LİSAN DÂVÂSI

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL)   Dilde devrim diye, dil kātili üç tane çete, Güzelim Türkçeme hâince hücum etmekte. Dilimiz târihimizdir, özü destanla dolu, Bugünün nesli kadim târihi kaybetmekte. Öz lisan bahçemizin nâmı asırlar sürdü, Orda binlerce çiçek vardı, çınarlar gürdü. Sözde bir bağcı; gelip elde keser, can budadı, Birbirinden de güzel gülleri, kökten dürdü. Kargalar kondu; latif bahçeye, bülbül yerine, Yaban […]

Continue reading »

DUÂYA DAVET

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL)   Ümit yitirme ey can! Hak affeder günâhı. Gönülden el açarsan, Sürur eder her âhı! Cefâlı her hüzünde, Her imtihanlı günde, Ağır hesap gününde; O lutfeder sabâhı! Duâ evet, zarûrî, Bırakmaz âtıl, eğri. Ak eyler alnı, Ecrî; Beyazlatır siyâhı! Cihan, akan bir ırmak, Kabirdir en son uğrak. O zor geçitte ancak, Hudâ verir felâhı! vezni: mefâilün / […]

Continue reading »

DÖRTLÜKLER ve BEYİTLER

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL)   ALDANMA! Sonu gelmez mi sanırsın bu hayâtın, gāfil! Boyamış gönlünü dünyâ malı, şöhret ve para. Kime kalmış ki bu dünyâ sana kalsın, a zelil! En nihâyet girecek her birimiz dar çukura. vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün) (fa’lün)   ÇETİN MEYDAN Tartılır her amelin mahşerde, O hesap vakti çetindir elbet! Acı nârın yolu […]

Continue reading »

ZULÜM ÇARKI

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL)   Ne hazindir; yaralanmış, medeniyyet bu asır, Bombalanmış yine mânâ-yı adâlet bu asır. Bir varil petrol için bunca mezâlim oldu, Canı yaktıkça bu zâlim, daha zâlim oldu. Rolcü düşman, sırıtıp sahnede pozlar verdi, Hiç utanmaksızın ekranlara kalkıp derdi: «–Biz ki ıslah ederiz, derdimiz âlemde barış.» Görünen ortada kātil! Tek işin yıkmakmış. «–Medenîyiz!» diyerek vurdu gavur hunharca, Kustular […]

Continue reading »

DÖRTLÜKLER

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL) GÖR EY GÖZ! Küçücük damlayı ummanlara tercih etme! Cennetin ırmağı varken leşi hiç seyretme! Etmesin gözleri kör burdaki her sahte cilâ! Azığın yüklü mü Ecrî gidilen zorlu yola? vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fa’lün) ŞAŞMA! Süslü dünyâyı, ebed mülkü gören kör şaşkın, Servetinden ne götürdün o soğuk dar çukura? Hani şânın ve makāmın, hani […]

Continue reading »

DÖRTLÜKLER

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL) GÜLDE MUHABBET Diken yüklü dallarda bir gül açar, Düşünmez dikenden gelen zahmeti. Tevekkül edip hoş ıtırlar saçar, Ganîmet bilir hüznü, her mihneti. TOPRAĞI TEFEKKÜR Cömert hâli bir başkadır toprağın, O renk renk çiçekler veren fabrika. Zarif lâlenin, sümbülün, zambağın… Açan her gülün seyri, bir hârika! KİBİRLENME! Yukardan sakın bakma insanlara, Kibirlenme fânî bu dünyâda sen. Sarılsan da […]

Continue reading »