RASÛLULLAH -SALLÂLLÂHU ALEYHİ VE SELLEM-’İN HİCRETİ -1-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Bütün tedbirleri alarak belli aralıklarla müslümanların tamamına yakını Medine’ye hicret etti. Habeşistan’da bulunan müslümanlara da haber verilmişti. Yıllardır gurbette muhâcir olarak kalan bu sahâbîlerin hiçbiri, önce Mekke’ye gelip gerekli bazı eşyalarını olsun alarak Medine’ye gidememişlerdi. Oradakilerin çoğu Habeş ülkesinden direkt Medine’ye hicret etmek zorunda kalmışlardı. Mekke’den Medine’ye yapılan bu büyük hicret ile Mekke müşrikleri yeni bir telâşa […]

Continue reading »

Mü’minlerin Annesi ZEYNEB BİNT-İ CAHŞ BİN RİÂB EL-ESEDİYYE -radıyallâhu anhâ-

Nüseybe AKSOY Zeyneb bint-i Cahş Vâlidemiz, hicretten yirmi sene önce Mekke’de doğdu. Asıl adı Berre idi. Allah Rasûlü, adını Zeyneb olarak değiştirdi. Babası Benî Es‘ad kabîlesinden Bürre’dir. Zeyneb bint-i Cahş Vâlidemiz anne tarafından Allah Rasûlü ile akrabadır. Annesi, Allah Rasûlü’nün öz halası Ümeyye bint-i Abdülmuttalib’dir. Sahâbeden Abdullah İbn-i Cahş -radıyallâhu anh-’ın kız kardeşidir. ALLAH RASÛLÜ’NÜN EVLÂTLIĞI ZEYD BİN HÂRİSE -radıyallâhu […]

Continue reading »

Nifak nümûnesi: MESCİD-İ DIRÂR

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com Sözlükte; «(tarla faresi) yuvasına girmek; (bir kimse) olduğundan başka türlü görünmek» anlamındaki «nifak» masdarından türemiş bir sıfat olan «münafık» kelimesi; «İnanmadığı hâlde kendisini mü’min gösteren kimse» demektir. (TDV) Tehlike ânında kolayca kaçabilmek için yuvasına birden fazla çıkış kapısı yapan fareler gibi münafıklar da, menfaatleri tehlikeye girdiğinde dînin bir kapısından girip diğer kapısından çıkmaktadır. Müslümanların başarısını ve […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -20- İSLÂM’DA NESİLLERİN YETİŞTİRİLMESİ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EVLÂDINA NE VERDİN? Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’ın hilâfeti zamanıydı. Bir baba, halîfeye gelerek evlâdının kendisine yaptığı kötülüklerden şikâyet etti. Hazret-i Ömer; bu adamın oğlunun, huzûruna getirilmesini emretti. Genç yanına gelince; Halîfe, ona kötü davranışının sebebini sordu. Delikanlı şöyle bir sual ile cevap verdi: “–Ey mü’minlerin emiri, çocuğun babası üzerinde hakkı nedir?” Hazret-i Ömer şöyle hulâsa […]

Continue reading »

ALDANIŞ YURDUNDA ALDANMAMAK İÇİN…

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ANLAYACAKSIN! Abbâsî halîfelerinden Harun Reşid, meclisini süslemiş ve tantanalı bir eğlenceye hazırlamıştı. Birçok yemek yaptırmış ve şair Ebu’l-Atâhiye’ye de haber göndermişti. Ebu’l-Atâhiye gelince; “–Haydi ey şair! Biz nasıl bir hâldeyiz, dünyanın hangi nimetleri içindeyiz şiirle söyle bakalım.” dedi. Ebu’l-Atâhiye, tercümesi şöyle olan bir manzum cevap verdi: “Şu sarayların zirvesinde, nimetler içinde sağ sâlim yaşa bakalım! […]

Continue reading »

ANA DUÂSI

Sami GÖKSÜN Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz;. “Cennet anaların ayağı altındadır.” (Nesâî, Cihâd, 6; Ahmed, III, 429) buyurarak bir kadın olan anaya en yüce mevkii bahşetmiştir. Bu hadîs-i şerifte ananın rızâsının Hak yanında ne kadar kıymetli ve ne kadar yüce mertebede olduğu ve Allah celle celâlühû-’nun va‘dettiği cennete ancak ananın rızâsı ile girileceği ilân ediliyor. Yine Peygamber Efendimiz’e; “–Allah […]

Continue reading »

Bir Mü’minin Ardından UKBÂYA GİDEN ve DÜNYAYA KALAN…

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM “Bir müslümanın geride mîras bırakmak gibi bir gayreti olmalı mıdır?” Bu yazımızda bu suâlin cevabı etrafında hasbihâl edelim istiyoruz: Dünyaya gelen her insan, kendisine takdir edilen ömrü yaşayıp bu âlemden göçer. Cenâb-ı Hak, ömrü boyunca ona çeşitli nimetler ikram eder. Vefat ettiğinde, bunları yanında götüremediği için geriye kalan şeyler olur. Hadîs-i şerifte ifade edildiği üzere; “Ölüyü […]

Continue reading »

MÜ’MİN OLARAK HASSÂSİYETLERİMİZ

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عَنْ اَنَسٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : ثَلَاثٌ مَنْ كُنَّ ف۪يهِ وَجَدَ بِهِنَّ حَلاَوَةَ الْإ۪يمَانِ : أَنْ يَكُونَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا ، وَأَنْ يُحِبَّ الْمَرْءَ لَا يُحِبُّهُ إِلَّا لِلّٰهِ ، وَأَنْ يَكْرَهَ أَنْ يَعُودَ فِي الْكُفْرِ بَعْدَ أَنْ أَنْقَذَهُ اللّٰهُ مِنْهُ ، كَمَا […]

Continue reading »

İLK MUHÂCİRLER

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Bilindiği gibi Mekke’den Medine’ye hicret kafilesinin başını çeken ilk muhâcir, Hazret-i Ebû Seleme Abdullah bin Abdulesed el-Mahzûmî -radıyallâhu anh- idi.1 Mekke çilesi içinde, sıkıntı üzerine sıkıntı çeken bu seçkin sahâbe; bir yolunu bulup hicret ederek Kuba’ya varmıştı. Onun ardından da diğer sahâbîler; duruma göre birer, ikişer, üçer, beşer, kafileler hâlinde hicret etmeye başlamışlardı.2 Hazret-i Ebû Seleme, Peygamberimiz […]

Continue reading »

Mü’minlerin Annesi ZEYNEB BİNT-İ HUZEYME BİN EL-HÂRİS EL-HİLÂLİYYE -radıyallâhu anhâ-

Nüseybe AKSOY Hazret-i Zeyneb Vâlidemiz, baba tarafından Arabistan’ın en güçlü kabîlelerinden olan Benî Âmir İbn-i Sa‘sa‘ kabîlesinin Hilâl koluna mensuptu. Kabîlesi arasında önemli bir nüfuza sahipti. Annesi ise Hind (Havle) bint-i Avf’tır. Zeyneb Vâlidemiz’in sekiz kız kardeşi vardı ve hepsi müslüman olduğundan, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- kendilerine «mü’min kız kardeşler» demiştir. Kardeşleri arasında, daha sonra yine Peygamber’in zevcelerinden biri […]

Continue reading »
1 2 3 4 5 122