D├ťNY├é NEYE S├éH─░PSE, OÔÇÖNUN VERG─░S─░D─░R HEP!..

YAZAR : Mustafa As─▒m K├ť├ç├ťKA┼×CI tali@yuzaki.com

28 A─čustos 1928… Bir mevlid kandiliydi.

Mehmed ├ékif, M─▒s─▒rÔÇÖda bir nev├« s├╝rg├╝n hayat─▒ ya┼čamaktayd─▒. O vel├╗d ┼čair, onu M─▒s─▒rÔÇÖa s├╝ren inkis├ór─▒n tabi├« bir neticesi olarak, bu d├Âneminde pek az eser kaleme alabilmi┼čti. Fakat bu mevlid kandilinde EfendimizÔÇÖi anlatmak istiyordu. Kumdan sahr├ólarda ve zamanda hayal├« bir seyahate dalarcas─▒na on d├Ârt as─▒r evveline gitti:

On d├Ârt as─▒r evvel yine bir b├Âyle geceydi.
Kumdan, ay─▒n on d├Ârd├╝, bir ├Âks├╝z ├ž─▒k─▒verdi!

B├Âyle bir gece demesi, mevlid kandiline yani 12 Reb├«├╝levvel gecesi olmas─▒na at─▒ft─▒. Kum, ├ž├Âlleri anlat─▒yordu. Birka├ž m─▒sra sonra s├Âyleyece─či ├╝zere, sapa bir yer, madd├« ve m├ónev├« yoklu─čun h├╝k├╝m s├╝rd├╝─č├╝ c├óhiliyye ├ž├Âl├╝…

Mensur naÔÇśt─▒nda; ÔÇťSeccaden kumlard─▒.ÔÇŁ diyen ├érif Nihat da ayn─▒ tez├ód─▒ dile getirmek istemi┼č olmal─▒d─▒r. Ay─▒n on d├Ârd├╝ gibi muhte┼čem bir nur sa─čana─č─▒; bahar bahar, g├╝l g├╝l do─čan o masum yetim, o muhte┼čem ├Âks├╝z Neb├«, zuhur etti─či iklim ile m├╝thi┼č bir kontrast (z─▒tl─▒k) arz ediyordu. Asl─▒nda il├óh├« irade, OÔÇÖnu en beklenmedik yere saklam─▒┼čt─▒.

Siyer kitaplar─▒m─▒zda PeygamberimizÔÇÖin do─čumundan ├Ânce meydana gelen m├╝thi┼č h├ódiselerden bahsedilir. Kisr├óÔÇÖn─▒n saraylar─▒n─▒n bur├žlar─▒ y─▒k─▒lm─▒┼č, zul├╝m g├Âl├╝ S├óve kurumu┼č, Sem├óve ta┼čm─▒┼č, Papa korkun├ž bir r├╝ya g├Ârm├╝┼č, ┼čeytan m├╝thi┼č bir ├ž─▒─čl─▒k atm─▒┼čt─▒. Tarihen de Fil VakÔÇśas─▒ gibi m├╝thi┼č bir h├ódise ya┼čanm─▒┼čt─▒.

NaÔÇśt ve mevlidlere de yans─▒m─▒┼čt─▒r elbette bu riv├óyetler. L├ókin bu anlat─▒lanlar, fevkal├óde bir h├ódisenin alt─▒n─▒ ├žizmi┼čse de; insanlar yeniden gafletlerine, ya┼čad─▒klar─▒ karanl─▒k hayat─▒n hayhuylar─▒na d├Ânm├╝┼člerdi. O m├╝thi┼č Nur do─čmu┼č, o muazzam ahl├ók─▒yla aralar─▒nda ya┼čam─▒┼č, o muhte┼čem ins├óniyeti, iffeti ve haysiyeti hen├╝z bir peygamber olmadan da sergilemi┼čti. L├ókin k├Ârler ├žar┼č─▒s─▒nda aynan─▒n ne k─▒ymeti vard─▒?

├ékif bu k├Ârl├╝─č├╝ anlatt─▒:

L├ókin o ne h├╝srand─▒ ki: Hissetmedi g├Âzler;
Ka├ž bin senedir, h├ólbuki, bekle┼čmedelerdi!

Bu h├ól, bizim nice k─▒y├ómet al├ómetini devrimizde bizzat m├╝┼č├óhede etti─čimiz h├ólde, bunlar─▒n pek tesiri alt─▒nda kalmamam─▒za benzemektedir.

Onlar da bekliyorlard─▒.

Yahudiler; kendilerini toplay─▒p yeniden Hazret-i D├óvud, Hazret-i S├╝leyman devrindeki gibi bir y├╝kseli┼č zaman─▒na kavu┼čturacak bir ├óhirzaman neb├«si bekliyorlard─▒. ─░sa Mes├«hÔÇÖi reddetmi┼člerdi. ├ç├╝nk├╝; z├╝hd ve ├óhiret mesajl─▒, dervi┼č me┼črep bir peygamber i┼člerine gelmemi┼čti. Onlar kendilerinden bir kral-peygamber bekliyorlard─▒. ÔÇťO gelince sizi tepeleyece─čiz!ÔÇŁ diye Araplara tehditler savuruyorlard─▒. (el-Bakara, 89)

H─▒ristiyanlar da bekliyorlard─▒. ├ç├╝nk├╝ Hazret-i ─░sa; ÔÇťBen gitmezsem O gelmez!ÔÇŁ demi┼čti. (Yuhanna, 16/7-13) ÔÇťBen OÔÇÖnu m├╝jdelemeye geldim.ÔÇŁ demi┼čti. Ad─▒n─▒ dah├« vermi┼čti: ┬źAhmed┬╗ demi┼čti. (es-Saff, 6) Bu sebeple nice rahipler ellerindeki ipu├žlar─▒yla OÔÇÖnu g├Âzlemek i├žin ├ž├Âllere yay─▒lm─▒┼člard─▒. Kimi Bah├«raÔÇÖyd─▒ onlar─▒n, kimi NasturaÔÇÖyd─▒.

Bas├«retli Araplardan da bekleyenler vard─▒. Kuss bin S├óide; ÔÇťG├Âkte bir haber var!ÔÇŁ diyordu.

Bunca bekleyi┼če ra─čmen ve O geldi─či h├ólde ni├žin g├Âremiyorlard─▒? Galiba bekledikleri yer ve y├Ân yanl─▒┼čt─▒. Yahudiler, kendilerinden bekliyorlard─▒. ─░srailo─čullar─▒n─▒n tanr─▒s─▒ (!) yine onlardan se├žmek zorundayd─▒ -h├ó┼č├ó-…

Araplar, ├žok uzun zamand─▒r, kendilerine kitap ve ras├╗l gelmemi┼č, ├╝mm├« bir kavimdi. Putlara da tapmaya ba┼člam─▒┼člard─▒. Siyaseten da─č─▒n─▒k, ilm├«, meden├« ve asker├« olarak bir hi├ž idiler.

Nerden g├Ârecekler? G├Âremezlerdi tab├«├«:
Bir kerre, zuh├╗r etti─či ├ž├Âl en sapa yerdi;

Asl─▒nda Hicaz, sapa bir yer gibi g├Âr├╝nse de, m├óz├«si itibar─▒yla, Son Neb├« i├žin ├žok m├ónidar bir be┼čikti. Merkezindeki K├óbe, t├ó Hazret-i ├édemÔÇÖden mirast─▒. Hazret-i ─░brahimÔÇÖin hac ve du├ós─▒ndan, Hazret-i ─░smailÔÇÖin tesl├«miyet ve kurban─▒ndan, Hazret-i HacerÔÇÖin saÔÇśy ve zemzeminden mirast─▒. L├ókin ├žok geride kalm─▒┼čt─▒. Gelenek ├Âyle k├╝llenmi┼čti ki, O Han├«f ve muvahhid peygamberden tev├ór├╝s eden K├óbeÔÇÖye put doldurulmu┼čtu. ─░smailÔÇÖin kurban─▒, kan─▒ putlara s├╝r├╝len le┼člere d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝. Zemzem kuyusuna ta┼č doldurulup z├óy├« edildi─či gibi, hakikat de susturulmu┼č ve kaybedilmi┼čti.

├ékif, s├Âz├╝ bize getirmek istiyordu bu ┼čiirde. Bizler de, 1928ÔÇÖin ve 2017ÔÇÖnin m├╝sl├╝manlar─▒ da; ├╝zerinde oturduklar─▒ muhte┼čem m├óz├«den habersiz, karanl─▒k, puslu bir c├óhiliyyeye mahk├╗muz. O g├╝n├╝n c├óhiliyyesi; atalar─▒ olan Hazret-i ─░brahim ve ─░smailÔÇÖden ne kadar uzak ise, biz de bize k─▒ymet veren ecd├ód─▒m─▒z─▒n medeniyet ├Âl├ž├╝lerinden habersiziz. Gelenek, bir ┼čekil olarak aram─▒zda. S├╝leymaniye ayakta, KurÔÇÖ├ón ellerimizde… L├ókin da─člar kadar fark var, ceddimizle aram─▒zda.

Mehmed ├ékif, as─▒l sebebin; ┬źzemin┬╗den ├žok ┬źzaman┬╗ oldu─čunu dile getirdi, sonraki m─▒sralarda:

Bir kerre de, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar,
Buhranlar i├žindeydi, bug├╝nden de beterdi.

D├╝nyan─▒n insanlar taraf─▒ndan mesken tutulmu┼č, ├«mar edilmi┼č neresi varsa, o g├╝n buhranlar i├žindeydi. Krizler, bunal─▒mlar ve s─▒k─▒nt─▒larla bo─ču┼čmaktayd─▒. ┬źBug├╝n┬╗den de beterdi.

Bug├╝n ve o g├╝n. B├╝y├╝k bir benzerlik i├žinde.

D├╝nk├╝ c├óhiliyye ve bug├╝nk├╝, modern, hortlayan c├óhiliyye… Buhranlar ayn─▒… Bencillik, kibir, cimrilik, ac─▒mas─▒zl─▒k, israf, kin, nefret, haset, d├╝┼čmanl─▒k, zul├╝m…

S─▒rtlanlar─▒ ge├žmi┼čti be┼čer y─▒rt─▒c─▒l─▒kta;
Di┼čsiz mi bir insan, onu karde┼čleri yerdi!

C├óhiliyyede kab├«lelerin birbirine bask─▒nlar yapmas─▒ neredeyse vak├ó-y─▒ ├ódiyeden idi. ├çok basit sebeplerle ├ž─▒kan sava┼člar y─▒llarca devam eder, kab├«leler birbirlerine g├Âsterdikleri vah┼četlerle ├Âv├╝n├╝rlerdi. Bunlar neticede karde┼č idiler. Ama birbirlerini yiyen karde┼čler!..

M. ├ékif; Rus HarbiÔÇÖni g├Ârm├╝┼čt├╝, Balkan HarbiÔÇÖni g├Ârm├╝┼čt├╝. Harb-i Um├╗m├«ÔÇÖyi (Birinci D├╝nya Sava┼č─▒ÔÇÖn─▒) ve ard─▒ndan Mill├« M├╝cadeleÔÇÖyi g├Ârm├╝┼čt├╝.

Harbin de bir ahl├ók─▒ ve bir hukuku oldu─čunu d├╝nyaya vazÔÇś eden ─░sl├ómÔÇÖd─▒. ─░sl├ómÔÇÖ─▒n nazar─▒nda, k├ófir de insan olmak hasebiyle ┬źhilkatte e┼č┬╗ idi. Ayr─▒ca her an hid├óyete namzet idi. Her ┼čeyden ├Âte, insan olmak haysiyetiyle m├╝kerrem idi.

Fakat ─░sl├ómÔÇÖ─▒n d├╝┼čmanlar─▒, bu faz├«letlerden hi├žbir zaman nasipdar olmad─▒lar. Katlettiler, kirlettiler. ├ékif, bu mez├ólimin safah├ót─▒n─▒ ac─▒ ac─▒ anlatt─▒ Safah├ótÔÇÖ─▒nda. H├ól├ó uyanamayan, silkinemeyen m├╝sl├╝man─▒ canland─▒rmak i├žin minberden minbere ko┼čtu.

Bu ┼čiiri yazarken de, nice ─░sl├óm beldeleri m├╝stemleke vaziyetindeydi. Suriye Frans─▒zlar─▒n, Irak ─░ngilizlerin, Libya ─░talyanlar─▒n ├žizmeleri alt─▒ndayd─▒. Bug├╝n bu ├╝lkelerde yine kan g├Âvdeyi g├Ât├╝rmekteyse, oralar─▒ i┼čgal edenlerin menfaat ├žat─▒┼čmalar─▒ndan ba┼čka bir sebep aramak abestir.

Osmanl─▒ y─▒k─▒lm─▒┼čt─▒. M├╝sl├╝manlar ba┼čs─▒zd─▒. Yerinde kalan Cumhuriyet idaresi ise, ├ékifÔÇÖin i├žinde ya┼čayamad─▒─č─▒ bir gidi┼čat i├žindeydi. O y─▒l─▒n nisan ay─▒nda, AnayasaÔÇÖdan; ┬źT├╝rkiye DevletiÔÇÖnin d├«ni ─░sl├ómÔÇÖd─▒r.┬╗ ib├óresi kald─▒r─▒lm─▒┼čt─▒. Ayn─▒ y─▒l harfler de de─či┼čtirilecek ve daha birka├ž sene evvel can d├╝┼čman─▒ olan milletlerin harfleri benimsenecekti.

Sadece d├╝┼čmandan gelen de─čil, as─▒l i├žten gelen bir dert vard─▒:

TEFR─░KA

Fevz├ó b├╝t├╝n ├óf├ók─▒n─▒ sarm─▒┼čt─▒ zem├«nin
Salg─▒nd─▒, bug├╝n ┬ź┼čark┬╗─▒ y─▒kan, tefrika derdi.

Fevz├ó, anar┼či ve karga┼ča demekti. Zeminin yani yery├╝z├╝n├╝n, b├╝t├╝n ufuklar─▒n─▒ karga┼ča sarm─▒┼čt─▒. R├╗m S├╗resiÔÇÖnde devrin Orta Do─čuÔÇÖsunun ya┼čad─▒klar─▒na ┼čahit oluyoruz. ─░ki s├╝per g├╝c├╝n, yani Roma ve S├ós├ón├« ─░mparatorluklar─▒n─▒n aras─▒nda kalan Anadolu-Suriye hatt─▒, yakla┼č─▒k 10 y─▒l i├žinde iki defa el de─či┼čtirdi ve t├órum├ór edildi. Roma ─░mparatorlu─ču s├Âzde H─▒ristiyanl─▒─č─▒ benimsemi┼čti. Fakat tahrif edilmi┼č bu d├«ni, zul├╝mlerinin maskesi olarak kullan─▒yordu o kadar. ─░ran ise b├ót─▒l dinlerin ve anlay─▒┼člar─▒n herc├╝merci i├žindeydi.

├ékif, dertliydi. ─░kinci kez ┬źBug├╝n┬╗e at─▒fta bulunuyordu dertli m─▒sralar─▒nda. ┬ź┼×ark┬╗─▒ yani do─čuyu bug├╝n de o g├╝n de y─▒kan tefrika idi. Yani f─▒rka f─▒rka olmak, par├ža par├ža olmak. Birle┼čememek. Da─č─▒n─▒kl─▒k.

D├╝n asabiyet, hamiyyet-i c├óhiliyye; bug├╝n etnik milliyet├žilik, b├Âlgecilik, menf├« m├ón├óda mezhep├žilik… Bunlar karde┼či karde┼če d├╝┼č├╝r├╝yor. Bir├žo─ču da ├žok zengin olan onlarca Arap ├╝lkesinin ortas─▒nda, yine Arap olan FilistinÔÇÖi, yahudi kahrediyor, katlediyor. Bu tefrika y├╝z├╝nden kimse bir ┼čey yapam─▒yor. Dahas─▒, birka├ž ├╝lke birle┼čip KatarÔÇÖa cephe al─▒yor. ─░ran, mezhep taassubuyla di─čer ├╝lkelerin i├žindeki ┼×i├« unsurlar─▒ kullanarak i├ž sava┼člar─▒ tahrik ediyor. Ayn─▒ ┼čeyi Suud, Selef├«likle yap─▒yor. T├╝rkiye; M. ├ékifÔÇÖin bu ┼čiiri yazd─▒─č─▒ y─▒llarda girdi─či bat─▒l─▒la┼čmac─▒ ve ─░sl├óm d├╝nyas─▒na big├óne kalma tavr─▒n─▒ k─▒smen terk etse de, karde┼člerine b├╝t├╝n fed├ók├órl─▒klar─▒yla a─čabeylik yapmak istedi─činde, asabiyet duvarlar─▒yla kar┼č─▒la┼čabiliyor.

ArakanÔÇÖda y├╝z binlerce mazlum m├╝sl├╝man peri┼čan. D├╝nyaya, ahl├ók pazarlayan budistler, burada en kanl─▒ y├╝zlerini utanmadan sergilemekte. L├ókin, yan─▒ ba┼č─▒ndaki m├╝sl├╝man ├╝lke Banglade┼č; ┬źArakanl─▒ m├╝sl├╝manlar ├╝lkemize hicret eder de bir daha gitmezse…┬╗ diye dertleniyor.

Bir├žok m├╝sl├╝man ├╝lke aras─▒nda ihtil├óf var. ├ťlkeler daha da par├žalanmak isteniyor. Kimileri g├óvurdan dost, puslu havadan post kapma derdinde. Katledilen, hayatlar─▒ karart─▒lan, iffetleri ├ži─čnenen, yerlerinden yurtlar─▒ndan edilen milyonlarca m├╝sl├╝man; kimsenin umurunda de─čil…

Mill├« ┼čair, kalemini ekseriyetle i├žtim├ó├« meselelere hasretmi┼čti. NaÔÇśt─▒ da bundan nasibini almaktayd─▒. Bu naÔÇśt─▒nda EfendimizÔÇÖin i├žtim├ó├« hayatta meydana getirdi─či muazzam ─▒slah ve ihy├óy─▒ dile getirdi:

Derken, b├╝y├╝m├╝┼č, k─▒rk─▒na gelmi┼čti ki ├ľks├╝z,
Ba┼člarda gezen kanl─▒ ayaklar suya erdi!

Yetim ve ├Âks├╝z b├╝y├╝yen Peygamberimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- k─▒rk ya┼č─▒na gelinceye kadar, c├óhiliyyenin kirlerinden zarar g├Ârmeyen nezih, iffetli, muazzam bir ahl├ók ├╝zere bir hayat ya┼čad─▒. Ya┼čad─▒─č─▒ rahats─▒zl─▒klar OÔÇÖnu inziv├óya, o uzlet de OÔÇÖnu ilk vahye mazhar olaca─č─▒ Hir├óÔÇÖya ├žekiyordu. K─▒rk ya┼č─▒nda ilk vahiy OÔÇÖnun g├Ânl├╝ne n├ózil oldu.

ÔÇťAyaklar ba┼č, ba┼člar ayak oldu.ÔÇŁ tabiri; ÔÇťL├óy─▒k olmayan de─čersiz kimseler idareci ve s├Âz sahibi oldu, de─čerli kimseler onlar─▒n idaresi ve h├╝km├╝ne girdi.ÔÇŁ m├ón├ós─▒ndad─▒r. ÔÇťKanl─▒ ayaklar─▒n ba┼člarda gezmesiÔÇŁ Eb├╗ Cehil, ├és bin V├óil, Velid bin Mu─č├«re gibi gaddar, kindar ve riy├ók├ór insanlar─▒n o toplumda ileri gelenler aras─▒nda say─▒lmas─▒n─▒ a├ž─▒kl─▒yor. L├ókin Efendimiz; bir hid├óyet g├╝ne┼či h├ólinde par─▒ldamaya ba┼člay─▒nca, ger├žekleri ortaya d├Âkt├╝.

ÔÇťAyaklar─▒ suya erdi.ÔÇŁ tabiri ise; ÔÇťBir ┼čeyin ger├že─čini, i├ž y├╝z├╝n├╝ neden sonra anlay─▒p akl─▒ ba┼č─▒na geldi.ÔÇŁ demektir.

Kanl─▒ ayaklar art─▒k hakikati g├Ârmeye ba┼člad─▒. Kimisi Hazret-i ├ľmerler, Hamzalar gibi ger├žekleri fark edip ├«m├óna geldiler. Kimisi ┬źba┼člarda gezmek┬╗ l├╝ks├╝n├╝ kaybetmemek i├žin ayak direttiler. Fakat insanl─▒k tarihinde bir an kadar k─▒sa olan 23 y─▒l─▒n sonunda Eb├╗ S├╝fyanlar da boyun b├╝kt├╝, Amr bin el-├éslar da ├«m├óna geldi. Zul├╝m p├óyid├ór olamad─▒. ├ç├╝nk├╝ O M├ósum, art─▒k vazifesine ba┼člam─▒┼čt─▒:

Bir nefhada insanl─▒─č─▒ kurtard─▒ O M├ósum,
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!

Nefha, ├╝flemek demektir. Bir nefha, bir ├╝fleyi┼č. Bir hamle! Bahsetti─čimiz b├╝y├╝k zaman ├žizgisi i├žinde, muazzam bir s├╝ratin ┼čair├óne ifadesi…

EfendimizÔÇÖin n├╝b├╝vveti 23 y─▒l s├╝rd├╝. Ancak geni┼č d├╝nya tarihi i├žinde bu 23 y─▒l, bir an gibi de─čerlendirilebilece─či i├žin; ├ékif, PeygamberimizÔÇÖin her ┼čeyi bir anda ─▒slah etti─čini ifade eder.

O Nur Yetim, c├óhiliyyeyi bertar├óf etti. ─░nsanl─▒─č─▒n buhranlar─▒n─▒ tek tek ├ž├Âzd├╝. K├╝fr├╝ ├«manla, ┼čirki tevhidle, kibri tev├ózuyla, bencilli─či fed├ók├órl─▒kla, gaddarl─▒─č─▒ merhametle, cimrili─či c├Âmertlikle, yalan─▒ do─črulukla, hay├ós─▒zl─▒─č─▒ iffetle, israf─▒ kanaatle y─▒kt─▒ ge├žti.

OÔÇÖnun ard─▒ndan as─▒rlarca ─░sl├óm medeniyetinin en m├╝kemmel tez├óh├╝rlerini tem├ó┼č├ó etti d├╝nya. Zek├ót verecek fakir arand─▒!

M. ├ékif; Peygamber EfendimizÔÇÖi ┬źO M├ósum┬╗ diye adland─▒r─▒yor. Peygamberlerin ismet s─▒fat─▒ vard─▒r. Onlar g├╝nahlardan korunmu┼člard─▒r. ├ç├╝nk├╝ ├╝mmetlerine en g├╝zel ├Ârnek olacak ┼čahsiyetler onlard─▒r. ┬źM├ósum┬╗; ismet s─▒fat─▒yla korunmu┼č, g├╝nahs─▒z, tertemiz demektir. Ayn─▒ zamanda, Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖne Cen├ób-─▒ Hak;

ÔÇťEy Peygamber! RabbinÔÇÖden Sana indirileni tebli─č et!ÔÇŁ emrinin devam─▒nda, m├ósum ile ayn─▒ k├Âkten fiil ile;

ÔÇťAllah SenÔÇÖi insanlardan koruyacakt─▒r! (Sana zarar veremeyecekler)ÔÇŁ (el-M├óide, 67) teminat─▒nda bulunmu┼čtu. Bu m├ón├ó ile ┬źM├ós├╗m┬╗ Allah taraf─▒ndan kendisine ili┼čeceklerden muhafaza edilmi┼č, korunmu┼č z├ót demek olur.

Safahat ┼×airi; her iki m├ón├ó ile EfendimizÔÇÖi ┬źO M├ósum Yetim┬╗ z├ót olarak adland─▒rmakta.

Peygamber Efendimiz, ula┼čabildi─či her yere ─░sl├ómÔÇÖ─▒ tebli─č etti. ─░rtih├óli esnas─▒nda; Hicaz, Yemen ve Necid hemen hemen b├╝t├╝n Arap Yar─▒madas─▒ hid├óyete ermi┼čti.

Habe┼čistan Nec├ó┼č├«ÔÇÖsi OÔÇÖnun, g├Ârmeden m├╝ÔÇÖmini, ├ó┼č─▒─č─▒ olmu┼čtu.

OÔÇÖna ve getirdi─či Hak D├«ni ─░sl├ómÔÇÖa ├«m├ón eden insanl─▒k, hem d├╝nyada hem ├óhirette kurtulu┼ča ermekteydi. Hem madd├« hem m├ónev├« fel├óh─▒ ya┼čamaktayd─▒. Hem i├žtim├ó├« olarak zalimlerden kurtulmakta, ad├ólete ermekte, hem i├ž d├╝nyalar─▒ndaki nefs ve ┼čeytan t├ó─čutlar─▒ndan kurtularak, kalbin, vicdan─▒n ve r├╗hun sel├ómetine kavu┼čmaktayd─▒.

Kayser, Bizans krallar─▒na Arap├žada verilen isimdir. Lisandan lis├óna; sezar, ├žar, kayser, kaiser gibi ┼čekiller alm─▒┼čt─▒r. Fahr-i ├élem Efendimiz, devrin kayseri HerakliyusÔÇÖa mektup g├Ânderdi. Mektuptan etkilenen ve Efendimiz hakk─▒nda Eb├╗ S├╝fyanÔÇÖdan bilgi de alan Herakliyus; ├ževresindeki mutaass─▒p din adamlar─▒n─▒n korkusuyla, ayr─▒ca t├ó├ž ve taht─▒n─▒ kaybetme endi┼česiyle ├«m├ón edemedi. Peygamber Efendimiz, BizansÔÇÖa M├╗teÔÇÖde All├óhÔÇÖ─▒n k─▒l─▒c─▒ H├ólid ile ilk ├«kaz─▒n─▒ yapt─▒. Muazzam Teb├╝k SeferiÔÇÖnde ise Allah Ras├╗l├╝ ve ash├ób─▒n─▒n kar┼č─▒s─▒na, Bizans ├ž─▒kamad─▒.

Bizans; 1453ÔÇÖte Fatih Sultan Mehmed taraf─▒ndan sona erdirilene kadar, ─░sl├óm ordular─▒ taraf─▒ndan geri p├╝sk├╝rt├╝ld├╝. M─▒s─▒r, Suriye, Anadolu ad─▒m ad─▒m ─░sl├ómÔÇÖ─▒n ad├óletli h├╝km├╝n├╝n alt─▒na girdi. ├éhirzamanda RomaÔÇÖn─▒n da fethedilece─či nebev├« m├╝jdeler aras─▒nda.

Kisr├ó, ─░ranÔÇÖda h├╝k├╝m s├╝ren S├ós├ón├« imparatorlar─▒na verilen isimdi. H├╝srev kelimesinin Arap├žada ald─▒─č─▒ ┼čekil idi. Kisr├ó, kendisine gelen hid├óyet mektubuna hakaret etti. Par├žalad─▒. Kendisi de k─▒sa bir m├╝ddet i├žinde par├žaland─▒. Hem de o─člu taraf─▒ndan. Hazret-i ├ľmerÔÇÖin hil├ófeti devrinde S├ós├ón├«ler tamamen tarih sahnesinden silindiler.

Ge├žti─čimiz as─▒r boyunca d├╝nyada ABD ve Rusya tarz─▒nda iki kutup, iki s├╝per g├╝├ž oldu─ču gibi, o g├╝n├╝n d├╝nyas─▒nda da bu iki h├╝k├╝mdar─▒n devletleri h├ókimdi.

─░sl├ómÔÇÖ─▒n getirdi─či de─čerler ile art─▒k yery├╝z├╝; zalim kisr├ólar ve kayserlerden nisbeten kurtulacak; ad├óletle h├╝kmeden ├ľmerler, ├ľmer bin Abd├╝lazizler, Harun Re┼čidler, Alparslanlar, Fatihler, Yavuzlar ve Kanun├«lere kavu┼čacakt─▒.

Çünkü;

Aczin ki, ezilmekti b├╝t├╝n hakk─▒, dirildi;
Zulmün ki, zevâl aklına gelmezdi, geberdi!

C├óhiliyye, kuvvetli olan ezmeye hak sahibidir mant─▒─č─▒yla hareket eder. B├Âyle bir ortamda, zul├╝m ├ódeta;

ÔÇťÔÇôBana kim engel olabilir ki?ÔÇŁ diye k├╝stahla┼č─▒r.

Mazlum da;

ÔÇťÔÇôBana kim imdat edebilir ki?ÔÇŁ diye sindik├že siner.

─░nsan─▒ ve insan topluluklar─▒n─▒, k─üdir oldu─ču h├ólde, ├ócizi ezmekten al─▒koyacak tek g├╝├ž, din ve vicdand─▒r. ├éhirete, ha┼čre ve hesap verece─čine ├«mand─▒r. O M├ósum Neb├«, insanl─▒─ča i┼čte en ba┼čta bu de─čerleri kazand─▒rm─▒┼čt─▒. Hak mefhumunu ├Â─čretmi┼čti. K─▒y├ómette hakk─▒n sahibine verilece─čini bildirmi┼č, omzunu a├žarak;

ÔÇťKime vurdumsa gelsin vursun!ÔÇŁ buyurmu┼čtu.

G├╝n├╝m├╝z c├óhiliyyesinde makyajl─▒, maskeli de olsa ayn─▒ zul├╝m mant─▒─č─▒ h├╝k├╝m s├╝rmektedir. Kapitalizm, fakir daha fakir olsun; fakat zenginin ├Ân├╝ t─▒kanmas─▒n, zenginin daha zengin, daha m├╝srif, daha bencil, daha cimri olmas─▒n─▒n ├Ân├╝ne hi├žbir engel konmas─▒n mant─▒─č─▒na sahiptir. Hele g├╝n├╝m├╝zde, sanayi ve teknoloji de zulm├╝n hizmetine girmi┼čtir.

1945ÔÇÖte ABD; sadece kara sava┼č─▒yla u─čra┼č─▒p yorulmamak, z├óyiat vermemek ve Japon ordusunun teslim olmas─▒n─▒ daha kolay bir ┼čekilde sa─člamak i├žin, JaponyaÔÇÖn─▒n iki b├╝y├╝k ┼čehrine atom bombas─▒ att─▒. Hiro┼čima ve NagazakiÔÇÖde hi├žbir su├žu olmayan masum insanlar, hayvanlar, hatt├ó bitkiler ├Âld├╝. Ya┼čayan sakat kald─▒, nesillerine dah├« zararlar aktar─▒ld─▒. Bunu yapanlar bu hakk─▒ nereden ald─▒lar? Bunlar hesap da vermediler. G├╝ya inand─▒klar─▒ H─▒ristiyanl─▒k da onlar─▒ b├Âyle ak─▒l almaz vah┼četten al─▒koyamad─▒.

H├ólbuki cel├ólli bir padi┼čah olan YavuzÔÇÖun; Osmanl─▒ hudutlar─▒ d├óhilindeki h─▒ristiyanlar─▒ zorla m├╝sl├╝man yapma d├╝┼č├╝ncesine, bizzat ┼čeyh├╝lisl├óm kar┼č─▒ ├ž─▒kt─▒ ve buna sal├óhiyetinin olmad─▒─č─▒n─▒ Padi┼čahÔÇÖa bildirdi.

├élemlere, rahmetti, evet, ┼×erÔÇś-i m├╝b├«ni,
┼×ehb├ólini adl isteyenin yurduna gerdi.

Âyet-i kerîmede Cenâb-ı Hak buyurdu:

ÔÇť(Ras├╗l├╝m!) Biz SenÔÇÖi ├ólemlere ancak rahmet olarak (merhamet olsun diye) g├Ânderdik.ÔÇŁ (el-Enbiy├ó, 107)

PeygamberimizÔÇÖin g├Ânderili┼či, KurÔÇÖ├ón ve S├╝nnet iledir. KurÔÇÖ├ón ve S├╝nnet ile, ┼×er├«at-─▒ Muhammediyye meydana gelir.

Sonunda ayn harfi olarak, ┬ź┼čerÔÇś┬╗, ┼čeriat, ahk├óm demektir. D├«nimizde yap─▒lan bir i┼čin me┼čr├╗ yani ┼čerÔÇś-i ┼čer├«fe muv├óf─▒k olmas─▒ gerekir. ─░nsanl─▒─ča ad├ólet, vicdan, huzur ve sa├ódet getiren bu ahk├óm, gayet a├ž─▒kt─▒r. ┬źM├╝b├«n┬╗dir. ─░nsanl─▒─ča dertlerini ve dermanlar─▒n─▒ beyan eder. L├ókin zorlamaz. ÔÇťDinde ikrah yoktur.ÔÇŁ Allah Ras├╗l├╝ ve OÔÇÖnun izinden giden ash├ób─▒ ve etb├ó─▒ da, ─░sl├ómÔÇÖ─▒n g├Âlgesinde ya┼čamaya talip olanlara ad├ólet g├Ât├╝rd├╝ler.

Tarih ┼čahittir ki; ─░sl├óm ordular─▒n─▒n k─▒l─▒c─▒, ancak zorba krallar─▒ ve z├ólim voyvodalar─▒ bertaraf etti. Halk ─░sl├ómÔÇÖa kar┼č─▒ mukavemet g├Âstermedi─či gibi ├žo─ču kez fethe g├Ân├╝ll├╝ oldular. ─░sl├óm f├╝tuh├ót─▒n─▒n kal─▒c─▒ olmas─▒n─▒n sebebi de buydu.

┼×ehbal, ku┼čun en uzun kanad─▒d─▒r. ┬źCen├óh: Kanat┬╗ alt─▒na almak, KurÔÇÖ├ónÔÇÖda merhamet, ┼čefkat, tev├ózu, af m├ón├ólar─▒nda kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. (el-Hicr, 88; el-─░sr├ó, 24; e┼č-┼×uar├ó, 215) KurÔÇÖ├ón ┼čairi olan ├ékif; ─░sl├ómÔÇÖ─▒; g├Âlgesindekilere; merhamet, sa├ódet, huzur ve ad├ólet bah┼čeden bir devlet ku┼ču gibi, bir h├╝m├ó, bir ank─ü gibi tahayy├╝l ediyor ve onun g├Âlgesinde ya┼čamaya, yani ad├ólete talip olan nasiplileri; ├élemlere Rahmet PeygamberimizÔÇÖin ┼čerÔÇś-i m├╝b├«ninin kanatlar─▒ alt─▒na ald─▒─č─▒n─▒ ifade ediyor.

Bu asla m├╝b├ól├ó─ča de─čildir. Ermenileri d├╝┼č├╝nelim:

Ermeniler, ─░sl├ómÔÇÖdan ├Ânce BizansÔÇÖ─▒n eze eze kulland─▒─č─▒ bir millet idi. S─▒n─▒r boylar─▒nda canl─▒ kalkan olarak tutulan bu milletin mensuplar─▒na ─░stanbulÔÇÖa girme hakk─▒ dah├« verilmezdi. ─░sl├ómÔÇÖ─▒n Ermenilerin ya┼čad─▒─č─▒ co─črafyalar─▒ fethetmesinden itibaren bu millet; as─▒rlarca hem d├«n├« ve mill├« h├╝viyetini muhafaza etti, hem di─čer h─▒ristiyanlara tan─▒nan haklar─▒ ta┼č─▒yarak ticaretine vs. devam etti. Osmanl─▒ co─črafyas─▒nda millet-i s├ód─▒ka addedilerek kendilerine k─▒ymet verildi.

L├ókin daha sonra Osmanl─▒ zay─▒flay─▒nca, bat─▒l─▒ ├╝lkeler ve Rusya, Ermenileri kullanmaya giri┼čti. Her biri Ermenileri hem asl├« mezheplerinden ├ž─▒kararak asimile etti, hem de isyanlara sevk ederek devaml─▒ onlar─▒n ba┼č─▒n─▒ bel├óya soktu. Ermeniler, asl─▒nda GregoryenÔÇÖdirler. Frans─▒zlar Ermenileri Katolik, ─░ngiliz ve Amerikal─▒lar Protestan, Ruslar ise Ortodoks yapmaya ├žal─▒┼čt─▒lar. Onlar─▒ isyana te┼čvik edenler, ba┼čar─▒s─▒z olup da teÔÇÖdip edildikleri zaman; menfaatlerine yaram─▒yorsa, Ermenilere hi├ž de sahip ├ž─▒kmad─▒lar. Kullan─▒p att─▒lar.

Bug├╝n d├╝nya ├╝zerinde Ermeniler; 4 ayr─▒ mezhebe ayr─▒lm─▒┼č parampar├ža ve peri┼čan vaziyetlerini, bat─▒l─▒lara aldanmalar─▒na bor├žlular. Yani zalimin mant─▒─č─▒ BizansÔÇÖtan as─▒rlar sonra da de─či┼čmedi. H├ólbuki ─░sl├óm idaresi alt─▒nda ne burunlar─▒ kanad─▒ ne kimlikleri z├óy├« oldu.

Ermenilerin ─░sl├óm idaresi alt─▒ndaki vaziyetlerini; AfrikaÔÇÖda k├Âlele┼čtirilen, HindistanÔÇÖda dokuma yapamas─▒n diye kollar─▒ kesilen, AmerikaÔÇÖda k├Âkleri kaz─▒narak yok edilen yerli unsurlar─▒n ahv├óliyle kim k─▒yaslamaya cesaret edebilir?

Bu hakikat; ─░sl├ómÔÇÖ─▒n, b├╝nyesinde gayr-i m├╝slim olarak ya┼čayana dah├« lutfetti─či sa├ódettir. M├╝sl├╝man olanlar ise iki cihan sa├ódetine kavu┼čtular.

D├╝ny├ó neye s├óhipse, OÔÇÖnun vergisidir hep;
Medy├╗n OÔÇÖna cemÔÇśiyyeti, medy├╗n OÔÇÖna ferdi.

┬źAllah vergisi┬╗ gibi kal─▒plarda ya┼čayan m├ón├ós─▒yla ┬źvergi┬╗; ihsan, ba─č─▒┼č ve hediye demektir. D├╝nyan─▒n sahip oldu─ču b├╝t├╝n hay─▒rl─▒ hususiyetler, Peygamber EfendimizÔÇÖin insanl─▒─ča arma─čan─▒d─▒r. Fert ve cemiyet olarak sahip olunan her g├╝zellik, her hay─▒r…

├ťmmet-i MuhammedÔÇÖin muvaffak oldu─ču her t├╝rl├╝ zafer, sergiledi─či her t├╝rl├╝ faz├«let de o ├╝mmetin zirvesi olan EfendimizÔÇÖe m├ól edilmelidir. Nitekim b├╝t├╝n evliy├óullah, Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n talebeleridir, b├╝t├╝n feyiz ve r├╗h├óniyetleri de OÔÇÖndand─▒r. Mevl├ón├ólar; ayr─▒ bir benlik iddia etmemi┼čler;

ÔÇťBen Ahmed-i Muht├órÔÇÖ─▒n aya─č─▒n─▒n tozuyum!ÔÇŁ demi┼člerdir.

Kudretli h├╝k├╝mdar Fatihler, Selimler; ┬ź┼×├ón-─▒ Muhammed├« ├ólemi fethetsin┬╗ diye k─▒tadan k─▒taya ko┼čtular.

Bug├╝n tarih itiraf ediyor ki;

ÔÇó Ha├žl─▒ seferlerinde barbar Avrupal─▒lar, ist├«l├óya geldi─či Kud├╝s ve civar─▒ndaki m├╝sl├╝man memleketlerden bir├žok yenili─či ├Â─črenip ├╝lkelerine ta┼č─▒d─▒lar. Mesel├ó; matemati─čin temeli olan ondal─▒k sistemi m├╝sl├╝manlardan ├Â─črendiler.

ÔÇó Avrupa R├ÂnesansÔÇÖ─▒, Arap├žadan terc├╝me etti─či eserlerle ba┼člatabildi. Kendileri i├žin karanl─▒k olan Orta ├ça─čÔÇÖdan da ├╝zengisini ├Âpmeyi ┼čeref bildikleri Osmanl─▒ÔÇÖn─▒n tazyikleri sayesinde kurtulabildiler.

ÔÇó Modern d├╝nyada vak─▒f, ├žok unsurlu idare tarz─▒ vb. bir├žok sistem End├╝l├╝s ve Osmanl─▒ÔÇÖdan kopyaland─▒.

ÔÇó Lafayet, Lamartine, Goethe vb. nice bat─▒l─▒, Hazret-i PeygamberÔÇÖin ┼čahsiyetine ve getirdi─či niz├óm-─▒ ├óleme hayran oldular.

20. as─▒r Osmanl─▒ m├╝nevveri ise bu k─▒ymetten habersizdi. Bat─▒dan m├╝nkir cereyanlar estik├že esiyordu. Bunlardan, Sosyal Darwinizm denilen anlay─▒┼ča g├Âre, insanl─▒k i├žtim├ó├« m├ón├óda da tek├óm├╝l ediyordu. (Evrim ge├žiriyordu.) Bat─▒; kendisini, insanl─▒─č─▒n cemiyet ve fert olarak ula┼čt─▒─č─▒ zirve medeniyet olarak takdim ediyordu. Bu yald─▒zl─▒ maskeye hayran olan gafil ├žoktu. Bu anlay─▒┼ča g├Âre -h├ó┼č├ó- dinler de bu tek├óm├╝l├╝n bir merhalesinden ibaretti ve art─▒k geride kalm─▒┼člard─▒. Osmanl─▒ÔÇÖn─▒n son d├Âneminde d├«ne kay─▒ts─▒z, hatt├ó d├«ne d├╝┼čman, onu ┬źp├ó-bend-i terakk├« / ilerlemeye m├óni┬╗ g├Âren, d─▒┼č─▒ Osmanl─▒ i├ži g├óvur tiplerin zihin d├╝nyas─▒, bat─▒n─▒n zehirli fikirlerine ├ódeta kurtar─▒c─▒ re├žete g├Âz├╝yle bak─▒yordu.

Sava┼člarda o maskeli y├╝z, y─▒rt─▒c─▒ surat─▒n─▒ g├Âsteriyor, o tek di┼či kalm─▒┼č canavar, vah┼č├« ulumalar─▒n─▒ duyuruyordu. Fakat gaflet bir t├╝rl├╝ z├óil olmuyordu. G├╝n├╝m├╝zde ─░sl├ómÔÇÖa ve m├╝sl├╝manlara topyek├╗n sald─▒rmalar─▒n─▒n alt─▒nda da zalim medeniyetin kar┼č─▒s─▒nda durabilecek tek g├╝c├╝n ─░sl├óm oldu─čunu bilmeleri vard─▒r ve bunu itiraf etmektedirler.

Mehmed ├ékif, bu sebeple ├╝lkesinde de idarenin ─░sl├ómÔÇÖdan tam rota uzakla┼čmakta oldu─ču bir devirde feryat ediyordu:

ÔÇťHay─▒r hay─▒r!.. ─░nsanl─▒─ča, hakk─▒, ad├óleti, hukuku, insanl─▒─č─▒ O M├ósum ├Â─čretti!..

Biz ve b├╝t├╝n insanl─▒k OÔÇÖna medy├╗nuz, OÔÇÖna bor├žluyuz. OÔÇÖna te┼čekk├╝r etmeli ve bug├╝n de yine OÔÇÖna, O’nun s├╝nnetine ko┼čmal─▒y─▒z.ÔÇŁ

T─▒pk─▒ Necip Faz─▒lÔÇÖ─▒n;

Hayk─▒rsam kollar─▒m─▒ makas gibi a├žarak,
Durun kalabal─▒klar bu cadde ├ž─▒kmaz sokak!

diye ba─č─▒rd─▒─č─▒ ve arkas─▒ndan ─▒slah ad─▒na yap─▒lanlar─▒n ├ód├« bir taklit ve ac─▒ bir aldan─▒┼č oldu─čunu anlatt─▒─č─▒ gibi…

Medy├╗ndur O M├ós├╗mÔÇÖa b├╝t├╝n bir be┼čeriyyet…
Y├ó Rab! Bizi mah┼čerde bu ikr├ór ile ha┼čret.

Bug├╝n fark etmeyenler varsa da b├╝t├╝n insanl─▒k, O M├ós├╗mÔÇÖa bor├žludur her ┼čeyi. Sesimizi duyuramasak da, bu yanl─▒┼č gidi┼či d├Ând├╝remesek de; en az─▒ndan saf─▒m─▒z─▒ belli etmek, bu ikrar ile ├Âl├╝p bu ikrar ile ha┼črolmay─▒ dilemekten ba┼čka ├žaremiz yoktur.

M. ├ékif kelimelerin mahdut imk├ón ve muhtev├ós─▒ i├žinde EfendimizÔÇÖi ancak bu kadar ifade edebilmi┼čtir. Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n insanl─▒k i├žin arz etti─či b├╝y├╝k m├ón├ó as─▒l ├óhiret g├╝n├╝nde meydana ├ž─▒kacakt─▒r…

─░┼čte o g├╝n, bu ikr├ór ile, OÔÇÖna medy├╗niyet ile ha┼čredilenlere ne mutlu!