Zor Fakat L├╝zumlu Bir Sanat S─░YASET…

Ahmet Z─░YLAN

─░nsanlar farkl─▒ farkl─▒ f─▒tratlara sahip…

├ço─ču insan; kendi d├╝nyas─▒ i├žinde ya┼čay─▒p gitmeyi se├žerken, baz─▒ insanlar di─čerlerini ├žekip ├ževirme ve y├Ânlendirmeye talip…

Kimisi, bu y├Ânde kabiliyetlidir, kimisi kabiliyetsiz, sadece h─▒rsl─▒…

Kimisi imk├ón bulamaz, hayal ve gaye pl├ón─▒nda kal─▒r. Takdir izin vermez, nice kabiliyetin hevesi kursa─č─▒nda kal─▒r.

Kimisi de talihi nisbetinde muvaffak olur. Kimisi bir k├Âye muhtar olur, kimisi bir devlete ba┼čkan…

Mevki bir, talibi y├╝zlerce olunca, ister istemez, bir rekabet, bir yar─▒┼č… Bazen ├ódil├óne bir yar─▒┼č, ├žo─ču kez rakibe dirsek atarak…

Hâlbuki;

─░darecilik b├╝y├╝k bir mesÔÇÖ├╗liyet…

Bu b├╝y├╝k mesÔÇÖ├╗liyet sebebiyle; Hazret-i Eb├╗bekir, Hazret-i ├ľmer gibi ilk hal├«feler, istemeye istemeye ├ódeta ┼čartlar─▒n dayatmas─▒yla m├╝sl├╝manlar─▒n idaresini deruhte etmeyi kabul etmi┼čler.

Hazret-i Eb├╗bekir, maa┼č almay─▒ kabul etmek istememi┼č… Hazret-i ├ľmerÔÇÖin gelecekte vazife alacaklar─▒ d├╝┼č├╝nmek ikaz─▒yla alm─▒┼č; fakat vasiyet ederek, hepsini beyt├╝lm├óle iade etmi┼č.

Hazret-i ├ľmer, b├╝y├╝k bir ad├ólet kahraman─▒ oldu─ču, gece-g├╝nd├╝z sokak sokak fakir-fukar├ón─▒n h├ólini ara┼čt─▒rd─▒─č─▒ h├ólde; ┬źDicle kenar─▒nda bir kurt, bir koyuna sald─▒rsa, bunun hesab─▒n─▒ il├óh├« ad├ólet, bana sorar.┬╗ diyerek ba┼č olman─▒n m├ónev├« mesÔÇÖ├╗liyetini iliklerinde hissetmi┼č.

├ľmer bin Abd├╝laziz; han─▒m─▒n─▒, m├╝cevherlerini beyt├╝lm├óle iade etmeye r├óz─▒ edecek derecede z├╝hd i├žinde ya┼čad─▒─č─▒ h├ólde, bu idarecilik mesÔÇÖ├╗liyetinin ─▒zd─▒rab─▒yla her gece yata─č─▒nda yaral─▒ ku┼člar gibi ├ž─▒rp─▒nm─▒┼č.

Yavuz Selim Han gibi kudretli bir padi┼čah ise ┼č├Âyle demi┼č:

P├ódi┼č├óh-─▒ ├ólem olmak, bir kuru kavg─ü imi┼č…
Bir vel├«ye bende olmak c├╝mleden ├ól├ó imi┼č!..

Peygamber EfendimizÔÇÖin de ikazlar─▒ var;

ÔÇťTalep etmedi─činiz h├ólde, idareci olursan─▒z yard─▒m g├Âr├╝rs├╝n├╝z. Israrla talep edip de idareci olursan─▒z, yard─▒ms─▒z kal─▒rs─▒n─▒z.ÔÇŁ buyuruyor.

Demek ki insanlar─▒ y├Ânetmek y├Ân├╝ndeki a┼č─▒r─▒ h─▒rs─▒ kontrol etmek l├óz─▒m.

Di─čer taraftan, f─▒traten hamurunda, yap─▒s─▒nda bu kabiliyet olan insanlar bir ┼čekilde inki┼čaf eder. M├╗teÔÇÖde Hazret-i H├ólidÔÇÖin zuhur etmesi gibi, ad─▒ konmasa dah├« ortaya ├ž─▒kar.

Evet, Peygamber Efendimiz M├╗te HarbiÔÇÖne ash├ób-─▒ kiramdan haz─▒rlad─▒─č─▒ bir ordu g├Ânderdi. ┼×├Âyle buyurdu g├Ânderirken:

ÔÇť├ľnce Zeyd bin H├órise kumandan─▒n─▒zd─▒r, ona bir ┼čey olursa C├ófer bin Eb├« T├ólib… Ona bir ┼čey olursa, Abdullah bin Rev├óha… -rad─▒yall├óhu anh├╝m ecma├«n- O da ┼čehid d├╝┼čerse, All├óhÔÇÖ─▒n k─▒l─▒├žlar─▒ndan bir k─▒l─▒├ž kumanday─▒ devral─▒r.ÔÇŁ

Nitekim, EfendimizÔÇÖin haber verdi─či gibi bu kumandanlar birer birer ┼čehid d├╝┼čt├╝ler. O herc├╝mer├ž i├žinde, H├ólid bin Velid -rad─▒yall├óhu anh-, dir├óyetini g├Âsterdi, yapt─▒─č─▒ manevralarla m├╝sl├╝manlar─▒, 30 kat daha kalabal─▒k olan d├╝┼čman─▒n kar┼č─▒s─▒nda yok edilmekten kurtard─▒. Say─▒ca az bir ordunun bile ne kadar etkili oldu─čunu, d├╝┼čmana g├Âstermi┼č olarak MedineÔÇÖye d├Ând├╝.

Hazret-i H├ólidÔÇÖin riy├ósetini Efendimiz bizzat s├Âylemedi. O, ┼čartlar─▒n i├žinde kendini o mevkide buldu. Siyaset asl─▒nda b├Âyle geli┼čmeli.

┼×├Âyle ├╝lkemizin tarihine bakarsak; Menderes gibi, ├ľzal gibi ┼čahsiyetlerin b├Âyle ├ódeta halk─▒n ortak karar─▒yla ba┼ča ge├žtikleri g├Âr├╝l├╝r.

Halk y─▒─č─▒nlar─▒ ile reisler aras─▒nda ayna gibi bir irtibat vard─▒r. Birbirlerine yans─▒ma yaparlar…

Emev├«ler devrinde; saray, k├Â┼čk yapt─▒rma hastas─▒ bir hal├«fe devletin ba┼č─▒na ge├žmi┼č. Halkta da bu y├Ânde d├╝┼čk├╝nl├╝k zuh├╗r etmi┼č. Sokaktaki insan─▒n mevzuu bina, kap─▒, pencere, balkon olmu┼č…

Sonra evlilik, c├óriye merakl─▒s─▒ bir hal├«fe gelmi┼č. Sokakta insanlar─▒n derdi g├╝n├╝; c├óriye ald─▒m, ├╝├ž├╝nc├╝y├╝ ald─▒m, d├Ârd├╝nc├╝y├╝ ald─▒m l├ók─▒rd─▒s─▒ olmu┼č.

Sonra Allah, ├ľmer bin Abd├╝lazizÔÇÖe hil├ófet nasip etmi┼č. Bu z├ót, ├žok m├╝ttak├«, ib├ódet ├╝ t├óate d├╝┼čk├╝n. Hemen halka da sir├óyet etmi┼č. K├Â┼če ba┼č─▒nda kar┼č─▒la┼čan insanlar, art─▒k;

ÔÇťBu hafta ka├ž oru├ž tuttun?ÔÇŁ

ÔÇťBu geceyi ne kadar ihy├ó edebildin?ÔÇŁ

ÔÇťNe kadar infakta bulundun?ÔÇŁ diye konu┼čur olmu┼člar.

Birlik ve beraberlik, ba┼ča ba─čl─▒l─▒k, itaat gibi g├╝zel hasletlerimizden dolay─▒, milletimiz; ge├žmi┼čten bug├╝ne, ba┼č─▒ndaki ├ódil, merhametli idarecilerini sevmi┼č ve onlar─▒ el ├╝st├╝nde tutmu┼čtur.

Fatih Sultan MehmedÔÇÖin ┼ču h├ót─▒ras─▒, milletimizin riy├óset ve siyaset i┼člerine nas─▒l bakt─▒─č─▒n─▒n ho┼č bir misalidir:

Fetihten sonraki bir zaman…

Fatih, padi┼čahlar─▒n kad├«m ├ódeti ├╝zere tebdil-i k─▒y├ófet ─░stanbulÔÇÖu dola┼čmaya ├ž─▒km─▒┼č. Halktan biri gibi g├Âr├╝nerek.

Maksad─▒ hem halk─▒n h├ólini g├Ârmek, hem de haz─▒rland─▒─č─▒ ve hedefini kimselere s├Âylemedi─či seferi hakk─▒nda halk─▒n nabz─▒n─▒ tutmak imi┼č. Bir kahvehaneye girmi┼č. Kahveci sormu┼č:

ÔÇťÔÇôNereden gelir, nereye gidersin?ÔÇŁ

Padi┼čah, bir ┼čeyler uydurmu┼č:

ÔÇťÔÇôFil├ón yerden gelir, fil├ón yere giderim.ÔÇŁ

L├óf, l├óf─▒ a├žarken, Fatih; kahveciyi yoklam─▒┼č:

ÔÇťÔÇôBu padi┼čah da hi├ž yerinde durmuyor. Onca zahmetle ─░stanbulÔÇÖu fethettik. ┼×imdi yine sefer haz─▒rl─▒─č─▒ndaym─▒┼č. Kimisi do─čuya diyor, kimisi bat─▒ya… Sen ne dersin, hangisi daha iyi?ÔÇŁ

Kahveci, padi┼čah oldu─čunu bilmedi─či muhatab─▒na dik dik bakm─▒┼č. Hiddetle ba┼člam─▒┼č konu┼čmaya:

ÔÇťÔÇôO bizim padi┼čah─▒m─▒z. ─░stanbulÔÇÖu fethetti, Peygamber methine n├óil oldu. O ne yapsa, bizden iyi bilir, bizden do─črusunu yapar.ÔÇŁ

Elindeki kahve getirdi─či teraziyi g├Âstererek devam etmi┼č s├Âzlerine:

ÔÇťÔÇô┼×imdi ┼čununla kafan─▒ k─▒rar─▒m! Ne kar─▒┼č─▒yorsun, ┼čunu mu yapsa daha iyi, bunu mu yapsa daha iyi diye… Sana ne?!. Biz padi┼čah─▒m─▒za g├╝veniyoruz.ÔÇŁ

Herh├ólde, Fatih Sultan Mehmed saraya d├Ân├╝nce ┼č├╝k├╝r secdesine kapanm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ ├Âyle bir lidere, b├Âyle bir halk l├óz─▒m… Muktedir liderler; itimat edebilecekleri bir millet deste─čiyle yapacaklar─▒n─▒ yaparlar, vizyonlar─▒n─▒ ger├žekle┼čtirirler.

Sefere ├ž─▒k─▒l─▒r… Nefer nereye gitti─čini bilmez… Sorarsan; ┬źK─▒z─▒lelmaÔÇÖya!┬╗ der. O, teredd├╝ts├╝z teslim olur.

Halk─▒n ger├žek siyaseti i┼čte budur. Halk─▒n liderine, askerin kumandan─▒na, hastan─▒n doktoruna g├╝venmesi ve onu sevmesi l├óz─▒m. Ama liderin de maiyetine g├╝ven vermesi, kendini sevdirmesi l├óz─▒m.

Siyasetin maksad─▒, halka hizmet…

Kim kendini bu sahada g├Âsterdiyse, takd├«r-i il├óh├« ile ba┼ča ge├žtiyse; ona t├ób├« olup, d├«nin, milletin, devletin bek─üs─▒, neticede insan─▒n huzuru i├žin ├žal─▒┼čmak…

Milletimiz, bilhassa bu konudaki ba┼ča ba─čl─▒l─▒─č─▒yla b├╝y├╝k zaferlere imza atm─▒┼č.

Ba┼ča ge├žen h├╝k├╝mdar da, bu tesl├«miyete kar┼č─▒l─▒k, isti┼č├óreye sar─▒l─▒r. Misalimizde oldu─ču gibi, halk─▒n nabz─▒n─▒ tutar. Yapt─▒klar─▒n─▒n ┼čerÔÇś-i ┼čer├«fe uygunlu─čunu mutlaka ├ólimlere ve uzmanlara dan─▒┼č─▒r. Demokrasinin kurallar─▒na uyar, ├žo─čunlu─čun karar─▒nda ittifak eder. Ad├óletten ┼ča┼čmaz. Gece-g├╝nd├╝z halk─▒n, milletin refah─▒ i├žin ter d├Âkmekle me┼čgul… Y├╝klendi─či mesÔÇÖ├╗liyetin y├╝k├╝yle endi┼čeli olur…

Tarihimiz bu m├ón├óda ├žok fed├ók├ór z├ótlarla dolu…

Herkesin elde etmek i├žin can─▒n─▒ ortaya koydu─ču h├╝k├╝mdarl─▒─č─▒; II. Murad Han o─čluna b─▒rak─▒p, inziv├óya ├žekiliyor mesel├ó…

Murad Hud├óvendig├ór da ┼čeh├ódetine du├ó ediyor Kosova meydan─▒nda. Onlar; ba┼č olman─▒n bedelini hizmet yoluna ba┼č koyarak, d├óv├ólar─▒na ba┼č vererek ├Âd├╝yorlar.

Fakat, insanlar─▒ idare sanat─▒ ├žo─ču kere b├Âyle ideal zamanlar gibi olmaz. Fitne-fesat kazan─▒ kaynay─▒nca, baba-evl├ót bile birbirine girer. Karde┼čler birbirine has─▒m olur.

Ba┼ča ge├žmek konusunda nefs├ón├« bir h─▒rs g├Âsterenler, ├žo─ču kez muvaffak olamam─▒┼č; muvaffak olsalar da, halk taraf─▒ndan hay─▒rla da an─▒lmam─▒┼člard─▒r.

B├Âylelerinin siyaset anlay─▒┼č─▒ da halka hizmet de─čil, rakipleri bertaraf etmek ve iktidar imk├ónlar─▒ndan yararlanmakt─▒r.

Maalesef bu zihniyet sahiplerinin siyaset anlay─▒┼člar─▒ndan dolay─▒, siyaset umumiyetle dedikodu, y─▒prat─▒c─▒ ele┼čtiri, fitne-fesat, haset faaliyetleriyle birlikte an─▒l─▒r.

┬źNiye ben de─čil de o?!.┬╗ deyince ba┼člar haset. Ba┼člar, kuyu kazmalar, ba┼č yemeler. B├Âyle haset adamlar ba┼ča ge├žseler de, kendilerinden sonra ├žapl─▒, g├╝├žl├╝ bir kimse yeti┼čmesin diye u─čra┼č─▒rlar. Bu da millete bir ba┼čka ih├ónet olur. ├ç├╝nk├╝ etraflar─▒n─▒, hep ├žaps─▒z, kabiliyetsiz, tek meziyetleri ┼čak┼čak├ž─▒l─▒k olan tiplerle doldururlar. Onlar─▒n derdi, ne devlettir, ne millet. Varsa yoksa doymak bilmez ihtiraslar─▒na hizmet ederler.

├écizane g├Âr├╝┼č├╝m; ba┼č olanlar─▒n sekiz senesi doldu─čunda g├Ârevi b─▒rakmas─▒, yerine yenilerinin gelmesi l├óz─▒m… Aksi h├ólde, bunun neticesi de adam k─▒tl─▒─č─▒…

G─▒da k─▒tl─▒─č─▒na sabredersin; Allah kerimdir, c├Âmerttir. Bu sene vermezse, seneye verir. Fakat vas─▒fl─▒, d├╝r├╝st, sa─člam adam yeti┼čtirmezsen; yeti┼čen kabiliyetlerin ├Ân├╝n├╝ t─▒karsan, kusura bakma!..

Ahmet Muhtar B├ťY├ťK├çINAR Hocaefendi bir sohbetinde ┼ču misali anlatm─▒┼čt─▒:

Bir asil g├╝lfidan─▒ dikersin, fidan geli┼čmeden etraf─▒nda bir├žok yaban├« ot biter, o otlar─▒ temizlemezsen otlar g├╝l fidan─▒n─▒ geli┼čtirmez, bo─čar.

Nitekim buyurulmu┼čtur:

ÔÇťBir kavim kendini d├╝zeltmedik├že, Allah o kavmin kaderini de─či┼čtirmez!ÔÇŁ

B├Âyle dikenli zamanlarda y├╝r├╝t├╝len siyasete de; ger├žek niyetini ifade etmemek, gizli bir sebebe ba─čl─▒ olarak, z├óhirinden farkl─▒ bir davran─▒┼č sergilemek veya s├Âz s├Âylemek gibi bir m├ón├ó verilmi┼č.

Bir Bal Mahmut vard─▒. Televizyonlarda ho┼č sohbetler yapard─▒. ─░stanbul Avc─▒lar Ambarl─▒ÔÇÖda bir moteli vard─▒. Ona sordular:

ÔÇťÔÇôHi├ž siyasete girdin mi?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôGirdim.ÔÇŁ dedi.

ÔÇťÔÇôNas─▒l?ÔÇŁ dediler.

ÔÇťÔÇôSiyasete girmemek i├žin siyaset yapt─▒m.ÔÇŁ diye cevap verdi. Kendisini siyasete davet edenleri k─▒rmadan geri ├ževirmek i├žin bahaneler uydurmu┼č. Bahaneler uydurmak da siyaset oluyor. Biz de s├Âyleriz, siyaseten ┼č├Âyle s├Âyledik diye.

Fakat, bu anlay─▒┼č; siyaset├žinin her zamana yay─▒lan h├óli olunca, netice k├Ât├╝ oluyor. Siyaset├ži; s├Âz├╝ fiilini tutmayan, bug├╝n s├Âyledi─čini yar─▒n ├ži─čneyen, d├╝n d├╝nd├╝r, bug├╝n bug├╝nd├╝r zihniyetinde, de─čersiz bir insan profili ├žiziyor. Hele bir zaman ├Ârneklerini ├žok├ža g├Ârd├╝─č├╝m├╝z, s─▒k s─▒k parti de─či┼čtiren, bir g├╝n o lidere, bir g├╝n bu ba┼čkana yana┼čan tipler; halk─▒n milletvekiline, politikac─▒ya bak─▒┼č─▒n─▒ ├žok d├╝┼č├╝rm├╝┼čt├╝. Tabi├« bu, herkes i├žin de─čil.

D├╝r├╝st insanlar─▒n siyasetten ka├ž─▒nmas─▒n─▒n sebebi de asl─▒nda bu…

Halka hizmet gibi, y├╝ce bir gayeden insanlar niye ka├ž─▒yor?

Niye ┬źne├╗z├╝ bill├óh┬╗ diyor, All├óhÔÇÖa s─▒─č─▒n─▒yor?

Çünkü;

├çalkant─▒l─▒ devirlerde siyaset; ister istemez, iyi insanlar─▒ dah├« istemedi─či ┼čartlar─▒n i├žine d├╝┼č├╝r├╝yor.

Asl─▒nda b├Âyle devirlerin ├žirkin siyasetinden ka├ž─▒nmak, gelece─čin d├╝r├╝st kabiliyetli idarecilerini ├žekirdekten yeti┼čtirmek gaye olmal─▒d─▒r.

Sonra riy├óset b├╝y├╝k bir vebal…

Bu d├╝nyada oldu─ču gibi, k─▒y├ómet g├╝n├╝nde de hesab─▒n─▒n verilece─či unutulmamal─▒d─▒r…

H├╝kmetmek, ┼čahsiyeti zay─▒f ki┼čilerde ihtirasa d├Ân├╝┼čmektedir.

Baz─▒ insanlar araban─▒n direksiyonuna ge├žince; a┼č─▒r─▒ h─▒z yap─▒yor; onu solluyor, ┼čunu tahrik ediyor. Bana hi├žbir ┼čey olmaz zannediyor. Bir de koskoca bir idarenin direksiyonuna ge├žmek, hi├žli─čini idrak etmemi┼č bir insan─▒ nas─▒l da sarho┼č eder. Mal ve servetin baz─▒ ham zenginleri, g├╝zelli─čin-din├žli─čin birtak─▒m ham gen├žleri ┼ča┼č─▒rtt─▒─č─▒ gibi; makam ve mevki de, daha do─črusu o y├╝ksek yerlerin g├╝├ž ve kudreti de, baz─▒ m├ónen haz─▒r olmayan insanlar─▒ sarho┼č edebilir. B├Âyle ki┼čiler, hesap vermeyeceklerini zannedebilirler.

Kendi k├╝├ž├╝k d├╝nyanda veb├ólin s─▒n─▒rl─▒ olur. Fakat binlerce insan─▒ ilgilendiren kararlar al─▒yorsan; elbette zulme, haks─▒zl─▒─ča d├╝┼čme korkusu da had safhada olmal─▒.

├ç├╝nk├╝ zul├╝m ile p├óyid├ór olunmaz. Bu d├╝nyada bir├žok ┼čeyin hesab─▒ ├óhirete kal─▒r. Fakat zul├╝m bu d├╝nyada da zalimin yan─▒na kalmaz.

Bug├╝n veya yar─▒n…

┼×u k─▒ssada belirtildi─či gibi:

Bir hoca at─▒na binmi┼č bir k├Âyden di─čer k├Âye sohbet yapmaya gidiyormu┼č, e┼čk─▒y├ón─▒n biri yolunu kesmi┼č;

ÔÇťÔÇôK─▒p─▒rdama; ya mal─▒n─▒, ya can─▒n─▒!ÔÇŁ demi┼č.

Adamca─č─▒z demi┼č ki:

ÔÇťÔÇôBen hocay─▒m; ben de mal m─▒ bulunur, can─▒m─▒n da ne k─▒ymeti var!ÔÇŁ demi┼č.

O zaman e┼čk─▒y├ó sormu┼č:

ÔÇťÔÇô├ľyle ise sana bir soru soraca─č─▒m. Ver bakal─▒m cevab─▒n─▒…ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôSor!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBir c├╝r├╝m i┼člersem Mevl├óÔÇÖm cezas─▒n─▒ ├ón─▒nda m─▒ verir, yoksa erteler mi?ÔÇŁ

Hoca;

ÔÇťÔÇô├én─▒nda ceza vermez, erteler.ÔÇŁ demi┼č. Bu cevap ├╝zerine e┼čk─▒y├ó ba─č─▒rm─▒┼č:

ÔÇťÔÇôO zaman in attan a┼ča─č─▒, benim ┼čimdi senin at─▒na ihtiyac─▒m var. Bu at─▒ alay─▒m, ben sonra onun cezas─▒n─▒ ├žekerim.ÔÇŁ

Hoca n├ó├žar attan inmi┼č, yaya kalm─▒┼č.

E┼čk─▒y├ó gasbetti─či ata kurulmu┼č, topuklad─▒─č─▒ gibi uzakla┼čm─▒┼č gitmi┼č. Fakat fazla ilerlemeden at ├ón├« bir hareket yapm─▒┼č, e┼čk─▒y├ó tepetaklak d├╝┼čm├╝┼č, kolu da k─▒r─▒lm─▒┼č;

ÔÇťÔÇôVay hoca vay! Beni kand─▒rd─▒! Hani Allah, cezam─▒ hemen vermeyecekti?!.ÔÇŁ deyip tekrar ata binmi┼č, yayan vaziyette yoluna devam eden hocay─▒ yakalam─▒┼č:

ÔÇťÔÇôBen sana sordum; ┬źAllah cezan─▒ ├ón─▒nda verir!┬╗ deseydin, ben senin at─▒n─▒ almazd─▒m. ┬źHemen vermez.┬╗ dedin, ben de at─▒n─▒ ald─▒m, fakat ┼ču h├ólime bak, bir anda ne oldu─čunu anlayamadan attan d├╝┼čt├╝m, kolum k─▒r─▒ld─▒. Niye bana yalan s├Âyledin?!. Bir de hoca olacaks─▒n!ÔÇŁ

Hoca istifini bozmam─▒┼č;

ÔÇťÔÇôBu ba┼č─▒na gelen, daha ├Ânce yapt─▒─č─▒n k├╝├ž├╝k bir haks─▒zl─▒ktan dolay─▒d─▒r. Sen, benim at─▒m─▒ gasbettin; ├Âyle bir kol k─▒r─▒lmas─▒yla kurtulaca─č─▒n─▒ m─▒ san─▒yorsun? Daha seni neler bekliyor, dur bakal─▒m.ÔÇŁ demi┼č.

E┼čk─▒y├ó bir sanc─▒l─▒ koluna bakm─▒┼č, bir vakar i├žinde yoluna devam eden hocaya;

ÔÇťÔÇôAl at─▒n─▒ hoca, al!ÔÇŁ demi┼č ve yapt─▒klar─▒na tevbe etmi┼č.

O e┼čk─▒y├ó; ├óhirete ger├žekten inansa, d├╝nyada ba┼č─▒na hi├žbir ┼čey gelmeyecek olsa da; zul├╝mden, haks─▒zl─▒ktan uzak dururdu. Fakat insan; ├óhireti, hesab─▒, m├«z├ón─▒, omuzlarda tutulan kay─▒tlar─▒ unutuyor. Bu a├ž─▒dan pe┼čin cezalar da bir nimet… D├╝nya mus├«betleri, ├óhireti unutan insana, ┬źmus├«betler, ac─▒lar, ─▒st─▒raplar kar┼č─▒s─▒nda ne kadar dayan─▒ks─▒z oldu─ču┬╗nu hat─▒rlatarak, yard─▒mc─▒ oluyor, tevbe ettiriyor.

Evet, zulm├╝ bertar├óf etmek i├žin olursa elbette l├óz─▒m siyaset… Halka hizmet etmek, insanlara faydal─▒ olmak i├žin ┼čart… ├ç├╝nk├╝ d├╝r├╝st insanlar─▒n siyasetten ka├žmas─▒, yerini olumsuz insanlara b─▒rakmas─▒ demektir.

Fakat zulme, fitneye, fesâda, hasede, ayak oyunlarına, entrikaya âlet olunmak tehlikesi varsa, uzak olsun!..

Rabbimiz ba┼č─▒m─▒zdan hay─▒rl─▒ idarecileri eksik etmesin, ┼ča┼č─▒rt─▒p gaflete d├╝┼č├╝rmesin, sab─▒r versin tahamm├╝l versin, g├╝├ž versin…

Unutmayal─▒m ki;

Biz nas─▒l olursak, idarecilerimiz de ├Âyle olacak…

Biz millet olarak, ahl├ók olarak nas─▒l olursak, inan├ž olarak, m├óneviyat olarak nas─▒l olursak; Cen├ób-─▒ Hak da ba┼č─▒m─▒za ├Âyle idareciler nasip edecek…

Dergimizin kapa─č─▒nda yaz─▒l─▒ o g├╝zel s├Âz gibi:

ÔÇťMuhte┼čem bir m├óz├«den, ihti┼čaml─▒ yar─▒nlara…ÔÇŁ nice Fatihler, Selimler yeti┼čsin…

├ém├«n…