SOSYAL TABAKALAR ve TASAVVUF

YAZAR : H. K├╝bra ERG─░N hkubraergin@hotmail.com

h_k_ergin-SAYI-118

Abdullah İbn-i Abbas -radıyallâhu anhümâ-;

ÔÇťBen insanlar─▒ ve cinleri ancak Bana ib├ódet etsinler diye yaratt─▒m.ÔÇŁ (ez-Z├óriy├ót, 56) ├óyetini;

ÔÇťBenÔÇÖi tan─▒s─▒nlar.ÔÇŁ diye tefsir etmi┼č.

Hazret-i AliÔÇÖnin ┼č├Âyle dedi─či riv├óyet edilmi┼č:

ÔÇťÔÇôAllah Te├ól├óÔÇÖn─▒n beni, k├╝├ž├╝kken ├Âld├╝r├╝p cennetin y├╝ksek derecelerine ula┼čt─▒rmas─▒ beni (fazla) sevindirmez.ÔÇŁ

Kendisine;

ÔÇťÔÇôNi├žin?ÔÇŁ diye sorulunca;

ÔÇťÔÇô├ç├╝nk├╝ ben All├óhÔÇÖ─▒n beni kendisini tan─▒y─▒ncaya kadar ya┼čatmas─▒n─▒ isterim.ÔÇŁ buyurmu┼č.

─░nsan; Rabbiyle ├╝nsiyet kursun, tan─▒s─▒n, sevsin, yakla┼čmay─▒ istesin diye yarat─▒lm─▒┼č. Yarat─▒l─▒┼č─▒na art─▒ ve eksi ne konulduysa, hepsi Rabbini tan─▒mas─▒na vesile k─▒l─▒nm─▒┼č. ─░nsanlar─▒n birbirine halef olarak d├╝nyaya gelip cemiyetler olu┼čturmalar─▒; ilim, irfan mektepleri te┼čekk├╝l ettirmeleri de yine hep insan─▒n ak─▒l ve g├Ân├╝l d├╝nyas─▒n─▒n zenginle┼čmesine vesile. ─░nsanl─▒k tarihi de; yine insano─člunun ilimde derinle┼čmesine, dinde ihl├ós ve takv├ó gibi mefhumlar─▒n s─▒rr─▒na ermesine ve ├«man bak─▒m─▒ndan imtihanlardan ge├žerek iyice olgunla┼čmas─▒na vesile olan f─▒rt─▒nal─▒ sahnelerle ak─▒p gitmekte.

Nas─▒l ki mevsimlerin birbiri ard─▒nca ge├žip gitmesiyle, bah├želerdeki her bir a─ča├ž kendine mahsus meyvesini olgunla┼čt─▒r─▒yorsa, tarih mevsimleri ak─▒p giderken de her medeniyet kendine mahsus semereler vermekte; ├ólimler, ├órifler, s├╗f├«ler, m├╝tefekkirler, sanat├ž─▒lar, edebiyat├ž─▒lar, siyas├« liderler ve sahne gerisinde ads─▒z sans─▒z hizmet eden nice insanlar yeti┼čtirmekte.

Tarihin m├╝mtaz s├«m├ólar─▒na bakt─▒─č─▒m─▒z zaman daima g├Âr├╝r├╝z ki onlar─▒n yeti┼čmesine vesile olan b├╝y├╝k bir birikim vard─▒r. Ve bunun ├Âncesinde de bu birikimin meydana ├ž─▒kmas─▒na vesile olmu┼č farkl─▒ t├╝rde h├ódiseler vuk├╗ bulmu┼č, bunlar─▒n ├╝zerine hayli fikirler geli┼čmi┼č ve m├╝n├ózaralar te┼čekk├╝l etmi┼čtir.

Elbette bunlardan pek ├žo─ču, kendi ├ža─č─▒nda ya┼čayanlar i├žin; b├╝y├╝k bir fitne, a─č─▒r bir imtihan te┼čkil etmi┼čtir. Ancak bu fitne ate┼činden y├╝z ak─▒yla ├ž─▒kan m├╝mtaz ki┼čiler sayesinde, ├╝mmetin ak─▒l kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒ ve g├Ân├╝l huzursuzlu─ču dinmi┼č; s─▒r├ót-─▒ m├╝stak├«m ├╝zerinde y├╝r├╝yen kervan, ├žalkant─▒dan kurtulup s├╝k├╗nete kavu┼čmu┼č, ilim-irfan bak─▒m─▒ndan daha da zenginle┼čmi┼č olarak yoluna devam etmi┼čtir.

Mesel├ó; ─░m├óm-─▒ ├ézam Eb├╗ Han├«fe bunlara g├╝zel bir ├Ârnektir. Ya┼čad─▒─č─▒ ├ža─čda K├╗fe ┼čehri; filozoflar─▒n, m├╝tekellim├«nin, B├ót─▒n├« mensuplar─▒n─▒n fikirlerini yaymaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ bir diyard─▒r. Devrin hadis ve f─▒k─▒h ├ólimleri, riv├óyet etmek ve fetv├ó vermek gibi usullerle ilmi aktarmaya devam etmektedir. Ancak ─░mam; ilmi sistemle┼čtirerek bozulmalardan koruman─▒n ├Ânemi g├Ârm├╝┼č, bir y─▒─č─▒n h├ólinde aktar─▒la gelen itik─üd├« ve amel├« esaslar─▒; apa├ž─▒k ve kesin bir s├╗rette h├╝kme ba─člamak yoluyla muhafazaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

Zaten PeygamberimizÔÇÖin hadislerinde, itikad ve amellere dair en m├╝him esaslar─▒n maddeler h├ólinde tespiti gibi y├Ântemler g├Âr├╝lmektedir. Nasslarda n├╝ve h├ólinde mevcut olan ilm├« sistem, ilim ┼čehrinin kap─▒s─▒ Hazret-i AliÔÇÖnin torunlar─▒n─▒n gayretleriyle gitgide sistemle┼čmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Baba taraf─▒ndan Hazret-i AliÔÇÖnin, anne taraf─▒ndan Hazret-i Eb├╗bekirÔÇÖin torunu olan C├ófer-i S├ód─▒kÔÇÖ─▒n; ─░m├óm-─▒ ├ézamÔÇÖ─▒n ilm├« birikiminin kem├óle ermesinde b├╝y├╝k tesiri olmu┼čtu.

─░mam-─▒ ├ézamÔÇÖ─▒n fetv├ólar─▒n─▒ inceleyenler daha iyi bilirler, asl─▒nda o sadece f─▒k─▒h ├ólimi olmakla kalmaz; f─▒k─▒h ilmini, toplumun zay─▒f kesimlerinin haklar─▒n─▒ koruyacak ┼čekilde geli┼čtirmeyi de hedefler. Ne yaz─▒k ki onun y├Ântemi, reyle amel etmek ad─▒yla tenkit edilip ihmale u─čram─▒┼č.

H├ólbuki Peygamber Efendimiz, herhangi bir insan gibi de─čildi; OÔÇÖnun ilmi, led├╝nn├« oldu─ču i├žin zaman ve mek├ón─▒ ku┼čat─▒yordu. K─▒y├ómete kadar ├╝mmetinin ge├žirece─či b├ódirelerden, kar┼č─▒la┼čaca─č─▒ fitnelerden haberdar olan Efendimiz; cemiyetin ─▒slah─▒na ├žok b├╝y├╝k ehemmiyet vermi┼čtir. Hatt├ó OÔÇÖnun k├╝├ž├╝c├╝k ve bazen ├žok dar m├ón├óda de─čerlendirilen hadisleri bile asl─▒nda sosyolojik y├Ânden incelense ├žok b├╝y├╝k i┼čaretler ta┼č─▒r.

Bunlardan birisi i├žin ├Ârnek vermek istiyorum. Ge├žti─čimiz aylarda bir hocaefendi, bir d├╝─č├╝n merasimi esnas─▒nda yapt─▒─č─▒ sohbet s─▒ras─▒nda, PeygamberimizÔÇÖin;

ÔÇťBek├órlar─▒n─▒z ┼čerlilerinizdir.ÔÇŁ (Kenz├╝ÔÇÖl-Umm├ól, 44455) had├«sini zikrederek evlili─čin ├Ânemini hat─▒rlatmak istemi┼č. Sohbet sonras─▒nda birka├ž delikanl─▒ yan─▒na gelip, bu s├Âze al─▒nd─▒klar─▒n─▒ dile getirmi┼čler.

Ne tuhaft─▒r ki, PeygamberimizÔÇÖin hadislerini geni┼č bir k├╝lt├╝r ile anlamaktan ├óciz oldu─čumuz i├žin, b├Âyle sanki bir ├Âtekile┼čtirme ve hedef g├Âsterme m├ón├ólar─▒ y├╝kleyebiliyoruz, t─▒pk─▒ kad─▒nlarla ilgili hadislerde oldu─ču gibi…

H├ólbuki PeygamberimizÔÇÖin bu gibi had├«s-i ┼čerifleri dikkatli incelenirse, ├žok m├╝him bir sosyal meseleye i┼čaret etti─či g├Âr├╝l├╝r. ─░sl├óm tarihinde ortaya ├ž─▒kan, hem itik─üd├« sapk─▒nl─▒k hem de siyas├« kar─▒┼č─▒kl─▒klara sebep olan B├ót─▒n├«-siyas├« ├Ârg├╝tler; daha ├žok yoksul, evlenememi┼č k├Âleler ve i┼č├žiler aras─▒nda yay─▒lm─▒┼čt─▒r. Karmat├«ler, H├╝rrem├«ler, Ha┼čh├ó┼č├«ler gibi gruplar hakk─▒nda yaz─▒lanlar─▒ okudu─čunuz zaman g├Âr├╝rs├╝n├╝z ki;

ÔÇťMalda ve kad─▒nda m├╝┼čterekli─či kabul eder, nik├óh─▒ kabul etmezlerdi.ÔÇŁ

ÔÇťZinay─▒ hel├ól sayarlard─▒.ÔÇŁ

ÔÇťUyu┼čturucu ve fuhu┼č ile sahte cennetler kurarak insanlara cinayet i┼čletirlerdi.ÔÇŁ gibi benzer noktalar vard─▒r.

R├ó┼čid Hal├«feler zaman─▒nda; sah├óbe ve t├óbi├«n, sava┼č esirlerine hem m├ónev├« e─čitim vermi┼č hem de madd├« olarak kendisine e┼čit bir hayat seviyesinde ya┼čatm─▒┼čt─▒. Hazret-i ├éi┼čeÔÇÖnin elbisesi, c├óriyesininkinden ├žo─ču zaman daha eski olurdu. Onlar─▒n b├Âyle e─čitip yeti┼čtirdi─či ve sonra ├óz├ód etti─či ama g├Ân├╝lden ba─čl─▒l─▒kla efendilerinin hizmetini g├Âren mevl├ólar─▒n ├žo─čunun ismi, had├«s-i ┼čeriflerin senedlerinde ├Âl├╝ms├╝zle┼čmi┼čtir. Hasan Basr├« -rahmetull├óhi aleyh- gibi nice z├╝hd ve takv├ó yolunda ash├ób─▒n ├Ârnekli─čini gelece─če aktaran ├Ânc├╝ler de yine bu ├ózadl─▒lar─▒n ├žocuklar─▒yd─▒.

Fakat sonradan saltanat d├╝zeniyle birlikte Roma y├Ânetimi ├Ârnek al─▒nmaya ba┼člay─▒nca, onlar─▒n toplumundaki; aristokrat, k├Âyl├╝, k├Âle tabakalar─▒ meydana gelmeye ba┼člad─▒. Ne yaz─▒k ki Allah ve Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n;

ÔÇťSizden bek├ór olanlar─▒ ve k├Âlelerinizden, c├óriyelerinizden temiz olanlar─▒ nik├óhlay─▒p evlendirin; yoksulsalar Allah, lutfuyla zengin eder onlar─▒…ÔÇŁ (en-Nis├ó, 32)

ÔÇťK├Âleleriniz sizin karde┼člerinizdir. Onlara yedi─činizden yedirin, giydi─činizden giydirin. A─č─▒r bir i┼č y├╝klemeyin; y├╝klerseniz onlara siz de yard─▒m edin.ÔÇŁ (Buh├ór├«, ├Äm├ón, 22; M├╝slim, Eyman, 40) emirleri unutulup, zenginler kendilerine saraylar ve haremler kurarken; k├Âleleri madenlerde, in┼čaatlarda, tarlalarda, cahil ve her ┼čeyden mahrum bir hayata mahk├╗m edince her t├╝rl├╝ fitnenin ├╝reyece─či bir zemin te┼čekk├╝l etti.

Peygamberimiz; m├ónev├« temelli tabakalardan olu┼čan, bir k─▒sm─▒ di─čerini e─čitip yeti┼čtirmekten sorumlu bir cemiyet te┼čekk├╝l ettirmi┼čti. Ancak bir m├╝ddet sonra toplumda madd├« temelli tabakala┼čman─▒n olu┼čmas─▒, her tabakan─▒n tefess├╝h etmesine uygun bir zemin olu┼čturdu. ├çocuk ve k├Âlelerinin m├ónev├« e─čitimini ├Ânemsemeyen zengin babalar, onlarla maddiyat i├žin evlenmi┼č kad─▒nlar ve yeterince terbiye g├Ârmemi┼č ┼č─▒mar─▒k prenslerden; bir sosyete tabakas─▒ meydana geldi.

PeygamberimizÔÇÖin;

ÔÇť… Cehennemi g├Ârd├╝m, ├žo─čunlu─ču kad─▒nlar ve zenginlerden olu┼čuyordu.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Nik├óh, 87-88, Rik─ük 51; M├╝slim, Zikr, 93-94) had├«sinde kastedilenin, All├óhÔÇÖ─▒n verdi─či cinsiyet veya m├╝lk m├ón├ós─▒nda de─čil, toplumda de─čerleri belirleyici h├óle gelen ┬źsosyete┬╗ kesiminin tesirlerini i┼čaret etti─čini d├╝┼č├╝nmek m├╝mk├╝n.

Kolayca kabul edilir ki tarih boyunca daima kad─▒nlar─▒n refah, konfor ve ziynetlere olan zaaf─▒; ├žok kad─▒na sahip olmak isteyen erkekleri de bol gelir elde etme yollar─▒na sevk etmi┼čtir. B├Âylece halk─▒n meselelerine duyars─▒z, gereksiz tart─▒┼čmalara dalm─▒┼č bir z├╝mre te┼čekk├╝l etmi┼čti.

Nas─▒l ki yoksul y─▒─č─▒nlar aras─▒nda B├ót─▒n├«lik yay─▒l─▒yorsa bu kesimler aras─▒nda da felsef├« tart─▒┼čmalar reva├ž buldu. ├ç├╝nk├╝ bunlar halk─▒n inand─▒─č─▒ gibi inanmay─▒ k├╝├ž├╝mseyen kesimlerdi. Kendilerine Eski Yunan felsefesinin ├ževirilerini okumak veya kel├óm tart─▒┼čmalar─▒na taraf olmak gibi, bir ┼čekilde halktan farkl─▒la┼čacaklar─▒ mensubiyetler ar─▒yorlard─▒ ki; M├╗tezileÔÇÖnin ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒nda bu zeminin tesiri oldu─ču muhakkakt─▒r. Onlar PeygamberimizÔÇÖin s├╝nnetine uyarak d├«nin hem z├óhir hem b├ót─▒n─▒n─▒ tatbik ederek nefislerini tezkiye ve cemiyeti ─▒slah edecekleri yerde, Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n haber verdi─či gibi din ├╝zerine rahat├ža at─▒p tutmaya ba┼člam─▒┼člard─▒:

ÔÇť┼×unu iyi biliniz ki, bana KurÔÇÖ├ón-─▒ Ke┬şrim ile birlikte onun bir benzeri de verilmi┼čtir. (Bu konuda) dikkatli olun; (├ž├╝nk├╝) koltu┬ş─čuna kurulan tok bir adam─▒n; ┬źSize (Hazret-i PeygamberÔÇÖin s├╝nneti/hadisleri de─čil) sadece ┼ču KurÔÇÖ├ón l├óz─▒md─▒r, onda buldu─čunuz hel├óli hel├ól, haram─▒ da haram kabul ediniz yeter!┬╗ diye┬şce─či (g├╝nler) yak─▒nd─▒r…ÔÇŁ (bkz. Eb├╗ D├óv├╗d, S├╝nnet, 5(6))

─░┼čte tasavvuf, b├╝t├╝n bu geli┼čmelerin sonucunda; ├Ânce i├ž kar─▒┼č─▒kl─▒k sonra Mo─čol ve Ha├žl─▒ ist├«l├ólar─▒n─▒n ├Ân├╝nde halla├ž pamu─ču gibi savrulu┼čun ard─▒ndan gelen dirili┼čin ad─▒ olmu┼čtu.

Bilhassa Osmanl─▒ÔÇÖn─▒n meydana getirdi─či Hanef├«-s├╗f├« medeniyet; PeygamberÔÇÖin getirdi─či d├«ni sadece z├óhiri ilimler ├žer├ževesinde de─čil, y├╝ksek gayelerine uygun bir ┼čekilde anlay─▒p i├žten d─▒┼ča tezkiye olup, g├╝zel bir cemiyet meydana getirme ┼čuurunun eseriydi.

Bunlar─▒ ┼ču anda tarihten bir sahne olarak okuyoruz ancak benzer sosyal durumlar kar┼č─▒s─▒nda tarihin tekerr├╝r edebilece─čini de unutmamam─▒z gerekiyor. Bu sebeple cemiyetimizde madenlerde, in┼čaatlarda can─▒ yanan ve onlara kar┼č─▒ duyars─▒z bir ┼čekilde sosyetele┼čen z├╝mreler te┼čekk├╝l ederse, ayn─▒ sahneler pek├ól├ó tekrar ya┼čanabilir. Bu sebeple tarihten ibret almal─▒y─▒z, d├╝nyaya dalmay─▒p kendimizi ve cemiyetimizi ─▒slah i├žin PeygamberimizÔÇÖin yolunu takip eden m├╝r┼čidlerimizin etraf─▒nda h├ólelenerek cehd ve m├╝c├óhede etmeliyiz.

Bug├╝nden geriye bakt─▒─č─▒m─▒z zaman her biri birer destan kahraman─▒ olarak g├Âr├╝nen nice parlak ┼čahsiyet var ki; kendi zamanlar─▒nda etraf─▒ndakiler, onlar─▒n gelecekte b├Âyle m├╝mtaz bir yere sahip olaca─č─▒n─▒ tahmin bile edemezdi. Bug├╝n de belki yak─▒n─▒nda oldu─čumuz i├žin perdelendi─čimiz, k─▒ymetini takdir etmekten ├óciz kald─▒─č─▒m─▒z nice ki┼čiler var ki; belki onlar─▒ gelecek nesiller minnetle, h├╝rmetle y├ód edecekler. Allah Te├ól├ó k─▒ymetini bilmeyi nasip etsin.