COVID-19 (YENİ KORONAVİRÜS)’ÜN HATIRLATTIKLARI…

Uzm. Dr. Abdurrahman SARMIŞ asarmis@gmail.com

Çin’de ortaya çıkan Covid-19 salgını, bütün dünyayı etkiledi. Dünya Sağlık Örgütü dünya çapında alârm verdi.

Daha evvel bilinen diğer koronavirüslerden farkı, akciğerlere hızlı bir şekilde zarar verip ciddî solunum yetmezliği ve ölümlere sebep olması… Bulaşan kişilerde % 3 civarında ölüme sebebiyet veriyor.

Bu virüs, solunum yolu ve temas ile bulaştığı için çok hızlı yayıldı. Fakat bazı temizlik alışkanlıkları, bizi bu tür salgınlardan oldukça tesirli bir şekilde koruyabilir.

EL ve KOLLARIN TEMİZLİĞİ

Uzmanların; bu koronavirüs ve influenza virüs (gribe sebep olan virüs) gibi solunum ve temas yoluyla bulaşan salgınlardan korunmak için en çok tavsiye ettikleri davranış; günde en az dört-beş defa elleri dirseklere kadar ve parmak araları da dâhil olacak şekilde yıkamaktır.

Uzmanlar bu tavsiyeyi, yapılan araştırmalar ve insanoğlunun yaşadığı tecrübelere dayanarak söylemektedir.

Batı dünyası el yıkamanın ne kadar önemli olduğunu, ancak 20. asırda anlayabilmiştir.

Günümüz modern tıp dergilerinde yayınlanan araştırmalara göre; hastahânelerde enfeksiyon salgınlarının en mühim sebebi, el hijyeninin tam olarak sağlanmamasıdır.

Yoğun bakımlarda ve servislerde bir hastaya temas ettikten sonra başka hastaya dokunmadan önce mutlaka el yıkanmalı veya dezenfektanlar ile temizlenmelidir. Hattâ sadece hızlıca temizlik değil; parmak aralarının, avuç içlerinin ve başparmak ile kenarının iyice temizlenmesi gerektiği yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur. Ameliyat öncesinde, eller dirseklere kadar uzun uzun yıkanır. Sadece el hijyeni değil, dirseklere kadar da gün içinde yıkamak gerekir.

Sizin de dikkatinizi çekmiş olmalı:

İlmî araştırmalar âdeta abdesti tarif etmektedir.

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Ey îmân edenler! Namaza durmak istediğiniz zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başınızı meshedin ve ayaklarınızı da topuklara kadar yıkayın. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin…” (el-Mâide, 6)

Dikkat edilirse, âyette abdestin olmazsa olmaz dört farzı yer alır. Su az ise, bu dört farzla yetinmek gerekebilir. Peygamberimiz’in abdestinde sünnetler de vardır: Bunlardan biri de ağız ve burun temizliğidir ki, sağlık için çok mühimdir. Peygamberimiz ağız ve burun temizliğini, gece kalkıldığında da tavsiye eder.

“Temizlik îmânın yarısıdır.” (Müslim, Tahâret, 1) buyuran Peygamber Efendimiz’in hayatına baktığımızda her zaman abdestli bulunmayı teşvik ettiğini, mümkün mertebe her namazını taze abdest ile kıldığını, (ancak ruhsatı göstermek için tek abdest ile beş vakit namaz da kıldığını), yemeklerden önce ve sonra ellerini yıkadığını hadîs-i şeriflerden öğrenmekteyiz. Şöyle buyururlar:

“Yemeğin bereketi yemekten önce ve sonra elleri yıkamaktır.” (Ebû Dâvûd, Et‘ime, 11)

Başka bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

“Şeytan (veya değişik mikrop, böcek ve bakteriler) hassas ve yalayıp yok edicidirler kendinizi ondan koruyun. Her kim elinde yemek bulaşığı ve kokusu varken yatıp uyursa ve geceleyin kendisine bir şey olursa kendisinden başka kimseyi suçlamasın.” (Ebû Dâvûd, Et‘ime: 53; İbn-i Mâce, Et‘ime, 22)

ARKADAN GELEN BİLİM

El temizliğinin virüslerden korunmaya faydası, tıbbî araştırmalarla ispatlandı. Cochrane Library’de yayınlanan derleme araştırmasına göre; el yıkama teşvik faaliyetlerinin yapıldığı çocuk kreşleri ve okullarda, ishal salgınlarının yaklaşık üçte bir oranında azalmış olduğu gösterilmiştir.1

Güney Kore’de askerî bir eğitim kampındaki akut solunum yolu hastalıklarını önlemede el yıkamanın öneminin araştırıldığı bir çalışmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:

1291 askerin katıldığı dört haftalık askerî kampta, iki gruba ayrılan askerlerde; birinci grup her idman öncesi, aralarda ve sonunda el yıkarken, ikinci grup sadece idman öncesi ve sonrasında el yıkamış, ikinci haftadan sonra ise ikinci grubun da idman aralarında da el yıkadığı gözlemlenmiştir. Dört haftanın sonunda askerlere yapılan düzenli muayene ve tetkikler neticesinde, ellerini sadece iki hafta daha fazla yıkayan grupta akut solunum yolu enfeksiyonlarının % 14 ilâ 16 arası daha az görüldüğü tespit edilmiştir. El yıkamanın sıklığını biraz daha artırmak; birçok insanın kış aylarında, mevsim geçişlerinde yakalandığı hastalıklardan korunmada çok ciddî fayda sağlamıştır.2

Bu çalışmalardan sonuçla diyebiliriz ki; öğrenci yurtları, kreşler, okullar ve askerî birlikler gibi kalabalık ortamların olduğu yerlerde el yıkama konusunda ciddî eğitimler verilmelidir. Bu ortamlarda yaşayan her şahsın bu konuda âzamî dikkat etmesi birçok salgından koruyucu olabilir. Çocuklara ise teşvik edici faaliyet şeklinde, sevdirerek eğitimler vermenin faydasını da birinci çalışmada görmekteyiz.

Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki; güzel dînimiz, bizim âhiret saâdetimizi düşündüğü gibi, dünya saâdetimizi, afiyet ve sıhhatimizi de tanzim etmektedir. Eğer ilâhî ve nebevî tavsiyelere tam riâyet edebilsek, sağlık hususunda birçok problemi önlememiz mümkündür.

Tarihimizde de müslüman toplumlar; salgın hastalıklardan, bu tavsiyelerin toplumda büyük ölçüde yaşanması sebebiyle, geniş çapta muhafaza olmuştur.

Tabiî ki, temizlik ve sıhhat mevzuu; tam vücut temizliği, taharet, genital temizlik, elbise, mekân ve şehir temizliği, temizlikte ifrat ve takıntı gibi daha birçok boyutlarıyla incelenebilir. Yazılarımızda Allah izin verirse bunları da günümüz tıbbının ve araştırmaların refâkatinde incelemek istiyoruz.

Cenâb-ı Hak, afiyet ve sıhhat üzere dâim eylesin!..

_____________________________

1 https://www.cochranelibrary.com/cdsr/doi/10.1002/14651858.CD004265.pub3/full

2 https://insights.ovid.com/crossref?an=00005792-201807270-00045