EN ─░Y─░S─░ ─░├ç─░N…

Ahmet Z─░YLAN

Ne yaparsan en iyisini yap… En g├╝zelini, en sa─člam─▒n─▒ yap…

D├╝st├╗rumuz bu…

├ço─čalt─▒labilir, geli┼čtirilebilir…

├ťretimin en h─▒zl─▒s─▒n─▒n, ├ževreyi en g├╝zel ┼čekilde g├Âzeteninin bulunmas─▒, m├╝┼čteriye en uygun ┼čekilde sunulmas─▒, ves├óire…

Her meslek i├žin gerekli olan bu kural, her mesle─če g├Âre de─či┼čtirilebilir: ├ľ─čretmen en iyi ├Â─čretme ve e─čitme ┼čekil ve y├Ântemini bulacak; okullar m├╝fredatlar, imk├ónlar, programlar geli┼čtirecek; sanatk├ór us├╗ller, metotlar deneyecek; bilim adam─▒ deneyler yapacak, tezler, kitaplar ves├óire…

Bunlar, ki┼činin kendi imk├ónlar─▒yla, kendi akl─▒, kendi d├╝┼č├╝ncesi, kendi d├╝nyas─▒, kendi ufku d├óhilinde yapabilecekleri…

Fakat unutmamal─▒ ki, ak─▒l ak─▒ldan ├╝st├╝nd├╝r. Her bilenin ├╝st├╝nde daha iyi bilen biri daha var… Her ne ile me┼čgulsen, bilmelisin ki, d├╝nyada onu yapan binlerce meslekta┼č─▒n var.

Onlar bu i┼či nas─▒l yap─▒yor?

Senin de kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒n problemleri onlar nas─▒l ├ž├Âz├╝yor?

Senin hi├ž d├╝┼č├╝nmedi─čin, dikkat etmedi─čin baz─▒ incelikler, ayr─▒nt─▒lar yakalam─▒┼č olabilirler… k─▒rk y─▒l d├╝┼č├╝nsen bulamayaca─č─▒n ├ž├Âz├╝mler, tecr├╝beler k─▒rk g├╝n belki d├Ârt g├╝n gezmekle elde edilebilir.

─░┼č d├╝nyas─▒nda fuarlar bunun i├žin…

─░lim d├╝nyas─▒nda; paneller, sempozyumlar, seminerler bunun i├žin…

Sanat d├╝nyas─▒nda; sergiler, turlar, ortak sergiler bunun i├žin…

─░sl├ómiyetÔÇÖte Cen├ób-─▒ Hak bu bulu┼čmay─▒ hac ile sa─člam─▒┼č… Ge├žmi┼čten bug├╝ne nice ├ólim, hac mevsiminde bulu┼čmu┼č, hac yolculuklar─▒ nice ├ólimlerde ne b├╝y├╝k f├╝t├╗hatlara, a├ž─▒l─▒mlara vesile olmu┼č.

Ne zaman ki; di─čer m├ónev├« zaaflarla beraber, tembellik, d├╝nyadan habersizlik, anam-babam us├╗l├╝ne k├Âr├╝ k├Âr├╝ne ba─članmak hastal─▒─č─▒m─▒z k├Âkle┼čmi┼č, o zaman d├╝nyadan geri kalm─▒┼č─▒z.

Bir zamanlar, bir ├ža─č─▒ a├ž─▒p bir ├ža─č─▒ kapatan bulu┼člara imza at─▒p, surlar─▒n kal─▒n duvarlar─▒n─▒ y─▒kan toplar d├Âkmeyi biz bulmu┼č, biz geli┼čtirmi┼čiz. Gemicilik, dokuma, ticaret, mimar├«… hangi sahaya el att─▒ysak; en g├╝zel, en iyi, en sa─člam bizim yapt─▒klar─▒m─▒z olmu┼č…

Fakat g├╝n gelmi┼č, ele g├╝ne muhta├ž olmu┼čuz. Geri kalm─▒┼č─▒z.

O sebeple, herkese kendi sahas─▒ndaki geli┼čmeleri, gezip g├Ârmeyi tavsiye ediyoruz.

Bizim bu hususta tatlı bir hâtıramız oldu.

Mal├╗m, b├╝y├╝k firmalar, g├╝├žlerini g├Âstermek i├žin m├╝┼čterilerine fabrikalar─▒n─▒, tesislerini gezdirirler. Maksat m├╝┼čteriye g├╝ven telkin etmek… Ne kadar b├╝y├╝k ve g├╝├žl├╝ olduklar─▒n─▒, hangi ├žapta bir ├╝retimlerinin oldu─čunu bizzat g├Âstermek… ├ç├╝nk├╝ g├Ârmeyen ya tahminde bulunur, ya da zanda bulunur. O da olumsuz karara sevk edebilir. Buna mahal vermemek i├žin, i┼č gezilerinde m├╝┼čterilere b├Âyle turlar d├╝zenlenir. Adamlar ├Ânce g├╝ven telkin etmek gerekti─čini anlam─▒┼člar.

Biz de tefekk├╝r etsek, All├óhÔÇÖ─▒n peygamberlerini g├Ânderirken, ├Ânce el-em├«n es-s├ód─▒k vasf─▒yla toplumun g├╝venini kazand─▒rd─▒─č─▒n─▒, sonra o eminlik ve do─čruluk i├žinde peygamberli─če ba┼člatt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝r├╝z. Bize bundan ders ┼ču: M├╝┼čteri, ├Â─črenci, seyirci, se├žmen… muhatab─▒m─▒z her kim ise, ├Ânce g├╝venini kazanmak ┼čart…

Biz de TayvanÔÇÖa d├╝zenlenen b├Âyle bir i┼č gezisine, m├╝┼čteri s─▒fat─▒yla kat─▒lm─▒┼čt─▒k. TayvanÔÇÖda ilgili firma bizi ayakkab─▒ fabrikas─▒na g├Ât├╝rd├╝. E─čer ayakkab─▒ ├╝reticisi s─▒fat─▒yla ba┼čvursak, asla fabrikalar─▒n─▒ gezdirmezler. Meslek s─▒rlar─▒n─▒ vermezler. Fakat m├╝┼čteri olunca g├╝ven telkin etmeye, g├╝c├╝n├╝ g├Âstermeye ihtiyac─▒ var. Mesel├ó en b├╝y├╝k binalar─▒na g├Ât├╝r├╝yorlar;

ÔÇťBu bina bizim diyorlar.ÔÇŁ Fabrikalar─▒ varsa oraya g├Ât├╝r├╝yorlar. Bu s├╗retle b├╝y├╝kl├╝klerini g├Âstermi┼č oluyorlar.

Gitti─čimiz fabrikada yakla┼č─▒k 200 metre boyunca dip dibe dizilmi┼č insanlar, ayakkab─▒ ├╝retiyorlar. Biz de 3-5 ki┼či beraberce gidiyoruz. Ben 20-30 metre gittikten sonra bir yerde durdum. ├ľb├╝rleri gidecekler geri d├Ânecekler… Mesafe de k─▒sa 30-40 metre gittiler, oradan dediler ki:

ÔÇťÔÇôYahu, gelsene, niye gelmiyorsun?ÔÇŁ

Ben dedim ki:

ÔÇťÔÇôSiz gidin, benim aya─č─▒m a─čr─▒yor. Ben d├Ânece─čim.ÔÇŁ H├ólbuki pek de aya─č─▒m─▒n a─čr─▒mas─▒ndan de─čil. Ben orada g├Ârece─čimi g├Ârd├╝m. Arad─▒─č─▒m─▒ buldum. Basit de bir us├╗l. Fakat daha ├Ânce d├╝┼č├╝nemedi─čimiz bir ┼čey… G├Ârd├╝m ve ├Â─črendim…

T├╝rkiyeÔÇÖye gelince uygulad─▒m. Bir bantta 900 ├žift ayakkab─▒ ├╝retiyorken, bu ├Â─črendi─čim us├╗lle 1800ÔÇÖe ├ž─▒kt─▒. Ak─▒lla, d├╝┼č├╝nerek geli┼čtiremedik. ├çok basit ama g├Ârmezsen olmuyor. Oraya giden herkes de g├Âremedi tabi├«… Senin ihtisas─▒n oldu─ču i├žin hemen g├Âr├╝yorsun.

2-3 ay sonra bize o bant─▒ satan firman─▒n sahipleri geldiler. Genel m├╝d├╝r ve pazarlama m├╝d├╝rleri, ├╝├ž ki┼či geldiler. Yukar─▒ ├ž─▒kard─▒k. Yemek yedikten sonra ben onlara sordum:

ÔÇťÔÇôSizin bize satt─▒─č─▒n─▒z bantta ka├ž ├žift ├╝retiliyor?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôAlt─▒ y├╝z, yedi y├╝z, sekiz y├╝z, dokuz y├╝z. Hatt├ó bin ├žift bile ├╝retenleri g├Ârd├╝k.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôSizin bantta biz 1800 ├žift ├╝retiyoruz!ÔÇŁ

Bunu TayvanÔÇÖda g├Ârd├╝─č├╝m├╝ kendime saklad─▒m.

ÔÇťÔÇôOlmaz!ÔÇŁ dediler.

ÔÇťÔÇôOlur!ÔÇŁ dedim.

─░nanmad─▒lar.

ÔÇťHalep oradaysa ar┼č─▒n burada! ├ç─▒kal─▒m bakal─▒m.ÔÇŁ dedim. Birlikte ├ž─▒kt─▒k, bakt─▒lar. Saat tuttular:

ÔÇťÔÇôDo─čru!..ÔÇŁ dediler.

A┼ča─č─▒ya indiler. ┼×a┼čk─▒nl─▒kla konu┼čuyorlar:

ÔÇťS├╝per, s├╝per, s├╝per… Olmaz b├Âyle bir ┼čey. Bu bir rekor!..ÔÇŁ

Makineyi ├╝reten Alman Sch├Ân firmas─▒n─▒n yetkilileri, kendileri ├╝rettikleri h├ólde, bizim ald─▒─č─▒m─▒z verim kar┼č─▒s─▒nda hayrete d├╝┼čt├╝ler.

Aradan 2-3 ay ge├žti. Bir haber geldi. Sch├Ân firmas─▒ bizi AlmanyaÔÇÖya davet ediyor. U├žak biletlerimizi g├Ândermi┼čler. Biz de davete ic├óbet ettik, gittik.

Yeni ├╝rettikleri makinelerin tan─▒t─▒m─▒n─▒ yap─▒yorlar. D├╝nyan─▒n her yerinden b├╝t├╝n temsilcilerini davet etmi┼čler. Gelenlere dikkat ettim. Tayvan gibi Uzak Do─ču ├╝lkeleri yok. ├ç├╝nk├╝ Uzak Do─čuÔÇÖdan gelip de oradan makine alm─▒yorlar. Onlar g├Âr├╝yorlar, taklit ediyorlar, hatt├ó daha da ileri gidiyorlar. Bat─▒ya muhta├ž olmuyorlar.

Orta Do─ču ├╝lkeleri; Irak, ─░ran, Suriye, ├ťrd├╝n, Ermenistan… Kuzey Afrika ├╝lkeleri, Portekiz, ─░spanya, ─░talya, Bat─▒ Avrupa ├╝lkeleri ve G├╝ney Amerika ├╝lkeleri… Belki 50-60 ├╝lkeden adam var. Bizim T├╝rkiye m├╝messili de var. Tan─▒t─▒m bittikten sonra dediler ki:

ÔÇťSize bir haber verece─čiz. T├╝rkiyeÔÇÖde Ziylan diye bir firma var. Yemin etmeye gerek yok. Gittik, g├Âz├╝m├╝zle g├Ârd├╝k. Bizim makinelerimizle g├╝nde 1800 ├žift ayakkab─▒ ├╝retiyorlar. Olmaz b├Âyle bir ┼čey diyorsunuz de─čil mi?!. Bug├╝ne kadar binden yukar─▒ ├ž─▒kan─▒ biz de g├Ârmemi┼čtik. Ama bu firma ┼ču kadar saatte, 1800 ├žift ├╝retiyor. ┼×imdi o firman─▒n sahibini buraya ├ža─č─▒r─▒p size tan─▒taca─č─▒z…ÔÇŁ

Bizi ├ža─č─▒rd─▒lar, tan─▒tt─▒lar, b├╝t├╝n d├╝nya ├╝lkelerinin temsilcileri bizi alk─▒┼člad─▒lar. ├çok enteresan bir olay. Merak uyand─▒r─▒yor. ┼×eklini, nas─▒l yapt─▒─č─▒m─▒z─▒ s├Âylemiyoruz. Sadece ├╝retti─čimizi s├Âyl├╝yoruz. Tan─▒t─▒m bitti. Bana s├Âz verdiler. Orada herkesin ├Ân├╝nde dedim ki:

ÔÇťÔÇôAvrupaÔÇÖda b├Âyle bir ba┼čar─▒ g├Âsteren, yenilik yapan birilerine m├╝k├ófat verilir. Bize burada sadece te┼čekk├╝r edildi. Bunun d─▒┼č─▒nda hi├žbir ┼čey yap─▒lmad─▒.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôDo─čru.ÔÇŁ dediler. ÔÇťPeki ne istiyorsun?ÔÇŁ

Pazarl─▒k sahnede oluyor, herkes bize bak─▒yor.

Dedim ki:

ÔÇťÔÇôBir ser├« ayakkab─▒ makinesi istiyorum.ÔÇŁ

Bir ├žift makine bir ser├« oluyor. O zaman Mark vard─▒. Birisi 110 bin Mark, di─čeri 120 bin Mark. Toplam 230 bin Mark tutuyor. Tabi├« itiraz ettiler:

ÔÇťÔÇôOoo bu kadar da b├╝y├╝k hediye istenmez ki! Ne bileyim bir elbise iste, bir ba┼čka ┼čey iste. ├ť├ž-be┼č bin Markl─▒k bir hediye iste. Ama sen 230 bin Markl─▒k bir makine istiyorsun.ÔÇŁ

Bu sefer ben dedim ki:

ÔÇťÔÇôBen makineyi kendime istemiyorum. Kendi firmama istemiyorum. Sizin ├╝lkelerinizde ayakkab─▒c─▒l─▒k okulu kurulal─▒ 100 k├╝sur sene olmu┼č. Ayakkab─▒c─▒l─▒k okullar─▒n─▒z var. Hen├╝z T├╝rkiyeÔÇÖde ayakkab─▒c─▒l─▒k okulu yok. Biz Zeytinburnu Meslek Lisesinde iki tane derslik kurduk, verirseniz makineleri oraya hediye edece─čim. Kendime almayaca─č─▒m.ÔÇŁ

Bu daha duygulu oldu. Onlar da;

ÔÇťÔÇôO zaman bir tanesini verelim. Art─▒k bundan ba┼čka bir ┼čey isteme.ÔÇŁ dediler. Ben pazarl─▒kta pes etmedim:

ÔÇťÔÇôBir tanesi i├žin te┼čekk├╝r ederim ama bir tanesi ile i┼č g├Âr├╝lmeyece─čini siz de biliyorsunuz, bu makineler birbirinin tamamlay─▒c─▒s─▒. Fakat ┼č├Âyle bir ┼čey yapal─▒m. ─░kinci makinenin 50 bin MarkÔÇÖ─▒n─▒ ben vereyim. 60 bin MarkÔÇÖ─▒n─▒ siz kar┼č─▒lay─▒n. Olmu┼čken ser├« olsun…ÔÇŁ

Ben bunlar─▒ s├Âyledim. Terc├╝man da terc├╝me etti. Bunun ├╝zerine o bir├žok ├╝lkenin temsilcileri bir alk─▒┼č tufan─▒ kopard─▒lar. Fabrikan─▒n sahipleri de ┬źhay─▒r┬╗ diyemediler.

ÔÇťBu sizin rekl├óm─▒n─▒z olacak, tan─▒t─▒m─▒n─▒z olacak. Bu makinelerde talebeler e─čitim g├Ârecekler. Sizin avantaj─▒n─▒z var, kayb─▒n─▒z yok ki. Rekl├óma bu kadar para harc─▒yorsunuz.ÔÇŁ dedim.

Kabul ettiler. Makineler geldi. Zeytinburnu Meslek Lisesinde ├Â─črenciler 3-5 sene bu makinelerde e─čitim g├Ârd├╝ler. ┼×imdi de Ayakkab─▒c─▒l─▒k Meslek Okulunda h├ól├ó o makineler ├žal─▒┼čmaya devam ediyor.

Bu anlatt─▒klar─▒m 1992-93-94 y─▒llar─▒nda meydana geldi.

Bu nedir? Bir ┬źg├Ârme┬╗ h├ódisesi…

Memleketin bir okuluna 230.000 Mark de─čerinde iki tane makine kazand─▒ran bir ┬źg├Ârme ve hayata ge├žirme┬╗ h├ódisesi…

─░┼či geli┼čtirmeye, g├╝zelle┼čtirmeye, sa─člamla┼čt─▒rmaya, daha iyi, daha g├╝zel yapmaya y├Ânelik bir ilgi, bir sevgi, bir i┼čtiyak sonunda bilgiyi getiriyor.

├ç├╝nk├╝ aray─▒┼č i├žerisindesin. G├Ârd├╝klerini yorumlay─▒p, de─čerlendiriyorsun. Bir s├Âz vard─▒r:

Oduncunun g├Âz├╝ omcada,

Dilencinin g├Âz├╝ ├ž├Âm├žede…

Herkesin alg─▒s─▒, kendi ilgisi y├Ân├╝nde…

Bug├╝n her i┼č sahibi, i┼činin ayr─▒nt─▒lar─▒n─▒ biliyor mu? Hay─▒r! Ben de ilgi g├Âstermemi┼č olsayd─▒m, bant i┼čleyi┼či, g├╝nl├╝k verim gibi meselelere kafa yormam─▒┼č olsayd─▒m, o fabrika gezisinde hi├žbir ┼čey g├Âremeyecektim. G├Âzlerim bakacakt─▒, fakat zihnimde; ┬źBuldum!┬╗ ─▒┼č─▒─č─▒ yanmayacakt─▒.

Bu ┬źilgili, d├╝┼č├╝nceli bak─▒┼č┬╗ d├«nimizde de emrediliyor. Yeri, g├Âkleri, suyun g├Âkte rafine edilip yeniden ini┼čini, ar─▒n─▒n bal ├╝reti┼čini, mahl├╗kat─▒n karn─▒nda s├╝t├╝n meydana geli┼čini, insan─▒n anne karn─▒nda bir damla sudan, m├╝kemmel bir insan ┼čeklini al─▒┼č─▒n─▒, b├╝t├╝n bunlar─▒ alel├óde h├ódiseler olarak kar┼č─▒lamay─▒p, ┬źnas─▒l┬╗─▒n─▒, ┬źni├žin┬╗ini, ┬źkim┬╗ taraf─▒ndan ve ┬źhangi maksatla┬╗ meydana getirildiklerini ┬źtefekk├╝r┬╗ etmemiz emrediliyor.

Demek ki her ┼čeyle az-├žok ilgilenmek l├óz─▒m. ─░lgilenince Cen├ób-─▒ Hak da g├Âr├╝nmez yerden m├╝k├ófat─▒n─▒ veriyor. Bug├╝n ortaya koyduklar─▒na bak─▒nca, ├╝z├╝lerek g├Âr├╝yoruz ki inan├žs─▒z insanlar KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒n tefekk├╝r emrini daha iyi yerine getiriyor… Bunun kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ da ke┼čifler, icatlar olarak al─▒yorlar. Ke┼čke m├ónev├« g├Âzleri de a├ž─▒lsa, uhrev├« m├╝k├ófatlara da erseler…

Sadece ilgi ve bilgi yetmez… Oturdu─čun yerde ilgi, ilgi, nereye kadar? Gezeceksin, g├Âreceksin, arayacaks─▒n…

Sadece okumayla da olmaz.

├ľyle olursa sen d├╝nyay─▒ d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝n gibi g├Âr├╝yorsun, hayal etti─čin kadar g├Âr├╝yorsun… Yani asl─▒nda hayal kuruyorsun. Ger├žek de─čil, d├╝┼č├╝ncenden ibaret…

Gezmenin, g├Ârmenin bir ┼čekli de ara┼čt─▒rmak…

Bununla ilgili de ba┼č─▒m─▒zdan ge├žen bir h├ódise var.

Mûsevî Bay Banov vardı.

Spor ayakkab─▒s─▒ ├╝retirken, Halley Y─▒ld─▒z─▒ÔÇÖn─▒n ┼čeklini hem parlak, hem bask─▒l─▒ bir ┼čekilde, ayakkab─▒ya monte ediyoruz. Bu etiket, ayakkab─▒ya bir hava kat─▒yor, al─▒ml─▒, g├Ârkemli oluyor. Bay Banov bu etiketi ├╝retiyor, kendi geli┼čtirdi─či y├Ântemle… Yani ├ódeta m├╗cidi o… Tabi├« fiyat─▒n─▒ da o belirliyor:

Bir tane y─▒ld─▒z etiketini 1,5 TLÔÇÖye yap─▒yor. Burnundan da k─▒l ald─▒rm─▒yor. Havalar i├žinde. Biz de k─▒z─▒yoruz ama ald─▒rm─▒yoruz. ├ç├╝nk├╝ ihtiyac─▒m─▒z var. ├ťr├╝n sat─▒yor, para kazan─▒yoruz. Onun sayesinde iyi sat─▒yoruz.

Ba┼čka birileri geldi, bu y─▒ld─▒z─▒ ├╝rettiklerini s├Âyl├╝yorlar. Biz i┼či kar─▒┼čt─▒rmak istemedik.

ÔÇťÔÇôYolumuza devam edelim; i┼čimizi yap─▒yoruz, param─▒z─▒ kazan─▒yoruz. ┼×imdi adam─▒ de─či┼čtiririz. Belki yeni adam yeti┼čtiremez. S─▒k─▒nt─▒ ├ž─▒kar. DimyatÔÇÖa pirince giderken evdeki bulgurdan olmayal─▒m. Mevcut adamla, BanovÔÇÖla devam edelim.ÔÇŁ dedik.

Fakat Banov iki hafta sonra geldi, dedi ki:

ÔÇťÔÇôHer ┼čeye zam geldi, malzemenin fiyat─▒ artt─▒. Ben de y├╝zde elli zam yapaca─č─▒m.ÔÇŁ Yani 1,5 TLÔÇÖye yapt─▒─č─▒ ┼čeyi 2,25 TLÔÇÖye yapacak.

Biz dedik ki:

ÔÇťÔÇôPek├ól├ó, biz bir ara┼čt─▒ral─▒m.ÔÇŁ

┬źYok┬╗ da demedik, ┬źtamam┬╗ da.

ÔÇťSen, bir hafta sonra gel. Biz, biraz d├╝┼č├╝nelim.ÔÇŁ Biz bu bir hafta zarf─▒nda bize daha ├Ânce n├╝m├╗ne getiren adam─▒ ├ža─č─▒rd─▒k. Dedik ki:

ÔÇťÔÇôKarde┼čim, sen bunu bize ka├ža yapars─▒n?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôElli kuru┼ča yapar─▒m.ÔÇŁ demesin mi?

ÔÇťÔÇôYahu karde┼č, sen ┼čaka yapm─▒yorsun, de─čil mi?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôHay─▒r, e─čer devaml─▒ ├žal─▒┼č─▒rsak size ikram da yapar─▒m.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôE─čer yapacaksan, haydi ┼ču iki-├╝├ž g├╝n├╝n i├žinde ┼ču kadar yap da getir, bakal─▒m.ÔÇŁ

Daha bir hafta s├╝remiz var. ├ľb├╝r├╝n├╝n kula─č─▒na da bir ┼čey ka├ž─▒rm─▒yoruz.

Adam yapt─▒ getirdi. Bakt─▒k ki hi├ž fark─▒ yok, hatt├ó daha da d├╝zg├╝n. BanovÔÇÖun bu kadar s├╝rede bu kadar miktarda etiket getirmesinin m├╝mk├╝n├ót─▒ yoktu.

Bu adam ise;

ÔÇťÔÇôSiz, ne kadar isterseniz yapar─▒m ben, problem de─čil.ÔÇŁ diyor.

ÔÇťÔÇôSen bunu nas─▒l yap─▒yorsun?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBen bunu matbaada yap─▒yorum. Matbaada kesiyorum.ÔÇŁ

Mesele ├ž├Âz├╝ld├╝!

Banov etiketi matbaada bast─▒r─▒yor. ├ťst├╝ne jel├ótin, selefon tarz─▒ kaplamas─▒n─▒ yap─▒┼čt─▒r─▒yor. Sonra kenarlar─▒n─▒ makasla tek tek kesiyor.

Bu adam ise hem baskıyı, kaplamayı, hem de kesimi matbaada otomatik olarak hâllediyor.

BanovÔÇÖun i┼či hem yava┼č ilerliyor, hem de kesim elle oldu─ču i├žin d├╝zg├╝n olmuyor. ├ťstelik, el eme─či oldu─ču i├žin kurtarm─▒yor. Fiyata zam istiyor.

Matbaadaki ise kal─▒pla oldu─ču i├žin hem muntazam oluyor, hem h─▒zl─▒, hem de ucuza m├óloluyor. Elli kuru┼ča yapmas─▒na ra─čmen;

ÔÇťE─čer miktar ├žok olursa ikram ederim.ÔÇŁ diyor.

Zavall─▒ Banov, bir hafta sonra pahal─▒ bir pastaneden pasta alm─▒┼č, elinde pasta geldi. O kadar kendinden emin ki, zaml─▒ fiyat─▒ kutlayaca─č─▒z!

ÔÇťÔÇôBir ├žay s├Âyleyin de, ┼ču zamm─▒ ├žay-pasta ile kutlayal─▒m.ÔÇŁ dedi.

Biz ise ├žay ile birlikte, yapt─▒rd─▒─č─▒m─▒z etiketi ├Ân├╝ne koyduk.

ÔÇťÔÇôBay Banov, kutlayal─▒m neyi kutlayacaksak da; sen, bunu bize bir bu├žuk liraya sat─▒yorken, iki yirmi be┼če vermeye kalk─▒yorsun. Yahu ses ├ž─▒karmasan, itiraz etmesen biz b├Âyle devam edip gidecektik. Fakat sen zam isteyince biz de mecbur ara┼čt─▒rmak durumunda kald─▒k. Bize senin ├╝retti─činden daha d├╝zg├╝n├╝n├╝ 50 kuru┼ča yap─▒yorlar!ÔÇŁ

Banov k├╝plere bindi!

ÔÇťÔÇôYapamazlar, imk├ón─▒ yok. Nas─▒l olur, sizi kand─▒racaklar.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBiz de ├Âyle d├╝┼č├╝n├╝yorduk ama. Bak ├╝r├╝n meydanda. Sen makasla kesip getirmi┼čsin. O adam, kal─▒pla kesmi┼č. Neyle keserse kessin beni enterese etmiyor ki! Adam daha ucuza m├ól etmi┼č, daha kolay─▒n─▒ bulmu┼č. Kaliteyi bozan bir durum yok, aksine daha g├╝zel olmu┼č…ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôE, ne yapaca─č─▒z?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇô┼×imdi sen, eski fiyattan bile yapacak olsan art─▒k biz seninle ├žal─▒┼čamay─▒z. Elli kuru┼ča bulmu┼čken, 1,5ÔÇÖa sen olsan yapt─▒r─▒r m─▒s─▒n?ÔÇŁ

Bu arada pastas─▒ da duruyor. Bir lokma alamad─▒ adamca─č─▒z. ├ç├╝nk├╝ b├╝t├╝n kazan├ž gitti. Adam sanki kur┼čun yemi┼č gibi, dondu kald─▒.

Onun i├žin de bir ders var. Ald─▒─č─▒ para, asl─▒nda kurtar─▒yordu, tamahk├órl─▒─č─▒ ve teknolojiyi takip edememesi onu kazan├žs─▒z b─▒rakt─▒.

ÔÇťÔÇôBuyur, bari pastay─▒ ye!ÔÇŁ dedik.

ÔÇťÔÇôPasta yiyecek h├ólim kalmad─▒ ki.ÔÇŁ dedi ve ├žekti gitti.

Kendi d├╝┼čen a─člamaz! Onun sayesinde biz maliyeti d├╝┼č├╝rm├╝┼č olduk. ─░yi ki zam istemi┼č de bizim g├Âz├╝m├╝z├╝ a├žm─▒┼č.

Derler ya, k├Ât├╝ kom┼ču adam─▒ ev sahibi yapar.

Adam─▒n haks─▒z, a┼č─▒r─▒ bir zam istemesi, g├Âr├╝n├╝┼čte bir zarar, bir k├Ât├╝l├╝k… Fakat netice, y├╝zde yetmi┼č daha ucuza elde etmekle neticeleniyor.

─░htiya├žlar, aray─▒┼č─▒ k├Âr├╝kler… Engeller, daha b├╝y├╝k a├ž─▒l─▒m ve at─▒l─▒mlara vesile olur. Tabi├« y─▒lmayan, ara┼čt─▒ran, g├Âren i├žin…

─░stanbulÔÇÖun etraf─▒nda y├╝ksek ve kal─▒n surlar vard─▒. Bat─▒dan gelen yard─▒mlar vard─▒. Hali├žÔÇÖe gerilen zincir vard─▒. Rum ate┼či vard─▒… As─▒rlarca kimse a┼čamad─▒. Fakat engellerle y─▒lmayan bir Fatih geldi, bo─čaza hisar─▒ dikti, b├╝y├╝k toplar d├Âkt├╝rd├╝, gemileri karadan y├╝r├╝tt├╝, All├óhÔÇÖ─▒n izniyle fethetti.

Biz de b─▒rak─▒n ara┼čt─▒rmay─▒; teklif, aya─č─▒m─▒za gelmi┼čken ilgi g├Âstermedik de; f─▒rsat├ž─▒ bir ┼čekilde zam istenince g├Âz├╝m├╝z a├ž─▒ld─▒. H├ólbuki b├Âyle bir ihtiya├ž do─čmadan da ara┼čt─▒rmak l├óz─▒m.

Ara┼čt─▒rma geli┼čtirme… AR-GE deniyor bug├╝n…

G├Ârmek, ara┼čt─▒rmak, hesaplamak…

Bunun i├žin okumak, gezmek, takip etmek…

Teknolojide daha iyisi varsa, daha g├╝zeli varsa; almak l├óz─▒m. ├ç├╝nk├╝ g├╝zelin daha g├╝zeli vard─▒r. Ne kadar iyi varsa, iyinin daha iyisi var. Ne kadar sa─člam varsa, sa─člam─▒n daha sa─člam─▒ var. Ne kadar ak─▒ll─▒ adam varsa, ak─▒ll─▒ adam─▒n daha ak─▒ll─▒s─▒ var. Ne kadar becerikli adam varsa, beceriklinin daha beceriklisi var…

Benim ad─▒m H─▒d─▒r, yapaca─č─▒m budur, anlay─▒┼č─▒yla piyasadan, meslekta┼člar─▒ndan, d├╝nyadan habersiz gidersen, ├žok ge├žmeden bir de bakars─▒n herkes alm─▒┼č y├╝r├╝m├╝┼č. Senin emekledi─čin yerde herkes ko┼čmaya ba┼člam─▒┼č. Senin i─čneyle kuyu kazd─▒─č─▒n yerde, adam otomasyona d├Âkm├╝┼č…

Hep ├╝retimden misaller verdik, fakat i┼čin pazarlamas─▒, e─čitimi, sanat─▒ da b├Âyle…

Bir nokta var dikkat edilmesi gereken: Niyet; daha iyiyi, daha g├╝zeli aramak olacak. Yoksa daha ucuz olsun da vars─▒n daha kaliteli olmas─▒n; daha kolay olsun da vars─▒n daha sa─člam olmas─▒n, dersen o zaman i┼čine ihanet etmi┼č olursun. Oradan elde edilecek kazan├ž temiz de olmaz, bereketli de olmaz. Kendi elinle kendi markan─▒n, kendi ├╝retiminin kuyusunu kazm─▒┼č olursun.

Niyet daha iyisini, daha kalitelisini, daha h─▒zl─▒s─▒n─▒, i┼čin ├Âzeti; insanl─▒k i├žin daha faydal─▒s─▒n─▒ bulmak…

Bunun yolu da; g├Ârmek, gezmek, ara┼čt─▒rmak, geli┼čtirmek…