TAKAS ETME!..

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Zannetti kör nefis, var başka bir tat, Havvâ’yı da Âdem’i de etti mat!.. Aldırmadı haram ile helâle, Hatâ yaptı akıl, düştü melâle… Güzeli çirkinle eylersen takas, Yâr ile bağını keser bir makas…

Continue reading »

188. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, İnsan yalnız yaşayamaz. İnsan dosta, dostluğa muhtaç. Bunu belki de aylardır yaşadığımız tecrid / mesafe şartları daha iyi hissettirdi bize. Kimseyle musâfaha bile edemiyoruz. Biz modern ve egoistçe sebeplerle birbirimizden, dostlarımızdan uzaklaştıkça, gelen ilâhî ceza da yine bir uzaklaştırma oldu sanki… Ya âhirette, işte orada çok daha muhtacız dostluğa. Kimin dostluğuna? Yardım edebilecek, bizim için çok şefkatli, çok […]

Continue reading »

187. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Bu bir ağaç… İnsanı insan yapan ağaç. Kökü Îman ve İhlâs… Gövdesi Adâlet ve İstikamet… Meyvesi Merhamet ve Rahmet… Ne gariptir ki insan hep yasak ağaca yaklaşıyor da, bu şeref ve izzet ağacından uzak kalıyor. “Ağacın kökündeki çürük, yaprak ve meyvelerinde; kalpteki gaflet ve kasvet ise, kişinin hâl ve davranışlarında kendini gösterir.” Bugün dünyada ve kendi toplumumuzda şiddet […]

Continue reading »

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

VAROĞLU (Mehmet Ali VAR) varoglu5@gmail.com   Tutuşup sönüyor her gün bir ocak, İnsanlar, bir türlü aymıyor kardeş! Kıyâmet koparır yuvada talâk, Ayakta öldürür, baymıyor kardeş! İstanbul ahdine bağlandı hayat, Şuursuz arsıza sunuldu fırsat, Mağdurlar hüzünle etse de feryat; Sağırdır, kulaklar duymuyor kardeş! Zor sevmez, kolaya alışmış nesil, Cehli gidermiyor verilen tahsil, Dağılan yuvalar artıyor her yıl; Eşler kör inattan caymıyor […]

Continue reading »

EVDEYKEN…

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Neymiş evde sıkılmak? Bunu fırsat sayalım… Neler var yapılacak, Bir bir sıralayalım… Okunmamış kitap çok, Kazâsı olmayan yok, Üç aylarda sevap çok; Seccâdeyi yayalım… Çocuklar sohbete aç, Haydi Mesnevî’yi aç, İrfandır, derde ilâç; Gönülleri yuyalım… Bahane eskidendi, Mazeretler tükendi, Güzel her şeye haydi; Kapı aralayalım… Kapalı dursun TV, Açarsan koy rezerve, Şerler girmesin eve; Güzel sesler […]

Continue reading »

180. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Putperestlik veya şirk denilince, gözümüzün önüne şu manzara gelebiliyor: Taştan, tahtadan putlar, karşısında eğilip kalkan basîreti bağlı garip tipler… Yani artık asırlar öncesinde kalmış iptidâî bir tablo. Kur’ân-ı Kerim’deki en mühim tâlimatlardan biri olan; “Şirk koşmayın!” ikazı ve İslâm’ın özü olan tevhid, peki, tarihte kalmış bir meseleden mi bahsediyor? Hayır!.. Meşhur tabirle, gardrop değiştiriyor, putlar da putperestler de… […]

Continue reading »

ÜRYÂNA BÖYLE!..

Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com   Yâ Rab; bir aşk verdin, ben beni bildim; Eğildim «hak» diyen, Kur’ân’a böyle!.. Her lâhza sınandım, her nefes doldum; Dil oldum idrâke, iz‘âna böyle!.. Efkârım hâl oldu, inceden ince; Vahiyle can buldum, ölmeden önce!.. Çırpınan yüreğim her gün, her gece; «Tevhîdi» söylüyor, zamâna böyle!.. A «Kerîm»; kerem kıl, durulsun özüm; Huzûra gelmeye, ak olsun yüzüm!.. Bir […]

Continue reading »

AİLEDE HUZUR TERBİYESİ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EVLÂTLARIN HAKKI Ömer bin Abdülazîz –rahmetullâhi aleyh–; devâsâ hudutlara ulaşan İslâm devletinin halîfesi olmasına rağmen, zühd ve riyâzat hâlinde yaşıyordu. Bir gün veziri kendisine şu teklifte bulundu: “–Efendim, «Beytülmâl»den aldığınız tahsisâtın kâfî gelmediği görülüyor. Biraz daha fazlasını emir buyursanız da bir kısmını ihtiyaten biriktirip vefâtınızdan sonra evlât ve torunlarınızın zarûrî ihtiyaçları için bıraksanız?!.” Halîfe şu […]

Continue reading »

Global Kültür İstîlâsı Karşısında ŞAHSİYET KRİZİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Moda oldu: ‒Benim kişiliğim bu! ‒Ben kendime şöyle bir şahsiyet profili seçtim. ‒Kendi kimliğimi ben böyle oluşturdum. Şahsiyet sahibi olmak çok güzel. Ancak bu güzelliği bahane edip de karakterleri bozmak çok kötü. Meselâ tahta parçası, hafifliğinden şikâyetle demir olmaya özenip ömrü boyunca bunu gerçekleştirmek için uğraşsa kendini inşâ mı etmiş, yoksa yapısını mahvetmiş mi […]

Continue reading »

HALVET TALEBİ

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Asıl adı Mehmed Şemseddin olan Akşemseddin Hazretleri, 1389 yılında Şam’da doğdu. Nesebi Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh-’a dayanır. İlk tahsilini babasından aldıktan sonra, Amasya ve Osmancık medreselerinde eğitim gördü. Tıp ve eczacılık ilminde kitap te’lif edecek kadar bilgiliydi. Zâhirî ilimleri ikmâl etmesine rağmen gönlündeki boşluğu dolduramayan Akşemseddin Hazretleri, devrin mürşid-i kâmillerini araştırdı ve Ankara’da ikamet eden Hacı […]

Continue reading »
1 2 3 32