Dünyadan Maksat ÂHİRETİ KAZANMAK

YAZAR : B. Cahit ├ľZDEM─░R bcahit@hotmail.com

b_cahit_ozdemir_yuzakidergisi_ocak2016

Bir bebe─čin etraf─▒n─▒ tan─▒maya ├žal─▒┼čmas─▒ misali; insan da, donat─▒ld─▒─č─▒ h├óssalar m├╗cibince, kendisine lutfedilen hayat─▒n mahiyetini anlayabilme gayretinde olmu┼č ve ist├«d├ód─▒ nisbetinde de, birtak─▒m sonu├žlara ula┼čm─▒┼čt─▒r. Tabi├«, bu fikirler ┼č├╝phesiz; ├édem -aleyhissel├óm-ÔÇÖdan itibaren her kavme g├Ânderilen y├╝z yirmi d├Ârt bin k├╝sur peygamber├ón -aleyhim├╝ssel├óm- hazer├ót─▒nca tebli─č buyurulan il├óh├« beyanlardan kalan izleri de aksettirmektedir. Bu c├╝mleden olarak; b├Âyle muhte┼čem bir nizam i├žinde bulunan insan, her ┼čeyin bir ├Âl├╝mle yok oluverecek kadar basit olmamas─▒ gerekti─činin idrakiyle, tefekk├╝r├╝n bir semeresi olarak ┬ź├óhiret┬╗ v├ók─▒as─▒na ula┼čm─▒┼čt─▒r. Tarih; en eski olanlardan ba┼člayarak, b├╝t├╝n cemiyetlerin, birbirlerinden farkl─▒ da olsa, ├Âl├╝mden sonraki bir hayata inand─▒klar─▒n─▒ ve orada rahata kavu┼čmak i├žin, ├Ânceden birtak─▒m tedbirler ald─▒klar─▒n─▒ kaydediyor.

Eski Yunan filozoflar─▒ndan Efl├ótun; insanl─▒k ├ólemini, bir ma─čara i├žinde, y├╝zleri duvara bakan esirler gibi tel├ókki eder. Bunlar sadece; i├žeriye s─▒zan ─▒┼č─▒─č─▒n duvara yans─▒tt─▒─č─▒, d─▒┼čar─▒daki varl─▒klar─▒n g├Âlgelerini g├Ârebilirler. Esirlerden birisi d─▒┼čar─▒ ├ž─▒k─▒p; yans─▒yan g├Âlgelerin as─▒llar─▒n─▒ g├Ârerek, bunlar─▒n ├žok daha farkl─▒ olduklar─▒n─▒ s├Âylese de kimse inanmaz. Filozof, hul├ósa olarak; insan i├žin, birisi sadece yans─▒yan g├Âlgelerden ibaret ge├žici d├╝nyan─▒n; di─čeri de as─▒l ger├žeklerin bulundu─ču ebediyet ├óleminin varl─▒─č─▒ kanaatindedir.

ÔÇťAna karn─▒ndaki ├žocu─ča; ┬źD─▒┼čar─▒da ├žok g├╝zel bir d├╝nya oldu─ču; kendisinin ise karanl─▒k bir hapish├ónede bulundu─ču┬╗ s├Âylense; onun buna inanmayaca─č─▒n─▒ÔÇŁ s├Âyleyen AnadoluÔÇÖmuzun g├Ân├╝l sultanlar─▒ndan Mevl├ón├ó -kuddise sirruh├╗- da; vahyin muktez├ós─▒nca, as─▒l hayat─▒n ├óhirette oldu─čunu belirterek; bu d├╝nyada kaybedilenlerden dolay─▒ ┬źyan─▒l─▒p, yak─▒n─▒lmamas─▒┬╗ hususunda ikaz buyurur.

D├╝nya hayat─▒ ile ilgili olarak KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde;

ÔÇťAllah ink├órc─▒lara; ┬źYery├╝z├╝nde ne kadar kald─▒n─▒z?┬╗ diye sorar. ┬źBir g├╝n veya g├╝n├╝n bir k─▒sm─▒ kadar kald─▒k…┬╗ derler.ÔÇŁ (el-M├╝ÔÇÖmin├╗n, 112-113)

Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖin;

ÔÇťBir insano─člu, bir parma─č─▒n─▒ denize dald─▒rm─▒┼č olsa, ondan ne kadar su alabilir ki? ─░┼čte deniz suyuna nisbetle bu parmaktaki ─▒slakl─▒k ne ise, ├óhiret hayat─▒na nisbetle d├╝nya hayat─▒ da odur. Yaz─▒k o kimselere ki; (…) yine de kalplerini mal, m├╝lk ve d├╝nya sevgisiyle dolduruyorlar.ÔÇŁ (M├╝slim, Cennet, 55) buyurdu─ču gibi; ├Âm├╝r ne kadar da uzun olursa olsun, ebed├« hayat─▒n yan─▒nda bir ┬źhi├ž┬╗ mes├óbesindedir.

Bug├╝n d├╝nyev├« cereyanlar─▒n ist├«l├ós─▒yla ├žorakla┼čan zihinler; cemiyetleri uyu┼čturdu─ču, at├ólete s├╝r├╝kledi─či, geri b─▒rakt─▒─č─▒… gibi vehimlerle, ┬ź├óhiret┬╗ mefhumunu insan─▒n hayat─▒ndan, hatt├ó fikrinden ├ž─▒karmak gayretindeler. ├éhiret hesab─▒ olmayan insan─▒n nas─▒l canavarla┼čt─▒─č─▒, d├╝nyay─▒ nas─▒l kan ve ate┼č dery├ós─▒nda ya┼čanamaz h├óle getirdi─či ortada iken; ilim ve teknik y├Ân├╝nde ilerlemenin, ancak me├žhul bir gelece─či nazar-─▒ itibare alarak de─čil, m├╝┼čahhas d├╝nyaya y├Ânelerek m├╝mk├╝n olabilece─či iddia ediliyor. Bilgi ├ža─č─▒ denilen bir zamanda, ├ža─člar ├Âncesinin de gerisinde kalan, muhakeme ve tefekk├╝rden mahrum bu zihniyet; dinle al├óka kurdu─ču b├╝t├╝n tasar─▒lara kar┼č─▒ ├ž─▒karak, engellemeye ├žal─▒┼čarak, cemiyeti as─▒rlar boyu d├╝nyay─▒ ad├óletin g├Âlgesinde huzur ve bar─▒┼čla bulu┼čturan bir medeniyetin r├╗hundan tecrit etmeye gayret ediyor.

Nefs├óniyet; tabiat─▒ icab─▒, vaÔÇśdedileni de─čil, pe┼čin verileni tercihe meyillidir.

ÔÇťHev├ós─▒n─▒ kendine il├óh edinenÔÇŁ (el-Furk─ün, 43) modern (!) zamanlar─▒n zihniyeti, cenneti -h├ó┼č├ó- d├╝nyada ger├žekle┼čtirmek iddias─▒yla, insanl─▒─č─▒ ├ódeta cehennem hayat─▒na mahk├╗m etti. Farz-─▒ muhal bu hayal ger├žekle┼čse bile, f├ón├«li─či hasebiyle yine de bir hi├ž mes├óbesinde olan bu kuruntu, zaten insan─▒ huzurun k─▒y─▒s─▒na bile yakla┼čt─▒ramam─▒┼čt─▒r. ┬źBen┬╗ merkezli bir zihniyetten, sa├ódete yol alan ┬źbiz┬╗ merkezli bir geli┼čme beklemek, ┼č├╝phesiz imk├ón d├óhilinde olamaz. Nitekim, ┬źTarihin Sonu┬╗ teziyle, insanl─▒─č─▒ huzura kavu┼čturacak bir sonu├ž bekleyenler h├╝srana u─čram─▒┼č; d├╝nya, maddeten geli┼čmi┼č ├╝lkeler de d├óhil olmak ├╝zere, topyek├╗n i├žtim├ó├« bir cinnetin girdab─▒nda karanl─▒klara g├Âm├╝lm├╝┼čt├╝r. Bu; M─▒s─▒rl─▒ m├╝tefekkir Muhammed KutubÔÇÖun tavsifiyle, ┬źModern C├óhiliyye┬╗dir.

Akl-─▒ sel├«m; m├╝ddetleri k─▒yaslanamayacak kadar farkl─▒ olmakla beraber, d├╝nya ve ├óhiret insana mek├ón olarak tayin buyuruldu─čuna g├Âre, her ikisinin de a─č─▒rl─▒klar─▒na g├Âre hakk─▒n─▒ vermeyi gerektirir. KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde bu hususta;

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒n sana verdi─činden OÔÇÖnun yolunda harcayarak ├óhiret yurdunu g├Âzet, ama d├╝nyadan da nasibini unutma…ÔÇŁ (el-Kasas, 77) buyurulur.

Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de, bu hassas dengenin ├Âl├ž├╝s├╝ ile ilgili olarak;

ÔÇťHi├ž ├Âlmeyece─čini zanneden biri gibi ├žal─▒┼č; yar─▒n ├Âlecek biri gibi de tedbirli ol.ÔÇŁ (Taber├ón├«, C├ómiuÔÇÖs-Sa─č├«r, c. 2, s. 12, Hadis No: 1201) buyurur.

Fahr-i K├óinat -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; fethedilen Mekke-i M├╝kerremeÔÇÖye girerken, bir an bile ba┼č ba┼ča kalmaktan y├╝ce Rabbine s─▒─č─▒nd─▒─č─▒ nefse bir pay bi├žmeden, devesinin ├╝zerinde secdeye varm─▒┼č bir vaziyette, tev├ózu ile;

ÔÇťEy All├óhÔÇÖ─▒m; esas hayat ancak ├óhiret hayat─▒d─▒r.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Cih├ód, 110) buyuruyordu. Araplar─▒n hikmetli bir s├Âz├╝nde;

ÔÇťHer gelecek, yak─▒nd─▒r.ÔÇŁ denilir. Kudretin zirvesinde, iktidarda olanlara uzak g├Âr├╝nen ├Âl├╝m, asl─▒nda pek yak─▒nd─▒r. Nefsin vah┼č├« bir at misali ┼č├óha kalkmak ├╝zere oldu─ču bir anda, onu ├óhiret ger├že─či ile teskin etmek, durultmak s├ólih kullu─ča talip olanlar─▒n ┼či├ór─▒d─▒r.

├ťstad Necip Faz─▒l, hayat─▒n iki keskin v├ók─▒as─▒ i├žin;

Her ┼čey akar; su, tarih, y─▒ld─▒z insan ve fikir;
Oluklar ├žift; birinden n├╗r akar, birinden kir.

diyor. KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde;

ÔÇťAllah; m├╝ÔÇÖminlerden mallar─▒n─▒ ve canlar─▒n─▒, onlara (verilecek) cennet kar┼č─▒l─▒─č─▒nda sat─▒n alm─▒┼čt─▒r…ÔÇŁ (et-Tevbe, 111) buyuruluyor.

┬źKar─▒nca ile c─▒rc─▒r b├Âce─či┬╗ meselindeki, yaz─▒ saz ├žalmakla ge├žiren c─▒rc─▒r b├Âce─činin, ├žal─▒┼čmakla ge├žiren kar─▒nca kar┼č─▒s─▒nda d├╝┼čt├╝─č├╝ pi┼čmanl─▒─č─▒ ya┼čamamak i├žin; akl─▒n yolu, hayat─▒n─▒ Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n r─▒z├ós─▒ istikametinde tanzim etmek, nur akan oluktan feyz al─▒p, ebed├« hayat─▒n ┼ču biricik sermayesini en g├╝zel ┼čekilde de─čerlendirmek, ├óhireti kazanmakt─▒r.