İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

VAROĞLU (Mehmet Ali VAR) varoglu5@gmail.com   Tutuşup sönüyor her gün bir ocak, İnsanlar, bir türlü aymıyor kardeş! Kıyâmet koparır yuvada talâk, Ayakta öldürür, baymıyor kardeş! İstanbul ahdine bağlandı hayat, Şuursuz arsıza sunuldu fırsat, Mağdurlar hüzünle etse de feryat; Sağırdır, kulaklar duymuyor kardeş! Zor sevmez, kolaya alışmış nesil, Cehli gidermiyor verilen tahsil, Dağılan yuvalar artıyor her yıl; Eşler kör inattan caymıyor […]

Continue reading »

EVDEYKEN…

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Neymiş evde sıkılmak? Bunu fırsat sayalım… Neler var yapılacak, Bir bir sıralayalım… Okunmamış kitap çok, Kazâsı olmayan yok, Üç aylarda sevap çok; Seccâdeyi yayalım… Çocuklar sohbete aç, Haydi Mesnevî’yi aç, İrfandır, derde ilâç; Gönülleri yuyalım… Bahane eskidendi, Mazeretler tükendi, Güzel her şeye haydi; Kapı aralayalım… Kapalı dursun TV, Açarsan koy rezerve, Şerler girmesin eve; Güzel sesler […]

Continue reading »

180. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Putperestlik veya şirk denilince, gözümüzün önüne şu manzara gelebiliyor: Taştan, tahtadan putlar, karşısında eğilip kalkan basîreti bağlı garip tipler… Yani artık asırlar öncesinde kalmış iptidâî bir tablo. Kur’ân-ı Kerim’deki en mühim tâlimatlardan biri olan; “Şirk koşmayın!” ikazı ve İslâm’ın özü olan tevhid, peki, tarihte kalmış bir meseleden mi bahsediyor? Hayır!.. Meşhur tabirle, gardrop değiştiriyor, putlar da putperestler de… […]

Continue reading »

ÜRYÂNA BÖYLE!..

Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com   Yâ Rab; bir aşk verdin, ben beni bildim; Eğildim «hak» diyen, Kur’ân’a böyle!.. Her lâhza sınandım, her nefes doldum; Dil oldum idrâke, iz‘âna böyle!.. Efkârım hâl oldu, inceden ince; Vahiyle can buldum, ölmeden önce!.. Çırpınan yüreğim her gün, her gece; «Tevhîdi» söylüyor, zamâna böyle!.. A «Kerîm»; kerem kıl, durulsun özüm; Huzûra gelmeye, ak olsun yüzüm!.. Bir […]

Continue reading »

AİLEDE HUZUR TERBİYESİ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EVLÂTLARIN HAKKI Ömer bin Abdülazîz –rahmetullâhi aleyh–; devâsâ hudutlara ulaşan İslâm devletinin halîfesi olmasına rağmen, zühd ve riyâzat hâlinde yaşıyordu. Bir gün veziri kendisine şu teklifte bulundu: “–Efendim, «Beytülmâl»den aldığınız tahsisâtın kâfî gelmediği görülüyor. Biraz daha fazlasını emir buyursanız da bir kısmını ihtiyaten biriktirip vefâtınızdan sonra evlât ve torunlarınızın zarûrî ihtiyaçları için bıraksanız?!.” Halîfe şu […]

Continue reading »

Global Kültür İstîlâsı Karşısında ŞAHSİYET KRİZİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Moda oldu: ‒Benim kişiliğim bu! ‒Ben kendime şöyle bir şahsiyet profili seçtim. ‒Kendi kimliğimi ben böyle oluşturdum. Şahsiyet sahibi olmak çok güzel. Ancak bu güzelliği bahane edip de karakterleri bozmak çok kötü. Meselâ tahta parçası, hafifliğinden şikâyetle demir olmaya özenip ömrü boyunca bunu gerçekleştirmek için uğraşsa kendini inşâ mı etmiş, yoksa yapısını mahvetmiş mi […]

Continue reading »

HALVET TALEBİ

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Asıl adı Mehmed Şemseddin olan Akşemseddin Hazretleri, 1389 yılında Şam’da doğdu. Nesebi Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh-’a dayanır. İlk tahsilini babasından aldıktan sonra, Amasya ve Osmancık medreselerinde eğitim gördü. Tıp ve eczacılık ilminde kitap te’lif edecek kadar bilgiliydi. Zâhirî ilimleri ikmâl etmesine rağmen gönlündeki boşluğu dolduramayan Akşemseddin Hazretleri, devrin mürşid-i kâmillerini araştırdı ve Ankara’da ikamet eden Hacı […]

Continue reading »

İNSANIN DÜNYA İLE İMTİHANI

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsana, hikmetine binâen; hem dünya, hem de âhiret mekân olarak tahsis buyurulmuştur. Ancak ikāmet müddetleri birisinde ebedî, diğerinde ise onun yanında bir hiç mesâbesinde, bir anlık zaman müddetincedir. İnsana lutfedilen aklın îcâbı odur ki; her birine lâyık olduğu kadar kıymet verile. Buna işaret bâbında, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve […]

Continue reading »

NASIL ÖLMEK İSTERSİN?

Zahit GENÇ genczahit@gmail.com Bugün günlerden cuma. Yeni taşındığım bu şehirde kılacağım ilk cuma namazı. Cami büyük, güzel, tertemiz. Kürsüde hocaefendi vaaz ediyor. Kulağım onda, gözüm cami içindeki yazılarda. Kubbedeki motifler, süslemeler, renkler çok nefis. Cenâb-ı Hakk’ın 99 ismi (güzel isimleri) sağ, ön ve sol tarafa çok güzel bir hatla, ince, uzun bir şerit şeklinde yazılmış. Vaiz efendi 30-40 kişilik cemaate […]

Continue reading »

BİR YILDIZ AKTI

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Senai Bey ile sohbet: –Hocam, Yahya Kemal üstâdın şu şiirini okuyunca bakın aklıma ne geldi? Önce şiiri okuyayım size: –Buyurun Senai Bey! “–Bir yıldız aktı, gök ve deniz sarmaşır gibi, Vuslatta ilk öpüşmeyi andırdı ansızın. Birden kamaştı gözlerimiz, baktık engine. Hulyâlı mâvilikte bu ânî parıldayış, Tek bir dakîka sürmedi, kayboldu, sır gibi. Sandık ki; uçtu […]

Continue reading »
1 2 3 32