Vefatının 523. Yıl Dönümü Münasebetiyle MOLLA GÛRÂNÎ

Can ALPGÜVENÇ alpguvenc@gmail.com FETİH SABAHI YALIN KILIÇ ATEŞ HATTINA KOŞAN ÂLİM Osmanlı Devleti’nin kuruluş senelerinde askerî ve idarî faaliyetlere paralel olarak ilmî faaliyetlere de önem verilmiş, ikinci Osmanlı hükümdarı Orhan Bey, fethinden bir yıl sonra İznik’te ilk medreseyi açmıştı. Bursa’nın fethiyle birlikte Kaplıca ve Yıldırım medreseleri kurulmuş, Rumeli’ye geçilip Edirne’nin başkent olmasıyla bu çalışmalar Edirne üzerinde yoğunlaşmıştı. Osmanlı hükümdarlarının birçoğu […]

Continue reading »

OSMANLILARIN DOĞUYA YÖNELMESİ – YAVUZ DÖNEMİ (1512-1520)

Ahmet MERAL ahmetmeral61@gmail.com Milletimde ihtilâf u tefrika endîşesi, Gûşe-i kabrimde hattâ bîkarâr eyler beni; İttihâd oldu hücûm-ı hasmı def’a çâremiz, İttihâd etmezse millet, dâğdâr eyler beni… (Yavuz Sultan Selim) Yavuz Sultan Selim’in Osmanlı Devleti’nin yönetimini üstlendiği yıllarda İslâm dünyası Osmanlı, Safevî ve Memlûklulardan oluşan üç büyük hanedanlık tarafından yönetilmekteydi. Bu büyük devletlerin dışında, Mâverâünnehir bölgesinde hüküm süren ve Safevîlerle rekabet […]

Continue reading »

«EY ÜMMETİM!»

«O size çok düşkündür, sizin hüsrânınıza üzülüyor, saâdetinizi cidden istiyor; mü’minler için yüreği rikkat ve merhametle çarpıyor!» (et-Tevbe, 128) âyeti ile diğer Kur’ânî beyanlarda ve sayısız hadîs-i şerifte mezkûr, Varlık Nûru Muhammed Mustafâ j Efendimiz’in; biz ümmeti ile alâkalı özellikleri, duyguları, ifadeleri, tavsiyeleri ve hutbeleri tefsir ve şerh edildiğinde âşikâr olur ki O j; âdetâ; «Ey Ümmetim!» hitâbı içinde bizlere […]

Continue reading »

SİLKELEN GAFLET TOZUNDAN!..

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI)tali@yuzaki.com Meskenetten kurtulup gel, gayretin ardınca koş!.. Dâimâ olsun vazîfen, hizmetin ardınca koş!.. Boş bulunmak şeytanın avcunda hapsolmak demek; Silkelen gaflet tozundan cennetin ardınca koş!.. Boş bulunmak şeytanın avcunda hapsolmak demek; Gevşemek, bir tâze gülken pörsüyüp solmak demek. Pas tutar er-geç çürür âtıl kalan eşsiz kılınç; Kalbi parlak, zinde tutmak istiyor gayret, emek. Pas tutar er-geç çürür […]

Continue reading »

GÜL GİBİ TERLE!

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Çöl çöl kuruyup kalma aman, gül gibi terle, Her mevsimi zümrüt gibi yap, türlü hünerle… En sonda bizim aşk ile başlangıcımız var, En sonda bizim şevk ile koşturmacamız kâr… Vezni: mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün

Continue reading »

İFTİRA ATEŞİNİ ZEM

VAROĞLU (Mehmet Ali VAR) varoglu5@gmail.com Nice masum insanlara, Kasten çamur atanlar var… Konuşulan lisanlara, Şeksiz yalan katanlar var… Ne ise dervişin fikri, Olurmuş daima zikri, Unutup ömrüne şükrü, Sağa-sola çatanlar var… İnsan diye bulmuş değer, Nimet deryasında yüzer, İsyan edip Rabbe beşer, Günahlara batanlar var… Su uyur; uyumaz düşman, İhânet düşünür her an, Vermemek için tek aman, Hazır duran pitonlar […]

Continue reading »

BAZI HAYATLAR

Zahit GENÇ zahitgenc@gmail.com Bazı hayatlar var; üstün, mükemmel, Bazı hayatlar ki; miskin ve tembel. Bazı hayatlar var; her zaman taze, Bazı hayatlar ki; gelmiyor yüze. Bazı hayatlar var; nur sinmiş öze, Bazı hayatlar ki; görünmez göze. Bazı hayatlar var; kapmış bir köşe, Bazı hayatlar ki; yaramaz işe. Bazı hayatlar var; örnek bir hayat, Bazı hayatlar ki; her zaman bayat. Bazı […]

Continue reading »

SORGULAMA

SEFERÎ (M. Nejat SEFERCİOĞLU) nejatsefercioglu@hotmail.com Bre gafil can bedenden sürülünce neylersin sen? Gün gelip de defterlerin dürülünce neylersin sen? Böbürlenme; «Hiç kimseye hesap vermem!» diye öyle; Hesapların Hak önünde görülünce neylersin sen? Gönül verip mâsivâya yüz çevirdin hep Mevlâ’ya, Saldın vücut gemisini kesret denen şu deryâya, Bel bağlayıp bu dünyaya, dalıp gittin bir rüyâya; Ya defterin sol yanından verilince neylersin […]

Continue reading »

GÖKTEKİ YILDIZLAR

Servet YÜKSEL servety@t-online.de Allâh’ın sevgili, güzel kulları, Tâ «Kālû belâ»da îman ettiler. Cennete, «Cemal»e varır yolları, Bir dert ki dertlere derman ettiler… Atlarını dört bir yana sürdüler, Kıtaları kesip, biçip, dürdüler, Zaman-mekân ötesinde hürdüler, Dâvâyı dünyaya ferman ettiler… Sancağının gölgesine kondular, Öyle bir sohbet ki yanıp, yundular, İnsanlığa âb-ı hayat sundular, Şu kızgın çölleri umman ettiler… Hayıflansın bencileyin Kıtmirler, Bala […]

Continue reading »

BU KERVAN HER GÜN GEÇMEZ

Sadettin KAPLAN sadettinkaplan@gmail.com -Ashâb-ı Kehf’i düşünürken- Kuş uçar kervan geçer sevenler yârdan geçer… Umut yüklü kervanlar çok uzaklardan geçer… Uyur bu çölde zaman; yarın inmez, dün geçmez… «Raks-ı devran»ı bilir kralın çengileri, Öğretir bilmeyene, Arab-ı Zengileri, «Şart-ı ricaldir biat» ondan öte ün geçmez… Patlar mayınla beyin uğrunda hangi Bey’in, Biri kölesi iken katıksız bir ekmeğin, Diğerinin gönlünden bir ince hüzün […]

Continue reading »
1 723 724 725 726 727 1.032