Buhranlar─▒m─▒z─▒n Dev├ós─▒; FET─░H R├ŤHUYLA D─░R─░LMEK

YAZAR : B. Cahit ├ľZDEM─░R bcahit@hotmail.com

b_c_ozdemiryuzakidergisi_mayis2016

┼×anl─▒ m├óz├«mizi ta├žland─▒ran Osmanl─▒ DevletiÔÇÖnin tarih sahnesinden ├žekilmesinden sonra, d├╝nyan─▒n gidi┼č├ót─▒ s├Âm├╝rgeci g├╝├žlerin h├╝k├╝mranl─▒─č─▒na girdi. Bug├╝n i├žinde ya┼čanan zul├╝m devrinin yolunu a├žan ve her t├╝rl├╝ ins├ón├« hass├ósiyetten mahrum ha├žl─▒ ittifak─▒nca yap─▒lan bu ameliye; ─░ngiliz tarih├ži Albert ToynbeeÔÇÖnin tesbitiyle, Osmanl─▒ÔÇÖn─▒n durdurulmas─▒d─▒r. Mazlumlar co─črafyas─▒n─▒n gayr-i ahl├ók├« bir tarzda payla┼č─▒ld─▒─č─▒, ter├Âr te┼čkil├ótlar─▒n─▒n k─▒yas─▒ya vuru┼čturuldu─ču, i┼čgallerle alt├╝st edildi─či bu devirde; hem Orta Do─čuÔÇÖda s─▒n─▒rlar yeniden tanzim ediliyor, hem ─░sl├óm ├óleminden as─▒rlar s├╝ren zilletin intikam─▒ al─▒n─▒yor, hem de nefs├ón├« ihtiraslar u─čruna mazlumlar co─črafyas─▒n─▒n zenginlikleri iliklerine kadar insafs─▒zca s├Âm├╝r├╝l├╝yor.

Yarat─▒lm─▒┼člara nefs├ón├« nazarla bakan d├╝nyev├« zihniyetin tarihi; i┼čgaller, zul├╝mler ve katli├ómlarla doludur. ├ľyle ki; bu ceber├╗tlardan Roma ─░mparatoru NeronÔÇÖun, 64 y─▒l─▒nda RomaÔÇÖy─▒ yakt─▒r─▒p, ├žalg─▒ ├žald─▒rarak ve ┼čark─▒ s├Âyleyerek zevkle seyretti─či s├Âylenir. Bu; insanl─▒─ča kar┼č─▒ i┼členen zul├╝mlerin ne ilki, ne de sonuncusudur.

Mukaddes ┼čehir Kud├╝sÔÇÖe 636ÔÇÖda k├Âlesini bindirdi─či devesini ├žekerek giren Hal├«fe Hazret-i ├ľmer -rad─▒yall├óhu anh-; r├óhibin teklifine ra─čmen, kendinden sonra gelenlerin, mescide ├ževirebileceklerini s├Âyleyerek, K─▒y├óme KilisesiÔÇÖnde namaz k─▒lmam─▒┼čt─▒. B├Âyle bir ho┼čg├Âr├╝ ve ad├ólet ├Ârne─či varken; 1099ÔÇÖda ┼čehri i┼čgal eden ha├žl─▒lar, iki g├╝n i├žinde, ┼čehirdeki b├╝t├╝n m├╝sl├╝man ve yahudiler olmak ├╝zere, toplam yetmi┼č binden fazla insan─▒ k─▒l─▒├žtan ge├žirdiler. Bu katli├óm, bir l├ótince eserde;

ÔÇťBurada, o kadar ├žok ki┼či ├Âld├╝r├╝lm├╝┼čt├╝ ki; ├Âlenlerin kan─▒, katli├óma devam eden askerlerimizin ayak bileklerine kadar y├╝kselmi┼čti.ÔÇŁ diye tasvir edilir.

Bir di─čer bat─▒l─▒ tarih kitab─▒nda;

ÔÇťBurada hi├ž kimse hayatta b─▒rak─▒lmad─▒. Ne kad─▒nlar─▒n, ne ├žocuklar─▒n hayatlar─▒n─▒ ba─č─▒┼člad─▒lar.ÔÇŁ diye kay─▒t d├╝┼č├╝l├╝r.

Bir ba┼čkas─▒nda da, y├╝z karas─▒ bu vah┼čet gururla ┼č├Âyle anlat─▒l─▒r:

ÔÇťG├Âr├╝lmeye de─čer harika sahneler ger├žekle┼čti. Adamlar─▒m─▒z─▒n merhametli olan baz─▒lar─▒, d├╝┼čmanlar─▒n kafalar─▒n─▒ keserken, di─čerleri; ├Ânce oklarla vurup, sonra canl─▒ canl─▒ ate┼če atarak, uzun s├╝re i┼čkence ederek ├Âld├╝rd├╝ler. ┼×ehrin sokaklar─▒, kesilmi┼č kafalar, eller ve ayaklarla doluydu…ÔÇŁ

1187ÔÇÖde, Sultan Sal├óhaddin; Kud├╝sÔÇÖ├╝n ya─čmalanmamas─▒ i├žin, ┼čehri bar─▒┼čla almak istemi┼čti. Ancak kendilerine g├╝venen ha├žl─▒lar buna yana┼čmay─▒nca, ku┼čatma ile ┼čehri teslim ald─▒. Sultan, daha ├Ânceki kanl─▒ i┼čgalden dolay─▒ asla intikam pe┼činde olmad─▒; merhamet ve ad├óleti elden b─▒rakmad─▒.

Bat─▒l─▒ ├╝lkelerin s├Âm├╝rgelerin payla┼č─▒lmas─▒, mezheb m├╝cadeleleri, ideolojik ├žat─▒┼čmalar… gibi, menfaat hesaplar─▒ sebebiyle ├ž─▒kard─▒klar─▒ sava┼člar─▒n son as─▒rlardaki neticesi; y├╝z milyonlarca insan─▒n ├Âl├╝m├╝ ve ├╝lkelerin harap olmas─▒d─▒r. ─░sl├óm co─črafyas─▒nda ise ayr─▒ca; beldeleri tahrip edip bir daha toparlanamaz h├óle getirerek ha├žl─▒ kinini tatmin etmek, kendilerine ba─čl─▒ kukla idareleri ayakta tutmak, memleketlerin d├óhiline fitne-fesat sokarak i├žtim├ó├« yap─▒y─▒ ifsad etmek ve enerji kaynaklar─▒na sahip olmak… gibi ahl├ók ve insanl─▒k d─▒┼č─▒ ihtiraslar da bahis mevzuudur. En yak─▒n son iki ├Ârnek olan; IrakÔÇÖta bir milyondan ve SuriyeÔÇÖde de be┼č y├╝z binden fazla masum insan, ├žoluk-├žocuk-kad─▒n-ya┼čl─▒ demeden ha├žl─▒ ittifak─▒ ve kuklalar─▒ taraf─▒ndan vah┼čice katledilmi┼č; yerle┼čim sahalar─▒nda ta┼č ├╝st├╝nde ta┼č b─▒rak─▒lmam─▒┼čt─▒r. Katli├óm─▒ y├╝r├╝ten sadist ruhlu zalimlerin; bombard─▒mana u─črayan okullar─▒n, hastah├ónelerin, f─▒r─▒nlar─▒n, ├žocuk bah├želerinin… enkaz─▒nda can ├žeki┼čen bebeklerin, kad─▒nlar─▒n, ya┼čl─▒lar─▒n feryatlar─▒n─▒, par├žalanm─▒┼č cesetlerini, Neron gibi zevkle, ┼čark─▒ s├Âyleyerek seyrettikleri muhakkakt─▒r. Kald─▒ ki, NeronÔÇÖun vah┼čette bu kadar ileri gidemedi─či de bir v├ók─▒ad─▒r.

Sava┼čta asker ve sivillerin m├óruz kald─▒klar─▒ ─▒st─▒raplar─▒ azaltmak, ┼čeref ve haysiyetlerini korumak maksad─▒yla; 1864 y─▒l─▒nda CenevreÔÇÖde milletler aras─▒ bir konferans toplanarak, bir s├Âzle┼čme imzaland─▒. 1949 y─▒l─▒nda ─░kinci D├╝nya HarbiÔÇÖnden sonra da, yine CenevreÔÇÖde daha ├Ânceki tecr├╝beler ve yeni ┼čartlar dikkate al─▒narak askerlerin ve yard─▒m te┼čkil├ótlar─▒n─▒n uyacaklar─▒ kaideleri belirleyen yeni bir sava┼č hukuku beyannamesi ├╝zerinde mut├ób─▒k kal─▒nd─▒. Ancak bu anla┼čmaya ra─čmen, sava┼č su├žlar─▒n─▒ ├Ânlemek hi├žbir zaman m├╝mk├╝n olmad─▒. S├Âm├╝rgeci ├╝lkelerin bencil anlay─▒┼člar─▒ ├žer├ževesinde, ad├ólet; ┬źg├╝├žl├╝lerin delip ge├žtikleri, zay─▒flar─▒n ise tak─▒l─▒p kald─▒klar─▒ bir a─č┬╗ mes├óbesinde oldu─čundan; BosnaÔÇÖda, AzerbaycanÔÇÖda, KosovaÔÇÖda, FilistinÔÇÖde, IrakÔÇÖta, SuriyeÔÇÖde… yasaklanm─▒┼č olan kimyev├« sil├óhlar, fosfor ve misket bombalar─▒ kullan─▒ld─▒; yard─▒m kurulu┼člar─▒, hastah├óneler, okullar, sivil yerle┼čim yerleri… bombaland─▒; siviller en a─č─▒r i┼čkence ve a┼ča─č─▒lamalara m├óruz kald─▒, katledildi… Be┼č s├Âm├╝rgeci ├╝lkenin oyunca─č─▒ durumundaki Birle┼čmi┼č Milletler Te┼čkil├ót─▒ ise, h├ól├ó devam eden bu barbarl─▒k sahnelerini tamamlayan bir fon mes├óbesinde olmaktan ileri gidemiyor.

Sava┼č hukukuyla ula┼č─▒lmak istenen ulv├« maksatlar; ├ólemlere rahmet Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖin esaslar─▒n─▒ tesbit etti─či, en a├ž─▒k ve ┼č├╝mull├╝ muhtev├ó ile, d├╝nyay─▒ as─▒rlarca huzura kavu┼čturan, ad├óletle h├╝kmeden ┼čanl─▒ medeniyetimizde ger├žekle┼čtirilmi┼čtir. Mahl├╗k─üt─▒n en ┼čereflisi olan insan─▒n bu de─čeri ile ilgili olarak KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde;

┬źHaks─▒z yere bir insan─▒ ├Âld├╝rmenin b├╝t├╝n insanlar─▒ ├Âld├╝rmek gibi; bir insan─▒ kurtarman─▒n da b├╝t├╝n insanlar─▒ kurtarmak gibi oldu─ču┬╗ (el-M├óide, 32) beyan buyurulur.

Bu c├╝mleden olarak, Peygamber Efendimiz;

ÔÇťSava┼čta kad─▒nlara, ├žocuklara, ya┼čl─▒lara, manast─▒rlardaki din adamlar─▒na dokunmay─▒n; a─ča├žlar─▒ tahrip etmeyin.ÔÇŁ ((Ahmed, I, 300; Taber├ón├«, Keb├«r, XI, 224/11562;) buyurmu┼čtur.

Nitekim, MekkeÔÇÖnin fethinde ┼čehre girerken sanca─č─▒ verdi─či SaÔÇśd bin Ub├óde -rad─▒yall├óhu anh-ÔÇÖ─▒n;

ÔÇťÔÇôBug├╝n intikam g├╝n├╝d├╝r, kan ak─▒tman─▒n hel├ól oldu─ču g├╝nd├╝r!ÔÇŁ diye orduyu sava┼čmaya te┼čvik etti─čini g├Âren Rahmet Peygamberi -aleyhissal├ót├╝ vessel├óm- Efendimiz;

ÔÇťÔÇôHay─▒r! Bug├╝n merhamet g├╝n├╝d├╝r!ÔÇŁ (V├ók─▒d├«, Meg├óz├«, II, 821-822) buyurarak, sanca─č─▒ OÔÇÖndan geri ald─▒.

Sonra g├╝zerg├óh ├╝zerinde yavrular─▒n─▒ emziren bir k├Âpe─či g├Âr├╝nce, ba┼č─▒na bir n├Âbet├ži dikerek onun rahats─▒z edilmesini ├Ânledi. (V├ók─▒d├«, Megaz├«, II, 804)

Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖin devesinin ├╝zerinde, secde vaziyetinde;

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒m; esas hayat, ├óhiret hayat─▒d─▒r.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Rik─ük, 1) s├Âzleriyle tev├ózu i├žinde girdi─či ┼čehrin fethi; karanl─▒k m├╝┼črik g├Ân├╝llerin hakikate, n├╗ra a├ž─▒lmas─▒yla ta├žland─▒; yapt─▒klar─▒ b├╝t├╝n k├Ât├╝l├╝klere ra─čmen herkese ┼č├ómil olan afla, cemiyet huzur ve bar─▒┼ča kavu┼čtu.

Rahmet Peygamberi -aleyhissalâtü vesselâm- Efendimiz, engin merhametiyle cihâdın gayesi sadedinde;

ÔÇťEy Ali! Senin elinle bir ki┼činin hid├óyete ermesi, yery├╝z├╝nde bulunan ve g├╝ne┼čin ├╝zerine do─čdu─ču her ┼čeyden daha hay─▒rl─▒d─▒r.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Cuma, 29, Cih├ód, 102, 143) buyurur.

Kez├ó, Ras├╗lullah EfendimizÔÇÖin kumandanlar─▒na tavsiyelerinden birisi de ┼čudur:

ÔÇťOnlar─▒ ─░sl├ómÔÇÖa davet etmeden h├╝cuma ge├žmeyin. Yerlisiyle, g├Â├žebesiyle insanlar─▒ bana m├╝sl├╝man olarak getirmeniz; erkekleri ├Âld├╝r├╝p de dul kad─▒nlar─▒n─▒ ve yetim ├žocuklar─▒n─▒ getirmenizden daha sevimlidir.ÔÇŁ(…)

ÔÇť(Peygamber Efendimiz) on sene s├╝ren bir siyas├« faaliyetten sonra, iki milyon kilometre kareye yakla┼čan bir sahada kurulu bir devlet idare etmekteydi. Bu geni┼č saha; harp meydanlar─▒nda d├╝┼čman ordu saflar─▒nda maktul d├╝┼čen, iki y├╝z elli insana mukabil fethedilmi┼čtir. ─░nsanlara verilen bu de─čer, bu h├╝rmetin bir e┼čine daha insanl─▒k tarihinde rastlanmaz.ÔÇŁ (Muhammed Ham├«dullah: Hazret-i PeygamberÔÇÖin Sava┼člar─▒, s. 20-21)

Medeniyetimizin asl├« bir unsuru olan merhameti, Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; ┼č├Âyle izah buyurur:

ÔÇťBenim kastetti─čim merhamet (cennete ula┼čt─▒racak merhamet), sizin anlad─▒─č─▒n─▒z ┼čekilde sadece birbirinize olan merhamet de─čildir. Bil├ókis, b├╝t├╝n mahl├╗k─üta ┼č├ómil olan merhamettir. (Evet) b├╝t├╝n mahl├╗k─üta ┼č├ómil olan merhamettir.ÔÇŁ (H├ókim, M├╝stedrek, IV, 185)

Sadece medeniyetimize has bu faz├«let sebebiyle; mazlum g├Ân├╝llerin mest olup insanlar─▒n ak─▒n ak─▒n m├╝sl├╝man olmas─▒ kar┼č─▒s─▒nda, haset etmekten kendini alamayan bir r├óhibin;

ÔÇťEy k─▒l─▒├žtan daha zalim olan (!) merhamet!ÔÇŁ diye hay─▒fland─▒─č─▒ kay─▒tlara ge├žmi┼čtir…

Medeniyetimiz; iÔÇśl├ó-y─▒ kelimetullah yolunda, sava┼č hukukuna ri├óyetin, s├ólih kullu─čun dest├ón├« ├Ârnekleriyle doludur.

Yavuz Sultan Selim Han, M─▒s─▒r SeferiÔÇÖne ├ž─▒karken ba─čl─▒k-bah├želik bir arazi ge├žilince; orduyu durdurup, b├╝t├╝n askerlerin e┼čyalar─▒n─▒n yoklanmas─▒n─▒ emreder. Askerlerin yol boyunca hi├ž bir ┼čeye el uzatmad─▒klar─▒n─▒ ├Â─črenince; ┼č├╝kredip;

ÔÇťE─čer, bir askerin heybesinden bir ek┼či elma ├ž─▒ksayd─▒, bu seferden vazge├žerdim.ÔÇŁ der.

Yine; Kanun├« Sultan S├╝leyman HanÔÇÖ─▒n bir Avrupa seferinde, ordu Macar ovalar─▒ndan ge├žtikten sonra mola verir. Kararg├óha gelen bir Macar k├Âyl├╝s├╝; askerlerin ba─čdan kopard─▒klar─▒ ├╝z├╝mlerin paras─▒n─▒, asma dal─▒na ba─člam─▒┼č olduklar─▒ i├žin, ┼č├╝kranlar─▒n─▒ arz etmek ister. O askerleri huz├╗runa getirten Sultan; onlar─▒ ordudan ├ž─▒kar─▒r. Takdir beklerken bu cezaya hayret eden k├Âyl├╝ye, Sultan ┼ču derin m├ón├ól─▒ cevab─▒ verir:

ÔÇťMeyveleri, sahibinden izinsiz ald─▒klar─▒ i├žin bu cezay─▒ ald─▒lar; e─čer paras─▒n─▒ b─▒rakmasalard─▒, h─▒rs─▒zl─▒k su├žundan daha a─č─▒r ┼čekilde cezaland─▒r─▒l─▒rlard─▒.ÔÇŁ

Sava┼č hukukuyla ilgili olarak, BosnaÔÇÖn─▒n efs├ónev├« lideri, d├óv├ó adam─▒ merhum Aliya ─░ZZETBEGOV─░├çÔÇÖin sava┼č s─▒ras─▒nda askerlerine yapt─▒─č─▒ ┼ču konu┼čma da, bahis mevzuu hususun bir teyididir:

ÔÇťAskerlerim! Bug├╝n Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n zor bir imtihan─▒ ile kar┼č─▒ kar┼č─▒yay─▒z. D├╝┼čman, kad─▒nlar─▒m─▒z─▒, ├žocuklar─▒m─▒z─▒ tahkir ediyor, ├Âld├╝r├╝yor; siz onlar─▒n kad─▒n ve ├žocuklar─▒na dokunamazs─▒n─▒z. D├╝┼čman, camilerimizi y─▒k─▒yor; siz onlar─▒n kiliselerine dokunamazs─▒n─▒z. D├╝┼čman, askerlerimize i┼čkence yap─▒yor; siz yapamazs─▒n─▒z.

├ç├╝nk├╝ biz, PeygamberimizÔÇÖden b├Âyle ├Â─črendik; atalar─▒m─▒zdan, Osmanl─▒ÔÇÖdan b├Âyle g├Ârd├╝k.ÔÇŁ

Sava┼č─▒n mahiyeti ve gayesi ile ilgili olarak KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde;

ÔÇťAllah; m├╝ÔÇÖminlerden, canlar─▒n─▒ ve mallar─▒n─▒; kendilerine cennet vermek ├╝zere sat─▒n alm─▒┼čt─▒r; Allah yolunda ├žarp─▒┼čacaklar; ├Âld├╝recekler ve ├Âld├╝r├╝lecekler…ÔÇŁ (et-Tevbe, 111) buyuruluyor. K├óin├óta H├ól─▒kÔÇÖ─▒n nazar─▒yla bak─▒lan ─░sl├ómÔÇÖ─▒n h├╝k├╝mran oldu─ču yerde, bar─▒┼č ve huzuru tesis etmek esast─▒r. Ancak, tehdit ve tehlike bahis mevzuu oldu─čunda; zulm├╝ kald─▒r─▒p ad├óleti yerle┼čtirmek maksad─▒yla sil├óha ba┼čvurulur.

Din ad─▒na cihad ettikleri iddias─▒yla masum sivilleri en ac─▒mas─▒z bir tarzda katleden ter├Âr hiziplerinden kimlerin faydaland─▒─č─▒na bakarak; bu din maskeli g├╝r├╗hun, cemiyeti bar─▒┼č ve huzura kavu┼čturmaya de─čil, karga┼čaya d├╗├ž├ór ederek s├Âm├╝rgeci devletlerin istekleri do─črultusunda s├Âm├╝r├╝lmeye haz─▒r h├óle getirmeye memur olduklar─▒ a├ž─▒k bir ┼čekilde g├Âr├╝l├╝r.

┬źA├žmak┬╗ m├ón├ós─▒na gelen fetih; ┬źiÔÇśl├ó-y─▒ kelimetullah┬╗ yani il├óh├« m├╝kellefiyet olan ad├óleti h├ókim k─▒lmak, bar─▒┼č─▒ ve huzuru sa─člamak gayesiyle yap─▒lan cihad neticesinde n├óil olunan bir l├╝tuftur. Burada as─▒l olan, toprak kazanmak olmay─▒p; kurumu┼č, ├žorakla┼čm─▒┼č g├Ân├╝lleri g├╝zelliklere a├žmak, g├╝listan h├óline getirmektir. Vatanla┼čan toprak, bu ulv├«le┼čmeye bir vesile, bir mek├ónd─▒r. Osmanl─▒ DevletiÔÇÖnde, al─▒nan kararlar─▒n, ┬źniz├óm-─▒ ├ólem┬╗ i├žin oldu─čunun belirtilmesi de, bu gayeye y├Âneliktir.

Fetih r├╗huyla co┼čan ├érif Nihat ASYA, nesillerimizi de ayn─▒ ruhla ┼č├Âyle co┼čturuyor:

Y├╝z├╝ne ├žarpmak gerek zam├ónenin fendini…
G├Âster! Kabaran sular nas─▒l y─▒kar bendini!
K├╝├ž├╝k g├Ârme, hor g├Ârme, delikanl─▒m kendini…
┼×u k─▒r─▒k ├óbideyi y├╝kseltecek ta┼čtas─▒n;
FatihÔÇÖin ─░stanbulÔÇÖu fethetti─či ya┼čtas─▒n.

Fetihler; kendilerini, ├Ânce kendinden, sonra ailesinden, beldesinden, milletinden, nihayette de b├╝t├╝n d├╝nyadan mesÔÇÖul g├Ârerek, il├óh├« de─čerler manz├╗mesi ├žer├ževesinde d├╝zeltmeyi d├óv├ó edinen; k├óin├óta rahmet nazar─▒yla bakan, bar─▒┼č ve ad├óleti h├ókim k─▒lma gayesindeki ┼čahsiyetlerle m├╝mk├╝n olur. Aksi takdirde, s├Âm├╝rgeci devletlerin yapt─▒klar─▒ gibi; bir zul├╝m girdab─▒nda mazlumlar─▒n can ├žeki┼čti─či i┼čgal ve ist├«l├ódan ├Âteye ge├žemez.

Nurettin TOPÇU;

ÔÇťMilletleri fetihler y├╝celtir. Ruhlara ayd─▒nl─▒k getirmeyen fetihler, ger├žekte y─▒k─▒l─▒┼čt─▒r. Kendimizi s─▒k s─▒k fethetmeliyiz. Nefse teslim olu┼č, Rabbe ih├ónettir.ÔÇŁ diyor. Bug├╝n s├Âm├╝rgeci zalimlerin oyun sahas─▒ h├óline gelen ─░sl├óm ├ólemi, zillet i├žinde k─▒vran─▒yor. Bu gidi┼č├ót─▒ tersine ├ževirmeye namzet g├Âr├╝nen ├╝lkemiz; durumu devam ettirmek isteyen ┬źyeni d├╝zen┬╗in kurucular─▒ taraf─▒ndan, i├žerideki ve d─▒┼čar─▒daki ma┼čalar─▒ kullan─▒larak ├ž├Âkertilmek isteniyor. ─░l├óh├« mur├óda ayk─▒r─▒ olan; bu buhranlardan kurtulup sel├ómete ├ž─▒k─▒┼č─▒n, rahmet iklimini h├óle h├óle yayarak d├╝nyay─▒ bar─▒┼ča kavu┼čturman─▒n, Fatih Sultan Mehmed Han gibi ├ža─č de─či┼čtirmenin tek ├žaresi; insan─▒ s├ólih kul h├óline getiren fetih r├╗huyla diriltmek, f─▒trat─▒nda kendini bulmakt─▒r.