O’NA TALEBE OLABİLMEK

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi O -sallâllâhu aleyhi ve sellem- NE ÖĞRETTİ, NASIL ÖĞRETTİ, NE HÂSIL ETTİ? -1- O’NA TALEBE OLABİLMEK Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, âlemlere rahmet olarak gönderildi: وَمَاۤ اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ “(Rasûlüm!) Biz Sen’i ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (el-Enbiyâ, 107) Cenâb-ı Hak, O’nu bütün insanlığa örnek bir şahsiyet ve karakter olarak lutfetti. «Üsve-i […]

155. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, Nefes nefese yaşıyoruz hayatı. Büyük bir koşuşturmaca… Âhirzaman alâmetlerinden biri zamanın hızlanması yahut hızlanmış olarak telâkkî edilmesidir. Bu koşuşturmaca, hayırlarda yarışmak için olsa tamam; fakat tamamen dünyaya, dünyevî olana yönelik olunca, zamanın kıymetini unutturuyor. Nefes nefese yaşamak. Fakat; “Çalışmıştır yorulmuştur amma boşuna!” (el-Ğâşiye, 3) hükmünde olunca ne kadar acı!.. Ölçüsü nedir; çalışmak fakat kaybetmemenin, çalışmak ve kazanmanın, koşmak […]

Allah’tan Kullarına Sorular! -1- YOK MU İBRET ALAN?

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Biz fânî insanlar, bilmediğimiz bir şeyi öğrenmek için soru sorarız. Bâkî olan Allah Teâlâ ise başka gayelerle sualler sorar. Çünkü tesirli söz söyleme sanatı olan «belâgat»ta, soru sormanın daha pek çok gayeleri vardır. Kur’ân-ı Kerim; Hakk’ın eşsiz belâgat ve fasâhatteki en mükemmel sözüdür. Kur’ân’da nice hakikatler sual üslûbunda anlatılır. Cenâb-ı Hak; peygamberlerine tebliğ hususunda […]

Gerçek Huzur; İSLÂM’I YAŞAMAK ve YAŞATMAK!

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İslâm’ın bütün güzelliği; Yaşanmasında ve yaşatılmasındadır. Kur’ân-ı Kerim nâzil olmaya başladığında insanlar, ilk önce karşılarında İslâm’ı yaşayan ve yaşatan bir Peygamber-i Zî-şan gördüler. Görebildikleri nisbette hayran kaldılar, koştular, îmân ettiler. Hattâ bâtıl ve şirkin en inatçı savunucuları bile, epey bocalasalar da, nice düşmanlıklar etseler de, Hazret-i Peygamber’in o müstesnâ yaşayışına şahit ola ola, […]

İKİ ZİRVE

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Hazret-i Ebûbekir Efendimiz ve Hazret-i Ali Efendimiz… İki büyük zirve… İkisi de Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in iki can dostu. En kıymetli sahâbîleri… Biri en yakın arkadaşı ve kayınpederi, diğeri evlâdı gibi yetiştirdiği amcaoğlu ve damadı… Hazret-i Ebûbekir, Peygamber Efendimiz’in hicret arkadaşı, Sevr Mağarası’nda yâr-i gāri… Sırların mâkesi… Hazret-i Ali; Rasûlullâh’ın yatağına yatarak, O’nun […]

DOĞRU HAMLE

YAZAR : Halil KAŞIKÇI Muntazam, koordineli ve programlı şekilde çalışan bir yapıda işler tıkır tıkır yolunda gider. Bir saat mekanizması gibi. Her çark, her unsur, her eleman vazifesini biliyor ve muntazaman yerine getiriyor, ne güzel!.. Bunu gençlerin daha iyi anlaması için, bir takım oyununa da benzetebiliriz. Herkes mevkiinde, kendisine verilen vazifeyi canla başla yerine getiriyor. Netice: Başarı. Takım önde. Teknik […]

Mazlumun Âhı

ŞAİR : M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com İlâhî adâlet dünden bugüne, Muhtaç eder bazen bolluğu aza. Bakmadan makama, mevkie, üne, Yıllar saçlarını boyar beyaza. Zincire vurmaya nefsten atını, Yıkmak için zulmün saltanatını, İçten yakarışla münâcâtını; El açar Rahmân’a yükler niyaza. Bulutla gölgeler semâda mâhı, Sahibini yakar elbet günahı, Yaralı bir kalbin yükselen âhı; Kışın libâsını giydirir yaza. Kibirle yürüme üstünde buzun, […]

MUHASEBE

ŞAİR : Fatih ZEYREK efhescan@hotmail.com Düşmeden dilime tövbeler daha, Çürüttü kör nefsim, tüm hakikati. Dilimi her lâhza düşürdü; «Vâh!»a Aynalar karşımda günah demeti. Merhamet merhamet dilendi durdu. Günahın ardına bilendi durdu. Yanlışın üstüne direndi durdu. Beni günahlara kandırdı nefsim. Mücrim bedenimde yılmış idim ben, Doğrulukta karar kılmış idim ben, Hak’tan gayrısını silmiş idim ben; Tövbemden ansızın döndürdü nefsim. Ne vakit […]

Sâlih Amellerin Esası; ALLAH İÇİN OLMAK

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Kâinâtın harcı, sevgi ile karılmıştır; merhamet, şefkat, fedâkârlık, diğergâmlık… gibi bütün fazîletler, sevginin bir tezâhürüdür. Sevgi olmadan, hiçbir rahmet tecellîsi husûle gelmez. Esmâ-i Hüsnâ’dan birisinin «el-Vedûd» olması da buna bir işarettir. “«el-Vedûd»; dilediği kulunu çok seven, aşkı ile yanan kullarını seven, sâlih kullarını sevip onları rahmet ve rızâsına ulaştıran ve sevilmeye en çok lâyık […]

BEŞERİYET, İNSANLIĞI O’NDAN ÖĞRENDİ!

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com GÖNDERENİN KADRİNCE… Bir aşîret reisi Hazret-i Hâlid bin Velid’e dedi ki: ‒Bize Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i anlatır mısınız?” Hazret-i Hâlid ise acziyetini belirtti: –Allah Rasûlü’nün o ebedî güzelliklerini anlatmaya benim gücüm yetmez. Hele etraflıca anlatmamı arzu edersen, bu hiç mümkün değil. Aşîret reisi ısrarcı oldu: –Bildiğin kadarıyla anlat! Hiç olmazsa kısa ve […]

1 2 3 67