KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -13- İSLÂM’DA ŞAHSİYETİ MUHAFAZA

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   EFENDİMİZ YOKSA YOKUM!.. Hicretin altıncı yılında; Peygamberimiz ashâbıyla beraber, umre niyetiyle Mekke’ye doğru yola çıktı. Fakat müşrikler Kâbe’yi ziyarete mâni oldular. Müslümanlar Hudeybiye’de beklerken Hazret-i Osman -radıyallâhu anh-, Peygamber Efendimiz’in elçisi olarak Mekke’ye gitti. Müşriklere; niyetlerinin sadece umre yapıp dönmek olduğunu anlattı. Müşrikler izin vermediler. Akrabaları ise Hazret-i Osman’a, şayet istiyorsa yalnızca kendisinin Kâbe’yi […]

DÜNYA-ÂHİRET İÇ İÇE

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Son asırlarda gündemimizden hiç düşmeyen dînî ve îmânî meselelerimiz, siyâsî ve içtimâî dertlerimizden ayrı değildir. Onların perde arkasında birbirleriyle ciddî irtibatlarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Dünya ve âhiret dengesi mevzuu; sadece nasslar, öğütler ve hayat tarzı çizgisi içinde tartışılmaz. Mevzu hakkında konuşan veya yazanlar, müslümanların son asırlarda yaşadıkları «geri kalmışlık» psikolojisinin tesiri altındadırlar. Bu sebeple; âhiret lehine dünya […]

ZÜHD ANLAYIŞI ve DÜNYEVÎLEŞME

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Bu ay birbirine zıt iki anlayışı gündeme getirmektir niyetimiz. Bugün artık hastalık hâline gelmiş olan «dünyevîleşme» ancak «zühd» anlayışına sahip olma ile giderilebileceği için başlığımızı da ona göre attık. Bilindiği üzere «zühd» tasavvufî bir mefhumdur. Hakikî mânâda «zühd»; kişinin eşyaya sahip olmaması değil, eşyanın kişiye sahip olmamasıdır. Yani dünya sevgisinin; kişinin gönlüne girip, ona Allah Teâlâ’yı, […]

İNSANIN DÜNYA İLE İMTİHANI

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsana, hikmetine binâen; hem dünya, hem de âhiret mekân olarak tahsis buyurulmuştur. Ancak ikāmet müddetleri birisinde ebedî, diğerinde ise onun yanında bir hiç mesâbesinde, bir anlık zaman müddetincedir. İnsana lutfedilen aklın îcâbı odur ki; her birine lâyık olduğu kadar kıymet verile. Buna işaret bâbında, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve […]

ECDÂDIN «DÜNYA»SI

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- zamanında, fetihlerle birlikte müslümanların eline geniş imkânlar geçmişti. Nil Nehri’nin taşmasıyla sulanan geniş Mısır arazilerinden, Dımaşk çarşılarından, tarihî ipek ve baharat yollarından bolca vergi geliyordu. Mü’minlerin Emîri; ele geçen bu imkânlardan Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ezvâc-ı tâhirâtına da pay ayırdı. Hazret-i Âişe Annemiz’in payına da on bin altın düşmüştü. Âişe […]

SAYISIZ NİMETE, SONSUZ ŞÜKÜR…

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Nice insan şu çalkantılı hayat çarşısında ne yana baksa; Yığınla şikâyet edeceği mevzuların ortasında debelenip duruyor. Başlıyor onları tekrar tekrar sayıp dökmeye. Bunaldıkça sayıyor, saydıkça bunalıyor. Eğer çatlayacak olmasa, mayın gibi şikâyetleri o kadar dolduruyor ki kalbine, aman yâ Rabbî! Bazen çatlıyor da. Bu hususta bazen de kuvvetli girdaplara kapılıyor. Bazen kupkuru çöllerde kum […]

NİMETLERİN KIYMETİNİ BİLMEK!

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com KÂİNAT İNSAN İÇİN Kâinat insan için, insan da Allâh’a kulluk için yaratılmıştır. İnsan için yaratılan kâinâtın küçücük bir zerresi olan dünya ve çevresi, insanın yaşaması için mükemmel bir hâle getirilmiş ve binlerce nimetlerle donatılmıştır. Etrafımıza ve kendimize baktığımızda bizlere verilen nimetlerin çok az bir kısmını görmemize, hissetmemize, idrâk etmemize rağmen bu nimetler oldukça fazla ve yerindedir. Her […]

SÜRGÜN YERİ

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Kendini kandırma gönül, sanma bu dünyâ kalıcı, İndirecek hükm-i kader, ömrüne keskin kılıcı! Olsa da dünyâ denilen süslü kadın câzibeli; Bir kocamış dul cadıdır, hamlede pek tecrübeli! Gafleti artırmak için allanıyor, pullanıyor… İlle de kandırmak için, her köşeden çullanıyor! Bir kerecik düşmeye gör, kör kuyudur pis kucağı, Canları nârıyla yakar, böyle tüter pis ocağı! Gün gelip […]

SÜRGÜN YERİ

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Kendini kandırma gönül, sanma bu dünyâ kalıcı, İndirecek hükm-i kader, ömrüne keskin kılıcı! Olsa da dünyâ denilen süslü kadın câzibeli; Bir kocamış dul cadıdır, hamlede pek tecrübeli! Gafleti artırmak için allanıyor, pullanıyor… İlle de kandırmak için, her köşeden çullanıyor! Bir kerecik düşmeye gör, kör kuyudur pis kucağı, Canları nârıyla yakar, böyle tüter pis ocağı! Gün gelip […]

GAZEL

SEFERÎ (M. Nejat SEFERCİOĞLU) nejatsefercioglu@hotmail.com   Bîçâre gönül, derdine derman mı ararsın? Sevdâlı başın katline, ferman mı ararsın? Bilmem ki neden yollara düştün yine câhil, Yollarda acep kendine irfan mı ararsın? Âşıklığın unvânını aldınsa ne devlet! Gāfil yanılıp kendine unvan mı ararsın? Çok gözyaşı döktün, yetişir ağlama artık! Yangınları söndürmeye tûfan mı ararsın? Şaşkın Seferî bunca heves bunca telâş ne! […]

1 2 3 107