GÖZÜNÜZDEN, GÖNÜL DENİZİNİZE GİRENLERE DİKKAT EDİNİZ!

YAZAR : Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com 3 Allah Teâlâ; insanı diğer varlıklardan üstün olarak yarattı, insana akıl ve irade verdi. İnsan; bu irade ile iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, faydalıyı zararlıdan ayırma özelliği kazandı. Cenâb-ı Hak; insana akıl ve iradenin dışında; bedeninde bulunan organların en özeli olarak, hareketlerini ve istikametini belirleyen kalp verdi. İnsan, bu kalp ile beynine ve dolayısı ile diğer […]

BEŞERİYET, İNSANLIĞI O’NDAN ÖĞRENDİ!

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com GÖNDERENİN KADRİNCE… Bir aşîret reisi Hazret-i Hâlid bin Velid’e dedi ki: ‒Bize Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i anlatır mısınız?” Hazret-i Hâlid ise acziyetini belirtti: –Allah Rasûlü’nün o ebedî güzelliklerini anlatmaya benim gücüm yetmez. Hele etraflıca anlatmamı arzu edersen, bu hiç mümkün değil. Aşîret reisi ısrarcı oldu: –Bildiğin kadarıyla anlat! Hiç olmazsa kısa ve […]

«SAVM»

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Oruç, Türkçemize Farsça (rûz, gün) kelimesinden geçmiş. Kur’ân lisânında ise «savm, sıyâm»dır oruç. Savm kelimesine edebî bir yaklaşımdan başka bir gayesi olmayan bir usûlle, bu kelimenin her harfiyle başlayan kavramlarla, orucu anlatmayı deneyelim: Oruç, Sabır Vakar Metânettir… Oruç tek kelimeyle sabırdır. Nefsimizin doymak bilmez açlığına karşı sabır… Damarımıza basan, öfkelendiren tahrik edicilere karşı sabır… […]

MUHABBETİN MÎZÂNI

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi YARATILIŞ GAYESİ: KULLUK ve MUHABBET!.. Yaratılışın temelinde muhabbet vardır. Bu âlemler yaratılmadan önce Allah Teâlâ, temsîlî bir ifade ile; «kenz-i mahfî / saklı, bilinmez bir hazine» idi. Bilinmeye muhabbet etti ve bu muhabbetle bütün varlıkları yarattı. Bütün muhabbetlerin özü, ilâhî muhabbet… Mevlâ, önce Zâtını kemâliyle tanıyacak Nûr-i Muhammedî’yi halk etti. Âdetâ O’nun zaman ve […]

Şiir Diliyle Hadisler -13-

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) “«Allâh’ım! Sen’den Sen’in muhabbetini (beni sevmeni ve kalbime muhabbetullah nasîb etmeni), Sen’i seven(ler)in muhabbetini (onları sevmemi ve onların beni sevmesini nasîb etmeni) ve beni Sen’in muhabbetine ulaştıracak (sâlih) amel(ler)i niyâz ederim. (Tirmizî, Deavât, 72) اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ى أَسْأَلُكَ حُبَّكَ، وَحُبَّ منْ يُحِبُّكَ، وَالْعَمَلَ الَّذ۪ى يُبَلِّغُن۪ى حُبَّكَ Lütuf buyur bize yâ Rab, derin muhabbetini, Rızık ver, […]