Tefekk├╝re Davet

YAZAR : ─░rfan ├ľZT├ťRK

Ey karde┼č! Gel seninle bir insan d├╝┼č├╝nelim. O insan ki; bizim gibi v├╝cudu var ama, can─▒ yok! K─ümeti var, boyu posu var ama, Allah Te├ól├óÔÇÖya k─▒y├óm─▒ yok! Dili var ama, zikri yok! Akl─▒ var ama, tefekk├╝r├╝ yok! Mal─▒ var ama, ┼č├╝kr├╝ yok! G├Âz├╝ var ama, ibreti yok! Kula─č─▒ var ama, Hak kel├óm─▒ i┼čitecek niteli─či yok! Ayaklar─▒ var ama, Hak yoluna gidecek bas├«reti yok!

D├╝nyas─▒ i├žin; geceli, g├╝nd├╝zl├╝, durmadan, dinlenmeden ├žal─▒┼č─▒p y─▒pran─▒yor da, ├óhireti hi├ž d├╝┼č├╝nemiyor. ├ľlenleri g├Âr├╝yor da, ├Ân├╝nde, sonunda kendisinin de ├Âlece─čini bir t├╝rl├╝ akl─▒na getiremiyor. Allah-Peygamber tan─▒m─▒yor, ba┼č─▒na gelecek azaba inanm─▒yor, ne b├╝y├╝k bir dal├ólet ve hatt├ó fel├óket i├žinde bulundu─čunu bir t├╝rl├╝ anlam─▒yor. Gazab-─▒ il├óh├«ye u─črayarak; d├╝nya haritas─▒ndan silinen kavimlerin, kab├«lelerin, milletlerin durumlar─▒n─▒ tarih kitaplar─▒ndan okuyor. Kal─▒nt─▒lar─▒n─▒ g├Âr├╝yor da, kendi ├ók─▒betinin de ayn─▒ olaca─č─▒n─▒ hat─▒rlamak bile istemiyor. Hakk─▒ bilmiyor, bilmedi─či i├žin de bulam─▒yor. Bulamay─▒nca olam─▒yor, ├╝├ž g├╝nl├╝k f├ón├« d├╝nya hayat─▒n─▒ ├«mar edebilmek gayret ve gafleti i├žinde ebed├« hayat─▒n─▒ v├«r├óneye ├ževiriyor. Korkun├ž bir ejderh├ó a─čz─▒ gibi kendisini yutmaya haz─▒rlanan kabri g├Âr├╝yor da; bir g├╝n olup, en yak─▒nlar─▒n─▒n, en sevdi─či kimselerin kendisini o karanl─▒k ├žukura kapat─▒p, yan─▒ndan ka├žacaklar─▒n─▒ hesaplayam─▒yor. Sevgili ana ve babas─▒n─▒, ci─čerp├óre yavrusunu, kendi elleriyle kara topra─č─▒n karanl─▒k ba─čr─▒na yat─▒r─▒yor da; onlar─▒n ├Âl├╝mlerinden ibret alam─▒yor. KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖin haber verdi─či, tarih kitaplar─▒n─▒n a├ž─▒k a├ž─▒k yazd─▒─č─▒ Allahs─▒zlar─▒n ve ├«mans─▒zlar─▒n ba┼člar─▒na gelen mus├«betleri ve bel├ólar─▒ okudu─ču, g├Ârd├╝─č├╝ veya hi├ž olmazsa i┼čitti─či h├ólde; kendisini ├žekip ├ževiremiyor, Hak yoluna y├Ânelemiyor.

Ey muvahhid m├╝ÔÇÖmin!

Senin ise d├«nin var, Allah Te├ól├óÔÇÖya ve Ras├╗l├╝ÔÇÖne ├«m├ón─▒n var… D├╝nya ve ├óhiretini koruyan, kollayan ve ayarlayan KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒n var… Zikrin var, evr├ód─▒n var… HakkÔÇÖ─▒ zikreden, HakkÔÇÖa ┼č├╝kreden bir dilin; HakkÔÇÖ─▒ seven bir kalbin; H├ólikÔÇÖ─▒na secde eden bir ba┼č─▒n var… Elbette ┼č├╝kredeceksin, elbette hamd ├╝ sen├óda bulunacaks─▒n… Ba┼člar─▒ olup da, ak─▒llar─▒ olmayanlar gibi olsayd─▒n, h├ólin nice olurdu?.. Allah Te├ól├óÔÇÖya inanmayanlardan, ├óhireti tan─▒mayanlardan olsayd─▒n nÔÇÖeylerdin?.. K─ür├╗n kadar mal─▒n-m├╝lk├╝n olsayd─▒ ama, d├«nin, ├«m├ón─▒n, hay├ó ve vicdan─▒n olmasayd─▒; paran-pulun ├žok olsayd─▒ ama, s─▒hhat ve afiyetin olmasayd─▒; b├╝t├╝n d├╝nya r─▒z─▒k ve nimetleri sofranda bulunsayd─▒ ama, sen bir lokmac─▒k yiyemeseydin ne yapard─▒n?.. Ku┼č t├╝y├╝ d├Â┼čeklerde, ipek ve atlas yorganlar alt─▒nda, som g├╝m├╝┼čten karyolalarda yatsayd─▒n; kar┼č─▒nda cihan─▒n en ├╝nl├╝ doktorlar─▒ n├Âbet tutsayd─▒; g├Âz├╝n├╝n i├žine bakan, bir i┼čaretini c├óna minnet sayan u┼čaklar─▒n, hizmetk├órlar─▒n kar┼č─▒nda saf ba─člasayd─▒ ama, sen alt─▒n le─čene kan kussayd─▒n b├╝t├╝n bunlar neye yarard─▒?..

Belki ba┼č─▒n─▒ sokacak bir mek├ón─▒n yok ama ├«m├ón─▒n var! Paran, kasan, kesen yok ama KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒n var! Kuru ekme─či suya bat─▒r─▒p yiyorsun ama; d├«nin, izÔÇś├ón─▒n ve ┬źGan├« S├╝bh├ón┬╗─▒n var! D├╝nyan belki fakir ama, iyi bil ki ├óhiretin sultan─▒s─▒n! Zira; Hazret-i Muhammed Mustaf├óÔÇÖn─▒n ├╝mmeti, Ahmed-i Mahm├╗dÔÇÖun bendesisin! ├ťz├╝lme; ayakkab─▒n yok ama, HakkÔÇÖa y├╝r├╝yen, Ras├╗l-i Z├«┼č├ónÔÇÖ─▒n m├╝b├órek ayak izini izleyen tertemiz ayaklar─▒n var! S─▒rt─▒nda parlak kuma┼čtan elbiselerin yok ama ┼čer├«at lib├ós─▒n var! G├Ânl├╝nde Allah ve Ras├╗lullah sevgisi, g├Âz├╝nde hay├ó, kalbinde merhamet, ba┼č─▒nda t├óc-─▒ ├«man, dilinde zikr-i KurÔÇÖ├ón var!.. Yaln─▒z d├╝nyay─▒ d├╝┼č├╝nen, d├╝nya zenginlerinin ger├žek hi├žbir dostlar─▒ yok ama; senin Allah ve Ras├╗lullah gibi dostlar─▒n var! O sana senden yak─▒n… Sen de yak─▒nda OÔÇÖna d├Âneceksin. Bu d├Ân├╝┼čte, OÔÇÖnu kendinden r├óz─▒ bulacaks─▒n. ─░┼čte O ger├žek dost; sana g├Âzlerin g├Ârmedi─či, dillerin tatmad─▒─č─▒, zihinlerin d├╝┼č├╝nemedi─či, kalemlerin vasf─▒n─▒ yazmaktan ├óciz kald─▒klar─▒ say─▒s─▒z nimetleri haz─▒rlad─▒. O g├╝n, sen Rabbinden r├óz─▒, Rabbin de senden r├óz─▒ oldu─ču h├ólde sana cennetini ve cem├ólini ikram edecek.

O g├╝n, ba┼čka bir ┼čey daha g├Âreceksin! D├╝nya hayat─▒nda Allah Te├ól├óÔÇÖya ├«m├ón etmeyenler; bunca d├╝nya nimetlerinden faydaland─▒klar─▒ h├ólde, k├╝fr├ón-─▒ nimette bulunanlar; ak─▒llar─▒n almayaca─č─▒ korkun├ž bir azaba d├╗├ž├ór olacaklar, ac─▒lar ve ─▒zd─▒raplar i├žinde k─▒vranacaklar. Sen ise o zaman ebed├« sa├ódet ve sel├ómete ermi┼č bulunacaks─▒n. Sana; o g├╝n orada bah┼č ve ihsan buyurulacak nimetler, d├╝nya nimetleri gibi gelip ge├žici de olmayacakt─▒r.

Burada, her nimetin bir zevâli vardır. Âhiret nimetlerinin ise asla zevâli yoktur. Dünya hayatında, sıhhatin de hastalıklarla biten zevâli vardır.

Orada ne hastal─▒k vard─▒r, ne ya┼čl─▒l─▒k… D├╝nyada; gen├žler ihtiyarlar, g├╝zeller ├žirkinle┼čir, kuvvetliler zay─▒f d├╝┼čerler. Orada bah┼č ve ihsan olunacak gen├žli─čin ihtiyarl─▒─č─▒ yok, g├╝zelli─čin ├žirkinli─či yok, kuvvetin zay─▒flamas─▒ yok!..

Durma! Rabbine hamd ├╝ se┬şn├óda bulun, verdi─či nimetlerden ├Ât├╝r├╝ daima ┼č├╝kret…

Unutma ki, b├╝t├╝n hamd ├╝ sen├ólar ancak ├élemlerin Rabbi ve m├╝rebb├«si olan ┬źAll├óh Az├«m├╝┼č┼č├ón┬╗a mahsustur. Varl─▒kta darl─▒kta, yoklukta bollukta Rabbine daima ┼č├╝kret! Bug├╝n kat─▒ks─▒z kuru ekmekle karn─▒n─▒ doyurabiliyorsan; sofralar─▒nda bin bir ├že┼čit yemek bulunanlar─▒ de─čil, hi├ž ekmek bulamay─▒p a├ž yatanlar─▒ d├╝┼č├╝n de Rabbine ┼č├╝kret!

Kendi h├ólince, m├╝tev├óz─▒ bir kira evinde oturuyorsan; vill├ólarda, k├Â┼čklerde, yal─▒larda oturanlara de─čil de, b├╝sb├╝t├╝n evsiz, barks─▒z, k─▒┼č─▒n ya─čmur ve kar, yaz─▒n k─▒zg─▒n g├╝ne┼č alt─▒nda g├╝nlerini ge├žirenlere bak da Rabbine ┼č├╝kret!

S─▒rt─▒nda palton yoksa, ceketi bile olmayanlar─▒ d├╝┼č├╝n de Rabbine ┼č├╝kret!

Biraz hastaland─▒n diye hay─▒flanma; aylarca ve hatt├ó y─▒llarca yata─ča esir olmu┼člar─▒, bir yan─▒ndan bir yan─▒na d├Ânemeyenleri d├╝┼č├╝n de h├óline ve Rabbine ┼č├╝kret! B├Âyle yaparsan, kendinden daha y├╝ksektekileri de─čil, daha peri┼čan ve ac─▒nacak h├ólde olanlar─▒ g├Âz ├Ân├╝ne al─▒rsan; Rabbine ┼č├╝kr├╝n artar!

Hasta isen, Hazret-i Eyy├╗b -aleyhissel├óm- gibi hasta de─čilsin.

─░┼č├ži isen, Hazret-i Y├╗suf -aleyhissel├óm- gibi k├Âle olarak pazarlarda sat─▒lm─▒┼č de─čilsin.

Hapiste isen, yine Hazret-i Y├╗suf -aleyhissel├óm- gibi- bir iftiraya kurban olarak, on y─▒l yer alt─▒nda zindanlarda kalm─▒┼č de─čilsin.

Seni Hazret-i Zekeriya -aleyhissel├óm- gibi testere ile bi├žmediler…

O h├ólde; her zaman, her yerde Rabbinin her nimetine ┼č├╝k├╝r, her mus├«betine sab─▒r ve hamd ederek anlay─▒┼čl─▒, tahamm├╝ll├╝ ol ki; n├ór-─▒ Nemrud, Hazret-i ─░brahim -aleyhissel├óm-ÔÇÖa nas─▒l nur olduysa, mus├«bet sand─▒─č─▒n her ┼čey de sana ebed├« nimet olsun.

E─čer daima kendinden y├╝kseklere bakar ve bunu ├ódet h├óline getirirsen, can─▒n─▒ ate┼če atm─▒┼č olursun. Bunun; ba┼č─▒n─▒ d├Ând├╝rmekten ve g├Âz├╝ne h─▒rs, haset ve tamah duygular─▒n─▒ yerle┼čtirmekten gayr─▒ sana hi├žbir faydas─▒ olmaz. ─░b├ódet ve taatte, z├╝hd ve takv├óda, a┼čk ve muhabbette, senden ├╝st├╝n ve y├╝ksek olanlara bak ki, onlar gibi olmaya ├Âzenebilesin. E┼čref-i mahl├╗kat olarak insans─▒n. Gelmi┼č-ge├žmi┼č b├╝t├╝n ├╝mmetlerin en ┼čereflisi, Hazret-i Muhammed Mustaf├ó -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin ├╝mmeti olmak sa├ódetine eri┼čmi┼čsin. Sende; f─▒traten y├╝kselme kabiliyeti vard─▒r. ├ľnderin Hazret-i
Muhammed Mustaf├ó, kit├ób─▒n ve rehberin KurÔÇÖ├ón-─▒ Az├«m├╝ÔÇÖl-Burh├ón, ba┼č─▒nda t├óc-─▒ ├«man, ├Ân├╝nde ┼×er├«at-─▒ Garr├ó-i Ahmediyye gibi muazzam bir me┼čÔÇśale, g├Â─čs├╝nde murass├ó bir madalya gibi p─▒r─▒l p─▒r─▒l parlayan ┼čeref-i ─░sl├óm, dilinde zikr u tevh├«d-i Rahm├ón, kalbinde a┼čk-─▒ Yezd├ón, yard─▒mc─▒n Hazret-i Allah, ┼čefaat├ž─▒n ├élemlere Rahmet olan Ras├╗lullah… Daha ne istersin!?. ├ék─▒bet senin ve senin gibi m├╝ttak├«lerin… Cennet dura─č─▒n, h├╗r├«ler m├╝┼čt├ók─▒n, Cennet-i Adn u─čra─č─▒n; ist├«d├ód─▒na g├Âre makam─▒n, a┼čk ve muhabbetine g├Âre derec├ót─▒n var… Ebed├« sa├ódet senin!..

Bu f├ón├« d├╝nya hayat─▒nda, kendinden a┼ča─č─▒ durumda olanlara bakarsan, Rabbine hamd ve ┼č├╝kr├╝n ├žo─čal─▒r. D├╝nya mal─▒ gelip ge├žicidir ve d├╝nyada kal─▒r. Oysa ├óhiret y├Ân├╝nden, kendinden y├╝ksek durumda olanlara bakarsan, ├óriflerden ve k├ómillerden olursun. D├╝nyal─▒─č─▒ ├žok olanlara bakacak olursan; h├╝srana u─črar, ┼čak├«lerden olursun ki bu takdirde hem d├╝nyan, hem de ├óhiretin harap olur. ─░ki cihanda da rezil ve zelil olursun. Zira, haset bundan do─čar. Uhrev├« bahts─▒zl─▒k bundan h├ós─▒l olur. Her t├╝rl├╝ fel├óket ve den├óetin ba┼č─▒ ve ba┼člang─▒c─▒ haset, h─▒rs ve tamaht─▒r. (Merhum Muzaffer ├ľZAKÔÇÖ─▒n sohbetinden derlenmi┼čtir.)

Y├╝ce Mevl├óm─▒z; c├╝mlemize kullu─čun ├«caplar─▒na uygun ┼čekilde ya┼čamay─▒ nasip ve hizmetle yo─črulmu┼č bir bedenle kabre girebilmeyi lutfeylesin in┼č├óallah. T├╝m okuyucular─▒m─▒za ve g├Ân├╝l dostlar─▒m─▒za sel├ómlar…

Sevilmek istiyorsan,
Sevmesini bilmeli.
Sevmeyene sevilmek,
Nasip olmaz, demi┼čler. (G├╝lz├ór-─▒ ─░rfan)