MÎRAC

GÜNBEYLİ (Mahmut TOPBAŞLI) mahtopbasli@hotmail.com

 

Erişti kutlu davet, mekânın ötesine…
Mübârek yolculuk var, zamanın ötesine…

Bir perdenin ardından; «Ey Rasûl!» diyen rica,
«Varlığın ve rûhunla geliyorsun mîrâca.»

Akla sezâ bir çağrı, bir bilginin üstünde,
Sevgilinin cemâli her ilginin üstünde.

Sıcacık yatağında uyandı Nebî düşten,
Nice hoşnut olmuştu semâvî yürüyüşten.

Önce vardı Aksâ’ya bir nefeslik yol ile,
Sımsıcak sarılmıştı rehberi Cebrâil’e.

Bu âyet sıcaklığı kuşatırken mescidi,
Ürperdi sevgi ile hissederek tevhidi.

Varlığını bürüdü, cânanla muhabbeti,
Görecekti az sonra kat kat Arş’ta cenneti.

Başladı Arş’a doğru yükseliş perde perde,
Göklerin şahâdeti yazılıydı kaderde.

Bin bir îtinâ ile Burak aldı yolunu,
Yerin göğün sahibi karşılıyor kulunu.

Kudretine sınır yok; «Ol!» der ve her şey olur,
Böyle bir vuslat için gönül aşkla yol bulur.

Sevenle sevilenin buluşması bir düğün,
Müntehâya yükselme, kudret elinde mümkün.

Ezelî bir yazgıdır bu müstesnâ buluşma,
Kat kat Arş-ı Âlâ’da yaratanla konuşma.

Rabbinin kudretiyle nice müjdeye şâhit,
Nice mûcize ile yaşanır nice vakit.

Hediyesi beş vakte emrolunan namazdır,
İsrâ Sûresi ile kalbe dolan niyazdır.