Ger├žek Diploma, VUSLAT D─░PLOMASI

M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

15 ya┼č─▒ndayd─▒.

Arkada┼člar─▒yla kayd─▒rak oynuyordu.

Bir hayli oyuna dalm─▒┼č olsa da yol kenar─▒nda kendilerine bakan ├╝├ž yabanc─▒y─▒ fark etti. Hayli ya┼čl─▒yd─▒lar. H├ólleri, ulem├ódan olduklar─▒ intib├ó─▒n─▒ veriyordu. Edeple yanlar─▒na yakla┼čt─▒. ─░├žlerinden biri sordu:

ÔÇôEvl├ód─▒m, Muhyidd├«n-i Arab├« HazretleriÔÇÖnin evini biliyor musun?

ÔÇôBiliyorum efendim.

Yolu, muhataplar─▒n─▒n anlayaca─č─▒ bir ┼čekilde g├╝zelce tarif etti.

Sonra kendisi de en kestirme yoldan h─▒zl─▒ca evine gitti. Bir m├╝ddet sonra misafirler kap─▒dayd─▒. A├žt─▒. Gelenler, kar┼č─▒lar─▒nda adres sorduklar─▒ delikanl─▒y─▒ g├Âr├╝nce ┼ča┼č─▒rd─▒lar:

ÔÇôBuras─▒ Muhyidd├«n-i Arab├« HazretleriÔÇÖnin evi mi?

ÔÇôEvet.

ÔÇôKendileri evde mi?

ÔÇôEvet.

ÔÇôM├╝┼čkilde kald─▒─č─▒m─▒z sualler var. Onlar─▒ sormak i├žin geldik, m├╝sait mi?

ÔÇôElbette, buyurun.

─░├žeri girdiler. Misafir odas─▒na ge├žildi. Delikanl─▒, en y├╝ksek yere oturdu. Gelenler, merak etti:

ÔÇôEvl├ót! Muhyidd├«n-i Arab├« HazretleriÔÇÖne haber verdiniz mi?

Delikanl─▒n─▒n y├╝z├╝ k─▒zard─▒:

ÔÇôHo┼č geldiniz. Muhyidd├«n-i Arab├« bendenizim.

├ť├ž ya┼čl─▒ ├ólim, birden duraklad─▒. Hi├ž beklemedikleri bir manzaraya rastlam─▒┼člard─▒. Gelirken ihtiyar bir ├ólim-i f├óz─▒l ile tan─▒┼čacaklar─▒n─▒ umuyorlard─▒. Fakat ┼čimdi kayd─▒rak oynayan bir delikanl─▒ ile kar┼č─▒ kar┼č─▒ya idiler. Taacc├╝p ettiler. Bo┼čuna geldiklerini d├╝┼č├╝nd├╝ler. Onlar─▒ buraya, ├╝├ž h─▒ristiyan papaz─▒n ├╝lkelerine gelip de sordu─ču ve kendilerinin cevap veremedi─či sualleri ├ž├Âzmek i├žin Hal├«fe Hazretleri g├Ândermi┼čti:

┬źBu ├žetrefilli suallerin i├žinden ┼×amÔÇÖda ya┼čayan Muhyidd├«n-i Arab├« Hazretleri ├ž─▒kar.┬╗ denilmi┼čti.

Fakat ┼č├Âhreti her yana yay─▒lm─▒┼č bu z├ót─▒n hen├╝z k├╝├ž├╝k ve oyundan kopamam─▒┼č bir delikanl─▒ olmas─▒, onlar─▒ suk┼źt-─▒ hay├óle u─čratm─▒┼čt─▒. ├ťstelik biraz da ma─črur mu idi acaba? ├ť├ž ya┼čl─▒ ├ólimin kar┼č─▒s─▒nda olmas─▒na ra─čmen odan─▒n en y├╝ksek yerine oturmas─▒ da, bunu g├Âsteriyordu.

O s─▒rada evin babas─▒ yanlar─▒na geldi. Bir arzular─▒ olup olmad─▒─č─▒n─▒ sordu. Muhyidd├«n-i Arab├«;

ÔÇťÔÇôBabac─▒─č─▒m, su istirham edebilir miyim?ÔÇŁ dedi.

O da memnuniyetle tebess├╝m etti.

Fakat bu, misafir ├ólimler i├žin barda─č─▒ ta┼č─▒ran son damla olmu┼čtu. Kar┼č─▒lar─▒ndaki delikanl─▒, ma─črurlu─ču yan─▒nda bir de pervas─▒zd─▒. Birbirlerine; ┬źYanl─▒┼č ki┼čiye geldik galiba!┬╗ diyerek bakt─▒lar. ─░├žten i├že; ┬źBizim b├Âyle toy bir delikanl─▒dan ├Â─črenece─čimiz bir ┼čey yok. Haks─▒z bir ┼č├Âhrete ula┼čm─▒┼č, hepsi bu. Art─▒k kalkal─▒m…┬╗ diye karar verdiler.

Tam izin isteyeceklerdi ki Muhyidd├«n-i Arab├« Hazretleri s├Âze ba┼člad─▒:

ÔÇťÔÇôM├╝saade buyurunuz.

Suallerinize ge├žmeden evvel, i├žinizde d├╝─č├╝mlenen ├╝├ž hususun ├«zah─▒ v├ócib oldu.

Birincisi, kayd─▒rak oynay─▒┼č─▒ma ┼ča┼čt─▒n─▒z. ─░lmime yak─▒┼čt─▒ramad─▒n─▒z. Fakat takdir edersiniz ki hen├╝z on be┼č ya┼č─▒nday─▒m. Bu y─▒llar─▒n baz─▒ ├Âzellikleri var. Mesel├ó sizler bu ya┼člarda hi├ž mi oynamad─▒n─▒z? ─░┼čin ├Âz├╝, v├╝cudu topraklamak. Yo─čun gayretler i├žinde v├╝cut topraklanmazsa ├žatlar. Kald─▒ ki ┼ču prensipten hi├ž ┼ča┼čmam: Ya┼ča g├Âre oynamak var, fakat oyuncak olmak yok…

─░kincisi, odan─▒n y├╝ksek yerine oturmam─▒ yad─▒rgad─▒n─▒z. Gurur olarak de─čerlendirdiniz. Ben fert olarak aya─č─▒n─▒z─▒n tozu olurum. Ancak ilim, r├╝tbelerin en y├╝kse─čidir. Ona en y├╝ksekte olmak gerektir. Yani yukar─▒ oturu┼čum, kendim i├žin de─čil, ilme h├╝rmet i├žindir. O ilim ki; ona ben de muhtac─▒m, sizler de muhta├žs─▒n─▒z. T├ó kilometrelerce uzaktan, o ilim i├žin gelmediniz mi? H├ól b├Âyleyken onun yukar─▒da olmas─▒n─▒ niye garipsediniz? O ilim ki; gereken h├╝rmeti g├Ârmezse, s─▒rlar─▒n─▒ a├žmaz. O ilim ki; led├╝n ilmidir, huz├╗runda hi├žlik ister.

├ť├ž├╝nc├╝s├╝, babamdan su istememi do─čru bulmad─▒n─▒z. Fakat o ya┼čl─▒ ve art─▒k ├óhirete daha yak─▒n. ─░stiyor ki, amel defteri daha da dolsun. Sizinle ilgilenmek benim vazifem olunca, o da su vazifesini ├╝stlendi. E─čer ona yapacak bir ┼čey b─▒rakmasayd─▒m, bu meclisin sevab─▒ndan mahrum kald─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nerek mahzun olurdu. Yani onun ikram─▒n─▒ kabul, kendisine ikram ve ihtiram i├žindi.

Muhterem ├╝stadlar, ┼čimdi suallerinize ge├žebiliriz…ÔÇŁ

Bas├«retle ker├ómetin bir arada tecell├«si olan bu ifadeler, ├ólimlerin ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒n─▒ bir anda hayret ve hayranl─▒─ča d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝. ─░├žlerinden ge├žirdikleri s├╗-i zanlara mahcup oldular. Eridiler. Sonra, mal├╗m ├žetrefilli sualleri sordular. S─▒r y├╝kl├╝ apa├ž─▒k cevaplar─▒ ald─▒lar. D├Ând├╝ler. Hal├«fenin saray─▒nda bekleyen papazlara ilettiler. Onlar da, ummad─▒klar─▒ y├╝ksek m├ón├ólar─▒ fark etti. ─░├žlerinde hid├óyet k─▒v─▒lc─▒mlar─▒ parlad─▒. Kelime-i ┼čah├ódet getirdiler.

─░sl├óm medeniyetinde bu misaller ├žok.

─░m├óm-─▒ ├ézam. K├╝├ž├╝c├╝k ya┼č─▒nda ├žok b├╝y├╝kt├╝.

─░m├óm-─▒ ┼×├ófi├« Hazretleri. O da 15 ya┼č─▒nda fetv├ó verme seviyesinde b├╝y├╝k bir ├ólim olmu┼čtu.

Fatih Sultan Mehmed Han, gencecik ya┼čta ─░stanbulÔÇÖu fethetti.

Daha niceleri.

Çünkü onlar;

Ger├žek diplomalar─▒n ger├žek e─čitimini ald─▒lar. Bir g├╝nde bir y─▒ll─▒k, bir y─▒lda on senelik mesafeler kat ettiler. ┬źDinlenmek var, uyumak yok!┬╗ prensibiyle geceleri de g├╝nd├╝z h├ólinde ya┼čad─▒lar.

Onlar─▒n diplomalar─▒ kuru bir k├ó─č─▒t de─čildi.

Ger├žek tahsilin ger├žek ilmiydi. ─░lm-i n├ófiÔÇÖ idi. ─░lm-i led├╝n idi. Hak ve hakikatti. Gayretti. Liy├ókatti. Bas├«retti. Kem├ól├ót─▒n / olgunlu─čun zirvesiydi. O, zirvede hi├žlik h├óliydi. Ezel├« a┼čkt─▒. Ebed├« vuslatt─▒.

Onlar─▒n diplomalar─▒;

├çelik-├žomak bilgilerinin kuru yans─▒malar─▒ndan uzakt─▒. Kitap ve defterlerinde dedikodudan ibaret sat─▒rlar─▒n kirlili─či yoktu. Kalemleri temizdi. Kel├ómlar─▒ d├╝zg├╝nd├╝. M├╝rekkepleri nurluydu. Tahsilleri; esasl─▒yd─▒, esast─▒.

Ald─▒klar─▒ diplomalar, iki d├╝nyada da ge├žerli diplomalard─▒.

Çünkü;

Onlar ilim ve irfanda ikinci bir do─čum ya┼čam─▒┼člard─▒. Kendilerinde m├ónev├« bir do─čum ger├žekle┼čmi┼čti. ─░nsan─▒ insan yapan da zaten bu do─čumdu. ├ç├╝nk├╝ be┼čeriyetteki cevher, ancak bu do─čumla ortaya ├ž─▒k─▒yordu.

Mal├╗m:

─░nsan, fizik├« bir do─čumla d├╝nyaya gelir. Fakat bu do─čum; bebeklikten ├žocuklu─ča, gen├žli─če ve ihtiyarl─▒─ča do─čru sadece madd├« bir geli┼čme ve gidi┼čat─▒n ba┼člang─▒c─▒d─▒r. ─░nsanl─▒k, yaln─▒z bu eksende kal─▒rsa; be┼čer, noksan olur. Ahsen-i takvim makam─▒n─▒ muhafaza edemez. Hayat, parlay─▒p s├Ânen bir alev gibi ya┼čan─▒r ve h├╝sran ka├ž─▒n─▒lmaz olur.

Bunun i├žin;

─░nsana; mutlaka ama mutlaka madd├« do─čumundan sonra, bir de m├ónev├« do─čum gereklidir. ├ç├╝nk├╝, ancak m├ónev├« do─čumun ard─▒ndan ins├óniyet ├Âzellikleri ye┼čermeye ba┼člar. ─░nsan─▒n ger├žek ve sonsuz ├žap─▒ da, o m├ónev├« yap─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ bedendeki ├Âzellikler, daima s─▒n─▒rl─▒d─▒r. Madd├« g├Âz, belli noktaya kadar g├Âr├╝r. Madd├« kulak, belli ├Âl├ž├╝ler i├žinde duyar. Madd├« ak─▒l da; s─▒n─▒rl─▒ oldu─čundan dolay─▒, ├ž─▒kmazlar kar┼č─▒s─▒nda t─▒kan─▒r. ─░drakin ┼čuur ipini, kendi ayaklar─▒na dolanan bir k├Ârd├╝─č├╝m yapar b─▒rak─▒r. Madd├« kalp de; en k├╝├ž├╝k p─▒ht─▒da dah├«, damar t─▒kan─▒kl─▒─č─▒na yenik d├╝┼čerek ifl├ós eder. Yani kendi dar s─▒n─▒rlar─▒n─▒n ├╝st├╝nde veya alt─▒nda, bedenin b├╝t├╝n hususiyetleri iptaldir. O iptaller y├╝z├╝nden; insan, ├žok basit mevzularda bile bo─čulur. Bir ka┼č─▒k suda can verir. O iptaller y├╝z├╝nden g├Ân├╝ller ├žatlar. O iptaller y├╝z├╝nden vicdanlar patlar. O iptaller y├╝z├╝nden; hayatlarda nice anla┼čmazl─▒klar, nice kavgalar, nice ├žalkant─▒lar ve y─▒k─▒mlar, nice infialler ve infil├óklar ya┼čanmaktad─▒r.

Çare?

M├ónev├« do─čum.

├ç├╝nk├╝; ancak m├ónev├« g├Âz, hi├žbir perdeye ve s─▒n─▒ra tak─▒lmaz. Yak─▒n─▒ da g├Âr├╝r, uza─č─▒ da. T├ó ├Âtelerin ├Âtesini de seyran eder. Ancak m├ónev├« kulak, b├╝t├╝n sesleri duyar. Hatt├ó, hen├╝z harfe bile d├Ân├╝┼čmemi┼č sesleri dah├« i┼čitir. Ancak m├ónev├« ak─▒l, hayat─▒n k├Ârd├╝─č├╝mlerini bas├«retle ├ž├Âzer. ─░nsana ayak ba─č─▒ de─čil, sonsuzluk kanad─▒ olur. ─░lmin led├╝n bah├žesinde her t├╝rl├╝ meyveler yeti┼čtirir. En ├žetrefilli meseleleri bir hamlede halleder. M├ónev├« kalp de kez├ó. En a─č─▒r imtihanlar kar┼č─▒s─▒nda bile, hi├žbir damar t─▒kan─▒kl─▒─č─▒ ya┼čamadan vazifesini yapar. Sadece HakkÔÇÖ─▒n daima ma─čl├╗bu, fakat ┼čeytan ve nefisle m├╝cadelenin de her zaman yeg├óne galibi olur. ─░nsan, i┼čte bu ┼čekilde insand─▒r. ─░nsanl─▒─č─▒yla diridir. F├ón├« hayata ved├ó ederken de ├Âlmeyip, ba┼čka bir dirili─čin ebed├«li─čine kavu┼čur. Huz├╗r-i il├óh├«ye vuslat diplomas─▒yla ├ž─▒kar. Kabul g├Âr├╝r. Sonsuza dek m├╝k├ófatland─▒r─▒l─▒r.

Yani m├ónev├« do─čum, ┼čart.

Bu do─čum;

G├Âz├╝n do─čumudur. Kula─č─▒n do─čumudur. Kalbin do─čumudur. Akl─▒n do─čumudur. ─░drakin ve ┼čuurun do─čumudur. ├Äman ve irfan─▒n do─čumudur. Hakikatin do─čumudur. Gaye ve gayretlerin do─čumudur. En do─čru ilmin do─čumudur. F├ón├« bir d├╝nyada ├Âl├╝ms├╝zl├╝─č├╝n do─čumudur. Ezelden ebede en y├╝ce a┼čk─▒n ve vuslat─▒n do─čumudur. Zahmetler i├žinde rahmet do─čumudur. Ate┼čler i├žinde cennet do─čumudur.

Tahsil ve e─čitim;

─░nsana, i┼čte bu m├ónev├« do─čumu yapt─▒rabildi─či nisbette tahsildir, e─čitimdir, ger├žektir. ┼×anl─▒ m├óz├«mizi muhte┼čem yapan, bu e─čitim oldu─ču gibi; yar─▒nlar─▒m─▒z─▒ ihti┼čaml─▒ yapacak olan da, bu e─čitimdir.

Ancak unutulmamal─▒ ki;

Bu do─čumun yeg├óne rahmi, d├«n-i m├╝b├«n olan ─░sl├ómÔÇÖd─▒r. Yeg├óne tabibi de Hab├«b-i Hud├ó olan Peygamberler Sultan─▒ ile OÔÇÖnun v├órisi olan ┬źevliy├óullah┬╗t─▒r. B├╝t├╝n g─▒da ve geli┼čimi de KurÔÇÖ├ón iklimidir.

Ash├ób-─▒ kiram; ├Ânceleri madd├« yap─▒lar─▒ itibar─▒yla vah┼čet ├žukurlar─▒nda iken, sonradan bu hakikatin m├ónev├« do─čumuna mazhar olarak rahmet zirvelerine ula┼čt─▒lar. ─░sl├ómÔÇÖ─▒n rahminde, Hazret-i PeygamberÔÇÖin m├╝b├órek ellerinde do─čdular. KurÔÇÖ├ón ile ye┼čerdiler ve y├╝celdiler. O devr-i sa├ódette ne ├Âl├╝ms├╝z ├Ârnekler ya┼čand─▒:

Kulak verip onu bir lâhza dinleyince Tufeyl,
G├Ân├╝l verip dedi: ┬źÔÇĺEy Mustaf├ó, g├╝n oldu bu leyl!
SenÔÇÖin i├žin bana kavmim neler f─▒s─▒ldarken,
O an ┼ča┼č─▒p, Seni asl─ü i┼čitmeyim diye ben;
Pamuk dah├« t─▒kam─▒┼čt─▒m sa─č─▒r kulaklar─▒ma,
Hud├ó kel├óm─▒n─▒ SenÔÇÖden duyunca ┼čimdi ama,
Yan─▒nda ben de i┼čittim ki yer ve g├Âk tekbir;
┼×ah├ódet eyledi kalbim, inand─▒; ┬źAllah bir!┬╗
Ne muhte┼čem okudun y├ó Neb├« bu KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒,
─░┼čitmemi┼č idim ondan g├╝zel g├╝list├ón─▒.┬╗

(bkz. ─░bn-i Hi┼č├óm, I, 407-408; ─░bn-i SaÔÇÖd, IV, 237-238) (Seyr├«)

G├Ân├╝l, k─▒m─▒ldas─▒n art─▒k hat─▒rlay─▒p ├ľmerÔÇÖi,
H─▒┼č─▒ml─▒ olsa da, KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒ duydu, oldu diri.
Huz├╗r-i AhmedÔÇÖe derhal kanat kanat ko┼čtu;
E┼čikte ba┼č b├╝kerek; ┬źY├ó Neb├«!┬╗ deyip co┼čtu:
┬źBu n├óm ├ľmer, Seni ├Âld├╝rmek istiyordu bug├╝n,
─░┼čitti ├óyet-i T├óh├óÔÇÖy─▒, ├ó┼č─▒k etti ├Âz├╝n!
En ├Âzge sevgili oldun cih├ón i├žinde bana,
┼×ah├ódet eyliyorum ben fed├ó olup da Sana!..┬╗

O Tab├«bÔÇÖe, O Hab├«bÔÇÖe ko┼čmamak m├╝mk├╝n m├╝? Hele OÔÇÖnun KurÔÇÖ├ón iklimine girmemek m├╝mk├╝n m├╝? Hazret-i PeygamberÔÇÖle o iklime girenler, elbette idrak ederler ki:

Ne tatl─▒ s├Âz, ne g├╝zel ├Âz, ne muhte┼čem bu kitap,
Ne ince dil, y├╝ce kandil, ne muhterem bu kitap!
Yeg├ónedir; e┼či yoktur, mis├óli yok ├Âz├╝n├╝n,
┼×er├«ki, benzeri yok, dengi yok bu Hak s├Âz├╝n├╝n.
O tek sadâ, bu nidâ; misli yok, muazzam edâ,
Yolunda harfine kurban, beden de ruh da fedâ!
Evet, yeg├óne kel├óm; Rabbimin kel├óm─▒, s├Âz├╝,
├çekince besmele, bir noktas─▒yla da─člar ├Âz├╝.
Hud├ó buyurdu: ┬źKit├ób─▒m, ne ┼č├╝phe, ems├ólsiz,
Ki indiren de bu KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒ h─▒fzeden de BizÔÇÖiz!ÔÇŁ (el-Hicr, 9)

Ne mutlu, ├Âmr├╝n├╝ KurÔÇÖ├ón eden hat─▒rl─▒ kula,
Ne mutlu, hâfıza hizmet eden hayırlı kula! (Seyrî)

─░├žinde bulundu─čumuz g├╝nler, bu hususta en g├╝zel f─▒rsat g├╝nleri. Tatilin at├ólet ve reh├óvetine kap─▒lmay─▒p ├Ân├╝ndeki f─▒rsatlar─▒ fark edenler ve ├╝zerine d├╝┼čen vazifeleri, hizmetleri, gayretleri g├Âstermeyi bilenler; ger├žek diplomalar─▒n namzetleridir. G├Âkten alk─▒┼č alacak diploma ve karnelerin namzetleri. Daima sormal─▒:

Yerden alk─▒┼č alacak diploma ├žoktur sende,
G├Âkten alk─▒┼č alacak karnelerin var m─▒ g├Ân├╝l? (Seyr├«)

Medeniyetimizin b├╝t├╝n ├óbide ┼čahsiyetleri, g├Âkten alk─▒┼č alacak karnelere ve diplomalara g├Âre bir e─čitimle yeti┼čtiler de ├Âl├╝ms├╝z zirvelerin destan─▒ oldular. Eb├╗bekirler, ├ľmerler, Osmanlar, Aliler, ├ťs├ómeler, Muazlar, Muhyidd├«n-i Arab├«ler, Mevl├ón├ólar, Y├╗nuslar, ┼×├óh-─▒ Nak┼čibendler, ┼×├óh-─▒ Geyl├ón├«ler, Fuz├╗l├«ler, H├╝d├óy├«ler, ├ékifler, niceler, niceler, nice d├óh├«ler, hep b├Âyle do─čdu.

Her biri;

Ger├žek diploma, vuslat diplomas─▒ idrakiyle verilen m├ónev├« e─čitim ile do─čdu. Hazret-i PeygamberÔÇÖin nefesiyle do─čdu. KurÔÇÖ├ón ile do─čdu. A┼čk ile do─čdu. Tasavvufla do─čdu. Gayret ve hizmet ile do─čdu. Kulluk ve ┼čuur ile do─čdu. Vuslat diyerek do─čdu.

Do─čdular. Y├╝celere t─▒rmand─▒lar. Ula┼čt─▒lar.

Onlar arad─▒klar─▒n─▒ buldu. Bulduklar─▒n─▒ da vas─▒ta yaparak daha fazlas─▒n─▒ arad─▒lar. Daha fazlas─▒n─▒ buldular. Onlar, ┼čahdamar─▒ndan yak─▒n olan─▒ ise, hi├ž kaybetmediler. Durmadan aray─▒p bulduklar─▒; o yak─▒n─▒ daha iyi tan─▒mak i├žin hikmet, s─▒r, irfan ve hakikat tecell├«leri idi. Gayretlerinin ├Âz├╝; sonsuz derya i├žinde, suyu fark etmekti. M├órifette derinle┼čmek ve ilimde hayretin artmas─▒ ile feyz-i d├óim├« ve hazz-─▒ ebed├«yi tatmakt─▒. Hak ile yak─▒nl─▒─č─▒ f├ón├«lik kefeninden kurtarmak ve OÔÇÖnu tem├ó┼č├óy─▒ bek─ü g├Âz├╝yle ger├žekle┼čtirerek hi├ž kaybetmemekti.

Çünkü;

Sonsuz vuslat diplomas─▒n─▒n ┼čart─▒ buydu:

─░┼čtiyak─▒n artmas─▒.

─░┼čtiyak, ama f├ón├«li─če ve p├Ârs├╝yene de─čil. B├ók├«li─če ve solmayana.

Y├╝ce saltanata eri┼čen kullar, o i┼čtiyak─▒n himmeti ile sultan oldular. Hazret-i ─░brahim, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa niyaz etti:

ÔÇťÔÇôEy Rabbim, bana, ├Âl├╝leri nas─▒l diriltti─čini g├Âster!

ÔÇôSen inanmad─▒n m─▒?

ÔÇô─░nand─▒m, ancak kalbim mutmain olsun (da hayret, i┼čtiyak ve m├órifetim arts─▒n)!..

ÔÇô├ľyleyse d├Ârt ku┼č tut. Onlar─▒ kendine al─▒┼čt─▒r. Sonra onlar─▒ par├žalay─▒p her bir par├žas─▒n─▒ bir da─č─▒n ├╝zerine b─▒rak. Sonra da onlar─▒ ├ža─č─▒r. Sana u├žarak gelirler. Bil ki, ┼č├╝phesiz Allah mutlak g├╝├ž sahibidir, h├╝k├╝m ve hikmet sahibidir.ÔÇŁ (el-Bakara, 260)

─░┼čte;

Ger├žek diploman─▒n dersi:

Hikmet!

S─▒rlar─▒ ├ž├Âzmek.

İlâhî kudret tecellîlerini okumak.

─░rfana ermek.

Hem de bitmez ve t├╝kenmez bir sonsuzluk i├žinde. Fakat insan ├óciz. Kullar─▒n hepsi, mahdut bir idrakin esiri. Peygamberler bile nihayette kul idraki ├žer├ževesinde. Bu sebeple Peygamber Efendimiz iltic├ó ederdi ki:

┬źEy m├ór├╗f olan All├óhÔÇÖ─▒m! SenÔÇÖin m├órifetini hakk─▒yla bilip tan─▒yamad─▒k. Sen, bizim bilip tan─▒mam─▒zdaki b├╝t├╝n kusur ve noksanl─▒klardan m├╝nezzehsin…ÔÇŁ

HakkÔÇÖ─▒n m├órifeti, b├Âyle m├╝nezzeh.

S─▒r ve hikmetler, o m├╝nezzeh m├órifeti anlatan il├óh├« dersler. Hak dostlar─▒ da; bu bak─▒mdan s├╝rekli irfanlar─▒n─▒ art─▒rma ├ž─▒rp─▒n─▒┼č─▒ i├žinde, acziyetle secdeye kapanan Hak talipleri, m├órifet talebeleri. Onlar; HakkÔÇÖ─▒ bulduktan sonra, OÔÇÖnu m├órifet ile tan─▒mak i├žin; bir ├Âm├╝r irfan tecell├«lerini aray─▒p olgunluk ate┼člerinde yanarak k├╝l olmak ├╝zere, kendilerini c─▒l─▒z bir ├žal─▒ gibi olmaya memur ve mecbur tutan vel├«ler. Neticede vuslat diplomalar─▒n─▒ alarak ate┼člerin yakmad─▒─č─▒ g├╝l g├Ân├╝ll├╝ bahtiyarlar aras─▒na d├óhil olan ├órifler.

Aslında mârifet-i ilâhî;

Ezelden beri g├╝r├╝l g├╝r├╝l akan bir ─▒rmakt─▒r. ─░nsanlar da o ─▒rma─č─▒n i├žinde kum tanecikleri. O muhte┼čem ─▒rmak, her taneyi bir yere ├žalkalaya ├žalkalaya g├Ât├╝r├╝r. Bin bir kesret deryas─▒na gark eder. Her deryada o kumlar, ├že┼čit ├že┼čit tecell├«ler tem├ó┼č├ó ederler. Hepsi de sonsuz bir hakikatin sadece bir damlas─▒ ve noktas─▒d─▒r. Ne sonsuzluk bir noktad─▒r, ne de nokta bir sonsuzdur. Bu sebeple hi├žbir tane, kesret deryas─▒nda b─▒rak─▒lmaz. Hepsi yine irfan ak─▒┼č─▒yla vahdete d├Âner. Tam d├Ânen, v├ós─▒l; d├Ânemeyen, mahrumdur. Gurbet k─▒y─▒lar─▒na tak─▒lan kumlar, mahrumdur. Can─▒n─▒ vuslat eteklerine atabilen kumlar ise, ebed├« saraylar─▒n nurdan tahtlar─▒na oturur. D├╝nya gurbetinde bu hakikatleri idrak edemeyenler; f├ón├«lik sahilinde zeb├╗n olurken, idrak edenler de b├ók├«lik deryas─▒nda memnun ve mesrur olur. O ├órifler, HakÔÇÖtan gelirler, f├ón├«li─če dalmadan HakkÔÇÖa d├Ânerler:

Ey fasıl âlemi dünya, ne büyükler geldi,
Bakt─▒lar her ┼čeye l├ó, d├Ând├╝ler ill├ó dediler. (Seyr├«)

─░┼čte ger├žek diploman─▒n kazanc─▒, ebed├« k├ór─▒.

Bu ebed├« k├óra azmederek ┼ču hakikati g├Ârmeli:

Bak; ┼čahdamar─▒ndan da yak─▒nken,
Hâlâ aramak yâri, ne hâcet!
Seyrî, arayanlar bulamaz, sen,
├ç├Âz b├ót─▒n─▒, en z├óhiri seyret!

OÔÇÖna ├«m├ón eden bulmu┼čtur. Ancak bulmak, her ┼čeyiyle bilmek de─čildir. Bulmay─▒ de─čil, bilmeyi aramak l├óz─▒m. Bilmeyi de bulduktan sonras─▒ hi├žlik vadisi. Y├╗nusÔÇÖun;

ÔÇťBallar bal─▒n─▒ buldum, kovan─▒m ya─čma olsun!ÔÇŁ dedi─či vadi…

Ger├žekten bulanlar bilir ki;

OÔÇÖnun hakk─▒nda mal├╗mlar art─▒k├ža, me├žhuller daha da artar. ├ľyle ki her an sonsuz bir ┼čekilde artan me├žhuller i├žinde insan, bazen bulamad─▒─č─▒n─▒ bile zanneder. Zaten b├╝t├╝n insanlar; ak─▒l ak─▒l ├╝st├╝ne, fikir fikir ├╝st├╝ne, zikir zikir ├╝st├╝ne, ilim ilim ├╝st├╝ne, as─▒rlard─▒r OÔÇÖnun ┼ču f├ón├«deki sanatlar─▒n─▒n ve tecell├«lerinin zerresine bile, tam m├ón├ós─▒yla hen├╝z ├órif olamad─▒. Asl─▒nda bu, vuslat hazz─▒n─▒n sonsuzlu─čudur. Bitmez ve t├╝kenmez rahmettir. B─▒kt─▒rmaz ve yormaz a┼čk enerjisidir. Kullu─čun nihayetsiz lezzetidir. ─░drak eden i├žin, bin bir acziyet i├žinde bek─ün─▒n sonsuz kap─▒lar─▒d─▒r.

Her kap─▒da hayret, hayret, sadece hayret vard─▒r.

Her hayretin i├žinde de bin bir i┼čtiyak.

Her i┼čtiyak─▒n i├žinde de bin bir m├órifet.

Her m├órifetin i├žinde de bin bir hi├žlik.

Her hi├žli─čin i├žinde de bin bir hikmet ve kudret.

Her hikmette de bin bir vuslat ve sonsuz tem├ó┼č├ó…

Kimi g├Ân├╝ller bu tecell├«lerden nasiplidir. Kimileri de nasipsizdir. Buna g├Âre Hazret-i Mevl├ón├ó der ki:

ÔÇťCebr├óilÔÇÖin ve HakÔÇÖla ├ó┼čin├ó olan ruhlar─▒n k├óbesi ve k─▒blesi, yedi kat g├Â─č├╝n y├╝ksek yeri olan SidreÔÇÖdir. ┼×ehvetine d├╝┼čk├╝n ve midesine kul olanlar─▒n k─▒blesi de, sofrad─▒r.

├érifin k─▒blesi, vuslat n├╗rudur. Filozofla┼čm─▒┼č akl─▒n k─▒blesi de hayaldir.

Z├óhidin k─▒blesi, ihsan ve kerem sahibi olan AllahÔÇÖt─▒r. Tamah sahibinin k─▒blesi de alt─▒n kesesidir.

M├ón├ó sahibi olgun ki┼čilerin k─▒blesi, sab─▒r ve tahamm├╝ld├╝r. ┼×ekle ve s├╗rete tapanlar─▒n k─▒blesi de, ta┼člardaki nak─▒┼člar ve resimlerdir. Putlar ve heykellerdir.

─░├ž d├╝nya ile m├ón├ó ve ruh ├ólemini kendilerine yurt edinenlerin k─▒blesi; nimetler veren, l├╝tuf ve ihsanlarda bulunan AllahÔÇÖt─▒r. Ancak i├ž ├ólemine inemeyip d─▒┼čta kalan ve g├Âr├╝n├╝┼če tapanlar─▒n k─▒blesi de, kad─▒n─▒n y├╝z├╝d├╝r.

Bizim r─▒zk─▒m─▒z, alt─▒n k├ósedeki il├óh├« ┼čarap; o k├Âpeklerin r─▒zk─▒ ise ┬źyal┬╗ dedikleri yere d├Âk├╝len tutma├ž suyu…ÔÇŁ

Bu hakikat, ger├žek diploma erbab─▒n─▒n bir ├Âm├╝r anlatmaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ ├žok y├Ânl├╝ bir m├ón├ód─▒r. Ayn─▒ hakikati Y├╗nus, ┼č├Âyle dile getirir:

─░lim hod g├Âz hic├ób─▒d─▒r,
Dünya ahret hesâbıdır,
Kitap hod a┼čk kit├ób─▒d─▒r,
Bu okunan varak nedir?

ÔÇťVuslat diplomas─▒na g├Ât├╝rmeyen her ilim, g├Âzler i├žin sadece perdedir. Faydas─▒zd─▒r, ├╝stelik g├Ârmeye de engeldir. D├╝nyaya gelince, o da mah┼čer g├╝n├╝ ├Ân├╝m├╝zde hesap y─▒─č─▒n─▒ndan ba┼čka bir ┼čey olmayacakt─▒r. O h├ólde il├óh├« kitap, a┼čk kitab─▒d─▒r. Bu okunan yapra─č─▒n ne oldu─čunu art─▒k anla!ÔÇŁ

Fakat a┼čk kitab─▒n─▒ okumak kolay de─čil.

Büyük bir fedâkârlık ve teslîmiyet gerek. Mârifet mektebinde tahsil ve diploma gerek.

├érifler kutbu S├ómi Efendi Hazretleri, D├órulf├╝n├╗n Hukuk Fak├╝ltesinden birincilikle mezun olmu┼čtu. Gen├žti. Parlak bir d├╝nyev├« gelecek kendisini bekliyordu. Tam o s─▒rada esrarengiz bir z├ótla kar┼č─▒la┼čt─▒. Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n ┼×emsÔÇÖle kar┼č─▒la┼čmas─▒nda oldu─ču gibi g├Ân├╝ller birbirine akt─▒. O m├╝b├órek, nur y├╝zl├╝ z├ót dedi ki:

ÔÇťÔÇôEy delikanl─▒! H├ólin ├žok g├╝zel. ─░├žin p─▒r─▒l p─▒r─▒l. Cazip bir d├╝nya tahsili yap─▒p birincilikle diploman─▒ alm─▒┼čs─▒n. Bu g├╝zel.. Ancak bir de ger├žek diploman─▒n tahsiline besmele ├žek! O tahsilin yeri, m├órifet mektebidir. Oraya kayd─▒n─▒ yapal─▒m da d├╝nya ve ├óhiretin s─▒rlar─▒n─▒, kullu─čun hakikatini, il├óh├« kudretin hikmet tecell├«lerini ve led├╝n ilmini tahsil et! Sonunda vuslat diplomas─▒yla mezun olmaya bak!

Unutma; ilk ders incitmemek, son ders de incinmemektir…ÔÇŁ

─░┼čte o mektepte S├ómi Efendi Hazretleri, kutbuÔÇÖl-├órif├«n olur.

Hâsılı;

Nas─▒l ki, bir i┼če giri┼č ba┼čvurusunda ├Ânce oraya muv├óf─▒k diploma istenir. Sonra da ille liy├ókat. Ayn─▒ ┼čekilde ebed├« ├ólemde girilmek istenen cennetler i├žin de insandan mutlaka bir diploma istenir: Vuslat diplomas─▒. Ge├žerli bir vuslat diplomas─▒.

O diplomay─▒ insan, bu d├╝nyada kendisi haz─▒rl─▒yor. Omuzlar─▒na yazd─▒rd─▒─č─▒ b├╝t├╝n notlar, o diploman─▒n art─▒s─▒ veya eksisi.

E─čer omuzlardaki notlar iyiyse, ne ├ól├ó; fakat k├Ât├╝yse, aman y├ó Rabb├«!

Yani mesele, sayfa sayfa doldurup gitmek de─čil. O sayfalar─▒n nas─▒l dolduruldu─ču ve ge├žerlili─či. ├ç├╝nk├╝ en kolay bir u├ža─č─▒ bile; insan─▒n elindeki k├ó─č─▒da de─čil, ancak maharetine ve m├órifetine teslim ediyorlar. Yani d├╝nya ┼čartlar─▒nda bile; cidd├« mesleklerde bo┼č diplomalar, sadece kuru ve ge├žersiz bir k├ó─č─▒ttan ibaret. ├éhirette de b├Âyle olmayacak m─▒? Olacak. Hatt├ó baz─▒ d├╝nya diplomalar─▒, orada, ├Âm├╝rlerin en ac─▒ h├╝sran vesikalar─▒ olacak.

Bu durumda;

Ey talebeler, hocalar, anneler, babalar, t├╝m insanlar!

Kabir ├žukurunda ve cennet s─▒r├ót─▒nda ge├žersiz bir diploma, cehennem tuza─č─▒…

Cehennemde yanmayacak bir k├ó─č─▒t ile kazan─▒lan vuslat diplomas─▒ da, cennet bura─č─▒…

O hâlde;

Ne mutlu n├ór tuza─č─▒ndan kurtulup nur bura─č─▒na n├óil olanlara!

Ne mutlu bunun i├žin KurÔÇÖ├ónÔÇÖa sar─▒lanlara!

Ne mutlu;

─░sl├ómÔÇÖ─▒n mukaddes rahminde kutlu bir nesil olarak, Hazret-i PeygamberÔÇÖin m├╝b├órek ellerinde m├ónen do─čanlara!

Do─čup da v├ós─▒l olanlara!..