Vuslat Bayram─▒ ─░├žin VAK─░T VARKEN!

YAZAR : M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

Son ├ón─▒na ┼čahit oldu─čum iki ki┼čiyi hi├ž unutam─▒yorum.

Biri;

Eldeki vakti ziyanla ge├žirmi┼č, nefeslerinin bitti─či yerde; ┬źeyvah┬╗ dolu ├žaresiz bak─▒┼člarla ├ž─▒rp─▒n─▒yordu. G├Âzleri b├╝y├╝m├╝┼č, dili tutulmu┼č, g─▒rtla─č─▒ h─▒r─▒lt─▒larla dolmu┼čtu. Her h├óliyle pi┼čmanl─▒─č─▒n pen├žesinde; ┬ź├éh bir geri d├Ânebilsem!┬╗ fery├ód─▒ idi ├ódeta son nefesi.

O anda fark ettiklerini yapacak vakti ne yaz─▒k ki yoktu.

Ama yapabilmek i├žin neler vermezdi ki! Verirdi, fakat verecek hi├žbir ┼čeyi de yoktu. Vakit bitmi┼č, her ┼čey bitmi┼čti. B├╝t├╝n em├ónetler, geri al─▒nm─▒┼č; can─▒ da bedeni de elinden al─▒nm─▒┼čt─▒.

Çünkü her emânet, vakitle mukayyetti.

Sadece vakit varken, da─č gibi gayretler m├╝mk├╝nd├╝. Vakit yokken ise, k├╝├ž├╝c├╝k bir tel├ófi bile m├╝mk├╝n de─čildi. Bu ger├že─čin ac─▒s─▒, herh├ólde ona ├Âl├╝m├╝n ac─▒s─▒ndan daha a─č─▒r gelmi┼čti. ├ľl├╝m vakti ne kadar a─č─▒r da olsa nihayet ge├žecekti, fakat vakit varken yapmad─▒klar─▒n─▒n ─▒st─▒rab─▒ ve azab─▒ hi├ž ge├žmeyecekti.

O ki┼činin;

Bu ac─▒ ger├žekle biten ├Âmr├╝n├╝n simsiyahl─▒─č─▒, cans─▒z bedeninde korkun├ž bir iz b─▒rakt─▒. Kim bilir r├╗hunun d├╝┼čt├╝─č├╝ vaziyet ne kadar ziyade korkun├žtu!

Di─čer ki┼či ise bunun tam tersi.

Tam yirmi sene evveldi. Umredeydim. S─▒cak bir g├╝n├╝n ├Â─čle civar─▒ idi. G├╝ne┼čin yak─▒c─▒l─▒─č─▒na ald─▒rmayan a┼čk dolu perv├óneler, K├óbeÔÇÖnin etraf─▒nda felekler gibi d├Ân├╝yordu. Fazla kalabal─▒k da de─čildi. Onlar─▒n h├óli ve tavaf─▒n m├╝saitli─či beni de cezbetti, aralar─▒na kat─▒ld─▒m. ├édeta d├╝nyadan ├óhirete do─čru muazzam ve m├╝b├órek bir d├Ân├╝┼č├╝n ortas─▒nda buldum kendimi. ├ťzerimizde u├žu┼čan ku┼člar g├Ânl├╝me f─▒s─▒ld─▒yordu:

Dinle duy, lebbeyke ├ž─▒nlar her taraf,
H─▒├žk─▒r─▒r her s├«ne: Af y├ó Rabbi, af!
Can Muhammed bizle eylerken tavaf,
Her ┼čey AllahÔÇÖtan gelen bir dil gibi…

O dile kulak verdik├že daha yak├«nen g├Ârd├╝m ki:

Simsiyah ta┼č, nur sa├žan cennet s├╝s├╝,
Feyz u rahmet kimsenin olmaz k├╝s├╝,
G├Âz ta┼čarken, K├óbeÔÇÖnin pak ├Ârt├╝s├╝,
Can tesell├« eyleyen mendil gibi…

O mendilde niceleri g├Âzya┼člar─▒n─▒ dindirmeye ├žal─▒┼č─▒rken niceleri de ak─▒tmaya ├žal─▒┼č─▒yordu. O esnada az ilerimde iri yar─▒ babayi─čit bir gen├ž dikkatimi ├žekti. Nas─▒l da i├žten d├Ân├╝yordu. V├╝cudunun iri yap─▒l─▒ olu┼čuna z─▒t bir incelikle, sanki tatl─▒ bir kar tanesi gibi kimseye ├žarpmadan u├žuyordu. A┼čk─▒n hararetinde erimeye kendini kurban etmi┼č bir kar tanesi gibi. Her ┼čavtta ona denk geldik├že benim g├Ânl├╝m de co┼čmaktayd─▒:

Bak nas─▒l perv├óne olmu┼č K├óbeÔÇÖde,
Ba─čr─▒ ├ó┼č─▒klar, yanan kandil gibi…
Bak ┼ču ─░br├óh├«mÔÇÖe benzer, kalbi de,
Teslim etmi┼č boynu ─░sm├óil gibi…

Rabbimin devranda ┬źbeytull├óh┬╗─▒ bu,
Sen tav├óf et, buldurur All├óhÔÇÖ─▒ bu,
Bir harem mescid, Habib dergâhı bu,
├ça─čl─▒yor ├ó┼č─▒k y├╝rekler Nil gibi…

Bu ├ža─člay─▒┼č, yer yer sesli du├ólar─▒n ortas─▒nda ├žok sessiz ve derindendi. Bembeyaz kefenler i├žinde n├╗ra a├ž─▒lan g├Ân├╝llerin ├ža─člay─▒┼č─▒ idi bu:

K─▒ble eksen, sanki mah┼čer ├ólemi,
Bembeyaz ihram kefenler âdemi,
Sonra a┼čk─▒n can diriltir zemzemi,
Her yudum, kevserle bir s├óhil gibi… (Seyr├«)

Tavaf─▒n son ┼čavt─▒na ba┼člam─▒┼čt─▒m. HaceruÔÇÖl-esvedi ge├žince yine o babayi─čit gence rastlad─▒m. ├ť├ž ad─▒m ├Ân├╝mde; ├Âyle co┼čkun, ├Âyle huzurlu, ├Âyle canl─▒, ├Âyle l├óh├╗t├« bir h├óli vard─▒ ki, tarifler ├Âtesi. Az sonra hat├«m k─▒sm─▒n─▒ ge├žtik. R├╝kn-i Yem├ón├«ÔÇÖye do─čru ayn─▒ i┼čtiyak, ayn─▒ a┼čk, ayn─▒ kanatlar ile kar tanesi gibi u├žan o muhlis gen├ž, orada All├óhÔÇÖa vuslat a┼čk─▒n─▒n hararetinde arzu etti─či erime noktas─▒na geldi. Hafif bir sesle bu d├╝nya bah├žesinde son kez; ┬źAllah!┬╗ dedi ve yine hi├ž kimseye ├žarpmadan yere uzan─▒verdi.

Ko┼čtular.

Yap─▒lacak bir ┼čey var m─▒ diye damar─▒na bakt─▒lar. Vefat etmi┼čti. O kar tanesi, ezelden geldi─či n├╗run ebed├« beraberli─čine n├óil olmu┼čtu. Gurbette son kez; ┬źAllah┬╗ demesinin g├╝zelli─či bir yana, art─▒k vuslatta; ┬źAllah┬╗ demeye ba┼člayan h├óli, cans─▒z v├╝cuduna bile ├Âyle aksetmi┼čti ki; Hak dostlar─▒ h├óri├ž, ya┼čayanlarda bu kadar g├╝zel bir tebess├╝m g├Ârmemi┼čtim.

─░fade etmeliyim ki, insan─▒n b├Âylesine rahat ve k─▒sa bir vakitte uykuya dalmas─▒ bile m├╝mk├╝n de─čildi. Fakat nasipli gen├ž, uykudan daha kolay bir ┼čekilde ecel ge├židinden ├Âteye ad─▒m atm─▒┼čt─▒.

Çünkü o;

Belli ki, vakit varken vazifelerini a┼čk ile yerine getirmi┼čti. Vakit varken a┼čk ile ├«m├ón─▒n─▒ yo─čurmu┼č, irfan ekme─čini pi┼čirip yemi┼čti. Vakit varken ib├ódete ko┼čmu┼č, sa─č omzundaki g├╝zel sayfalar─▒ art─▒rm─▒┼čt─▒. Vakti varken kimseyi incitmemi┼č, incinmemi┼čti. Vakit varken tavafa ko┼čmu┼č, vakit varken y├╝ce bir sevd├ó ile vuslat perv├ónesi olmu┼čtu.

Hâsılı bu dünyada vakit varken;

Mah┼čerdeki ger├žek bayram─▒n haz─▒rl─▒─č─▒n─▒ en g├╝zel ┼čekilde yapm─▒┼čt─▒.

Vakit varken…

Y─▒lda bir kez ya┼čad─▒─č─▒m─▒z Ramaz├ón-─▒ ┼čerif ve onun bayram iklimi; bizlere, i┼čte bu hakikati talim i├žin. Ger├žek bayram─▒n haz─▒rl─▒─č─▒ i├žin.

Ramaz├ón-─▒ ┼čerif ve oru├ž, ebed├« vuslata haz─▒rl─▒─č─▒n ├Âzel mevsimi.

Oru├ž ki;

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n, insano─čluna verdi─či de─čerin en g├╝zel al├ómetlerinden. ├ç├╝nk├╝ o, il├óh├« hakikati itibar─▒yla asla bir a├ž kalma de─čil. Bil├ókis a├žl─▒k vesilesiyle All├óhÔÇÖ─▒n ahl├ók─▒na b├╝r├╝nmek.

Mal├╗m; y├╝ce Allah, yemekten ve i├žmekten m├╝nezzeh. B├╝t├╝n varl─▒klar ise r─▒zka muhta├ž. Onlar i├žinde insan─▒, Cen├ób-─▒ Hak; en ┼čerefli bir mevk├«de yaratt─▒─č─▒ i├žin, kendi hususiyetlerinden niceleriyle bezemi┼č. Bir de, yemek ve i├žmekten m├╝nezzeh olma ├Âzelli─čini de insana oru├ž vesilesiyle ikram etmekte. ─░nsan─▒ yemek ve i├žmekten bir m├╝ddet uzak tutmakla Hazret-i Allah, onu kendi s─▒fat─▒yla ya┼čatmakta. Bu yak─▒nl─▒k ve s─▒fat beraberli─či itibar─▒yla da buyurmakta ki:

ÔÇťOru├ž, BenÔÇÖim i├žindir. Onun m├╝k├ófat─▒n─▒ Ben verece─čim.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Savm, 9)

Her ib├ódetin m├╝k├ófat─▒n─▒ veren, zaten O. Ancak oru├žla ilgili ├Âzel vurguda bulunmas─▒, ona daha ├Âzel bir m├╝k├ófat ihsan edece─či i├žin. ├ç├╝nk├╝ ger├žek m├ón├óda oru├ž tutan kimse, All├óhÔÇÖ─▒n ahl├ók─▒na b├╝r├╝nen bir halilli─če / dostlu─ča n├óil olmu┼č demektir.

─░┼čte b├╝t├╝n bir ├Âmr├╝n kulluk m├óhiyeti b├Âyle olmal─▒. ─░l├óh├« ahl├ók ve hususiyetlere sar─▒larak ya┼čanmal─▒. O zaman ger├žek bayram─▒n ebediyet ber├ót─▒ nasip olur. Bilmeliyiz ki:

├ľmr├╝n RamazanÔÇÖd─▒r g├╝n├╝, son ak┼čam─▒ bayram,
Biz vuslat─▒n ift├ór─▒na gurbette sah├╗ruz… (Seyr├«)

Gurbet sahurunda kulluk orucuna ba┼člay─▒p onu bozmadan vuslat iftar─▒na ula┼čabilenler i├žin sonsuz l├╝tuf, k─▒y├ómet bayram─▒. Herkesin feryatlar ve eyvahlar aras─▒nda peri┼čan oldu─ču o ned├ómet g├╝n├╝nde kurtulu┼č bayram─▒.

Onun i├žin bir ├Âm├╝r s├╝ren kulluk orucunu bozmadan tutabilmek gerek. Bunun yolu da; g├Ân├╝llerimizin, ├«manlar─▒m─▒z─▒n, ahl├óklar─▒m─▒z─▒n, duygular─▒m─▒z─▒n, k─▒sacas─▒ hayat─▒m─▒z─▒n Hazret-i PeygamberÔÇÖe hicret etmesi. Bilhassa k├Ât├╝l├╝klerin artt─▒─č─▒, zulm├╝n ve sefaletin ├ž─▒lg─▒nla┼čt─▒─č─▒ bir d├╝nyada.

Çünkü;

├éhirzaman─▒n say─▒s─▒z karga┼čalar─▒, zul├╝mleri, k├Ât├╝l├╝kleri, g├╝nahlar─▒ ve gaflet tezah├╝rlerini, onlara ma─čl├╗p olmadan a┼čabilmenin yeg├óne yolu; Hazret-i PeygamberÔÇÖe kalben, r├╗hen ve a┼čk ile hicret. ├ç├╝nk├╝ ├«manlar, OÔÇÖnun ├«m├ón─▒ yan─▒nda do─čru bir ├«man. Ahl├óklar; OÔÇÖnun ahl├ók─▒na hicret edebilirse, m├╝kemmel.

O hicretin m├óhiyeti de, sadece ihl├ós ve takv├ó ile kullu─ča sar─▒lmak. KurÔÇÖ├ónÔÇÖa sar─▒lmak. ─░sl├ómÔÇÖ─▒ b├╝t├╝n g├╝zellikleriyle ya┼čamak. Had├«s-i ┼čerifte buyurulur:

ÔÇťOrtal─▒k karga┼ča i├žindeyken ib├ódet etmek (─░sl├ómÔÇÖ─▒ benim gibi ya┼čamak), bana hicret etmek gibidir…ÔÇŁ (M├╝slim, Fiten, 130)

En g├╝zel bayram haz─▒rl─▒─č─▒ i┼čte bu.

B├Âyle bir haz─▒rl─▒─č─▒n bayram─▒, ger├žek bir bayram.

Bayram deyince d├╝┼č├╝nmeli:

Allah niye bayramlar veriyor?

D├╝nyada hi├žbir zaman eksik olmayan onca ─▒st─▒rab─▒n ve zulm├╝n ortas─▒nda insano─člunun bayram yapabilecek bir h├óli ve hakk─▒ var m─▒?

Bir taraf kan revan h├ólde ac─▒lar i├žindeyken, di─čer taraf─▒n sofra ba┼č─▒nda lezzetler i├žinde bayram hakk─▒ var m─▒?

K├Ât├╝l├╝klerin kas─▒p kavurdu─ču bir demde, nas─▒l bayram olur? ─░yilerin k├Ât├╝ h├╝sranlara ra─čmen bayram edecek bir vaziyeti var m─▒?

K├Ât├╝l├╝klerin ortas─▒nda, zul├╝mlerin kar┼č─▒s─▒nda, cans─▒z bedenlerin i├žinde; bayram olur mu?

Hikmetsiz bir tefekk├╝rle d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse;

Elbette olmaz.

Fakat hikmetle d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse, g├Âr├╝lecektir ki:

Bayramlar; asla bir hak kullanma de─čil, feryatlara kulak t─▒kayarak ne┼čelenme hi├ž de─čil; bil├ókis, y├╝ce l├╝tuflara mazhar olabilmek i├žin feryatlar ve mahrumlar kar┼č─▒s─▒nda bir vazife seferberli─či. Hem de normal zamanlarda olamayaca─č─▒ kadar b├╝y├╝k bir ┼čevk ve i┼čtiyakla ed├ó edilen bir gayret seferberli─či. Tek ba┼č─▒na ya┼čanan bir hakikat olmay─▒p ba┼čkalar─▒yla beraber ger├žekle┼čen bir m├óhiyet oldu─čundan dolay─▒; g├Âzler ve g├Ân├╝ller i├žin, ba┼čkalar─▒n─▒n da h├ólini fark etme seferberli─či. ─░nsan─▒n daha ├Ânce g├Âremedi─či, g├Ârse de fark edemedi─či mahrumlar─▒, mazlumlar─▒, kimsesizleri de g├╝ndemine ald─▒─č─▒ m├╝thi┼č bir g├Ân├╝l seferberli─či. Ba┼čkalar─▒yla beraber sevin├ž, onlar─▒n ├╝z├╝nt├╝ ve ─▒st─▒raplar─▒n─▒ da gidermeye ba─čl─▒ oldu─čundan bunu ger├žekle┼čtirme ┼čevkinin artt─▒─č─▒ merhamet ve ┼čefkat seferberli─či.

─░┼čte Allah, bunun i├žin y─▒lda iki b├╝y├╝k bayram lutfetmi┼č.

Yani her iki bayram da;

Ebediyet sevincine ula┼čabilmek ├╝zere kimsesizlere sahip ├ž─▒k─▒ls─▒n diye.

Zulm├╝ durduracak adalet hamleleri dirilsin diye.

Mazlumlar─▒n feryatlar─▒na kulak verilsin diye.

┼×efkat ve merhametler co┼čsun diye.

Mazlumlar─▒n da y├╝zlerini g├╝ld├╝recek gayretler i├žin.

Yetimlerin kucaklanmas─▒ i├žin.

H├ós─▒l─▒ bir b├╝t├╝n h├ólinde muazzam bir karde┼člik ya┼čanmas─▒ i├žin.

Ac─▒lar─▒ ┼čif├ólara kavu┼čturacak ┼čekilde. Zulm├╝ adalete d├Ân├╝┼čt├╝recek ┼čekilde. G├Âzya┼člar─▒n─▒ dindirecek ┼čekilde.

Bu itibarla;

Her d├«n├« bayram, asl─▒nda bir merhamet bayram─▒. Hizmet yar─▒┼č─▒n─▒n bayram─▒. Gariplere sahip ├ž─▒kma bayram─▒.

O il├óh├« bayramlar, bunun i├žin.

Onlara, insanl─▒─č─▒n -can misali- her zaman ihtiyac─▒ var. ├ç├╝nk├╝ d├╝nya muzdariplerle dolu. ├ç├╝nk├╝ d├╝nyada durmadan katliamlar ya┼čan─▒yor. Fel├óketler pe┼č pe┼če s├╝r├╝p gidiyor. Bir yanda g├╝ne┼č do─čarken di─čer yanda bat─▒yor.

Ve bu f├ón├« imtihan yurdu, mah┼čer g├╝n├╝nde bayram edebileceklerle edemeyecekleri ay─▒klamak i├žin ├žile ve sab─▒r eleklerinde hi├ž durmadan insanl─▒─č─▒ test ediyor. Zul├╝mler, fel├óketler, haks─▒zl─▒klar, katliamlar; yery├╝z├╝nde hi├ž eksik olmuyor. Bir tarafta bitmeden, di─čer tarafta patlak veriyor. Hele m├╝sl├╝man m─▒nt─▒kalarda.

D├╝nyay─▒ adaletin avcunda huzurla idare etmi┼č olan Osmanl─▒ÔÇÖdan sonra ─░sl├óm topraklar─▒, her t├╝rl├╝ hunharl─▒─č─▒n cirit att─▒─č─▒ korumas─▒z ve sahipsiz semtlere d├Ân├╝┼čt├╝. ─░ki y├╝z y─▒ld─▒r; ac─▒lar, feryatlar, g├Âzya┼č─▒, kan ve irin… M├╝sl├╝manlar─▒n binlerle, milyonlarla katledildi─či b├Âlgelere bat─▒ tarifli insan haklar─▒ da, nedense ya hi├ž u─čram─▒yor, ya da oralarda g├Âzleri kapal─▒ ve vicdan─▒ ├Âl├╝ dola┼č─▒yor. Sadece gayr-i m├╝slimlere mahsus bir sinsilik i├žinde.

Hakikaten;

Ehl-i k├╝fr├╝n en insanc─▒lar─▒ bile m├╝sl├╝manlar─▒n zulme u─čramalar─▒ kar┼č─▒s─▒nda ille bir duyars─▒zl─▒k h├ólinde. ┼×ayet mecbur kal─▒rlarsa sadece vitrinde vah vah derken bile, arka mutfakta tempolu alk─▒┼člar tutuyorlar. Eskiden oldu─ču gibi. D├╝n bize ya┼čat─▒lan zul├╝mlerde yapt─▒klar─▒ gibi. O zul├╝mlere ve mukabilindeki ehl-i k├╝fr├╝n meden├« ge├žinenlerinin tav─▒rlar─▒na ┼čahit olan M. ├ékifÔÇÖin yazd─▒─č─▒ sanc─▒l─▒ m─▒sralar, bug├╝n de aynen ge├žerli:

Keder de s├Âz m├╝ ya? Alk─▒┼čl─▒yordu cell├ód─▒,
Utanmadan koca yirminci asrın evlâdı!

Nedense, vahdet-i ─░sl├ómÔÇÖ─▒ t├órum├ór edeli,
B├╝y├╝k tan─▒nd─▒, mukaddes bilindi zulm├╝n eli!

Meden├« Avrupa, bilmem, niye g├Ârmezdi bunu?

S├╝ng├╝, kur┼čun gibi kestirme ├Âl├╝mlerle ├Âlen;
Y├óhut i┼čkenceler alt─▒nda ecelsiz g├Âm├╝len:
Ne soluk var, ne ─▒┼č─▒k var, ne otur var, ne durak,
─░ki-├╝├ž y├╝z kula├ž alt─▒nda zem├«nin, ├ž─▒plak,
A├ž, susuz i┼čletilen kanlar─▒ donmu┼č canlar,
Size milyonla desem, fazlas─▒ yok, eksi─či var!

D─▒┼čarda kendisi mahk├╗m, i├žerde n├óm├╗su…
Es├«ri ├Âld├╝r├╝yor, bak ki, zulm├╝n en koyusu!

Meri├žÔÇÖle TuncaÔÇÖn─▒n ├╝st├╝nde g├Ârd├╝─č├╝n k├╝meler,
Nedir bilir misin? Enk─üz-─▒ t├órum├ór-─▒ be┼čer!
Sar├óyi├žiÔÇÖndeki b├«├ž├óreler ki, hepsi kad─▒n…
Ken├óra vurmu┼č olan k─▒sm─▒d─▒r bu ecs├ód─▒n!
Nazarlar─▒nda s├Ânen g├Âzlerin s├Ân├╝k nazar─▒;
Kulaklarında civârın enîn-i muhtazarı;
Kucaklar─▒nda birer naÔÇś┼č-─▒ p├óre p├óre defin…
Ecelle u─čra┼č─▒yor bir y─▒─č─▒n kemik… Ne hazin!

Bu sanc─▒l─▒ ac─▒ manzaralar kar┼č─▒s─▒nda ortaya ├ž─▒kan netice; y─▒lg─▒nl─▒k ve bitkinlik de─čil, bil├ókis il├óh├« adaletin bayram getirecek tecell├«lerine mebn├«dir. ├ékif, bu ger├že─či zalimlere duyurmak i├žin hayk─▒r─▒r:

Bilmiyorlar ki bu ┼čiddetlerin olmaz h├╝km├╝:
G├Âz y─▒lar ├Ânce, fakat, sonra kan─▒ksar ├Âl├╝m├╝.
San─▒yorlar kafa kesmekle, beyin ezmekle,
Fikr-i h├╝rriyyet ├Âl├╝r. Hey gidi ┼ča┼čk─▒n hazele!
Daha kuvvetleniyor kanla sulanm─▒┼č toprak:
Ekilen g├Âvdelerin hepsi yar─▒n f─▒┼čk─▒racak!

Ancak bu f─▒┼čk─▒rma, tomurcuk tomurcuk bayram hamleleri ile can bulacakt─▒r.

├ç├╝nk├╝ k├Ât├╝l├╝k; k├Ât├╝l├╝kle de─čil, hay─▒rla d├╝zelir.

Bayramlar─▒n getirece─či hay─▒rl─▒ ad─▒mlarla, iyiliklerle, bereketle ve rahmetle, ancak yaralar─▒ sarmak m├╝mk├╝n.

G├Ân├╝ller bayram ┼čif├ólar─▒yla dolmal─▒ ki, fel├óketler huzura d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lebilsin.

─░sl├ómÔÇÖ─▒n bayram edebiyle duygular ye┼čermeli ki, insanl─▒k yetim kalmas─▒n. Bilmeli ki ─░sl├ómÔÇÖ─▒n o bayram gayreti olmasa, mazlumlar─▒n ya┼čad─▒─č─▒ katliamlara yery├╝z├╝nde titreyecek bir tane vicdan kalmaz.

Bunun i├žin bayramlar, en g├╝zel muhasebe vakitleri. D├╝nya ├╝zerindeki foto─čraf─▒m─▒z─▒n b├╝t├╝n├╝ne bak─▒p da kendimizi hesaba ├žekme zamanlar─▒. G├Ânl├╝m├╝ze soraca─č─▒m─▒z c├╝mleler aras─▒nda ┼čunlar─▒ da hat─▒rlatan tefekk├╝r demleri:

K├Âr karanl─▒kta kalan t├óze g├Âz├╝n bekledi─či,
N├╗ru aydan daha parlak kamerin var m─▒ g├Ân├╝l?

Kuruyan yery├╝z├╝ g├Âkten su i├žin a─člarken,
Seni dery├ó edecek bir kederin var m─▒ g├Ân├╝l?

K├Ât├╝l├╝kler o kadar ├žok ki, cihan mahvoluyor,
─░yilikten yana sa─člam siperin var m─▒ g├Ân├╝l?

Yere d├╝┼čm├╝┼č ezilen bir s├╝r├╝ mazl├╗mu g├Âr├╝p
Ist─▒rap payla┼čacak bir ci─čerin var m─▒ g├Ân├╝l?

En zay─▒flar bile k─▒rs─▒n ┼ču zul├╝m ├žemberini,
Ya┼čas─▒n r├╗h-i ad├ólet; ├ľmerÔÇÖin var m─▒ g├Ân├╝l?

Ula┼č─▒r her yaran─▒n dert ile fery├ód─▒ sana,
Fukar├ó kullara ┼čefkat kilerin var m─▒ g├Ân├╝l?

Nerde senden yedi iklîme esen bâd-ı sabâ?
K─▒tÔÇśadan k─▒tÔÇśaya h├ól├ó seferin var m─▒ g├Ân├╝l?

Evde bir ba┼čka hesap, ├žar┼č─▒da bir ba┼čka hesap;
Son ter├óz├«de biraz m├╗teberin var m─▒ g├Ân├╝l? (Seyr├«)

Biliyor muyuz;

Son terazide ne kadar m├╗teberimiz var?

Ne kadar kullu─čumuz var? Ne kadar merhamet ve ┼čefkatimiz var? Muhta├žlara, mahrumlara hizmetimiz ne kadar? Muzdaripler i├žin yapabildiklerimiz ne kadar?

Hissiyat ve ┼čuurumuz nas─▒l?

Y├╝re─čimiz titriyor mu? Yoksa her g├╝n ayn─▒ sahneleri g├Âre g├Âre duyars─▒zl─▒─ča m─▒ al─▒┼čt─▒?

Elbette her ┼čeye al─▒┼čmak m├╝mk├╝n.

Ancak;

Ac─▒ hakikatlere ve zul├╝mlere hi├žbir y├╝rek al─▒┼čmamal─▒. Onlar─▒ s─▒radan h├ódiseler olarak g├Âr├╝p ge├žmemeli. Aksi h├ólde kendisi diye, kendi ┼čahsiyeti diye bir ┼čey kalmaz kendisinde. Bir insanda ┼čefkat ve merhamet nabz─▒ atmad─▒ktan sonra, adalet ve gayret duygular─▒ k─▒p─▒rdamad─▒ktan sonra, kulluk ve hizmet damarlar─▒nda kan dola┼č─▒m─▒ olmad─▒ktan sonra; ona canl─▒ demek ne m├╝mk├╝n! As─▒l ├Âlen; zulm├╝n pen├žesindeki mazlumlar de─čil, bu tip insanlard─▒r. ├ç├╝nk├╝ mazlumlar i├žtikleri ┼čeh├ódet ┼čerbeti ile ebed├« bir dirili─če ula┼čt─▒klar─▒ i├žin Allah onlar hakk─▒nda; ┬źAllah yolunda ├Âld├╝r├╝lenlere ├Âl├╝ demeyin. Bil├ókis, onlar diridirler…┬╗ (el-Bakara, 154) buyurmaktad─▒r. ┼×├╝phesiz onlar diri. Fakat as─▒l ├Âl├╝ olanlar, o dirili─či bilmeyen ve zulme kar┼č─▒ b├«g├óne ve duyars─▒z kalan kimseler. Kulaklar─▒ donuk, y├╝rekleri tabuta konmu┼č gibi ya┼čayanlar:

Kulaklar, feryatlara nedense donmu┼č gibi,
Y├╝rekler d├Ârt omuzda tabuta konmu┼č gibi!..

┼×ak─▒ma art─▒k b├╝lb├╝l, figan et, uyan, uyan,
Bir kulak ├ž─▒ksa yeter yan─▒k sesini duyan! (Seyr├«)

G├Ân├╝l ba─člar─▒nda ya┼čanan ac─▒ h├ódiseleri duyuran hakikat b├╝lb├╝l├╝n├╝n yan─▒k sesini duymak, asl─▒nda duyanlar─▒ kurtulu┼ča ula┼čt─▒rmak i├žindir. Duyanlar, ├╝zerlerine d├╝┼čen madd├« ve m├ónev├« vazifelere ko┼čacak; bu ko┼ču┼čturmalar─▒, kendileri hakk─▒nda ├óhiret bayram─▒n─▒n haz─▒rl─▒─č─▒ olacak. Yoksa Cen├ób-─▒ All├óhÔÇÖ─▒n o mazlumlara in├óyet etmesi i├žin kimseye ihtiyac─▒ yok. Onlara yard─▒m etmeye bizler muhtac─▒z. Zaten y├╝ce Kudret, zalimin cezas─▒n─▒ er veya ge├ž verecek. ├ç├╝nk├╝ il├óh├« beyanla:

ÔÇť…Zulmedenlerin hi├ž yard─▒mc─▒lar─▒ yoktur.ÔÇŁ (el-Bakara, 270)

ÔÇť…Allah, zulmeden kimseleri do─čru yola eri┼čtirmez.ÔÇŁ (el-M├óide, 51)

ÔÇť…Zulmedenler ┼č├╝phesiz kurtulamazlar.ÔÇŁ (el-EnÔÇÖ├óm, 135)

Bu durumda:

ÔÇť…Y├╝k├╝ zul├╝m olan kimse, h├╝srana u─čram─▒┼čt─▒r. ─░nanm─▒┼č olarak, s├ólih ameller i┼čleyen kimse; haks─▒zl─▒ktan ve hakk─▒n─▒n yenece─činden korkmaz.ÔÇŁ (T├óh├ó, 111-112)

Demek ki;

Uzun v├ódede ve kal─▒c─▒ m├ón├óda as─▒l g├╝├žl├╝ olanlar, mazlumlar. Zalimler sadece k─▒sa v├ódede ve ge├žici m├ón├óda bir g├╝c├╝n zeb├╗nu. ┼×iirin ifadesiyle:

Bilmez mi g├╝zel yurda y─▒lan zehri kusan ba┼č?
├ťst├╝nde ecel ta┼člar─▒, bir ├óha em├ónet!

T├ór├«hi ├ževir, sanma az├ób uykuya yatt─▒,
Volk─üna Hud├ó, dostu de─čil, NemrudÔÇÖu att─▒.
M├╗s├óÔÇÖya h├╝cumdan Firavunlar suya batt─▒,
K─ürun, yerin alt─▒ndaki i┼čt├óha em├ónet! (Seyr├«)

Yani;

Kimse sahip ├ž─▒kmasa da mazlumlar sahipli. Ama onlara sahip ├ž─▒kmayanlar, yar─▒n sahipsiz kalacak. Allah; bu imtihan yurdunda mazlumu da, mahrumu da onlara yard─▒m eli uzatabilecekleri de s├╝zge├žten ge├žiriyor. ─░mtihan s├╝resi bitene kadar m├╝dahale etmiyor. Her iki taraf─▒n da davran─▒┼č ├Âzellikleri iyice barizle┼čsin diye ┬źSab├╗r┬╗ s─▒fat─▒yla tecell├« ediyor. Ama buyuruyor ki:

ÔÇť…Zulmedenlerin de kazand─▒klar─▒ k├Ât├╝l├╝kler ba┼člar─▒na gelecektir. Bu hususta All├óhÔÇÖ─▒ ├óciz b─▒rakamazlar.ÔÇŁ (ez-Z├╝mer, 51)

Her zul├╝m, HakkÔÇÖ─▒ ├óciz sananlar─▒n sapk─▒nl─▒k ve dal├óleti. Her zalim, y├╝ce kudret ve merhametle sava┼ča giri┼čmi┼č bir ahmak. B├Âyle olunca zalimlerin en nihayet ma─čl├╗biyet ve yenilgiden ba┼čka elde edecekleri bir netice yok. ├ç├╝nk├╝ Cen├ób-─▒ Hak, daima rahmeti gazaba galip k─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ rahmet denizdir, gazap ise bir damlan─▒n dalgalanmas─▒. Denizle damla m├╝cadeleye giri┼čince hangisi kazan─▒r?

Ayn─▒ ┼čekilde, ate┼č ile kevser aras─▒ndaki m├╝cadelede de eninde sonunda kazanan daima kevserdir. ├ç├╝nk├╝ il├óh├« adalet; imtihandan yanad─▒r, hi├žbir zaman zul├╝mden yana de─čildir. O adaletin, mazlum b├╝lb├╝llerdeki her fery├óda cevab─▒ da, her zaman m├╝jdelerle doludur:

Ufuklar dar gelmesin derdin ba─čr─▒nda sana,
Sen kanat ├ž─▒rp, Rabbimin yard─▒m─▒ senden yana!

Arz─▒n m├╝nkirlerini m├«r├óca y├Ânel de g├Âr,
Seyret iki ├ólemde neye m├╝stehak, nank├Âr!

Bo┼ča di┼č bilemesin ┼ču z├ólim canavarlar,
Bize N├╗hÔÇÖun gemisi, onlaraysa t├╗f├ón var!

Sen kanat ├ž─▒rp, bu g├Âkler rahmettir nefesine,
D├Âner ├éd kavmi i├žin kas─▒rga kafesine!..

┬źEy n├ór serin ol!┬╗ derken i┼čte Rabb-i Rah├«mÔÇÖi,
Bak ate┼čin elinde mi yakmak ─░br├óh├«mÔÇÖi?..

G├╝├ž, kuvvet, her ┼čey yaln─▒z y├╝ce kudretin fendi,
Nemr├╗dÔÇÖu g├Ârmedin mi, topal bir sinek yendi.

Rabbim k├Âleyi sult├ón eder, sult├ón─▒ k├Âle,
┼×a┼č─▒p kal─▒r Y├╗sufÔÇÖa el uzatan bu h├óle!..

Bir as├ón─▒n s─▒rr─▒nda ka├ž ejderh├ó kayboldu,
Yar─▒ld─▒ K─▒z─▒ldeniz, Firavunlar ne oldu?!.

Der ki eb├ób├«l ku┼ču, elimde kavrulmu┼č ta┼č,
Ey Ebrehe, kim dedi sana K├óbeÔÇÖyle u─čra┼č?!.

├Äm├ón, t├órihe g├Âmd├╝ BedirÔÇÖde Eb├╗ CehlÔÇÖi,
Eb├╗ Leheb a─čl─▒yor; ders als─▒n k├╝f├╝r ehliÔÇŽ

Ey Seyrî, tutunamaz kubbemde siyah bulut,
Sabret; z├ólimden de─čil mazlumdan yana umut!

Sab─▒r.

Do─črulukta sebat─▒n en kuvvetli duru┼ču.

─░l├óh├« yard─▒m, o duru┼ča g├Âre.

Sab─▒r ille l├óz─▒m. Sabr─▒n getirece─či olgunluk ve hayr─▒n ger├žek olmas─▒ i├žin imtihanlar ┼čart.

├ç├╝nk├╝ ebed├« hayat─▒ kazanma ├žar┼č─▒s─▒ olan bu f├ón├« ├ólem, imtihanlar ortas─▒nda bir m├╝cadele d├╝nyas─▒. Ancak hakik├« m├╝cadele ve gayretler, sonsuz hay─▒rlar─▒n kap─▒lar─▒n─▒ aralamakta. Bu hakikat, imtihan ┼čartlar─▒yla dolu bu f├ón├« ├ólemin ebed├« ger├že─či. ├ç├╝nk├╝ ┼čerle m├╝cadele, her hayr─▒n cil├ós─▒ ve zuhur aynas─▒. K├Ât├╝l├╝kle m├╝cadele, her iyili─čin k├Âklenip ├ž─▒narla┼čmas─▒. K├╝f├╝rle m├╝cadele, ├«m├ón─▒n g├Ân├╝llerde damar damar canlanmas─▒. Zul├╝mle m├╝cadele, adaletin hayat ┼čart─▒. Bunlar da ancak ya┼čanarak ger├žekle┼čiyor. T├ó ki, onlardan meydana gelecek g├╝zellikler de ger├žek bir vas─▒fta g├Ân├╝llerde ve ebed├« m├ón├óda ye┼čersin. Yoksa hayatta birtak─▒m hay├ól├« u─čra┼člar─▒n meydana getirece─či hay├ól├« g├╝zelliklerle insan g├╝zelle┼čmez. ├Ämanlar da g├╝zelle┼čmez. M├╝k├ófatlar da elde edilmez. Hay─▒rl─▒ ve y├╝ce neticelere de ula┼č─▒lmaz. Yani il├óh├« imtihan─▒n ger├žek tecell├«leri olmadan; insana ait g├╝zel hususiyetler sadece l├óftad─▒r, k─▒l─▒ftad─▒r, ├Âz├╝n ├Âzelli─či h├óline gelmemi┼čtir ve bunlar da insan─▒ zorlu ├óhiret yolculu─čunda ayakta tutmaz, insana hakik├« m├ón├óda bir de─čer kazand─▒rmaz. Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n ifadesiyle;

ÔÇťHev├ó ve heves, yani nefs├ón├« duygular olmasayd─▒; onlardan sak─▒nmak emredilmezdi. Hi├ž ├Âl├╝lerle sava┼č─▒p gazilik elde edilir mi?ÔÇŁ

Yani fiil├« olmayan hay├ól├« gayretler ve hay├ól├« imtihanlarla ger├žek neticeler nasip olur mu? Olmaz. Bir insan─▒n ana rahminden d├╝nya arz─▒na ayak basmas─▒ i├žin nas─▒l ki sanc─▒ takdir edilmi┼č ise, hayat boyu da daha ├╝st mazhariyetler i├žin d├╝nyadaki sanc─▒larla yo─črulmas─▒ takdir buyurulmu┼č.

Bir m├ón├óda her ┼čey ebed├« bayram─▒n sanc─▒s─▒.

S─▒k─▒nt─▒lar ve ├žileler, k─▒sa v├ódede d├╝nyada bayramlar─▒n ya┼čanmas─▒ i├žin birer sanc─▒, uzun v├ódede ebed├« bayram g├╝ne┼činin do─čum sanc─▒lar─▒. Bu sebeple:

Yerde bayram sanc─▒s─▒ndan ├žatl─▒yor d├╝ny├ó bug├╝n,
Payla┼č─▒rsak derdi; ba┼člar g├Âkte m├ótemsiz d├╝─č├╝n… (Seyr├«)

Hakikaten b├╝t├╝n d├╝nya; bug├╝n, m├╝thi┼č bir bayram sanc─▒s─▒ ya┼č─▒yor.

A─čr─▒lar ve ─▒st─▒raplar ├žok b├╝y├╝k.

Ac─▒lar derin.

Kuca─č─▒nda can ├žeki┼čen bebe─čin son ├ž─▒rp─▒n─▒┼člar─▒ aras─▒nda bir ┼čey yapamayan ├žaresizler ├žok. Onlara bak─▒p da k─▒l─▒ k─▒p─▒rdamayan gaddarlar da ├žok. Bir tarafta vicdanlar─▒n yazarken bile dayanamayaca─č─▒ katliam manzaralar─▒. Bir tarafta hi├žbir endi┼če duymadan kahkahalar atan zorbalar─▒n ne┼čeli ├ž─▒─čl─▒klar─▒.

Tam bir bayram sanc─▒s─▒.

Ama kime bayram sanc─▒s─▒?

Vakit varken, sabr─▒ tercih edenlere. Vakit varken yard─▒ma ko┼čanlara. Vakit varken ibret alanlara.

Daha a├ž─▒k ifadeyle ehl-i ─░sl├ómÔÇÖa bir bayram sanc─▒s─▒.

Fakat bu sanc─▒y─▒ olu┼čturan yang─▒nlar─▒ s├Ând├╝rebilmek i├žin, kevser suyu gibi, zemzem gibi ├Âzellikler yer almal─▒ g├Ân├╝llerde. Yoksa o yang─▒nlar, bize de s─▒├žrar ve s├Ând├╝rmek istedik├že daha da harlay─▒verir.

Anlat─▒l─▒r:

Hazret-i ├ľmer zaman─▒nda MedineÔÇÖde bir yang─▒n ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Ta┼člar bile odun gibi yanmaktayd─▒. Ate┼č ├Âyle ┼čiddetli idi ki, su ile s├Ânecek gibi de─čildi. Hemen hal├«feye ko┼čtular:

ÔÇô┼×ehrin yar─▒s─▒ yand─▒. Alevler su ile s├Ânm├╝yor.

Hazret-i ├ľmer, m├ónidar bir cevap verdi:

ÔÇĺBu yang─▒n, size All├óhÔÇÖ─▒n bir i┼čareti. S├Ânmeyen alevler, hasislik ate┼či. Ancak yoksullara ekmek da─č─▒tmak ve c├Âmertli─če sar─▒lmak sayesinde o alevler s├Âner.

Dediler ki:

ÔÇĺFakat y├ó ├ľmer, biz kerem sahibi kimseleriz. Hayr─▒ hasen├ót─▒ severiz. Elimiz de a├ž─▒kt─▒r evimiz de.

Hazret-i ├ľmer, tekrar m├ónidar konu┼čtu:

ÔÇô─░├žine riy├ó ve nefs├óniyet kar─▒┼čan c├Âmertlik, mikrop bula┼čan suya benzer. ┼×if├ó yerine bel├óya sebep olur. Verdi─činizi ├Âv├╝nmek i├žin de─čil, Allah i├žin verin. Gelenek ve ├Ârf├╝n zorlamas─▒yla de─čil, il├óh├« merhamet ve mesÔÇÖ├╗liyetin a┼čk─▒yla verin. O zaman alevler s├Ânecektir.

Dedi─či gibi yapt─▒lar ve azg─▒n alevler bir anda kayboldu, sanki Hazret-i ─░brahimÔÇÖin, n├ór─▒ g├╝l┼čene ├ževirmesi gibi bir tecell├« ya┼čand─▒.

├ťz├╝nt├╝ ve acziyet, sevin├ž ve bayrama d├Ân├╝┼čt├╝.

Tabi├« ki, bayram─▒ getirecek g├╝zel ├Âzelliklerle. Nefsi tezkiye ve kalbi tasfiye bereketiyle.

Yani ebed├« bayram─▒n edebi, olgunlu─ču ve gayreti ile.

Çünkü o bayramın ayrı bir sırrı ve cazibesi vardır.

D├╝nyadaki bayramlar─▒n da ├Âyle.

Bu sebeple;

Her ├že┼čit insan, bayramlar─▒ ├ódeta iple ├žeker. Ama herkesin bayrama olan bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ kendi vaziyetine g├Âredir.

Kimi, sevin├ž ve s├╝rur i├žin.

Kimi, yeni ve taze bir iklimde canlanmak i├žin.

Kimi, bir kenarda unutulmu┼člu─čundan kurtulaca─č─▒ i├žin.

Kimi, kendisini harap eden s─▒k─▒nt─▒ ve ihtiya├žlar─▒n─▒ g├Ârecek g├Âzlerle kucakla┼čmak i├žin.

Kimi, sade s─▒cak bir tebess├╝m i├žin.

Kimi; keyfetmek, ne┼čelenmek i├žin.

Kimi; yeni elbiseler giymek, yeni binitlerde ba┼č─▒n─▒ r├╝zg├óra vererek gezip tozmak i├žin.

Kimi, ba┼čkalar─▒n─▒ da sevindirmek i├žin.

Kimi, kendisine imdat edecek y├╝reklerde hat─▒rlanmak i├žin.

Kimi, zulm├╝n pen├žesinden adaletin ┼čefkatine erebilmek i├žin.

Kimi; etraf─▒n─▒n tem├óy├╝l├╝ ekseninde ├Âylesine, kimi ┼č├Âylesine, kimi ┼čevk ile, kimi bombo┼č, kimi ┼čuur ile ya┼čamak i├žin.

Herkeste farkl─▒ bir sebep.

Ama her sebep, halk─▒n g├Ânl├╝nde halka halka bayram─▒ iple ├žektiriyor.

O ip hi├ž kopmas─▒n.

Ancak ilâhî edep ve kulluk vazifemiz gerektirir ki;

Bayrama eren g├Âzler; d├╝nyan─▒n neresinde olursa olsun kendisine bakan ├žaresiz g├Âzya┼člar─▒na a├ž─▒k olarak bayram etmeli ki, ger├žek bayrama haz─▒rl─▒k olsun.

Bayrama ula┼čan g├Ân├╝ller; y├╝rekleri par├ža par├ža eden matemlerin civar─▒nda yer almal─▒ ki, ger├žek bayram─▒n e┼či─čine ula┼čs─▒n.

Bayram─▒ tadan ruhlar; onu tadamayanlarla kucakla┼čmas─▒n─▒ bilmeli ki, ger├žek bayram─▒n kap─▒s─▒n─▒ aralas─▒n.

Bayram─▒n huzurunu hisseden dima─člar; ondan nasibi olmayan b├«├žarelere medet olmal─▒ ki, ├óhiret meydan─▒nda kendilerine de imd├ód-─▒ il├óh├« yeti┼čsin.

Bayram─▒n m├ón├ós─▒n─▒ anlayan idrakler; g├╝├žlerinin yetti─či ├Âl├ž├╝de d├╝nyan─▒n her k├Â┼česine kol-kanat germeye gayret etmeli ki, sonsuz bayram─▒n ebed├« cennetlerine n├óil olabilsin.

Çünkü bayram;

Bu tecell├«ler i├žin ehl-i ├«m├óna verilmi┼čtir.

├ç├╝nk├╝ bayram; kendi ba┼č─▒na keyif ├žatma de─čil, hep beraber ad─▒mlar─▒ huzur iklimine ula┼čt─▒rabilmektir. Bu y├Ân├╝yle o; insandaki bencilli─či k─▒ran, egoizmi bertaraf eden, g├╝├žl├╝ bir e─čitimdir. Normal zamanlarda bir t├╝rl├╝ ye┼čermeyen ve insan─▒n derinliklerinde g├Âm├╝l├╝ kalan g├╝zel duygular─▒, bayramlar; mahir bir sanatk├ór misali en m├╝kemmel bir vas─▒fta ortaya ├ž─▒kar─▒r. Hem onlar─▒ g├╝zelle┼čtirir, hem de onlar─▒n ula┼čaca─č─▒ nicelerini.

Bu bak─▒mdan bayram; m├╝kemmel bir e─čitim olmakla birlikte, m├╝stesn├ó bir edep dersidir. G├╝zellikleri yayg─▒nla┼čt─▒ran, h├╝rmeti ve sevgiyi art─▒ran bir edep dersi. Darg─▒nl─▒─č─▒ ve kavgay─▒, kayna┼čma ve dostlu─ča d├Ân├╝┼čt├╝ren bir edep iksiri. K├Ât├╝l├╝klere fren, iyiliklere ┼čevk ve g├╝zelliklere k─▒lavuz olmas─▒ itibar─▒yla da; en g├╝zel ahl├ók─▒n ta kendisidir. ─░nsanlar─▒n, kendi iradelerini zorlasalar bile yapamad─▒klar─▒ ┼čeyleri; kolayl─▒kla ve ├╝stelik g├Ân├╝ll├╝ olarak ger├žekle┼čtirmelerini sa─člayan muazzam bir edep.

O bayram edebine n├óil olanlar, onun ger├žek s├«m├ólar─▒. Fakat bayram e─čitim ve edebinden mahrum olanlar, nefislerinin k├Ât├╝l├╝kleri aras─▒nda gayy├ó yolcular─▒. Fel├óket ve h├╝sran─▒n zehirli k─▒v─▒lc─▒mlar─▒. D├╝nya; onlar y├╝z├╝nden ne ac─▒ h├ódiselere, rezaletlere ve zul├╝mlere sahne olmakta. Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n buyurdu─ču gibi:

ÔÇťEdepsiz nefsin k├Ât├╝l├╝kleri; zaman zaman cihan─▒ fitnelerle doldurmu┼č, insanlar─▒ ans─▒z─▒n yak─▒p yand─▒ran bir alev kesilmi┼čtir!ÔÇŁ

D├╝nyay─▒ saran o alevlere b├«g├óne kalmamal─▒. ├ťzerine rahmet ve kevser damlalar─▒n─▒ seller gibi d├Âk├╝p de onlar─▒ g├╝l┼čene ├ževirme gayreti i├žinde olmal─▒:

S├Ând├╝r yanan fidanlar─▒, s├Ând├╝r alevleri,
─░br├óhim ol da g├╝l┼čene d├Ând├╝r alevleri…
L├ókin ┼ču bo┼č hayalleri yaks─▒n g├Ân├╝lde n├ór,
Mah┼čerde t├ó ki cennete ersin can evleri… (Seyr├«)

Hâsılı;

Bu d├╝nyada vakit varken b├╝t├╝n mesele, y├╝ce DostÔÇśun huz├╗runa eli bo┼č gitmemek. Kendimizin de─čil OÔÇÖnun istedi─či hediyelerle OÔÇÖna kavu┼čmak.

─░┼čte sonsuz bayram, o zaman.

O bayram i├žin vakit varken Hazret-i Mevl├ón├ó hat─▒rlat─▒yor:

ÔÇťDostlar─▒n yan─▒na eli bo┼č gelmek, de─čirmene bu─čdays─▒z gitmeye ben┬şzer.

Cen├ób-─▒ Hak, mah┼čer g├╝n├╝nde, halka; ┬źK─▒y├ómet g├╝n├╝ i├žin ne arma┬ş─čan getirdiniz?┬╗ diye soracak.

K─▒y├ómet g├╝n├╝n├╝ ink├ór etmiyorsan, O DostÔÇÖun kap─▒s─▒na b├Âyle eli bo┼č olarak nas─▒l ad─▒m at─▒yorsun?

Az─▒c─▒k olsun, uykuyu, yemeyi i├žmeyi b─▒rak da, HakÔÇÖla bulu┼čaca─č─▒n zaman i├žin bir arma─čan haz─▒rla…

Geceleri az uyuyanlardan, seher vakitleri g├╝nahlar─▒n─▒n ba─č─▒┼članmas─▒n─▒ isteyenlerden ol.

Ana rahmindeki ├žocuk gibi, az─▒c─▒k k─▒m─▒lda da; sana, n├╗ru g├Âren duygular ba─č─▒┼člas─▒nlar.

Ana rahmine benzeyen, ┼ču s─▒k─▒nt─▒l─▒, kasvetli, kederlerle dolu d├╝nyadan d─▒┼čar─▒ ├ž─▒karsan; yery├╝z├╝nden daha geni┼č, daha ferah bir ├óleme ├ž─▒km─▒┼č olursun.

┬źAll├óhÔÇÖ─▒n yaratt─▒─č─▒ yery├╝z├╝ geni┼čtir; kulluk, ib├ódet edilecek yerleri ├žoktur.┬╗ demi┼člerdir ya, i┼čte o geni┼č yer, peygamberlerin gitmi┼č olduklar─▒ yerdir; m├ón├ó ├ólemidir.

O geni┼č sahada, g├Ân├╝l daralmaz. Ya┼č a─čac─▒n dal─▒ orada kurumaz.ÔÇŁ

Hayat─▒ ve ebed├« bayram haz─▒rl─▒─č─▒n─▒ bu hakikatler etraf─▒nda de─čerlendirenlere ne mutlu! Fakat zulme dalanlara eyvah! Hele vakit varken uyanamadan huz├╗ra ├ž─▒kan gafillere bin kere eyvah! ├ç├╝nk├╝;

ÔÇťZulmedenlerin, o g├╝n ├Âz├╝r beyan etmeleri fayda vermez; art─▒k kendilerinden All├óhÔÇÖ─▒ ho┼čnut edecek ┼čeyleri yapmalar─▒ da istenmez.ÔÇŁ (er-R├╗m, 57)

Çünkü;

Ate┼če at─▒lan a─ča├žtan art─▒k hi├žbir meyve beklenmez. ├ç├╝nk├╝ onda meyve verme ist├«d├ód─▒ tamamen k├╝l olmu┼čtur. O anda o a─čac─▒n meyve vermek i├žin o kadar iste─či olur ki, fakat hem imk├ón─▒ hem de art─▒k ist├«d├ód─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin tamamen nafiledir.

O hâlde vakit varken;

Kulluk yapma ist├«d├ód─▒ ve imk├ón─▒ eldeyken bir nefesi bile bo┼ča harcamamal─▒.

Vakit varken;

Kendimizi yeti┼čtirmekten ve hizmetten geri durmamal─▒.

Vakit varken;

Elimizdeki ibâdet fidanlarını, ilim ve irfan fidanlarını dikmeli.

Vakit varken;

Muzdariplere ve ├žaresizlere, ┼čif├ó fidanlar─▒n─▒ dikmeli.

Vakit varken;

G├╝l gibi yavrular─▒m─▒z─▒ da birer fidan misali, ├«man ve KurÔÇÖ├ón topra─č─▒nda ye┼čertmeli.

Hazret-i PeygamberÔÇÖin;

ÔÇťK─▒yamet kopuyor olsa da elindeki fidan─▒ dik!ÔÇŁ diye buyurmas─▒n─▒n hakik├« bir m├ón├ós─▒ da i┼čte bu.

├ç├╝nk├╝ bir nefeslik anda da bu gayret, vakit varken icr├ó edilmi┼č olaca─č─▒ndan k─▒y├ómetin deh┼četini, cennetin rahmetine d├Ân├╝┼čt├╝rmeye k├óf├«dir.

Ne mutlu cennet fidanlar─▒ dikerek ya┼čayan ilim ve irfan, himmet ve hizmet erbab─▒na!

Ne mutlu Hazret-i Peygamber yolunda OÔÇÖna kalben a┼čk ile hicret ederek, ┼ču f├ón├« hayat─▒n─▒, ebed├« bayram─▒n gayret ve hizmet basamaklar─▒yla dolduranlara!