O!*

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com MEVLÂNÂ’NIN GAZELİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ Canlar içinde söyleyebilsem ne candır O! Bir tâne can deyip geçemem, tüm cihandır O! Billâh O’nun kemâl ile eşsiz cemâline, Zâtıyla sanki kendi özünden nihandır O! Aşkıyla yeryüzünde sular aktı çağladı, Aşkın bağında bir nice serv-i revandır O! Çalkantılar içindedir ammâ gönül susar, Tasvîre sığmayan nice bir hüsn ü andır O! Yalnız O […]

Continue reading »

YÛNUSÇA DÎVÂNE GEZENLER BİLİR!

Şerife Şule TESLİMOĞLU serifeteslimoglu00@gmail.com   Mehtabın şavkında yanan közleri, Görmeden özüyle sezenler bilir! Susarak söylenen sessiz sözleri, Sükûnet içerek sızanlar bilir! Acun yerden yere vurur, dönerken, Fırlatır boşluğa, yanıp sönerken, Urganla kördüğüm bağlı sanarken; Sırrı duâlarla çözenler bilir! Görünen satıhta sayısız rikkat, Sonsuz mavilikte, mâverâ kat kat, Yaradan’ı bulmak asıl hakikat; Hep O’nun adıyla yazanlar bilir! Vecd ile secdede «aşk»la […]

Continue reading »

GÜZ BİTTİ

EDÎBÎ (Recep YILDIZ) rcpyldz01@gmail.com   Bir aşkı yâd ederek geçti sonbahar vakti! Bu sis nedir? Bu ölüm? Kıpkızıl bu sahne de ne? Dökülmüş ömrümüzün hep sevinci yeryüzüne! Bu kan, bu darmadağın biz, bu intihar vakti… Ekim, Kasım… Aralık günlerindeyiz şimdi, Hep özleyiş dolu günlerde bekleyip yarını, Ne çok sayıklıyoruz geçmişin baharlarını… Ölüm kalım – yaşamak sorgusunda biz şimdi… Bu yer, […]

Continue reading »

İLÂHÎ AŞK BÂKÎDİR

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Hâşâ dünyada senden güzel bir sevgili yoktur; Yahut da yüzünü görmekten daha güç bir iş olamaz! İki dünyada da dostum, sevgilim ancak sensin; Nerede bir güzel varsa, o da senin ışığındır zaten. (Rubâîler, 37)* Senai Bey ile sohbet: –Son sohbetimizde; «Gerçek mânâda tefekkür edebilmek için bol bol kitap okumak çok önemlidir.» demiştik ya Hocam, bu […]

Continue reading »

TAKAS ETME!..

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Zannetti kör nefis, var başka bir tat, Havvâ’yı da Âdem’i de etti mat!.. Aldırmadı haram ile helâle, Hatâ yaptı akıl, düştü melâle… Güzeli çirkinle eylersen takas, Yâr ile bağını keser bir makas…

Continue reading »

188. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, İnsan yalnız yaşayamaz. İnsan dosta, dostluğa muhtaç. Bunu belki de aylardır yaşadığımız tecrid / mesafe şartları daha iyi hissettirdi bize. Kimseyle musâfaha bile edemiyoruz. Biz modern ve egoistçe sebeplerle birbirimizden, dostlarımızdan uzaklaştıkça, gelen ilâhî ceza da yine bir uzaklaştırma oldu sanki… Ya âhirette, işte orada çok daha muhtacız dostluğa. Kimin dostluğuna? Yardım edebilecek, bizim için çok şefkatli, çok […]

Continue reading »

187. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Bu bir ağaç… İnsanı insan yapan ağaç. Kökü Îman ve İhlâs… Gövdesi Adâlet ve İstikamet… Meyvesi Merhamet ve Rahmet… Ne gariptir ki insan hep yasak ağaca yaklaşıyor da, bu şeref ve izzet ağacından uzak kalıyor. “Ağacın kökündeki çürük, yaprak ve meyvelerinde; kalpteki gaflet ve kasvet ise, kişinin hâl ve davranışlarında kendini gösterir.” Bugün dünyada ve kendi toplumumuzda şiddet […]

Continue reading »

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

VAROĞLU (Mehmet Ali VAR) varoglu5@gmail.com   Tutuşup sönüyor her gün bir ocak, İnsanlar, bir türlü aymıyor kardeş! Kıyâmet koparır yuvada talâk, Ayakta öldürür, baymıyor kardeş! İstanbul ahdine bağlandı hayat, Şuursuz arsıza sunuldu fırsat, Mağdurlar hüzünle etse de feryat; Sağırdır, kulaklar duymuyor kardeş! Zor sevmez, kolaya alışmış nesil, Cehli gidermiyor verilen tahsil, Dağılan yuvalar artıyor her yıl; Eşler kör inattan caymıyor […]

Continue reading »

EVDEYKEN…

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Neymiş evde sıkılmak? Bunu fırsat sayalım… Neler var yapılacak, Bir bir sıralayalım… Okunmamış kitap çok, Kazâsı olmayan yok, Üç aylarda sevap çok; Seccâdeyi yayalım… Çocuklar sohbete aç, Haydi Mesnevî’yi aç, İrfandır, derde ilâç; Gönülleri yuyalım… Bahane eskidendi, Mazeretler tükendi, Güzel her şeye haydi; Kapı aralayalım… Kapalı dursun TV, Açarsan koy rezerve, Şerler girmesin eve; Güzel sesler […]

Continue reading »

180. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Putperestlik veya şirk denilince, gözümüzün önüne şu manzara gelebiliyor: Taştan, tahtadan putlar, karşısında eğilip kalkan basîreti bağlı garip tipler… Yani artık asırlar öncesinde kalmış iptidâî bir tablo. Kur’ân-ı Kerim’deki en mühim tâlimatlardan biri olan; “Şirk koşmayın!” ikazı ve İslâm’ın özü olan tevhid, peki, tarihte kalmış bir meseleden mi bahsediyor? Hayır!.. Meşhur tabirle, gardrop değiştiriyor, putlar da putperestler de… […]

Continue reading »
1 2 3 33