CISS, CISS, CISS!..

YAZAR : M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

egitim_notlari-yuzakidergisi-temmuz2015

ÔÇôNe var?

ÔÇôKar┼č─▒l─▒─č─▒ var.

ÔÇôBo┼č ver, senin dediklerin sadece hayalden ibaret.

ÔÇôSana ├Âyle geliyor.

ÔÇôBana de─čil as─▒l sana!

ÔÇôAma?

ÔÇôNe desen bo┼č yama!

Ya┼čl─▒ adam, yol kenar─▒nda bir ta┼č─▒n ├╝zerine ├ž├Âkt├╝. Zavall─▒ gen├žlerin aralar─▒nda ge├žen konu┼čmalar─▒ dinledik├že ─▒st─▒rab─▒ artt─▒. Sonra zorla kalk─▒p bir ba┼čka soka─ča y├╝r├╝d├╝. Yine dinledi:

ÔÇôNerelere tak─▒l─▒yorsun?

ÔÇôD├╝┼čece─čim her yere.

ÔÇôYahu bir g├╝n ba┼č─▒na a─č─▒r bir bel├ó gelir, d├╝┼čt├╝─č├╝n yerde ├žak─▒l─▒r kal─▒rs─▒n.

ÔÇôOnu sen dedeme anlat!

ÔÇôHayatta de─čil o─člum, hem bug├╝nleri g├Ârmedi ki dedi─čimi anlas─▒n!

ÔÇô─░┼čte bu, bravo, i┼čte sen de yola geliyorsun.

ÔÇôGitgide beni de bozdun ├ž├╝nk├╝.

ÔÇôKafana g├Âre ya┼ča ahbap, d├╝zg├╝nl├╝k fil├ón hik├óye ┼čeyler. D├╝zg├╝n olaca─č─▒m diye bo┼čuna u─čra┼č dur, niye? Hi├ž, onun bunun g├Ânl├╝ olsun diye. ├çekemem ben!

─░htiyar─▒n g├Âzleri doldu. Derin derin i├žini ├žekti. Sonra bir oyun salonuna do─čru ad─▒mlar─▒n─▒ s├╝r├╝kledi. Orada da dinledi:

ÔÇôHey, bu oyun l├óbirentten zor.

ÔÇôZevkine bak, ├Âlene kadar oynamaya r├óz─▒y─▒m, o kadar g├╝zel bence.

ÔÇô├ľl├╝m dedin de, bunca oyunun sonras─▒ acaba nas─▒l bir mezar?

ÔÇôB─▒rak mollal─▒─č─▒ Sezar. ┼×imdi oyun dolu bu pazar! Sadece tad─▒n─▒ ├ž─▒kar!

ÔÇôAma ecel can─▒m─▒z─▒ ├ž─▒kar─▒nca ne olacak? Akl─▒mdan atam─▒yorum bir t├╝rl├╝.

ÔÇô─░yi ya, bir daha d├╝nyaya gelmeyece─čimize g├Âre keyfine bak, toprakta t├╝h ├žekersin yoksa. Ke┼čke ben de vur patlas─▒n ├žal oynas─▒n ya┼časayd─▒m, dersin.

ÔÇôBelki.

ÔÇôNe sand─▒n ya?

Ya┼čl─▒ adam, titredi. Nefes alamaz h├óle geldi. Sonra, kim bilir e─čitim ortamlar─▒, bu gezdi─či yerlerden daha g├╝zeldir, belki oralarda iyi bir teselli bulurum, diye liselerin ve ├╝niversitelerin avlular─▒n─▒ dola┼čt─▒. Yine dinledi:

ÔÇôArkada┼č, s─▒n─▒r tan─▒mayacaks─▒n, hayat o zaman anlaml─▒!

ÔÇôGe├žmi┼čin mukaddes ├žizgileri ne olacak?

ÔÇôKarala gitsin. Eskidi onlar. Yoksa k├Âs k├Âs oturur kal─▒rs─▒n bir sandalyede, gen├žli─čin ├ž├╝r├╝r.

ÔÇôPeki ya tarihimiz, d├╝n├╝m├╝z ve yar─▒n─▒m─▒z?

ÔÇôYahu h├ól├ó m─▒ ham├óset? A┼č art─▒k bunlar─▒. Yoksa bir t├╝rl├╝ kendin olamazs─▒n. Bu devranda her ┼čeyi ya lokma gibi ya da sert ayak gibi ├ži─čnemesini bileceksin ki, g├╝├žl├╝ olas─▒n. Gerekirse de, ne varsa sileceksin. Takmayacaks─▒n kimseyi.

ÔÇôSonra?

ÔÇôHi├žbir ┼čey olmaz. Sonras─▒ yok zaten. Pek de d├╝┼č├╝nme.

─░htiyar, bu ham ve mikroplu konu┼čmalar kar┼č─▒s─▒nda iyice sars─▒ld─▒. E─čitilen yavrular─▒ u├žurumlara yuvarlayacak bu l├ók─▒rd─▒lara inanamad─▒. Okullardaki vaziyet, sokaklardan daha beterdi. Bu nas─▒l olurdu? G├╝nahs─▒z yavrular, tertemiz masumlar, k├╝├ž├╝c├╝k goncalar, buralara gelip de nas─▒l ars─▒z ve g├╝ls├╝z dikenlere d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝. Ne berbat g├╝nahlara bula┼čm─▒┼člard─▒. Kapkara kirlere batm─▒┼člard─▒. B├╝y├╝d├╝k├že g├╝zelle┼čece─čine ├žirkinle┼čme vard─▒.

Ya┼čl─▒ adam─▒n t├╝m v├╝cudunu dayan─▒lmaz bir sanc─▒ kaplad─▒. Di─čer hastal─▒klar─▒n─▒ unuttu ├ódeta. ─░nleye inleye yine dinledi:

ÔÇôBir ├Âyle bir b├Âyle gel-gitler aras─▒nday─▒z.

ÔÇôNe olmu┼č ki?

ÔÇôTuhaf de─čil mi?

ÔÇôKesinlikle de─čil. Biz buyuz. Eskiler gibi s─▒k─▒nt─▒ya gelemeyiz. Darald─▒─č─▒n yerde ka├žacaks─▒n. S─▒k─▒ld─▒─č─▒n yerde kapak atacaks─▒n.

ÔÇôDo─čru, biz nefsimize zaten s├Âz ge├žiremiyoruz, bo┼čuna u─čra┼č─▒p durmaya gerek yok. Ne kadar denedik, olmuyor maalesef. Art─▒k i┼č olaca─č─▒na vars─▒n!

ÔÇôHa ┼č├Âyle uyan uykudan, i├žinden nas─▒l olmak ge├žiyorsa ├Âyle ol. G├Âr├╝nd├╝─č├╝n gibi olmak bu. K├Ât├╝ysek de, k├Ât├╝y├╝z, ama g├Âr├╝nd├╝─č├╝m├╝z gibiyiz hi├ž olmasa. ─░├žimiz d─▒┼č─▒m─▒zda, d─▒┼č─▒m─▒z i├žimizde b├Âyle ya┼čan─▒r.

ÔÇôAynen ahbap, hep ba┼čkas─▒n─▒n istedi─či bir tip olmaya ├žal─▒┼čmaktan b─▒km─▒┼čt─▒m zaten. Yok seni anlamayan anne-babalar─▒n istedi─či bir tip ol, yok seni basmakal─▒p yeti┼čtirmek isteyen hocalar─▒n istedi─či bir tip ol, yok ┼čunun ┼ču iste─či, yok bunun bu iste─či ┼čeklinde bir tip ol, yeter yahu! Hangisini olaca─č─▒z? Bize soran yok. Bu durumda art─▒k bizim de kimseye sormamam─▒z l├óz─▒m, neye m├ól olursa olsun kendi istedi─čimiz bir tip olmal─▒y─▒z. Yanl─▒┼čsa yanl─▒┼č olsun, k├Ât├╝yse de k├Ât├╝ olsun, hi├ž fark etmez!

Ya┼čl─▒ adam, daha fazla dayanamad─▒. Ya k├╝t diye d├╝┼čecekti ya da k├╝t diye gen├žlerin ortas─▒na dal─▒p hayk─▒racakt─▒. Fakat zihnine ve d├╝┼č├╝ncelerine, diyeceklerine ve tecr├╝belerine ├Âyle engeller konmu┼čtu ki. Nas─▒l bir davran─▒┼č sergileyece─či hususunda ortada ├Âylece donakald─▒.

├ľnce;

En ac─▒ bir dille hakikati hissettirmek ge├žti akl─▒ndan. Fakat sinsi bir e─čitim m├╝hendisli─činin ┼ču c├╝mlesi ├želme takt─▒:

ÔÇťSak─▒n gen├žlere ters konu┼čmay─▒n. Ac─▒ s├Âylemeyin. Daha ├žok ka├ž─▒r─▒rs─▒n─▒z!ÔÇŁ

Yumu┼čak s├Âylemek istedi. Tecr├╝besi engel oldu:

ÔÇťSak─▒n ha, ├ór─▒zaya kar┼č─▒ yumu┼čak duru┼č, maraz do─čurur!ÔÇŁ

Tatl─▒-sert olmay─▒ d├╝┼č├╝nd├╝. Ezberletilen bir ba┼čka c├╝mle set koydu:

ÔÇťSak─▒n sak─▒n, zik-zakl─▒ bir davran─▒┼č olur bu. Bir ├Âyle, bir b├Âyle davran─▒┼ča benzer ki, onlar─▒ dengesizle┼čtirir.ÔÇŁ

Sanc─▒l─▒ ihtiyar, bir ara ├Âfkelendi, ne h├ólleri varsa g├Ârs├╝n, diyecek oldu. Ona da vicdan─▒ feryat etti:

ÔÇťAsla, bunlar senin g├Âz n├╗ru, ci─čerp├óre neslin! G├Âz g├Âre g├Âre batakl─▒─č─▒n i├žinde nas─▒l b─▒rakacaks─▒n?ÔÇŁ

├çaresizlikler i├žinde k─▒vrand─▒:

ÔÇťNe yapaca─č─▒m o h├ólde? Doluya koysam olmuyor, bo┼ča koysam dolmuyor!ÔÇŁ

O esnada;

┬źP─▒rr!┬╗ diye bir kanat sesi duyuldu.

E─čitim b├╝lb├╝l├╝yd├╝ gelen. Bayrak dire─činin ├╝st├╝ne kondu. Bayraktaki ┼čehid kanlar─▒n─▒ seyretti. Hil├óle bakt─▒. Y─▒ld─▒za bakt─▒. Sonra g├Âklerdeki hil├óli ve y─▒ld─▒z─▒ seyretti. Sonra g├╝r bir sesle ┼čak─▒maya ba┼člad─▒. Kulaklara de─čil ci─čerlere hissettirmeye ├žal─▒┼č─▒yordu. Ak─▒llara ok atarcas─▒na, idrakleri delip ge├žercesine, kalpleri kanat─▒rcas─▒na, damarlar─▒ ve nab─▒zlar─▒ zonklat─▒rcas─▒na ┼čak─▒d─▒:

ÔÇťEy dostlar! Civanmertler! Anneler, babalar! Hocalar!

Hepiniz!

Kulak verin, dinleyin!

Unutturulmaya ├žal─▒┼č─▒lan ┼ču ger├že─či art─▒k daha canl─▒ hat─▒rlay─▒n:

─░nsan─▒ insan gibi yeti┼čtirme hususunda peygamber medeniyetinden daha ger├žek ve do─čru hi├žbir medeniyet yoktur. B├╝t├╝n ba┼čka ideolojiler, cil├ól─▒ balon misali fikirler ve y─▒─č─▒nla cazip prensipler, kesinlikle insan─▒ insan gibi yeti┼čtirmiyor, ├ódeta onu insanl─▒ktan ├ž─▒kar─▒yor.

Ne yaz─▒k ki, bu millete; bu hakikate z─▒t o kadar ┼čeyler ┼č─▒r─▒nga edildi ki, sonunda insan─▒m─▒z─▒n endi┼čeleri, ├ž├Âz├╝m metotlar─▒, yakla┼č─▒mlar─▒, manevralar─▒, hisleri ve fikirleri, peygamber medeniyetinden uzakla┼čt─▒r─▒ld─▒, kopar─▒ld─▒, maalesef ba┼čka ideolojilerin balonlar─▒ i├žinde patlat─▒ld─▒. Cil├ól─▒ l├ók─▒rd─▒lar aras─▒nda herc ├╝ merc edildi.

├çocuklar da, anne-babalar da, e─čitimciler de, hocalar da art─▒k garip reflekslerin acayip tav─▒rlar─▒ aras─▒nda y─▒─č─▒nla gel-git ya┼č─▒yor. Olan evl├ótlara oluyor her zaman.

├ç├╝nk├╝ d─▒┼č─▒ cil├ól─▒, i├ži ├ž├╝r├╝k ve mikroplu prensipler, insan─▒n nas─▒l yeti┼čmesi gerekti─či ger├že─činden elbette tamamen kopuk. Sadece hayalleri s├╝slemesi itibar─▒yla g├╝zel yakla┼č─▒mlar kum gibi. Fakat onlar da hakikatleri s├╝sleyemiyor. Ger├žekler daima ac─▒ ve ├╝z├╝c├╝.

Ey d├╝nyay─▒ y├Ânetmi┼č millet!

Siz, peygamber medeniyetinin prensipleri ile d├╝nyay─▒ avcunda tutan kahramanlar yeti┼čtirdiniz. D├óh├«ler yeti┼čtirdiniz. ├ébide ┼čahsiyetler yeti┼čtirdiniz.

H├ól b├Âyleyken;

Bunlar─▒ ba┼čarman─▒z─▒ sa─člayan ger├žekleri b─▒rak─▒p da insan─▒ c├╝cele┼čtiren hayallere nas─▒l kap─▒ld─▒n─▒z? ├ťstelik yabanc─▒ kaynakl─▒ ve vir├╝sle dolu zararl─▒ prensipleri, bir de peygamber medeniyetinin prensipleri imi┼č gibi g├Âsterme ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒na d├╝┼čt├╝n├╝z. D─▒┼čtan yap─▒c─▒ i├žten y─▒k─▒c─▒ d├╝┼čman m├╝hendislerin ├╝retti─či fikirleri benimseyip de; ÔÇťZaten peygamber de b├Âyle tavsiye ediyor.ÔÇŁ ┼čeklinde bir hakikat yamultmas─▒na kap─▒ld─▒n─▒z ve ma─čl├╗biyete s├╝r├╝klendiniz. Y─▒k─▒m fikirlerini terazi yapt─▒n─▒z, kendi in┼ča edici muhte┼čem hakikatlerinizi sinsi ve c├╝ce d├╝┼čman terazisine uymuyor diye kenara f─▒rlatt─▒n─▒z.

Maalesef;

Yavruca─č─▒zlar, ger├žek in┼čadan mahrum kald─▒. Ger├žek babadan ve ger├žek anneden mahrum kald─▒. Ger├žek hocal─▒ktan, ger├žek e─čitimcilikten mahrum kald─▒. Bunca mahrumiyetin ortas─▒nda biyolojik ba─člar ise, ├žok da bir ┼čey ifade etmedi. Etmez de.

Ey idrak ve mesÔÇÖ├╗liyet ehli!

Bug├╝n nesilleri yutan e─čitim girdaplar─▒n─▒n sebeplerini; tek tek, en hassas ├Âl├ž├╝lerle ele almak mutlaka gerekli. Ancak hepsini tetikleyen ve ailede de e─čitim yuvalar─▒nda da g├Âzden ka├ž─▒r─▒lan ├žok temel ve tehlikeli bir problem var. ├ľnce onu en do─čru ┼čekilde anlamak ve g├Ârmek, sonra da yine en do─čru ┼čekilde ├ž├Âz├╝m kesinlikle ┼čart.

Nedir o?

Hayat─▒n de─či┼čmez ger├že─či.

Ne ekersen onu bi├žersin hakikati. Her ┼čeyin mutlaka bir kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒n oldu─ču ve onun tahakkuk edece─či ger├že─či. Hayatta ne elde etmek istenirse, ille bir kar┼č─▒l─▒─č─▒ var. De─či┼čmez bir ger├žek bu.

Fakat bu hakikat bug├╝n, aile yuvalar─▒nda de─či┼čtirildi, e─čitim ve ├Â─čretim ortamlar─▒nda de─či┼čtirildi. ├çocuklar, ne yaz─▒k ki yapt─▒klar─▒n─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒ olmadan b├╝y├╝t├╝l├╝yorlar, bu sebeple m├ónen s─▒hhatli b├╝y├╝yemiyorlar, ars─▒z ve tuhaf tipler y─▒─č─▒n─▒ meydana geliyor.

─░yili─čin de k├Ât├╝l├╝─č├╝n de olmas─▒ gerekti─či ┼čekilde kar┼č─▒l─▒─č─▒ yok. Neyin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒n ne oldu─čunu ├Â─črenmeden yeti┼čtiriliyor masum yavrular. Mesel├ó ├žal─▒┼čan da s─▒n─▒f ge├žiyor, ├žal─▒┼čmayan da. Bu gar├óbetin i├žinden ger├žek├ži bir ├žal─▒┼čmay─▒ tetikleyici bir farkl─▒l─▒k nas─▒l do─čsun! ├çal─▒┼čmakla ├žal─▒┼čmamak bir bak─▒ma e┼čit durumda. Aralar─▒nda farkl─▒l─▒k olu┼čturacak cidd├« bir a├ž─▒ yok. ─░yilikle k├Ât├╝l├╝k de kez├ó. K├Ât├╝l├╝─č├╝n cayd─▒r─▒c─▒ ve yeti┼čtirici kar┼č─▒l─▒─č─▒ yerine; ┬ź├çocu─čun psikolojisi bozuk, ne yaps─▒n?┬╗ deyip olumsuzlu─ča hi├ž olmayan bir hakl─▒ gerek├že uydurmak ve yavrunun yanl─▒┼člar─▒n─▒ bile haks─▒z bir ilgiye bo─čarak kendisine hatalara ba─čl─▒ olarak de─čer ├╝st├╝ne de─čer vermek, asl─▒nda; ┬ź├éferin, bu k├Ât├╝l├╝klerine devam et. Ne kadar k├Ât├╝l├╝k yaparsan, o kadar ilgi oda─č─▒ olursun!┬╗ demekten ba┼čka nedir?

Bunun sonu nereye gider?

Toplum yang─▒n─▒na.

Elbette mahir eller taraf─▒ndan yang─▒ndan kurtar─▒lanlar da her zaman olur. Ancak onlara bak─▒p da; ┬źYahu durum o kadar da k├Ât├╝ de─čil, baksana neler yeti┼čiyor!┬╗ diye sadece kurtulanlara bakarak yang─▒n i├žindeki y─▒─č─▒nla yananlar─▒ g├Ârmemek, b├╝y├╝k gaflet!

Ne yap─▒lacak yang─▒n─▒ s├Ând├╝rmek i├žin?

Zor g├Âr├╝nse de;

Asl─▒nda ├žok kolay. ├çok net.

Yavrular hayat─▒n de─či┼čmez ger├že─čine g├Âre yeti┼čtirilecekler. Neyi hak ettiyse onunla kar┼č─▒la┼čacak ki, neyin ne oldu─čunu do─čru ┼čekilde ├Â─črensin. Yoksa k├Ât├╝l├╝─č├╝n ac─▒ bir kar┼č─▒l─▒─č─▒ oldu─čunu; o ├žok zeki fakat tamamen toy idrakler, hayal├« bir palavra zanneder. Bu zan i├žinde b├╝y├╝yen bir evl├ód─▒ da hi├žbir ┼čekilde iyili─čin timsali yapamazs─▒n─▒z.

Yine;

Sen bir araba alabilmek i├žin nice s─▒k─▒nt─▒lar ve birikimler sonras─▒nda buna ula┼č─▒rken, ├žocuk sadece bir z─▒r─▒lt─▒ ile ula┼č─▒rsa; onun hayat terazisi do─čru i┼člemez. Hak etmeden s─▒n─▒f ge├ženin terazisi de d├╝zg├╝n ├žal─▒┼čmaz. ─░yili─čin k├Ât├╝l├╝kten, k├Ât├╝l├╝─č├╝n de iyilikten hi├žbir fark─▒ yokmu┼č gibi bir e─čitim ortam─▒ olu┼čturmak ve bunu sinsice k├Âr├╝klemek, insan─▒ insan gibi yeti┼čtirmez.

Ey dostlar!

A├ž─▒k konu┼čuyorum.

S├Âylediklerim, e─čitimde dayak hususuna zemin haz─▒rl─▒─č─▒ kesinlikle de─čil. Daya─ča her zaman hay─▒r.

Demek istedi─čim ├žok ince bir hakikat:

Bir ┬źc─▒ss┬╗ fark─▒.

Soba kullananlar bilirler.

Bir ├žocuk do─čar. D├╝nyay─▒ ve hayat─▒ tan─▒maya ba┼člar. Bilmedi─či her ┼čeye dayan─▒lmaz bir merak hissiyle al├óka g├Âsterir. K├Ât├╝ ve zararl─▒ ┼čeylere kar┼č─▒ bile bilmedi─či i├žin cesurdur. ─░┼čte bu tecr├╝besiz cesaretle, ├Âyle ki, yanan bir sobaya da; ┬źBu da neymi┼č?┬╗ dercesine hi├ž ├žekinmeden elini yap─▒┼čt─▒r─▒r. Tabi├« daha o anda olan olur. Eli ─▒st─▒raplar i├žinde yanar kavrulur. Bu defa bu ne ├žekilmez ve azap bir ┼čeymi┼č, dercesine ac─▒ ├ž─▒─čl─▒klar atar. B├Âylece bir taraftan feryad─▒ ortal─▒─č─▒ y─▒karken bir taraftan da kendi yapt─▒─č─▒ yanl─▒┼č─▒n ac─▒ kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ da ta ci─čerinde hisseder, bir daha m─▒, asla sobaya elini uzatmaz. Hatt├ó soba yanmasa bile ondan ├žekinir. Art─▒k o ├žocu─ču, b├╝t├╝n olumsuz ┼čeyler kar┼č─▒s─▒nda b├╝y├╝klerin sadece;

ÔÇťÔÇôC─▒ss, c─▒ss, c─▒ss!ÔÇŁ diye uyarmalar─▒ k├óf├«dir.

Bunu duyan ├žocuk; derh├ól o yanl─▒┼ča kar┼č─▒ uzakla┼č─▒r, kendini toparlar ve olmayacak ┼čeylere elini s├╝rmez. ─░┼čte bu; dengeli, ├žok tabi├« ve kendini muhafaza ekseninde yeti┼čmenin bir ger├že─či.

Fakat ┼čimdilerde pek ├žok evde b├Âyle de─čil.

├ç├╝nk├╝ kalorifer devri. Sobalar hele b├╝y├╝k┼čehirlerde neredeyse hi├ž yok. Evlerde ten rahatl─▒─č─▒ a├ž─▒s─▒ndan olduk├ža b├╝y├╝k kolayl─▒k.

Lâkin;

├çocuklar art─▒k elini uzatt─▒klar─▒ anda yanl─▒┼člar─▒n kendilerine verdi─či vazge├žirtici kar┼č─▒l─▒─č─▒ ya┼čamadan ve ├Â─črenmeden b├╝y├╝yorlar.

Ey dostlar!

Soba, i┼čin mecaz k─▒sm─▒.

Mesele e─čitim ger├že─či.

Evvelce ailelerde de e─čitim ortamlar─▒nda da, ┼čahsiyete zarar verici b├╝t├╝n yanl─▒┼člar ve k├Ât├╝l├╝kler kar┼č─▒s─▒nda soba mis├óli ┬źc─▒ss┬╗ ┼čeklinde do─čru kar┼č─▒l─▒klar uygulan─▒rd─▒. Kaloriferler sobalar─▒ kald─▒rd─▒ ya, yabanc─▒ empozeler ve ideolojiler de bizdeki iyilikle k├Ât├╝l├╝─č├╝n aras─▒ndaki ┬źc─▒ss┬╗lar─▒ kald─▒rd─▒. Haramla hel├ólin ortas─▒ndaki ge├žit vermez ┬źc─▒ss┬╗lar da kald─▒r─▒ld─▒.

Hâlbuki;

İnsan âhiret yolcusu. Âhiret ise ya cennet, ya cehennem!

E─čer d├╝nyada ┬źc─▒ss┬╗ ikazlar─▒ i├žinde ya┼čamazsa insan, nemrut ve firavun gibi olan nefsinin k├Âr├╝ k├Âr├╝ne cesaretine kap─▒larak kendisini cehennem alevlerinin ortas─▒nda bulur. Fakat orada ┬źc─▒ss┬╗ de─čil, ┬ź├žat─▒r ├žat─▒r bir yan─▒┼č┬╗ vard─▒r art─▒k.

Dolay─▒s─▒yla;

O ├žat─▒r ├žat─▒r yan─▒┼č─▒ d├╝nyadayken g├Âstermek ve ondan kurtulu┼ču sa─člamak i├žin nesillere ┬źc─▒ss┬╗ e─čitimini do─čru uygulamak gerek.

Âyet-i kerîmede buyurulur:

ÔÇťEy ├«m├ón edenler! Kendinizi ve ailenizi, yak─▒t─▒ insanlar ve ta┼člar olan ate┼čten koruyun!ÔÇŁ (et-Tahr├«m, 6)

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n Hazret-i PeygamberÔÇÖe g├Ânderdi─či ikinci vahiydeki emir de ┼čudur:

ÔÇťEy ├Ârt├╝s├╝ne b├╝r├╝nen! Kalk, (az├ób ile) korkut!ÔÇŁ (el-M├╝ddessir, 1-2)

Bu korkutma, insan─▒n psikolojisini bozmak de─čil, onu ate┼čten korumak eksenli bir hissettirmedir. Bil├ókis insan─▒n psikolojisini yerine getiren ve onu ars─▒z, kayg─▒s─▒z, dengesiz ve zararl─▒ olmaktan da kurtaran il├óh├« bir e─čitim metodudur. Bu vazifeden ka├ž─▒n─▒p ├ódeta ├Ârt├╝ alt─▒na girerek ├óm├ó ya┼čamak da ├óyetteki hitaba g├Âre il├óh├« fermana terstir.

Çünkü ey yarenler!

┬źC─▒ss┬╗ ayar─▒ almadan hayata at─▒lan yavrular, hayattan da azaba at─▒l─▒rlar. Zira Allah, iyi veya k├Ât├╝ hi├žbir zerreyi bile kar┼č─▒l─▒ks─▒z b─▒rakm─▒yor. Birini cennete di─čerini cehenneme yolluyor. Bu durumda evl├ótlara ┬źc─▒ss┬╗ e─čitimi uygulamamak, ┼čefkat de─čil bil├ókis en ac─▒mas─▒z bir merhametsizlik, vicdans─▒zl─▒k ve k├Ât├╝l├╝kt├╝r.

Kimi insanlar evl├ótlar─▒na k─▒ymakm─▒┼č zannederek bu hakikatten onlar─▒ muaf tutmaya u─čra┼č─▒yor. El bebek, g├╝l bebek, ├žilesiz ve imtihans─▒z yeti┼čsin istiyor. H├ólbuki Cen├ób-─▒ Hak, peygamberlerini bile bu ┬źc─▒ss┬╗ ayar─▒ndan muaf tutmad─▒. Hazret-i Musa, bir ├žocuk iken kendisine uzat─▒lan ate┼či eline ald─▒ ve a─čz─▒na g├Ât├╝rd├╝. Bu y├╝zden dili peltek kald─▒.Yani ate┼čin tehlikesini o ya┼čta -ya┼čayarak- ├Â─črendi. Peygamber olunca da, b├╝t├╝n ├Âmr├╝, insanl─▒─č─▒ ate┼čten korumakla ge├žti.

Âhirzamanın hâli ortada:

Haramlara ve k├Ât├╝l├╝klere kar┼č─▒ do─čru ve mutlak bir ┬źc─▒ss┬╗ olmadan insano─člu d├╝zg├╝n yeti┼čmiyor.

Yapt─▒─č─▒ yan─▒na k├ór kalan bir h─▒rs─▒z, ├žalmaktan vazge├žer mi? Hi├ž hak etmemesine ra─čmen s─▒n─▒f ge├žen bir ├žocuk, enerjisini ├žal─▒┼čmaya m─▒ haytal─▒─ča m─▒ harcar?

Ey sorumlular!

Bilhassa problem anlar─▒nda bu ger├že─če dikkat gerek.

Unutmamal─▒ ki;

E─čitim, ├ór─▒za durumunda nasihat ile y├╝r├╝mez. ┬źC─▒ss┬╗ kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ hissettirici dengeli ve olgun ayarlar ile y├╝r├╝r.

Elbette;

Problemler nasihat de─čil, ├ž├Âz├╝m ister. ├ç├╝nk├╝ di┼či a─čr─▒yan bir hastaya, doktorlar m├╝dahale yerine saatlerce nasihat etse ne fayda! ─░yile┼čmek bir tarafa, hastan─▒n sanc─▒s─▒ birken iki olur. Feryad─▒n─▒n yan─▒nda bir de ├Âfkesi artar. Di┼č hekimi ne kadar tatl─▒ nasihat de etse, ├žare de─čil, ├ž─▒ld─▒rtan bir azap olur. Tebess├╝mle de olsa b├╝t├╝n g├╝zel konu┼čmalar─▒, hasta i├žin i┼čkence yerine ge├žer. Ama;

Eline i─čneyi al─▒p da tedavi icraatine ba┼člad─▒─č─▒nda ise, i┼čte merhamet, i┼čte iyilik saati de ba┼člam─▒┼č demektir. Yani;

Hastan─▒n sanc─▒dan ve ├ór─▒zadan kurtulu┼ču i├žin kuru kuruya tatl─▒ nasihatler ve g├╝zel konu┼čmalar de─čil, gerekti─činde ill├ó bir ac─▒ m├╝dahale, do─čru bir tedavi icraati, olmazsa olmaz bir ┼čart durumundad─▒r.

Maalesef;

G├╝n├╝m├╝zdeki bat─▒ tesiri alt─▒nda olu┼čan e─čitim anlay─▒┼č─▒ y├╝z├╝nden; b├╝t├╝n problemler, sadece kuru nasihatlerle ├ž├Âz├╝lmeye ├žal─▒┼č─▒l─▒yor. Tedaviyi ger├žekle┼čtirecek icraat merkezli bir yakla┼č─▒m devre d─▒┼č─▒. Bu sebeple zavall─▒ evl├ótlar mikroplar─▒n pen├žesinde can ├žeki┼čiyor. Bir de mikrobu bertaraf yolunda ne┼čter kullanmak da devre d─▒┼č─▒. Ne tuhaf; hastaya insanca davran─▒┼č n├óm─▒na, mikroplara m├╝dahale devre d─▒┼č─▒. Bu ise, d├╝ped├╝z mikrobu korumak ve hastaya da k─▒ymaktan ba┼čka bir ┼čey de─čil. Zavall─▒ nas─▒l iyile┼čecek?

Maalesef, ├žok sinsi bir d├╝┼čman m├╝hendisli─či, medeniyetimizin dosdo─čru e─čitim metotlar─▒n─▒ harap etmi┼č, alt├╝st etmi┼č.

Maalesef, bunun neticesinde fikren ve r├╗hen daha bir hastalanan yavrular, gizliden gizliye asl─▒nda k├Ât├╝l├╝k merkezlerine ham malzeme olarak haz─▒rlan─▒yor. Yaz─▒k ki, hastalanman─▒n her t├╝rl├╝ yolu a├ž─▒k, iyile┼čmenin de nice do─čru yollar─▒ kapal─▒. G├Âz boyay─▒c─▒ her t├╝rl├╝ l├ók─▒rd─▒n─▒n her ├že┼čidi var, fakat mikroba m├╝dahale edip de ├žocu─ču kurtar─▒c─▒ ger├žek ├ž├Âz├╝mler, i├žler ac─▒s─▒.

Hi├žbir zaman l├ófla peynir gemisi y├╝r├╝m├╝yor. Y├╝r├╝mez de. Bir a┼č├ž─▒, g├╝nlerce yalvar-yakar;

┬źÔÇôEy et, pi┼č art─▒k, ne olur pi┼č!┬╗ diye dil d├Âk├╝p dursa, neye yarar?

Hi├ž.

Sadece g├╝zelim etleri ├ž├╝r├╝tm├╝┼č ve kurtland─▒rm─▒┼č olur. ├ç├╝nk├╝ l├ófla pi┼čmez o etler. Ate┼čin ├╝zerine koyup kaynatmak gerek. Ancak bu do─čru icraatin ard─▒ndan leziz bir et yeme─či sofraya gelir.

Ey mesÔÇÖul g├Ân├╝ller!

Art─▒k nesli e─čitirken de bu incelikleri do─čru g├Ârmek ve yerli yerince uygulamak gerek.

─░nsan─▒n pi┼čmesi, olgunla┼čmas─▒; bilmeli ki, etten daha zordur, a┼č├ž─▒l─▒ktan da daha b├╝y├╝k maharetler ister.

Hâsılı ey dostlar!

Ben de ┼čahidim siz de ┼čahitsiniz:

K├╝├ž├╝c├╝k bir k├Ât├╝ kibrite kar┼č─▒ ┬źc─▒ss┬╗ denmeyip tedbir al─▒nmad─▒─č─▒nda; cennet gibi ba─člar ve bah├želer, cehennem gibi alevlerin pen├žesinde harap oluyor, hektarlarca taze fidanlar ve dev├ós├ó a─ča├žlar k├╝l olup gidiyor!

O hâlde;

K├╝l olmayacak bir cennet kurmak istiyorsan─▒z, ki elbette istiyorsunuz, cehenneme g├Ât├╝ren her t├╝rl├╝ ┼čeye ┬źc─▒ss┬╗ duvar─▒n─▒ ├žekmelisiniz.

K├╝├ž├╝kl├╝─č├╝nden itibaren evl├ótlar, ekti─čini bi├žerek yeti┼čmeyi ├Â─črenmeli. Yapt─▒─č─▒n─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ tam g├Ârmeli. Ta ki hayal├« bir masal zannedip azaba y├Ânelmesin, harama bula┼čmas─▒n, k├Ât├╝l├╝klere kap─▒lmas─▒n! Her birinde ┬źc─▒ss┬╗ duvar─▒n─▒ kar┼č─▒s─▒nda bulsun ve b├Âylece;

Ancak g├╝zel ve hay─▒rl─▒, do─čru istikametli ve kararl─▒ bir cennet yolcusu olsun.

Rahmete ko┼čsun.

Rahm├ónÔÇÖa ko┼čsun.

Sonsuz kurtulu┼ča ko┼čsun.

Nihayet;

Firdevs-i âlânın gülü yahut bülbülü oluversin.

Tâ ebed.

Yâ Rabbî,

Nasîb et!

Âmîn!..