KALICI SERVET HAKİKÎ SAÂDET

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi DEFİNE ARAYAN ADAM Hazret-i Mevlânâ, anlattığı hikâyelerle insanın iç dünyasına ışık tutar. Şu hikâyede de bizler için birçok sır ve hikmet gizlidir: Mîrasyedi bir adam vardı. Konduğu mîrâsın hepsini yedi, bitirdi; ağlayıp sızlanmaya başladı. Zaten mîras malının vefâsı yoktur! Mîrâsı bırakan da, murâdına ermeden geçip gitmiştir; mal da ondan ayrılmış kalmıştır! Mîrâsa konan da, […]

Continue reading »

Zahir ve Bâtında İstikamet

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EMROLUNDUĞUN GİBİ OL! فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ Cenâb-ı Hak bizi, Zâtına kulluk edelim diye yaratmıştır. Bu ibâdet vazifesi, «mârifetullah» ve «muhabbetullâh»ı da hedefler. Bu vazife dâimîdir. Yani bir mü’min; hayatının her ânında, her safhasında, Allâh’ın kulu olduğu hakikatini unutmadan yaşamalıdır. Son nefese kadar, kulluğa devam etmelidir. İstikrarlı bir şekilde kulluğa devam etmenin adı; «İstikamet»tir. Rabbimiz; […]

Continue reading »

MAZLUMUN ÂHI

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ZULM İLE ÂBÂD OLUNMAZ Allah Teâlâ’nın mübârek esmâsı içinde; «el-Hak, el-Adl ve el-Muksıt» isimleri de yer alır. Cenâb-ı Hak; adâletlidir, adâletle muâmele edenleri sever. Adâletin zıddı zulümdür. Cenâb-ı Hak, mazlumların haklarını zalimlerin yanında bırakmaz. Hakkı tecellî ettirir ve hakkı sahibine verir. Ekseriyâ bu dünyada dahî zalim zulmünün cezasını bulur ve mazlum, hakkına kavuşur. Bu […]

Continue reading »

HAK DOSTLARININ ZİRVE ÖLÇÜLERİ

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi HEVESLE OLMAZ Cenâb-ı Hak indinde, mü’minler derece derecedir. İhlâs ve takvâ; muhabbet ve mârifette derinleşerek, Cenâb-ı Hakk’ın lutfuna ererek mukarreb olan kulların, yani Allah Teâlâ’ya yakınlıkta mesafe alabilenlerin, kendilerine mahsus hâlleri ve husûsiyetleri vardır. Cenâb-ı Hak; peygamberlerin de bazılarını, diğerlerinden üstün kılmış ve derecelerce yükseltmiştir. Ashâb-ı kiram da Allah ve Rasûlü’ne yakınlıkta aynı seviyede […]

Continue reading »

ÇİLELERE TEBESSÜM

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi DOSTLUĞUN ŞARTI «el-Vedûd» ismiyle muhabbetin menbaı ve menşei olan Cenâb-ı Hak, kuluyla dost olmak ister. Kalb-i selîme kavuşarak dostluğuna erebilen bahtiyarları; cennet-i âlâya davet eder, ona ebedî ikramlar hazırlar. Bu dünya hayatında kulun gayesi, Cenâb-ı Hakk’ın dostluğuna erme yolunda gayret etmek olmalıdır. Ancak dostluk ve muhabbetin şartı; dosttan gelen ezâ ve cefâyı dahî hoş […]

Continue reading »

PASLI KALBİN CİLÂSI: ZİKRULLAH

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi KÂİNÂTIN ZİKRİ Âyet-i kerîmede buyurulur: “Yedi kat gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O’nu tesbîh eder. O’nu hamd ile tesbîh etmeyen hiçbir varlık yoktur. Ne var ki, siz onların tesbîhini anlayamazsınız! Şüphesiz ki O, Halîm (azapta hiç acele etmeyen)dir, Gafûr (çok bağışlayandır)dır.” (el-İsrâ, 44) Kâinatta bizim canlı-cansız diye ayırdığımız her varlık, Allâh’ı zikir ve […]

Continue reading »

AHLÂKIN İMTİHANI – GÜZEL AHLÂK

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi Ebu’l-Hüseyn en-Nûrî der ki: “Tasavvuf ne şekil, ne de bir ilimdir; o sadece güzel ahlâktan (ve irfandan) ibarettir. Eğer şekil olsaydı mücâhedeyle, ilim olsaydı öğrenmekle tahsil edilirdi. Bu sebeple sırf şekil ve ilim, maksada ulaştıramaz. Tasavvuf, Hakk’ın ahlâkına bürünmektir.” Tasavvuf denilince; İslâm’ın ihsan, zühd ve takvâ ile zâhir ve bâtınıyla kâmilen yaşanması maksuttur. Bu […]

Continue reading »

GÜLÜ GÜZELLEŞTİREN SABIR

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ŞİFÂ Hem hastalıkların hem de gönüllerin hekimi olan Lokman Hakîm Hazretleri’ne bir gün sormuşlar: “–Efendim, hastalarımıza neler yedirelim? Ne tavsiye buyurursunuz?” Lokman Hakîm şu güzel ve özlü cevabı vermiş: “–Hastalarınıza acı söz ve kalp kırıcı bir ifade yedirmeyin de, ondan başka ne yedirirseniz zararı olmaz inşâallah…” Yani sadece tatlı dil ikrâm edin, şifâ bulur. […]

Continue reading »

CAN KULAĞI

YAZAR : Ali Rıza KAŞIKCI ali_rz_@hotmail.com Dilsizler haberini kulaksız dinleyesi, Dilsiz, kulaksız sözün can gerek anlayası. (Yûnus Emre) «Dinle!» diye başlar Mevlânâ Hazretleri Mesnevî’sine. «Dinle!» ile çözülür Mesnevî’nin ilk düğümü. Devamında anlatmaya başlar neyi, niçin, nerede, nasıl dinleyeceğimizi. «Dinle!» der Hazret-i Mevlânâ. Çünkü iki kulağın var, bir ağzın. Önce dinle sonra söylersin derdini. «Dinle!» ama hangi kulakla? «Beni can kulağı […]

Continue reading »

ÂHİRETİ DÂİMÂ ÖNDE TUTMAK

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi KÂRLI ALIŞVERİŞ Âyet-i kerîmede buyurulur: اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْدًا عَلَيْهِ حَقًّا فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِ وَالْقُرْاٰنِۜ وَمَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ مِنَ اللّٰهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذ۪ي بَايَعْتُمْ بِه۪ۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ “Allah; mü’minlerden mallarını ve canlarını, onlara (verilecek) cennet karşılığında sa­tın almıştır. Onlar; […]

Continue reading »
1 2 3 4 5 6 8