G├ľN├ťL TEM─░ZL─░─×─░

M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

D├╝nya gittik├že kirleniyor. Temizleyecek deterjan yok. ├ç├╝nk├╝ onun tek ├žaresi:

G├ľN├ťL TEM─░ZL─░─×─░

Talebelik y─▒llar─▒mda bir k─▒┼č g├╝n├╝.

So─čuk, b─▒├žak gibi nefes kesici.

O g├╝n, derslerin ge├ž bitti─či g├╝n.

Durakta otob├╝s bekliyorum. Gidece─čim g├╝zerg├óhta bu vakitlerde sadece saatte bir otob├╝s var. Birini ka├ž─▒r─▒nca, bir saat daha beklemek mecbur.

O ak┼čam, biraz da trafik yo─čunlu─ču dolay─▒s─▒yla hedefledi─čim saatteki otob├╝s├╝ ka├ž─▒rm─▒┼čt─▒m. Benim gibi yeti┼čemeyenlerle epey bekledikten sonra di─čer otob├╝s geldi. Ellerimiz so─čuktan demir gibi olmu┼čtu. Havan─▒n keskin so─ču─čundan dolay─▒ ald─▒─č─▒m─▒z nefes bile, neredeyse ci─čerlerimize varmadan donacak gibiydi.

Otob├╝s, ├Ân├╝m├╝zde durdu. Hat─▒r─▒ say─▒l─▒r bir kalabal─▒k hemen binmek i├žin ├Ân kap─▒ya ko┼čtu. Fakat binebilmek imk├óns─▒z. Bir ki┼čilik bile yer yok. Birden ├Âfkeler kabarmaya ba┼člad─▒. So─ču─čun verdi─či ac─▒, sinir patlamas─▒ h├ólinde hararete d├Ân├╝┼čmeye ba┼člad─▒. D─▒┼čtan bak─▒nca herkes hakl─▒ idi.

Çünkü;

Otob├╝s├╝n ├Ân k─▒sm─▒ alabildi─čine dolu, i─čne atacak kadar yer yok vaziyette iken arka taraf─▒ bombo┼čtu. Koca k├Âr├╝kl├╝ otob├╝s├╝n ├╝├žte ikisinde yolcu yoktu. ┼×a┼č─▒lacak olan da zaten buydu. ├ľn tarafta herkes neredeyse birbirinin kafas─▒na basacak kadar zor vaziyette iken arka tarafta tam tersi bir durum vard─▒. Kimse yoktu.

Tabi├« buna ak─▒l erdiremeyen d─▒┼čar─▒dakiler avaz─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒ kadar ba─č─▒ra ba─č─▒ra binmeye ├žal─▒┼č─▒yordu. ├ľndeki y─▒─č─▒n ise, yeni binenlerin ac─▒ s├Âzlerine hi├ž tepki g├Âstermeden; ┬źBuyurun, siz ge├žin arka tarafa!┬╗ diye m├ónidar bir ┼čekilde kenara ├žekiliyorlar ve yol a├ž─▒yorlard─▒.

Fakat;

K├Âp├╝re k├Âp├╝re ileri at─▒lan her ┼čah─▒s; daha arka tarafa ge├žer ge├žmez, bir anda cin ├žarpm─▒┼č gibi geri f─▒rl─▒yordu. Bir saniye bile orada duramadan hemen ├Ân kap─▒daki y─▒─č─▒n─▒n aras─▒na kar─▒┼č─▒yordu. Az evvel kulland─▒─č─▒ hakaretli c├╝mleler sebebiyle dudaklar─▒nda k─▒r─▒k d├Âk├╝k ├Âz├╝r ve ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča ma─čl├╗p m─▒r─▒lt─▒lar i├žerisinde bu defa sabr─▒ tercih ediyordu. ├ç├╝nk├╝ arabadan inse, dayan─▒lmaz so─čukta bir saat daha beklemesi gerekiyordu. Bunu da g├Âze alamad─▒─č─▒ i├žin; ┬źY├ó sab─▒r!┬╗ ├žekerek di┼čini s─▒k─▒yordu.

Kimsenin elinden ba┼čka bir ├žare gelmiyordu. ┼×of├Âr de bu durum kar┼č─▒s─▒nda ├óciz kalm─▒┼čt─▒.

├ľfkeyle otob├╝se binerek s├Âylene s├Âylene arkaya ge├žip de geri ka├žmayan kimse yoktu. ├ç├╝nk├╝ geri ka├žmamak m├╝mk├╝n de─čildi.

Çünkü;

Çok haklı bir sebep vardı.

Bir sebep.

Sadece bir ki┼či.

Evet;

Arka tarafta yerinden hi├ž k─▒p─▒rdamayan tek ba┼č─▒na bir ki┼či vard─▒.

Tuhaf bir ki┼či.

Her t├╝rl├╝ i─čren├ž kirin ve en ├žirkin kokular─▒n ├ódeta ├╝retim fabrikas─▒ h├óline gelmi┼č bir ki┼či.

├ľyle a─č─▒r kokuyordu ki, otob├╝s├╝n b├╝t├╝n camlar─▒ a├ž─▒k oldu─ču h├ólde temiz bir nefes alabilmek imk├óns─▒zd─▒. M├╝bal├ó─ča etmiyorum, en k├Ât├╝ le┼č bile bu kadar berbat olamazd─▒. Herkes kendi aras─▒nda ├žileli bir sab─▒rla konu┼čuyordu:

ÔÇôYahu bir insan bu kadar a─č─▒r kokar m─▒?

ÔÇôKokar karde┼čim, temizli─če dikkat edince insandan daha p─▒r─▒l p─▒r─▒l olabilen varl─▒k yok. Ama ┼ču g├Ârd├╝─č├╝m├╝z ┼čekilde kirlendi─či zaman da insandan daha beter kokan ba┼čka bir varl─▒k da yok.

ÔÇôYahu arabadan ataca─č─▒m, fakat buna el de─čmeye bile gelmez. Kazara, biri elini s├╝rse, herh├ólde bir hafta yemek yiyemez.

ÔÇôKarde┼čim, adam─▒n h├óli ├ž─▒─č─▒r─▒ndan ├ž─▒km─▒┼č. Bu adam, art─▒k y─▒kansa bile yine le┼č gibi kal─▒r.

ÔÇô├ľyle ├Âyle. ├ť├ž-be┼č itfaiye deposu t├╝ketilse de onu temizlemeye yetmez.

Halk, b├Âyle konu┼čadursun, o berbat adam─▒n keyfi yerindeydi. Yan─▒na kimsenin yakla┼čamamas─▒ da, ona tuhaf bir keyif veriyordu. Bir ara, ├Âne do─čru y├╝r├╝d├╝. O anda ├Ândeki y─▒─č─▒n h─▒zl─▒ bir dalga misali arkaya d├Âk├╝ld├╝. Adam da s─▒r─▒ta s─▒r─▒ta ┼čof├Âr├╝n yan─▒na dikildi. Dayan─▒lmaz, a─č─▒r ve k├Ât├╝ kokudan ba┼č─▒ sersemleyen ┼čof├Âr can havliyle hayk─▒rd─▒:

ÔÇťÔÇôBana kaza yapt─▒racaks─▒n be adam, ├žekil ba┼č─▒mdan!ÔÇŁ

Adam dik dik bakt─▒:

ÔÇťÔÇôDert etme baba! ┼×u durakta inece─čim.ÔÇŁ

┼×of├Âr, bir bayram m├╝jdesi alm─▒┼č gibi sevin├žle sa─ča yana┼čt─▒ ve durdu.

─░─čren├ž kokulu adam, kap─▒ya y├Âneldi. Bir iki ad─▒m att─▒. Vazge├žip geri d├Ânecek gibi yapt─▒. Herkesin y├╝re─čini a─čz─▒na getirdi. Bak─▒┼člar─▒n─▒ arkada k├Â┼čeye s─▒k─▒┼čm─▒┼č kalabal─▒─ča ├ževirdi. Kirli bir s─▒r─▒t─▒kla g├╝ld├╝. Sonra ├ón├« bir kararla otob├╝sten h─▒zla indi ve gecenin karanl─▒─č─▒na kar─▒┼čt─▒ gitti.

B├Âylece, arabada yar─▒m saattir s├╝ren zehirden ac─▒, rezaletten k├Ât├╝, kusmuktan i─čren├ž ve le┼čten berbat olan pis koku i┼čkencesi bitmi┼č oldu. Ancak otob├╝s├╝n her k├Â┼česine sinmi┼č bu fel├óket koku, hemen temizlenmedi tabi├«. Adamdan sonra da ayn─▒ a─č─▒r koku devam etti. Bu h├óle sab─▒r, gidilecek yere kadar herkes i├žin ├ódeta dayan─▒lmaz bir i┼čkenceydi. ├ľyle ki kimileri istifr├ó etmek zorunda kalm─▒┼čt─▒.

┼×u an, aradan on sekiz sene ge├žti.

Fakat eminim ki bu ger├žek oradakilerin h├ól├ó akl─▒ndad─▒r.

Bir insan─▒n;

A┼č─▒r─▒la┼čm─▒┼č olan z├óhir├« bir kirlenme neticesinde i├žine d├╝┼čt├╝─č├╝ ┼ču h├ól, unutulmayacak kadar d├╝┼č├╝nd├╝r├╝c├╝! Hele o berdu┼čun le┼čten berbat bir h├óle al─▒┼č─▒p da hi├ž keyfini bozmamas─▒, kur┼čun kadar ac─▒! Gezici bir mikrop yuvas─▒ olarak ortal─▒─č─▒ peri┼čan etmesi de, bir o kadar kahredici!

Madd├« kirlenmede durum b├Âyle.

Ya mânevî kirlenmede?

Vaziyet daha fecî.

Çünkü;

M├ónev├« kirlenmenin neticesi, yukar─▒daki adam─▒n h├ólinden daha k├Ât├╝.

├ç├╝nk├╝ ak─▒llar─▒, g├Ân├╝lleri ve ruhlar─▒ kirlenmi┼č olanlar; ┼ču cihanda nice bel├ólar─▒n, ├ófetlerin, fel├óketlerin, cinayetlerin, katliamlar─▒n ve ak─▒l almaz zul├╝mlerin sebebi olmu┼čtur. H├ól├ó oluyor, olmaktad─▒r.

Zaten;

Yery├╝z├╝nde d├Âk├╝len ilk kan, b├Âylesi kirli ve mikroplu bir r├╗hun, ├žamurlu bir vicdan─▒n cinayeti de─čil midir?

Evet, vir├╝sl├╝ bir kalbin cinayetidir.

Ayn─▒ ┼čekilde;

─░st├«l├ólar, i┼čgaller, sava┼člar ve nice hunhar sald─▒r─▒lar h├ólinde say─▒s─▒z ocaklar─▒ yak─▒p k├╝l eden gaflet ve zul├╝m alevleri de, ┼čeytan─▒n ├ž├Âpl├╝─č├╝ olmu┼č pis kalplerin merhametsiz yang─▒n─▒d─▒r.

Hazret-i ─░brahimÔÇÖi ate┼če atan manc─▒n─▒klar da, kirli ve m├╝levves bir beynin ahmakl─▒─č─▒d─▒r.

N├╗runun kar┼č─▒s─▒nda g├╝ne┼čin secdeye vard─▒─č─▒ Hazret-i Y├╗sufÔÇÖu, gaddar bir ┼čekilde kuyunun dibine atan i├žlerdeki haset y─▒lan─▒ da, g├Âzlerdeki k─▒skan├žl─▒k ├žapa─č─▒d─▒r.

Hele Varl─▒k N├╗ru Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-ÔÇÖin K├óbe-i MuazzamaÔÇÖda secde h├ólinde iken ├╝zerine deve i┼čkembesi koyan c├óhiliye ├ž─▒lg─▒nl─▒─č─▒, r├╗hun bak─▒┼č─▒n─▒ k├Âr etmi┼č bir cehalet ve gaflet ├žamuru, kibir ve nefs├óniyetteki inat bal├ž─▒─č─▒d─▒r.

Mescid ku┼ču iken, S├ólebeÔÇÖyi bir sahr├ó uyuzu h├óline getiren mal h─▒rs─▒ da; bal g├Âr├╝n├╝ml├╝ ┼čeytan kusmu─čudur.

Hâsılı;

M├ónev├« kirlerin ve onun iki ├ólemi de ziyana d├Ând├╝ren ac─▒ neticelerinin haddi hesab─▒ yok.

Yani;

┼×irkten nif├óka, k├╝f├╝rden isyana, gafletten g├╝naha, cehaletten nefs├óniyete; insan─▒n i├ž d├╝nyas─▒n─▒, akl─▒n─▒, g├Ânl├╝n├╝, r├╗hunu pis h├óle getiren hangi ┼čey varsa hepsi ┼čeytan ve nefsin yol a├žt─▒─č─▒ kirlerdir.

├éyette buyuruldu─ču gibi; ┬ź─░├žki, kumar, putlar ve fal oklar─▒ ┼č├╝phesiz ┼čeytan i┼či pisliklerdir, bunlardan ka├ž─▒n─▒n ki sa├ódete eresiniz.┬╗ (el-M├óide, 90)

Fakat;

├çamurdan yarat─▒lm─▒┼č bir ten i├žine giren insan, bu f├ón├« d├╝nyada nice kirlere bulanmaya ├žok m├╝sait. ├ç├╝nk├╝ ├žamurdan olan y├Ân├╝ne, ├žamurlu ve kirli i┼čler garip g├Âr├╝nmemekte.

Y├╝ce imtihan─▒n s─▒rr─▒ da asl─▒nda bu!

Bu m├ónidar hakikati g├Ârebilmek ve ona g├Âre y├╝ce huzura d├Ân├╝┼č olan bu k─▒sa hayatta her t├╝rl├╝ ├žamurdan, ten esaretinden, gaflet ve isyandan, g├╝nah ve su├žtan ar─▒narak m├«r├óc-─▒ vuslata y├╝kselebilmek.

Onun i├žin;

Cen├ób-─▒ Hak, hayat─▒; alt─▒, cehennem alevleri, ├╝zeri de imtihanlarla dolu bir s─▒rat k├Âpr├╝s├╝ olarak takdir etmi┼č. K─▒ldan ince, k─▒l─▒├žtan keskin. ├ťst├╝nde d├╝┼čmeden y├╝r├╝yebilmek, ebediyyen kazand─▒ran b├╝y├╝k maharet. B├Âylesi maharet i├žin hem g├Ân├╝l g├Âz├╝n├╝n hem de kafa g├Âz├╝n├╝n tozlardan ve kirlerden ar─▒nm─▒┼č bir vaziyette olmas─▒, att─▒─č─▒ her ad─▒m─▒ g├Ârerek, bilerek ve en do─čru ┼čekilde atmas─▒ ┼čart. Yoksa g├Ânle ve g├Âze m├ónev├« kirler, birer ├žapak gibi oturdu─ču an, insan, o incecik yolda; ┬źReng├órenk bir yayg─▒n─▒n ├╝zerine bas─▒yorum.┬╗ zannederek ├Âyle yanl─▒┼č ad─▒mlar atar ki, aya─č─▒ o incecik s─▒rat k├Âpr├╝s├╝n├╝n d─▒┼č─▒na kayar ve tabi├« olarak alevlerin ortas─▒na d├╝┼čer. Reng├órenk yayg─▒ zannetti─či ┼čeyin cehennem oldu─čunu da ancak i├žine d├╝┼čt├╝kten sonra anlar. ├çamurlu ve ├žapakl─▒ bak─▒┼č─▒n─▒n ba┼č─▒na a├žt─▒─č─▒ bel├óy─▒ o zaman fark eder. ├çaresizce;

┬ź├éh, eyv├óh!┬╗ der: ┬źG├Ânl├╝mdeki ve g├Âz├╝mdeki m├ónev├« kirler, ├žamurlar ve ├žapaklar y├╝z├╝nden ┼ču azg─▒n cehennem alevlerini, bana ─▒┼č─▒k raks─▒ yaparak g├Âz k─▒rpan bir e─člence zannetmi┼čim! Yaz─▒klar olsun ki, hayat s─▒rat─▒n─▒n alt─▒ndaki cehennemi aya─č─▒m─▒n alt─▒na d├Â┼čenmi┼č yald─▒zl─▒ par─▒lt─▒lara sahip bir yayg─▒ zannetmi┼čim!┬╗

Ne k├Ât├╝ bir zan bu! Ne zehirli bir zan! Ancak alevlerin ortas─▒na d├╝┼č├╝nce zan oldu─ču ortaya ├ž─▒kan bu gaflete kap─▒lm─▒┼č ve ├žak─▒lm─▒┼č insana, hi├žbir hakikat tesir etmez, ba┼č─▒na gelecek fel├óketi idrak ettirmek m├╝mk├╝n olmaz. Olmad─▒─č─▒ i├žin cehennem nice gafil kurbanlarla dolup ta┼č─▒yor.

Dolay─▒s─▒yla;

Huzur ve sa├ódeti, en ac─▒ azaplar─▒ tercih ederek elde etmek isteyen g├Âz├╝ ve g├Ânl├╝ ├žapakl─▒ kimselere bunun yanl─▒┼č oldu─čunu anlatmak da zor. Faydal─▒ da de─čil. Hele kendini daha ak─▒ll─▒ zanneden bir aptala bunu kavratmak ├ódeta imk├óns─▒z. B─▒rak─▒n ba┼čkas─▒n─▒, bu vaziyette olan insan, z├óhiren bilse bile m├ónen bu hakikati kendine bile anlatam─▒yor, idrak ettiremiyor.

Bu ├žaresizli─če ├žare yok mu?

Hi├žbir ┼čekilde yok.

Ancak tek ┼čekilde var. O da, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n ├╝st ├╝ste yedi defa yemin ile bize takdim etti─či ┼ču KurÔÇÖ├ón├« re├žete:

ÔÇťG├╝ne┼če ve ku┼čluk vaktindeki ayd─▒nl─▒─č─▒na yemin olsun,

G├╝ne┼či takip etti─činde aya yemin olsun,

Onu a├ž─▒─ča ├ž─▒kartt─▒─č─▒nda g├╝nd├╝ze yemin olsun,

├ľrtt├╝─č├╝nde geceye yemin olsun,

G├Âky├╝z├╝ne ve onu bina edene yemin olsun,

Yere ve onu yay─▒p d├Â┼čeyene yemin olsun,

Nefse ve ona birtak─▒m kabiliyetler verip de iyilik ve k├Ât├╝l├╝klerini ilh├óm edene yemin olsun ki;

Nefsini k├Ât├╝l├╝klerden ar─▒nd─▒ran (tezkiye eden) kurtulu┼ča ermi┼č, onu k├Ât├╝l├╝klere g├Âmen de elbette h├╝sr├óna u─čram─▒┼čt─▒r.ÔÇŁ (e┼č-┼×ems, 1-10)

Bir di─čer il├óh├« vurgu da ┼č├Âyle:

ÔÇť(Nefsinin k├Ât├╝l├╝klerinden) temizlenen; Rabbinin ad─▒n─▒ zikredip namaz k─▒lan (kulluk eden) kimse, ┼č├╝phesiz kurtulu┼ča ermi┼čtir.ÔÇŁ (el-AÔÇÖl├ó, 14-15)

Yani, hayat─▒n ├Âz├╝, kurtulu┼čun yeg├óne ├žaresi;

Tezkiye.

Ar─▒nmak.

Temizlenmek.

Her t├╝rl├╝ madd├« ve m├ónev├« kir ve pisliklerden i├ži d─▒┼č─▒ p├ók etmek. Can saray─▒n─▒ padi┼čahlar padi┼čah─▒n─▒n te┼črif edece─či g├╝zelli─če ve berrakl─▒─ča kavu┼čturmak. G├Ân├╝ldeki ve g├Âzdeki ├žamurlar─▒ ve ├žapaklar─▒ yok etmek. O zaman insan─▒n g├Âremeyece─či ve anlayamayaca─č─▒ hi├žbir ┼čey olmaz. ├ťzerinde y├╝r├╝d├╝─č├╝ k─▒ldan ince, k─▒l─▒├žtan keskin hayat s─▒rat─▒n─▒ da do─čru g├Âr├╝r, varmas─▒ gereken yeri de, alt─▒ndaki korkun├ž cehennem alevlerini de.

Hazret-i ├édem ile Hazret-i Havv├óÔÇÖn─▒n g├Âzleri, ┼čeytan─▒n s├╝rd├╝─č├╝ mal├╗m ├žamurla ├žapaklan─▒nca cennetten d├╝nyaya d├╝┼čt├╝ler. Sonra tevbe g├Âzya┼člar─▒yla o ├žapaklar─▒ y─▒kad─▒lar, temizlediler de tekrar o makama y├╝celdiler. Bir daha g├Âzlerine ve g├Ân├╝llerine ┼čeytan ├žapa─č─▒ bula┼čt─▒rmad─▒lar.

Onlar─▒n tevbe yolundan gidenler de s├ólihler kervan─▒na d├óhil oldu. D├╝nyev├« imtihanlardan ba┼čar─▒yla ge├žti. Ayk─▒r─▒ gidenler de kaybetti.

Mal├╗m;

G├Ânl├╝ne ve g├Âz├╝ne ├žapak ve ├žamur d├╝┼č├╝rmeyen, her an tezkiye h├ólinde olan Hazret-i ─░smail, ba┼č─▒n─▒ b─▒├ža─č─▒n ├Ân├╝ne koydu. O b├Âyle yap─▒nca b─▒├žak kesmedi. Fakat g├Âz├╝ ├žapakl─▒ olan Kenan, teslim olamad─▒, tufandan akl─▒ sayesinde kurtulaca─č─▒n─▒ zannetti, zann─▒yla beraber bo─čulup gitti.

G├Ânl├╝ ve g├Âz├╝, i├ži ve d─▒┼č─▒ tezkiyede gayretli ve muvaffak olanlar, en a┼č─▒lmaz da─člar─▒ da a┼č─▒p ge├žti ve en y├╝ce mertebelere eri┼čti. Hazret-i Eb├╗bekir, bu ┼čekilde ┬źikinin ikincisi┬╗ bir s─▒dd├«k-─▒ ekber oldu. Hazret-i ├ľmer, bu ┼čekilde PeygamberÔÇÖin ├Âvd├╝─č├╝ m├╝stesn├ó bir f├óruk oldu. Hazret-i Osman, bu ┼čekilde zinn├╗reyn / iki nur sahibi bir ├óbide oldu. Hazret-i Ali, bu ┼čekilde ilim ┼čehri olan y├╝ce peygamberin kap─▒s─▒ ve haydar-─▒ kerr├ór oldu.

Bu ┼čekilde B├óyez├«d-i Bist├óm├«ler yeti┼čti, C├╝neyd-i Ba─čd├ód├«ler yeti┼čti, ┼×├óh-─▒ Nak┼čibendler yeti┼čti, Mevl├ón├ólar, Y├╗nuslar, H├╝d├óy├«ler yeti┼čti. Osman Gaz├«ler, Fatihler, Yavuzlar, Kanun├«ler yeti┼čti.

Velhâsıl;

Bu d├╝nya, idrak edebilenler i├žin be┼čikten mezara dek asl─▒nda bir tezkiye mektebi.

Bu mektebin en se├žkin b├Âl├╝m├╝ de, tasavvuf ders├ónesi.

En mühim dersi de takvâ.

Takvâ nedir?

En ├Âz ifadesiyle;

─░├žte ve i├žten olmak…

Namaz m─▒ k─▒l─▒nacak; mutlaka i├žten ve i├žinde olmak ┼čart. Hayalen de─čil, fiilen ┼čart. Yoksa namaz, makbul bir namaz olmaz. Oru├ž mu, ayn─▒ ┼čekilde. G├╝zel bir s├Âz m├╝, ayn─▒ ┼čekilde. Hizmet mi, ayn─▒ ┼čekilde. Karde┼člik mi, ayn─▒ ┼čekilde. ├çal─▒┼čmak m─▒, ayn─▒ ┼čekilde.

Her ┼čeyde bunu ger├žekle┼čtirmek, takv├ón─▒n ├Âz├╝.

Bu da, tezkiye / arınmakla alâkalı.

Çünkü;

ÔÇťD├╝nya istekleri, nefs├ón├« arzular, hamamlar─▒n ─▒s─▒t─▒lmas─▒ i├žin odun ve tezek gibi ┼čeylerin yak─▒ld─▒─č─▒ yer olan k├╝lhana benzer. Dindarl─▒k, takv├ó hamam─▒ da; d├╝nya isteklerini ve nefs├ón├« arzular─▒ yakarak ─▒s─▒n─▒r, parlar.ÔÇŁ (Mesnev├«)

Takv├ó hamam─▒nda y─▒kanan g├Ân├╝ller ise, sulardan daha temiz ve bill├╗r bir h├óle gelirler. B├Âyle olunca, yani;

ÔÇťG├Ân├╝l aynas─▒ d├╝nya sevgisi tozundan, nefs├ón├« arzulardan temizlenir de pak ve saf bir h├óle getirilirse, orada su ve toprak nak─▒┼člardan ba┼čka ┼čeyler g├Âr├╝rs├╝n.

Zira;

Kimin can─▒, ┼čehvetten, hiddetten, nefs├ón├« arzulardan ar─▒nm─▒┼č, temizlenmi┼čse, o kimse m├ón├ó ├ólemini ve m├ón├ó saray─▒n─▒ ├žabucak g├Âr├╝r.ÔÇŁ (Mesnev├«)

Bu ├žer├ževede Hazret-i Mevl├ón├ó ┼ču ikazlarda bulunur:

ÔÇťEy hakk─▒ arayan ki┼či! Sen vakit ge├žirmeden nefs├ón├« duygu musluklar─▒n─▒ kapa ve g├Ân├╝l testini a┼čk k├╝p├╝n├╝n suyu ile doldur.

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n; ┬źNefsin isteklerine kar┼č─▒ g├Âzlerinizi kapay─▒n.┬╗ buyru─čuna dikkat ve ri├óyet et. ├ç├╝nk├╝ insanlar─▒n ├žo─ču, his musluklar─▒n─▒ kapamad─▒klar─▒ i├žin, beden testileri ac─▒ ve tuzlu olan g├╝nah sular─▒ ile dolmu┼čtur. B├Âylece m├ónen hastalanm─▒┼člar, yar─▒ k├Âr olmu┼člar, ger├že─či g├Ârememi┼člerdir.

Ey yeri-yurdu tuzlu su ├že┼čmesinin ba┼č─▒ olan ki┼či! Sen CeyhunÔÇÖu, ┼×attÔÇÖ─▒, F─▒ratÔÇÖ─▒ ne bilirsin?

Ey bu f├ón├« d├╝nyadan ve onun zevklerinden kurtulamayan zavall─▒! Sen yoklu─ču, m├ón├ó sarho┼člu─čunu, ruh ne┼česini ne bilirsin?

Ey kirli olan ki┼či! Sen havuzun etraf─▒nda d├Ân├╝p dola┼č─▒yorsun, ama insan havuzun d─▒┼č─▒nda iken nas─▒l temizlenebilir?

M├ón├ó havuzundan uzak d├╝┼čen kimse maddeten temiz olsa da kirlidir. ├ç├╝nk├╝ d─▒┼č y├╝z├╝ temiz olmakla beraber b├ót─▒n─▒, ├Âz├╝ kirli kalm─▒┼čt─▒r.

Ey kendine g├╝venip de; ┬źKalbim, g├Ânl├╝m temizdir.┬╗ diyen ki┼či! Senin kalbinin ger├žekten temizlenmesi i├žin bir vel├«nin g├Ân├╝l havuzuna ihtiya├ž var. O il├óh├« yard─▒m olmasa, harcand─▒k├ža azalan para misali, senin mahdut olan temizli─čin de azal─▒r ve kirlenir.

G├╝naha batm─▒┼č, kirlenmi┼č, pislenmi┼č ki┼čiye, su, h├ól dili ile; ┬źEy kirli ki┼či, ko┼č bana gel!┬╗ der. G├╝nahk├ór da; ┬źBen sudan utan─▒r, yani m├╝r┼čidden ├žekinirim. O benim kirlili─čimi ke┼čfeder.┬╗ cevab─▒n─▒ verir.

Su der ki: ┬źFakat seni utand─▒ran o kirlilik, o g├╝nah bensiz nas─▒l gider? Ben olmadan ┼ču pislik, nas─▒l temizlenir? Unutma; kirlenmi┼č ve pislenmi┼č olan─▒n bu olumsuz utanmas─▒, ├«m├ón─▒na bile engel olur.ÔÇŁ

Yani;

Utan─▒lacaksa, tezkiyeden/ar─▒nmaktan de─čil, kirden ve pislikten utanmak daha yerinde olur. Yoksa, utanmak gibi y├╝ksek faz├«let, hay─▒rl─▒ bir haslet iken hay─▒rs─▒zl─▒ktan ibaret bir gaflet kesilir. Yani ┼čeytana yarayacak ┼čekilde bir ├žekinme ve utanma duygusu da, g├Ân├╝l i├žin kirdir, gaflettir, g├╝naht─▒r.

Dolay─▒s─▒yla;

HakkÔÇÖ─▒n huz├╗runa utanman─▒n da temizini arz etmek gerek. Daha do─črusu, her ┼čeyin temizini; ├«m├ón─▒n, ihl├ós─▒n, takv├ón─▒n, amel-i s├ólihlerin, akl─▒n ve g├Ânl├╝n daima tertemizini sunabilmek gerek.

├ç├╝nk├╝; ┬źSizi r─▒z─▒kland─▒rd─▒─č─▒m─▒z─▒n temizlerinden yiyin!┬╗ (el-Bakara, 172) buyuran Hazret-i Allah, bize her ┼čeyin en temizini l├óy─▒k g├Âr├╝yor. Her ┼čeyi, kirlerden ar─▒nd─▒rarak bize veriyor. Sular─▒ bile y─▒kay─▒p temizleyerek bize sunuyor. Onlar─▒ ya g├Âklere ├žekerek sem├ólarda s├╝zd├╝kten sonra tertemiz bir rahmet h├ólinde, ya da yer alt─▒nda say─▒s─▒z filtrelerden ge├žirerek bill├╗r ve buz gibi p─▒narlar h├ólinde ikram ediyor.

Y├╝ce Allah, ┼ču ├žamurlu topra─č─▒n kara ba─čr─▒nda bile bizim i├žin say─▒s─▒z temizlik fabrikalar─▒ kurmu┼č. O fabrikalar her t├╝rl├╝ kiri tertemiz ediyor. ├çer-├ž├Âpler, g├╝breler, at─▒klar, o fabrikalarda ├Âyle tezkiyelerden / ar─▒nmalardan ge├žiyor ki, i├žinde hi├žbir toz, kir ve mikrop bulunmayan tertemiz, p─▒r─▒l p─▒r─▒l bitkilere, meyvelere d├Ân├╝┼č├╝yor. Toprak alt─▒ndaki simsiyah ┼čeyler bile bu ar─▒nma ile bembeyaz ├ži├žeklere, g├╝llere d├Ân├╝┼č├╝yor. Her birinde ayr─▒ bir g├╝zellik ve ┼čif├ó tecell├« ediyor.

Buna mukabil insano─člu;

Huz├╗r-i il├óh├«ye kirli bir g├Ân├╝l g├Ât├╝r├╝rse, rev├ó olur mu? ├çamurlu bir ak─▒l g├Ât├╝r├╝rse, l├óy─▒k olur mu? ├çapakl─▒ bir g├Âz ile giderse, yak─▒┼č─▒r m─▒? Koku┼čmu┼č bir hayat sunarsa, m├╝k├ófat bekleyebilir mi?

├ťstelik, O H├ókimler H├ókimi y├╝ce Allah; ┬ź─░─črenmeden alamayaca─č─▒n─▒z pis ┼čeyleri vermeye kalkmay─▒n!┬╗ (el-Bakara, 267) derken? ┬źKirlerini giderip temizlensinler!┬╗ (el-Hac, 29) diye emrederken? ┬ź┼×├╝phesiz Allah, daima temizlenenleri sever!┬╗ (el-Bakara, 222) buyururken?

Bu hususta rikkat-i kalbiyyeyi Hazret-i PeygamberÔÇÖden ├Â─črenmeli. O, insanlar─▒n en takv├ól─▒s─▒ ve en temizi oldu─ču h├ólde ┼č├Âyle du├ó ederdi:

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒m! Nefsime takv├ós─▒n─▒ ver ve onu tezkiye et! Sen onu en iyi tezkiye edensin. Sen onun vel├«si ve Mevl├óÔÇÖs─▒s─▒n.ÔÇŁ (M├╝slim, Zikir, 73)

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒m! SenÔÇÖden hid├óyet, takv├ó, iffet ve g├Ân├╝l zenginli─či istiyorum.ÔÇŁ (M├╝slim, Zikir, 72)

Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin bu du├ólar─▒ndaki derinli─či, m├ón├óy─▒ ve hakikatleri g├Ârebilmek i├žin g├Ân├╝ldeki g├Âzler tertemiz h├óle gelmeli. Bir m├╝r┼čid rehberli─činde nice mesafeler katedilmeli. O mesafeler ki, bir- iki ad─▒m atmakla al─▒nmaz. Ba┼čtaki ad─▒mlar, sadece taklittir. Sonraki ad─▒mlar, kaymamak ┼čart─▒yla ger├žek ad─▒mlard─▒r. Tezkiye yolunda feyiz h├óli de b├Âyledir. Hazret-i Mevl├ón├ó buyurur:

ÔÇť─░lk ├Ânce gelen feyzi sen taklit bil; ancak ard─▒ ard─▒na gelmeye ba┼člarsa, i┼čte o ger├žek feyz olur. Ger├žek feyze kavu┼čmak i├žin sak─▒n m├╝r┼čidden ayr─▒lma; katrenin inci olmas─▒ i├žin sak─▒n sedefi b─▒rakma.

G├Âz├╝n, akl─▒n, kula─č─▒n ar─▒nmas─▒n─▒ istiyorsan; derh├ól g├Âz├╝n├╝ kapayan, akl─▒n─▒ ├Ârten, kula─č─▒n─▒ t─▒kayan tamah perdelerini y─▒rt.

Ham s├╗f├«nin tamah y├╝z├╝nden taklide kap─▒lmas─▒ akl─▒n─▒ k├Ârle┼čtirir de, o y├╝zden n├╗ru ve n├╗run lemÔÇśalar─▒n─▒, par─▒lt─▒lar─▒n─▒ g├Âremez. Lokma h─▒rs─▒ ve zevke d├╝┼čk├╝nl├╝k de, ger├že─či d├╝┼č├╝nmesine engel olur.

D├╝┼č├╝n;

E─čer terazide tamah olsayd─▒, tartt─▒─č─▒ ┼čeylerde g├Âz├╝ kal─▒rd─▒ da onlar─▒n ger├žek h├ólini bize dosdo─čru s├Âylemezdi.

Kimde tamah varsa, onun dili tutuk olur, rahat├ža konu┼čamaz. Tamah─▒ olan ki┼činin g├Ânl├╝ ve g├Âz├╝ nas─▒l olur da parlar?

Ancak; Hak a┼čk─▒yla g├Ânl├╝ dolmu┼č, mest olmu┼č ki┼či ba┼čkad─▒r. Onlara defineler, hazineler versen de g├Ân├╝l h├╝rriyetlerini satmazlar.

Daha d├╝nyada iken HakkÔÇÖ─▒n cem├ólini m├╝┼č├óhede eden, m├ónen ona kavu┼čmak mutlulu─čuna eren ki┼činin g├Âz├╝ne, bu d├╝nya le┼č gibi g├Âr├╝n├╝r.ÔÇŁ

─░┼čte bu noktaya erebilen, ger├žek takv├óya eri┼čmi┼č demektir.

Takv├óya erebilmek i├žin yeg├óne fiil├« k─▒st├ós─▒m─▒z ise, emsalsiz ├Ârnek ┼čahsiyet olan Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-… OÔÇÖnun aile hayat─▒. ─░├žtim├ó├« hayat─▒. Kulluk ve istikameti. Gayret ve hizmeti. Muhabbet ve merhameti. Ahl├ók ve iffeti. Dir├óyet ve azmi. Sab─▒r ve sebat─▒. Her h├óli, bizim i├žin fiil├« k─▒stas.

Bizim i├žin rahmet.

Bizim i├žin tertemiz bir ayna.

S├╝rekli bakaca─č─▒m─▒z ve kendimize ├žeki d├╝zen verece─čimiz il├óh├« bir ayna. ─░nsanl─▒─č─▒m─▒z─▒, ├«m├ón─▒m─▒z─▒, d├╝nyam─▒z─▒ ve ├óhiretimizi seyredip anlayabilece─čimiz ve ona g├Âre ┼čekillendirece─čimiz yeg├óne ayna.

├çok ┼č├╝k├╝r, o aynada nice tem├ó┼ča ile;

Kutlu bir mevsim, Ramaz├ón-─▒ ┼čerif iklimi hen├╝z yeni ya┼čand─▒. Hepimiz, g├╝c├╝m├╝z nisbetinde r├╗h├óniyetimizi y├╝kseltmeye gayret ettik. Onun bayram─▒ndan ald─▒─č─▒m─▒z ilhamla ger├žek bayram i├žin haz─▒rl─▒klar yapt─▒k.

┼×imdi o g├╝z├«de ayna bize diyor ki:

ÔÇťAs─▒l i┼č, Ramaz├ón-─▒ ┼čerif h├ólini di─čer aylarda da devam ettirebilmek. Art─▒rarak devam ettirebilmek.

Bu eksende bir d├╝┼č├╝n├╝n; h├óliniz, Hazret-i PeygamberÔÇÖe ne kadar benziyor?ÔÇŁ

Belli ki bizler;

Kendimizi, en ├žok bu su├ól ile m├«zan etmek mecburiyetindeyiz. E─čer tezkiye ile ebed├« kurtulu┼ča talip isek, bilhassa bu muhasebeye muhtac─▒z.

Hangi y├Ân├╝m├╝z Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖne benziyor? OÔÇÖna ├žok benzeyen taraflar─▒m─▒z ne kadar? Az benzeyen taraflar─▒m─▒z ne kadar? Hi├ž benzemeyen taraflar─▒m─▒z var m─▒? Ne kadar?

OÔÇÖnun; ┬źKi┼či, sevdi─či ile beraberdir.┬╗ had├«s-i ┼čer├«fini OÔÇÖnunla amel├«, fikr├«, kalb├«, hiss├«, m├ónev├« ve hakik├« beraberlik ve benzemek olarak ne kadar ger├žekle┼čtirebiliyoruz?

Elbette;

Sevdi─či ile beraberlik ve ona benzeme hususunda sah├óbe-i kiram, en muhte┼čem n├╝m├╗ne. Onlar─▒n tamam─▒, elbette, bu beraberlik ve benzeme gayretinin topra─č─▒nda ├ž─▒nar oldu. Bu gayretin co┼čkusunda p─▒nar oldu. Bu gayretin mevsiminde bahar oldu. Bu gayretin a┼čk─▒nda ebed├« birer y├ór oldu. Cennet de onlara sonsuz diy├ór oldu.

Bu gayrette, k├Âleler bile b├╝y├╝k bir izzet kazand─▒. Hazret-i ├ťs├óme bir k├Âle o─člu iken, Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin ordu kumandan─▒ makam─▒na y├╝kseldi. Hazret-i Sevb├ón da bir k├Âle iken, Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin ├Âzel sevdi─či bir g├Ân├╝l h├óline geldi. Hazret-i Bil├ól de bir k├Âle iken Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin ba┼č m├╝ezzini olmak ┼čerefine eri┼čti.

Onlar ve b├╝t├╝n sah├óbe, bu u─čurda her ┼čeylerini bezl ettiler. Hazret-i PeygamberÔÇÖle beraberlik ┼čerefi i├žin canlar─▒n─▒ da mallar─▒n─▒ da fed├ó ettiler. Cen├ób-─▒ Hak buyurdu:

ÔÇť┼×├╝phesiz Allah, m├╝ÔÇÖminlerden canlar─▒n─▒ ve mallar─▒n─▒, kendilerine verece─či cennet kar┼č─▒l─▒─č─▒nda sat─▒n alm─▒┼čt─▒r. Art─▒k, onlar Allah yolunda sava┼č─▒rlar, ├Âld├╝r├╝rler ve ├Âl├╝rler. Allah, bunu TevratÔÇÖta, ─░ncilÔÇÖde ve KurÔÇÖ├ónÔÇÖda kesin olarak vaÔÇśdetmi┼čtir. Kimdir s├Âz├╝n├╝ AllahÔÇÖtan daha iyi yerine getiren? O h├ólde, yapm─▒┼č oldu─čunuz bu al─▒┼čveri┼čten dolay─▒ sevinin. ─░┼čte bu, b├╝y├╝k bir ba┼čar─▒ ve kurtulu┼čtur.ÔÇŁ (et-Tevbe, 111)

Hazret-i PeygamberÔÇÖle beraberlik ve OÔÇÖna benzemekte bu ifadelere d├óhil olanlar ile olmayanlar─▒n durumlar─▒ aras─▒nda u├žurumlar var. Bu hakikat, ├óyette ┼ču k─▒yas ile beyan edilir:

ÔÇťYap─▒s─▒n─▒, AllahÔÇÖtan korkup (k├Ât├╝l├╝klerden) sak─▒nmak ve OÔÇÖnun r─▒z├ós─▒na eri┼čmek (temeli ve niyeti) ├╝zerine kuran m─▒ hay─▒rl─▒d─▒r, yoksa yap─▒s─▒n─▒, ├ž├Âkmek ├╝zere bulunan bir yar kenar─▒na kurup da onunla beraber cehennem ate┼čine y─▒k─▒l─▒p giden mi hay─▒rl─▒d─▒r?ÔÇŁ (et-Tevbe, 109)

Bu tokat misali, cevap dolu su├ól etraf─▒nda insan, bin bir tefekk├╝r ile yo─čunla┼čmal─▒.

Kendini in┼ča ederken de unutmamal─▒ ki;

Kendini ├ž├Âkmek ├╝zere olan dik bir u├žurum kenar─▒nda in┼ča etmeye ├žal─▒┼čanlar, binalar─▒n─▒ ne kadar sa─člam zannetseler de, cehenneme y─▒k─▒l─▒p gitmekten kurtulamazlar.

Ancak r─▒z├ó-y─▒ B├ór├« i├žin ve Hazret-i PeygamberÔÇÖle beraberlik ekseninde kendilerini in┼ča edenler, hi├ž y─▒k─▒lmayan cennet binalar─▒na kavu┼čurlar. Onlar, mallar─▒n─▒ kurban ederler, Firdevs k─▒smet olur. Canlar─▒n─▒ kurban ederler, C├ón├ónÔÇÖa mazhar olurlar.

Mal ve can vermek, fakat nas─▒l?

Tabi├« tertemiz olarak. Tezkiyeden ge├žerek. ├ç├╝nk├╝ tezkiyeden ge├žmeden ve tertemiz olmadan verilen can, sahibine bir takdim de─čil, sadece vakti geldi─či i├žin mecbur├« bir geri teslim edi┼čtir. Nitekim Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-, z├óhiren can vermi┼č ve ┼čehid olmu┼č g├Âr├╝nen baz─▒ kimseleri, m├ónev├« tezkiyeleri yoksa ┼čehid saymam─▒┼čt─▒r. Fakat Uhud Harbi esnas─▒nda ├«man eder etmez muharebeye kat─▒lm─▒┼č ve ├«man ile birlikte tezkiyesi de ger├žekle┼čip ┼čehid olmu┼č, ama hen├╝z ib├ódet hayat─▒na f─▒rsat bulamam─▒┼č bir yi─čit hakk─▒nda da; ┬źAz ├žal─▒┼čt─▒, ├žok kazand─▒.┬╗ buyurmu┼čtur.

├ç├╝nk├╝ Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n cennet m├╝jdesi, tezkiye ile temizlenmi┼č olarak can verenler hakk─▒ndad─▒r. ├éyet-i ker├«mede buyurulur:

ÔÇťMelekler onlar─▒n can─▒n─▒ temizlenmi┼č olarak al─▒rken: ┬źSel├óm size; yapt─▒klar─▒n─▒za kar┼č─▒l─▒k haydi girin cennete!..┬╗ derler.ÔÇŁ (en-Nahl, 32)

Ger├žek tezkiye, i┼čte insan─▒ bu mertebeye ula┼čt─▒rmak.

Bunun yolu da, Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖle beraberlik, OÔÇÖna benzemek, OÔÇÖnun h├óliyle h├óllenmek.

─░nsan─▒ terbiyede tasavvuf denir, takv├ó denir, z├╝hd denir, ihsan denir, bunlar─▒n hepsi asl─▒nda ayn─▒ m├ón├óy─▒ ifade eden muhtelif kelimeler. Temel itibar─▒yla hepsinin ├Âz├╝ ve hakikati, Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖne benzeyebilmekten ibaret.

Tasavvufla benzeyebilmek, kalbin safâya ermesini ifade eder.

Takv├ó ile benzeyebilmek, havf ve rec├ó / korku ve ├╝mit aras─▒nda ya┼čamay─▒ ifade eder.

Z├╝hd ile benzeyebilmek, d├╝nyaya ait her ┼čeyi Allah r─▒z├ós─▒ i├žin kullanabilmeyi; kalbimizi kasa yapmamay─▒, d├╝nyev├« imk├ónlar─▒ kalbimizin d─▒┼č─▒nda ta┼č─▒yarak Allah yolunda bezl edebilmeyi ifade eder.

─░hsan ile benzeyebilmek ise; her h├ól├╝k├órda il├óh├« m├╝┼č├óhedenin alt─▒nda oldu─čumuzu hissedebilmeyi ifade eder.

Hepsinin ├Âz├╝ de;

ÔÇť(Ey Hab├«bim!) Emrolundu─čun gibi istikamet ├╝zere ol! SenÔÇÖinle beraber tevbe eden (m├╝ÔÇÖmin) ler de emrolunduklar─▒ gibi istikamet ├╝zere olsunlar!..ÔÇŁ (H├╗d, 112) ├óyetini ya┼čayabilmek.

Tezkiyede bu makama eri┼čebilenler, birer ebediyet kandili h├óline gelirler. Ancak bu, ├Âyle zorlu ve ├žileli bir vazifedir ki, Peygamber Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖe; ┬źH├╗d S├╗resi beni ihtiyarlatt─▒…┬╗ (Tirmiz├«, Tefs├«r, 56/3297) dedirmi┼čtir.

Demek ki, istikamet ├╝zere g├Ân├╝l temizli─či i├žin sa├žlar─▒ a─čartacak bir ┼čuur ve gayret gerek. Tezkiyesi tam bir takv├ó gerek. ├ç├╝nk├╝, ancak;

ÔÇťTakv├ó sahipleri i├žin kurtulu┼č vard─▒r.ÔÇŁ (en-Nebe, 31)

ÔÇť─░┼čte b├╝y├╝k kurtulu┼č, ┼č├╝phesiz budur. ├çal─▒┼čanlar bunun i├žin ├žal─▒┼čs─▒n!ÔÇŁ (es-S├óff├ót, 60-61)

Hi├ž ┼č├╝phesiz;

Hayat, ├žal─▒┼čma i├žin. ├çal─▒┼čma da b├╝y├╝k kurtulu┼č i├žin. B├╝y├╝k kurtulu┼č da takv├ó ile. Takv├ó da tezkiye / ar─▒nma ile.

Esasen tezkiye, her ┼čeyin ├Âz├╝ ve ┼čart─▒.

S─▒hhat mi l├óz─▒m, tezkiye / mikroplardan ar─▒nmadan asla m├╝mk├╝n de─čil. ─░lim mi l├óz─▒m, tezkiye / cehaletten ar─▒nmad─▒k├ža m├╝mk├╝n de─čil. G─▒da m─▒ l├óz─▒m, tezkiye / yenecek k─▒vama getirici bir ar─▒nma olmadan m├╝mk├╝n de─čil. Taze nefes mi l├óz─▒m, tezkiye / isten ve pisten ar─▒nmad─▒k├ža m├╝mk├╝n de─čil.

Namaz i├žin ba┼člang─▒├ž farz─▒ da, yine tezkiye, ar─▒nmak. Hadesten ve necasetten temizlik olmadan namaz m├╝mk├╝n de─čil. Bu hem madd├« hem de m├ónev├«. Sadece madd├« anlayanlar, ┼čekilden ibaret bir namazdan ├Âteye ge├žemezler.

KurÔÇÖ├ón i├žin, yine tezkiye farz. Abdest almadan Kitabull├óhÔÇÖa dokunmak yasak.

K─▒saca g├Ân├╝l temizli─či, canlar─▒n ve ruhlar─▒n berrakl─▒─č─▒; dizi dizi l├óf ile de─čil, ancak tezkiye ile. M├ónev├« kirlerden ve g├╝nahlardan kurtulmak ile. Bunun yolu da Hak dostlar─▒na yak─▒nl─▒k ve onlar─▒n h├óliyle h├óllenmek. Hazret-i Mevl├ón├ó buyurur:

ÔÇťM├ónev├« kirlerini gidermek, g├╝nahlardan ar─▒nmak m─▒ istiyorsun? G├Ân├╝l kirlerini y─▒kamas─▒n─▒ bilen vel├«lerin, ermi┼člerin mahallesinden ayr─▒lma.

K─▒r─▒klarla dolu isen de ├╝z├╝lme, m├ónev├« k─▒r─▒klar─▒ saran k─▒r─▒k├ž─▒ya yani bir m├╝r┼čide ba┼čvur da, onun yard─▒m─▒ ile k─▒r─▒kl─▒ktan kurtul, y├╝kseklere ├ž─▒k.

Onun eli; k─▒r─▒klar─▒ sarar, onar─▒r; hatt├ó bazen onun k─▒rmas─▒ da, ger├žekten de onarmakt─▒r.

E─čer sen, o m├ónev├« k─▒r─▒k├ž─▒n─▒n dile─čini k─▒racak olursan, o sana; ┬źO zaman gel, bunu sen sar, sen iyi et.┬╗ der. H├ólbuki senin saracak elin, aya─č─▒n yoktur.

Yani tedavi i├žin tekrar k─▒rmak ve k─▒r─▒k sarmak, k─▒r─▒k├ž─▒n─▒n hakk─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ o, k─▒r─▒k sar─▒p iyi etmesini bilir.

Dikkat et, mahir mimar da, eski evi yıkar, altüst eder; ama sonra bir anda eskisinden daha mâmur bir hâle koyar.

Bunlar─▒ anlad─▒ktan sonra ey hakikati arayan ki┼či,

Tezkiye mektebinin hocas─▒ olan Hak dostu m├╝r┼čidi, senin g├Âz├╝n gibi bil. Onu ├žer-├ž├Âpten, tozdan temiz tut.

Akl─▒n─▒ ba┼č─▒na al da, dil s├╝p├╝rgesi ile ona toz kondurma, g├Âz├╝n gibi olan m├╝r┼čidine ├žer-├ž├Âp ve toz arma─čan etme.

Sak─▒n o ayna, senin nefsinle ve nefesinle bu─čulan─▒p, y├╝z├╝n├╝ senden gizlemesin. Seni sana g├Âstermez h├óle gelmesin, onun i├žin sana, her vakit nefes tutmak, susmak, yersiz, l├╝zumsuz s├Âz s├Âylememek gerekir.

Sen topraktan da a┼ča─č─▒ m─▒s─▒n? Toprak, bahar gibi bir y├ór bulunca, ondan y├╝z binlerce n├╗r elde eder, ├ži├žeklenir. Sen de ├Âyle olmaya bak!

Kendinden uzakla┼čarak kendi nefs├ón├« benli─činden kurtulup da bir diriye, kendinde bulunan ├Âl├╝ms├╝ze ba─članan ki┼či, ne mutlu bir ki┼čidir!

Yaz─▒klar olsun, o diriye ki, ├Âl├╝ ile oturmu┼č, m├ónen ├Âlm├╝┼č, hayat─▒n─▒ kaybetmi┼čtir!

┼×unu idrak et;

Hul├╗s ile, canla, ba┼čla, KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim okur, ona s─▒─č─▒n─▒rsan; peygamberlerin ruhlar─▒ ile ├ó┼čin├ól─▒k peyd├ó edersin. ├ç├╝nk├╝ KurÔÇÖ├ón, peygamberlerin h├ólleridir. Onlar; tertemiz, saf vahdet denizinin bal─▒klar─▒d─▒r.

H├ól b├Âyleyken;

KurÔÇÖ├ón okudu─čun h├ólde, onun emirlerine uymazsan, KurÔÇÖ├ón ahl├ók─▒n─▒ ya┼čamaz isen, o takdirde sana peygamberleri ve vel├«leri g├Ârmenin ne faydas─▒ olur?ÔÇť

Tabi├« ki hi├žbir faydas─▒ olmaz.

├ç├╝nk├╝ ger├žek fayda, ancak ya┼čay─▒┼č ba─čl─▒l─▒─č─▒ ile m├╝mk├╝n. Ya┼čay─▒┼č da, kendi istedi─čimiz gibi de─čil, denildi─či ┼čekilde olursa makbul. ─░┼čte yans─▒mas─▒:

Sa├«d bin M├╝seyyeb Hazretleri, t├óbi├«nin b├╝y├╝klerindendi. Kerahat vaktinde n├ófile namaz k─▒lan birine rastlad─▒. Y├╝z├╝ ek┼čidi. Adam da, kendini savunarak ona dedi ki:

ÔÇťÔÇôNamaz k─▒ld─▒m diye Allah azap m─▒ eder?ÔÇŁ

Bunun ├╝zerine o m├╝b├órek zat ┼ču m├ónidar cevab─▒ verdi:

ÔÇťÔÇôHay─▒r! Namaz k─▒ld─▒─č─▒n i├žin de─čil, fakat s├╝nnet-i PeygamberÔÇÖe ters hareket etti─čin i├žin Allah azap eder.ÔÇŁ (D├órim├«, Mukaddime, 39/442)

Yani;

OÔÇÖna, Hazret-i PeygamberÔÇÖe ters d├╝┼č├╝nce, secdeler bile hakikatsiz ve tehlikeli.

Ancak ve ancak;

OÔÇÖna, OÔÇÖnun istedi─či ┼čekilde tam ba─čl─▒l─▒k ve muv├óf─▒k beraberlik, ├žare. OÔÇÖna benzemek ├žare. OÔÇÖnun h├óliyle h├óllenmek ├žare. OÔÇÖnun ahl├ók─▒na b├╝r├╝nmek ├žare. OÔÇÖnun terbiye ve tezkiyesinden ge├žmek ├žare. OÔÇÖnun a┼čk ve hizmet p─▒nar─▒nda ar─▒nmak ├žare.

─░┼čte bunu ba┼čarabilen ├ó┼č─▒k ├╝mmetine O, ┬źkarde┼čim┬╗ diyor ve ┬ź├Âzledi─čini┬╗ beyan buyuruyor.

Hâsılı O;

OÔÇÖnun y├╝ce tezkiyesi ile ar─▒nm─▒┼č g├Ân├╝lleri m├╝jdeliyor:

ÔÇť─░yi biliniz ki ben sizden ├Ânce gidecek ve sizi bekleyece─čim! Dikkat ediniz; (yar─▒n ├óhirette) sizinle bulu┼čma yerimiz Kevser HavuzuÔÇÖnun ba┼č─▒d─▒r. Yar─▒n benimle bulu┼čmak isteyen elini ve dilini g├╝nahtan ├žeksin!..ÔÇŁ (Buh├ór├«, Sal├ót, 80; ├Äbn-i SaÔÇÖd, II, 227)

Ne mutlu bu m├╝jdeye mazhar olabilecek bir g├Ân├╝l temizli─čine n├óil olabilene!

─░┼čte o g├Ân├╝l, All├óhÔÇÖ─▒n nazarg├óh─▒.