YARATILI┼× GAYEM─░Z All├óhÔÇÖa Kul Olmak ve Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒ Kalpte Tan─▒yabilmek…

YAZAR : M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

Herkes bir gayenin pe┼činde.

Zalimler de merhametli kimseler de. ┼×eytanlar da, melekler de. ├ľld├╝renler de ├Âld├╝r├╝lenler de. Karn─▒ a├ž, kimsesizler de bir gaye pe┼činde; doymayan ├ž─▒lg─▒nlar da. S├Âm├╝renler de, s├Âm├╝r├╝lenler de kendilerine g├Âre mutlaka bir gayeye sahip.

Yani koca d├╝nya, herkes i├žin;

├édeta bir gayeler deposu. O depoda gaye n├óm─▒na yok, yok. En k├Ât├╝ye de, en iyiye de her t├╝rl├╝ gaye var. Gayelerin sebepleri, mazeretleri ve bahaneleri var. Rezaletler i├žin de var, faz├«letler i├žin de. Katliamlar i├žin de y─▒─č─▒nla sebepler var, ┼čefkat ve ad├óletler i├žin de.

Bir zalimin gayesi nedir, bahanesi ne?

Ya;

Bir âlimin, bir mazlumun, bir masumun gayesi ve sebepleri?

┼×eytanlar─▒n gayesi nedir, meleklerin gayesi ne? Sebepleri ne? Karn─▒ a├ž kimselerin, ├╝┼č├╝yenlerin, evsizlerin, yetimlerin gayesi ne? Tok doyumsuzlar─▒n, ├ž─▒lg─▒nlar─▒n, sefihlerin, gaddarlar─▒n, cimrilerin gayesi ne? Fesat ve karga┼ča ├ž─▒karanlar─▒n, huzur ve hakk─▒ ├ži─čneyenlerin, insanl─▒k ve ad├óleti yok etmek isteyenlerin gayesi ne? S├Âm├╝renlerin, bozguncular─▒n, sapk─▒nlar─▒n, cahillerin, gafillerin, nefs├óniyet zeb├╗nu olanlar─▒n gayeleri nedir, bahaneleri ne?

Bir kar─▒ncan─▒n, bir a─čustos b├Âce─činin de bir gayesi ve sebebi var. Tilkilerin, vampirlerin, canavarlar─▒n ve ceyl├ónlar─▒n da durumu ayn─▒. Ku┼člar─▒n, kurtlar─▒n, kuzular─▒n, e┼čeklerin, kat─▒rlar─▒n, kargalar─▒n, ar─▒lar─▒n ve b├╝lb├╝llerin de durumu ayn─▒.

Hep varl─▒k, bir gaye ve sebep etraf─▒nda ├Âm├╝r s├╝r├╝yor.

Fakat sonunda her ├Âm├╝r bitiyor.

├ç├╝nk├╝ hayat─▒n da ├Âl├╝m├╝n de bir gayesi ve sebebi var.

Mesele;

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n istedi─či gaye.

O da;

Kulluk.

Y├╝ce Yaratan, buyuruyor ki:

ÔÇťBen cinleri ve insanlar─▒, ancak Bana kulluk etsinler diye yaratt─▒m.ÔÇŁ (ez-Z├óriy├ót, 56)

Hazret-i Allah, bu hakikatin daha iyi anla┼č─▒lmas─▒ i├žin soruyor:

ÔÇťSizi bo┼čuna yaratt─▒─č─▒m─▒z─▒ ve bize tekrar d├Ând├╝r├╝lmeyece─činizi mi sand─▒n─▒z?ÔÇŁ (el-M├╝ÔÇÖmin├╗n, 115)

ÔÇť─░nsan, kendisinin ba┼č─▒bo┼č b─▒rak─▒laca─č─▒n─▒ m─▒ zanneder?ÔÇŁ (el-K─▒y├óme, 36)

B├Âylesi bir zann─▒n i├žinde bo─čulup peri┼čan olanlar─▒n ahv├óli ise yine ├óyet-i ker├«melerin diliyle ┼č├Âyle ifade buyurulur:

ÔÇťHalk─▒ zalim olan nice kasabalar─▒ k─▒r─▒p ge├žirdik!

Onlardan sonra;

Ba┼čka milletler var ettik.

Onlar bizim bask─▒n─▒m─▒z─▒ hissettiklerinde, oradan ka├žmaya koyuluyorlard─▒.

Dedi ki:

┬źÔÇĺ(Bo┼čuna) ko┼čup ka├žmay─▒n!

Size nimet verilen yere, yurtlar─▒n─▒za d├Ân├╝n!

Elbette hesaba ├žekileceksiniz!┬╗

Dediler ki:

┬źÔÇĺVay ba┼č─▒m─▒za gelenlere!

Hi├ž ┼č├╝phesiz;

Biz haks─▒zl─▒k yapm─▒┼č kimseleriz!┬╗

Biz onlar─▒;

Bi├žilmi┼č ot ve bir y─▒─č─▒n k├╝l haline getirinceye kadar hayk─▒rmalar─▒ devam etti.

(Çünkü ey insanlar!)

Biz;

ÔÇó G├Âkleri,

ÔÇó Yeri ve

ÔÇó ─░kisinin aras─▒ndakileri;

Oyun olsun diye yaratmad─▒k!

E─členme dileseydik, bunu yapacak olsayd─▒k; ┼č├ón─▒m─▒za uygun ┼čekilde yapard─▒k!

Ama yapmay─▒z!

(Bu) ger├že─či;

(Her zaman) b├ót─▒l─▒n ba┼č─▒na ├žarpar─▒z ve (bu) onun beynini par├žalar;

B├Âylece b├ót─▒l ortadan kalkar.

All├óhÔÇÖa yak─▒┼čt─▒rd─▒─č─▒n─▒z vas─▒flardan ├Ât├╝r├╝ yaz─▒klar olsun size!

G├Âklerde ve yerde ne varsa OÔÇÖnundur.

Kat─▒nda olanlar;

ÔÇó OÔÇÖna kulluk etmekten ├žekinmezler ve usanmazlar.

ÔÇó Gece ve g├╝nd├╝z, b─▒kmadan tesbih ederler.ÔÇŁ (el-Enbiy├ó, 11-20)

Y├╝ce Mevl├ó, ciddiyete davet ediyor. Hayat─▒n bir oyun oynar gibi de─čil, ekim-dikim mevsimi olarak de─čerlendirilmesi i├žin ba┼čka ├óyetlerde de tekrar ├«kaz buyuruyor:

ÔÇťBiz;

ÔÇó G├Âkleri,

ÔÇó Yeri ve

ÔÇó ─░kisinin aras─▒nda bulunanlar─▒;

Oyun olsun diye yaratmad─▒k.

Biz onlar─▒;

Ancak ve ancak gerekti─či gibi yaratt─▒k!

Fakat insanlar─▒n ├žo─ču bilmezler.

Do─črusu;

H├╝k├╝m g├╝n├╝, hepsinin bir arada bulunaca─č─▒ g├╝nd├╝r.

O g├╝n;

Dostun dosta hi├žbir faydas─▒ olmaz!

Yard─▒m da g├Ârmezler!

Yaln─▒z;

All├óhÔÇÖ─▒n merhamet etti─či kimseler bunlar─▒n d─▒┼č─▒ndad─▒r.

O; ┼č├╝phesiz g├╝├žl├╝d├╝r, merhametlidir.

Hi├ž ┼č├╝phe yok ki;

G├╝nahk├órlar─▒n yiyece─či zakkum a─čac─▒d─▒r.

(O yiyecek) kar─▒nlarda suyun kaynamas─▒ gibi kaynayan, erimi┼č maden gibidir.

(O g├╝n) denir ki:

┬źÔÇĺSu├žluyu yakalay─▒n!

ÔÇĺCehennemin ortas─▒na s├╝r├╝kleyin!

ÔÇĺSonra ba┼č─▒na azap olarak kaynar su d├Âk├╝n!┬╗

O su├žluya da ┼č├Âyle denir:

┬źÔÇĺTat bakal─▒m!

Hani ┼čerefli olan, de─čerli olan yaln─▒z sendin?

─░┼čte bu;

(D├╝nyadayken) ┼č├╝phelenip durdu─čunuz ┼čeydir!┬╗ (ed-Duh├ón, 38-50)

Buna mukabil;

ÔÇťAll├óhÔÇÖa kar┼č─▒ gelmekten sak─▒nm─▒┼č olanlar ise;

ÔÇó G├╝venli bir yerde,

ÔÇó Bah├želerde ve

ÔÇó P─▒nar ba┼člar─▒ndad─▒rlar.

ÔÇó ─░nce ipekten ve parlak atlastan giyinir,

ÔÇó Kar┼č─▒l─▒kl─▒ otururlar.

Bu b├Âyledir;

ÔÇó Onlar─▒ iri siyah g├Âzl├╝ h├╗rilerle e┼člendiririz.

Orada;

ÔÇó G├╝ven i├žinde olarak her yemi┼či isteyebilirler.

Orada;

ÔÇó ─░lk ├Âl├╝mden ba┼čka bir ├Âl├╝m tatmazlar!

Rabbin, lutfuyla onlar─▒ cehennem azab─▒ndan korumu┼čtur.

─░┼čte bu;

B├╝y├╝k kurtulu┼č!ÔÇŁ (ed-Duh├ón, 51-57)

O kurtulu┼ču anlamak ve ona mazhar olmak i├žin d├╝nya hayat─▒n─▒n ne oldu─čunu, her y├Ân├╝yle iyi bilmelidir. T├ó ki d├╝nya bir gaflet ve zul├╝m meydan─▒ olmas─▒n.

Nedir d├╝nya hayat─▒?

─░┼čte Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n tarifi:

ÔÇťDo─črusu d├╝nya hayat─▒, oyun ve oyalanmad─▒r.ÔÇŁ (Muhammed, 36)

Yine;

ÔÇťBu d├╝nya hayat─▒;

ÔÇó Sadece bir e─člence ve

ÔÇó Oyundan ibarettir.

As─▒l hayat;

Âhiret yurdundaki hayattır.

Ke┼čke bilseler!

Gemiye bindikleri zaman;

ÔÇó D├«ni yaln─▒z All├óhÔÇÖa has k─▒lar,

ÔÇó OÔÇÖna yalvar─▒rlar!

Ama;

Allah onlar─▒ karaya ├ž─▒kararak kurtar─▒nca;

ÔÇó Kendilerine verdi─či nimete nank├Ârl├╝k eder,

ÔÇó OÔÇÖna hemen e┼č ko┼čarlar.

Zevklensinler bakal─▒m!

Yak─▒nda;

Bilecekler!ÔÇŁ (el-Ankeb├╗t, 64, 66)

Fakat ┼čimdi bilmek m├╝him. Onun i├žin Cen├ób-─▒ Hak, d├╝nya hayat─▒n─▒n ne oldu─čunu daha etrafl─▒ca tarif ediyor:

ÔÇťBilin ki, d├╝nya hayat─▒;

ÔÇó Oyun,

ÔÇó Oyalanma,

ÔÇó S├╝slenme,

ÔÇó Aran─▒zda ├Âv├╝nme,

ÔÇó Daha ├žok mal,

ÔÇó Daha ├žok ├žocuk sahibi olmaktan ibarettir.

Bu;

Ya─čmurun bitirdi─či, ekicilerin de ho┼čuna giden bir bitkiye benzer.

Sonra;

Kurur, sapsar─▒ oldu─ču g├Âr├╝l├╝r.

Sonra;

├çer ├ž├Âp olur.

Ahirette;

├çetin azap da vard─▒r, All├óhÔÇÖ─▒n ho┼čnutlu─ču ve ba─č─▒┼člamas─▒ da vard─▒r.

D├╝nya hayat─▒ ise;

Sadece aldat─▒c─▒ bir ge├žinmedir.

Ey insanlar!

ÔÇó Rabbiniz taraf─▒ndan ba─č─▒┼članmaya,

ÔÇó All├óhÔÇÖa ve peygamberine inananlar i├žin haz─▒rlanm─▒┼č, geni┼čli─či yerle g├Â─č├╝n geni┼čli─či kadar olan cennete ko┼ču┼čun!

Bu;

All├óhÔÇÖ─▒n diledi─čine verdi─či lutfudur.

Allah, b├╝y├╝k l├╝tuf sahibidir.

ÔÇó Yery├╝z├╝ne ve

ÔÇó Sizin ba┼č─▒n─▒za gelen her hangi bir mus├«bet yoktur ki Biz onu yaratmadan ├Ânce o, KitapÔÇÖta bulunmas─▒n.

Bu;

Hi├ž ┼č├╝phesiz ki All├óhÔÇÖa kolayd─▒r.

Bu;

ÔÇó Kaybetti─činize ├╝z├╝lmemeniz ve

ÔÇó All├óhÔÇÖ─▒n size verdi─či nimetlerle ┼č─▒marmaman─▒z i├žindir!

Allah;

Kendini be─čenip ├Â─č├╝nen hi├ž kimseyi sevmez.ÔÇŁ (el-Had├«d, 20-23)

Bu ├óyet-i ker├«melere g├Âre tartt─▒─č─▒m─▒zda;

├ço─ču insan, ya┼č─▒yor ancak hayat─▒ tan─▒m─▒yor. ├ľncesi ve sonras─▒yla idrak etmemi┼č oluyor. B├Âyle olunca onu do─čru anlama ve de─čerlendirmeden uzak kal─▒yor; ├Âmr├╝n├╝ de, em├ónetleri de, nimetleri de ziyan ediyor.

─░l├óh├« ve asl├« ger├že─če g├Âre de─čil, kendi intib├ólar─▒na g├Âre hayat─▒ tan─▒d─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝yor, bo┼ču bo┼čuna iddia ediyor.

Hâlbuki;

Hayat─▒ do─čru bir tan─▒ma ve idrak i├žin ├╝├ž temel hakikat var:

ÔÇó Yarat─▒l─▒┼č

ÔÇó Hayat ve ├ľl├╝m

ÔÇó ├ľl├╝m ve Dirili┼č

Bu ├╝├ž temel ger├že─čin ekseninde olu┼č veya olmay─▒┼ča g├Âre insano─člu; hayata dair y─▒─č─▒nla anlay─▒┼člar, fikirler, yakla┼č─▒mlar, de─čerlendirmeler vesaireler olu┼čturmaktad─▒r. ├ľl├╝m ger├že─čini ihmal ederek hayat─▒ ele alanlar; bamba┼čka tariflerin ve ├ž─▒kmazlar─▒n t─▒kan─▒kl─▒─č─▒nda bo─čulmakta, ihmal etmeyenler ise, ├ž─▒kmazlar─▒n ortas─▒nda bile m├╝thi┼č ├ž─▒k─▒┼č yollar─▒ bulmaktad─▒r. Dirili┼č ger├že─čini g├Ârmeden ├Âl├╝m├╝ ele alanlar da, onu bir yokluk zannederek ├Âmr├╝ sorumsuzluklar i├žinde bir azap fabrikas─▒ gibi ya┼čamakta. Bir daha d├╝nyaya gelmeyece─činin vurgusu etraf─▒nda vur patlas─▒n, ├žal oynas─▒n gams─▒zl─▒─č─▒, gafletin her ├že┼čidinde say─▒s─▒z ├ž─▒lg─▒nl─▒klar ve ebed├« b├╝y├╝k hesab─▒ hi├ž hesaba katmadan zulme giriftar ┼čekilde h├╝sran peri┼čanl─▒─č─▒ i├žinde t├╝kenmekte.

Bu t├╝keni┼či fark etmemek i├žin bir ak─▒l uyu┼čturucusu h├╝km├╝nde zevk u saf├óya dal─▒┼č ve e─člence g├╝r├╝lt├╝leri aras─▒nda hayat─▒ da ├Âl├╝m├╝ de sonras─▒n─▒ da unutabilme tercihi. Hi├ž ┼č├╝phesiz ki ger├žek m├ón├óda buna hayat demek m├╝mk├╝n de─čil.

Zira;

Yarat─▒l─▒┼č─▒n do─čru bilinmedi─či yerde hayat; bir kazan├ž de─čil, kaybedi┼čtir. Hayat─▒n kazan├ž olmad─▒─č─▒ noktada ├Âl├╝m; daha b├╝y├╝k bir ├ólemde vuslat ge├židi de─čil, kurtulmas─▒ imk├óns─▒z bir azap tuza─č─▒d─▒r. ├ľl├╝m├╝n vuslat ge├židi olmad─▒─č─▒ bir durumda dirili┼č; m├╝stesn├ó bir l├╝tuf sabah─▒n─▒n ve sonsuz m├╝k├ófat g├╝ne┼činin do─ču┼ču de─čil, ebed├« bir fel├óketin alevleri ortas─▒na yuvarlan─▒┼čt─▒r. Dirili┼čin sonsuz m├╝k├ófat sabah─▒ olmad─▒─č─▒ g├╝n, insan i├žin her ┼čeyin bitti─či bir g├╝nd├╝r. Tel├ófisi olmayan ne k├Ât├╝ bir g├╝nd├╝r!

├ľmr├╝n hakikati bu de─čil.

B├Âyle harap olmak i├žin de─čil.

Ni├žin?

Bu noktada yarat─▒l─▒┼č─▒n sebebi ├╝zerinde yo─čunla┼čmak ve onu anlamak en do─čru cevab─▒n anahtar─▒. O anahtar olmadan hi├žbir kap─▒ tam a├ž─▒lmaz insana. Ne inan├ž kap─▒s─▒ a├ž─▒l─▒r, ne fikir kap─▒s─▒, ne tefekk├╝r kap─▒s─▒. Bu kap─▒lar a├ž─▒lmad─▒k├ža insan, ad─▒m att─▒─č─▒ ├Âl├╝m tehlikesine bile haz─▒rlanmay─▒ gereksiz g├Âr├╝r. Bunu konu┼čmay─▒ hafife al─▒r. Bu hususta her ┼čeyi bildi─čini zannederek ├Âl├╝m sonras─▒na dair ne s├Âylense umursamaz. En b├╝y├╝k ve sonsuz ac─▒ ger├žeklere bile dudak b├╝kme vaziyetindedir. Onlar─▒; sanki i├ži bo┼č masal, ge├žmi┼čte kalm─▒┼č bir gereksiz efsane, konu┼čulduk├ža b─▒kk─▒nl─▒k veren; ┬źAman yine mi?!.┬╗ dedirten bir ├ž├╝r├╝k sak─▒z gibi d├╝┼č├╝n├╝r. H├ólbuki onlar, b├╝t├╝n deh┼četiyle ├Ân├╝nde kendisini bekleyen mutlak bir v├ók─▒ad─▒r. Bir ad─▒m sonra kendisini i├žinde bulaca─č─▒ ├žetin ve bel├ól─▒ bir gelece─čin tam e┼či─či.

L├ókin gaflet be┼či─činden kalkamayanlara bunu anlatmak zor. T─▒pk─▒ ┼ču misalde oldu─ču gibi:

Bir ┼čah─▒s canh─▒ra┼č bir ┼čekilde ka├ž─▒yordu. Da─č-bay─▒r demeden var kuvvetiyle ko┼čmaktayd─▒. Aya─č─▒na diken batm─▒┼č, dizine ta┼č ├žarpm─▒┼č, y├╝z├╝n├╝ ├žal─▒-├ž─▒rp─▒ y─▒rtm─▒┼č, ne gam! Hi├žbir ┼čeye, hi├žbir derde, hi├žbir engele ve ├žengele ald─▒rmadan ko┼čuyordu. Hay─▒r, ko┼čmuyor, ka├ž─▒yordu. ├ç├╝nk├╝ arkas─▒nda vah┼č├« bir canavar vard─▒. Onu par├žalamak i├žin pe┼činde tozu dumana katm─▒┼č, ├ž─▒lg─▒nlar gibi onun arkas─▒ndan sald─▒r─▒yordu.

Zavall─▒ adamca─č─▒z da, deliler gibi rastgele ko┼čuyordu. Nas─▒l kurtulaca─č─▒n─▒ bilmeden, me├žhul bir ├╝mide do─čru ka├ž─▒yordu. Ensesine kadar yakla┼čan vah┼č├« homurtular alt─▒nda ├Âd├╝ kopacak h├óldeydi. Ci─čerleri de patlad─▒ patlayacakt─▒. Ne yaps─▒n? Ko┼čmaktan ve ka├žmaktan ba┼čka ├žaresi yoktu. Yakaland─▒m, yakalanaca─č─▒m korkusuyla akl─▒ da ba┼č─▒ndan gitti gidecekti. R├╝zg├ór kesilmi┼čti ama, n├ófile! Vah┼č├« canavar─▒n alevli nefesi yine ensesindeydi. Endi┼čeli ├ž─▒rp─▒n─▒┼člar i├žinde ayaklar─▒n─▒ kanat yapm─▒┼čt─▒, u├žar vaziyette ko┼čuyordu. Bir yandan da yalvar─▒yordu:

ÔÇťÔÇĺY├ó Rabb├«! Ne olur beni ┼ču pe┼čimdeki vah┼č├« canavardan muhafaza eyle! Bu ─▒ss─▒z vadide beni ondan koruyacak yeg├óne kudret SenÔÇÖsin! Ne olur All├óhÔÇÖ─▒m, beni ona yem eyleme! Bir m├╗cize lutfeyle, beni sel├ómete ula┼čt─▒r! ┼×u anda bir kar─▒nca kadar ├žaresizim, ├žorak bir toprak misali lutfuna muhtac─▒m! Medet y├ó Rabb├«!ÔÇŁ

├ľyle ko┼čuyordu ki, bast─▒─č─▒ yeri g├Ârm├╝yordu. ─░mk├ón da yoktu zaten. O da ne? Eyvah! Derin ve geni┼č bir kuyuya rastlam─▒┼čt─▒. Duramad─▒, duramazd─▒ da. Oldu─ču gibi kuyuya atlam─▒┼č oldu. Kendini bir anda bo┼člukta hissetti. Dibe d├╝┼čersem, par├žam kalmaz diye d├╝┼č├╝nd├╝. ─░├žinden;

ÔÇťDemek takd├«r-i il├óh├« b├Âyleymi┼č!ÔÇŁ diyerek g├Âzlerini yumdu.

Aman!

Derin ve k├Âr kuyunun dibine mi ├žak─▒lacakt─▒?

Tam o anda;

Olmayacak bir ┼čey oldu. ├çok ┼č├╝k├╝r! Herh├ólde y├╝ce Mevl├ó, onun ├óciz du├ós─▒n─▒ kabul buyurmu┼čtu.

Çünkü;

Kuyunun dibine d├╝┼čmedi. Hikmet-i il├óh├«, ne yukar─▒ ne dibe yak─▒n bir yerde kuyu duvar─▒nda bilek kal─▒nl─▒─č─▒nda bir a─ča├ž vard─▒. Adamca─č─▒z─▒n d├╝┼č├╝┼č├╝, i┼čte o hayat dal─▒na denk geldi ve dibe ├žak─▒lmaktan son anda kurtuldu. ┼×a┼čk─▒n bir h├óldeydi. Ya┼čad─▒─č─▒ korkular onu alt├╝st etmi┼čti. A┼ča─č─▒ bakt─▒, y─▒lanlar ve ejderhalar kayn─▒yordu. Yukar─▒ bakt─▒, vah┼č├« canavar orada kendisini bekliyordu. Tutundu─ču dala daha bir canla sar─▒ld─▒. ┼×├╝kretti:

ÔÇťÔÇĺRabbim, beni ne fec├« bir hel├ókten korudun! Sana sonsuz ┼č├╝k├╝rler olsun!ÔÇŁ

─░ki taraftaki tehlikenin b├╝y├╝kl├╝─č├╝n├╝ g├Ârd├╝k├že bulundu─ču vaziyet, ona bamba┼čka bir sa├ódet gibiydi. Bilek kadar kal─▒n bir dalda durmak; ├žileli, ─▒st─▒rapl─▒ ve zorlu da olsa, iki b├╝y├╝k fel├ókete uzak olmas─▒, ona ferahl─▒k veriyordu. Hi├ž olmasa yukar─▒daki tehlikeden emindi, d├╝┼čmedi─či m├╝ddet├že a┼ča─č─▒daki tehlikeden de emindi.

Rahat bir nefes ald─▒. Titreyi┼či ge├žmeye ba┼člad─▒. Tutundu─ču dal, ├Âyle kolay kolay kopacak kadar zay─▒f de─čildi. ├çok g├╝zel yapraklar─▒ vard─▒. Hele taht gibi oturmaya m├╝sait taraf─▒na ge├žince iyice kendine geldi. Endi┼česi ge├žti. Bakt─▒, yan taraf─▒nda buz gibi bill├╗r bir su ak─▒yordu. Kana kana i├žti. Tad─▒na doyulmayacak kadar lezzetliydi. Sanki kevserdi ya da zemzem. Derken az ilerideki ku┼člar─▒ fark etti. Hayli g├╝zel bir yerdi buras─▒. K├╝├ž├╝k bir cennetti ├ódeta. Hayran hayran seyretti. B├Âyle bir kuyuda bu g├╝zellik! Bunca imk├ónlar, nimetler, hakikaten hayret vericiydi. Derken hemen yan─▒ ba┼č─▒nda hem de kolayca eri┼čebilece─či bir bal pete─či g├Ârd├╝. ─░┼čtahla uzand─▒. M─▒r─▒ldand─▒:

ÔÇťÔÇĺG├╝zel All├óhÔÇÖ─▒m! ┼×urac─▒kta neler yaratm─▒┼čs─▒n!ÔÇŁ

Nihayet adamca─č─▒z, o darac─▒k fakat cennet gibi dedi─či yerde kendini iyice bal yemeye kapt─▒rd─▒. Yukar─▒da onun ├ž─▒kmas─▒n─▒ bekleyen canavar─▒ da unuttu, a┼ča─č─▒da onun d├╝┼čmesini bekleyen y─▒lanlar─▒ ve ejderhalar─▒ da unuttu. Hayli keyiflenmi┼čti. Endi┼česizdi.

Oysa;

─░ki b├╝y├╝k tehlikenin ortas─▒ndayd─▒. ├ťstelik k├╝├ž├╝k bir fare peydahlanm─▒┼č, onun bindi─či dal─▒ kemirmeye ba┼člam─▒┼čt─▒. Bir ara adamca─č─▒z onu fark etti. Ancak bir iki ─▒s─▒rd─▒ktan sonra bu sert a─ča├žtan k├╝├ž├╝k farenin nas─▒lsa di┼či k─▒r─▒l─▒r diye d├╝┼č├╝nd├╝. Umursamad─▒. Zaten fareyi yapraklardan dolay─▒ s├╝rekli g├Ârmedi─či i├žin onun ne kadar ne yapt─▒─č─▒n─▒ anlayamad─▒. Belki anlayacakt─▒, fakat yedi─či bal─▒n tad─▒ndan ├Âylesine mest olmu┼čtu ki, keyfini bozmak istemiyordu. Bu y├╝zden fare gitgide hayat dal─▒n─▒ inceltti─či h├ólde; bakar k├Âr olmu┼čtu, kemirme seslerine ald─▒rm─▒yordu.

Ku┼člar─▒n tegann├«leri aras─▒nda bal yemeye devam ediyordu.

Ama;

Onu bekleyen tehlikeler ayn─▒ h├óldeydi. ├ç├Âz├╝m i├žin zaman azalmaktayd─▒. Hem yukar─▒daki tehlikeye, hem a┼ča─č─▒daki tehlikeye tedbir almas─▒ gerekliydi. Vaktini tegann├«ler aras─▒nda sarho┼č bir ┼čekilde bal yeme zevkiyle ge├žirirse, nihayette yapacak hi├žbir ┼čeyi kalmayacakt─▒. Olan olacakt─▒.

Bir b├╝lb├╝l hayk─▒rd─▒:

ÔÇťÔÇĺHey gafil! Kendine gel! Uyan ┼ču zevk ├óleminden! G├Ârm├╝yor musun, hayat dal─▒n─▒ zaman faresi iyice kemirdi. Tedbirini almazsan azap ├žukuruna yuvarlanacaks─▒n! G├Âz├╝n├╝ ge├žici sulardan, yapraklardan, ballardan ├žek de yukar─▒daki canavar─▒n eri┼čemeyece─či bir cihetten, ta g├Âkleri ku┼čatan bir a─ča├žtan uzat─▒lan cankurtaran ipini g├Âr ve ona s─▒ms─▒k─▒ sar─▒l! Tamamen kurtulaca─č─▒n bir iklime y├╝ksel!ÔÇŁ

Adamca─č─▒z bu ├«kaz─▒ duydu mu, duymad─▒ m─▒? Ne oldu, ne olmad─▒?

Bu merakl─▒ suallerin cevab─▒, herkesin kendisinde.

Ancak;

Duyup ri├óyet etmi┼č olanlar ile duymay─▒p da sa─č─▒r davrananlar─▒n nasipleri birbirinden da─člar kadar farkl─▒:

ÔÇťO g├╝n;

Cennetlikler, nimetlerle me┼čgul, zevk ve e─člence i├žindedirler.

Onlar ve e┼čleri;

ÔÇó G├Âlgeliklerde,

ÔÇó Tahtlar ├╝zerine yaslanm─▒┼člard─▒r.

Orada;

ÔÇó Meyveler ve

ÔÇó Her istedikleri onlar─▒nd─▒r.

Merhametli olan Rabbin kat─▒ndan onlara;

┬źÔÇĺSel├óm┬╗ vard─▒r.ÔÇŁ (Y├ós├«n, 55-58)

Bu lutfa uzak d├╝┼čen gafillere ise;

ÔÇťAllah ┼č├Âyle buyurur:

┬źÔÇĺEy su├žlular!

Bug├╝n m├╝ÔÇÖminlerden ayr─▒l─▒n!

Ey insano─čullar─▒!

Ben size;

ÔÇó ┼×eytana tapmay─▒n; o sizin i├žin apa├ž─▒k bir d├╝┼čmand─▒r,

ÔÇó Bana kulluk edin!

ÔÇó Bu do─čru yoldur, diye bildirmedim mi?┬╗

And olsun ki;

O sizden nice nesilleri sapt─▒rm─▒┼čt─▒.

Ak─▒l etmez miydiniz?

─░┼čte bu;

Size s├Âz verilen cehennemdir.

Bug├╝n;

─░nk├órc─▒l─▒─č─▒n─▒za kar┼č─▒l─▒k girin oraya!ÔÇŁ (Y├ós├«n, 59-64)

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├╝zere;

Yarat─▒l─▒┼č gayesine g├Âre ya┼čamayan veya ya┼čayanlar─▒n cehennemlik veya cennetlik olu┼člar─▒n─▒n belli ba┼čl─▒ ├Âzellikleri var. Cen├ób-─▒ Hak onlar─▒ ┼č├Âyle s─▒ral─▒yor:

ÔÇťEvet;

Sen onlara ┼ča┼č─▒yorsun!

ÔÇó Onlar da Sen’i alaya al─▒yorlar…

ÔÇó Onlara ├Â─č├╝t verildi─činde ├Â─č├╝t dinlemezler.

ÔÇó Bir m├╗cize g├Ârd├╝klerinde onu e─členceye al─▒rlar.

Derler ki:

┬źÔÇĺBu apa├ž─▒k bir sihirdir!

├ľld├╝─č├╝m├╝z, toprak ve kemik oldu─čumuz zaman,

├ľnceki babalar─▒m─▒z,

Yahut;

Biz mi dirilece─čiz?┬╗

De ki:

┬źÔÇĺEvet hem de zelil ve hakir olarak.

Tek bir ├ž─▒─čl─▒k!

Hemen bak─▒p kal─▒rlar.

┼×├Âyle derler:

┬źÔÇĺVay bize!

─░┼čte bu ceza g├╝n├╝!┬╗

Onlara denir ki:

┬źÔÇĺ─░┼čte!

Yalanlad─▒─č─▒n─▒z h├╝k├╝m g├╝n├╝ bu!┬╗ (es-S├óff├ót, 12-21)

ÔÇť(Cennetliklerin) i├žlerinden biri ┼č├Âyle der:

┬źÔÇĺBenim bir dostum vard─▒. Bana diyordu ki:

ÔÇśÔÇĺSen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?

Ger├žekten biz, ├Âl├╝p bir toprak ve kemik y─▒─č─▒n─▒ h├óline geldikten sonra m─▒, biz mi hesaba ├žekilece─čiz?ÔÇÖ

(O konu┼čan kimse) yan─▒ndakilere seslenir:

┬źÔÇĺBakar m─▒s─▒n─▒z h├óli ne oldu?┬╗

Kendisi de bakar, onu cehennemin ortas─▒nda g├Âr├╝r.

Ona der ki:

┬źÔÇĺAll├óhÔÇÖa and olsun!

Az kals─▒n beni de mahvedecektin!

E─čer Rabbimin nimeti olmasayd─▒, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmu┼čtum!

(┼×imdi s├Âyle bakal─▒m);

Biz ├Âlmedik mi?

(G├Âr├╝yorsun ya;)

├ľl├╝m├╝m├╝z ancak birinci (safhayd─▒)! (─░kinci safhada, bak nas─▒l da dirildik! ┼×imdi sen ink├ór etti─čin azap i├žindesin. Fakat;)

Biz, azap g├Ârmeyece─čiz.┬╗

─░┼čte!

B├╝y├╝k kurtulu┼č, ┼č├╝phesiz ki bu!

├çal─▒┼čanlar, bunun i├žin ├žal─▒┼čs─▒n!ÔÇŁ (es-S├óff├ót, 51-61)

Kullu─čun her ┼čekli bunun i├žin ├žal─▒┼čman─▒n ad─▒.

Bayram da.

Bayram─▒n da bir gayesi var.

O da;

Payla┼čmak. Madd├« ve m├ónev├« payla┼čmak. Ya┼čayanlarla da vefat etmi┼č olanlarla da. Muzdariplerle de, kimsesizlerle de, yetimlerle de, mazlumlarla da payla┼čmak. Bayram─▒ payla┼čmak. Bayram iklimi olabilecek ad─▒mlar atarak payla┼čmak. Dertlere dev├ó olarak, hastaya ┼čif├ó olarak, kimsesizlere kimse olarak, mazluma yard─▒m olarak, mahruma destek olarak, muhtaca ┼čefkat ve merhamet olarak payla┼čmak. Bu keyfiyetin ad─▒ bayram. Keyf├«li─čin ad─▒ de─čil. Bencilli─čin, umursamaman─▒n ad─▒ bayram de─čil. Sadece kendini d├╝┼č├╝nmenin, ┼čahs├« d├╝nyas─▒nda oyun ve e─člencelere dalman─▒n ad─▒ bayram de─čil. Yeni ve g├╝zel elbiseler giymek, g├╝zel ve keyifli binitlerle gezmek bayram de─čil:

Bayram, be┼č elbiseyle beden s├╝slemek de─čil,
Ancak, azaptan affolu┼čun fecri, l├ólesi.
Bayram, binit i├žinde davul-d├╝mbelek de─čil,
Ancak, g├╝n├óh─▒ terk edi┼čin ecri, hamlesi… (Seyr├«)

Bayram─▒ b├Âyle olanlara ne mutlu!

Rabbim, hepimize nasîb eylesin!

Ebed├«…