TEHL─░KEL─░ TESL├ÄM─░YET…

M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

─░nsano─člu, hayat─▒n virajlar─▒nda ya tesl├«miyete karar verir, ya da tesl├«miyetsizli─če.

T─▒pk─▒ toprak ├╝zerindeki bitkiler gibi.

G├Âr├╝yoruz:

Her ekilen fidan, a─ča├ž olmuyor. Kimi, toprakla b├╝t├╝nle┼čemeyerek kuruyup gidiyor; kimi de s─▒ms─▒k─▒ o anneye sar─▒l─▒p inki┼čaf ediyor, geli┼čiyor, geli┼čiyor ve muazzam bir a─čaca d├Ân├╝┼č├╝yor.

Ni├žin?

├ç├╝nk├╝ ekilen fidan─▒n biri; ├╝zerine konan kargalar─▒n i─čv├ós─▒na ve kuru odun derdinde olan g├╝velerin k─▒┼čk─▒rt─▒c─▒ telkinlerine aldan─▒yor da topra─ča kar┼č─▒ ├╝st├╝nl├╝k derdine d├╝┼č├╝yor ve vel├«nimeti olan o ┼čefkatli anneyle kavgaya giri┼čiyor:

ÔÇôEy toprak; ben yukar─▒lara ├ž─▒kmak istiyorum, sen ise beni yerin dibine do─čru ├žekiyorsun! B─▒rak art─▒k yakam─▒!

ÔÇôOlur mu ey fidan? Ben sana sadece iyilik yap─▒yorum.

ÔÇôOlmaz olsun b├Âyle iyilik. Damarlar─▒m─▒ bile yuttun. Ben mi sana bakaca─č─▒m, sen mi bana?

ÔÇôHaks─▒zl─▒k etme. Yutmad─▒m, seni k├Âklendirdim. O damarlardan senin ba─čr─▒na su ikram ediyorum, meyve olacak g─▒dalar sunuyorum. B├Âylece seni dipdiri tutuyorum.

ÔÇôHadi oradan, bu bah├žede nice fidanlar senin y├╝z├╝nden peri┼čan oldu. G├Âz g├Âre g├Âre beni de onlara benzeteceksin, ama ben f─▒rsat vermeyece─čim…

ÔÇôYan─▒l─▒yorsun ey taze fidan! Tecr├╝besizli─če kurban gideceksin. T─▒pk─▒ di─čerleri gibi.

ÔÇôHi├ž de de─čil. Benim g├╝ne┼čle dostlu─čum var. Havayla sarma┼č dola┼č vaziyetteyim. O dostlar─▒m beni yaln─▒z b─▒rakmaz.

ÔÇôEy fidan, anlam─▒yorsun. Ben olmasam, o g├╝ne┼č senin cehennemin olur. Kupkuru bir oduna d├Ând├╝r├╝r seni. Ben olmasam; dost sand─▒─č─▒n o hava, seni oradan oraya f─▒rlat─▒r. Da─ča-ta┼ča ├žarpa ├žarpa v├╝cudunu parampar├ža eder.

ÔÇôHay─▒r! K─▒skand─▒─č─▒n i├žin b├Âyle s├Âyl├╝yorsun!

ÔÇôNiye k─▒skanay─▒m ey fidan?

ÔÇôOnlar tepede sen ayak alt─▒ndas─▒n da ondan. Sen de─čersiz, onlar de─čerli.

ÔÇô├éh k├Âr fidan! Ben; sadece m├╝tev├óz─▒y─▒m, de─čersiz de─čil. Sen g├Âremiyorsun ama, erbab─▒ bilir ki; Allah bana, g├╝ne┼če de havaya da vermedi─či hazineler nasip etti. Dikkat et, sen de benim mahsul├╝ms├╝n, havan─▒n ve g├╝ne┼čin de─čil.

ÔÇôOnlar bana senden daha sevimli.

ÔÇôBen daha fazla hizmetk├ór─▒m.

ÔÇôAma her ┼čeyimle sana teslim olmam─▒ istiyorsun?

ÔÇôSenin i├žin bu. Sana daha ├žok hizmet edebilmek i├žin.

ÔÇô─░yi ya i┼čte, bana hizmet etsinler diye havaya ve g├╝ne┼če teslim olaca─č─▒m. Madem tesl├«miyet g├╝zel, ben de o g├╝zellikten nasibimi alm─▒┼č olurum elbette.

ÔÇôFakat sonunda pi┼čman olaca─č─▒n bir tesl├«miyet olur bu!

ÔÇôDedim ya k─▒skan─▒yorsun diye, hakikaten haset ediyorsun sen.

ÔÇôEy fidan, senin ilmin hen├╝z irfana d├Ânmemi┼č de kavrayam─▒yorsun!

ÔÇôBir de h├óline bakmadan beni k├╝├ž├╝k g├Âr├╝yorsun ha! B─▒kmad─▒n m─▒? Seni ayaklar─▒m─▒n alt─▒nda ├ži─čnedi─čim yetmedi mi?

ÔÇôBen seni ba┼č─▒mda ta┼č─▒masam; sende ne ayak kal─▒r, ne kol, bunu unutma!

ÔÇôG├Ârece─čiz. Nas─▒lsa art─▒k seninle i┼čim olmayacak, kendi yolumu kendim belirleyece─čim.

ÔÇôYine de bana mecbursun. Ya┼čamak istiyorsan tabi├«.

ÔÇôMecbur olan sensin. G├╝ne┼če engel olmasam, seni kavurur bitirirdi. Benim g├Âlgemde rahats─▒n, g├Ârm├╝yor musun?

ÔÇôEy fidan! Kendini ├ólim de sanmaya ba┼člad─▒n, ama ne kadar cahilsin. Bilesin ki benim ba─čr─▒m ate┼č dolu. Ben o ate┼člerin ├╝zerinde buz gibi sular ak─▒t─▒yorum. Ama sen, k├╝├ž├╝c├╝k bir k─▒v─▒lc─▒ma dayanamayacak kadar ├ócizsin. ├ťstelik bunu da fark etmeyecek kadar ├óciz. Tutmu┼č, beni ate┼čten korudu─čunu zannediyorsun. Ey densiz, e─čer benim sana sahipli─čim olmasa, acaba o ate┼čten nas─▒l korunacaks─▒n?

ÔÇôBen korunurum!

ÔÇôAte┼če teslim olarak m─▒?

ÔÇôOras─▒ bana kalm─▒┼č!

ÔÇôPeki, sana kals─▒n bakal─▒m. Ama az─▒c─▒k d├╝┼č├╝n; sonunda sana ne kalacak?

─░┼člerin iyice sarpa sard─▒─č─▒n─▒ g├Âren ya┼čl─▒ ve tecr├╝beli bir ├ž─▒nar a─čac─▒ devreye girdi:

ÔÇôEy fidan! Kendine gel. Toprak bizim anam─▒z. Can─▒m─▒z. Her ┼čeyimiz. Ondan koparsak, bizden eser kalmaz. Kururuz, ├ž├╝r├╝r├╝z.

ÔÇôEy ├ž─▒nar! ├ľyle eski l├óflarla araya girme! Siz g├╝ne┼čle ve havayla dost olmay─▒ bilemediniz de bu h├óldesiniz. Kuruyup ├ž├╝r├╝yenler de bu ger├že─či bilemedikleri i├žin o vaziyete d├╝┼čt├╝ler.

ÔÇôYa┼č─▒n k├╝├ž├╝k, akl─▒n bir kar─▒┼č havada senin.

ÔÇôDe─či┼čen zaman─▒n uzay nesliyiz biz. Bir dal─▒m─▒z─▒ MarsÔÇÖa, bir dal─▒m─▒z─▒ Ven├╝sÔÇÖe uzataca─č─▒z.

ÔÇôYanl─▒┼č hayallerden hakikat do─čmaz. Dediklerin senin ger├že─čine ters.

ÔÇôHepiniz g├Âreceksiniz. Biliyorsunuz ki b├╝t├╝n d├óh├«ler s─▒n─▒rs─▒z fikirlerden do─čar.

ÔÇôS─▒n─▒rs─▒z fikre tamam da; tutars─▒zl─▒klar, fikir de─čil ki!

ÔÇôEy ├ž─▒nar! G├Ârm├╝yor musun, ben bu topraktan b─▒kt─▒m, s─▒k─▒ld─▒m iyice.

ÔÇôBiz topraktan b─▒kamay─▒z ey fidan! O bize can. E─čer b─▒karsak, f─▒rsat├ž─▒lar bizi ate┼če t─▒kar. O zaman k├╝l oluruz.

ÔÇôBana hi├ž de ├Âyle gelmiyor.

ÔÇôT├ó ge├žmi┼čten beri de─či┼čmeyen bu kaderi hi├ž okumad─▒n m─▒?

ÔÇôBen de─či┼čtirece─čim!

ÔÇôVah zavall─▒! Her ┼čeyi oldu─ču gibi kaderi de ancak sahibi de─či┼čtirir, bilmez misin? Senin akl─▒n buna kalk─▒┼č─▒rsa, sadece kendini yakmaya yeter.

ÔÇôEy ├ž─▒nar! Havan─▒n ve g├╝ne┼čin bana verdi─či s├Âzleri bilmedi─čin i├žin ├Âyle konu┼čabilirsin. ├ťzerimdeki ku┼člar bile benim hakl─▒ oldu─čumu s├Âyl├╝yorlar.

ÔÇôS├Âyleyen ku┼ča bak, kara kargan─▒n teki.

ÔÇôB├Âcekler de s├Âyl├╝yor ama.

ÔÇôS├Âyleyen b├Âcek de g├╝venin teki. Ona da kuru odun l├óz─▒m.

ÔÇôEy ├ž─▒nar, k├Âhnedin tabi├«. Bu y├╝zden toprak gibi sen de beni k─▒skan─▒yorsun anla┼č─▒lan.

ÔÇôEy ahmak! H├ól├ó anlam─▒yorsun. Senin nereni k─▒skanay─▒m? Ben ne kadar ya┼člansam bile yeni s├╝rg├╝nlerle toprak beni ba┼č─▒nda ta├ž eder. Nesil nesil devam edip giderim. Ama sen? Kendi m├╝r├╝vvetini bile g├Âremeden mahvolup ziyan olursun. Uyan da vakit varken topra─č─▒na teslim ol…

ÔÇôEy ├ž─▒nar! Sen delisin deli. S├Âylediklerine de pi┼čman olacaks─▒n. Ben tesl├«miyeti, aya─č─▒m─▒n alt─▒na alabildi─čim bir varl─▒─ča g├Âstermem. Ba┼č─▒m─▒ ok┼čayan g├╝ne┼če, sa├žlar─▒m─▒ tarayan havaya teslim olurum ben…

ÔÇôSen; topra─č─▒n tev├ózuuna aldan─▒p da, onu aya─č─▒n─▒n alt─▒na ald─▒─č─▒n─▒ zannet bakal─▒m. Yar─▒n kim nerede olur, g├Âr├╝rs├╝n…

Fidan dudak b├╝kt├╝. ├ç─▒nar da toprak gibi s├╝k├╗ta b├╝r├╝nd├╝. Art─▒k gen├ž fidan─▒n s├Âzlerden alaca─č─▒ ders ve nasip kalmam─▒┼čt─▒. Art─▒k onun dersi, kaderin ac─▒ tecell├«sine aitti.

├çok ge├žmedi.

Topraktan gelen su koridorlar─▒, musluk kapat─▒nca; fidan, sarar─▒p solmaya ba┼člad─▒. K├Âklerinin ucu, sonuna kadar a─čz─▒n─▒ a├žsa da; toprak ana, fidan istemedi─či i├žin bir lokma bile vermez oldu. O a├žl─▒k ve susuzluk ├╝zerine g├╝ne┼čin harareti, en ac─▒mas─▒z bir d├╝┼čman gibi darbe ├╝st├╝ne darbe indirdi. Hava da sanki bu f─▒rsat─▒ bekliyormu┼č gibi kuvvetli bir f─▒rt─▒na tokad─▒yla, gafil ve tecr├╝besiz fidan─▒ oldu─ču gibi yere yap─▒┼čt─▒rd─▒. B├╝t├╝n k├Âkleri; topraktan kopmu┼č, tutunacak hi├žbir dayana─č─▒ kalmam─▒┼čt─▒.

Son nefesini verirken, h├óline a─člayacak bir damla g├Âzya┼č─▒ bile yoktu i├žinde. Toprak ana, hicran i├žinde f─▒s─▒ldad─▒:

ÔÇôEy fidan, ne oldu onca l├ók─▒rd─▒lar ve hayaller! Niye vaktinde bu hakikate inanmad─▒n? ┼×imdi de ayn─▒ ┼čeyleri s├Âylesene!

Fidan, o son demde bir an gurur yap─▒p ayn─▒ ┼čeyleri s├Âylemeyi d├╝┼č├╝nd├╝. Ancak yan─▒ ba┼č─▒na gelen bir oduncunun vurdu─ču ilk balta ile sadece;

ÔÇťÔÇô├éh, eyvah!ÔÇŁ diyebildi.

Kendini kaybetti. Bir zaman sonra da, amans─▒z bir soban─▒n kavurucu ate┼činde ac─▒lar i├žinde s─▒├žrad─▒, s─▒├žrad─▒, s─▒├žrad─▒. Fakat ne ├žare! Hi├žbir kurtulu┼č ├╝midi yoktu. Bir yandan pi┼čmanl─▒─č─▒n yalazlar─▒, bir yandan da soban─▒n alevleri olmak ├╝zere; iki ate┼čin ortas─▒nda yana yana k├╝l oldu. Sonra ├ž├Âpl├╝─če d├Âk├╝ld├╝. Sonra da havan─▒n r├╝zg├ór─▒, onu k├╝l h├ólinde bile bir arada tutmad─▒. ├ľyle savurdu ki her zerresi bir kuytuda kayboldu gitti.

Ya┼čl─▒ ├ž─▒nar─▒n g├Âzleri ya┼čard─▒:

ÔÇôToprak ana! Nank├Ârlerin ne h├óle geldi─čini bir kere daha g├Ârd├╝m. Ne olur bizi b─▒rakma! Benim tesl├«miyetim; ne havaya, ne g├╝ne┼če. Sadece sana ve YaratanÔÇÖa…

O s─▒rada e─čitim b├╝lb├╝l├╝ de, ├Âtelerden u├žtu geldi, ├ž─▒nar─▒n dal─▒na kondu:

ÔÇťEy g├Âren g├Âzler, ey i┼čiten kulaklar!

Tesl├«miyet bahsinde her zaman b├╝y├╝k imtihanlar ya┼čan─▒r.

┼×eyt├óniyet ve nefs├óniyet, bu hususta daima b├╝t├╝n maharetini sergiler. M├╝thi┼č bir cambazl─▒k ve ustal─▒k g├Âsterir. O kadar ki bazen;

┬źTesl├«miyet g├Âster!┬╗ diyerek bile insana ├ódeta yalvar─▒r. T├╝rl├╝ diller d├Âker. Telkin ├╝st├╝ne telkinde bulunur.

Ni├žin?

Sa─čdan yakla┼čmaktan daha beter bir tuza─ča d├╝┼č├╝rmek i├žin.

Çünkü o tuzakta;

┼×eytan da, nefis de, sanki tevbe etmi┼č iki dervi┼č ─▒srar─▒yla hareket ederler. ├édeta bu ─▒srarl─▒ tesl├«miyet servisine itiraz etmek, imk├óns─▒z h├óle gelir.

Bir de idrak;

Tesl├«miyet hususunda ┼čeytan ve nefsin yelken indirmelerini, bir zafer kabul eder. Hele onlar─▒n da ┼čiddetle tesl├«miyet taraftar─▒ olmalar─▒n─▒ ise; ka├ž─▒r─▒lmaz bir f─▒rsat olarak g├Âr├╝r.

Hâliyle râm olur.

Tam bu noktada, tabiri caizse, danan─▒n kuyru─ču kopar.

├ç├╝nk├╝ ├žaresiz bir av gibi tuza─ča yakalanm─▒┼čt─▒r. ┼×eytan tesl├«miyetine aldanm─▒┼čt─▒r. O melÔÇÖunun ters oyunlar─▒na ma─čl├╗p d├╝┼čm├╝┼čt├╝r.

Tesl├«miyet zannetti─či ┼čeyin, sinsi bir ┼čeyt├ón├« isyandan ba┼čka bir ┼čey olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârememi┼čtir. ┼×eytan─▒n uzatt─▒─č─▒ tesl├«miyet ekme─činin i├žindeki isyan zehri, onun kalbini de r├╗hunu da peri┼čan etmi┼čtir.

Buna ra─čmen gafil dili; ┬źB├╝t├╝n bunlar ba┼č─▒ma hep tesl├«miyet y├╝z├╝nden geldi!┬╗ diye feryat etmektedir.

─░┼čte;

Bu tehlikeli tesl├«miyetin anahtar─▒n─▒ ┼čeytan ve nefsin kulland─▒─č─▒n─▒ g├Ârmek gerek. Ne kadar dervi┼č k─▒l─▒─č─▒ uzat─▒lsa da, netice nefret kap─▒s─▒na ├ž─▒kmaktad─▒r. Bunun say─▒s─▒z belirtileri var. ├ľzellikle ├╝zerinde durulmas─▒ gerekenlerden baz─▒lar─▒ ┼č├Âyle:

┬źÔÇôBenim akl─▒ma yatarsa tamam.┬╗ (Tesl├«miyeti nefsin tercihine b─▒rakmak)

┬źÔÇôBu bana gelmez.┬╗ (Yine nefsi merkeze alan yakla┼č─▒m)

┬źÔÇôBen b├Âyleyim.┬╗ (Yanl─▒┼č─▒ savunucu bir avukatl─▒k ve tesl├«miyetin ger├že─čine itiraz)

Bunlara benzer b├╝t├╝n davran─▒┼člar ve ifadeler, ayn─▒ kategoride yer al─▒r. Hepsinin tesl├«miyet hususunda tek parantezleri, nefsin ve ┼čeytan─▒n onaylad─▒─č─▒ tehlikeli tesl├«miyet.

Onay─▒n ┼čeytana ait oldu─ču her tesl├«miyet, ancak isyand─▒r. Gaflet ve cehalettir.

Do─čru olan;

Kendi nefsimizin ve ┼čeytan─▒n de─čil, ancak teslim olunacak merciin onaylad─▒─č─▒ tesl├«miyettir. ├ç├╝nk├╝ o tesl├«miyetin ba┼č─▒ ne kadar ac─▒ olsa da; sonu baldan tatl─▒, ba─čdan huzurlu olur. ├ľnce ├žile, fakat sonra hayr-─▒ ebed├«.

Yani ger├žek merciin istedi─či tesl├«miyet, a─ča├ž k├Âklerinin topra─ča g├Âm├╝lmesi hakikatinden ibarettir. Ad─▒ tesl├«miyettir, ama mahiyeti ise k─▒sa veya uzun vadede her y├Ân├╝yle bereket, inki┼čaf, menfaat ve faydadan ba┼čka bir ┼čey de─čildir. Cef├ós─▒ da ┼čif├ó dolu, ez├ós─▒ da saf├ó doludur. Zahmetinden de say─▒s─▒z rahmet f─▒┼čk─▒r─▒r.

Hakikî teslîmiyet budur.

Bu teslîmiyet;

HakkÔÇÖad─▒r. Hazret-i PeygamberÔÇÖedir. Hak dostlar─▒nad─▒r.

Bu tesl├«miyet, do─čruyad─▒r. Faz├«letedir. Karde┼čli─čedir. Hizmetedir. ─░l├óh├« r─▒z├óyad─▒r.

Bu teslîmiyet, iki cihanda da huzûrun kapısıdır. Saâdet tâcıdır.

Bu tesl├«miyet, insanlar─▒, d├╝nyaya k├Âlelikten kurtar─▒r, g├Âklere sultan eder.

Bu tesl├«miyet, olgunla┼čt─▒r─▒r.

Bu tesl├«miyet, bas├«reti art─▒r─▒r. ┼×eytan─▒ da, nefsi de, ┼čerri de en do─čru ┼čekilde tan─▒t─▒r ve onlara aldan─▒┼čtan muhafaza eder.

Anlat─▒l─▒r:

─░blis, bir g├╝n olduk├ža ya┼čl─▒ ve s├ód─▒k bir dervi┼č h├╝viyetine girer ve gencecik bir vel├« olan C├╝neyd-i Ba─čd├ód├« HazretleriÔÇÖne gelir. E┼čikte boyun b├╝ker:

ÔÇôEfendim, ya┼č─▒m ge├žti ama m├╝r├«diniz olup himmetinizle yol almak isterim…

ÔÇôBu yol ├žilelidir.

ÔÇôOlsun efendim; bilirim ki ├žile, kalbin g─▒das─▒d─▒r.

ÔÇôPi┼čmek gerek. Bu da, insan─▒ ├žatlat─▒r. Terk etmeye zorlar.

ÔÇôOlsun efendim; bilirim ki, olgunlu─čun ba┼čka yolu yoktur.

ÔÇôBazen tahamm├╝l etmek imk├óns─▒zla┼č─▒r. Ka├žar gidersin.

ÔÇôOlsun efendim, kurban olurum.

ÔÇôPeki ├Âyleyse… Hizmet senden, himmet bizden…

HazretÔÇÖten bu ┼čekilde izin koparan iblis, derg├óha kapak atar. Maksad─▒ bellidir: Ne yap─▒p edip C├╝neyd-i Ba─čd├ód├« HazretleriÔÇÖne onun gen├žli─činden ve g├╗y├ó toylu─čundan da istifade ederek i─čv├óda bulunabilmek. Onu vesvese girdab─▒na ├žekebilmek.

Otuz y─▒l u─čra┼č─▒r.

Fakat nafile.

K├╝├ž├╝c├╝k bir vesveseye bile bula┼čt─▒ramaz m├╝b├órek vel├«yi. Sadece her t├╝rl├╝ hizmetin ─▒rgat─▒ gibi ├žal─▒┼čmaktan ba┼čka bir ┼čey yapamam─▒┼čt─▒r. ├ľfkeden ├žatlar. Hasedinden patlar. N├ó├žar kalm─▒┼čt─▒r. Son ├žare, pl├ón de─či┼čtirir:

ÔÇôMadem ey C├╝neyd, sana vesvese veremedim. Ben de ba┼čkalar─▒n─▒n kalbine vesvese sokarak, senin hakk─▒nda s├╗-i zanlar ├╝retir, sana bu─čzettiririm. Bu da bana yeter.

O ak┼čam i┼če ba┼člar.

Karanl─▒kta C├╝neyd HazretleriÔÇÖne ref├ókat├ži olur. Onun fenerini tutma hizmetini ├╝stlenmi┼čtir. Ancak C├╝neyd Hazretleri din├ž bir ya┼čtad─▒r, ┼čeytan ise doksanl─▒k bir ihtiyar vaziyetinde. Evlerin ├Ân├╝nden ge├žerken ┼čeytan d├╝┼čt├╝ d├╝┼čecek gibi titreye titreye y├╝r├╝meye ba┼člar. Sanki hastalanm─▒┼č da, ├╝stad─▒ buna ra─čmen ona istirahat vermeyip eziyet edercesine hizmet ettiriyormu┼č intib├ó─▒n─▒ verir. Mahir├óne rol kabiliyeti ile onlara uzaktan bakan bir ┼čahsa kendini iyice ac─▒nd─▒r─▒r. Nihayet adam ba┼člar i├žten i├že verip veri┼čtirmeye:

ÔÇô┼×u C├╝neyd HazretleriÔÇÖne de bak! G├╗y├ó Allah dostu! Yaz─▒k, yan─▒ndaki zavall─▒ ihtiyara nas─▒l da zulmediyor. Kendisi sapasa─člam keyifle y├╝r├╝yedursun, b├«├ž├óre ihtiyarc─▒k d├╝┼čt├╝ d├╝┼čecek yahu. Belli ki hasta. Bu nas─▒l bir vel├«lik? Doksan─▒na gelmi┼č ya┼čl─▒ ve hasta birini peri┼čan edercesine ├žal─▒┼čt─▒r, kendin de saltanatl─▒ saltanatl─▒ y├╝r├╝! Oh be, ne ├ól├ó!

Adam─▒n i├ži daha kaynayacakt─▒ ki C├╝neyd Hazretleri; bir m├╝ÔÇÖminin kalbi ├žamurlanmas─▒n, temiz kals─▒n diye ad─▒mlar─▒n─▒ ona ├ževirdi. ─░yice yakla┼č─▒nca sordu:

ÔÇôEfendi, yan─▒mdakinin bir melÔÇÖ├╗n-i me┼čh├╗r ve ibl├«s-i makh├╗r oldu─čunu s├Âylesem, yine ayn─▒ ┼čekilde d├╝┼č├╝n├╝r m├╝s├╝n?

Adam hen├╝z bir ┼čey demeden iblis, elindeki feneri f─▒rlatt─▒─č─▒ gibi otuz metre geri ka├žt─▒:

ÔÇôBenim iblis oldu─čumu ne zaman anlad─▒n?

ÔÇôM├╝rid olmaya geldi─čin an…

─░┼čte; ne g├╝zel bir bas├«ret n├╝m├╗nesi!

HakkÔÇÖa do─čru tesl├«miyetin bereketi.

Allah kat─▒nda mahrum ve mahcup etmeyen ne g├╝zel bir ahl├ók olgunlu─ču.

Ayn─▒ nasibe erenler, ebediyyen bahtiyar…

Tesl├«miyetin tehlikesindeki nasipsizler ise heyhaat…ÔÇŁ