HER ŞEY SEN’İ ANLATIR

ŞAİR : NİYAZKÂR (Köksal CENGİZ) niyazkar@gmail.com Bin bir renk, bin bir desen; Halım Sen’i anlatır… Kereminle süslesen; Dalım Sen’i anlatır… Acı-tatlı bengisu, Çiçeklerin kokusu, Petek petek dokusu; Balım Sen’i anlatır… Şirin sevdaya düşse, Ferhat dağları deşse, Bir menzile girmişse; Yolum Sen’i anlatır… Her âdemde başka yüz, Her bedende başka öz, Hak mühürlü parmak, göz; Elim Sen’i anlatır… Nice gizli duygular, […]

Continue reading »

GEL GÖZÜNDEN SİL MAKAMI!..

ŞAİR : Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Nefsini süz, ver nazara; Tut bir arza sal makamı!.. Sor bu garip sevdakâra; Aşk elinden al makamı!.. Bu renk, mânâ, şekil, desen; Bin bir hikmet taşır beden!.. «Hak» dedikçe denge, düzen; Dört kapıda bul makamı!.. Gönül, ömrü âbâd eyle; Beni «ben»den âzâd eyle!.. Bu âlemde edep böyle; Can özünde bil makamı!.. Tefekkür et, çöz düğümü; […]

Continue reading »

HİCRAN EDERLER…

ŞAİR : Servet YÜKSEL servety@t-online.de Güzeller güzeline, seni hayran ederler… Hâl-i pür melâlini, sonra seyran ederler… Bir an gaflete düşüp, başkasına meyletme, Göz ucuyla baktığın, bağı vîran ederler… Bu sevda yollarını gurbetlere düşürür, Sabah-akşam inlersin, ömrü hicran ederler… Ezel sarhoşuyum de, mey isteme sâkîden, Galaksiler, yıldızlar… niye devran ederler?.. Aşk bahsinin şaşkını, aklı eşikte bırak, Aba altında yatan, ere yârân […]

Continue reading »

SÖZ DİNLEMEZ GÖNLÜM

ŞAİR : SEFERÎ (M. Nejat SEFERCİOĞLU) nejatsefercioglu@hotmail.com Ağrımaz başımı soktun ağrıya, Sana ne diyeyim dîvâne gönlüm? Niye kulak tuttun her bir çağrıya? Gördüğü her muma pervâne gönlüm. Söylesem yazamaz derdimi kalem, Göklere ulaştı yükselen nâlem, Dünya kurulalı bi’l-cümle âlem, Görmedi sen gibi vîrâne gönlüm. Bir gariplik vardır her bir işinde, Koşup duruyorsun hayal peşinde, İçmeden bâdeyi aşk meclisinde, Söyle, nasıl […]

Continue reading »

EY SERVER-İ ÂLEM!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Görmeden seyrederek ben Sana îmân ettim, Ten ve can, varsa neyim, hepsini kurbân ettim! Düşmeden toprağa ey Server-i Âlem, ne olur, Gönlü mâmûr ediver, nefsimi vîrân ettim! Ayrılık mülküne hapsetme Efendim, zâten, Ben bu dünyâya gelirken nice efgān ettim! Çekti dağlar ve asırlar bana set, aşmak için, Her nefes kendimi rüzgârlara harmân ettim! Yâ […]

Continue reading »

ELVEDÂ EY MÂH-I GUFRAN RAMAZAN!..

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Ah bu fânî âlemin nârin gülü, Mevsimin geçtikçe yaktın bülbülü, Solmadın sen, soldu kalbin sümbülü; Elvedâ tûfân-ı himmet elvedâ!.. Elvedâ tuğyân-ı rahmet elvedâ!.. İncelip kayboldu gözlerden hilâl, Verdi âşık gönle mahzun bir melâl, Verme Allâh’ım şuûrundan zeval; Elvedâ imkân-ı hizmet elvedâ!.. Elvedâ tuğyân-ı rahmet elvedâ!.. Doymadık, doymak ne mümkün zevkine, Kanmadık, kanmak ne mümkün […]

Continue reading »

ÂMENTÜ BİLLÂH!

ŞAİR : CELİL (Halil GÖKKAYA) halilgokkaya@gmail.com -Yüzakı erlerine- Bütün kelimeler O’nunla özel, Diyelim gönülden; Âmentü Billâh! Bütün elbiseler O’nunla güzel, Giyelim gönülden; Âmentü Billâh! Îman tarlasına, tefekkür ekip, Ayrık otlarını Kur’ân’la söküp, Hakikat nûruyla kandiller yakıp, Yayalım gönülden; Âmentü Billâh! Niçin bu gençlerde azaldı hayâ? Dînî eğitimsiz tutar mı maya? Bizim akîdemiz neyse ortaya, Koyalım gönülden; Âmentü Billâh! İnancınla yaşa, […]

Continue reading »

O YÜZ Kİ…

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Nasip bu, gāye bu, dünyâ ve âhirette şifâ, Işıl ışıl bize Peygamber’in yüzünde safâ. Ne kutlu sevgili, nûr eyliyor yüzündeki nur, Bütün gönülleri sarsın O’nun gözündeki nur. O yüz ki, bir kere bakmak yeter hidâyet için, O göz ki, göz göze gelmek yeter, saâdet için… vezni: mefâilün / feilâtün / mefâilün / feilün

Continue reading »

Kur’ân’dan İktibas İlhamlar -6- DOST ARAR YANMAYA

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) وَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ٓي اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَۚ Cennet îmân ehlinin, cehennem kâfirlerin, Dost arar kâfir güruh, berâber yanmak için; Ehl-i îmansın sakın, senin, cennettir yerin. «Vetteku’n-nâra’lletî uiddet li’l-kâfirîn» (Âl-i İmran, 131)

Continue reading »

İNSANOĞLU; ALEVİN ETRAFINDA TOPLANMIŞ

ŞAİR : Ahmet ARSLAN arslanahmet52@hotmail.com İnsanoğlu; alevin etrafında toplanmış, Döner pervâne gibi, ateşte yanıp gider. Sıkıntılar içinde kıvranırken; «Allah!» der, Sıkıntısı geçti mi, «şükürsüz» dönüp gider! Oysa bütün canlılar, insanın hizmetinde, Buna rağmen insanlar ne kadar az şükreder! Odun, odunken bile kor olma nöbetinde, Arslan Ahmet; Allâh’a kül olan köz şükreder. Yaradan; kavuşmayı ummayanları böyle, Kendi azgınlıkları içinde bocalatır… Kur’ân’ın […]

Continue reading »
1 221 222 223 224 225 489