİK OLMAK Bir adam, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e; “−Ey Allâh’ın Rasûlü! Falanca kadın; çokça nâfile namaz kılması, nâfile oruç tutması, çalışması ve sadaka vermesiyle anılır. Fakat o kadın, diliyle komşularına eziyet eder!” dedi. Fahr-i Kâinât Efendimiz şöyle buyurdu: “–O kadında hiçbir hayır yoktur! O kadın cehennem ehlindendir!” Adam devamla; farz ibâdetlerini yerine getiren, […]

LİDERLER İSLÂM’A KOŞUYOR -2-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Medine’nin meşhur liderlerinden biri olan Sa‘d bin Muâz; Mekke’den gelip, burada oldukça düşündürücü faaliyetler yapan Mus‘ab bin Umeyr’in her hareketini takip ediyordu. Abdüleşheloğulları bahçesine kadar gelip; -tabiri yerindeyse- burnunun dibine kadar sokularak, burada da faaliyetler yapmaya başlamıştı. İşte bu yeni oluşumu bozup dağıtması için, Üseyd bin Hudayr’ı üzerlerine gönderip, ardından da öfke ile bakmaya başladı. Es‘ad bin […]

Şanlı Mâzîmizden Seçme Nükteler-GÖSTERİŞLİ ZİNDAN!

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com İbn-i Hacer el-Askalânî, 28 Şubat 1372’de Mısır’da doğdu. O dört yaşındayken önce babası, bir müddet sonra da annesi vefat etti. Onu ve ablasını babasının tüccar bir arkadaşı büyüttü. Dokuz yaşında hıfzını tamamladı. Mekke’de hadis okudu, fıkıh ve Arap dili üzerine çalıştı. Şiir ve edebiyatla meşgul oldu. Medreselerde hocalık yaptı. 1423’te Mısır Memlûk Sultanı Seyfeddin Barsbay’ın baş […]

RAMAZAN’DA KULLUĞA ERİŞELİM

Halil KAŞIKÇI Hamdlerin en samimîsi, en muhabbetlisi, yürekten gelen, burnumuzu sızlatanı dahî, bizi insan olarak yaratan Allah Teâlâ’ya karşı yetersiz ve kifâyetsizdir. Dünyaya gelen bir insan için en büyük rütbe, kulluk rütbesidir. Yaratanımıza, kendimizi bu dünyadaki hayatımız ve ibâdetimiz ile «kul» olarak kabul ettirebilirsek ne mutlu bize!.. Allah -celle celâlühû- kulunu seviyor, onun için atamız Âdem -aleyhisselâm-’ı cennette yarattı ve […]

1 2 3 146