BursaÔÇÖda As─▒rl─▒k Bir ├ç─▒nar TESB─░H├ç─░ H├ťSEY─░N EFEND─░

Hasan TURYAN hasanturyan@gmail.com

Muhterem ├╝stadlar─▒m─▒z Musa TOPBA┼× ve Osman N├╗ri EfendiÔÇÖlerin g├╝zel tabirleri ├╝zere yolumuzun muhteremi ├╝├ž H├╝seyin Efendi vard─▒.

┬źNev┼čehirli H├╝seyin Efendi┬╗, yatarken dah├« edeben ayaklar─▒n─▒ hi├ž uzatmayan ┬źSamsunlu H├╝seyin Efendi┬╗ ve dah├« d├╗a makam─▒nda as─▒rl─▒k ├ž─▒nar ┬źBursal─▒ Tesbih├ži H├╝seyin Efendi┬╗.

Bu yaz─▒ ana hatlar─▒yla 2000 senesinde H├╝seyin EfendiÔÇÖnin bizzat kendisiyle yapt─▒─č─▒m─▒z bir r├Âportajdan kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒r.

Tesbih├ži H├╝seyin Efendi n├╝fus kay─▒tlar─▒na g├Âre (hicr├« 1336ÔÇÖda diye ifade edilse de o─člunun verdi─či bilgiye g├Âre 1334ÔÇÖte yani) 1918ÔÇÖde BursaÔÇÖda do─čdu. Babas─▒ H├óf─▒z Ali Efendi, annesi R├óbia Han─▒mÔÇÖd─▒r. Anne taraf─▒ndan dedeleri K├ÂstendilÔÇÖden, baba taraf─▒ ├ťsk├╝pÔÇÖten BursaÔÇÖya g├Â├ž etmi┼člerdir. ├çocukluk hayat─▒ Do─čan Bey MahallesiÔÇÖnde ge├žti. ─░lk tahsilini Demirta┼č ─░lkokuluÔÇÖnda tamamlad─▒. Ulu CamiÔÇÖnin bat─▒ taraf─▒nda Herakeciler ├çar┼č─▒s─▒ vard─▒. O ├žar┼č─▒da ayakkab─▒c─▒ Ahmed Hamdi Ustan─▒n yan─▒na ├ž─▒rak girdi. Ustal─▒k belgesini de ondan ald─▒. Daha sonra Aynal─▒ ├çar┼č─▒ÔÇÖda vak─▒flara ait y├╝ksek tavanl─▒ d├╝kk├ónlardan birini kiralayarak 1958ÔÇÖdeki Kapal─▒ ├çar┼č─▒ yang─▒n─▒na kadar ayakkab─▒c─▒l─▒k mesle─čini orada devam ettirdi. H├╝seyin EfendiÔÇÖnin verdi─či bilgiye g├Âre; bu yang─▒nda, ─░vazpa┼ča CamiiÔÇÖnden yukar─▒ TahtakaleÔÇÖye oradan Tophaneye ula┼čan caddeye kadar her taraf harap olmu┼čtu. Bundan sonra iki y─▒l kadar Do─čan BeyÔÇÖdeki evlerinin Fevzi ├çakmak CaddesiÔÇÖne bakan taraf─▒nda bir oda ihd├ós ederek, ayakkab─▒ imal├ót ve tamircili─či ile ge├žimini sa─člamaya devam ettiler. H├╝seyin Efendi mesle─činde ├Âyle maharet kazanm─▒┼čt─▒ ki; zaman─▒n usta ayakkab─▒c─▒lar─▒ndan kulaklar─▒ duymad─▒─č─▒ i├žin ┬źKulaks─▒z Mehmed┬╗ lakab─▒yla me┼čhur olan Mehmed EfendiÔÇÖden daha g├╝zel, daha sa─člam ve daha kaliteli iskarpinler yapmaktayd─▒. Bu sebeple onun yapt─▒─č─▒ ayakkab─▒lar ├žok be─čenilir, tercih edilir olmu┼čtu. Bursa e┼čraf─▒, ayakkab─▒lar─▒n─▒ ona yapt─▒r─▒rlard─▒. M├╝┼čterilerin onun imal├ót─▒n─▒ tercih etmeleri di─čer meslekta┼člar─▒ aras─▒nda biraz k─▒skan├žl─▒k konusu oldu;

ÔÇťOnun ayakkab─▒lar─▒nda ku┼č mu var ki herkes onu tercih ediyor?ÔÇŁ demeye ba┼člam─▒┼člard─▒. Bu vesileyle eskiler onu Kundurac─▒ H├╝seyin Efendi olarak bilirler. 1960 Ramazan Ay─▒ ba┼č─▒nda, Ulu CamiÔÇÖnin do─ču avlusuna biti┼čik eski baraka d├╝kk├ónlar─▒ndan birini sat─▒n alarak tesbih, takke, KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim ve d├«n├« kitaplar ├╝zerine ticaretle evin ge├žimini temine ba┼člad─▒lar. Belediye; barakalar─▒ buradan kald─▒r─▒nca, ona Ulu CamiÔÇÖnin alt─▒nda hamama biti┼čik bir d├╝kkanc─▒k verdi. (Buras─▒ All├óhu aÔÇślem H├╝d├óy├« HazretleriÔÇÖni ir┼č├ód eden Eskici Mehmed EfendiÔÇÖnin d├╝kk├ón─▒n─▒n yeri olsa gerek) 1980ÔÇÖli y─▒llar─▒n ba┼č─▒nda da Emir HanÔÇÖ─▒n giri┼činde bir d├╝kk├ón kiralayarak, ayn─▒ i┼č ├╝zerine ┬źd├«n├« kitaplar, KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim, takke, tesbih satarak┬╗ ge├žimlerini temin ettiler. Bundan b├Âyle Tesbih├ži H├╝seyin Efendi diye an─▒l─▒r oldu.

H├╝seyin EfendiÔÇÖnin h├ót─▒ralar─▒ aras─▒nda, hi├ž unutamad─▒─č─▒ ilk mektep hocas─▒ ve ayn─▒ zamanda m├╝d├╝r├╝ ─░rfan Efendi ├Ânemli bir yer tutar. Konusu a├ž─▒ld─▒k├ža s─▒k s─▒k ondan bahsederlerdi. H├╝seyin Efendi; ├«timat edilir, g├╝venilir ki┼čili─čiyle okulda de─či┼čik ihtiya├žlar i├žin toplanan paralar─▒n emniyetli kasas─▒ idi. Bir g├╝n toplanan paralardan yirmi lira eksik ├ž─▒km─▒┼čt─▒. 1930-32 y─▒llar─▒nda yirmi liran─▒n de─čeri olduk├ža y├╝ksek bir mebl├ó─č idi. Annesiyle okula ├ža─č─▒r─▒lm─▒┼člard─▒. Annesinden yeterli azar─▒ i┼čittikten sonra, korka korka m├╝d├╝r├╝n yan─▒na ├ž─▒kt─▒lar. M├╝d├╝r ─░rfan Efendi;

ÔÇťBiz o paray─▒ bulduk, kasam─▒zdaym─▒┼č g├Ârmemi┼čiz.ÔÇŁ dedikten sonra ancak rahatlayabildiler. Okulda iki ├Â─čretmen vard─▒. M├╝zik ├Â─čretmeni Kadriye Han─▒m, di─čer derslere giren m├╝d├╝r ─░rfan Bey.

Canci─čer olduklar─▒ arkada┼člar─▒ ┼×evki Efendi ile Havlucu Hamdi Efendiler seneler sonra onu bir eve sohbete ├ža─č─▒rd─▒lar. ReyhanÔÇÖda gittikleri evde kendilerine izzet-i ikramda bulunan─▒n m├╝d├╝r├╝ ─░rfan Bey oldu─čunu g├Âr├╝nce pek ┼ča┼č─▒rd─▒ ve mahcubiyetinden ne yapaca─č─▒n─▒ bilemedi. Me─čer o da b├╝y├╝k pederimiz EsÔÇśad EfendiÔÇÖnin talebesiymi┼č.

H├╝seyin EfendiÔÇÖnin tahsili yukar─▒da da bahsetti─čimiz o zaman ─░rfan BeyÔÇÖin m├╝d├╝r├╝ oldu─ču Demirta┼č ─░lkokuluÔÇÖdur. Hepsi bu!.. Z├óhirde bu; ortaokul yok, lise yok, ├╝niversite yok ama ├Âyle de─čil i┼čte. ─░┼čin b├ót─▒n taraf─▒ da var. ─░┼čin bu taraf─▒na bakt─▒─č─▒m─▒zda nice ortaokul, lise ve ├╝niversite hocalar─▒, profes├Ârler ona metf├╗n ona hayran ve onun talebeleri olmu┼člard─▒r. Ne mutlu o insanlara ve onlardan biri olan Bursal─▒ Tesbih├ži H├╝seyin EfendiÔÇÖye; z├óhirde y├╝ksek tahsil g├Ârmemi┼č, l├ókin b├ót─▒nda Allah Ras├╗l├╝ ve OÔÇÖnun yolunda yeti┼čen hak dostlar─▒n─▒n rahle-i tedr├«sinde marifetullah ve muhabbetullah tahsilini tamamlay─▒p ┬źHi├žlik┬╗ makam─▒na ula┼čanlardan olmu┼čtur. ─░┼čte ger├žek ilim ve ger├žek tahsil!.. Rabbim bizlere de nasip etsin. ├ém├«n.

1939-1944 y─▒llar─▒ aras─▒nda 36 ay s├╝ren askerli─činin bir k─▒sm─▒n─▒ Zonguldak-Bart─▒nÔÇÖda bir k─▒sm─▒n─▒ da EdirneÔÇÖde yapt─▒. MudanyaÔÇÖdan vapurla Tekirda─č-Muratl─▒ istasyonuna, oradan trenle EdirneÔÇÖye ge├žtiler. H├╝seyin Efendi ilk defa ana-baba evinden ayr─▒l─▒yordu. Bu ayr─▒l─▒┼č ona ├žok a─č─▒r gelmi┼čti. Bu s─▒rada AllahÔÇÖtan ba┼čka yard─▒mc─▒ olacak kimseyi g├Âremiyor, kimseye derdini a├žam─▒yordu. F─▒rsat bulduk├ža mataras─▒ndaki su ile abdest al─▒r, bir a─ča├ž alt─▒nda namaz─▒n─▒ ed├ó eder ve ├žok a─člard─▒;

ÔÇťY├ó Rabb├«! Benim SenÔÇÖden ba┼čka kimsem yok!ÔÇŁ der Rabbine y├Ânelirdi. Bu yaln─▒zl─▒k onun daha fazla ib├ódetlere sar─▒lmas─▒na ve daha fazla All├óhÔÇÖa yak─▒n olmas─▒na sebep oldu.

Bart─▒nÔÇÖda bulundu─ču s─▒rada onu ├žok sevmi┼č olan kumandan─▒, kendisine sivilde bir oda tahsis etti. O orada ayakkab─▒c─▒ mesle─čini devam ettirdi. Bart─▒nÔÇÖ─▒n dondurucu so─čuk k─▒┼č g├╝nlerinde; d─▒┼čar─▒da ├╝┼č├╝yenlere ac─▒r, herkesi ├ža─č─▒r─▒p odas─▒nda ─▒s─▒nmalar─▒n─▒ sa─člard─▒. Fakirlere merhamet eder, ├že┼čitli yard─▒mlarda bulunurdu. Oran─▒n halk─▒ yoksul yoksulca oldu─ču i├žin, bir g├╝n kazand─▒─č─▒ paralar─▒n hepsini ge├žen birine vermek diledi ve cebindeki b├╝t├╝n paralar─▒ masan─▒n ├╝zerine d├Âkt├╝. H├╝seyin Efendi, bu d├╝┼č├╝ncelerle yo─črulurken o s─▒rada bir p├«r-i f├ón├« ge├žti d├╝kk├ón─▒n ├Ân├╝nden. O anda ertesi g├╝n, memleketine g├Ânderece─či mektup geldi akl─▒na; hemen g├Ânderece─či mektubun paras─▒n─▒ onlar─▒n i├žinden ay─▒rd─▒ ve kalan─▒n─▒ b├╝t├╝n├╝yle gitti o ihtiyara verdi. D├╝kk├ón─▒na d├Ân├╝nce bu defa da pi┼čmanl─▒k duydu. ─░├žinden kendi kendine;

ÔÇťHani sen bug├╝n b├╝t├╝n paralar─▒ tasadduk edecektin?ÔÇŁ dedi ve hemen ko┼čtu mektup g├Ândermek i├žin ay─▒rd─▒─č─▒ miktar─▒ da o p├«r-i f├ón├«ye teslim etti. Ko┼čup p├«r-i f├ón├«ye seslendi─činde, o z├ót; paralar─▒ geri isteyecek diye ├žok endi┼čelendi ama ├Âyle olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝nce de pek sevindi.

Askerlik ├Âncesinde ailesine olan ba─čl─▒l─▒─č─▒ sebebiyle; ailece Ge├žitÔÇÖteki teyzelerine, day─▒lar─▒na giderlerdi. H├╝seyin Efendi, akrabalar─▒nda yaln─▒z kalmaz, babalar─▒ ile beraber olursa kal─▒r; yoksa o da evlerine d├Ânerdi.

Ahmed Hamdi Ustan─▒n yan─▒nda ├žal─▒┼č─▒rken, d├╝kk├óna ustan─▒n dostlar─▒ gelir; huzur dolu sohbetlerde bulunurlard─▒. O; bunlar─▒ can kula─č─▒ ile dinler, a┼č─▒r─▒ haz al─▒rd─▒. Bu sohbetlerde Allah dostlar─▒n─▒n h├óllerinden s├Âz edilirdi.

ADANALI MAHMUD S├éM─░ EFEND─░ ─░LE TANI┼×MALARI

O g├╝nlerde Adanal─▒ S├ómi EfendiÔÇÖden s├Âz ediliyor, onun BursaÔÇÖy─▒ ziyaret edece─činden bahsediliyordu. ├çok medh u sen├ós─▒ yap─▒l─▒yordu. H├╝seyin Efendi; hen├╝z onu tan─▒m─▒yordu. Ama i├žinden de;

ÔÇťKimdir bu S├ómi Efendi? Nas─▒l g├Ârmeli kendisini, nas─▒l tan─▒┼čmal─▒, konu┼čmal─▒?!.ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝n├╝yordu. O zaman Bursa k├╝├ž├╝k yer; ├žar┼č─▒da, pazarda herkes birbirini tan─▒yor, cami cemaati ise daha yak─▒n tan─▒┼č─▒yorlard─▒. G├Ânl├╝n├╝ huzura kavu┼čturmak, huzurlu insanlarla tan─▒┼č─▒p g├Âr├╝┼čmek arzusunda olan H├╝seyin Efendi; gelen yabanc─▒ misafirlerin Ulu Cami veya Orhan CamiiÔÇÖnde olabileceklerini, vakit namazlar─▒n─▒, bilhassa sabah namazlar─▒n─▒ Ulu CamiÔÇÖde k─▒labileceklerini d├╝┼č├╝nerek sabahlar─▒ erkenden kalkar Ulu CamiÔÇÖye gider orada yabanc─▒ kimse g├Âremezse Orhan CamiiÔÇÖne ko┼čar, orada arad─▒klar─▒na kavu┼čmak isterdi.

Daha ├žocukluktan kendisini tan─▒yan cami cemaatinden Fuat Bey; onu namaz k─▒lmas─▒ndan ├Ât├╝r├╝ sever, cami ├ž─▒k─▒┼člar─▒nda cebinde ne bulunursa ona verir, onu sevindirirdi. Fuat Bey; Orhan Camii alt─▒nda, ┼čimdiki Bursa kebap├ž─▒s─▒n─▒n bulundu─ču yerde oturuyordu. Gen├ž H├╝seyin Efendi, Ulu Cami ile Orhan Camii aras─▒nda gidip gelirken onunla kar┼č─▒la┼čt─▒. Fuat Bey onu g├Âr├╝nce;

ÔÇťÔÇôHaydi seni bize g├Ât├╝reyim. Benimle gelir misin?ÔÇŁ dedi;

ÔÇťÔÇôEvet!ÔÇŁ cevab─▒n─▒ al─▒nca;

ÔÇťÔÇôBen pazardan biraz erzak al─▒p gelece─čim, burada biraz bekler misin?ÔÇŁ buyurdu. Gen├ž H├╝seyin Efendi;

ÔÇťÔÇôElbette memnuniyetle beklerim.ÔÇŁ diyerek beklemeye koyuldu. Nas─▒l beklemesin ki, zaten bu aray─▒┼č i├žinde de─čil miydi? Orhan CamiiÔÇÖnin do─ču giri┼čindeki b├╝y├╝k demir kap─▒n─▒n yan─▒nda bekliyordu. Fuat Bey taraf─▒ndan g├Âr├╝ls├╝n, g├Âzden ─▒rak kalmas─▒n diye de biraz meydanda duruyordu. Fuat Bey; ├žar┼č─▒dan alaca─č─▒n─▒ ald─▒, geldi. Beraberce eve ge├žtiler. Fuat Bey, sabah kahvalt─▒s─▒ i├žin sofra haz─▒rlad─▒. Gen├ž H├╝seyin Efendi de sofra d├╝zenlemesinde ona yard─▒mc─▒ oldu. Bu s─▒rada kap─▒ ├žal─▒nd─▒, bir z├ót geldi, onu i├žeri bir odaya ald─▒lar. Biraz sonra Fuat Bey H├╝seyin EfendiÔÇÖye;

ÔÇťÔÇôHaydi sen yan─▒na gir, g├Âr├╝┼č├╝n!ÔÇŁ deyip onu i├žeri g├Ânderdi. Kap─▒y─▒ da kapad─▒. H├╝seyin Efendi ne olaca─č─▒n─▒, ne diyece─čini bilemedi. S├ómi EfendiÔÇÖye uzak oturmu┼čtu. S├ómi Efendi kendisine;

ÔÇťYak─▒n gel evl├ód─▒m.ÔÇŁ dedi. O da dizleri ├╝zerinde y├╝r├╝yerek yakla┼čt─▒;

ÔÇťDaha yak─▒n gel.ÔÇŁ dediler.

O da, denildi─či gibi yapt─▒.

Kendisi ┼č├Âyle anlatt─▒:

ÔÇťOn be┼č ya┼č─▒ndayken bir r├╝ya g├Ârm├╝┼čt├╝m, bir duvar─▒n ├Ân├╝ndeydim. Duvar─▒n ├╝zerinde dikenli tellerden olu┼čan bir ├žit vard─▒. O duvardan i├žeri girmek ├žok zormu┼č. ─░nsanlardan bekleyenler de vard─▒. Birden kolayl─▒kla o duvar─▒ a┼č─▒p, bah├ženin i├žine giriverdim. Yukar─▒ya do─čru devam eden bir ye┼čillik var. Ye┼čilliklerin aras─▒ndan yamac─▒ t─▒rman─▒yorum, en tepede b├╝y├╝k├že bir a─ča├ž g├Âr├╝yorum. O a─čac─▒n alt─▒na kadar var─▒yorum. ├ť├ž ki┼či oturuyorlar. Yakla┼č─▒yorum biri Peygamber EfendimizÔÇÖmi┼č, di─čeri Hazret-i Eb├╗bekir Efendimiz, ├╝├ž├╝nc├╝ ki┼čiyi tan─▒yam─▒yorum. ─░┼čte Fuat EfendiÔÇÖnin evinde misafir odas─▒na girip de ba┼č─▒m─▒ kald─▒r─▒p bakt─▒─č─▒m an, o y─▒llar ├Ânce r├╝yada g├Ârd├╝─č├╝m ├╝├ž├╝nc├╝ ki┼činin kim oldu─čunu ├ž├Âz├╝veriyorum. Bu; y─▒llard─▒r i├žimde biriken muamm├ó ki┼či, me─čer Mahmud S├ómi Efendi PederimizÔÇÖmi┼č. Bu g├Âr├╝┼čmede; bana eliyle i┼čaret ederek yakla┼čmam─▒ istediler. Ben edep bilmem ki, biraz ilerledim yine ortada bir yerlere diz ├╝st├╝ oturdum. Tekrar ├ža─č─▒rd─▒lar, yanlar─▒na varana kadar. ─░┼čte g├Ân├╝llerdeki m├ónev├« al─▒┼čveri┼č orada ba┼člad─▒. ─░┼čte o anda ders t├ólimi yap─▒ld─▒. O derste nice s─▒rlar doluydu.

Ondan sonraki ya┼čay─▒┼č─▒m─▒ da bilmiyorum. G├╝ne┼č kar┼č─▒s─▒nda eriyen bir ya─č par├žas─▒ gibi eridim gittim. O andan beri de ├Âmr├╝m├╝ onlar─▒n hasretiyle, yak─▒nl─▒klar─▒n─▒ arayarak ge├žirdim. Rabbim in┼č├óallah bu sevgimizin y├╝z├╝ suyu h├╝rmetine, bizi hep onlarla beraber eyleyip, beraber ha┼čreylesin. ├ém├«n!..ÔÇŁ diyerek s├Âz├╝n├╝ bir du├ó ile tamamlad─▒.

Aradan y─▒llar ge├žti. 1980 sonbahar─▒na do─čru Muhterem ├ťstad Musa Efendi Hazretleri kendisini bir g├╝n; gece saat 02:00ÔÇÖda devleth├óneye davet etti. O gece Sult├ón├╝ÔÇÖl-├érif├«n Mahmud S├ómi Efendi Hazretleri de oradayd─▒. Abdest al─▒p tehecc├╝d namaz─▒n─▒ k─▒ld─▒lar. Gecenin seherinde ├╝├ž Allah dostu bir araya gelmi┼čti. Bir zaman bir arada kald─▒lar. Bu davette S├ómi Efendi, Tesbih├ži H├╝seyin EfendiÔÇÖye vazife vererek BursaÔÇÖda evl├ótlar─▒n─▒n terbiyesini ona em├ónet etti.Bu h├ódiseyi kendilerinden dinleyelim:

ÔÇťBir g├╝n Musa Efendi PederimizÔÇÖle Orhan CamiiÔÇÖnin avlusunda kar┼č─▒la┼čt─▒k. Fakire;

┬źÔÇôAk┼čama bize gelebilir misiniz?┬╗ buyurdu.

┬źÔÇôHay hay efendim!┬╗ dedim. Bereket; ┬źKa├žta geleyim?┬╗ diye sormu┼čum.

┬źÔÇôSaat ikide…┬╗ buyurdular. Ayr─▒ld─▒k. ┬źB├Âyle bir davet nas─▒l oldu?┬╗ diye sevin├žle pazardan ne ald─▒─č─▒m─▒ bilmeden birka├ž al─▒┼čveri┼č yapt─▒m ve eve d├Ând├╝m.

┼×imdi eve; ┬źSaat ikide bir yere davetliyim.┬╗ desem; ┬źGece ikide davet mi olur, kim bilir nas─▒l bir i┼čin var da bizi b├Âyle avutuyorsun?!.┬╗ diyebilirler. D├╝kk├ón─▒m─▒z Cami-i KebirÔÇÖin avlusunda o zamanlar; geceleri baz─▒ etraf vil├óyetlerden, kazalardan b├╝y├╝k otob├╝sler gelir orada konaklar, yolcular ┼čad─▒rvanlara ko┼čar, a├ž─▒k d├╝kk├ón olursa da e┼čine dostuna hediyelik e┼čyalar al─▒rlard─▒. Benim b├Âyle bir durumum da olunca eve;

┬źSiz vakitlice istirahat edin, e─čer beni yerimde bulamazsan─▒z merak etmeyin!┬╗ diyerek bir haber verdim ve yar─▒m da olsa bir izin alm─▒┼č oldum. Yats─▒y─▒ k─▒ld─▒m. O yats─▒ namaz─▒, tarifi imk├óns─▒z bir huzurla k─▒l─▒nd─▒. Hem RabbimÔÇÖin huz├╗runday─▒m hem de OÔÇÖnun bir yak─▒n─▒n─▒n davetine ic├óbet edece─čim. Hak etmedi─čim h├ólde bunu kendime bir hak olarak m─▒ g├Âr├╝yorum diye korkuyorum. ├ç├╝nk├╝ ben anlay─▒┼č─▒ az, ├óciz birisiyim.

Saat birde evden ├ž─▒kt─▒m. Evimiz BursaÔÇÖn─▒n eski mahallelerindeydi. Bulgarlar MahallesiÔÇÖnden, ├çatalf─▒r─▒nÔÇÖdan, ├çelikpalasÔÇÖtan, ├çekirgeÔÇÖden Uluda─č yoluna kadar hi├ž kimseye rastlamad─▒m. Zaten Servinaz OteliÔÇÖnin ilerisinde yerle┼čim yeri yoktu. Gecenin yar─▒s─▒nda o yollar─▒ y├╝r├╝yerek gidiyorum. Ama zerre kadar da yorgunluk duymuyorum. Sanki yollar d├╝r├╝l├╝yor. Nihayet devleth├ónenin ├Ân├╝ne geldim. Musa Efendi; di─čer zamanlar oradaki kelblerin yiyeceklerini verme vazifesi verdi─či i├žin, kelbler beni tan─▒yorlard─▒. ─░kiye ├žeyrek kala kap─▒ya yakla┼čt─▒─č─▒m zaman, o m├╝b├órek hayvanc─▒klar iki ayaklar─▒ ├╝zerine kalkarak heyecanlanmaya ba┼člay─▒nca, -Musa EfendiÔÇÖnin randevu titizli─čine bak─▒n ki- hemen kendisi evden ├ž─▒kt─▒, ben kap─▒y─▒ ├žalmadan a├žt─▒. Herh├ólde o saatte kap─▒ ├žal─▒ns─▒n istemiyordu. K├Âpekce─čizleri g├Âstererek;

┬źÔÇôBak seni sevenler de bekliyormu┼č.┬╗ diye lat├«fe ettiler. Sonra i├žeri ald─▒.

Ben ne olaca─č─▒n─▒ da bilmiyorum. S├ómi Efendi PederimizÔÇÖin abdest almas─▒ i├žin bir haz─▒rl─▒k yapm─▒┼č, ortaya bir ├Ârt├╝ sermi┼č ve bir le─čen koymu┼č. Kendileri ├žok ince bir zevke sahip olduklar─▒ i├žin, o ├Ârt├╝ ve le─čenin renklerinin g├╝zelli─čini tarif edemem. Ama hayat─▒mda ├Âyle g├╝zel ┼čeyler g├Ârmedim. Sonra S├ómi EfendiÔÇÖnin oturup abdest alaca─č─▒ yeri belki d├Â┼čemeci o g├╝zellikte tanzim edemez. Odada kendi kendime ┼č├Âyle d├╝┼č├╝n├╝yorum:

┬źY├ó Rabb├«! Bu iki b├╝y├╝k insan da SenÔÇÖin dostun, velin; acaba ben onlar─▒n aras─▒nda bulunmakla fazlal─▒k m─▒ olaca─č─▒m? Onlara SenÔÇÖden gelecek rahmete engel mi olaca─č─▒m, beni affet!┬╗ B├Âyle d├╝┼č├╝n├╝rken bir a─člama geldi, kendimi tutam─▒yordum. A─člamaktan mendilim s─▒r─▒ls─▒klam oldu. Musa Efendi Pederimiz;

┬źSus karde┼čim!┬╗ veya; ┬źNi├žin a─čl─▒yorsun?┬╗ gibi hi├žbir ┼čey s├Âylemeden dizime yeni bir mendil b─▒rakt─▒ gitti. O mendil de ─▒sland─▒, yine sessizce bir yenisini daha b─▒rakt─▒. B├Âyle 2-3 mendil b─▒rakm─▒┼č oldu.

Biraz sonra bakt─▒m, hareketleri h─▒zland─▒. Musa Efendi; tarifsiz bir edeple bekliyordu. S├ómi EfendiÔÇÖyle Musa EfendiÔÇÖnin aras─▒ndaki telefonu ben anlam─▒yorum. Ama birbirlerinden haberdarlar. Bana bir havlu verdi;

┬źPederimizin abdestinden sonra tutars─▒n─▒z bunu.┬╗ dedi. Heyecandan titriyordum. Sonra S├ómi Efendi, odalar─▒ndan ├ž─▒kt─▒lar, haz─▒rlanan yere oturdular. Musa EfendiÔÇÖnin ├Âyle ├Âl├ž├╝l├╝ bir su d├Âk├╝┼č├╝ var ki onu ancak seyretmek gerekiyor. Avu├žlar─▒na d├Âkt├╝kleri su, hangi ├óz├ólar─▒n─▒ y─▒kayacak ise ona yetecek kadar oluyor. Ne eksik ne fazla. Sonra tehecc├╝d namaz─▒ i├žin yine odalar─▒na ge├žtiler. Musa Efendi hizmette o kadar dikkatliler ki, tam tehecc├╝d├╝ bitirdikten sonra kap─▒y─▒ a├žt─▒lar. Ve beni i├žeri ald─▒lar. Kendime g├Âre kendimi Musa EfendiÔÇÖnin yan─▒nda biraz daha g├╝vende hissetti─čim i├žin;

┬źO da i├žeri girse…┬╗ diyorum. Birka├ž dakika sonra da Musa Efendi de geldiler. ├ť├ž├╝m├╝z├╝n orada ge├žirdi─či bir zaman oldu. K─▒ymetini bilemedim. ┬źHakk─▒m olmad─▒─č─▒ h├ólde b├Âyle bir lutfun oldu┬╗ diye RabbimÔÇÖe i├žimden inleyerek hamd ediyorum. ┬źY├ó Rabb├«! Ben Sana l├óy─▒k de─čilim, sevgililerine de l├óy─▒k de─čilim. Bunun ┼č├╝kr├╝n├╝ nas─▒l ed├ó ederim?┬╗ diye hay─▒flan─▒yorum. Fakat o dakikada ya┼čad─▒─č─▒m h├óli ve sevinci n├╝m├╗ne g├Âsterebilece─čim bir ┼čey yok ki; ┬ź┼×una benziyordu.┬╗ diyebileyim.

G├Ân├╝l ve kalp bayram─▒n─▒n tad─▒n─▒ Allah hepimize tekrar tekrar nas├«b eylesin. O Allah dostlar─▒n─▒n g├╝zel h├óllerinden, mu├ómel├ótlar─▒ndaki g├╝zelliklerden bizlere hisseler nas├«b eylesin. PeygamberimizÔÇÖle, ash├ób─▒yla, Selm├ón-─▒ F├óris├«, K├ós─▒m bin Muhammed, C├ófer-i S├ód─▒k, B├óyez├«d-i Best├óm├«, Abd├╝lh├ólik G├╝cd├╝v├ón├«, ┼×├óh-─▒ Nak┼čibend, H├ólid-i Ba─čd├ód├«, T├óhaÔÇÖl-Har├«r├«, T├óhaÔÇÖl-Hakk├ór├«, EsÔÇśad Efendi, S├ómi Efendi, Musa Efendi ile her g├╝n o m├╝b├órek vakitlerde bulu┼čmay─▒ nas├«b eylesin. Bizleri, o b├╝y├╝klere evl├ót etmi┼čler. O halkadan ay─▒rmas─▒n Rabbim. O b├╝y├╝kler bizim i├žin;

┬źY├ó Rabb├«! Bunlar bizi sevip itaat etmi┼člerdi, verdiklerimizi yerine getirmi┼člerdi, ├ža─č─▒r onlar─▒ da…┬╗ desinler diye ├╝mit ediyoruz. Bizlere bunu dedirtebilecek bir itaati, hizmeti, edebi, em├ónete ri├óyeti Rabbimiz ihsan buyursun. Onlar─▒n em├ónetleri ├žok ├Ânemli, o em├ónetlerin ├«f├ó vakti olan seherleri iyi de─čerlendirelim. Rabbimiz seherlerde bizleri uyan─▒k eylesin. Elimizi, aya─č─▒m─▒z─▒, kula─č─▒m─▒z─▒, o yolda kullanmay─▒ nas├«b eylesin. G├Âz├╝m├╝z├╝, g├Ânl├╝m├╝z├╝ o vakitlerde ayd─▒nl─▒k eylesin. ├ém├«n…ÔÇŁ

┼×EM├é─░L─░

H├╝seyin Efendi; ortaya yak─▒n boylu, hafif pembemsi beyaz tenli, geni┼č omuzlu, minyon tipli, -s├╝nnete uygun- siyah─▒ az beyaz sakall─▒yd─▒. Y├╝z├╝ sevimli, ho┼č s├Âzl├╝, vakarl─▒ ve m├╝tev├óz─▒ idi. Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n emirlerine uyulmas─▒ hususunda ├žok dikkatli olup; hocas─▒na tam ba─čl─▒, tesl├«miyetliydi. Hocas─▒ S├ómi EfendiÔÇÖnin emirlerini yerine getirmekte en ufak bir eksiklikten, noksanl─▒ktan ├žekinirdi. S├ómi EfendiÔÇÖnin s├Âzlerini, tavsiyelerini s├Âylerken; ne bir fazla ne bir eksik s├Âylemekten hicap duyard─▒. K─▒zg─▒nl─▒kta ve yumu┼čakl─▒kta orta h├ólliydi. C├Âmert ve iyilikseverdi. Bu konuda gizlili─če dikkat eder, ├ólimleri ve ├órifleri sever onlara iltifat ederdi. Fakir-zengin ay─▒r─▒m─▒ yapmaz; herkesi sever, herkesin g├Ânl├╝n├╝ al─▒rd─▒. Bu h├ólinden ├Ât├╝r├╝ herkes de onu sever ve herkes de kendisine yak─▒n g├Âr├╝rd├╝. Siyaset ilmine v├ók─▒f olup gelenin durumuna g├Âre konu┼čur, kimseye kar┼č─▒ k─▒r─▒c─▒ olmazd─▒. Talebelerinden her kim kendisini ziyarete gitse; onunla rahat konu┼čurdu, o hi├ž b├╝y├╝kl├╝k taslamazd─▒. Yabanc─▒lara kar┼č─▒ kendisini belli etmezdi. Kendisinden harikul├óde h├óller bekleyenlere de; kendisinin ilmi olmad─▒─č─▒n─▒ bir ├╝mm├« oldu─čunu ifade eder, g├Ân├╝llerini alarak onlar─▒ uzakla┼čt─▒r─▒rd─▒.

H├╝seyin Efendi aile halk─▒na kar┼č─▒ da ├žok ┼čefkatliydi. S├Âz verdi─či zaman s├Âz├╝ne s├ód─▒k kal─▒r, randevular─▒na saatinden ├Ânce haz─▒rlan─▒r, gecenin ikisinde, sabah─▒n be┼činde de olsa kimseyi kap─▒da bekletmezdi. Toplumda fertlerin kalplerinin ta┼č kesildi─či ┼ču zamanda, onun g├Âzlerinde ya┼č hi├ž eksik olmazd─▒. ├ľzellikle seherlerde ├žok a─člar, ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖe hay─▒r du├óda bulunurdu. P├«r-i f├ón├« oldu─ču son y─▒llar─▒nda, sohbetlerin m├ónev├« atmosferinden etkilenerek bazen h─▒├žk─▒r─▒klarla g├Âzya┼č─▒ d├Âkerdi. 1990 y─▒l─▒ndan sonra birka├ž y─▒l s├╝ren g├Âz tansiyonu rahats─▒zl─▒─č─▒ ya┼čad─▒. ─░stanbulÔÇÖda sert miza├žl─▒ bir profes├Âr olan doktoru onu g├Âr├╝nce yumu┼čad─▒. Ona m├╝l├óyemetle muamele etti. Ona ┼č├Âyle dedi:

ÔÇťÔÇôEfendim, sizin g├Âzlerinizin rahats─▒zl─▒─č─▒ ├žok a─člamaktand─▒r. Ama ben size ┼čimdi; ┬źA─člamay─▒n!┬╗ diyemem. ├ç├╝nk├╝ siz Muhammed ├╝mmeti i├žin a─čl─▒yorsunuz.ÔÇŁ

Birka├ž g├Âz ameliyat─▒ ge├žirdi. Fakat g├Âzleri ┼čif├ó bulmad─▒. Yirmi y─▒la yak─▒n ├óm├ó olarak ya┼čayan Bursal─▒ H├╝seyin Efendi, h├ólinden hi├ž ┼čik├óyet├ži olmam─▒┼čt─▒r.

H├╝seyin Efendi seherlerde a─č─▒rl─▒k basar da kalkamazsa; nefsini cezaland─▒r─▒r, bazen bir, bazen iki g├╝n yemek yemezdi. E─čer aylardan Ramazan ise, sahurda yemeden oru├ž tutard─▒.

Rekl├óm yap─▒lmay─▒ hi├ž sevmezdi. Bir g├╝n ├ťst├ód─▒ Musa EfendiÔÇÖyi tan─▒tmak i├žin birileri kahveh├ónede konu┼čmu┼č. Bunu haber al─▒nca ├žok sinirlenmi┼č hatt├ó cel├óllenmi┼čti:

ÔÇťBir Allah dostunun kahvelerde s├Âylenmesine, rekl├óm edilmesine gerek yoktur. Bu terbiyesizlik olur. Ona kar┼č─▒ sayg─▒s─▒zl─▒k olur. Allah onu, dostunu; en g├╝zel ┼čekilde g├Ân├╝llere yerle┼čtirir, kalplere sevdirir. Allah dostunun rekl├óma ihtiyac─▒ yoktur.ÔÇŁ buyurdu.

─░lk tan─▒┼čt─▒─č─▒m─▒z zaman 1980ÔÇÖli y─▒llarda idi. Talebelerinin Cami-i KebirÔÇÖde belli bir yerde namaz k─▒ld─▒klar─▒ dikkatimi ├žekmi┼č bunun m├ón├ós─▒n─▒n ne oldu─čunu merak etti─čimde; S├ómi Efendi PederimizÔÇÖin orada namaz k─▒ld─▒klar─▒ i├žin oraya itibar edildi─čini ├Â─črenmi┼čtim. Merak─▒mdan bu durumu kendisine sordum. O, o zaman ┼č├Âyle bir ├Ârnekle cevap verdiler:

ÔÇťMe┼č├óy─▒htan biri hizmetinde bulunan talebesiyle yolda gidiyormu┼č. Talebe ├Ân├╝nde gitmekte olan hocas─▒n─▒n ard─▒ndan ├Âyle y├╝r├╝yormu┼č ki, hocas─▒ aya─č─▒n─▒ nereye basarsa o da ard─▒ndan oraya basarm─▒┼č. Bu durumu fark eden hocas─▒ geriye d├Ân├╝p;

┬źEvl├ód─▒m! De─čil benim bast─▒─č─▒m yerlere basarak y├╝r├╝mek, derimi y├╝zseler sana giydirseler gene de kem├óle (olgunlu─ča) ermi┼č olmazs─▒n; t├ó ki benim yapt─▒klar─▒m─▒ yapmad─▒k├ža.┬╗ buyurmu┼č.ÔÇŁ

Sohbetler kitaptan okumak ┼čeklinde de─čerlendirilirdi. PeygamberimizÔÇÖin ├Ârnek hayat─▒ndan, sah├óbe-i kir├óm─▒n PeygamberimizÔÇÖe olan ba─čl─▒l─▒klar─▒ndan ─░sl├ómÔÇÖ─▒n yay─▒ld─▒─č─▒ ilk y─▒llarda sah├óbenin Ras├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin s├Âzlerini nas─▒l zaman─▒nda ve harfiyyen yerine getirdiklerinden, s├ód├ót-─▒ kiram hazer├ót─▒n─▒n All├óhÔÇÖa olan yak─▒nl─▒klar─▒ndan, onlar─▒n g├╝zel h├óllerinden misaller verilirdi. O g├╝zel h├óllerin m├óneviyat erleri taraf─▒ndan da ya┼čanmas─▒ i├žin ├«kazlarda bulunulurdu. ├ľzellikle seher vakitlerinin gafletle ge├žirilmemesi feyz-i il├óh├«nin oluk oluk akt─▒─č─▒ o saatlerin tevbe ve isti─čfar, kelime-i tevhid, KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim til├óveti, Allah -celle cel├ól├╝h├╗-ÔÇÖyu zikretmek, OÔÇÖna iltic├ó etmek, zelil h├ólini arz ederek OÔÇÖndan yard─▒m dilemek… ┼čeklinde mutlaka de─čerlendirilmesi gerekti─či ifade edilirken s├Âz├╝ kendisi al─▒r, g├Âzya┼člar─▒ i├žinde h─▒├žk─▒r─▒klarla a─člayarak, ge├žirilen bo┼č vakitlerin ac─▒s─▒n─▒ t├ó kalbinin derinliklerinde hissederdi. Cel├ólli cel├ólli ├«kazlarda bulunurdu.

┬źS├Âzlerimle acaba incittim mi?┬╗ d├╝┼č├╝ncesiyle de Rabbine y├Ânelir, talebelerinin her birinin kemal ehli kimseler olmas─▒n─▒ ister, c├ón u g├Ân├╝lden d├╗a ederlerdi.

Husus├« g├Âr├╝┼čmelerde hi├ž taviz vermez, yumu┼čakl─▒k g├Âstermez, murakabelerde de olsa evl├ótlar─▒n─▒n gev┼čememesi i├žin sert ├«kazlarda bulunurdu.

23 Ekim Sal─▒ g├╝n├╝ ikindi vakitlerinde Rahmet-i Rahm├ónÔÇÖa y├╝r├╝yen b├╝y├╝─č├╝m├╝z, BursaÔÇÖn─▒n d├╗a ├ž─▒nar─▒ H├╝seyin Efendi; tam bir as─▒rl─▒k ├Âmr├╝n├╝ tamamlam─▒┼č, kalabal─▒k bir cemaat ile Ulu CamiÔÇÖde ├Â─čle namaz─▒ndan sonra k─▒l─▒nan cenaze namaz─▒n─▒ m├╝te├ókip, Emir Sultan Kabristan─▒ÔÇÖna defnedilmi┼čtir.

Kabrinin tarifi: Emir Sultan Camii bat─▒ kap─▒s─▒ merdivenlerinin ba┼č─▒na gelindi─činde, merdivenlerden yukar─▒ ├ž─▒kmadan sol yandaki 3 kurnal─▒ ├že┼čmenin yan─▒nda dar bir yerden mezarl─▒─ča girilir. Uzun basamakl─▒ merdivenlerden 50-60 metre kadar indi─čimizde sa─čdaki duvar─▒n biti┼č noktas─▒nda k├Â┼čede heybetli ard─▒├ž a─ča├žlar─▒n─▒n g├Âlgesindeki kabirdir. Allah -celle cel├ól├╝h├╗- rahmetini, ├╝zerinden hi├ž eksik etmesin. ├ém├«n…

Ruhlar─▒, kendi ge├žmi┼člerinin ve b├╝t├╝n ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖin c├╝mle ge├žmi┼čleri i├žin bir F├ótiha-i ┼čer├«fe, ├╝├ž ─░hl├ós-─▒ ┼čerif okuyal─▒m in┼č├óallah…

┼×air, edip Muhammed Ali E┼×MEL─░ Karde┼čimiz ┬źSeyr├«┬╗ mahl├ós─▒ ile 24 Ekim 2018 ├çar┼čamba g├╝n├╝ Tesbih├ži H├╝seyin EfendiÔÇÖye a┼ča─č─▒daki beyitle vefat tarihi d├╝┼č├╝rm├╝┼čt├╝r:

Halk ├Âl├╝m zannediyor vuslat─▒ l├ókin Seyr├«,
┬źHakkÔÇÖa varmak bu ├Âl├╝ms├╝z, ebed├« s─▒rda huz├╗r!┬╗