167. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, YOLCULUK NEREYE? Yolculuğun nereye olduğunu bilmek için yolu görmek lâzım. Yolu, fakat yolun sonunu da. Uzun bir yolun sonunu nasıl görebiliriz ki? Görmek mecâzî… Mevlânâ Hazretleri; “Yolun sonunu gör!” diyor. “Aynadaki son nakşa bak!” “Sen, ey ilkbahar güzelliğine karşı dudak ısıran, hayran olan kimse! Bir de sonbaharın sararmış hâline ve soğukluğuna bak!” Yol da mecaz… Mevsim de… Asıl […]

NEFİS NEDİR?

Ahmet ZİYLAN Nefis; her insanda olan candır, kandır, sonsuz istek, doymayan arzu, şehvet ve bunları hareketlendiren bir enerjidir. Bu enerji olmazsa, dünyada hayat olmaz; âhiret kazancı da dünyada kazanılır. Bu enerjiyi ıslah edersen faydalı olur, kendi hâline bırakırsan hırçındır ve her kötülüğü yaptırmak için uğraşır; buna da nefis denir. Mevlâ’m insanlara bu nefsi vermiş ve bununla bütün yaratıklara üstün kılmıştır. […]

HOŞ AYASOFYA’SIN VESSELÂM

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr İlk insan Hazret-i Âdem’den başlayarak günümüze gelinceye kadar her dönemde hayır ve hayrat yapan, vakıf kuran hayırlı insanlar olmuştur. İslâm dîni, mü’minleri hayra ve hasenâta, vakıf kurmaya teşvik ettiğinden bütün müslümanlar kendi kültür ve imkânlarına göre hayrat yapmışlar ve vakıflar kurmuşlardır. Bunlardan eğitim, öğrenim, araştırma, ilim, sanat, kültür ve sağlıkla ilgili olanlar son derece önemli […]

166. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, Medeniyetimizde, birçok işyerinde yazılı olurdu: el-Kâsibü Habîbullah… Çalışıp kazanan, kimseye muhtaç olmamak için gayret eden; Allâh’ın sevgili kuludur. HELÂLİNDEN ÇALIŞIP KAZANANI ALLAH SEVER! Çünkü bu gayret dünyasında; “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” (en-Necm, 39) “Hiçbir kimse, asla kendi kazancından daha hayırlı bir rızık yememiştir…” (Buhârî, Büyû‘, 15) Allah, temiz çalışıp temiz üreten arıyı da sever. Onun adına bir […]

165. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, 19 Kasım 2018 Mevlid Kandili. Peygamber Efendimiz’in doğumunu, artık Mevlid-i Nebî Haftası başlığı altında ve kamerî takvim ile tes’îd ve tebrik etmekteyiz. Peygamberimiz; •Âlemlere rahmet… •Sirâc-ı münîr… •Raûf ve rahîm… •Üsve-i hasene… O’na bizi götürecek yol ise; TAKVÂ YOLU, RAHMET YOLU… Dedik ki; Velâdet Kandili vesilesiyle olsun Peygamber Efendimiz’i gündemde tutalım. Şiir şiir, nesir nesir, fikir fikir O’nu […]

164. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız HAK DİN, İSLÂM’dır. İslâm mükemmeldir, muhteşemdir! Bütün sistemler İslâm’a muhtaçtır. Bunun da iki kaynağı var: Birincisi: Cenâb-ı Hakk’ın mü’minlere mektubu. Okuyup yaşayanlara ve yaşatanlara ne mutlu! İkincisi: «Kişi, sevdiğiyle beraberdir.» (Buhârî, Edeb, 96) Bu en büyük nimetin kıymetini idrâk edip sahâbe gibi; «Anam, babam, canım, malım Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah!» diyebilenlere ne mutlu! Hak dîni, İslâm’ı yaşamak […]

HAK DİN, İSLÂM’dır.

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Yüce Allah, insanoğlunu dünyaya tevhid dîniyle gönderdi. Yanına ilâhî sayfalar verdi. Tâ ki; Onları okusun, doğru yolu ve gidecek doğru adresi en doğru şekilde bilsin de, tekrar cennete mazhar olsun. Lâkin; Bu fânî dünya, çok yönden bir gaflet yurdu. Oyun, eğlence ve aldanış mekânı. Bu yüzden zamanla insanlar, şeytânî fısıltılar ve nefsânî dürtüler […]

KİME HAYRAN, KİME KURBANSIN?

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Ey beşer, kalbinde her kim varsa hayrân olduğun, Şüphe yok, ancak odur dünyâda kurbân olduğun! Şanlı tekbîrin ve hamdin dâimâ Allâh ise, Der ki Seyrî: Şüphesizdir, cân-ı cânân olduğun! fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün

Şanlı Mâzîmizden Seçme Nükteler – Sahteyi Yüze Vurmadı

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Horasan sûfîlerinden Hâtim el-Esam -kuddîse sirruhû-, Belh’te doğdu. «Esam: Sağır» lakabını kendisiyle konuşurken istemeden uygunsuz bir ses çıkaran bir kadını mahcup etmemek için; “Duymuyorum, biraz yüksek sesle konuş!” diyerek sağır taklidi yaptıktan sonra aldığı rivâyet edilir. O kadın vefat ettikten sonra; “Artık kulaklarım işitiyor, benimle konuşurken bağırmanıza gerek yok!” dediği de rivâyetler arasındadır. Horasan’da […]

162. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, Her şeyin gölgesiyle yetinir olduk. Aslına talip olmanın zorluğundan kaçarak, sahtesinin gölgesinde barınıyoruz. Fakat sonra; «Niye?» diye sorup duruyoruz: Niye bu hâldeyiz? Niye evlâtlarımız bu hâlde? Niye hayallerimiz gerçekleşmiyor? Aslında cevap gayet açık: Gereğini yapmak yerine, hayalini kurmakla yetindiğimiz için… Esas hayat âhiret. Bu dünya, gölge varlık… O dünyanın eşiğinde, kıyâmet ve mahşer dehşetli bir geçit. Oradan sağ […]

1 2 3 139