Fetihten Bu Yana NERDEN NEREYE?!.

M. Ali E┼×MEL─░
seyri@yuzaki.com

─░stanbul fethedilmi┼čti.

─░lk Cuma namaz─▒ b├╝y├╝k bir co┼čkuyla k─▒l─▒nd─▒. Sonra Ok Meydan─▒ÔÇÖnda b├╝y├╝k bir fetih ve zafer alay─▒ d├╝zenlendi. Asker ve sivil olmak ├╝zere y├╝z bin ki┼čiye bolca ganimet da─č─▒t─▒ld─▒.

Onlar i├žin as─▒l ganimet ise, hi├ž ┼č├╝phesiz ki Peygamber m├╝jdesine n├óiliyet olmu┼čtu. Bunun ┼č├╝kr├╝ i├žinde ┼č├Âyle hitap etti Fatih Sultan Mehmed Han:

ÔÇť┼×├╝hed├óya rahmet-i Rahman,

G─üz├«lere ┼čeref ve ┼čan,

TebÔÇÖama fahr u ┼č├╝kranÔÇŽÔÇŁ

Ard─▒ndan s├Âz├╝, hocas─▒ Ak┼čemseddinÔÇÖe b─▒rakt─▒.

O vel├«ler g├╝ne┼či…

M├╝sl├╝man-T├╝rk m├╝hr├╝n├╝ ta┼č─▒yan ─░stanbul medeniyetinin m├ónev├« m├«m├ór─▒… Lokm├ón-─▒ S├ón├« s─▒fat─▒yla madde ve m├ón├óda tabip olan o m├╝barek ┼čahsiyet de, d├╝nyan─▒n en ├ódil p├óyitaht─▒n─▒, nas─▒l bir ruh ile olu┼čturacaklar─▒n─▒n ├Âl├ž├╝lerini verdi:

ÔÇťFeth-i m├╝b├«nimiz m├╝barek ola ey g─üz├«ler! Ne saadet ki Hazret-i PeygamberÔÇÖin; ┬źNe g├╝zel asker!┬╗ m├╝jdesi, sizlere; ┬źNe g├╝zel kumandan!┬╗ m├╝jdesi de padi┼čah─▒m─▒za nasip oldu.

Bu nasip dolay─▒s─▒yla hepiniz in┼čallah afv-─▒ il├óh├«ye mazhars─▒n─▒z.

┼×imdi size d├╝┼čen, ├Âncelikle ┼č├╝kretmektir. Sonra da gaz├ó mal─▒n─▒/size verilen ganimetleri israf etmemektir. Yani ey g─üz├«ler! All├óhÔÇÖ─▒n size bah┼četti─či nimetleri, yine OÔÇÖnun yolunda hay─▒r ve hasen├óta sarf ederek (─░stanbulÔÇÖun madd├« ve m├ónev├« imar─▒nda) de─čerlendiriniz.ÔÇŁ

Hi├ž ┼č├╝phesiz bu y├Ânlendirme, feth-i m├╝b├«ni tamamlayan ikinci bir fetih hamlesidir. B├Âylece fetihten sonra bize ait olmak ├╝zere k├╝lt├╝rden sanata, d─▒┼č yap─▒lardan g├Ân├╝l yap─▒lar─▒na kadar her alanda ba┼člayan imar ├žal─▒┼čmalar─▒yla ─░stanbul, b├╝t├╝n├╝yle bizim olmu┼čtur. As─▒rlar boyunca bu ┼čehirde en ├žok g├Âze ├žarpan da asl─▒nda budur. Yani; ├«man─▒m─▒z─▒n fethi, k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝n fethi, sanat─▒m─▒z─▒n fethi, vicdan─▒m─▒z─▒n fethi, ahl├ók─▒m─▒z─▒n fethi, k─▒sacas─▒ ┼čahsiyet ve medeniyetimizin fethiÔÇŽ

Nitekim bu fetihlerin her biri, bir m├╝essesinin temeli oldu. Say─▒s─▒z vak─▒flar kuruldu. Camiler, ├že┼čmeler, sebiller yap─▒ld─▒. E─čitimin kalbini te┼čkil eden medreseler in┼ča edildi. Neticede kazand─▒─č─▒ ger├žek h├╝viyetiyle ─░stanbul, b├╝t├╝n ┼čehirlerin her bak─▒mdan t├óc─▒ h├óline geldi. Bu t├óc─▒ ba┼člara ta├ž edenler de, insanlar aras─▒nda m├╝mtazl─▒k kazand─▒.

Zaten fetih kap─▒lar─▒n─▒ ilk aralayan s─▒r da bu m├╝mtazl─▒k/se├žkin olma s─▒rr─▒yd─▒:

Ne g├╝zel asker!

Ne g├╝zel kumandan!

─░┼čte ─░stanbul medeniyetinin temeli ifadelerÔÇŽ

─░┼čte Hazret-i PeygamberÔÇÖin m├╝jdeledi─či bu ┬źne g├╝zel┬╗lik vasf─▒ndan do─čan bir kimlik;

─░stanbul beyefendisiÔÇŽ

─░stanbulÔÇÖun b├╝t├╝n g├╝zel ├Âzelliklerini kendisinde bar─▒nd─▒ran y├╝ksek karakter… M├╝stesn├ó ve ├óbide bir ┼čahsiyet…

Birinci m─▒sra─▒ Yahya KemalÔÇÖe, ikinci m─▒sra─▒ ─░bn├╝lemin Mahmut Kemal ─░NALÔÇÖa ait olan beytin ifadesiyle:

Hezâr gıpta o devr-i kadîm efendisine,
Ne kendi kimseye benzer ne kimse kendisineÔÇŽ

D├╝nyay─▒ kendine hayran b─▒rakan ve nevÔÇÖi ┼čahs─▒na m├╝nhas─▒r olan bir yap─▒… O yap─▒n─▒n ├Âzelliklerini, kendilerine d├╝┼čmanca tav─▒rlara sahip olan yabanc─▒lar─▒n bile itiraf etmekte olduklar─▒ tespitler, ├žok vurgulu anlatmaktad─▒r.

Bu hususta ─░smail H├ómi DAN─░┼×MENDÔÇÖin kaleme ald─▒─č─▒ ┬źEski T├╝rk Seciye ve Ahl├ók─▒┬╗nda yer alan y─▒─č─▒nla misalden birka├ž─▒na bakmak k├óf├«:

Comte de Marsigli:

ÔÇťT├╝rkler, m├ól├« imk├ónlara sahip olduklar─▒ zaman camiler, ├že┼čmeler, k├Âpr├╝ler ve ┬źhan┬╗ denilen misafirhaneler yapt─▒rmay─▒ itiyat edinmi┼člerdir. Bunlar─▒n masraflar─▒n─▒n temini i├žin de vak─▒flar tesis ederler. Ayr─▒ca neslin tahsili i├žin b├╝y├╝k ┼čehirlerde medrese ve mektepler yapt─▒r─▒rlar. Buralarda ba┼čta din├« olmak ├╝zre bir├žok ilim tedris edilir.ÔÇŁ

Henri Mathieu:

ÔÇťT├╝rklerde e┼čsiz bir hazine mahiyetinde mevcut olan namus ve ahl├ók anlay─▒┼č─▒n─▒ tasdik etmemek b├╝y├╝k bir haks─▒zl─▒k olur. Onlar; do─črulu─ču, faziletin temeli olarak kabul eden ve verdi─či s├Âz├╝ de mukaddes bilen kimselerdir.ÔÇŁ

M. de Thevenot:

ÔÇťBen padi┼čah─▒na ihanet ederek H─▒ristiyanlarla i┼čbirli─či i├žine giren hi├žbir T├╝rkÔÇÖe tesad├╝f etmi┼č de─čilim.

Onlar, birbirleriyle vuru┼čup d├Âv├╝┼čme bilmezler! Bizde s─▒k├ža rastlanan d├╝ello, onlarda ├ódeta bir me├žhuld├╝r. Bunun sebebi de ├žok sevip candan ba─čl─▒ olduklar─▒ dinin, i├žki ve kumar gibi iki b├╝y├╝k k├Ât├╝l├╝k ve d├╝┼čmanl─▒k menba─▒n─▒ men edip kurutan h├ókim├óne siyasetidir.

Ayr─▒ca bu hasletleri sayesinde T├╝rkler s─▒hhatli ya┼čarlar ve az hasta olurlar.

├ľyle zannediyorum ki, T├╝rklerin bu m├╝kemmel s─▒hhatlerinin ba┼čl─▒ca sebeplerinden biri de s─▒k s─▒k y─▒kanmalar─▒ ve yiyip i├žmedeki itidalleridir. Onlar, gayet az yerler. Yedikleri de, H─▒ristiyanlar gibi karmakar─▒┼č─▒k de─čildir.ÔÇŁ

Dikkat ├žekicidir ki, bizde her t├╝rl├╝ temizlik ve s─▒hhat ├Âl├ž├╝leri hayat─▒n vazge├žilmez par├žas─▒ iken o s─▒ralarda Avrupa ayn─▒ hususlarda peri┼čan vaziyetteydi. Evlerde hel├ó/tuvalet yoktu. Kirli su ve idrar at─▒klar─▒ soka─ča d├Âk├╝l├╝rd├╝. Bunlardan korunmak i├žin rivayete g├Âre bir zamanlar Paris, ┼čemsiyenin en ├žok kullan─▒ld─▒─č─▒ bir ┼čehirdi. Di─čer taraftan me┼čhur Louvre (Luur) saray─▒nda bile hel├ó/tuvalet konulmas─▒ unutulmu┼čtu.

Do─črusu unutulmak kelimesi yanl─▒┼č. ├ç├╝nk├╝ b├Âyle bir anlay─▒┼č yoktu ki! Pek ├žok faziletin olmad─▒─č─▒ gibi…

Bizde ise bunlar en unutulmaz hasletlerdi.

─░┼čte yabanc─▒lar─▒n di─čer itiraflar─▒;

Avukat Guer:

ÔÇť… M├╝sl├╝man T├╝rkÔÇÖ├╝n ┼čefkati hayvanlara bile ┼č├ómildir. Bu hususta vak─▒flar ve ├╝cretli ┼čah─▒slar vard─▒r.ÔÇŁ

A. Ubucini:

ÔÇťSon zamanlarda Daily News gazetesinde ne┼čredilen mektubunda bir ─░ngiliz seyyah─▒n─▒n anlatt─▒─č─▒ ┼ču menk─▒beyi l├╝tfen okuyun:

Bug├╝n bir k├Âyl├╝n├╝n y├╝k arabas─▒n─▒ kiralad─▒m. Sonra gece ├╝st├╝ne uzanmak ├╝zere biraz kuru ot sat─▒n almak istedim. Bana refakat eden T├╝rk, e┼čyalar─▒m─▒ ba┼č─▒na hi├ž kimseyi koymadan orac─▒kta b─▒rakt─▒rd─▒.

Israr etmedim. O ┼čekilde al─▒┼čveri┼če gittim. D├Ând├╝─č├╝mde hayretler i├žerisinde kald─▒m. Her ┼čey yerli yerindeydi.

Bu ger├žekler, Londra kiliselerinin k├╝rs├╝lerinden b├╝t├╝n H─▒ristiyanlara duyurulmal─▒d─▒r. Kimisi r├╝ya g├Ârd├╝─č├╝n├╝ sanabilir. Ama art─▒k uykular─▒ndan uyans─▒nlar!..ÔÇŁ

Dr. A. Brayer:

ÔÇťOsmanl─▒ÔÇÖda ├žocuklar, yeti┼čip kemal ya┼č─▒na geldikleri zaman ana ve babalar─▒n─▒n yanlar─▒nda bulunmakla iftihar ederler. Ana-babalar─▒, onlar k├╝├ž├╝kken kendilerine nas─▒l ┼čefkat g├Âsterdilerse, ├žocuklar da ayn─▒ ┼čekilde mukabele etmekle bahtiyar olurlar.

Oysa;

Di─čer memleketlerde ├žok defa ├žocuklar olgunluk ├ža─č─▒na girer girmez, ana ve babalar─▒ndan ayr─▒l─▒rlar. M├ól├« menfaatleri hususunda onlarla ├žeki┼če ├žeki┼če m├╝naka┼ča ederler. Hatt├ó bazen kendileri refah i├žinde ya┼čad─▒klar─▒ h├ólde onlar─▒ sefalete yak─▒n bir hayat i├žinde b─▒rak─▒rlar. Bunlar, ana-babalar─▒na kar┼č─▒ onlar─▒n kendilerine ├žok ihtiya├žlar─▒ oldu─ču bir devrede ├ódeta yabanc─▒la┼č─▒rlar.ÔÇŁ

Hem ifade edilmi┼č, hem ya┼čanm─▒┼č bu faziletler medeniyeti etraf─▒nda ─░stanbulÔÇÖun bir ad─▒ da, ┬źDersaadet / saadet kap─▒s─▒┬╗ oldu. Milletimizin s─▒fat─▒ ise, ┬źEvl├ód-─▒ f├ótih├ón┬╗…

De─čeri kaybolmayacak madd├« ve m├ónev├« ┼čeref madalyalar─▒ÔÇŽ

Biz bu madalyalar─▒, bir b├╝t├╝n h├ólinde as─▒rlar boyu izzetle ta┼č─▒d─▒k. Ne yaz─▒k ki d├╝ne kadar… Bug├╝ne maalesef tamam─▒yla yans─▒tamad─▒k. Oysa en son m├╝┼čahedeler bile g├Âz kama┼čt─▒r─▒c─▒yd─▒. Ne diyelim. ├éh!

Birer koca ├ž─▒nar olarak ifade edilen ve bizim insan─▒m─▒z olan da─č gibi ┼čahsiyetlerin temsil etti─či d├ósit├ón├« hasletlerimizÔÇŽ

O hasletler ki, kald─▒─č─▒ kadar─▒yla ve son m├╝messilleriyle dah├« d├╝nyalara bedeldi. ─░┼čte;

Yirminci y├╝zy─▒lda her alanda c├Âmertli─či, y├╝ksek m├ónev├« ┼čahsiyeti ve bir├žok meziyetleri etraf─▒nda tam bir ─░stanbul beyefendisi olan merhum Musa TOPBA┼× -kuddise sirruh- EfendiÔÇÖnin ├Ânceki y─▒llara ait m├╝┼čahede ve tespitlerinden baz─▒lar─▒:

ÔÇťKimse, kimse ile ├žeki┼čmez, u─čra┼čmazd─▒. Kimse kimseyi k├╝├ž├╝msemez, hor g├Ârmezdi. K├╝├ž├╝kler b├╝y├╝kleri sayar, b├╝y├╝kler de k├╝├ž├╝klere kar┼č─▒ ┼čefkatle mu├ómele ederlerdi. Ana-baba hukukuna son derece dikkat edilir, onlara kar┼č─▒ itaatte kusur edilmezdi.

B├╝y├╝kler de, k├╝├ž├╝klere kar┼č─▒ dikkatli olup, ┼č─▒marmas─▒nlar; istikb├ólin cidd├«, vakarl─▒ ve m├╝tev├óz─▒ insanlar─▒ olsun diye onlar─▒n yan─▒nda hafif hareketlerde bulunmazlard─▒.

Di─čer taraftan o zamanlar israf, savurganl─▒k diye bir ┼čey yoktu. Herkes b├╝t├žesini, gelirine g├Âre ayar ederdi. Mesuttular, m├╝reffeh idiler.

Bug├╝nk├╝ ┼č─▒mar─▒kl─▒k, haz─▒ms─▒zl─▒k ve yar─▒┼čman─▒n y├╝zde biri bile yoktu. O g├╝n├╝n insanlar─▒, bug├╝n├╝n bencillik ve hoyratl─▒─č─▒n─▒ g├Ârselerdi, dilleri tutulur, s├Âz edemezlerdi.ÔÇŁ (Osman N├╗ri TOPBA┼×, ├ébide ┼×ahsiyetleri ve M├╝esseseleriyle Osmanl─▒)

O g├╝nlerle bug├╝nler yan yana k─▒yas edildi─činde dile gelen ilk c├╝mle:

Nerdeen nereye!?.

D├╝n anlat─▒lanlar ile bug├╝n gazete sayfalar─▒n─▒ dolduran ger├žekler bu suali per├žinliyor:

Nerdeen nereye?!.

├ľmr├╝ milletinin derdiyle ge├žen M. ├ékifÔÇÖin ikaz edici, ac─▒ m─▒sralar─▒ g├Âze ├žarp─▒yor:

Donanma, ordu y├╝r├╝rken muzafferen ileri,
├ťzengi ├Âpmeye hasretti GarbÔÇÖ─▒n el├žileri!
O ihti┼č├óm─▒ elinden ni├žin b─▒rakt─▒n da,
Bug├╝n yat─▒p duruyorsun ayaklar alt─▒nda?

Bu fery├ód─▒n ard─▒ndan kulaklarda merhum Ali Ulvi KURUCUÔÇÖnun beyti de ├ž─▒nl─▒yor:

Mahvoldu hay├ólim bu nas─▒l korkulu r├╝ÔÇÖy├ó?
┼×a┼čt─▒m; neyi tems├«l ediyorsun Ayasofya?!.

Nerden nereye?!.

─░stanbulÔÇÖun d├╝ne nazaran yaralanan tarih├« dokusu yan─▒nda insanlar─▒ da ayn─▒ yaradan nasibini ald─▒. ─░stanbul beyefendili─či tabiri unutulmaya ba┼čland─▒. ─░stikl├ól ┼čairinin kederli tespitiyle bukalemun f─▒tratl─▒ z├╝ppeler doldurdu ortal─▒─č─▒:

Sabahleyin mütefelsif, ikindi üstü fakîh;

Sular karardı mı pek yosma bir edîb-i nezih;
Yar─▒n m├╝verrih; ├Âb├╝r g├╝n siy├ósetin kurdu;
Bakars─▒n: Ertesi g├╝n i├žtih├óda pey vurdu!..
Hülâsa bukalemun fıtratında züppelerin
Elinde maskara olduk… Deyin de h├╝km├╝ verin!

├ľz benli─čine ba─čl─▒ bir duru┼ču b─▒rak─▒p da baya─č─▒ ve kar─▒┼č─▒k bir yap─▒da bu denli ya┼čananlar, o d├╝nyan─▒n insan─▒ olmas─▒na ra─čmen FikretÔÇÖe bile isyan ettirmi┼č ve devrinin ya─čmac─▒ z├╝ppelerine kar┼č─▒ ┼č├Âyle dedirtmi┼čtir:

Yiyin efendiler yiyin; bu h├ón-─▒ i┼čtih├ó sizin,
Doyunca, t─▒ks─▒r─▒nca, ├žatlay─▒ncaya kadar yiyin!

M. ├ékifÔÇÖin fery├ód─▒ ise daha derindir:

Bu züppeler acabâ hangi cinsin efrâdı?
Kad─▒n desen, geliyor arkas─▒ndan erkek ad─▒;
Hay─▒r, kad─▒n de─čil, erkek desen, nedir o k─▒l─▒k?
Demet demetken o sa├žlar, ne muhtasar o b─▒y─▒k?
Sad├ós─▒ bayku┼ča benzer, h─▒r├óm─▒ saksa─čana;
H├╝l├ósa, z├╝ppe demi┼čtim ya, art─▒k anlasana!
Bilirsiniz, hani, insanda bir damar varm─▒┼č,
Ki y├╝zs├╝z olmak i├žin mutlak├ó o ├žatlarm─▒┼č;
Nas─▒lsa ┬źRabbim utand─▒rmas─▒n!┬╗ du├ós─▒ alan,
Bu arsızın o damar zâten eksik alnından!..

G├Ân├╝l ve ak─▒l mutfa─č─▒ berbat olan bu tiplerin, bir de okumu┼čluk vitrinine s─▒─č─▒narak millet irfan─▒n─▒n ┼čof├Ârl├╝─č├╝ne yeltenmeleri ise olacak ┼čey de─čildir:

H├óli ─▒sl├óh edecekler, diyerek ka├ž senedir,
Bekleyip durdu─čumuz z├╝ppelerin tavr─▒ nedir?

ÔÇŽ..

K─▒z─▒m─▒n iffeti batmakta rez├«lin g├Âz├╝ne…
Ac─▒r─▒m t├╝kr├╝─če bill├óhi, t├╝k├╝rsem y├╝z├╝ne!

Efendilikten uzak bunca adam ├žarp─▒kl─▒─č─▒, Faruk NafizÔÇÖin de g├Âz├╝nden ka├žmam─▒┼č. ┬źBilmem Kimler ─░├žin?┬╗ ba┼čl─▒kl─▒ ┼čiirinde ┼ču vurgu pek m├ónidar:

E─čriyi do─čru g├Âren kimler varsa ├Âz evl├ót,
E─čriye e─čri diyen canlar ├╝vey oldular.

Gidi┼čat b├Âyle olunca ortamda ne harmanlar savruluyor!

Bunlar─▒n aras─▒nda ├Âzellikle son y─▒llarda abur-cubur geli┼čmeler merkezli bir d├╝nya kurulmaya ├žal─▒┼č─▒l─▒yor. Ahl├ókta, e─čitimde, sanatta, insanl─▒kta, ├«manda ve irfanda. Farkl─▒ k├╝lt├╝r ve inan├žlar aras─▒ndaki ├žeki┼čmelerde ├╝st├╝nl├╝k ve a─č─▒r basma kavgalar─▒, art─▒k ayn─▒ g├Âr├╝nen farkl─▒ ├žizgiler ├╝zerinde duruyor. Kimsecikler fark─▒na varmas─▒n diye. Yanl─▒┼č─▒ kendi iticili─čiyle de─čil, do─črunun ├žekicili─čini kullanarak yedirmek gayretleri meydanda.

Ge├žerli ak├želeri olmayan z├╝ppeler ve z├╝ppelikler; efendi olan─▒ ve efendili─či ak├že yap─▒yorlar. Foyalar─▒ i┼čret-i ┼čeytan, fakat boyalar─▒ s├╗ret-i haktan kullan─▒yorlar. ┼×iirin diliyle:

├ľyle ┼čeyler t├╝r├╝yor s├╗ret-i haktan boyas─▒,
D─▒┼č de─čil, i├ž y├╝ze bak, i┼čret-i ┼čeytan foyas─▒ÔÇŽ (Seyr├«)

G├╝n├╝m├╝zde bu rez├óletin art─▒k bir-iki de─čil bin bir ├Ârne─či var.

En tazesi de;

┬ź99 S├╝per Kahraman┬╗ olarak ─░sl├óm d├╝nyas─▒na yedirilmeye, yutturulup tutturulmaya ├žal─▒┼č─▒lan bulan─▒k bir ├žizgi roman.

Bat─▒n─▒n bat─▒k ve sa├žma mitoloji tiplerine paralel oldu─ču kadar, ─░sl├óm ┼čahsiyetinin de inan├ž ve karakter itibar─▒yla r├╗huna ayk─▒r─▒ d├╝┼čen bir mant─▒kla;

All├óhÔÇÖ─▒n 99 s─▒fat─▒n─▒n her birini -s├Âz├╝m ona- temsil eden tipler tasarlanm─▒┼č. 50ÔÇÖsi kad─▒n, 49ÔÇÖu erkek. Her t├╝rl├╝ ┼čekilden m├╝nezzeh olan Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n, -h├ó┼č├ó- Fettah ismi Toro R─▒dvan; Habir ismi ─░nternet Amira. Nur ismi de, foto-manken tipinde bir gen├ž k─▒z! Hatta Dar ismi, bir k├ófir. Cabbar ve emsali di─čer tipler de kaba ve yabanc─▒, yani ─░sl├óm d─▒┼č─▒ d├╝nyan─▒n g├Âr├╝nt├╝leri i├žinde. Fikir babas─▒ da Arap medyas─▒ndan: Naif el-MUTAWA.

Bu i┼čte gerek yaz─▒ gerek teknik ekip itibar─▒yla yer alan isimlerin hemen tamam─▒ da yabanc─▒. Newsweek dergisinin; ÔÇťBu ├žizgi roman, M├╝sl├╝man gen├žleri k├Ât├╝l├╝klerden uzak tutuyor.ÔÇŁ demesi ise hangi muhatap kitleye nas─▒l bir telkin yap─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Âsteriyor.

ÔÇťK├Ât├╝l├╝kten uzak durmak i├žin al oku!ÔÇŁ rekl├óm─▒ ard─▒nda All├óhÔÇÖ─▒n isimlerini ─░sl├óm d─▒┼č─▒ ├Âl├ž├╝lerle ve ─░sl├óm├« olmayan ┼čekiller i├žinde ┼čuuralt─▒na i┼člemek fikri ├žok a├ž─▒k. ├çizgilerde putperest H─▒ristiyanc─▒ k├╝lt├╝r├╝n hi├ž de saf olmayan bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ a─č─▒rl─▒kta.

D├╝nden bug├╝ne;

D─▒┼č d├╝nyan─▒n bize yabanc─▒ ve uzak insanlar─▒, b├Âyle te┼čebb├╝slere her zaman yeltenmi┼člerdir. Fakat i┼čin garibi, bu hurafeci bozuk mant─▒─č─▒n mikroplu, vir├╝sl├╝ ve sakat ├žizgilerinin, bir gazetede ┬ź99 S├╝per Kahraman┬╗ ba┼čl─▒─č─▒yla ve tavsiye edici bir ├╝sl├╗pla M├╝sl├╝man okuyuculara sunulmas─▒…

All├óhÔÇÖ─▒n;

S├╝bh├ón/her t├╝rl├╝ noksanl─▒k ve tasvirden m├╝nezzeh ve her t├╝rl├╝ m├╝kemmellikle muttas─▒f oldu─ču ve m├╝te├ól/ak─▒l ve idrak ├Âtesi oldu─ču nas─▒l g├Âz ard─▒ edilebilir? Onun s─▒fatlar─▒n─▒n tecell├«si tarz─▒nda bir yakla┼č─▒ma s─▒─č─▒n─▒lsa da m├╝mk├╝n de─čil. ├ç├╝nk├╝ ortaya konulan malzeme, muharref dinlerin antropomorfik yap─▒s─▒na paralel.

Unutmamal─▒ ki tarihte;

Roma imparatorlu─ču, ger├žek H─▒ristiyanl─▒─č─▒ de─čil, onun i├žine soktu─ču kendi putperestli─čini kabul ederek H─▒ristiyan olmu┼čtur.

Bu ifadeler baz─▒lar─▒na y├╝ksek perdeden veya m├╝bal├ó─čal─▒ bir tepki olarak g├Âr├╝nebilir. Ancak H─▒ristiyanl─▒─ča kar┼č─▒ yap─▒lan tevh├«din ├Âz├╝nden kopar─▒c─▒ yakla┼č─▒m─▒n bin bir t├╝rl├╝s├╝n├╝n ─░sl├óm d├╝nyas─▒na da uygulanmaya ├žal─▒┼č─▒ld─▒─č─▒n─▒, hatt├ó yer yer bunun i├žimizde de pek ├žok mihrakta yans─▒malar─▒n─▒n mevcut oldu─čunu kimse ink├ór edemez.

Uzun zamandan beri ve ─▒srarl─▒ bir ┼čekilde biz olmayan ┼čeyler, sap─▒k ve bozuk inan─▒┼člar─▒n yap─▒ ve foyalar─▒, bizim mukaddes malzemelerimize boyanarak hem de ├«man ve tevhid medeniyetimizin i├žine sokulmaya gayret edilmekte.

Ama garezk├ór, ama m├ósum├óne…

Hi├ž fark etmiyor.

Nelere ┼čahit olmuyoruz ki!

Ge├žen ay kutlu do─čumunu idrak etti─čimiz Hazret-i Peygamber sevgisinde bile ak─▒l almaz bir c├╝rÔÇÖetle ne kadar kar─▒┼čt─▒rmalar ve bula┼čt─▒rmalar oldu maalesef. Hele OÔÇÖnun m├╝barek ad─▒n─▒ gazino ve pavyon havas─▒ndan ibaret olan ve hi├ž kabul edilemez m├╝zikler e┼čli─činde pe├žete gibi kullan─▒p r├╗h-i Ras├╗lull├óhÔÇÖ─▒ rencide etmekÔÇŽ

Olacak ┼čey de─čil!

Billur gibi zemzem, le┼č gibi tuvalet tas─▒nda ikram edilir mi?

Kimisi diyor ki:

Can─▒m sanat ad─▒na olamaz m─▒?

Olamaz deyip de sormak lâzım:

Hazret-i PeygamberÔÇÖin ├Âmr├╝ boyunca uzak durdu─ču bin bir tuzaklara OÔÇÖnun sevgisini ve ad─▒n─▒ yem yapman─▒n neresi sanat? Bir de bu meyanda iyi niyeti, k├Ât├╝ bir tavr─▒n sabunu olarak kullanman─▒n neresi sanat?

Her ┼čeyden ├Ânce bilinmeli ki;

Sanat ad─▒na denilen ┼čey, ├«man ad─▒na olan─▒ hi├že sayd─▒─č─▒ an tamamen sakatlan─▒r. B├Âyle bir sakatl─▒k, kabal─▒k, nezaketsizlik ve densizlikten de asla g├╝zel bir sanat meydana gelmez. Buna ra─čmen ├«mana ters de olsa k├Ât├╝l├╝k de bir sanatt─▒r diyenlere, diyece─čim hi├žbir ┼čey yok.

─░tiraz─▒m ise her zaman var.

As─▒l itiraz─▒m da;

Do─čruyu savunmas─▒ gerekenlerin yanl─▒┼č─▒ terk etmek bir tarafa onu savunur h├óle gelmeleri. ─░nsan sormadan edemiyor:

Nerden nereye?!.

D├╝nyada yanl─▒┼člar sosyal belirleyicilik noktas─▒nda a─č─▒rl─▒k tepkiyi elde tuttu─ču i├žin, do─črular kan kaybediyor.

Bu sebeple;

Ruhlarda tekrar bir fetih a┼č─▒s─▒na ihtiya├ž var.

Fetihle birlikte sanattan hayata, mimar├«den m├╗s─▒k├«ye, insandan e┼čyaya kadar her alanda bir faziletler medeniyeti kuran ve bunun temsilcisi olarak ─░stanbul beyefendili─či ve han─▒mefendili─čini do─čuran ├Âzbe├Âz mayaya ihtiya├ž var.

FatihÔÇÖin ├ódil duru┼čuna, Ak┼čemseddinÔÇÖin g├Ân├╝l vuru┼čuna ihtiya├ž var.

YavuzÔÇÖun, onu ┬źH├ódim├╝ÔÇÖl-HaremeyniÔÇÖ┼č-┼×er├«feyn┬╗ eden gayret ve ┼čecaatine; BarbarosÔÇÖun, ─░sl├óm d├╝nyas─▒n─▒n b├╝t├╝nl├╝─č├╝ i├žin ferd├« saltanat─▒ndan kapt├ón-─▒ dery├ól─▒─ča feragatine ihtiya├ž var.

Fuz├╗l├«ÔÇÖnin, Hazret-i PeygamberÔÇÖi duyu┼čuna; EbussuudÔÇÖun, ilim ve irfanda ger├žek sultana g├Ân├╝lden uyu┼čuna ihtiya├ž var.

SinanÔÇÖ─▒n sanattaki ince nak─▒┼č─▒na, a┼čk─▒n─▒ ├Âzler ├Âz├╝nden alan g├Âzlerin y├╝ce bak─▒┼č─▒na ve hayat─▒n biz olarak ak─▒┼č─▒na ihtiya├ž var.

O zaman nerden nereye d├╝┼č├╝┼č├╝m├╝z de─čil, nereden nerelere ├ž─▒k─▒┼č─▒m─▒z konu┼čulur.

T─▒pk─▒ d├╝nk├╝ gibi…

─░stanbulÔÇÖu fethetti─čimiz ve Hazret-i PeygamberÔÇÖin m├╝jdesine kavu┼čtu─čumuz g├╝nk├╝ gibi…

O zaman daha bir ba┼čka okuruz:

Sana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul,
G├Ârmedim; gezmedi─čim, sevmedi─čim hi├žbir yer.
├ľmr├╝m olduk├ža g├Ân├╝l taht─▒ma keyfince kurul,
S├óde bir semtini sevmek bile bir ├Âmre de─čer.

Çünkü İstanbul;

Fetihle birlikte bizden ald─▒─č─▒ ruh ile b├╝t├╝n bir vatanda millet├že ├Âmr├╝n nefesi durumundad─▒r.

O;

Topkap─▒ÔÇÖs─▒yla, S├╝leymaniyeÔÇÖsiyle ve SultanahmetÔÇÖiyle sanat ve ├«man dolu bir ├Âmr├╝n nefesidir. Ey├╝b Sultan, Yahya Efendi ve Aziz Mahmud H├╝d├óy├«ÔÇÖsiyle m├ónev├« ┼čahsiyetimizi olu┼čturan bir ├Âmr├╝n nefesidir. E┼čsiz bir il├óh├« zarafetle yedi tepe ├╝st├╝nde m├╝heyy├ó ve en nadide minarelerin ┼čahadet etti─či yeg├óne g├╝zelli─če ├óm├óde bir ├Âmr├╝n nefesidir. ─░ki d├╝nyaya a├ž─▒lm─▒┼č pencerelerin Cibril kanatl─▒ ilhamlar─▒n─▒ ebediyetle besleyen ve sonsuzlu─ča y├Âneli┼či her g├╝n KaracaahmetÔÇÖle birlikte hat─▒rlatan bir ├Âmr├╝n nefesidir.

Daha nice bir ├Âmr├╝n nefesi O…

OÔÇÖnda madd├« ve m├ónev├« say─▒s─▒z ve sonsuz nefeslerle hayat─▒n k─▒ymetini bilmeli:

Rûhu tatmîn edemez câna tuzak ten kafesi,
├ç├╝nk├╝ b├╝lb├╝l bile olsan yine bo─čmakta sesi.
─░┼čliyor b├Âyle kader k├Âpr├╝s├╝ nerden nereye?!.
Anla ey yolcu ya┼čarken nedir ├Âmr├╝n nefesi?
(Seyrî)