EN ACI ES├éRET ve KURTULU┼×!

YAZAR : Osman N├╗ri TOPBA┼× Hocaefendi

Hazret-i Mevl├ón├ó insan r├╗hundaki menf├« bir hus├╗siyeti ve onu bertar├óf etmeyi ┼ču ┼čekilde m├╝┼čahhas bir hik├óye h├óline getirir:

AZGIN B─░R ARSLAN

U├žsuz bucaks─▒z bir ormanda az─▒l─▒ bir arslan ya┼čamaktayd─▒. Onun yapt─▒─č─▒ zul├╝mlerden dolay─▒ ormandaki b├╝t├╝n hayvanlar korku i├žindeydiler. Zira hi├ž ummad─▒klar─▒ yer ve zamanlarda o az─▒l─▒ arslan, hayvanlara ├že┼čitli pusular kuruyor ve canlar─▒na kastediyordu. Nihayet hayvanlar, b├Âyle tedirgin ya┼čamaktansa bir ├žare arad─▒lar. Aralar─▒ndan bir heyet se├žerek arslana g├Ânderdiler;

ÔÇťÔÇôEy ormanlar─▒n ┼č├óh─▒!.. Her g├╝n i├žimizden birini yakal─▒yor, yiyorsun! Fakat bu zahmet niye? Sen ormanlar─▒n kral─▒s─▒n; taht─▒nda otur, biz sana her g├╝n i├žimizden birini yollar─▒z, sen de rahat├ža yersin! B├Âylece, biz de, sen de huzur i├žinde ├Âmr├╝m├╝z├╝ ge├žiririz!..ÔÇŁ dediler.

Arslan ba┼čtan kab├╗le yana┼čmad─▒ysa da sonunda yap─▒lan teklifin c├ózibesine kap─▒larak r├óz─▒ oldu. Art─▒k her sabah bir hayvan kendi aya─č─▒ ile gelip arslana teslim olmaya ba┼člad─▒. G├╝nlerden bir g├╝n, s─▒ra tav┼čana geldi. Ancak tav┼čan i┼či a─č─▒rdan ald─▒, pek ald─▒rmad─▒. Bunu g├Âren hayvanlar tel├ó┼ča kap─▒ld─▒lar ve onu azarlad─▒lar. Tav┼čan ise bir hile ile hem kendisini, hem de b├╝t├╝n hayvanlar─▒ kurtaraca─č─▒n─▒ s├Âyledi. Tav┼čan─▒n bu cesareti kar┼č─▒s─▒nda hayrete d├╝┼čen hayvanlar, i┼čin s─▒rr─▒n─▒ ├Â─črenmek istedilerse de; tav┼čan s─▒rr─▒n─▒ saklad─▒ ve yola d├╝┼čt├╝.

Bu s─▒rada arslan, h─▒┼č─▒mla k├╝kreyip duruyordu. Tam bu esn├óda ak─▒ll─▒ tav┼čan ├ž─▒kageldi. A├žl─▒ktan ate┼č p├╝sk├╝ren arslan k├╝kredi:

ÔÇťÔÇôNerede kald─▒n?ÔÇŁ

Tav┼čan, yalanc─▒ bir tel├ó┼čla ├Ânce terlerini sildi. Sonra da arslan─▒ kendisinin su├žsuz oldu─čuna inand─▒rmak i├žin tabi├« g├Âr├╝nmeye ├žal─▒┼čarak;

ÔÇťÔÇôAman sultan─▒m, ben sayg─▒da kusur etmedim. Lutfederseniz ├Âzr├╝m├╝ bildireyim!ÔÇŁ diyerek anlatmaya ba┼člad─▒:

ÔÇťÔÇôBen ku┼čluk vakti yola ├ž─▒km─▒┼č, geliyordum. Yan─▒mda bana yolda┼č olmas─▒ i├žin bir tav┼čan daha vard─▒. Fakat birdenbire kar┼č─▒m─▒za bu ├óna kadar hi├ž g├Ârmedi─čimiz bir arslan ├ž─▒k─▒verdi. Bu kulunuza ve huz├╗runuza gelmekte olan di─čer arkada┼č─▒ma sald─▒rd─▒, her ikimizin de can─▒na kastetti. Ben hemen ona;

┬źÔÇôBiz padi┼čahlar padi┼čah─▒n─▒n kullar─▒y─▒z, bize dokunma!┬╗ dedim.

Fakat o ├ós├« arslan, bizi serbest b─▒rak─▒p sizden ├Âz├╝r ve af dileyece─či yerde, m├╝thi┼č bir hiddetle k├╝kredi ve haddini bilmeyerek;

┬źÔÇôO da kim oluyor? Bu ormanlar─▒n padi┼čah─▒ benim!┬╗ dedi. Sonra k├╝stahl─▒kta daha da ileri giderek arkada┼č─▒m─▒ rehin ald─▒ ve bu durumu, yani meydan okuyu┼čunu bildirmem i├žin beni size g├Ânderdi. Ey padi┼čahlar padi┼čah─▒! Arkada┼č─▒m benim ├╝├ž mislimdi, semiz ve g├╝zeldi. Fakat bundan sonra, o yol kapand─▒. Bundan sonra ya sana g├Ânderilen g├╝nl├╝k nafakadan ├╝midini kes, ya da o korkusuz arslan─▒ ortadan kald─▒r─▒p bizim yolumuzu a├ž!ÔÇŁ

B├╝t├╝n bunlar─▒ h─▒rs ve sab─▒rs─▒zl─▒kla dinleyen arslan─▒n ├Âfkesi b├╝sb├╝t├╝n ba┼č─▒na vurdu:

ÔÇťÔÇôKim bu k├╝stah!?. Bu ormanda yaln─▒z benim h├╝km├╝m ge├žer. Kimmi┼č o, ├žabuk s├Âyle!?.ÔÇŁ dedi.

Tav┼čan durumdan memnun, ├Âteki arslan─▒ elinden geldi─či kadar m├╝b├ól├ó─čal─▒ bir ┼čekilde anlatarak az─▒l─▒ arslan─▒n haysiyetini son derece tahrik etti. Nihayet arslan dayanamay─▒p;

ÔÇťÔÇôD├╝┼č ├Ân├╝me, g├Âster ┼ču al├ža─č─▒ da onun da, onun gibi y├╝zlercesinin de cezas─▒n─▒ vereyim! ┼×ayet yalan s├Âyl├╝yorsan, elbette senin hakk─▒ndan gelirim…ÔÇŁ diye k├╝kredi. Birlikte yola d├╝┼čt├╝ler. Tav┼čan, ├Ânceden ni┼čan koydu─ču bir kuyuya do─čru y├╝r├╝meye ba┼člad─▒. Z├«r├ó bu derin kuyuyu arslan─▒n can─▒na tuzak olarak se├žmi┼čti. Kuyuya yakla┼č─▒nca biraz geride kald─▒. K─▒zg─▒n arslan hemen uyard─▒;

ÔÇťÔÇôNi├žin ayak s├╝r├╝yorsun? Geri kalma, haydi ├Ân├╝me d├╝┼č!ÔÇŁ dedi. Tav┼čan da;

ÔÇťÔÇôSultan─▒m, o arslan ├Ân├╝m├╝zdeki kuyunun i├žinde! Ben yakla┼čamam, bir kere o ate┼čten, y├╝re─čim iyice yand─▒!..ÔÇŁ dedi.

Arslan─▒n h─▒rs ve gazab─▒ son haddine vard─▒. Tav┼čana;

ÔÇťÔÇôKorkma, ilerle! Benim pen├želerimin a├žaca─č─▒ yara, ona ├Âl├╝m├╝n kah─▒r tokad─▒ olacak!..ÔÇŁ diyerek onu yan─▒na ald─▒ ve h─▒┼č─▒mla kuyunun a─čz─▒na yakla┼čt─▒. ─░├žine bakt─▒─č─▒nda suda kendisinin ve tav┼čan─▒n aksini g├Ârd├╝. Hemen h─▒rlamaya ba┼člad─▒, kuyudaki aksi de h─▒rlad─▒. Tav┼čan bu f─▒rsat─▒ da g├╝zel de─čerlendirdi;

ÔÇťÔÇôG├Âr├╝yor musunuz sultan─▒m? Size nas─▒l da meydan okuyor.ÔÇŁ dedi.

Arslan─▒n g├Âzleri d├Ând├╝;

ÔÇťÔÇôBir diyarda iki sultan olamaz, par├žalamal─▒y─▒m onu!ÔÇŁ diye m─▒r─▒ldand─▒. Ard─▒ndan da; ÔÇťG├╝mm!..ÔÇŁ diye kuyuya atlad─▒. B├Âylece hayvanlara yapt─▒─č─▒ zul├╝mlerin hazin ├ók─▒betine u─črad─▒. O zul├╝mler, ona kahr-─▒ il├óh├«nin pen├žesinde bir ├Âl├╝m ├žukuru oldu. Fir├ósetli tav┼čan da, yemye┼čil ├žay─▒rlarda seke seke hayvanlara kurtulu┼člar─▒n─▒ m├╝jdeledi. Daha evvel kendisini hafife al─▒p k─▒nam─▒┼č olanlar, bu defa etraf─▒nda halka oldular. Onu mum gibi ortaya ald─▒lar. H├╝rmet g├Âsterdiler ve dediler ki:

ÔÇťÔÇôSen g├Âkten inmi┼č melek misin? Yoksa arslanlar─▒n Azr├óilÔÇÖi misin? O z├ólimi hangi hile ile yenebildin?ÔÇŁ

Tav┼čan da ┼č├Âyle cevap verdi:

ÔÇťÔÇôBu All├óhÔÇÖ─▒n bir lutfudur. Yoksa bir tav┼čan kim oluyor ki, b├Âyle bir i┼č yapabilsin! Ben sadece All├óhÔÇÖa tevekk├╝l ettim de Rabbim, bana o arslana kar┼č─▒ koluma kuvvet, g├Ânl├╝me n├╗r ihs├ón etti. Bunlar da bana cesaret ve ┼čec├óat verdi. Akl─▒m─▒ kullanmay─▒, yani ince d├╝┼č├╝n├╝┼č├╝ ├Â─čretti. B├Âylece bende o az─▒l─▒ arslan─▒ dize getirebilecek il├óh├« bir kudret h├ós─▒l oldu da o z├ólime boyun e─čmeyip can─▒m─▒ kurtarmaya muvaffak oldum; sel├ómete ula┼čt─▒m.ÔÇŁ

Hazret-i Mevl├ón├ó, BeydebaÔÇÖn─▒n Kel├«le ve Dimne* adl─▒ eserinden iktibas ederek geli┼čtirdi─či bu hik├óyeye nice m├ón├ólar s─▒─čd─▒rm─▒┼čt─▒r.

Azg─▒n arslan, nefs-i emm├óreyi temsil eder. Tamah ederek atlad─▒─č─▒ kuyu ise, d├╝nyad─▒r. Hazret-i Mevl├ón├ó buyurur:

ÔÇťEy ki┼či! Senin nefsin, bu d├╝nya kuyusunun dibine, h─▒rsla, tamahla atlam─▒┼č, mahpus bir arslan gibidir. Nefsini yen de tav┼čan gibi h├╝r dola┼č… Sen tav┼čan gibi olan r├╗h├óniyet cevherinin k─▒ymetini bil ve onu kem├óle erdir ki, m├óneviyat ikliminde haset ve ihtiras─▒n pen├žesinden kendini kurtarabilesin.ÔÇŁ

Demek ki, d├╝nyev├« arzular mihrap ve k─▒ble h├óline gelince; insan, zaaflar─▒n─▒n putperesti oluyor. Nas─▒l ki g├Âz├╝ne iki parma─č─▒n─▒ perde yapan kimse zifir├« bir karanl─▒─ča d├╗├ž├ór oluyorsa, g├Ân├╝l g├Âz├╝n├╝ gaflet perdesiyle kapatanlar da m├óneviyat g├╝ne┼činin mahrumu oluyor. Asl├« hakikatini, der├╗n├« ist├«datlar─▒n─▒ dum├╗ra u─črat─▒yor… Kendini nefs canavar─▒na teslim eden insan─▒n ac─▒kl─▒ ├ók─▒beti ne hazindir! Ten pl├ón─▒nda ├Âmr├╝n├╝ id├óme ettirmek i├žin, ├Âteleri d├╝┼č├╝nmek istemez. ├ľl├╝mden ka├žar, ├óhireti d├╝┼č├╝nmez ve d├╝nyaya saplan─▒r. Kabirleri seyretmek bile onun huzurunu ka├ž─▒r─▒r. Gafil├óne bir ┼čekilde ├Âl├╝mden ka├žacak yer arar durur. Bu gafil├óne hayat─▒n neticesi ne ac─▒d─▒r! ├éyet-i ker├«melerde buyurulur:

ÔÇťHuz├╗rumuza ├ž─▒kacaklar─▒n─▒ beklemeyenler, d├╝nya hayat─▒na r├óz─▒ olup onunla rahat bulanlar (onunla tatmin olduklar─▒n─▒, huzura kavu┼čtuklar─▒n─▒ zannedenler) ve ├óyetlerimizden gafil olanlar yok mu, i┼čte onlar─▒n, kazanmakta olduklar─▒ (g├╝nahlar) y├╝z├╝nden varacaklar─▒ yer, ate┼čtir!ÔÇŁ (Y├╗nus, 7-8)

Y├╗nus Emre Hazretleri de nefsi bir d├╝┼čman, d├╝nyay─▒ da bir tuzak bilmenin ve d├óim├ó nefse muhalefet etmenin l├╝zumunu ne g├╝zel ifade eder:

Nefsine muh├ólif ki┼či, durmaz akar g├Âz├╝ ya┼č─▒,

Bunda nefse uyan ki┼či dalmaz Kevser g├Âllerine.

Kevser havz─▒na dalanlar, ├Âlmezden evvel ├Âlenler,

Nefsini d├╝┼čman bilenler, konar T├╗b├ó dallar─▒na.

T├╗b├ó dal─▒ndan u├žanlar, y├╝ce makamlar ge├ženler,

┼×ar├óben tah├╗r i├ženler, banmaz d├╝ny├ó ballar─▒na.

Arslan hik├óyesine daha farkl─▒ z├óviyelerden de bak─▒lm─▒┼čt─▒r:

NEFSE HAK─░KAT─░N─░ G├ľSTERMEK

Ormanda arslan─▒n hayatlar─▒na kastetti─či s├óir mahl├╗kat da di─čer let├óife benzetilmi┼čtir. Nefs, tezkiye edilmedi─činde; insan b├╝nyesindeki as─▒l cevherler olan kalp, ruh ves├óir lat├«feleri, yani m├ónev├« organlar─▒ ├Âld├╝r├╝r, i┼člemez h├óle getirir. Let├óifi ├žal─▒┼čt─▒rarak ┬źzikrull├óh┬╗a, dolay─▒s─▒yla itmiÔÇÖn├óna erdirmek i├žin, ilk ad─▒m nefsi kontrol alt─▒na almak, yani nefs├ón├« savrulu┼člardan kurtulmakt─▒r.

Arslan─▒ bertar├óf eden tav┼čan ise, ┬źkalb-i sel├«m┬╗in emrine ├óm├óde olan ┬źakl-─▒ sel├«m┬╗ kuvvesini temsil eder. Nitekim hik├óyede g├Âsterildi─či gibi tedbirlerle; ak─▒l, nefsi m├╝c├óhede kuyusuna girmeye r├óz─▒ eder. Bunun i├žin, ona kendi korkun├ž vas─▒flar─▒n─▒ g├Âsterir.

Hazret-i Mevl├ón├ó ne g├╝zel s├Âyler:

ÔÇťEy ki┼či! Musa da Firavun da senin i├žinde gizlenmi┼čtir. ─░├žindeki MusaÔÇÖn─▒n FiravunÔÇÖa galebesi i├žin nefsini ma─čl├╗p et ki, il├óh├« vuslata mazhar olas─▒n…ÔÇŁ

─░nsan da en b├╝y├╝k d├╝┼čman─▒n─▒n, kendi nefsi oldu─čunu idr├ók etti─činde, onunla m├╝c├óhede ve m├╝cadele etmeye r├óz─▒ olur. Nefs├ón├« arzular─▒n es├óretinden kurtulup, r├╗h├ón├« ist├«datlar─▒n─▒ inki┼č├óf i├žin, oru├ž gibi, riy├ózat gibi nefsi t├Ârp├╝leyen terbiye unsurlar─▒na g├Ân├╝ll├╝ olarak girer. ─░b├ódet ve infak gibi, azg─▒n nefsin ho┼članmad─▒─č─▒ hay─▒rlara ko┼čarak, nefsin es├óretinden kurtulur.

Azg─▒n arslan─▒n ├Âlmesi ise, ┬ź├Âlmeden evvel ├Âlmek┬╗ ┼čeklindeki bir ├Âl├╝┼čt├╝r. Art─▒k let├óif ├╝lkesinde; haddini bilen, hev├ó ve heveslerini terk etmi┼č, huzura ermi┼č bir nefs olarak var olacakt─▒r.

─░nsana, nefsinin m├óhiyetini g├Âstermek ┬źs├╝nnetullah┬╗tand─▒r.

Nitekim Hazret-i Musa, ailesiyle birlikte MedyenÔÇÖden d├Ânerken T├╗r Da─č─▒ civar─▒nda ilk kez vahy-i il├óh├«ye muhatap olmu┼čtu. Bu y├╝ce ve s─▒rl─▒ m├╝k├óleme i├žinde Cen├ób-─▒ Hak sordu:

ÔÇťÔÇôElindeki nedir ey Musa?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBenim as├ómd─▒r, y├ó Rabbi!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇô(Onu ne yap─▒yorsun?)ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôOna dayan─▒yorum…ÔÇŁ

ÔÇťÔÇô(BenÔÇÖden ba┼čka dayanacak, s─▒─č─▒nacak bir ┼čey olmad─▒─č─▒n─▒ bilmiyor musun?) At onu elinden!..ÔÇŁ

Hazret-i Musa; as├óy─▒ at─▒nca onun hakikatini, bir y─▒lan s├╗retinde g├Ârd├╝ ve ondan korktu. Cen├ób-─▒ Hak ise, onu eline almas─▒n─▒ emrederek, eski h├óline d├Ând├╝rd├╝. (Bkz. T├óh├ó, 17-21)

─░┼č├ór├« olarak tefsir edilen bu h├ódisede, tasavvuf ulem├ós─▒na g├Âre as├ó, nefs demektir. Kavmini hid├óyete memur edilecek Musa -aleyhissel├óm-ÔÇÖa ├Ânce nefsin hakikati g├Âsterilmi┼čti. Netice olarak Hazret-i MusaÔÇÖn─▒n nefse de─čil, All├óhÔÇÖa itimat etmesi; nefsinin hakikatini bilmesi ve ─▒slah─▒n─▒ ├Â─črenmesi, nefsinden korkmay─▒p All├óhÔÇÖa s─▒─č─▒narak ona h├ókim olmas─▒, b├Âylece nefsini, gayesine h├ódim eylemesi sa─članm─▒┼čt─▒.

Nefs; hay─▒rda istihdam edilmesi gereken bir enerji ve r├╗h├ón├« menziline gitmek isteyen insan i├žin, bir binektir. Fakat bu enerji ┼čerre y├Ânelirse, istikb├óli yak─▒p k├╝l edecek ├ófetlere sebebiyet verir. Bu binek, menzil-i maks├╗da giden yoldan ├ž─▒karsa, insan─▒ fel├óletlerden fel├óketlere d├╗├ž├ór eder.

Bu hik├óyeden alaca─č─▒m─▒z daha nice hisseler vard─▒r:

ÔÇťEsas hayat ├óhiret hayat─▒d─▒r.ÔÇŁ

Hayat─▒, d├╝nya gayesi ile ya┼čayanlar─▒n ve nefislerinin arzusuna g├Âre s├╝r├╝klenenlerin sonu, ├óhiret peri┼čanl─▒─č─▒d─▒r.

Bu peri┼čanl─▒ktan kurtularak; ├Âl├╝ms├╝z bir hayat yahut ihtiyarl─▒─č─▒ olmayan bir hayat arzu edilirse, bu ancak nefis engelinin a┼č─▒lmas─▒, yalanc─▒ ve f├ón├« e┼čyalar─▒n es├óretinden kurtulup HakkÔÇÖa r├óm olunmas─▒ s├╗retiyle elde edilebilir!..

Nefsini a┼č─▒p hakk─▒ ya┼čayanlar; ├ób├ód, az├«z ve insanl─▒─ča me┼čÔÇśale bir ├Ârnek olmu┼člard─▒r.

HakkÔÇÖa s─▒─č─▒nmak ve hakk─▒ ya┼čamak, ya┼čayan i├žin izzettir; bunun z─▒dd─▒ olarak nefse yaltaklanmak ise, zillet ve h├╝srand─▒r.

Nefsine ma─čl├╗p gafil insanlar─▒n d├╝nyal─▒k evleri, ├ódet├ó ya┼čayan ├Âl├╝lerin aile kabristan─▒d─▒r.

Hayat cezb ve inciz├ób kanununa t├ób├«dir. Nefs├« hayat, f├ós─▒klar─▒ cezbeder. R├╗h├óniyet, s├ód─▒k ve s├ólihleri kendine ├žeker. K├╝f├╝r, k├ófiri; ir┼čad da ir┼č├óda t├ólib olan m├╝ster┼čidi cezbeder.

Nefs├ón├« olarak ya┼čanan bir d├╝nya hayat─▒ ise, hel├óke g├Ât├╝ren hayal, serap, hile ve des├«selerle doludur.

├ç├╝nk├╝ insan nefs├óniyete d├╗├ž├ór oldu─čunda, f─▒trat─▒nda bulunan ceh├ólet, ┼čehvet, ihtiras, kibir, gurur, cimrilik ve ├Âfke gibi tem├óy├╝llerle hareket eder, il├óh├« nimetler kar┼č─▒s─▒nda nank├Ârl├╝─če d├╝┼čerek g├╝nahlar i┼čler.

─░nsan─▒n iki d├╝nyas─▒n─▒ berbat eden g├╝nahlar, nefislere; tatl─▒ bir meltem r├╝zg├ór─▒ gibi ho┼č gelir.

H├ólbuki, ham nefsin zevk sand─▒─č─▒ ┼čeyler, gelip ge├žicidir. ├çorak yere ekilmi┼č tohum gibidir. Bitmez, meyve vermez. Ondan elde edilecek mahs├╗l, pi┼čmanl─▒kt─▒r. K├ór─▒ da zarardan ba┼čka bir ┼čey de─čildir.

Fakat insan kendi ay─▒plar─▒na kar┼č─▒ ├óm├ó olur. Nas─▒l ki, parmaklar─▒ cerahatli bir kimse, yemek yerken elindeki cerahatler kendisini tiksindirmez ve kar┼č─▒s─▒ndakinin tiksindi─činin de ekseriy├ó fark─▒na varmaz ise; nefsin sultas─▒ alt─▒nda ya┼čayan gafillerin de hatalar─▒ kendilerini rahats─▒z etmez ve maruz kald─▒klar─▒ ve etrafa verdikleri zarar─▒n da fark─▒na varamazlar. ├ç├╝nk├╝ gaflete bir z─▒rh gibi b├╝r├╝nenler, Hak ve hakikat kar┼č─▒s─▒nda sa─č─▒rla┼č─▒rlar ve ├óm├óla┼č─▒rlar.

Bu sebeple;

Ak─▒lla, nefis tezkiyesi olunamaz. Ak─▒lda kendini be─čenme duygusu h├ókimdir. Tezkiye ancak kalp ile olabilir. Hazret-i Mevl├ón├ó gibi Hak dostlar─▒, g├Ânl├╝n kula─č─▒na bu gibi hikmetli s├Âzleri f─▒s─▒ldayarak, onlar─▒ tevbeye, insanl─▒k yoluna davet ederler:

ÔÇťEy g├Ân├╝lden g├╝nah i┼člemeye istekli olan, nefs├ón├« arzular─▒n─▒ gizlice tazeleyen ki┼či; sen, ├«m├ón─▒ tazele, fakat yaln─▒z dilinle s├Âyleyerek de─čil de kalbinle tazele.

Nefs├ón├« istekler, ┼čehv├ón├« arzular tazelendik├že ├«man tazelenmez; ├ž├╝nk├╝ ┼čehvetin, nefsin dile─čine uymak Hak kap─▒s─▒n─▒ kapar, kilitler.ÔÇŁ

Nitekim bir kul, ne kadar ak─▒ll─▒, zek├« olursa olsun, hangi m├ónev├« makam, mertebe ve ├╝st├╝nl├╝kte olursa olsun; nefis ve ┼čeytan, d├óim├ó pusuda beklemekte ve f─▒rsat─▒n─▒ bulur bulmaz, ayaklar─▒ s─▒rat-─▒ m├╝stak├«mden kayd─▒rabilmektedir.

Kalp tasfiyesi vas─▒tas─▒yla ger├žekle┼čtirilecek nefis tezkiyesi, nefse kar┼č─▒ bir cihadd─▒r. Nefis cih├ód─▒, kalb├« e─čitim ve m├ónev├« terbiyedir. Gaye, ahl├ók─▒ y├╝celtmek ve insan─▒ m├ónen olgunla┼čt─▒rarak ┬źins├ón-─▒ k├ómil┬╗ h├óline getirmektir.

Bu h├óle v├ós─▒l olanlar─▒n; yani f├ón├« ve nefs├ón├« varl─▒─č─▒ndan s─▒yr─▒l─▒p asl─▒na ruc├╗ eden bir cevher k─▒v├óm─▒na erenlerin g├Ân├╝l nid├ólar─▒, ├╝zerinden as─▒rlar ge├žmesine ra─čmen ne eksilir, ne kirlenir, ne de kokar!..

Ne mutlu o kıvâma erebilenlere!..

Y├ó Rabb├«! Bizleri nefislerimizin ┼čerrinden hal├ós eyle! Bizi bir g├Âz a├ž─▒p kapay─▒ncaya kadar dah├«, nefsimizin eline b─▒rakma!.. Nefsimize takv├ós─▒n─▒ ver. Bizlere nefs├ón├« hoyratl─▒klardan kurtulma azmi ve r├╗h├ón├« ist├«datlar─▒m─▒z─▒ inki┼č├óf ettirme kuvveti nas├«b eyle!..

Âmîn!..

________________________________________

* Hayvanlar─▒ konu┼čturmak s├╗retiyle insanlara hikmet ve hakikatleri anlatan bir eser.