BEDEN M├ťLK├ť…

─░rfan ├ľZT├ťRK

H├╝ccet├╝ÔÇÖl-─░sl├óm ─░m├óm-─▒ Gaz├ól├«; ├žok b├╝y├╝k bir ─░sl├óm ├ólimi olup, ayn─▒ zamanda ├žok k─▒ymetli eserler yazm─▒┼č bir mutasavv─▒f, ├žok m├óneviyatl─▒ bir Allah dostu idi. Bundan 900 sene evvel vefat etti. O, ─░hy├ó u Ul├╗midd├«n ve Kimy├ó-y─▒ Sa├ódet ba┼čta olmak ├╝zere, bir├žok eserinde; Hak yolunda en g├╝zel ┼čekilde kullu─čun yolunu ve g├Ân├╝l ├ólemini ar─▒nd─▒rman─▒n, kalbi tasfiye ve nefsi tezkiye etmenin s─▒rlar─▒n─▒ anlatt─▒.

─░sl├ómÔÇÖ─▒n kalb├« hayat─▒ tasavvuftur. Ve tasavvufsuz bir ib├ódet, m├óneviyats─▒z bir kulluk, ├Âl├╝d├╝r. Bu sebeple ─░m├óm-─▒ Gazal├« Hazretleri, eserinin ad─▒n─▒; ┬źDin ─░limlerini Diriltmek┬╗ koydu.

Di─čer bir eserinin ad─▒n─▒ da, ebed├« sa├ódetin il├óc─▒, devas─▒, re├žetesi m├ón├ós─▒nda; Kimy├ó-y─▒ Sa├ódet koydu.

─░┼čte bu eserinden kalp tasfiyesiyle ilgili bir b├Âl├╝m├╝ hul├ósa ederek, b├╝y├╝k ─░m├ómÔÇÖa F├ótihalar g├Ânderelim:

Bil ki, beden ülkesinin sultanı insan rûhudur. Rûhun, sayısız askerleri vardır. Nitekim Cenâb-ı Hak, âyet-i kerîmede;

ÔÇťRabbinin ordular─▒n─▒ kendisinden ba┼čka kimse bilmez!ÔÇŁ (el-M├╝ddessir, 31) buyurmu┼čtur.

Ruh adl─▒ sultan, ├óhiret yolculu─ču i├žin yarat─▒lm─▒┼čt─▒r.

O sultan─▒n hazinesi, m├órifetullah yani Allah Te├ól├óÔÇÖy─▒ tan─▒mak, bilmektir. Bu hazine, ancak mahl├╗kat─▒ ibret nazar─▒yla seyredip derin bir tefekk├╝rle, her birinden bir m├ón├ó ├ž─▒karmakla temin edilebilir. ├élemdeki ak─▒llara durgunluk veren ak─▒┼člar─▒ bilmek, hisler yani duyular yoluyla m├╝mk├╝n olur. Duyular─▒n varl─▒─č─▒ da beden iledir. O h├ólde, Allah Te├ól├óÔÇÖy─▒ bilmek, kalbin av─▒d─▒r. Duyular ise o ba─č─▒n av gere├žleridir.

Beden, kalbin binek hayvan─▒d─▒r. Onun i├žin kalbin bedene ihtiyac─▒ vard─▒r.

Beden, c├╝zlerden olu┼čur. Beden; birbirine z─▒t unsurlardan, toprak, su, ate┼č ve havadan meydana gelen ecz├óya muhta├žt─▒r. Bu y├╝zden bedenin yap─▒s─▒ zay─▒f ve hel├óki kolayd─▒r.

A├žl─▒k, susuzluk, suda bo─čulma, ate┼čte yanma gibi i├ž ve d─▒┼č tehlikeler bedeni hel├ók eder. Bundan dolay─▒, i├ž tehlikelere kar┼č─▒ yemek yemek yani ┼čehvet; d─▒┼č tehlikelere kar┼č─▒ kendini savunma yani gazap askerlerine ihtiya├ž duyar.

G─▒day─▒ elde etmek i├žin de ├óz├ólara muhta├žt─▒r.

Hisler 10 tanedir. Be┼či z├óhir├« ve be┼či b├ót─▒n├«…

Z├óhir├« olanlar; be┼č duyumuz olan i┼čitmek, g├Ârmek, koklamak, tatmak ve dokunmakt─▒r. B├ót─▒nda olanlar─▒n yeri dima─čd─▒r. Hayal kuvveti, d├╝┼č├╝nme kuvveti, ezberleme kuvveti, hat─▒rlama kuvveti ve vehim kuvvetidir.

Bunlar─▒n her birinin belli ├Âzellikleri ve husus├« h├ólleri vard─▒r ki; birisi aksarsa, dinde de, d├╝nyada da hususiyeti bozulur.

Bu d─▒┼čtaki ve i├žteki askerler, kalbin emrine ├óm├ódedirler. Kalp ne emrederse h├╝km├╝ yerine gelir. Mesel├ó: Dile emir verince, hemen konu┼čur. El ve aya─ča emir verince harekete ge├žerler. G├Âze emredince, nazar eder. D├╝┼č├╝nme kuvvetine emrederse d├╝┼č├╝n├╝r. Hul├ósa, bu askerin hepsi padi┼čah─▒n emrine r├ómd─▒r. B├Âylece bedeni muhafaza ederler.

Bu; padi┼čah az─▒─č─▒n─▒ al─▒ncaya kadar, av─▒n─▒ tutuncaya kadar, ├óhiret ticaretini bitirinceye kadar ve kendi sa├ódet tohumunu ekinceye kadar devam eder.

Bu askerlerin, kalbin emrine it├óati; melekler z├╝mresinin HakkÔÇÖa it├óatine benzer. ─░syan ihtimalleri yoktur.

Kalp askerlerinin haddi, hesab─▒ yoktur ve d├╝┼čmanlar─▒ da say─▒s─▒zd─▒r. Biz maksad─▒ bir misal ile anlatmakla yetinece─čiz:

─░nsano─člunun bedeni muazzam bir ┼čehre benzer.

┼×ehrin padi┼čah─▒ kalp, veziri ak─▒ld─▒r.

Parmaklar─▒, o ┼čehrin sanat erbab─▒d─▒r…

┼×ehvet; maliye m├╝d├╝r├╝, gazap; emniyet m├╝d├╝r├╝d├╝r.

Memleketin tamir ve muhafazas─▒ i├žin padi┼čah─▒n bir halka ihtiyac─▒ oldu─ču gibi, g├Ân├╝l padi┼čah─▒n─▒n da bunlara ihtiyac─▒ vard─▒r. Ancak bunlarla beden memleketi mamur ve ordusu muzaffer olur.

Fakat maliye m├╝d├╝r├╝ ┼×ehvet; hara├ž d├╝┼čk├╝n├╝, fitneci, yalanc─▒ ve k├Ât├╝ miza├žl─▒d─▒r.

Vezir Ak─▒l; ne emir verirse, onun aksini yapar. Daima hara├ž bahanesiyle memlekette olan b├╝t├╝n mallar─▒ al─▒p ├╝lkeyi viran ve bo┼č b─▒rakmak ister.

Emniyet m├╝d├╝r├╝ Gazap; hiddetli, azg─▒n ve edepsizdir. Daima asmak, basmak, y─▒kmak, yakmak ister.

Padi┼čah─▒n daima vezir ile m├╝┼č├óvere etmesi, her t├╝rl├╝ tedbiri onunla g├Âr├╝┼čmesi zarur├«dir. Yalanc─▒ ve tamahk├ór maliye m├╝d├╝r├╝ne asla k─▒ymet vermemeli, bu s├╗retle onun vezire muhalefet etmemesini sa─člamal─▒d─▒r. Maliye m├╝d├╝r├╝n├╝n pe┼čine veziri takmal─▒, g├Âz a├žt─▒rmamal─▒d─▒r. Memleketin nizam─▒ ancak b├Âyle yerinde y├╝r├╝r. Bu usulle ├╝lkesini idare eden padi┼čah─▒n memleketi m├ómur olur. Re├óya da bundan huzur duyar. En ├Ânemlisi de padi┼čah─▒n All├óhÔÇÖa giden sa├ódet yolu kapanmam─▒┼č olur.

E─čer bunun tersi olursa, yani ak─▒l ve ruh ma─čl├╗p olur da; ┼čehvet ve gazap galip gelirse; memleket harap olur; ┼čehir viran olur, re├óya (vatanda┼č) a─člar ve padi┼čah da bedbaht ve peri┼čan olur.

Yemek iste─či, insan v├╝cudunu beslemek; gazap da bedeni korumak i├žindir. Yemek ve i├žmek, bedenin g─▒das─▒d─▒r. Beden, duyular─▒n hamal─▒d─▒r. Onlara hizmet eder. Duyular ise, akl─▒n casusu ve tuza─č─▒d─▒r. Onlar─▒n vas─▒tas─▒yla acayip i┼čleri ara┼čt─▒r─▒p muhafaza eder. Demek ki, duyular akl─▒n hizmet├žisidir.

Ak─▒l ise, kalbin ─▒┼č─▒k ve ziy├ós─▒d─▒r. Bu nur ile Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒ g├Âr├╝r ki, kalbin cenneti budur. Demek ki, ak─▒l da kalbin hizmet├žisi olur.

Kalp ise Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n cem├ólini g├Ârmek i├žindir. O; bununla me┼čgul olunca, o da Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n kulu ve hizmet├žisi olur. RabbimizÔÇÖin;

ÔÇťCinleri ve insanlar─▒ ancak Bana kulluk etmeleri i├žin yaratm─▒┼č─▒md─▒r.ÔÇŁ (ez-Z├óriy├ót, 56) kel├óm─▒n─▒n tefs├«ri de budur.

Allah Te├ól├ó kalbi yaratt─▒ ve bu memleket ile askeri onun emrine verdi ve esfel-i s├ófil├«n olan d├╝nya ├óleminden, ├ól├ó-y─▒ illiyy├«ne yani m├ón├ó ├ólemine yolculuk yapmas─▒ i├žin, beden merkebini emrine verdi.

E─čer kalp; bu nimetin hakk─▒n─▒ ├Âdemek ve kulluk ┼čartlar─▒n─▒ yerine getirmek isterse, padi┼čah gibi memleketin ortas─▒nda oturur, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒ k─▒ble; ├óhireti vatan; bedeni binek hayvan─▒; d├╝nyay─▒ konak yeri yapar. El, ayak ve di─čer ├óz├ólar─▒ hizmet├ži, akl─▒ vezir, ┼čehveti maliye m├╝d├╝r├╝ yapar ve her birini vazifesinde ├žal─▒┼čt─▒r─▒r.

Onlar, o ┼čehrin haberlerini toplar. Beynin ├Ân taraf─▒nda bulunan hayal kuvvetini istihbarat ┼čefi yapar. Casuslar, b├╝t├╝n haberleri onun yan─▒na getirir. Beynin arka k─▒sm─▒nda bulunan ezberleme kuvvetini k├ótip yapar. O, istihbarat vesikalar─▒n─▒ istihbarat ┼čefinin elinden al─▒r, saklar ve zaman─▒nda vezir akla arz eder. Vezir de memleketten gelen haberlere g├Âre, memleketin tedbirini al─▒r ve padi┼čah─▒n sefer haz─▒rl─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝r. ┼×ehvet, gazap ve ba┼čkalar─▒ padi┼čaha h─▒yanet edip it├óatten d─▒┼čar─▒ ├ž─▒karak, ├ós├«li─če ve d├╝┼čmanl─▒─ča y├╝z tuttuklar─▒ ve padi┼čah─▒n yolunu kesmek istedikleri zaman, bunun tedbirini al─▒r. Vezir memleketi bu minval ├╝zere idare ederse, mutlu olur, nimetin hakk─▒n─▒ vermi┼č olur ve bu vazifesinin m├╝k├ófat─▒n─▒ zaman─▒nda bulur. E─čer bunun aksini yaparsa, kendisi yol kesici olup o d├╝┼čmanlar gibi isyan etmi┼č, ba┼čkald─▒rm─▒┼č ve dost nimetine nank├Ârl├╝k etmi┼č olur. Bunun cezas─▒n─▒ hem d├╝nyada, hem de ├óhirette g├Âr├╝r.

─░┼čte HakkÔÇÖa yolculuk eden r├╗hun beden gemisindeki idare s─▒rlar─▒…

Cen├ób-─▒ Hak; ─░m├óm-─▒ Gaz├ól├« Hazretleri gibi Hak dostlar─▒n─▒n, bizzat ya┼čayarak yazd─▒klar─▒ bu sat─▒rlarla amel edenlerden eylesin…

├ém├«n…