A┼×KA YOLCULUK, A┼×KLA YOLCULUK

YAZAR : Ahmet SÂDIK

├çocukluk y─▒llar─▒m, AnadoluÔÇÖnun ┼čirin bir il├žesinin m├╝tev├óz─▒ bir k├Ây├╝nde ge├žti. K├Ây├╝m├╝z├╝n umur g├Ârm├╝┼č insanlar─▒; uzun k─▒┼č gecelerinde rahmetli dedemlerin evinde toplan─▒r, m├óneviyat dolu g├Ân├╝l sohbetleri yaparlard─▒.

Bir g├╝n konu; Allah adamlar─▒ndan, ric├ól-i gaybdan, ├╝├žler, yediler, k─▒rklardan a├ž─▒ld─▒. Sohbet, benim seviyemin ├žok ├╝zerinde idi. Rahmetli dedem; ├╝├ž adam─▒n beyazlar giymi┼č h├ólde ve ├╝├ž beyaz atla bu gece, seher vakti bah├žemizin geni┼č avlusundan ├ódeta u├žarak ge├žtiklerini s├Âyledi. Dedemin dostlar─▒ da bunu gayet normal kar┼č─▒lad─▒. Ben bu esrarengiz sohbetten olduk├ža etkilendim ve ├╝rkt├╝m.

O gece misafirler gittikten sonra, gidip bakmaya cesaret edemesem de sabah─▒n ilk ─▒┼č─▒klar─▒nda kendimi bah├žeye att─▒m. Beyaz karlar ├╝zerinde ├ódeta u├žar gibi giden ├╝├ž atl─▒n─▒n ayak izlerini bulmaya ├žal─▒┼čt─▒m. Y─▒llar ge├žti h├ól├ó o izin pe┼čindeyim…

├ť├ž alperen; ┼čeyhlerinden destur al─▒p, atlar─▒na binerek derg├óhtan yola ├ž─▒kt─▒lar. ─░kindi vakti, ya─čmur havas─▒ var, g├╝ne┼č batmak ├╝zere. Atlar─▒n─▒n ki┼čneme sesleri, g├Âk g├╝r├╝lt├╝lerine kar─▒┼č─▒yor. Hangi mek├ón, hangi zaman, hangi derg├óh… Hepsi me├žhul. Me├žhuller denizinde s─▒rlarla dolu bir yolculuk…

Kulaklar─▒, ┼čeyh efendinin s├Âzleri ile ├ž─▒nl─▒yor. Y├╝rekleri, onun m├ónev├« i┼čaretleri ile dolu. Vazife ve mesÔÇś├╗liyet b├╝y├╝k. Ruhlar─▒, ├ódeta kendilerine g├Âsterilen yolun m├ónev├« derinlikleri ile cezbe h├ólinde. Arkalar─▒na bile bakmadan, gecenin karanl─▒─č─▒nda kayboldular. Arkaya bakmak hizmette, edebe mug─üyirdi. Arkaya bakmak, y├╝rekle ileriye at─▒lmaya m├óni idi. Arkaya bakmakta, zorlu Teb├╝k SeferiÔÇÖnde geride kalan ├╝├ž sah├ób├«nin y├╝rek yang─▒nlar─▒ vard─▒. Bardaktan bo┼čan─▒rcas─▒na ya─čan ya─čmur, onlar─▒n bedenlerini ─▒slatm─▒yordu art─▒k…

Hepsinin ruhlar─▒nda, ─░ki Cihan G├╝ne┼či Peygamber Efendimiz ile birlikte; Bedir, Uhud, Hendek, Hayber, M├╗te fetih ve sava┼člar─▒na, Teb├╝k SeferiÔÇÖne kat─▒lan bir sah├ób├« vard─▒. Hepsinin y├╝re─činde ┬źsancak yere d├╝┼čmesin┬╗ diye can─▒n─▒ seve seve fed├ó eden bir Zeyd, bir C├ófer-i Tayyar, bir Abdullah bin Rev├óha vard─▒. Hayber KalesiÔÇÖnin kap─▒s─▒n─▒ bir y├╝kleni┼čte a├žan, d├╝┼čmanlar─▒ bir vuru┼čta yerle bir eden bir Hazret-i Ali vard─▒…

Sabah namaz─▒n─▒ birlikte ed├ó ettiler. Son kez kucakla┼č─▒p ved├óla┼čt─▒ktan sonra her biri bir y├Âne, me├žhuller denizine y├Âneldiler… Do─čuya, bat─▒ya, g├╝neye, kuzeye… Kafkaslara, Balkanlara, Orta Asya steplerine, Afrika ├ž├Âllerine… Ellerinde Ker├«m olan All├óhÔÇÖ─▒n kitab─▒ KurÔÇÖ├ón, g├Ân├╝lleri Peygamber sevdas─▒ ile dolu, az─▒klar─▒ ise Hak dostlar─▒na muhabbet… Ruhlar─▒n─▒n vecdini binlerce kilometre ├Âtelere ta┼č─▒maya ├žal─▒┼čma a┼čk─▒ ile yola ├ž─▒kt─▒lar.

Gen├ž MusÔÇśab, ├Ânlerinde bir ─▒┼č─▒k gibi parl─▒yordu. G├Ân├╝l d├╝nyalar─▒n─▒ MusÔÇśab ile s├╝sl├╝yorlard─▒. O MusÔÇśab -rad─▒yall├óhu anh- ki MekkeÔÇÖnin en zengin ailelerinden birisinin biricik o─člu idi. MusÔÇśab Mekke sokaklar─▒na ├ž─▒kt─▒─č─▒ zaman, bir ─▒rmak gibi akar, MekkeÔÇÖnin b├╝t├╝n k─▒zlar─▒n─▒n y├╝re─či ona olan sevda ile yanard─▒. Onun kalbine Allah sevdas─▒ yerle┼čtikten sonra, her ┼čeyi bir ├ž─▒rp─▒da terk etti. Allah yolunda, Peygamber sevdas─▒ ile ilk muallim olarak MedineÔÇÖye hizmete ko┼čtu. ┼×eh├ódet ┼čerbetini i├žti─či vakit; defnedilirken, ba┼č─▒ndaki sar─▒k kefen yap─▒ld─▒─č─▒nda, ba┼č─▒ ├Ârt├╝lse ayaklar─▒, ayaklar─▒ ├Ârt├╝lse ba┼č─▒ a├ž─▒k kal─▒yordu. MusÔÇśab; bir can par├žas─▒, bir a┼čk k─▒v─▒lc─▒m─▒, bir a┼čk ate┼či. Y├╝re─čindeki yang─▒n─▒ ├ža─člar ├Âtesine ta┼č─▒yan bir delikanl─▒… UhudÔÇÖda ┼čehid oldu─ču zaman, elindeki sanca─č─▒ meleklerin devrald─▒─č─▒ yi─čit…

Vehb bin Keb┼če -rad─▒yall├óhu anh- ├Ânlerinde bir kandildir. ÔÇťPeygamber Efendimiz onu, ├çinÔÇÖde tebli─č hizmetinde bulunmak ├╝zere vazifelendirmi┼čtir. H├ólbuki o zaman─▒n ┼čartlar─▒yla ├çin, bir y─▒ll─▒k mesafededir. Bu sah├ób├« oraya kadar gidip, uzun bir m├╝ddet tebli─čde bulunduktan sonra, g├Ânl├╝n├╝ kavuran Ras├╗lullah hasretini bir nebze dindirebilmek ├╝midiyle Medine yollar─▒na d├╝┼čm├╝┼čt├╝r. Bir y─▒l s├╝ren ├žileli bir yolculu─čun ard─▒ndan nurlu MedineÔÇÖye v├ós─▒l olmu┼č, fakat ne yaz─▒k ki Hazret-i Peygamber vefat etmi┼č oldu─ču i├žin, OÔÇÖnu g├Ârememi┼čtir. Hasreti bir kat daha artm─▒┼č olarak, Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n kendisine emretti─či hizmetin kudsiyyetinin idraki i├žinde tekrar ├çinÔÇÖe d├Ânm├╝┼č ve bu hizmetteyken r├╗hunu teslim etmi┼čtir.ÔÇŁ

Eb├╗ Eyy├╗b el-Ens├ór├« -rad─▒yall├óhu anh- HazretleriÔÇÖni doksan ya┼č─▒nda ─░stanbulÔÇÖa getiren ve ona;

ÔÇťVefat etti─čim zaman beni d├╝┼čman s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde ula┼čabildi─činiz en u├ž noktaya defnedin!ÔÇŁ dediren ruh, onlar─▒n da r├╗h├óniyetlerini ku┼čatm─▒┼čt─▒r. Onlar, art─▒k d├Ân├╝lmez bir sevdan─▒n mahk├╗mlar─▒d─▒rlar…

FasÔÇÖtan End├╝l├╝s k─▒y─▒lar─▒na ├ž─▒kt─▒─č─▒ zaman, donanman─▒n gemilerinin yak─▒lmas─▒ emrini verip;

ÔÇť├ľlmek var d├Ânmek yok!ÔÇŁ diyerek askerlerine zafer veya ┼čehidlik ufkunu g├Âsteren T├ór─▒k bin Ziyad, ├ódeta onlar─▒n da t├╝m gemilerini ate┼če verdi. Art─▒k ┬ź├ľlmek var d├Ânmek yok!┬╗ d├╝sturu onlar─▒n hayat tarz─▒ oldu…

Onlar, b├╝y├╝k kumandan Ukbe bin N├óf├«ÔÇÖnin izinden gidiyorlard─▒. Ukbe bin N├óf├«, Atlas OkyanusuÔÇÖnun kenar─▒nda at─▒n─▒ dizlerine kadar denize s├╝r├╝p ┼č├Âyle hayk─▒rm─▒┼čt─▒:

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒m! ┼×u deniz kar┼č─▒ma ├ž─▒kmasayd─▒, SenÔÇÖin ismini y├╝celtmek yolunda b├╝t├╝n d├╝nyay─▒ fethederdim. All├óhÔÇÖ─▒m, ┼čahid ol!..ÔÇŁ

Onlar;

Malazgirt Ovas─▒ÔÇÖnda beyaz kefenli─čini giyerek AnadoluÔÇÖnun kap─▒lar─▒n─▒ m├╝sl├╝man-T├╝rklere a├žan Alparslan;

ÔÇťYa ben ─░stanbulÔÇÖu al─▒r─▒m, ya ─░stanbul beni al─▒r.ÔÇŁ diyerek, ─░stanbulÔÇÖun fethi ile ├ža─č kapay─▒p ├ža─č a├žan Fatih;

Peygamber m├╝jdesine n├óil olabilmek i├žin, can─▒ pahas─▒na bayra─č─▒ bur├žlara diken, binlerce Ulubatl─▒ HasanÔÇÖd─▒…

ÔÇťAllah; m├╝ÔÇÖminlerden, mallar─▒n─▒ ve canlar─▒n─▒, kendilerine (verilecek) cennet kar┼č─▒l─▒─č─▒nda sat─▒n alm─▒┼čt─▒r…ÔÇŁ ├óyet-i cel├«lesinin muhatab─▒ olan bu vuslat yolcular─▒, a┼čk umman─▒nda yol almaya devam ettiler.

├ť├ž atl─▒, zaman─▒n ve tarihin derinliklerinde ak─▒p gittiler. Zaman geldi; atlar─▒n─▒n arkas─▒nda b├╝y├╝k bir toz dumana kar─▒┼čt─▒. Zaman geldi; atlar─▒n─▒n ayaklar─▒n─▒n ta┼člara ├žarpmas─▒ndan olu┼čan k─▒v─▒lc─▒mlar, bir ┼čim┼če─če d├Ân├╝┼čt├╝. Ta┼č─▒d─▒klar─▒ ate┼č hi├žbir r├╝zg├ór─▒n s├Ând├╝remeyece─či bir y├╝rek yang─▒n─▒n─▒n me┼čÔÇśalesi oldu… Her bir atl─▒, bin y├╝rek…

Bazen Peygamber ┼čehri MedineÔÇÖden ├ž─▒kt─▒lar yola; bazen g├╝ne┼čin do─čdu─ču yer anlam─▒na gelen HorasanÔÇÖdan; bazen SemerkantÔÇÖtan, BelhÔÇÖten, ErdebilÔÇÖden… Bazen de ─░stanbulÔÇÖdan… Y├╗nus DedeÔÇÖnin g├Ân├╝l derg├óh─▒ndan… ├ľnlerinde durmadan yanan bir kandil, yol g├Âsterdi; bazen melekler oldu k─▒lavuzlar─▒, bazen de H─▒z─▒r… Y├╝reklerindeki med-cezirler dalga dalga as─▒rlarca, binlerce y├╝re─če yay─▒ld─▒…

Onlar─▒; Muhammed Bah├óeddin Nak┼čibend, Abd├╝lk─üdir-i Geyl├ón├«, ┼×ems-i Tebriz├«, Yahya ┼×irv├ón├«, Aziz Mahmud H├╝d├óy├«, Mevl├ón├ó Cel├óleddin, Y├╗nus Emre, Emir Buh├ór├«, Muhammed ├ťft├óde ve benzerlerinin r├╗h├óniyetleri, ┬źsonsuz ufuklar─▒n seyyah─▒┬╗ etti. Her biri bir heyecan, a┼čk ve g├Ân├╝l insan─▒ oldu. Mevl├ón├ó; sekiz ya┼č─▒nda ya┼č─▒tlar─▒ ile oynarken, arkada┼člar─▒n─▒n;

ÔÇťÔÇôDamdan dama atlayal─▒m!ÔÇŁ s├Âzlerine;

ÔÇťÔÇôO i┼č, kedi k├Âpeklerin i┼čidir, gelin biz g├Âklere ├ž─▒kal─▒m!ÔÇŁ der.

─░┼čte onlar─▒n dertleri de ufuklarda dola┼čmak, y─▒ld─▒zlara ├ž─▒kmak olmu┼čtur. Onlar ┬źasil ruhlar─▒ ile o kah─▒r tecell├«lerinin galip g├Âr├╝nd├╝─č├╝ g├╝n├╝m├╝zde, tabiattaki milyonlarca ├žak─▒l ta┼č─▒ aras─▒nda bar─▒nan m├╝stesn├ó bir m├╝cevher┬╗ olmu┼člard─▒r.

Bir Allah dostunun;

ÔÇťBir a┼čk odu yakt─▒k, Diy├ór-─▒ R├╗mÔÇÖa att─▒k.ÔÇŁ dedi─či a┼čk ate┼či, binlerle y├╝rek yang─▒n─▒na d├Ân├╝┼čt├╝ ve koskoca bir d├╝nyay─▒ yang─▒n yerine ├ževirdi. Bu a┼čk me┼čÔÇśalesi ve ate┼či, as─▒rlarca ├Ân├╝m├╝z├╝ ve ufkumuzu ayd─▒nlatageldi.

Yaz─▒m─▒z─▒n ba┼č─▒nda belirtti─čimiz gibi, y─▒llar ge├žse de biz h├ól├ó o kutlu sefere ├ž─▒kanlar─▒n ayak izlerini aramakla me┼čgul├╝z. Bulmak ne m├╝mk├╝n! Ama onlar─▒n hizmet a┼čk─▒, heyecan─▒ ve r├╗hu; bizler i├žin ebed├« kurtulu┼č yollar─▒n─▒ ayd─▒nlatan, parlak birer y─▒ld─▒z oldu. Onlar─▒n a┼čk ate┼činden, y├╝re─čimize bir k─▒v─▒lc─▒m d├╝┼čer ├╝midi ile…