┼×─░─░RDE B├ťT├ťNL├ťK ve NAZIM ┼×EK─░LLER─░

Prof. Dr. Harun ├ľ─×M├ť┼× harunogmus@gmail.com

Kl├ósik ┼čiirimizde; murabb├ó, m├╝stezad, ┼čark─▒, rub├ó├«, tuyu─č vb. bir├žok naz─▒m ┼čekli vard─▒r. Ancak en yayg─▒n kullan─▒lan naz─▒m ┼čekilleri, beyitlerle tanzim edilen kas├«de ve ├Âzellikle de gazeldir. Bu manz├╗melerde beyit kendi ba┼č─▒na m├╝stakil bir b├╝t├╝n olup, ayn─▒ ┼čiir i├žindeki di─čer beyitlerle m├ón├óca bir irtibat i├žinde olmas─▒ ve b├╝t├╝nl├╝k olu┼čturmas─▒ aranmaz. Beyitleri birbiriyle irtibatl─▒ olan yek-├óhenk ve yek-├óv├óz ad─▒ verilen gazeller, m├ón├ón─▒n bir sonraki beyitle tamamland─▒─č─▒, beyt-i merhun vb. uygulamalar olsa da beytin m├╝stakil bir b├╝t├╝n olu┼ču temel prensiptir. Beyit ne kadar zengin m├ón├ó ihtiv├ó ederse o kadar makbuld├╝r. Bu sebeple ┼čair; b├╝t├╝n dikkatini o noktaya teksif eder, h├╝nerini orada g├Âstermeye ├žal─▒┼č─▒r, beyitler aras─▒nda irtibat kurmaya u─čra┼čmaz, en az─▒ndan bunu ┼čart g├Ârmez. Bu sebeple vezin ve kafiye bak─▒m─▒ndan birbiriyle irtibatl─▒ olsa da her biri ba┼čka ve hatt├ó bazen m├╝ten├ók─▒z temalar─▒ i┼čleyen beyitler ayn─▒ manz├╗mede yer alabilir. Mesel├ó Fuz├╗l├«ÔÇÖnin ┬źsarho┼č┬╗ redifli gazelinin baz─▒ beyitleri ┼č├Âyledir:

De─čil takv├ódan etsem b├óde terkin vehmim andand─▒r,
Ki izh├ór eyleyem halk i├žre a┼čk─▒n n├ó-gehan sarho┼č.

Mey-i ÔÇś─▒┼čk─▒nla sermest oldu─čum ilden nihan kalmaz,
Muh├ól-i akld─▒r kim saklaya r├óz-─▒ nihan sarho┼č.

G├Ân├╝l t├ó oldu b├«hod ald─▒ gamzen c├ón─▒m─▒ tenden,
Verir ya─čm├óya nakd-i gencin olga├ž p├ósban sarho┼č.

┼×air ilk beyitte; ┼čarap i├žmeyi terk etmesinin takv├ódan de─čil, sarho┼člukla kendini kaybederek halk i├žinde ans─▒z─▒n a┼čk─▒n─▒ ortaya d├Âk├╝vermek korkusundan ileri geldi─čini s├Âyl├╝yor. ─░kinci beyitte ise; a┼čk ┼čarab─▒yla sarho┼č oldu─čunun ellere gizli kalmad─▒─č─▒n─▒, ├ž├╝nk├╝ sarho┼čun gizli s─▒rlar─▒ saklamas─▒n─▒n aklen muh├ól oldu─čunu belirtiyor. ├ť├ž├╝nc├╝ beyitte; g├Ânl├╝n├╝n kendinden ge├žti─čini, bunu f─▒rsat bilen sevgilinin yan bak─▒┼č─▒n─▒n da can─▒n─▒ tenden ald─▒─č─▒n─▒ dile getiriyor ve bu durumu sarho┼č olan bek├žinin hazinenin servet ├╝ s├óm├ón─▒n─▒ ya─čmalatmas─▒na benzetiyor.

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├╝zere buradaki ilk beyitte ┼čair; ┼čarap i├žmekten uzak durdu─čunu belirtirken, sonraki iki beyitte sarho┼č olup kendinden ge├žti─čini s├Âylemi┼čtir. Ger├ži ikinci beyitteki sarho┼člu─čun a┼čk sarho┼člu─ču oldu─ču vurgulanmakta, ├╝├ž├╝nc├╝ beyittekinin de a┼čk ┼čarab─▒ oldu─ču ba─člamdan ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r; ancak yine de ilk beyitte s─▒rr─▒n─▒ f├ó┼č etmemek i├žin sarho┼č olmaktan uzak durdu─čunu belirtirken, ikinci beyitte a┼čk ┼čarab─▒yla sarho┼č oldu─ču i├žin s─▒rr─▒n─▒ saklamas─▒n─▒n aklen imk├óns─▒z oldu─čunu vurgulamas─▒, bir ten├ókuz gibi g├Âr├╝n├╝r. Elbette ┼čiirin, ilim ve felsefe metinleri gibi ten├ókuzdan uzak olmas─▒ ┼čart─▒ aranmaz. ┼×iir, mant─▒ktan ziyade hayale dayan─▒r; ak─▒ldan ziyade duyguya hitap eder. ┼×airin iki ┼čey aras─▒nda hayalen bir ba─č kurmas─▒ yeterlidir. Hatt├ó ┼čiir, ger├žekten uzakla┼č─▒p hayale ne kadar yakla┼č─▒rsa o kadar iyi ┼čiir olur. Faruk Nafiz;

Her ┼čekle hul├╗l etti─či g├╝nden beri bir can,
Perv├ónede ├ó┼č─▒k g├Âr├╝n├╝r, ┼č├╗lede c├ónan.

┼×├óir kan─▒ gezmi┼č gibi mermer damar─▒nda,
H├╝ly├ólar u├žar heykelin aÔÇśm├ó nazar─▒nda.

┼×iÔÇśrinde hay├ól etmese end├óm─▒n─▒ y├órin,
Yaln─▒z ba┼čucundayd─▒ g├╝zel servi mez├ór─▒n.

derken buna i┼čaret etmi┼čtir. Dolay─▒s─▒yla burada bizim vurgulamak istedi─čimiz husus, beyitler aras─▒nda i┼čaret etti─čimiz ten├ókuzlar─▒n kendisi ve onlar─▒n varl─▒─č─▒n─▒n k─▒nanmas─▒ de─čildir. Bil├ókis o ten├ókuzlar─▒n, beyitlerin her birinin m├╝stakil bir b├╝t├╝n oldu─čunu g├Âstermesi ve ┼čairin, gazelinin tamam─▒nda bir b├╝t├╝nl├╝k aramay─▒┼č─▒na delil olu┼čudur. ├ç├╝nk├╝ ┼čair; b├Âyle bir aray─▒┼č i├žerisinde olsa, ┼čiirinin ana temas─▒na uygun olan hangisi ise onu al─▒r, di─čerini d─▒┼čar─▒da b─▒rak─▒rd─▒. Yani biz ten├ókuzlara i┼čaret etmekle ┼čiirde mant─▒k├« tutarl─▒─č─▒ ┼čart ko┼čuyor de─čiliz, ancak manz├╗mesinde b├╝t├╝nl├╝k aramas─▒ durumunda bu aray─▒┼č─▒n, ┼čairi ister istemez y├Ânlendirece─čini ve bu beyitleri bir arada s├Âylemesini engelleyece─čini vurgulamak istiyoruz.

Ara┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda daha iyi ├Ârnekleri bulunabilecek olan bu husustan dolay─▒ kl├ósik ┼čiir, b├╝t├╝nl├╝kten uzak olmak ve yamal─▒ boh├ža gibi par├žal─▒ bir manzara arz etmekle tenkit edilmi┼čtir. Manz├╗medeki tema b├╝t├╝nl├╝─č├╝ dikkate al─▒nd─▒─č─▒nda bu tenkit hakl─▒ gibi g├Âr├╝l├╝rse de vezin, kafiye ve redifteki ┼čekl├« birlik -yukar─▒da verdi─čimiz ├Ârnekte de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├╝zere- b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de bir b├╝t├╝nl├╝k sa─člamaktad─▒r. Hususiyle gazel s├Âyleyen ┼čairlerin; genellikle ├ó┼č─▒k├óne, rind├óne, hikem├« vb. vadilerden birine tabiat├ža yak─▒n olduklar─▒ ve yak─▒n olduklar─▒ vadide eser verdikleri dikkate al─▒nd─▒─č─▒nda, bu b├╝t├╝nl├╝k daha da artacakt─▒r. Nitekim yukar─▒da ├Ârnek olarak verdi─čimiz beyitler, -┼čiir oldu─čundan sarf-─▒ nazarla mant─▒─ča vuruldu─čunda- ten├ókuz te┼čkil eden hususlar ihtiv├ó etse de par├žas─▒ olduklar─▒ gazel gibi hep a┼čk temas─▒ etraf─▒nda d├Ân├╝p dola┼čmaktad─▒rlar. H├ól b├Âyle olunca her ┼čairin gazelinde, bu vadilerden birinden derlenmi┼č ├ži├žekler koklanacakt─▒r. Fuz├╗l├«ÔÇÖnin gazellerinde a┼čk─▒n, H├óf─▒zÔÇÖ─▒n gazellerinde rindli─čin, N├ób├«ÔÇÖnin gazellerinde hikemiyy├ót─▒n vb.

Tanz├«mattan sonra b├╝t├╝nl├╝k, gittik├že beyitten manz├╗meye do─čru kaym─▒┼čt─▒r. Art─▒k ┼čairin terenn├╝m etti─či duygu; beyitten de─čil, ┼čiirin b├╝t├╝n├╝nden ├ž─▒kar─▒lmaktad─▒r. Tema da ┼čiirin tamam─▒nda i┼členmekte ve ┼čiirle birlikte bitmektedir. Mehmed ├ékifÔÇÖin, Yahya KemalÔÇÖin, Faruk NafizÔÇÖin en ├žok kulland─▒klar─▒ naz─▒m ┼čekli; her beytinin m─▒sralar─▒ birbiriyle kafiyeli olan mesnev├«dir. Mesnev├«; kl├ósik ┼čiirde Leyl├ó v├╝ Mecnun gibi uzun k─▒ssalarda ba┼čvurulan kl├ósik bir naz─▒m ┼čekli olmakla birlikte, art─▒k k─▒ssa anlatmak i├žin de─čil, ┼čiir terenn├╝m etmek i├žin kullan─▒lm─▒┼č ve ele al─▒nan tema da ┼čiir boyunca i┼členmi┼čtir. Teman─▒n beytin hudutlar─▒ndan ├ž─▒k─▒p; uzun olsun k─▒sa olsun b├╝t├╝n manz├╗me i├žerisinde ele al─▒n─▒┼č─▒, yeni ┼čiirin kl├ósik ┼čiirden ayr─▒ld─▒─č─▒ en m├╝him farklardan biridir.