ÔÇťM├ťÔÇÖM─░N ARI G─░B─░D─░RÔÇŁ

M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

Mesnev├«ÔÇÖde anlat─▒l─▒r:

Mezarl─▒k yolunda babas─▒n─▒n tabutu ├Ân├╝nde bir ├žocuk.

─░nliyordu, a─čl─▒yordu, elleriyle ba┼č─▒na vura vura feryat ediyordu:

ÔÇťÔÇô├éh babac─▒─č─▒m! Seni nereye g├Ât├╝r├╝yorlar? Kara topra─ča g├Âmecekler. Toprakta, dapdarac─▒k bir yere, i├ži gam ve kederle dolu bir eve koyacaklar. O evde ne hal─▒ serili, ne has─▒r var!

O evde yirmi d├Ârt saat zifir├« gece. Ne ak┼čamlar─▒ bir ─▒┼č─▒k, ne de g├╝nd├╝zleri bir dilim ekmek! O evde, yeme─čin kokusu bile yok!

├éh babac─▒─č─▒m!

O evin kap─▒s─▒ da bacas─▒ da kapal─▒. Ne dama ├ž─▒kacak bir yol, ne de s─▒k─▒┼č─▒nca s─▒─č─▒n─▒p dert yanaca─č─▒n bir kom┼ču var!

├éh babac─▒─č─▒m!

Halk─▒n sevgi ve sayg─▒ ile ├Âpt├╝─č├╝ g├Âzlerin o kapkaranl─▒k yerde ne yapacak?

Gitti─čin ev, amans─▒z!

O ev, darac─▒k bir zindan. Ne g├╝ne┼č g├Âr├╝yor, ne ay. O evde insanda ne bet kal─▒r, ne beniz!ÔÇŁ

Bu ┼čekilde yetim ├žocuk, epeyce figan etti. Toprak alt─▒ndaki evin, yani mezar─▒n ahv├ólini say─▒p d├Âkt├╝. ─░ki g├Âz├╝nden de kanl─▒ ya┼člar ak─▒tmaktayd─▒.

Onun s├Âzlerini duyan Cuh├ó, babas─▒na dedi ki:

ÔÇťÔÇôBabac─▒─č─▒m! Vall├óhi bu cenazeyi bizim eve g├Ât├╝r├╝yorlar!ÔÇŁ

Babas─▒, ka┼člar─▒n─▒ ├žat─▒p Cuh├óÔÇÖya;

ÔÇťÔÇôAptalla┼čma!ÔÇŁ dedi.

Bunun ├╝zerine Cuh├ó, ┼ču cevab─▒ verdi:

ÔÇťÔÇôBabac─▒─č─▒m! ├çocu─čun sayd─▒─č─▒ vas─▒flar─▒ dinle! Bir bir say─▒p d├Âkt├╝kleri hi├ž ┼č├╝phe yok ki bizim evin vas─▒flar─▒d─▒r. Ne has─▒r var, ne ─▒┼č─▒k var, ne yemek; ne kap─▒s─▒ m├ómur, ne avlusu, ne de dam─▒!ÔÇŁ

Bu ince bak─▒┼č a├ž─▒s─▒yla Hazret-i Mevl├ón├ó, ┼ču izahta bulunur:

ÔÇť─░nsanda da bu ┼čekilde y├╝zlerce benzeyi┼č, y├╝zlerce iz ve sembol vard─▒r. Fakat d├╝nya i┼člerine dalarak vicdan─▒ nas─▒rla┼čm─▒┼č azg─▒nlar, bunlar─▒ g├Âremez ve bilemezler.

Onlar g├Âremese de;

Hak g├╝ne┼činin n├╗ru ile ayd─▒nlanmayan, karanl─▒klara dalm─▒┼č nice g├Ân├╝l evleri vard─▒r.

O g├Ân├╝l evleri; Yahudilerin can─▒ gibi, dar ve karanl─▒kt─▒r. Sevgi ba─č─▒┼člayan All├óhÔÇÖ─▒n zevkinden ve m├ónev├« lutfundan mahrumdur.

B├Âyle bir g├Ân├╝lde ne g├╝ne┼čin n├╗ru parlar, ne sahas─▒ geni┼čler, ne de kap─▒s─▒ m├órifete ve hakikate a├ž─▒l─▒r.

Senin i├žin b├Âyle bir g├Ân├╝lden, mezar daha iyidir. Sen ┼čimdi gel de karanl─▒klar i├žinde kalm─▒┼č, nursuz ve darac─▒k g├Ân├╝l mezar─▒ndan ├ž─▒k, kurtul!

Asl─▒nda sen ├Âl├╝ de─čilsin! Sen bir dirisin ve bir dirinin o─člusun. Senin bu dapdarac─▒k g├Ân├╝l mezar─▒n, nefesini daraltmad─▒ m─▒? Yani b├Âyle darac─▒k bir g├Ân├╝lle nefes alamaz bir h├óle gelmiyor musun?

Sen vaktinin Y├╗sufÔÇÖusun, g├Âky├╝z├╝n├╝n g├╝ne┼čisin. ┼×u beden kuyusundan, ┼ču karanl─▒k dar zindandan ├ž─▒k; g├╝zel y├╝z├╝n├╝ g├Âster!ÔÇŁ

─░nsana;

G├Ân├╝l evinin mezar olmamas─▒ i├žin orada daima HakkÔÇÖa muhabbet kandili yanmal─▒. O kandilin ─▒┼č─▒─č─▒nda da kul, il├óh├« nazarlara mazhar olacak bir k─▒vam i├žinde ya┼čamal─▒.

Tâ ki;

G├Ân├╝l evi de, insan da, gidece─či yer de m├ómur olsun.

Bu da kalb-i selîm ile mümkün.

Kalb-i sel├«m ise, bal ar─▒s─▒ misali bir ya┼čay─▒┼č gerektiriyor. ├éyette buyurulur:

ÔÇťRabbin, bal ar─▒s─▒na, vahyederek; ┬źDa─člarda, a─ča├žlarda ve haz─▒rlanm─▒┼č kovanlarda yuva edin; sonra her ├že┼čit ├╝r├╝nden ye; sonra da Rabbinin, i┼člemen i├žin g├Âsterdi─či yollardan y├╝r├╝!┬╗ diye ├Â─čretti. (Bu talim ve l├╝tuf sayesinde ar─▒lar─▒n) kar─▒nlar─▒ndan insanlara ┼čif├ó olan ├že┼čitli renklerde bal ├ž─▒kmaktad─▒r. D├╝┼č├╝nen bir millet i├žin bunda ibret vard─▒r.ÔÇŁ (en-Nahl, 68-69)

D├╝┼č├╝nen, kavrar ki;

─░nsan─▒n g├Ân├╝l evi, bal kovan─▒ gibi olursa; orada ┼čif├ó, bereket, canl─▒l─▒k ve hakikat zuhur eder. Bunun yolu da, il├óh├« ilhamla beslenmek, hel├ól ve temiz g─▒dalarla r─▒z─▒klanmak.

T─▒pk─▒ bal ar─▒s─▒ gibi…

Bal ar─▒s─▒, ├Âzel bir misal. ─░bret ve hikmet dolu bir ├Ârnek. ─░l├óh├« bir ┼čablon.

Bu muhtev├óda yeri gelmi┼čken ┼ču hakikatin alt─▒n─▒ ├žizmek l├óz─▒m:

Yery├╝z├╝nde say─▒s─▒z varl─▒k var.

Hepsi kendi ├Âzelli─činde, kendi mayas─▒nda, kendi kavgas─▒nda, kendi kayg─▒s─▒nda. Hepsi kendi hususiyetlerini yans─▒t─▒yor. Ba┼čka bir ┼čekle ve i┼čleyi┼če zaten m├╝sait de─čiller.

Ancak;

─░nsan hari├ž.

O, her ┼čekle ve i┼čleyi┼če m├╝sait.

Bu m├╝saitlik sebebiyle, insan─▒n nas─▒l bir varl─▒k olaca─č─▒, d├╝nyadaki en b├╝y├╝k m├╝cadele mevzuu. ├ç├╝nk├╝ insan; bu hakikatten gafilse, onun m├╝kemmel mekanizmas─▒, fel├óketin ve ziyan─▒n da en robotla┼čm─▒┼č bir k├Âlesi ve mahk├╗mu durumunda.

Neticede;

Her varl─▒k kendi cins ve mahiyetini ifade ederken insanl─▒k ├ólemi, say─▒s─▒z varl─▒─č─▒ ifade etmekte. S├╗rette hepsi bir g├Âr├╝n├╝rken, s├«rette;

Kimi insan, kimi ba┼čka bir mahl├╗k.

Kimi hay─▒rl─▒, kimi hay─▒rs─▒z.

Kimi ┼čerefli, kimi berbat.

Kimi asil, kimi sefil.

Yani;

Âdem denen âlemde raks eder bin bir sıfat,
Ne ten├ós├╝p eksilir ne tezat, i┼čte sanat!..
G├╝n gibi g├Ârs├╝n diye b├Âyle bir tab├«at─▒,
Ayna eylemi┼č Hud├ó g├Âzlere k├óin├ót─▒!..
G├Ârene, yerden g├Â─če her ┼čey bir ┼čeye tems├«l,
Say─▒s─▒z varl─▒─č─▒n her biri bir ┼čahsa misil…
─░┼čte da─č, i┼čte ├žukur, i┼čte ini┼č ve ├ž─▒k─▒┼č,
─░┼čte ilkbahar ve yaz, i┼čte sonbahar ve k─▒┼č!..
Kimi ya─čmurlu, kimi karl─▒, kimi g├╝ne┼čli,
H├óline g├Âre; kimi e┼čsiz, kimisi e┼čli!..
Gezer g├Âklerde; kimi kartal, kimi yarasa,
Yerler bo┼č de─čil; i┼čte so─čan, i┼čte p─▒rasa!..
─░┼čte ta┼č, i┼čte toprak, i┼čte dere ve tepe,
Biri mil, biri s├╝rme, biri kula─ča k├╝pe!..
Bir yanda haz da─č─▒t─▒r arz─▒n ├žile─či, muzu,
Bir yanda tat ka├ž─▒r─▒r Eb├╗ Cehil karpuzu…
Kimi k├Âk, kimi g├Âvde, kimi yaprak, kimi dal,
Semereler kavgal─▒; kimi zehir, kimi bal!..
Kimi damla, kimi sel, kimi bunlara deryâ,
Kimi ├ž├Âl gibi, kimi serap, kimisi h├╝ly├ó!..
G├╝zel var; p─▒r─▒l p─▒r─▒l, bakmaya doyamazs─▒n,
Çirkin var; zemzemle de yıkasan yuyamazsın!..
Kimi s─▒rf hava, kimi su, kimi su borusu,
Muhtelif; kimi ate┼č, kimi cennet korusu…
Kimi kurt, kimi koyun, kimi de domuz gibi,
Kimi kafaya kulak, kimisi boynuz gibi…
Atan, att─▒ran; tutan, tutturan; liste liste,
Az m─▒ yutan, yutturan; kusan, kusturan? ─░┼čte!..
Biri canl─▒ cen├óze, biri ├Âlse de diri,
Biri r├╗huna ba─čl─▒, biri nefsin esiri…
Nice ├╝├ž hokkabaz, her k├Â┼če ba┼č─▒nda oynar,
Mel mel bakar nicesi g├Âremez neler kaynar!..
Niceler ya─č mis├óli d├óim├ó su ├╝st├╝nde,
Niceler tilki gibi her g├╝n pusu ├╝st├╝nde!.
Kimi buluttan beyaz, kimi k├Âm├╝rden siyah,
Birine sevap olan di─čeri i├žin g├╝nah!..
Karn─▒ ├žatlarken filin, a─člar c─▒l─▒z kar─▒nca,
Bir el s├╝k├╗nu ok┼čar, bir el kan d├Âker h─▒nca!..
├çal─▒┼čan onun, ├ž├Âken, ┼čunun bilgisayar─▒,
Kâh dünyâ, kâh âhiret, saatlerin ayarı!..
Kimi gaz, kimi fren, kimi viraj, kimi d├╝z,
Tercihler yolculukta, ya gece yahut g├╝nd├╝z!..
Ey Seyrî, müsbet-menfî sırtında iki kanat,
─░nsanl─▒k ├ólemidir d├Ân├╝p giden k├óin├ót!..

Asl─▒nda;

Gerek ten├ós├╝p, gerek tezat dolu bu farkl─▒l─▒klar─▒n her biri; insanlar i├žin birer ┼čahsiyet profili. ─░mtihan yurdu olan d├╝nya bu m├ón├óda bir profil pazar─▒. Her ┼čah─▒s bir profili kendine ┼čahsiyet olarak se├žiyor ve onu ya┼č─▒yor. Benimseyerek, telkin ve tavsiye ederek, savunarak, kavgas─▒n─▒ vererek ya┼č─▒yor.

Bu y├╝zden;

B├╝lb├╝l soyundan b├╝lb├╝l, ├žakal soyundan ├žakal, karga soyundan karga, g├╝l soyundan g├╝l, y─▒lan soyundan y─▒lan, kartal soyundan kartal yeti┼čirken, insan soyundan ise; canavar da, vampir de, timsah da yeti┼čiyor. Maymun da yeti┼čiyor.

├ľz├╝ne ayk─▒r─▒ da olsa her tip ve t├╝r yeti┼čiyor.

Fakat varl─▒─č─▒n en ┼čereflisi insan, nas─▒l oluyor da yarat─▒l─▒┼č─▒na uymayan profillerin, ┼čablonlar─▒n ve yap─▒lar─▒n i├žinde eriyebiliyor? Nas─▒l oluyor da canavar olman─▒n, ├žakal olman─▒n ├ó┼č─▒─č─▒ ve kurban─▒ olabiliyor? Nas─▒l oluyor da cehenneme girebilmenin ├Âl├╝m├╝ne kavgas─▒n─▒ verebiliyor?

Nas─▒l bu denli mant─▒ks─▒z ve iradesiz olabiliyor?

Olabiliyor, ├ž├╝nk├╝;

Fark─▒nda de─čil.

Çünkü;

Se├žti─či profilin de fark─▒nda de─čil.

Kendisinin ekmedi─či yaban├« bir fidan─▒ b├╝y├╝tt├╝─č├╝n├╝n ve yar─▒n elinde pi┼čmanl─▒k ve h├╝sran meyveleri kalaca─č─▒n─▒n fark─▒nda de─čil. Kulu├žkaya oturdu─ču yumurtalar aras─▒na kar─▒┼čan yabanc─▒ bir yumurtadan ├ž─▒kan kargay─▒ kendi yavrusu zanneden ├Ârdek gibi fark─▒nda de─čil. Zaman b├Âyle, ne yapay─▒m, ┼čeklinde bir ma─čl├╗biyet i├žerisinde olumsuzluklar─▒ kabullendi─či i├žin fark─▒nda de─čil. Do─čruyu sorgulamay─▒ itiraza d├Ân├╝┼čt├╝r├╝p de yanl─▒┼ča hi├žbir sorgu-su├óli olmad─▒─č─▒ i├žin fark─▒nda de─čil.

B├╝l├╗─č ge├židinde y├╝ce em├óneti omuzlayabilecek m├╝kellef bir k─▒vama sahip olamad─▒─č─▒ i├žin fark─▒nda de─čil. Be┼čer fiilleri / davran─▒┼člar─▒ etraf─▒nda ya┼čay─▒┼č─▒n sorumluluklar─▒n─▒ idrak edemedi─či i├žin fark─▒nda de─čil. ─░l├óh├« programda zorlama olmay─▒┼č─▒na mukabil, mutlak bir mecburiyet bulundu─čunu kavrayamad─▒─č─▒ i├žin fark─▒nda de─čil.

├çocukluktan adaml─▒─ča ad─▒m atarken; toyluk, acemilik, h─▒rs, cehalet ve kendi kif├óyetsizli─činin ┼čuurunda olamad─▒─č─▒ i├žin fark─▒nda de─čil.

B├╝t├╝n bu fark─▒nda olamay─▒┼člar─▒n do─čurdu─ču k├Ât├╝r├╝m bir gaflet dolay─▒s─▒yla fark─▒nda de─čil.

─░┼čte;

Onun bu k├Ât├╝r├╝m gafleti y├╝z├╝nden olan oluyor.

HakÔÇÖtan tertemiz ald─▒─č─▒ g├Ân├╝l topra─č─▒nda, kendi olmayan ├žarp─▒k eller, ekim-dikim yap─▒yor. O zavall─▒ da ekim-dikim yapanlar─▒ yine k├Ât├╝r├╝m gafleti sebebiyle fark etmedi─či i├žin; g├Ân├╝l topra─č─▒nda boy veren yaban├« ve yabanc─▒ kimlikleri kendisi zannederek, onlara alabildi─čine sahip ├ž─▒k─▒yor. D─▒┼čar─▒dan ald─▒─č─▒ telkinlerle; ┬źBenim g├Ân├╝l topra─č─▒mda boy veren her ┼čey benimdir. Kendimdendir. Bendir. ├ľl├╝r├╝m de vazge├žmem.┬╗ diyebiliyor. H├ólbuki ak─▒ll─▒ bir bah├ž─▒van─▒ dinlese anlayacak ki; g├Ân├╝l topra─č─▒, cennet tarlas─▒ olmas─▒ i├žin verilmi┼čtir. Orada biten ─▒s─▒rganlar, dikenler, ayr─▒k otlar─▒, yaban├« ve zararl─▒ bitkiler mutlaka temizlenmeli; ├žer-├ž├Âp ve ta┼člar ay─▒klanmal─▒d─▒r. Aksi h├ólde cennet g├╝lleri yeti┼čmez.

Denilebilir ki g├Ân├╝l, sevgililer sevgilisine g├Ât├╝r├╝lecek bir vazodur. P─▒r─▒l p─▒r─▒l temizlenmeyip de ├žamurlu ve pasakl─▒ bir h├ól i├žinde; ona en g├╝zel g├╝ller de konulsa, kabul g├Ârmez. T─▒pk─▒ mikroplu bir taba─ča konan en leziz yeme─čin makbul olmad─▒─č─▒ gibi.

E─čitim ve terbiye, insana ilk ├Ânce bunu ├Â─čretebilmeli.

E─čer e─čitim ve terbiye; acemi ve toy g├Ân├╝llere, yabanc─▒lar─▒n ekti─či zehirli tohumlara g├Âz├╝ gibi bakmay─▒ ├Â─čretiyorsa; ortaya koydu─ču profil, d├╝┼čmana yak─▒n, dosta uzak olur. Bu meyanda taze nesillere d├╝┼čmanca s─▒zm─▒┼č r├╝zg├órlar, zihinlere ve kalplere; inan├žs─▒z, ruhsuz, vicdans─▒z bin bir ithal fikri, vir├╝s dolu bin bir d├╝┼č├╝nceyi tohum gibi sa├žarken; e─čitim, bunlar─▒ temizlemek bir tarafa, ├žimlendirip de ye┼čertirse; toy dima─člar, bu ye┼čertmenin neticelerini bele┼č bir harman i┼čtihas─▒yla ├Âz├╝mserler ve vazge├žmeyecekleri ├Âzellikler h├ólinde tel├ókki ve te┼čhir ederler.

B├Âylece;

Kendi insanl─▒klar─▒na z─▒t profillere d├Ân├╝┼č├╝rler. ─░nan├žlar─▒na z─▒t olan ┼čahsiyet yap─▒lar─▒n─▒n kurban─▒ olurlar.

Olumsuz profiller iyice yerle┼čip k├Âkle┼čtikten sonra; tadil├ót ve d├╝zeltme, imk├óns─▒z kadar zordur. Hani bin bir katl─▒ bir binan─▒n, yap─▒ld─▒ktan sonra y─▒k─▒l─▒p tekrar yap─▒lmas─▒ ne kadar zorsa, bu, ondan daha zordur. Yap─▒lm─▒┼č, bitmi┼č bin bir katl─▒ binada k├Âkl├╝ pl├ón de─či┼čikli─činin, onu s─▒f─▒rdan in┼ča ile m├╝mk├╝n oldu─ču ger├že─či etraf─▒nda; profili betonla┼čm─▒┼č tipler de ayn─▒ hazin durum i├žerisindedirler.

Bu itibarla;

E─čitim ve terbiye, her ┼čeyden ├Ânce zararl─▒ profillerin yanl─▒┼čl─▒─č─▒n─▒ idrak ve onlar─▒ g├Ân├╝llerden temizleme ile i┼če ba┼člamal─▒. Ancak o zaman cidd├« mesafeler al─▒r. Bu da, do─čru olan profili bilmek ve uygulamakla ger├žekle┼čir.

S├Âz buraya geldi─činde herkesin s├Âyleyece─či bir ┼čeyler her zaman olur.

Fakat bu noktada en do─čru ve en hakl─▒ kel├óm;

─░nsanl─▒─č─▒n en h├órika ┼čahsiyeti, yeg├óne n├╝m├╗nesi, en m├╝kemmel ve m├╝stesn├ó karakteri olan Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-ÔÇÖe mahsustur. O buyuruyor ki:

ÔÇťM├╝ÔÇÖmin, h├ólis bir alt─▒n par├žas─▒na benzer. H├ólis alt─▒n ate┼če at─▒l─▒r, eritilir yine h├ólis ve tam olarak ├ž─▒kar.ÔÇŁ (Ahmed, II, 199)

Had├«sin devam─▒ ┼č├Âyle:

ÔÇťM├╝ÔÇÖmin, bal ar─▒s─▒na benzer. Temiz olan─▒ yer, temiz olan ┼čeyler ortaya koyar, temiz yerlere konar, kondu─ču yeri ne k─▒rar ne de bozar.ÔÇŁ (Ahmed, II, 199)

├ľyle y─▒─č─▒n y─▒─č─▒n prensiplere h├ócet yok.

─░┼čte ├Âz ve ├Âzet bir ki┼čilik ┼čablonu.

─░nsan; bu ┼čablonu, hayat boyu do─čru kullansa k├óf├«.

├ç├╝nk├╝ bu ┼čablon, k├ómil bir insan olabilmek i├žin m├╝thi┼č ve m├╝kemmel bir profil.

Tahlil edildi─činde c├ólib-i dikkat ├Âzelliklerle dolu.

─░┼čte:

ÔÇôEn eritici ve bozucu ortamda bile h├ólis olmak (sa─člam f─▒trat),

ÔÇôTam ve k─▒ymetli olmak (k├ómil),

ÔÇôYorulmak bilmeden ├žal─▒┼čmak (al─▒n teri),

ÔÇôTemiz yerlere gitmek (hel├óle ri├óyet),

ÔÇôTemizlerle beraber olmak (s├ólih ve s├ód─▒klarla maiyyet),

ÔÇôTemiz i┼č yapmak (d├╝r├╝stl├╝k),

ÔÇôK├Ât├╝ merkezlerden de─čil; cennet eksenli ├ži├žeklerden, g├╝llerden istifade etmek (hakk─▒ tercih),

ÔÇôAsla incitip k─▒rmamak, bozmamak; edepli, nezaketli, minnettar ve vef├ók├ór olmak (g├╝zel ahl├ók),

ÔÇôToz kadar ├Âz├╝ bile az─▒msamay─▒p, kazan├ž yolunda y─▒lmadan sab─▒r ve sebat g├Âstermek (kanaatle azim),

ÔÇôElde etti─či zerreyi bile israf ve ziyan etmemek (nimete h├╝rmet ve ┼č├╝k├╝r),

ÔÇôKorumas─▒n─▒ ve korunmas─▒n─▒ bilmek (muhafaza),

ÔÇôM├╝kemmel bir organize h├ólinde, bir ve birlikte hareket etmek (kesrette vahdet),

ÔÇô─░┼činde ve amelinde petek petek ince bir sanatk├órl─▒k ve ustal─▒k sergilemek (vazifede ┼čuur ve liy├ókat),

ÔÇô├çok k─▒ymetli bir g─▒da ve ┼čif├ó ortaya koymak (kaliteli ├╝retim),

ÔÇôPayla┼čmak; daima hizmet ve infak h├ólinde olmak (c├Âmertlik ve kerem)…

Ne g├╝zel hasletler!

Geni┼č muhtev├ól─▒ on be┼č madde.

Tam adaml─▒k ya┼č─▒na denk. M├ónev├« b├╝l├╗─čun m├╝hr├╝ gibi.

─░nsan olman─▒n ger├žek m├«y├ór─▒.

Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- EfendimizÔÇÖin takdir etti─či bir m├╝ÔÇÖmin olman─▒n de─čer ├Âl├ž├╝s├╝.

Bal ar─▒s─▒ gibi olmak.

Mânidar bir sır, derin bir hikmet.

─░bret dolu:

K├╝├ž├╝c├╝k bir b├Âcek oldu─ču h├ólde bal ar─▒s─▒, ne kadar b├╝y├╝k ├Âzelliklere sahip. ─░nsanlara ├Ârnek, m├╝ÔÇÖminlere rehber.

O; ├ódeta kendini hizmete vakfetmi┼č, s├╝rekli payla┼čan ve payla┼čmak i├žin ├žal─▒┼čan, c├Âmert, vef├ók├ór ve olgun bir g├Ân├╝l. Gayreti, bir kar─▒nca gibi sadece kendine de─čil. Ba┼čkalar─▒na kar┼č─▒l─▒ks─▒z bir ┼čekilde durmadan il├ó├ž haz─▒rlayan bir tabip mis├óli. Sanki mec├óz├« bir Lokm├ón-─▒ Hak├«m.

Hazret-i Mevlânâ ne güzel ifade eder:

ÔÇťCen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n bal ar─▒s─▒na ├Â─čretti─či h├╝ner ve m├órifet, ne arslanda vard─▒r, ne de yaban e┼če─činde…

Ar─▒, taze balla dolu petekler yapar.

├ç├╝nk├╝ Allah, ona, m├órifetin kap─▒s─▒n─▒ a├žt─▒.

─░nsanlara ┼čif├ó, hastalar─▒n bedenlerine dev├ó olsun diye bal ar─▒s─▒n─▒n i├žini, ┼čif├ó ┼čerbetine kaynak yapt─▒.

B├Âylece bunlar─▒ g├Âr├╝p, as─▒llar─▒n─▒ aramam─▒z─▒ ve bulmam─▒z─▒ diledi.

Fakat;

Ey bo┼čbo─čaz insan! Sen yery├╝z├╝ne d├Âk├╝len yudumcuklar─▒ yeter buldun.

Oysa y├╝ce Mevl├ó, insan─▒; ┬źBiz ├ódemo─čluna ikramda bulunduk, onu y├╝celttik.┬╗ s─▒rr─▒yla yaratt─▒. Fakat insanlar─▒n yar─▒s─▒ y─▒lan, yar─▒s─▒ bal ar─▒s─▒ oldu.

M├╝ÔÇÖminler bal ar─▒s─▒ gibi, bal madeni kesildiler; k├ófirler ise y─▒lana d├Ând├╝ler, zehir madeni oldular.ÔÇŁ

Îman ekseninde;

Bal ar─▒s─▒na benzemek; insana yukar─▒da bahsetti─čimiz on be┼č ├Âzelli─či kazand─▒rman─▒n yan─▒nda, bir de e─čitimde ├Âzel bir sisteme dikkat ├žekmektedir:

Kovan sistemi.

Yani binlerce ├ži├žekten toplanan malzemenin; oldu─ču gibi b─▒rak─▒lmay─▒p mutlaka neticeye ba─članmas─▒, daha do─črusu petek petek bala d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmesi.

Maalesef;

─░nsan e─čitiminin en m├╝him noktas─▒ bu oldu─ču h├ólde, bug├╝n en ihmal edilen taraf─▒ da buras─▒. E─čitilenler, t─▒pk─▒ bir ar─▒ gibi t├╝rl├╝ ├ži├žeklerden istifade ettiriliyor. Onlar; konferans, ders, seminer, beyin f─▒rt─▒nas─▒, sempozyum vesaire ile fazla fazla takviye ediliyor. Ancak bunca faaliyetlerden ve ├žal─▒┼čmalardan al─▒nan bilgiler; ne yaz─▒k ki, bir kovan sistemi i├žinde bala d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmedi─činden, ham ┼čekliyle kal─▒yor. Kupkuru tozlar gibi. H├ólbuki bir ar─▒n─▒n milyonla ├ži├že─če konmas─▒ndan maksat, onca e─čitim gayret ve masraf─▒ndan gaye; s├Âzde de─čil ├Âzde bir neticeye ula┼čmak de─čil mi?

O hâlde;

En g├╝zel ve ba┼čar─▒l─▒ ┼čekilde ger├žek tasavvuf mektebinin as─▒rlard─▒r uygulad─▒─č─▒ bu kovan sistemi, insan e─čitiminde en vazge├žilmez ve en m├╝him bir netice a┼čamas─▒ olarak mutlaka yer almal─▒. O zaman e─čitim, vazifesini do─čru yapm─▒┼č olur. Yoksa binlerce de─čil milyonlarca ├ži├žekten g─▒da al─▒nsa da, kovan sisteminde bala d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmedik├že; yap─▒lanlar, ne yaz─▒k ki, verimli hedefler a├ž─▒s─▒ndan, nafile, bo┼č ve faydas─▒z kalacakt─▒r.

Hâsılı;

Bal ar─▒s─▒ olmak, sadece ├ži├že─če konmak de─čildir. Petekleri doldurana kadar b├╝t├╝n ├Âzellikleri i├žerisinde gayrettir, gayrettir, gayrettir. Tam ve noksans─▒z gayrettir.

Bug├╝n b├Âyle bir bal ar─▒s─▒ olmaya belki baldan daha fazla ihtiya├ž var.

├ç├╝nk├╝ her yerde, her kategoride, her meslekte, her problemde, d├╝nyan─▒n gidi┼čat─▒nda da, en ger├žek├ži ├žare ve ┼čif├ó; bir bak─▒ma bu hakikatten ge├žmektedir. Yani, bal ar─▒s─▒ gibi m├╝ÔÇÖmin g├Ân├╝llerden. Bal ar─▒s─▒ gibi e─čitimcilerden, hocalardan ve talebelerden, bal ar─▒s─▒ gibi sanatk├órlardan, bal ar─▒s─▒ gibi siyaset├žilerden, bal ar─▒s─▒ gibi ticaret erbab─▒ndan, bal ar─▒s─▒ gibi ailelerden ve toplumdan…

├ç├╝nk├╝ bal ar─▒s─▒ gibi olamayanlar, ne kendilerine faydal─▒, ne ba┼čkalar─▒na! Onlar, d├╝nyay─▒ kana bulayan ba┼čka varl─▒klar─▒n profilinde zebun ve peri┼čan. Onlar─▒n ellerinde ├ži├žekler ve ba─člar, darmada─č─▒n ve viran.

Çünkü;

Bal ar─▒s─▒ misali olamayanlar, omuzlara ├ž├Âkm├╝┼č cenazeler gibidir. Bu vaziyetteki e─čitimci de cenazedir, sanatk├ór da cenazedir, hoca da cenazedir, siyaset├ži de cenazedir, t├╝ccar da cenazedir.

Hazret-i Mevlânâ, pek sarih ifade eder:

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒n l├╝tuflar─▒n─▒, ihsanlar─▒n─▒ ink├ór eden (bal ar─▒s─▒ olamayan bir) nank├Âr; herkesin kendisine hamal olmas─▒n─▒ ister. ├ľl├╝y├╝ mezara g├Ât├╝rd├╝kleri gibi, onu da omuzda ta┼č─▒malar─▒n─▒ arzu eder.

Bilmez ki;

Sadece madd├« y├Ânden mertebesi y├╝celen bir ki┼či, halk─▒n omuzuna y├╝klenmi┼č cenaze gibidir. Daha do─črusu, z├óhiren y├╝ksek mevkie ├ž─▒km─▒┼č, itibar kazanm─▒┼č ki┼či; hakikatte y├╝ksek mevkide de─čildir. Bil├ókis, halk─▒n s─▒rt─▒na y├╝k olmu┼č bir cenazedir.

Yani o tabut, asl─▒nda halka y├╝kt├╝r.

Tabut gibi kendilerini halk─▒n ├╝st├╝nde g├Ârenler ve kendilerini b├╝y├╝k sayan ki┼čiler, halk─▒n s─▒rt─▒na ancak y├╝k y├╝klerler. Kendileri de halka y├╝k olurlar.

Bunu adamak─▒ll─▒ anlasan;

Z├óhir├« y├╝ksek mevkiden ve halka y├╝k olu┼čtan nihayet b─▒karak nefret edersin.

Ey g├Ân├╝l,

Senin m├ónev├« y├╝zlerce ba─č─▒n ve bostan─▒n var. Gel, onlar varken madd├« varl─▒ktan vazge├ž, uzakla┼č da sonunda bunalmayas─▒n. Y─▒k─▒k bir yere tapar olmayas─▒n.ÔÇŁ

Tabiî;

─░nsan─▒n bu idrake ula┼čmas─▒na bir s├╝r├╝ engel vard─▒r. En ba┼čta; kalb├« olgunlu─čun kif├óyetsizli─či, nefsin tembelli─či ve eli kolu d├Âk├╝l├╝r vaziyette t├ókatsizlik. Bu bak─▒mdan Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-, ┼č├Âyle du├ó ederdi:

ÔÇťEy Rabbim! ├écizlikten, tembellikten, korkakl─▒ktan, eli kolu d├Âk├╝l├╝r derecede t├ókatsizlikten Sana s─▒─č─▒n─▒r─▒m.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Deav├ót, 38)

Bu du├ódaki m├ón├óy─▒ anlamad─▒k├ža;

├éciz, kendini en kudretli hisseder; atmad─▒─č─▒ takla kalmaz. Tembel, kendini herkesten ├žal─▒┼čkan sayar; en l├╝zumlu gayrete bile tenezz├╝l etmez. Cahil, kendini en b├╝y├╝k ├ólimlerden daha bilgili zanneder; All├óhÔÇÖa bile bilgi├žlik taslar. Ahmak, kendini d├╝nyan─▒n en ak─▒ll─▒ insan─▒ farz eder; en do─čru bas├«ret ve d├╝┼č├╝nceye bile k─▒ymet vermez. Acemi de, kendini m├╝thi┼č bir usta olarak g├Âr├╝r; en kudretli ustalara dah├« dirsek g├Âsterir.

Ancak;

Bunlar, HakkÔÇÖa s─▒─č─▒n─▒p da bal ar─▒s─▒ gibi olmaya ba┼člad─▒klar─▒ an; acziyetten de, tembellikten de, cehaletten de, ahmakl─▒ktan da, acemilikten de ve d├Âk├╝l├╝rcesine t├ókatsizlikten de kurtulurlar.

Bu kurtulu┼č yolunda bal ar─▒s─▒ gibi olabilenlere ne mutlu!

Ne mutlu Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-ÔÇÖin:

ÔÇťM├╝ÔÇÖmin, bal ar─▒s─▒na benzer. Temiz olan─▒ yer, temiz olan ┼čeyler ortaya koyar, temiz yerlere konar, kondu─ču yeri ne k─▒rar ne de bozar.ÔÇŁ (Ahmed, II, 199) beyan─▒na ve ├Âvg├╝s├╝ne mazhar ve l├óy─▒k olarak ya┼čayabilenlere!..