MUHTE┼×EM B─░R K├ťLT├ťR

YAZAR : M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

m_a_esmeli-SAYI-119

 

Y─▒llar ├Ânceydi.

1988.

─░mam-hatip liseli talebelerle umreye gitmi┼čtik.

B├╝y├╝k Allah dostu merhum Musa TOPBA┼× Efendi Hazretleri de oradayd─▒. MedineÔÇÖde bir ikindi namaz─▒nda onunla m├╝┼čerref olman─▒n huzuru, ondaki ├ós├╗de bak─▒┼člar─▒n n├╗ru ve g├Ânl├╝nden b├╝t├╝n g├Ân├╝llere ta┼čan HakkÔÇÖa yak─▒nl─▒k ┼čuuru, b├╝t├╝n benli─čimizi ku┼čatm─▒┼čt─▒. O ak┼čam ayna ├╝zerine heyecanla i┼čledi─čim;

┘ł┘Ä┘ů┘Äěž ěž┘Äě▒┘ĺě│┘Ä┘ä┘ĺ┘ć┘Äěž┘â┘Ä ěž┘É┘äěž┘Ĺ┘Ä ě▒┘Äěş┘ĺ┘ů┘Äěę┘ő ┘ä┘É┘ä┘ĺě╣┘Äěž┘ä┘Ä┘ů█¬┘Ő┘ć┘Ä

ÔÇťEy Ras├╗l├╝m! SenÔÇÖi, ├ólemlere, ancak rahmet olarak g├Ânderdik!ÔÇŁ ├óyetini g├╝zel bir ┼čekilde haz─▒rlad─▒m. G├╝zel bir ambal├ój k├ó─č─▒d─▒ ile kaplad─▒m. ├ťzerine de Osmanl─▒ca olarak h├╝rmet ve arz ifadeleri yaz─▒p ertesi g├╝n kendilerine verilmek ├╝zere yan─▒nda hizmet eden bir a─čabeye takdim ettim.

Yats─▒ namaz─▒ ├ž─▒k─▒┼č─▒nda ├ža─č─▒rtt─▒lar ve bir avu├ž g├╝zel koku ikram ettiler.

Me─čer Osmanl─▒cay─▒ ├žok seviyorlarm─▒┼č.

Sonradan eskimez harfli yaz─▒lar─▒n─▒ g├Ârd├╝m. K├ó─č─▒t ├╝zerine serpilmi┼č inciler gibiydi. Okumak ayr─▒ bir haz, saatlerce seyretmek bile m├╝mk├╝nd├╝.

Kimileri o muhte┼čem k├╝lt├╝r├╝n k─▒ymetini bilmese de irfan veya vicdan penceresinden bakabilenler, ondaki cezbedici y├╝ksek hakikatleri g├Ârebilmekte. Ba┼čka bir medeniyetin g├Âzleri bile olsa. Macaristanl─▒ bir ressam, Sultanahmet CamiiÔÇÖni gezerken g├Ârd├╝─č├╝ levhalar kar┼č─▒s─▒nda hayretten hayrete d├╝┼čer. Kendisini gezdiren ┼čahsa der ki:

ÔÇťÔÇôBu yaz─▒larda de─či┼čik bir h├ól g├Âr├╝yorum. ─░lk bak─▒┼čta g├Âze ├žarpan ┼čey, sade bir renk ve geometrik bir sessizlik. Fakat bunlar, bakmaya devam ettik├že hareket etmeye ba┼čl─▒yor, ├ódeta canlan─▒yor ve cilveli bir k─▒p─▒rdan─▒┼č meydana getiriyor. Hissetti─čim kadar─▒yla; bunlardan seyredene do─čru ├Ânce r├╗hu ok┼čayan bir bak─▒┼č, sonra da ├óheste ├óheste i├že s├╝z├╝len canl─▒ bir ak─▒┼č oluyor. ├édeta sessiz bir armoni i├žinde ├Âyle bir metafizik m├╗s─▒k├« ki bu, r├╗hu hazla titretiyor. Tabi├«, kulaklar─▒n de─čil, g├Ân├╝llerin dinledi─či bir m├╗s─▒k├« bu. Dinleyeni bamba┼čka ├óleme y├╝kselten bir m├╗s─▒k├« bu.

Hâsılı dostum,

Bu yaz─▒larda; seyrettik├že i├žimi kendi i├žine do─čru ├žeken s├«m├ó var. Tarifsiz bir g├╝zellik deryas─▒ var. Ba─čr─▒ma ferahl─▒k veren tatl─▒ titre┼čimlerle dolu bir nefes var.

Acaba;

Siz de hissediyor musunuz bunlar─▒?ÔÇŁ

Belki o ref├ókat├ži de hisseden biridir. Misafirine SultanahmetÔÇÖi gezdirdi─čine g├Âre az veya ├žok hissediyordur.

Fakat;

Hissetmeyenler de var ne yaz─▒k ki!

O muhte┼čem k├╝lt├╝re uzak ya┼čayanlar da var.

Ni├žin?

Cevaplar uzun.

Hak dostu ve ayn─▒ zamanda bas├«retli bir m├╝tefekkir olan muhterem Musa Efendi Hazretleri, bir ├Âzel sohbetinde ┼č├Âyle demi┼člerdi:

ÔÇťT├╝rkiyeÔÇÖde eskisi gibi g├╝zel edebiyat lisan─▒ kalmad─▒. Bir├žok ┼čeyler uyduruyorlar, ediyorlar. Kas─▒tl─▒ oldu bunlar.

Oysa;

Bir memleketin iki ┼čeyi m├╝b├órek olur:

Biri din,

Di─čeri de dil.

E─čer bunlar zay─▒flarsa, hakikaten her ┼čey zay─▒flam─▒┼č olur.

Onlar─▒ zay─▒flatmaya ├žal─▒┼čanlar─▒n gayesi, ┼č├╝phesiz m├╝sl├╝man d├╝┼čmanl─▒─č─▒.

G├╝zelim bir lisan, as─▒rlar i├žinde meydana gelir. Osmanl─▒ca zengin bir lisan. ─░├žinde ba┼čta T├╝rk├že kelimeler var, Arap├ža ve Fars├žadan da ihtiyaca bin├óen al─▒nm─▒┼č kelime kadrosu itibar─▒yla muazzam bir lisan meydana gelmi┼č. ┼×imdi onun yerine bir├žok ┼čeyler uyduruyorlar, halk─▒n da bilgisizli─činden istifade ediyorlar.

├ľz T├╝rk├že diyorlar, ke┼čke ├Âyle yapsalar, onu da yapm─▒yorlar.

Mesel├ó baz─▒ kimseler ├Âz T├╝rk├žeyi kullanm─▒┼člar. Y├╗nus Emre mesel├ó, ├Âz T├╝rk├žedir, tertemizdir. S├╝leyman ├çelebi mesel├ó as─▒rlar ├Âncesinden ├Âyle g├╝zel kelimeler kullanm─▒┼č ki, bug├╝n de oldu─ču gibi anlayabiliyoruz. ├ľz T├╝rk├že. ┼×imdi acayip acayip kelimeler uyduruldu. Halk onlar─▒ anlar gibi oluyor, ama anlam─▒yor.

Evvelce;

Okuyan ve okumayan belli olurdu.

Bir mahalle bek├žisi bile, bir bah├ž─▒van bile g├╝zel g├╝zel ifadelerle konu┼čabilirlerdi. ┼×imdi ├╝niversite mezunu, ├╝├ž-be┼č fak├╝lte bitirmi┼č, bak─▒yorsun iki kelimeyi yan yana getiremiyor. ├ľ─čretilmemi┼č de tabi├«.

Bir de;

Evvelce iml├óda bir ├ódab vard─▒. Herkes ona g├Âre yazard─▒. Ama ┼čimdi herkes bildi─či gibi yaz─▒yor.

Maalesef;

Dili unutturmaya ├žal─▒┼č─▒yorlar.

Umum k├╝t├╝phanelerde bir├žok eserler var. Gidip de okuyan yok. ┼×imdi il├óhiyat mezunlar─▒ bile eski huruf├ót─▒ okuyam─▒yor. Onlara ├žok zor geliyor. H├ólbuki ├žok kolay. Bilhassa KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim okumas─▒n─▒ bilenler i├žin ├╝├ž-be┼č haftada ├Â─črenilmesi m├╝mk├╝n. Ama g├Âzlerinde b├╝y├╝yor herkesin. Bu y├╝zden eski huruf├ót─▒ kullanam─▒yorlar. Husus├« kabiliyeti olan birisi olacak da o kendi gayretiyle ├Â─črenecek. Anjel diye bir Yahudi vard─▒, Frans─▒zca hocas─▒yd─▒. O bile notlar─▒n─▒ eski harfle tutard─▒. Yahudi ama o kolayl─▒─č─▒n─▒ sezmi┼č. Yaz─▒s─▒ da gayet g├╝zeldi. Osmanl─▒caya ├óg├óh idi.ÔÇŁ

Ni├žin o muhte┼čem k├╝lt├╝r bu kadar benimsenmi┼čti?

├ç├╝nk├╝ onun herkesi ku┼čatan muhte┼čem bir zar├ófeti vard─▒. Kazand─▒rd─▒─č─▒ ahl├ók─▒ ve ├ód├ób─▒ vard─▒. Bunun yans─▒mas─▒n─▒ da yine o m├╝b├órek insanda seyrediyoruz:

ÔÇťÔÇôYazarken hi├žbir zaman abdestsiz yazmad─▒m. Muhakkak abdestli olarak yazm─▒┼č─▒md─▒r, ehemmiyet vermi┼čimdir. Yazabildi─čim kadar─▒yla.ÔÇŁ

Hem yaz─▒ya de─čer vermek, hem okuyucuya, hem kaleme, hem de k├ó─č─▒da.

Çünkü bu;

KurÔÇÖ├ónÔÇÖa g├Âsterilen sayg─▒n─▒n bereketi.

Maalesef;

O muhte┼čem k├╝lt├╝re uzak d├╝┼č├╝ld├╝k├že bu hassasiyetler kaybolmakta. Kel├óm─▒n da kalemin de k├ó─č─▒d─▒n da k─▒ymeti eskisi kadar de─čil.

Mesel├ó her yerde k├ó─č─▒t havlular var. Kolayl─▒─č─▒ sebebiyle tercih ediliyor. Fakat ├žo─čunun ├╝zerinde bir yaz─▒:

ÔÇť┼×u kadar kilo az t├╝ketirseniz, ┼ču kadar a─čac─▒ kurtarm─▒┼č olursunuz!ÔÇŁ

Ka├ž ki┼činin umurunda?

├ľnce;

Dedeyle nesli bulu┼čturacak ger├že─či g├Ârmeli. Dedeleri tekrar aileye d├óhil etmeli. ├ç├╝nk├╝ dedesiz evlerde b├╝y├╝yen torunlar─▒n kimlikleri noksan kal─▒yor. Yeni nesle; dedesinin nurlu y├╝z├╝ l├óz─▒m, tatl─▒ s├Âz├╝ l├óz─▒m, tesbih ├žeki┼činin huzuru l├óz─▒m, anlatt─▒klar─▒n─▒n anla┼č─▒lmas─▒ l├óz─▒m. Tabi├« evvel├ó onlar─▒n okunabilmesi l├óz─▒m. Onlar─▒ okuyabildik├že nesiller kayna┼čacak ve muhte┼čem bir m├óz├«den ihti┼čaml─▒ yar─▒nlara ula┼č─▒lacak.

├éyette buyuruldu─ču gibi:

┘ł┘Äěž┘ä┘Ĺ┘Äě░┘ľ█¬┘Ő┘ć┘Ä ěž┘░┘ů┘Ä┘ć┘Ć┘łěž ┘ł┘Äěžě¬┘Ĺ┘ÄěĘ┘Äě╣┘Äě¬┘ĺ┘ç┘Ć┘ů┘ĺ ě░┘Ćě▒┘Ĺ┘É┘Ő┘Ĺ┘Äě¬┘Ć┘ç┘Ć┘ů┘ĺ ěĘ┘Éěž█¬┘ľ┘Ő┘ů┘Äěž┘ć┘Ź ěž┘Ä┘ä┘ĺěş┘Ä┘é┘ĺ┘ć┘Äěž ěĘ┘É┘ç┘É┘ů┘ĺ ě░┘Ćě▒┘Ĺ┘É┘Ő┘Ĺ┘Äě¬┘Ä┘ç┘Ć┘ů┘ĺ ┘ł┘Ä┘ů┘Äěž ěž┘Ä┘ä┘Äě¬┘ĺ┘ć┘Äěž┘ç┘Ć┘ů┘ĺ ┘ů┘É┘ć┘ĺ ě╣┘Ä┘ů┘Ä┘ä┘É┘ç┘É┘ů┘ĺ ┘ů┘É┘ć┘ĺ ě┤┘Ä█î┘ĺěí┘Ź

ÔÇť├Äm├ón edip z├╝rriyetleri de ├«m├ón ile kendilerine t├óbi olanlar (yok mu?); i┼čte biz, onlar─▒n nesillerini de kendilerine katt─▒k. Kendilerinin amellerinden bir ┼čey de eksiltmedik.ÔÇŁ (et-T├╗r, 21)

Mesele bu b├╝t├╝nle┼čme.

Ecdad─▒m─▒z, bu ┼čiar ile k─▒tÔÇÖalara h├╝kmetti. Nesilden nesile halkalar h├ólinde birbirine ├«man ve irfan ile ba─čl─▒ bir tarih├« gidi┼č├ót─▒n zaferlerini seyretti b├╝t├╝n d├╝nya, as─▒rlarca. Ba─člar kopunca da neler neler kaybedildi─či ibretle g├Âr├╝ld├╝. Kaybolan her ┼čeyde ac─▒lar h├ól├ó devam ediyor. Kaybedilen her toprakta, h├ól├ó ├ž├Âz├╝lemeyen ─▒st─▒raplar ve fel├óketler pe┼č pe┼če.

Y─▒─č─▒nla form├╝ller ├╝retiliyor her yerde.

Fakat torunlar─▒n dedeleriyle kucakla┼čabilece─či bir form├╝l gerekli. ├ç├╝nk├╝ bug├╝n a┼č─▒lamayan problemler, dedelerin hayat─▒nda a┼č─▒lm─▒┼č meselelerdi. Bug├╝n ma─čl├╗p d├╝┼čenlerin dedeleri, galip ┼čahsiyetlerdi. Bug├╝n ├žaresiz y├╝reklerin dedeleri, b├╝t├╝n d├╝nyaya ger├žek ├žareler da─č─▒t─▒yordu.

Dolay─▒s─▒yla;

Onlar─▒ okumak, okuyabilmek ┼čart. Daha do─čru tan─▒mak bak─▒m─▒ndan ┼čart. ├ťst├╝m├╝ze d├╝┼čecek ├ž─▒─člar─▒, ├ž─▒─č─▒rlar h├óline getirebilmek a├ž─▒s─▒ndan ┼čart.

En az─▒ndan dedelerimizle kucakla┼čabilmek ve araya giren y─▒llar─▒n olu┼čturdu─ču hasreti dindirebilmek y├Ân├╝nden ┼čart.

Mekânı cennet olsun, babamın kütüphanesi zengindi.

Hen├╝z 12 ya┼člar─▒nda idim. Bir g├╝n merakla kitaplara bakarken bir defter g├Âz├╝me ili┼čti. Enfes bir hatla tertemiz yaz─▒lm─▒┼č, fakat hayli macera g├Ârm├╝┼č bir vaziyette idi. Babama sordum:

ÔÇôBu defter nedir babac─▒─č─▒m?

Derin bir nefes ald─▒:

ÔÇôDedenin h├ót─▒ra defteri.

Merak─▒m artt─▒:

ÔÇôBana da okur musun?

Zaman zaman okudu. Fakat yetmiyordu, kendim de okumak istedim. Osmanl─▒ca bilmiyordum, ama h├óf─▒zl─▒k ├žal─▒┼čmas─▒ m├╝nasebetiyle KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒ iyi bildi─čim i├žin k─▒sa bir zamanda okumay─▒ kolayca s├Âkt├╝m.

Dedem ben do─čmadan 15 sene ├Ânce vefat etmi┼čti. Fakat h├ót─▒ras─▒n─▒ okuduk├ža sanki onunla g├Âr├╝┼č├╝yordum, konu┼čuyordum. Yazd─▒─č─▒ canl─▒ sat─▒rlar, her okuyu┼čumda ├ódeta ayna oldu, onu seyrettim. G├Ârd├╝m ki;

O, îmanlı bir gazi.

Muharebe esnas─▒nda sadece sil├óh de─čil, ayn─▒ zamanda eli kalem tutan bir gazi.

Yemen cephesi, do─ču cephesi, ├çanakkale muharebeleri ve ─░stikl├ól HarbiÔÇÖne kat─▒lm─▒┼č, harpten harbe 12 y─▒l askerlik yapm─▒┼č bir gazi. Ayr─▒ca II. Abd├╝lhamid HanÔÇÖ─▒n ├Âzel muhaf─▒zlar─▒ndan.

─░┼čtirak etti─či b├╝t├╝n muharebelerde, g├Ârd├╝─č├╝ her yerin co─čraf├« durumu, insanlar─▒n─▒n yap─▒s─▒, sava┼č─▒n ahv├óli gibi hususlar─▒ imk├ón nisbetinde s─▒ca─č─▒ s─▒ca─č─▒na kaleme alm─▒┼č. Giri┼čine; ┬źS├óhib-i defter Osman Bey mahd├╗mu Ser├žavu┼č Mehmed K├óz─▒m Efendi┬╗ notunu d├╝┼čt├╝─č├╝ deftere l├╝zum hissetti─či her ┼čeyi yazm─▒┼č. Resm├« mal├╗matlar, cephane sevkiyat notlar─▒, yap─▒lan harcamalar, al─▒nanlar-verilenler, gerek so─čuklar─▒n getirdi─či hastal─▒klar y├╝z├╝nden ve gerekse yaralanmalar itibar─▒yla kendisinin ┬źm├╝cerrebdir / denenmi┼čtir, gaflet olunmaya┬╗ dedi─či il├ó├ž tarifleri, du├ólar ve harplerde dikkatini ├žeken ba┼čka ba┼čka hususlar. Ve;

Günlük hâlinde Çanakkale notları.

O defterde yaz─▒l─▒ olanlar─▒ orijinal h├óliyle okuyabilmek, ├«manl─▒ ecdad─▒ ile neslin bulu┼čtu─ču ve ┼čuurun uyand─▒─č─▒ bir tahsil oluyordu.

Fakat bu tahsil, okullarda yok gibiydi.

Ni├žin?

Çünkü;

Bat─▒ d├╝nyas─▒, zillet dolu tarihinden ibret alm─▒┼č ve bizim hakk─▒m─▒zda as─▒rlarca s├╝ren m├╝hendislik ├žal─▒┼čmalar─▒ yapm─▒┼čt─▒. Ecdad─▒m─▒z kar┼č─▒s─▒nda hem meydanlarda hem de masada ├óciz ve ma─čl├╗p d├╝┼čmeyi galibiyete ├ževirmek i├žin denemedi─či yol b─▒rakmam─▒┼čt─▒. L├ókin ne yapsa, bu m├╝sl├╝man milletin ├«manla yo─črulmu┼č m├╝cadeleci azmini k─▒ramad─▒. ┬źO r├╝k├╗ olmasa d├╝ny├óda e─čilmez ba┼člar┬╗─▒ bir t├╝rl├╝ yenemedi. Sonunda ┼č├Âyle bir ├žareye ba┼čvurdu:

ÔÇťBu ├«manl─▒ milletin yenilmez g├╝c├╝n├╝, d├╝┼čmanlar─▒ ile ├žarp─▒┼čt─▒rmamal─▒. ├ç├╝nk├╝ daha kuvvet kazan─▒yor ve onlar─▒ alt etmek m├╝mk├╝n olmuyor.

Onu;

Ne yap─▒p etmeli, vatanlar─▒na g├Âz diken has─▒mlar─▒yla de─čil, kendilerine h├╝r bir vatan b─▒rakan dedeleriyle ├žarp─▒┼čt─▒rmal─▒. ├ťzerlerine s─▒rtlanlar gibi sald─▒rm─▒┼č olan yedi d├╝velle canci─čer h├óle getirip de hostes s─▒r─▒t─▒─č─▒ ard─▒na saklanm─▒┼č kan i├žici cell├ótlar─▒na kar┼č─▒ hayran ve zebun ya┼čatmal─▒. Kendilerine ┼čerefler, zaferler ve ├╝lkeler bah┼čeden ecdad─▒yla ve ├Âz medeniyetiyle kavgal─▒ ve k├╝s h├óle getirmeli. B├Âylece eski f├ótihan nesil, art─▒k dostu de─čil, d├╝┼čman─▒n─▒ sevmeli ve ├Âzellikle de dedesinden nefret etmeli. Hi├žbir ┼čekilde, yok haydutmu┼č, yok k├ófirmi┼č, ya da i┼čgalciymi┼č, canavarm─▒┼č, bu memlekete g├Âz dikip ne zul├╝mler yapm─▒┼č, ne melÔÇÖanetler i┼člemi┼č fil├ón demeden b├╝t├╝n yabanc─▒lar─▒, d├Âne d├Âne okumak serbest ve te┼čvikli olmal─▒, m├╝mk├╝nse ┼čart olmal─▒, fakat ├Âz dedelerin ┼čanl─▒ sayfalar─▒n─▒ okumak yasak ve nefretli olmal─▒. H├ós─▒l─▒ bu m├╝sl├╝man milletin KurÔÇÖ├ón k├╝lt├╝r├╝yle ba─člar─▒ kopar─▒lmal─▒. K├Âkleri s├Âk├╝lmeli. O zaman g├╝n bizim g├╝n├╝m├╝z. O zaman onlar─▒ yenmek kolay. ─░┼čte o zaman, o nesl-i f├ótihan, bir nesl-i peri┼čan.ÔÇŁ

B├Âyle diyenler, b├Âyle yapt─▒lar.

Fakat;

Ayn─▒ gayeye hizmet edercesine gaflet i├žinde olan bizcilere ne demeli?

Hi├ž unutmuyorum:

Talebelik y─▒llar─▒mda ya┼čl─▒ bir kad─▒n ziyaretime gelmi┼čti. Anlatt─▒─č─▒ mevzu dolay─▒s─▒yla beni tavsiye etmi┼čler. Ya┼č─▒ seksenin ├╝zerinde g├Âsteriyordu. Titrek ellerle yazma bir kitap uzatt─▒. Elleri gibi sesi de titrekti:

ÔÇôEvl├ód─▒m, dedi; bu kitap dedemden kalan son kitap, i├žinde ne yaz─▒yor bak─▒p da bana s├Âyler misin?

─░tina ile g├Âz gezdirdim:

ÔÇôMuhtelif du├ólar ve ├žok g├╝zel atas├Âzleri var teyzeci─čim!

ÔÇôZahmet olmazsa bir tanesini okur musun?

Dikkatlice bir sayfa a├žt─▒m. ├ťst taraf─▒nda Arap├ža olarak yaz─▒lm─▒┼č bir c├╝mle ├ž─▒kt─▒ nasibine. Okudum:

ěž┘Äě░┘ĺ┘ç┘ÉěĘ┘ĺ ěž┘É┘ä┘Ä┘ë ┘ů┘Äěž ┘ć┘Ä┘ł┘Ä┘Ő┘ĺě¬┘Ä ┘ł┘Ä┘äěž┘Äě¬┘Äěş┘ĺ┘ů┘É┘ä┘ĺ ┘ç┘Ä┘ů┘Ĺ┘Ä┘ç┘Ć

Sordu:

ÔÇôNe demek istiyor?

A├ž─▒klad─▒m:

ÔÇôDiyor ki: ┬źNiyet etti─čin ┼čeye hemen ba┼čla da yok yere onun s─▒k─▒nt─▒ ve stresini ta┼č─▒ma!┬╗ Yani elinde on dakikal─▒k bir i┼č bulunan kimse niyet etti─či h├ólde onu yapm─▒yorsa onun s─▒k─▒nt─▒ ve stres denilen a─č─▒r y├╝k├╝ alt─▒nda peri┼čan olur. Oysa i┼či yapmak bu kadar yorucu de─čildir. Sak─▒n sen b├Âyle bir gaflete s├╝r├╝klenme. Stres y├╝k├╝ alt─▒nda harap olup gidece─čine i┼či yapman─▒n yorgunlu─ču alt─▒nda huzurlu ve mutlu ol! ├ľzetle bu.

Kad─▒nca─č─▒z hayran kald─▒:

ÔÇôNe kadar g├╝zel bir c├╝mleymi┼č!

Sonra birden g├Âzleri doldu. Sesi daha da titrekle┼čti:

ÔÇô├çok pi┼čman─▒m yavrucu─čum!

ÔÇôHay─▒rd─▒r teyzeci─čim, neye pi┼čmans─▒n─▒z!

ÔÇôNas─▒l anlatay─▒m bilemiyorum ki! Evl├ód─▒m, ben emekli bir ├Â─čretmenim. Elimde em├ónet olan ┼ču eseri ├Â─črenmemi┼č ve ├Â─čretememi┼č bir kimseyim. Ah ben ne yapt─▒m, ben ne yapt─▒m!

├çaresizce ├ž─▒rp─▒n─▒yordu. Yumu┼čak bir sesle sordum:

ÔÇôBen sizin i├žin ne yapabilirim?

K─▒rm─▒z─▒ g├Âzlerle bakt─▒. Uzatt─▒─č─▒ kitab─▒ g├Âsterdi:

ÔÇô├ço─čalt ki bu da kaybolmas─▒n!

Sonra i├žini peri┼čan eden ac─▒kl─▒ bir derdi, y─▒llard─▒r yo─čurdu─ču bir kederi, c├╝mle c├╝mle ├Ân├╝me y─▒─čd─▒:

ÔÇôEvl├ód─▒m, bu yazma kitap gibi kocaman bir oda dolusu eser vard─▒ bende. Bir zamanlar bu eserleri ├Âyle k├Ât├╝lediler ve bize ├Âyle ├žirkinmi┼č gibi g├Âsterdiler ki, onlardan garip ve m├ón├ós─▒z bir ┼čekilde nefret ettim. Nefret de yetmedi, onlara hep ├Âfke ile bakt─▒m. Yine de yetinmedim, onlar─▒ k─▒┼č g├╝nlerinde soba tutu┼čturmak i├žin y─▒llarca yakt─▒m. ┼×imdi k├╝lleri bile kalmad─▒. Bir tek bu eser nas─▒lsa g├Âremedi─čim bir yerde kal─▒vermi┼č. Bir tek bu eser! Bakt─▒k├ža beni a─člatan bu eser! Muhte┼čem bir k├╝lt├╝r├╝n hazineleri olan elyazmas─▒ g├Âz n├╗ru kitaplar─▒ ni├žin yakt─▒─č─▒m─▒ sormak ├╝zere y├╝z├╝me her g├╝n hayk─▒ran ve beni yak─▒p kavuran bu eser!

Ya bunu da yaksayd─▒m!

O zaman kim olurdum ben?

Nas─▒l bir gaflete s├╝r├╝klenmi┼čim me─čer! Evimde dedemden kalan bir tahta ka┼č─▒─č─▒ ├ódeta m├╝cevher gibi saklarken onun kalbini ve medeniyet h├ót─▒ralar─▒n─▒ yakm─▒┼č─▒m! Ni├žin? Vaktiyle hi├ž sormad─▒m, ni├žin?

Bu y├╝zden;

Ah, ├žok ge├ž anlad─▒m evl├ód─▒m, ├žok ge├ž!

Dedemi yenemeyenlerin h─▒nc─▒n─▒ bize ┼č─▒r─▒nga edip, bizim elimizle ecdad─▒m─▒zdan ├Â├ž almaya kalkt─▒lar. D├╝┼čman─▒n yapamad─▒─č─▒ ve yapamayaca─č─▒ kadar h├╝cum ettik dedelerimize. Onlar─▒n bize b─▒rakt─▒─č─▒ muhte┼čem k├╝lt├╝r├╝ ve miras─▒ darmada─č─▒n h├óle getirdik. ├çok ge├ž dedi─čim bu y├╝zden. Neler kayboldu neler!

Soba tutu┼čtururken tuhaf bir nefret ve ├Âfke, ┼ču gafil akl─▒m─▒n g├Âz├╝n├╝ k├Âr etti─či i├žin d├╝┼č├╝nemiyordum. ┼×imdi pi┼čmanl─▒─č─▒n a├žt─▒─č─▒ her idrak penceresinde kendime hayk─▒r─▒yorum:

┬źEy ├Â─čretmen han─▒m! Yakt─▒klar─▒n asla k├ó─č─▒t de─čildi, ├Âfkeyle tutu┼čturduklar─▒n da harfler de─čildi senin! Medeniyetindi. ├ľz k├╝lt├╝r├╝nd├╝. Bu memlekete ve millete ait as─▒rlar─▒n ilmiydi, irfan─▒yd─▒. Her ┼čey bir kenara kim bilir hangi e┼čsiz ve m├╝him bilgilerdi! Kayboldular birer birer. Ya tek n├╝shas─▒ olan muazzam bir bilgiyi de yakt─▒ysan, nereden bulacaks─▒n onu?┬╗

─░┼čte b├Âyle evl├ód─▒m!

Kaybolan kayboldu, ac─▒ a─č─▒tlar kald─▒ y├╝re─čimde onlar i├žin. Bari var olan─▒, benim gibi gafillerin ├Âfke alevlerinden kurtulabilmi┼č olanlar─▒ muhafaza edebilsek, onlar─▒ tam koruyabilsek, i┼čte o zaman yine d├╝nyan─▒n inan├ž, medeniyet ve k├╝lt├╝r bak─▒m─▒ndan en zengin milleti biziz. Ge├ž kald─▒m evet, ama hi├ž olmazsa uyand─▒m.

Bu konu┼čmam─▒zdan sonra bir kez daha g├Ârd├╝m bu ya┼čl─▒ ve muzdarip ├Â─čretmeni.

Bir daha g├Âremedim.

Fakat s├Âyledikleri daima diri kald─▒. Ac─▒s─▒yla, ─▒st─▒rab─▒yla, hicran─▒yla, derdiyle ve yap─▒lmas─▒ gereken vazifeleriyle.

├çok ┼č├╝k├╝r;

Bug├╝nlere gelindi.

Osmanl─▒ca mecbur├« bir ders olarak okullarda olmas─▒ gereken yerini ald─▒. Kimileri tuhaf bir ┼čekilde itiraz ediyor. Yabanc─▒ dil ├Â─črenmenin mecburiyetine ses ├ž─▒karmayanlar, yabanc─▒ olmayan ├Âz eserlerimizi okuyabilmeyi sa─člayacak bir ger├že─če ni├žin kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒yorlar? Hangi gaye bu? D├╝┼čman─▒n ekme─čine ya─č s├╝rmeye hevesli, dedesiyle ve ├«m├ón─▒yla kavgal─▒ olu┼č, h├ól├ó ni├žin? K├╝ff├ór─▒n k├Âhne kitaplar─▒na hayran, kendi eskimez eserlerine ise giran bak─▒┼člar, h├ól├ó neyin nesi?

Yabanc─▒lar─▒n takt─▒─č─▒ yaban├« g├Âzl├╝kleri ├ž─▒kar─▒p da baks─▒nlar:

Dedeyle kucakla┼čman─▒n, bunca tarih├« ibretten sonra kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒lacak taraf─▒, neresi? Muhte┼čem bir k├╝lt├╝r├╝ ve bu milletin d├╝nyay─▒ as─▒rlarca ayd─▒nlatm─▒┼č irfan─▒n─▒, ad├óletini, ┼čefkatini, zaferlerini ve bilgi hazinelerini okuyabilme imk├ón─▒na ters hamleler, ni├žin?

Kald─▒ ki;

O ya┼čl─▒ ├Â─čretmen han─▒m─▒n sergiledi─či gafletin y─▒─č─▒n y─▒─č─▒n ac─▒ misalleri var. Tek tek ara┼čt─▒r─▒lsa bir s├╝r├╝ doktora tezi meydana gelir. T├órum├ór olmas─▒n diye topra─ča g├Âm├╝l├╝p de ziyan olmu┼č ├Âzel k├╝t├╝phaneler az de─čil. D├╝nya ├žap─▒nda l├ókin tek n├╝shal─▒ k─▒ymetli eserlerimizin nicesi, ya ─░ngiltereÔÇÖde bir m├╝zede, ya FransaÔÇÖda. Nicesi de yok olmu┼č vaziyette. Ni├žin?

De─čeri bilinmez ve okunmazsa, elde kalanlar da bir g├╝n buhar olmaz m─▒?

├ľyleyse;

O hazinelerin sahipli─čini hakk─▒yla yerine getirmeli.

Bunun en temel ┼čart─▒ da, onlar─▒n kendi orijinal yaz─▒lar─▒ i├žinde okunabilmesi.

Bunu sa─člamak, tarih kadar m├╝him bir hakikat.

Çünkü;

Orijinale ├ó┼čin├ó olmadan dedelerimizi do─čru okumak ve onlarla muhabbet ba─č─▒yla kucakla┼čabilmek m├╝mk├╝n de─čil. Asl─▒na ├ó┼čin├ó olmaktan uzak bir akademisyenin;

ÔÇťSedirden desin ona emin ├žemberli ├ómin!ÔÇŁ diye okudu─ču bir c├╝mleye rastlad─▒m ve metnin orijinalini rica ettim.

Ger├žek ifade aynen ┼č├Âyleydi:

ÔÇťSidreden dis├╝n ona ├óm├«n Cibr├«l-i Em├«n!ÔÇŁ

Bu ibare, e─čer d├╝zeltilmemi┼č olsayd─▒, kayna─č─▒n─▒ okumay─▒ bilmeyenler o yanl─▒┼č─▒ do─čru diye okuyup da neler d├╝┼č├╝n├╝p neler yazacaklard─▒. ├ç├╝nk├╝ ┼čahs─▒n kendisi; ┬źAz kals─▒n, edebiyat─▒m─▒zda ÔÇś├žemberli ├óminÔÇÖ terimi diye bir yaz─▒ yazacakt─▒m!┬╗ demi┼čti.

Bug├╝n;

As─▒rlar─▒ yenmi┼č ├že┼čme kit├óbelerimizi, y├╝zy─▒llard─▒r bu memleketin bize aitli─činin m├╝hr├╝ h├╝km├╝ndeki mezar ta┼člar─▒m─▒zdaki hikmetli yaz─▒lar─▒m─▒z─▒, minare minare h├╝rriyetimizin ve ├«m├ón─▒m─▒z─▒n hayk─▒r─▒ld─▒─č─▒ m├óbedlerimizdeki ┼č├óheser tablolar─▒ ka├ž ki┼či tam olarak okuyabiliyor?

Hi├ž olmazsa ilim ve irfan ile me┼čgul olan herkes okuyabilmeli de─čil mi?

Dedemizi, daha do─črusu kendimizi okuyamaz isek, d├╝nyay─▒ okudu─čumuzu ne kadar s├Âyleyebiliriz?

┼×├óheserleri hayk─▒r─▒yor:

Dedeler, hele bizim dedelerimiz, bamba┼čka insanlar.

Yazd─▒klar─▒ ya┼čad─▒klar─▒.

─░ftiharla dolu bir tarih onlar.

Hazret-i PeygamberÔÇÖin muhte┼čem ahl├ók─▒yla, h├óliyle, a┼čk─▒yla ve m├╝jdeleriyle yo─črulmu┼č bahad─▒rlar, yi─čitler, gaziler onlar. Bize h├╝r bir vatan b─▒rakmak i├žin can vermi┼č fed├ók├órlar, yenilmez kahramanlar onlar.

Onlarla araya mesafe koymak, hi├žbir evl├óda yak─▒┼čmaz.

Onlar─▒ anlamaz ve okuyamaz h├óle gelip de has─▒mlar─▒n tuza─č─▒na d├╝┼čmek, hi├žbir ┼čuurlu toruna yak─▒┼čmaz.

Onlar─▒n eserleri bizim yar─▒nlar─▒ g├Ârebilecek yeg├óne g├Âz├╝m├╝z.

O g├Âzden mahrum ya┼čay─▒p yaban├« g├Âzl├╝klere muhta├ž olmak, ├Âm├╝r boyu ├óm├ó olarak ya┼čamaktan daha beter.

Kim ne derse desin;

Evl├ód-─▒ f├ótihan i├žin Osmanl─▒cay─▒ bilmek, bug├╝n en b├╝y├╝k m├╝nevverlik.

Eskimez eserleri okuyabilmek, iftihar kayna─č─▒.

O muhte┼čem k├╝lt├╝r, ├ž├╝nk├╝ Hazret-i PeygamberÔÇÖin ve KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖin ├Âz├╝yle yo─črulmu┼č muhte┼čem bir ahl├ók─▒n semeresi. Muhte┼čem bir ki┼čili─čin medeniyeti. Muhte┼čem zaferlerin ifadesi. Bir zamanlar d├╝nya lisan─▒ olmu┼č ve h├ól├ó b├╝t├╝n d├╝nya taraf─▒ndan ara┼čt─▒r─▒l─▒p okunan bir k├╝lt├╝r.

─░sl├óm co─črafyas─▒ndan f─▒┼čk─▒ran ve b├╝t├╝n k─▒talarda kanatlar─▒ olan bir hakikat.

O hakikatin kelimelerini budamaya ├žal─▒┼čmak, sayfalar─▒n─▒ yakmaya kalk─▒┼čmak, c├╝cele┼čmektir. Bir zamanlar d├╝nyan─▒n en zengin lisan─▒ iken T├╝rk├žemizi neredeyse en fakir bir dil h├óline d├╝┼č├╝rd├╝ler. T├ó ki bu milleti dinsiz b─▒rakabilsinler! Di─čer tarafta ise ─░ngilizce, b├╝nyesine durmadan kelime alarak d├╝nya dili olmaktayd─▒. L├╝gatlerimizde y├╝z binlerin ├╝zerinde kelime da─čarc─▒─č─▒m─▒z oldu─ču h├ólde, ┼ču ve bu bahanelerle lisan─▒m─▒z on be┼č bine kadar geriletildi. Sonra, hamd olsun ki, kullan─▒m itibar─▒yla olmasa bile l├╝gat itibar─▒yla tekrar toparlanma meydana geldi, y├╝kseli┼č ba┼člad─▒.

E─čer o ├ž├Âk├╝┼č devam etseydi, b├╝t├╝n bir nesli dedesiz ve sahipsiz b─▒rakacakt─▒. ├ç├╝nk├╝ o ├ž├Âk├╝┼č y├╝z├╝nden co─črafyalar h├ól├ó kan revan. O ├ž├Âk├╝┼č y├╝z├╝nden h├ól├ó d├╝┼čmanla m├╝cadele yerine karde┼čler aras─▒nda bitmeyen bo─ču┼čmalar ya┼čan─▒yor, milletler peri┼čan.

Velhâsıl;

Tarih├« ve d├«n├« hakikatin sayfalar─▒n─▒, asla yabanc─▒ g├Âzl├╝kleriyle de─čil, ill├ó kendi orijinalli─či i├žinde okuyabilmek ve kelime kelime anlayabilmek, yine halkalar h├ólinde nesillerin o ├«manl─▒ dedeleriyle birlikte in┼čas─▒ ve gelece─čin kurtulu┼č m├╝jdesidir.

Hay─▒rl─▒ bir besmeledir.