Haiti’den Eyüp’e
BİR HİDÂYET HİKÂYESİ

Ömer Sami HIDIR – Nurullah Yaşar KELEŞ MÜLÂKAT Obed Davud, Haitili bir kardeşimiz. Hidâyete erme hikâyesi ve ülkesinin mâzîsine dair anlattıkları; gönül ufuklarımızı, Amerika kıtasının dibindeki bu adaya kadar genişletiyor. Fransızca konuşan Davud Kardeşimizle, değerli Nurullah Yaşar KELEŞ Beyin tercümesi vasıtasıyla hasbihâl ettik. YÜZAKI: Sizi tanıyabilir miyiz? Buraya gelişiniz, yani İslâmla müşerref oluşunuz nasıl oldu? Obed Davud: Bir rahip olan […]

Continue reading »

KURAKLIK İMTİHANI

YAZAR : Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Peygamber Efendimiz -sallâl­lâ­hu aleyhi ve sellem-, Mekke’de doğup büyümüştü. Çocukluğu da gençliği de içlerinde, yani Mekkelilerle beraber geçmişti. Mekke’de evlenmiş, orada çoluk çocuğa karışmıştı. Kısa bir süre çobanlık yapmış, sonra da ticaret hayatına orada atılmıştı. Yani o toplum; Rasûlullah -aleyhisselâm-’ı çok, hem de çoktan daha çok yakından tanıyorlardı. Bir ahlâk ve bir iffet âbidesi olarak […]

Continue reading »

O’nun Muhteşem Ahlâkı -21

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi  (Câhiliyyeyi Bertarâf Edici İnsan İnşâsı) ZULMETTEN NÛRA Cenâb-ı Hak, insanı Zâtına kulluk etmesi için yarattı. Cihanı, bu vazifenin îfâsı için, bir mârifetullah dershânesi hâlinde halk etti. İnsanı da Cenâb-ı Hak’la dost olmaya muvâfık istîdatlarla donattı. İmtihan gereği olarak; nefs, şeytan ve dünya gibi, insanı esas gayesinden uzaklaştırabilecek mâniler de var edildi. Âyet-i kerîmede buyurulur: […]

Continue reading »

AKIL İSRAFI NİMETİN ZİYANI

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi İsraf, bir nimetin ziyana dönüştürülmesidir. Bir nimet; kullanılmasının muvâfık olduğu sahada ve ölçüde kullanıldığında fayda verir, rahmet ve şifâ olur. Fakat sahası ve ölçüsü dışında kullanılması, onu zehir eyler. Şifâ olacak bir nimeti, zehir kılmak da; hem o nimeti israf etmek, hem de zehirleşmiş bir nimeti kullanarak kendine yazık etmektir. Maddî nimetlerin israfından daha […]

Continue reading »

İMTİHAN DÜNYASI

YAZAR : Sami GÖKSÜN Cenâb-ı Hak; insanı bu dünyaya, ilâhî takdirin bir neticesi olarak göndermiştir. İnsan bu hakikati ve gayeyi kavrayamazsa, kendince belirlediği fânî ve küçük hesaplar peşinde ömrünü tüketmektedir. Oysaki insan, hayatının her ânında imtihanla baş başa kalmaktadır. Bunun böyle olacağını Cenâb-ı Hak, Ankebût Sûresi’nin ikinci âyet-i kerîmesinde şöyle beyan buyurur: “Şimdi bu insanlar sadece; «İnandık!» demekle kendi hâllerine […]

Continue reading »

MUHAMMEDÜ’L-EMÎN’ den Güvenilir Ümmete…

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com Bütün peygamberlerde bulunması gereken; sıdk, emânet, fetânet, ismet ve tebliğ gibi müşterek bazı vasıflar vardır. Peygamberlere îmân eden bir mü’min, bütün bu vasıfların onlarda olduğuna da inanmak zorundadır. Îmân esaslarından olan peygamberlere îmân ancak bu şekilde kemâle erer. İşte peygamberlerde bulunması gereken bu vasıflardan biri de emânet vasfıdır. Bu mânâda onlar; kendilerine […]

Continue reading »

ÜVEYSÎLİK ve TEHLİKELERİ

YAZAR : Prof. Dr. Necdet TOSUN ntosun@hotmail.com Üveysîlik, bir kimsenin zâhiren görmediği kişi veya kişilerden rüya gibi yollarla mânevî eğitim alması ve bu yolla oluşan tarîkat anlamında bir tasavvuf terimidir. Hazret-i Peygamber -sallâllâ­hu­ aleyhi ve sellem- zamanında Yemen’de yaşayıp müslüman olan, fakat İslâm Peygamberi ile bizzat görüşemeyen Üveys el-Karanî’nin (Türkçede Veysel Karanî) rüya veya başka mânevî yollarla Efendimiz -sal­lâl­lâ­hu aleyhi […]

Continue reading »

İSRÂ ve MÎRAC
“Âyetlerimizden bir kısmını…

YAZAR : Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr “Âyetlerimizden bir kısmını O’na göstermek için; kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alıp, çevresini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir, gerçekten O işitendir, görendir.” (el-İsrâ, 17/1) Allah Teâlâ Hazretleri’nin; özelde Rasûlullah -aleyhisselâm-’a, genelde de bütün müslümanlara çok özel ikramı, ihsanı, lutfu ve keremi; İsrâ ve Mîrac hâdisesidir. İsrâ; Mescid-i Haram’dan Mescid-i […]

Continue reading »

Maksıdu’ş-Şerîa Nokta-i Nazarından İSLÂM’DA İBÂDET MEFHÛMU

YAZAR : Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ ogmusharun@yahoo.com İbâdet kulluk demektir. İslâm, kulluğun yalnızca Allâh’a yapılmasını emreder. Kulluğun temelinde Allâh’a gönülden bağlanmak, O’nun yüceliğini kabul etmek (ta‘zîm), O’na itaat edip boyun eğmek (istislâm), bu konuda hiç kimseyi O’nun önüne geçirmemek, Onu sevmek (hubb), O’nun emirlerini çiğnemekten ve âhirette bunun âkıbetinden sakınmak (havf, takvâ), O’na dayanıp güvenmek (tevekkül), O’na yönelmek (teveccüh, inâbe) […]

Continue reading »

O’nun Muhteşem Ahlâkı -20-

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi (İrşad ve Tebliği – Emr-i Bi’l-Mâruf ve Nehy-i Ani’l-Münker Hassâsiyeti) BEDELİ VAR! Cenâb-ı Hak; insanı, Zâtına kulluk için yarattı. Bu vazifeyi edâ edebilmesi için de insana nice nimetler lutfetti. İlâhî yardım olan bu nimetleri, hiçbir kul; bedel ödeyerek elde etmedi. Hiçbirimiz; var edilme nimetine, bir bedel ödeyerek kavuşmadık. İnsan olarak halk edilmemiz, îman lutfuna […]

Continue reading »
1 78 79 80 81 82 173