NEFS ─░MT─░HANI

YAZAR : Yunus Sami E┼×MEL─░

y_s_esmeli-yuzakidergisi-agustos2015

Hazret-i Y├╗suf, ya┼čad─▒─č─▒ onca h├ódiseden sonra kendisinin tamamen su├žsuz oldu─čunu ispatlay─▒p halk─▒n t├Âhmetinden kurtulmas─▒na ra─čmen, yine de nefsin hilesinden Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa s─▒─č─▒narak demi┼čti ki:

ÔÇťBen nefsimi temize ├ž─▒karmam; ├ž├╝nk├╝ RabbimÔÇÖin merhamet etti─či hari├ž, nefis a┼č─▒r─▒ derecede k├Ât├╝l├╝─č├╝ emreder. ┼×├╝phesiz Rabbim ├žok ba─č─▒┼člayand─▒r, ├žok merhamet edendir.ÔÇŁ (Y├╗suf, 53)

─░nsan, nefsini iyi tan─▒mal─▒. Tan─▒mal─▒ ki onun tehlikeli tuzaklar─▒na kar┼č─▒ uyan─▒k olsun ve aldanmas─▒n.

Nitekim her insan imtihan gere─či nefis ta┼č─▒maktad─▒r. ─░mtihan─▒ kaybetmemek i├žin nefis hakikatini ├žok iyi okumam─▒z l├óz─▒m.

Allah Te├ól├ó kulunu ├žok seviyor. B├╝t├╝n kullar─▒n─▒n bu d├╝nya hayat─▒n─▒ ba┼čar─▒yla tamamlay─▒p, ├óhirette verece─či m├╝k├ófat─▒ hak etmesini istiyor. Peygamberler g├Ândererek, kitaplar g├Ândererek, ikazlarla, hayatta kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kard─▒─č─▒ ibretlik h├ódiseler ile bizleri hep hakk─▒, hakikati bulmaya y├Ânlendiriyor. Ancak imtihan gere─či, ┼čeytan ve nefs engeli de mevcut. ┼×eytan zaten bizden nefret ediyor, k─▒y├ómete kadar bizleri do─čru yoldan ├ž─▒karmak i├žin ├žal─▒┼čacak. Buna and i├žmi┼č. Nefs de sevmiyor. Seviyor gibi ama a┼č─▒r─▒ derecede k├Âr, ahmak ve insan─▒n k├Ât├╝l├╝─č├╝n├╝ isteyen bir tav─▒r tak─▒nm─▒┼č h├ólde. ├éyette de buyuruldu─ču gibi a┼č─▒r─▒ derecede k├Ât├╝l├╝─č├╝ emrediyor. Bunu idrak edemeyen kullara, nefsin emirleri fayda verecekmi┼č gibi gelir. ├ç├╝nk├╝ nefs rahat─▒n─▒n pe┼čindedir. Nefs, zorlu─ča gelemez, altta kalmaya gelemez… Nefsin as─▒l iste─či cennet hayat─▒d─▒r da k├Ârl├╝─č├╝nden cenneti bu d├╝nyada ya┼čamak ister. Ama bizler EfendimizÔÇÖin had├«sini unutmamal─▒y─▒z:

ÔÇťD├╝nya m├╝ÔÇÖminin zindan─▒, k├ófirin de cennetidir.ÔÇŁ (M├╝slim, Z├╝hd 1; Tirmiz├«, Z├╝hd 16)

Biz as─▒l cenneti arzuluyorsak; bu d├╝nya hayat─▒n─▒n bize zindan olmas─▒na ald─▒r─▒┼č etmeden, sabretmek ve nefsimizin emirlerinin birer tuzak oldu─čunun fark─▒nda olarak imtihanlar─▒ muvaffakiyetle tamamlamak durumunday─▒z. Nefsimizle cihad etmek, onun emirleri olan k├Ât├╝l├╝klerle sava┼čmak mecburiyetindeyiz.

Nefsin her emretti─čini yerine getiren kullar; zamanla do─čruyla yanl─▒┼č─▒ birbirine kar─▒┼čt─▒r─▒rlar. Nefsin arzular─▒n─▒ yerine getirmekle tatmin olma aray─▒┼č─▒ i├žerisinde olmaya ├žal─▒┼č─▒rlar, yanl─▒┼č─▒ do─čru olarak g├Ârmek isterler ve art─▒k hakikatlerden ho┼članmazlar. G├Ân├╝ldeki hayra olan meyil bozulur ve art─▒k g├Ân├╝lde k├Ât├╝ huylar, nefs├ón├« arzular cirit atar. Hak ve hakikat rahats─▒zl─▒k verir onlara. ├ç├╝nk├╝ nefs, her zaman yalan─▒n, bo┼č hayallerin pe┼činden ko┼čar ve yalanlar─▒yla kurdurdu─ču hayalleri ger├žek gibi g├Âsterir insana. Ancak yalan da hayal de hakikatle kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒ vakit ifl├ós ederler.

Nefsin emirlerine kar┼č─▒ Rabbine y├Ânelen kullar ise; OÔÇÖnun lutf u keremiyle hakikati g├Âr├╝rler. Nefsin aldat─▒c─▒, ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒, ba┼č d├Ând├╝r├╝c├╝ tuzaklar─▒na kar┼č─▒; vakarl─▒ dururlar, aldanmazlar, tedbirlerini al─▒rlar. Hangi hareketin nefsin emri oldu─čunu fark edebilirler ve ona g├Âre uzak durur Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n r─▒z├ós─▒na muv├óf─▒k davran─▒┼člar i├žerisinde olma gayretinde olurlar. Her i┼člerinin ├óhirette kar┼č─▒lar─▒na ├ž─▒kaca─č─▒n─▒n ┼čuurunda olur ve Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n; ┬źD├╝┼č├╝n├╝n┬╗ emri do─črultusunda d├╝┼č├╝nmeden hareket etmezler.

Yapmam─▒z gereken sadece RabbimizÔÇÖe bir ad─▒m atmak, OÔÇÖna y├Ânelmek! OÔÇÖna s─▒─č─▒narak nefsimizle sava┼čmak! Biz; All├óhÔÇÖa s─▒─č─▒nmadan, OÔÇÖndan yard─▒m, medet ummadan, OÔÇÖndan uzak kalarak nefsimizle ├ž─▒kt─▒─č─▒m─▒z cih├ód─▒ kazanamay─▒z. O zaman da h├ólimiz harap! Ve unutmamal─▒y─▒z ki en b├╝y├╝k cihad nefsimizle yapt─▒─č─▒m─▒z, yapaca─č─▒m─▒z cihad! O cihadda All├óhÔÇÖa yakla┼čmak var, ahl├ók─▒ y├╝celtmek var, olgunla┼čmak var, aldanmamak var, m├╝k├ófat var.

Bu itibarla;

Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖin kat─▒lm─▒┼č oldu─ču son sefer olan Teb├╝kÔÇÖte vermi┼č oldu─ču mesaj─▒ iyi anlamak l├óz─▒m. O Server, bin kilometre gidilip d├Ân├╝lm├╝┼č olan bir seferin; derilerin kemiklere yap─▒┼čt─▒─č─▒, sa├žlar─▒n sakallar─▒n birbirine girdi─či bir seferin sonunda; MedineÔÇÖye girerken ash├ób─▒na ┼č├Âyle demi┼čti:

ÔÇťÔÇô┼×imdi k├╝├ž├╝k cihaddan b├╝y├╝k cih├óda d├Ân├╝yoruz!ÔÇŁ

Bundan b├╝y├╝k cihad m─▒ olabilirdi diye hayrete d├╝┼čerek PeygamberimizÔÇÖe ┼č├Âyle demi┼člerdi sah├ób├«ler:

ÔÇťÔÇôY├ó Ras├╗l├óllah! H├ólimiz meydanda! Bundan daha b├╝y├╝k cihad m─▒ var?ÔÇŁ

Efendimiz de onlara orada;

ÔÇťÔÇô┼×imdi b├╝y├╝k cih├óda (nefs cih├ód─▒na) d├Ân├╝yoruz!ÔÇŁ buyurmu┼člard─▒. (S├╝y├╗t├«, II, 73)

Bu hakikati anlayan kurtuluyor. Anlamayan aldan─▒yor! Ecd├ód─▒m─▒z Osmanl─▒, bu hakikati anlad─▒ bir cihan h├╝k├╝mdarl─▒─č─▒na ula┼čt─▒. Ne zaman ki bu hakikatten uzakla┼čt─▒ o zaman ├ž├Âk├╝┼če ge├žti. Ne zaman ki nefisle cih├ód─▒ terk etti, onun emirlerini dinledi; ├ór─▒zalar meydana geldi, problemler t├╝redi, toplumda s─▒k─▒nt─▒lar ya┼čan─▒r oldu.

Nitekim nefsine ma─črur olan Firavun da bu noktadan devrildi. K─ürun da bu hakikati g├Ârmezden geldi─či i├žin kaybetti. Nemrut da bu ger├že─čin i┼čine gelmedi─čini d├╝┼č├╝nd├╝ de hel├ók oldu. Ve daha niceleri… H├ólbuki onlar anlasalard─▒ sadece ├╝zerlerine d├╝┼čen vazifeleri yerine getirselerdi mesele kalmayacakt─▒. Ancak anlamad─▒lar, aldand─▒lar ve All├óhÔÇÖ─▒n i┼čine kar─▒┼čt─▒lar -tabir c├óizse-.

Hikmet ehli bir z├ót ┼č├Âyle buyuruyor:

ÔÇťAllah, ┼ču ger├že─čin ├ódeta alt─▒n─▒ ├žizerek ┼č├Âyle buyuruyor:

Ey kulum! BenÔÇÖim hi├ž kusursuz olan kudretime ve yeg├óne ge├žerli h├╝km├╝me ri├óyet et. Kusurlu akl─▒nla ba┼čka t├╝rl├╝ hareket etmeye kalkma; iyice anla ki BenÔÇÖim mutlak, S├╝bhan irademin ve sonsuz azametimin kar┼č─▒s─▒nda senin ┼ča┼čk─▒n akl─▒n ve fikrin, kendi acziyetinin ├žaps─▒zl─▒─č─▒ i├žinde darmada─č─▒n olur, seni de darmada─č─▒n eder. BenÔÇÖim yapaca─č─▒ma senin akl─▒n hem yetmez, hem de ermez. ├ç├╝nk├╝ senin akl─▒n─▒ bana teslim olunca i┼če yarayacak ┼čekilde yaratt─▒m… Dolay─▒s─▒yla sen sadece sana verdi─čim vazifeyi, ├╝zerine d├╝┼čeni yapmaya bak. BenÔÇÖim ne yap─▒p yapmayaca─č─▒m─▒ Ben bilirim, ermeyen akl─▒nla sen de─čil. ─░mk├óns─▒z oldu─ču h├ólde i┼čime kar─▒┼čmak hay├óline s├╝r├╝klenme. Sen BenÔÇÖim ne yapaca─č─▒m ile de─čil, senin ne yapaca─č─▒n ile me┼čgul ol ki, be─čenirsem sana nusret eyleyeyim… Unutma; senin g├╝c├╝n Ben istemedik├že ad─▒m atmaya bile yetmez. BenÔÇÖim kudretim ve h├╝km├╝m├╝n ise yetmeyece─či bir ┼čey yok. ├ç├╝nk├╝ her ┼čeyi Ben yaratt─▒m…ÔÇŁ

RabbimizÔÇÖin be─čenece─či ┼čekilde, OÔÇÖnun arzu etti─či ┼čekilde nefsimizle cihad etti─čimiz zaman; yine OÔÇÖnun yard─▒m─▒yla kazananlardan oluruz.

Bu d├╝nyada her ┼čeyde bir do─čum ve ├Âl├╝m vard─▒r. ├çocuklar do─čuyorlar, b├╝y├╝yorlar ve anne-babalar─▒n─▒n yerine ge├žiyorlar. Sonra onlar─▒n ├žocuklar─▒ oluyor. G├╝n geliyor kendi yerlerini ├žocuklar─▒ al─▒yor. Bu d├Âng├╝ b├Âyle devam ediyor; her gelen g├╝n geliyor kendisinden ├Âncekinin yerini al─▒yor. Unutmamal─▒y─▒z ki; her do─čan, g├╝n├╝ gelir yerini birine b─▒rak─▒p topra─ča girer.

Ak─▒ll─▒ insan, bu d├╝nyada kal─▒c─▒ olmad─▒─č─▒ ┼čuurunda olup ├óhirete yat─▒r─▒m yapand─▒r; Rabbine teslim oland─▒r, nefsini tan─▒yan, onun hilelerinden Rabbine s─▒─č─▒nand─▒r, nefsiyle sava┼čand─▒r, as─▒l cenneti arzulayand─▒r, aldanmayand─▒r, d├╝nyadan ge├žendir. ┼×air ne g├╝zel demi┼č:

Ak─▒ll─▒lar ko┼čuyor; i┼čte ├óhiret yurdu!
Ahmaklar olmasayd─▒ d├╝nya harap olurdu… (Seyr├«)

Rabbim bizlere ┼čuur nasip eylesin!

D├╝nyay─▒ de─čil ├óhireti yurt edinenlerden olabilmeyi ihsan eylesin!

Nefsiyle cihad eden ve kazanan kullar─▒ndan olabilmeyi lutfeylesin!

├ém├«n…