M├ónev├« Feryatlar─▒n Y├╝kseldi─či ├éhirzaman Sokaklar─▒nda B─░R M├ťÔÇÖM─░N─░N NES─░L END─░┼×ES─░…

YAZAR : Osman N├╗ri TOPBA┼× Hocaefendi

BİR TEK YAPRAKTA DÎVANLAR

─░nsan ile ├ólem aras─▒nda b├╝y├╝k benzerlikler ve nisbetler vard─▒r. Nitekim k├óinat─▒n ├ólem-i k├╝br├ó (makrokozmos); insan─▒n ise, onun her ┼čeyiyle k├╝├ž├╝k bir kopyas─▒ olan ├ólem-i su─čr├ó (mikrokozmos) oldu─ču dile getirilir.

Bunun sebebi, ├ólemin insan─▒n imtihan─▒ i├žin yarat─▒lm─▒┼č olmas─▒ ve k├óinattaki her ┼čeyin insan─▒n hizmetine ├óm├óde k─▒l─▒nmas─▒d─▒r. Her ┼čey, ted├ó├«leriyle, tefekk├╝r ettirdikleriyle insana kendi hakikatini anlat─▒r.

Bu sebeple ├órif bir g├Ân├╝lle bak─▒ld─▒─č─▒nda; ├ólemin her k├Â┼česi, hatt├ó ┼×eyh S├ód├«ÔÇÖnin tabiriyle bir a─čac─▒n bir tek yapra─č─▒ bile nice d├«vanlar s├Âyler.

Evet, o yaprak, il├óh├« rahmete el a├žm─▒┼č; g├╝ne┼čin vesile k─▒l─▒nd─▒─č─▒ enerjiyi, g─▒daya ├ževirip a─čac─▒n g├Âvdesine ta┼č─▒r. ─░nsan ve s├óir mahl├╗kata g─▒da olur, g├Âlge sa─člar… Bu c├ózibeyle yan─▒na gelenlerden, a─čac─▒n k├Âkleri istif├óde h├ólindedir… O yaprak, yerine g├Âre ipek b├Âce─čine g─▒da olur, en zarif ipeklere d├Âner. Bitkilerle beslenen bir mahl├╗ka g─▒da olur, insan i├žin et ve s├╝te d├Ân├╝┼č├╝r. Kuruyup d├Âk├╝len yapraklar da, daha k├╝├ž├╝k nice canl─▒ya r─▒z─▒k ve topra─ča g─▒da olur.

O bir tek yaprakta, bug├╝n ┬źekolojik sistem┬╗ deyip ge├žilen daha nice h├órikul├óde h├óller ve maceralar seyredilir.

Tefekk├╝r edelim. Bir a─ča├žtaki bu muazzam sistem ne i├žin?

Evvel├ó ├ži├žek ├ži├žek il├óh├« bir g├╝zellik sergisi i├žin, tabi├« net├«cede meyve i├žin…

Fakat a─ča├ž, meyvesiyle insanlar ve s├óir mahl├╗kata hizmet ederken, bir maksat daha h├ós─▒l olur:

NESL─░N─░ DEVAM ETT─░RMEK…

Necip Faz─▒l, hay├ótiyetin bu mutlak gayesinin alt─▒n─▒ ├žizerek ne g├╝zel s├Âylemi┼čtir:

ÔÇťTomurcuk derdinde olmayan a─ča├ž, odundur!ÔÇŁ

Hakikaten, odun ile a─čac─▒, k├╝t├╝k ile k├Âk├╝ ay─▒rt edecek hay├ótiyet ├Âl├ž├╝s├╝; filiz vermektir. Tomurcuk derdinde, tohum sa├žma niyetinde olmakt─▒r. H├ós─▒l─▒, neslini s├╝rd├╝rmektir.

A─ča├ž; k├Âk, g├Âvde, yaprak ve meyve… Her biri ve hepsi; her meyvenin merkezine konulan ├žekirde─či, yar─▒nlara ta┼č─▒mak ve b├Âylece nesli devam ettirmek gayesine Az├«z ve Al├«m olan H├ól─▒k taraf─▒ndan sevk edilmi┼čler.

Yavrusu i├žin ├ž─▒rp─▒nan ku┼čta da ayn─▒ insiyak var…

Hi├ž g├Ârmedikleri g├Â├ž yollar─▒nda binlerce kilometre yol alarak, kendileri i├žin m├╝sait ve m├╝nasip olan iklime; yavrular─▒n─▒ d├╝nyaya getirmeye giden ve bunu binlerce y─▒ld─▒r yapan, kara ve denizde ya┼čayan binlerce ├že┼čit canl─▒da ayn─▒ sevk-i il├óh├« var…

Yemeden-i├žmeden, a├ž-sefil vaziyette yavrular─▒n─▒ emziren, onlara g─▒da arayan, yuva yapan, tehdit kar┼č─▒s─▒nda can─▒ pahas─▒na onlar─▒ koruyan b├╝t├╝n hayvanat ├óleminde bu il├óh├« kanun h├ókim…

Bal yapan ar─▒da, yumurta veren ku┼člarda, s├╝t veren koyunda, hatt├ó bak─▒┼člar─▒yla yavrusunu besleyen y─▒landa hep ayn─▒ i┼čtiyak…

├éleme Cen├ób-─▒ Hak taraf─▒ndan konulan bu kanun, bir m├╝ÔÇÖmin i├žin derin manzaralar─▒n tez├óh├╝r etti─či bir ibret aynas─▒d─▒r.

─░nsan da mensubu bulundu─ču ├ólemin k─üidesince, neslini id├óme ettirme arzusu ta┼č─▒r. Evl├ót sevincini, onlar─▒ him├óye ve muhafaza gayretini, onlar─▒n istikbal endi┼česini y├╝re─činde ta┼č─▒r. Onlar i├žin ├žal─▒┼č─▒r, onlar i├žin fed├ók├ór├óne gayret eder. Fakat bir m├╝ÔÇÖmin i├žin bu seviye k├óf├« de─čildir. E┼čref-i mahl├╗kat olan insan─▒n, nesil endi┼česi de ├žok daha ulv├« ve m├ónev├« temeller ├╝zerinde y├╝kselir.

M├╝ÔÇÖmin, evl├ót ve ahf├ód─▒yla sadece kendi soyunun ve kan─▒n─▒n s├╝rmesi derdinde de─čildir. Onun endi┼česi, All├óhÔÇÖ─▒n fazl u keremi ve selefinin gayretleriyle m├╝cehhez oldu─ču; ├«man, ib├ódet ve ahl├ók ├Âl├ž├╝lerini evl├ód─▒na nakledebilmektir. Bir m├╝ÔÇÖmin; ecd├ód─▒ndan tev├ór├╝s etti─či m├ónev├« k─▒ymetleri, gelecek nesle, yani evl├ótlar─▒na aktarmak mesÔÇÖ├╗liyetini mukaddes bir em├ónet gibi omuzlar─▒nda hisseder.

Onun yar─▒n endi┼česinin ufuklar─▒, bu d├╝nya ile mahdut de─čildir. ├ç├╝nk├╝ bir m├╝ÔÇÖmin bilir ki;

ESAS HAYAT, ├éH─░RET…

Evl├ód─▒n─▒n ve neslinin ├ók─▒bet endi┼česini duyan bir m├╝ÔÇÖmin, ge├žici bir met├ódan ibaret ve hus├╗sen ini┼čli-├ž─▒k─▒┼čl─▒ imtihan ┼čartlar─▒na sahip olan bu hayattan ziyade; evl├ótlar─▒n─▒n nih├ó├« ├ók─▒betlerini, yani ├óhiretlerini d├╝┼č├╝n├╝r. Onun i├žin, ├ž─▒rp─▒n─▒r.

Evl├ótlar─▒n─▒ d├╝nyaya haz─▒rlad─▒─č─▒ ve d├╝nyal─▒─č─▒n─▒ hel├ólinden kazand─▒─č─▒ gibi; sonsuz ├óhiret yolculu─čunun yeg├óne az─▒─č─▒ olan takv├óy─▒ da ihm├ól etmez.

Elbette m├╝ÔÇÖmin, bu d├╝nyada evl├ód─▒n─▒n r─▒zk─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝r. Fakat onun as─▒l endi┼česi, o lokmalar─▒n hel├ól olup olmad─▒─č─▒d─▒r. Evl├ód─▒na verdi─či terbiye istikametinde, onun cennet nimetlerinden mi; yoksa ma├ózallah zakkum ve irin cezalar─▒ndan m─▒ tatt─▒r─▒laca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝r.

Elbette her ana, ├╝┼č├╝yen yavrusunun ├╝st├╝n├╝ ├Ârter. Onu en g├╝zel k─▒yafetler i├žinde g├Ârmek ister. Fakat ├óhiret inanc─▒na sahip bir anne; evl├ód─▒n─▒ ├Âb├╝r ├ólemde cennet ipe─činden atlas kaftanlar─▒n m─▒, cehennemin yalaz yalaz ate┼činin mi saraca─č─▒ endi┼česiyle ├žok daha fazla me┼čgul olur.

All├óhÔÇÖa ve ├óhirete ├«m├ón eden bir insan, evl├ótlar─▒n─▒n d├╝nya ile ├óhiret sa├ódeti kar┼č─▒ kar┼č─▒ya geldi─činde; hi├ž d├╝┼č├╝nmeksizin, d├╝nyay─▒ elinin tersiyle iter ve ├óhireti tercih eder… Deryay─▒ b─▒rak─▒p damlay─▒ almak ahmakl─▒─č─▒na d├╗├ž├ór olmaz.

Dünyada tıka basa doysun da, isterse âhirette zehir-zıkkım yesin diyemez!

Dünyada istikbâli parlak olsun da, varsın âhirette yüzü karalardan olsun diyemez!

ÔÇťBu d├╝nyada g├╝n├╝n├╝ g├╝n etsin, nas─▒l olsa ├óhirette de affa mazhar olur.ÔÇŁ ┼čeklindeki ┼čeytan aldatmacas─▒na kanmaz. ├éhiret yan─▒nda d├╝nya sa├ódetinin bile ancak ve ancak All├óhÔÇÖ─▒n emretti─či ve Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n g├Âsterdi─či temiz, nezih ve huzurlu hayat─▒ ya┼čamakla elde edilebilece─čini idr├ók eder. Sef├óleti, sef├óheti ve rez├óleti; sa├ódet diye, h├╝rriyet diye takdim eden ins├« ve cinn├« ┼čeytanlara; aldat─▒c─▒ rekl├óm ve modalara; k├╝f├╝r diyar─▒ndan esen so─čuk ve bo─čuk r├╝zg├órlara asla kap─▒lmaz.

Hakk─▒ hak bilip, ona ittib├ó; b├ót─▒l─▒ b├ót─▒l bilip, ondan ictin├ób etme prensibiyle ve du├ós─▒yla ya┼čar. Evl├ótlar─▒n─▒ bu ┼čuurda yeti┼čtirir. M├╝kerrem insan i├žin; nesli s├╝rd├╝rmenin yolunun biyolojik de─čil, m├ónev├« oldu─čunu bilir.

Nitekim ├«manla yo─črulmu┼č edebiyat─▒m─▒z─▒n ilklerinden Garib-n├óme adl─▒ tasavvuf├« eserin m├╝ellifi olan ├é┼č─▒k Pa┼ča, insano─člunun neslinin devam─▒ i├žin d├Ârt yol saym─▒┼čt─▒r:

D├ľRT ├çE┼×─░T NES─░L

1. Sulb├« nesil: Ki┼činin neslinden gelen evl├ód─▒d─▒r ki, bunlar─▒n devaml─▒l─▒─č─▒ kadere ba─čl─▒d─▒r. G├╝n gelir, kesilebilir. Kesilmese de, bir insan en fazla torununun torununu g├Âr├╝r, arkadan gelenler hay─▒rl─▒ olursa ne ├ól├ó, aksi h├ólde ki┼čiye hi├žbir faydas─▒ olmaz. Nitekim birka├ž nesilden sonra ├žo─ču insan dedelerini bile tan─▒maz. Evl├ótlar─▒n hay─▒rl─▒ olup olmayacaklar─▒ da me├žhuld├╝r. Bir m├╝ÔÇÖminin; Hazret-i ─░brahim gibi, z├╝rriyetinin m├╝ÔÇÖmin, namaz ehli, HakkÔÇÖa itaatk├ór nesiller olmas─▒ i├žin fiil├« ve kavl├« du├ódan ba┼čka yapaca─č─▒ fazla da bir ┼čey yoktur.

2. M├ól├« nesil: Ki┼činin mal ve m├╝lk├╝ ile yapm─▒┼č oldu─ču hay─▒r hizmetleridir. O hizmet ve hay─▒r eserleri devam etti─či m├╝ddet├že sahibine sadaka sevab─▒ yaz─▒l─▒r. Bunu idr├ók eden ecd├ód─▒m─▒z, sulb├« nesillerine daha fazla mal b─▒rakmak yerine; hay─▒r-hasen├ót ┼čuuruyla vak─▒flar kurarak, halka hizmet ve HakkÔÇÖa ib├ódet etmi┼č; amel defterlerinin ├Âmr├╝n├╝ as─▒rlarca uzatm─▒┼člard─▒r. Bug├╝n adlar─▒n─▒; geride b─▒rakt─▒klar─▒ camileri, vak─▒flar─▒, ├že┼čmeleri sayesinde h├ól├ó dillerimizde y├ód etti─čimiz nice hay─▒r sahipleri var ki, sulb├« nesillerinin devam edip etmedi─čini bilen, bununla al├ókalanan bile yok…

3. ─░r┼č├ód├« nesil: Ki┼činin yeti┼čtirdi─či ve arkas─▒nda b─▒rakt─▒─č─▒ hay─▒rl─▒ evl├ót ve talebelerdir. Bunlar da arkalar─▒ndan insan yeti┼čtirdikleri ├Âl├ž├╝de devam edip gider. Bug├╝n mesel├ó Hanef├« mezhebinde yeti┼čen her ├ólim, Eb├╗ Han├«fe HazretleriÔÇÖnin as─▒rlar sonra gelen bir evl├ód─▒ h├╝km├╝nde de─čil midir? Nitekim yak─▒n zamana kadar, seyyidlerin neseb ┼čecereleri gibi, ilm├« ic├ózet ┼čecereleri de ├ž─▒kar─▒l─▒r, her talebe; Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- den kendisine kadar ilmin hangi silsileyle kendisine geldi─čini bilir, bununla ┼č├╝k├╝r h├ólinde iftih├ór ederdi.

4. ─░lm├« ve irf├ón├« nesil: Ki┼činin Hak yolunda kullar─▒n dima─č ve g├Ân├╝llerini besleyici m├óhiyette yazd─▒─č─▒ hay─▒rl─▒ eserlerdir. En kesintisiz ve en verimli nesil budur. Telif edilen bir eser, k─▒y├ómete kadar gelecek olan me├žhul muhataplara g├Ânderilen hid├óyet mektubu m├óhiyetindedir. ─░┼čte Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n Mesnev├«ÔÇÖsi, ─░m├óm-─▒ Rabb├ón├«ÔÇÖnin Mekt├╗b├ót─▒, ─░m├óm-─▒ Gaz├ól├«ÔÇÖnin ─░hy├ós─▒… Y├╗nus Emre HazretleriÔÇÖnin ┼čiirleri… Ciltleri elden ele, muhtev├ós─▒ dilden dile, kulaktan kula─ča, g├Ân├╝lden g├Ân├╝le aktar─▒l─▒yor, ya┼č─▒yor…

─░bret nazar─▒yla bak─▒l─▒rsa; sulb├« neslin de ancak ├╝├ž├╝nc├╝ maddedeki ┼čart─▒ ger├žekle┼čtirerek, hakikaten devam eden bir nesil olabilece─či anla┼č─▒l─▒r. Bir m├╝ÔÇÖmini sevindirecek, ferahland─▒racak nesil; hay─▒rl─▒, s├ólih ve m├╝ttak├« bir nesildir. Hayrulhalef o─čullard─▒r. S├ólih├ót-─▒ nisvan k─▒zlard─▒r. Yoksa, s├ólih olmayan bir evl├ót; N├╗hÔÇÖun o─člu KenÔÇś├ón hakk─▒nda KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖin buyurdu─ču gibi, bir m├╝ÔÇÖminin ehlinden ve neslinden de─čildir.

Bir m├╝ÔÇÖmin; evl├ód─▒n─▒n t─▒pk─▒ mal─▒ gibi, bir imtihan vesilesi oldu─čunu bilir. ┼×ayet uhrev├« bir terbiyeyle, iki kanatl─▒ bir e─čitimle sadaka-i c├óriye vasf─▒nda yeti┼čtirilmi┼čse; o evl├ótlar, ebeveyni i├žin, iki cihanda g├Âz n├╗rudur. Mah┼čer yerinde imdada yeti┼čecek, ger├žek hay─▒rl─▒ evl├ótlard─▒r.

Fakat, bu vas─▒flarda yeti┼čtirilmemi┼čse; ki┼činin mah┼čer yerinde fersah fersah ka├žaca─č─▒, d├óv├ós─▒ a─č─▒r, az├ób─▒ b├╝y├╝k bir mus├«bet olacakt─▒r.

Bu sebeple, evl├ót yeti┼čtirmek, nesillere sahip ├ž─▒kmak; bir m├╝ÔÇÖminin en m├╝him vazifeleri aras─▒ndad─▒r. Bu vazifenin hakk─▒yla ├«f├ós─▒n─▒n en g├╝zel ├Ârne─čini de peygamberler vermi┼čtir:

MİSÂLİ, PEYGAMBERLER

Cen├ób-─▒ Hak, insan─▒ cennet i├žin yaratt─▒. ─░nsanl─▒─č─▒n atas─▒ Hazret-i ├édemÔÇÖi ve be┼čeriyetin v├ólidesi Hazret-i HavvaÔÇÖy─▒ da cennete yerle┼čtirdi. Fakat ┼čeytan─▒n hilesine d├╝┼čerek it├óatsizli─čin vuk├╗ bulmas─▒ ├╝zerine, insanl─▒─č─▒n imtihan maceras─▒ ba┼člad─▒. ─░nsanl─▒k, Hazret-i ├édem ve HavvaÔÇÖn─▒n neslinden meydana geldi.

Tefekk├╝r edildi─činde g├Âr├╝l├╝r ki Cen├ób-─▒ Hak, ilk insan─▒ bilhassa bir aile i├žinde yaratm─▒┼čt─▒r. Hazret-i ├édemÔÇÖi halk eden Cen├ób-─▒ Hak; ayn─▒ anda y├╝zlerce, binlerce insan yaratmaya elbette k─üdirdi. L├ókin insanl─▒─č─▒n; nefsi ve ┼čeytan─▒, hatay─▒ ve tevbeyi bilen peygamber bir baba ve ona bu konularda ref├ókat etmi┼č bir anne eliyle, bir ailede ne┼čv ├╝ nem├ó bulmas─▒n─▒ takdir etti.

Yine tefekk├╝r edildi─činde g├Âr├╝l├╝r ki, Cen├ób-─▒ Hak; insanl─▒─ča g├Ânderdi─či sonraki peygamberleri de, belli ┼čecereler i├žerisinde, temiz, asil, nezih aileler ve z├╝rriyetlerden se├žti. Hazret-i ─░brahim, o─člu ─░shak, o─člu Y├ókub, o─člu Y├╗suf … Yine o z├╝rriyetten Hazret-i Musa ve Harun karde┼čler… D├óvud ve o─člu S├╝leyman… Zekeriyya ve o─člu Yahya… ─░mranÔÇÖ─▒n han─▒m─▒ ile k─▒z─▒ Meryem… dolay─▒s─▒yla Hazret-i ─░sa… -aleyhissel├óm-

Hazret-i ─░brahimÔÇÖin di─čer o─člu ─░smailÔÇÖin z├╝rriyetinden de K├óin├ót─▒n Fahr-i Ebed├«si, Muhammed Mustaf├ó -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- Efendimiz…

EfendimizÔÇÖden sonra ilim ve irfan me┼čÔÇśalesini ta┼č─▒yanlar i├žinde, bilhassa ehlibeyt hazer├ót─▒…

Diyebiliriz ki;

Cen├ób-─▒ Hak; insanl─▒─č─▒n terbiye edicileri, be┼čeriyetin en b├╝y├╝k muallimleri olan peygamberleri de, ├Ânce evleri, aileleri ve nesilleri ├╝zerinde gayret ve muvaffakiyetlerini g├Âstermekle m├╝kellef tutuyor.

Allah Ras├╗l├╝ -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- Efendimiz, bu m├╝kellefiyeti en g├╝zel ┼čekilde anlayan ve ger├žekle┼čtiren Peygamberler Sultan─▒ olarak; ba┼čta g├Âz n├╗ru ker├«mesi Hazret-i F├ót─▒ma, evl├ód─▒ gibi b├╝y├╝tt├╝─č├╝ Hazret-i Ali, yine evl├ód─▒ gibi b├╝y├╝tt├╝─č├╝ ├ózadl─▒s─▒ Zeyd bin H├órise, o─čullar─▒, k─▒zlar─▒, ├╝vey ├žocuklar─▒, damatlar─▒ ve ye─čenleri ile d├╝nyan─▒n en huzurlu aile yuvas─▒n─▒ tesis etti; bizlere n├╝m├╗ne-i imtisal olarak g├Âsterdi.

Yine ash├ób─▒n─▒n ├žocuklar─▒n─▒; ├ťs├óme bin Zeyd, Abdullah ─░bn-i Abb├ós, Abdullah ─░bn-i ├ľmer, Enes bin M├ólik -rad─▒yall├óhu anh├╝m- gibi y├╝ksek ┼čahsiyetler h├ólinde yeti┼čtirdi. Kimi tebli─č ve cihad meydan─▒nda, kimi ilim ve tefsir vadisinde, kimi hadis ve f─▒k─▒h sahas─▒nda ─░sl├ómÔÇÖ─▒n k├Âk filizlerine can suyu oldular.

Onlardan biri olan Hazret-i Enes, 10 ya┼č─▒nda EfendimizÔÇÖe hizmet etmek ┼čerefine eri┼čmi┼čti:

ENESÇİK

Ras├╗lull├óh -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- MedineÔÇÖye te┼črif buyurduklar─▒nda kad─▒n-erkek b├╝t├╝n ens├ór-─▒ kir├óm, kendisine birtak─▒m hediyeler takdim ediyorlard─▒. ├ťmm├╝ S├╝leym -rad─▒yall├óhu anha- ise verecek bir ┼čeyi olmad─▒─č─▒ i├žin mahz├╗n oluyor, ├╝z├╝l├╝yordu. Daha sonra o─člu EnesÔÇÖin elinden tutup Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖne geldi ve;

ÔÇťÔÇôY├ó Ras├╗l├óllah! Enes size hizmet etse m├╝nasip g├Âr├╝r m├╝s├╝n├╝z?ÔÇŁ dedi. Peygamber Efendimiz de kabul buyurdular. (Semh├╗d├«, I, 271)

On ya┼č─▒ndaki bir ├žocu─čun, EfendimizÔÇÖe ├žok ├Ânemli bir hizmette bulunamayaca─č─▒ a├ž─▒kt─▒r. Fahr-i K├óin├ót Efendimiz; -All├óhu aÔÇślem- Hazret-i EnesÔÇÖi terbiyesine alarak, ├╝mmetine evl├ót yeti┼čtirmenin ulv├« ├Âl├ž├╝lerini bu vesileyle de aktarmay─▒ arzu etmi┼č ve samim├« bir annenin ricas─▒n─▒ bu sebeple kabul etmi┼čtir.

Nitekim Hazret-i Enes -rad─▒yall├óhu anh-, EfendimizÔÇÖin; ├žocuklara ┼čefkat ve muhabbetini ve bu muhabbet i├žerisinde onlara do─čruluk, sad├ókat, tesl├«miyet, g├Ân├╝l huz├╗ru gibi ahl├ók├« vas─▒flar─▒ nas─▒l a┼č─▒lad─▒─č─▒n─▒ misal misal aktarm─▒┼čt─▒r.

─░┼čte onlardan bir misal:

Enes -radıyallâhu anh- anlatıyor:

ÔÇť… Ras├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- bir g├╝n beni bir yere g├Ânderdi. (…) Yola ├ž─▒kt─▒m, sokakta oynayan ├žocuklar─▒n yanlar─▒na vard─▒m (ve orada oyaland─▒m). Derken Allah Ras├╗l├╝ -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- arkamdan gelerek ensemden tuttu. D├Ân├╝p bakt─▒─č─▒mda g├╝l├╝ms├╝yordu.

┬źÔÇôEnes├žik! S├Âyledi─čim yere gittin mi?┬╗ diye sordu.

┬źÔÇôHemen gidiyorum y├ó Ras├╗l├óllah!┬╗ dedim.ÔÇŁ (M├╝slim, Fed├óil, 54)

Efendimiz, ├žocu─ča bir vazife veriyor, neticeyi takip edip, muhabbetle it├óatini sa─čl─▒yor. G├Ân├╝l al─▒c─▒ s├Âzlerle, ┼čefkatle hit├ób ediyor. Al├óka g├Âstererek, ensesine dokunarak ├žocu─ču olgunla┼čt─▒r─▒yor, muhabbet ve sad├ókatte zirvele┼čtiriyor.

Enes -rad─▒yall├óhu anh- bir ba┼čka h├ót─▒ras─▒n─▒ da ┼č├Âyle anlat─▒r:

ÔÇťBir g├╝n, Ras├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- ÔÇÖin hizmetini g├Ârd├╝kten sonra; ┬źPeygamberimiz kayl├╗le uykusundad─▒r.┬╗ diyerek ├žocuklar─▒n yan─▒na gittim. Ben onlar─▒n oyununu seyrederken Ras├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- geldi. Oyun oynayan ├žocuklara sel├óm verdi. Ard─▒ndan beni ├ža─č─▒rd─▒ ve bir yere g├Ânderdi. Ben de gittim. Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- ben d├Ân├╝nceye kadar bir g├Âlgede oturdu. Annemin yan─▒na d├Ânmekte gecikmi┼čtim. Yan─▒na vard─▒─č─▒mda annem;

┬źÔÇôNiye geciktin?┬╗ diye sordu. Ben;

┬źÔÇôAll├óh Ras├╗l├╝ beni bir i┼č i├žin g├Ândermi┼čti.┬╗ dedim.

Annem;

┬źÔÇôO i┼č neydi?┬╗ diye sordu.

Bunun ├╝zerine ben;

┬źÔÇôRas├╗lull├óhÔÇÖ─▒n s─▒rr─▒d─▒r!┬╗ dedim. Annem;

┬źÔÇô├ľyleyse Ras├╗lull├óhÔÇÖ─▒n s─▒rr─▒n─▒ muh├ófaza et!┬╗ dedi.ÔÇŁ

Bu hadîsi rivâyet eden Sâbit -rahmetullâhi aleyh- der ki:

ÔÇťEnes -rad─▒yall├óhu anh- bana; ┬źE─čer o s─▒rr─▒ birisine s├Âyleyecek olsayd─▒m sana s├Âylerdim ey S├óbit!┬╗ dedi.ÔÇŁ (Ahmed, III, 195)

Bu k─▒ssada da g├Âr├╝l├╝yor ki; Efendimiz, ├žocuklara sevgiyle yakla┼č─▒yor ve onlar─▒ ciddiyetle terbiye ediyordu:

MUHABBET VE C─░DD─░YETLE

Fahr-i K├óin├ót Efendimiz; ├žocuklar─▒n seviyesine iniyor, onlarla sel├ómla┼č─▒yor, bir b├╝y├╝k gibi muhatap kabul ederek, s─▒r vererek, s─▒r tutmas─▒n─▒ sa─člayarak olgunla┼čt─▒r─▒yor, ├ódet├ó ├žocu─čun r├╗huna n├╝fuz ediyordu. Nitekim had├«s-i ┼čeriflerinde;

ÔÇťKimin bir ├žocu─ču varsa onunla ├žocukla┼čs─▒n!ÔÇŁ (Deylem├«, III, 513) buyurmu┼člard─▒. Ancak, ├žocu─čun seviyesine inerken, ├žocukla ├žocuk olurken; samimiyet ├Âl├ž├╝s├╝n├╝ de en g├╝zel mesafede tutuyor, asla l├óub├ól├« olmuyordu. B├Âylece ├žocu─ča vakar ve ciddiyetle yakla┼čman─▒n, sertlik ve hu┼č├╗net olmad─▒─č─▒n─▒; ona muhabbet ve ┼čefkatle yakla┼čman─▒n da l├óub├ól├«lik ve ciddiyeti kaybetmek m├ón├ós─▒na gelmedi─čini bizzat g├Âsteriyordu.

Bug├╝n bilhassa, bat─▒dan gelen a┼č─▒r─▒ h├╝rriyet├ži, liberal anlay─▒┼člarla ├žocuklar─▒n─▒ hayat─▒n korkun├ž ak─▒┼č─▒na ┬źsal─▒veren┬╗ ve bunu ┬źsevgiyle serbest yeti┼čtirmek┬╗ zanneden ebeveynlerin; bu sevgi ve ciddiyet dengesini EfendimizÔÇÖden tahsil ederek yeniden kurmalar─▒ zar├╗r├«dir.

Efendimiz, omuzlar─▒nda gezdirecek kadar; sevgili torunlar─▒ Hasan ve H├╝seyinÔÇÖe muhabbet doluydu. Fakat onlardan biri, yememesi gereken sadaka hurmadan bir tane ald─▒─č─▒nda da; Allah Ras├╗l├╝ -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- b├╝t├╝n ciddiyetiyle m├╝dahale etmi┼č ve a─čz─▒ndan ├ž─▒kartt─▒rm─▒┼čt─▒.

Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-; ├žocuklar─▒ kendi h├óline b─▒rakm─▒yor, ┼čefkatle yakla┼č─▒p e─čitiyordu. Fahr-i K├óin├ót Efendimiz; dul kalan ├ťmm├╝ Seleme -rad─▒yall├óhu anha- ile evlenerek, evl├ótlar─▒n─▒n terbiyesini ├╝zerine alm─▒┼čt─▒. Bu talihli, ├╝vey evl├ótlardan Eb├╗ Hafs -rad─▒yall├óhu anh- anlat─▒yor:

ÔÇťBen Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-ÔÇÖin him├óyesinde yeti┼čen bir ├žocuktum. Yemek yerken elim yemek taba─č─▒n─▒n her yan─▒na giderdi. Bunun ├╝zerine Allah Ras├╗l├╝ -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- bana ┼č├Âyle buyurdu:

ÔÇťO─čul, besmele ├žek! Sa─č elinle ye! Hep ├Ân├╝nden ye!ÔÇŁ

O g├╝nden sonra buyurdu─ču gibi yedim. (Buh├ór├«, EtÔÇś─▒me 2-3; M├╝slim, E┼čribe 108, ─░bn-i M├óce, EtÔÇś─▒me, 8)

Hitaptaki zar├ófet… ─░fadedeki ├Âzl├╝l├╝k… Tesirdeki kuvvet… Neticedeki muvaffakiyet…

Efendimiz, bizzat g├Âsterdi─či gibi; ash├ób─▒na da evl├ótlar─▒n─▒ terbiye us├╗l├╝n├╝ ├Â─čretiyor ve ┼č├Âyle buyuruyordu:

ÔÇť├çocuklar─▒n─▒za ikramda bulunun ve terbiyelerini g├╝zel yap─▒n!ÔÇŁ (─░bn-i M├óce, Edeb, 3)

Cihan─▒n bir benzerini g├Ârmedi─či bir muallim olan Efendimiz; muhabbet dolu sohbetiyle, hikmet dolu nasihatleriyle, KurÔÇÖ├ón esasl─▒ ahl├ók─▒yla; temel harc─▒n─▒ ensar ve muh├ócirlerin olu┼čturdu─ču bir nesli m├╝kemmelen yeti┼čtirmi┼čti. Bu ├Âyle bir terbiyeydi ki, h├╝km├╝ ilelebed idi;

KIY├éMETE KADAR…

O -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- k─▒y├ómete kadar h├╝km├╝ b├ók├« kalacak Son Neb├« idi. Fakat O da her can gibi vef├ót edecekti. ─░┼čte ris├óletinin vahiy almak d─▒┼č─▒nda kalan vazifelerini tev├ór├╝s edecek ve onlar da bu cihandan ayr─▒ld─▒klar─▒nda, me┼čÔÇśaleyi sonrakilere devretme endi┼česini ta┼č─▒yacak bir nesil yeti┼čtirdi.

Fahr-i K├óin├ót -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- EfendimizÔÇÖin vef├ót─▒na yak─▒n g├╝nlerdi. Efendimiz; namaz─▒ k─▒ld─▒rmak i├žin ├ž─▒kam─▒yor, namazlar─▒ Hazret-i Eb├╗bekir -rad─▒yall├óhu anh- k─▒ld─▒r─▒yordu. O g├╝n ezan okundu─čunda, sah├óbe-i kiram; EfendimizÔÇÖi g├Ârme ve namaz─▒ OÔÇÖnunla ed├ó etme i┼čtiy├ók─▒n─▒ izh├ór etti;

┬źAllah Ras├╗l├╝ gelmeden namaza durmak istemiyoruz.┬╗ diyorlard─▒. ┬ź├çok ├Âzledik, m├╝mk├╝nse aram─▒zda Allah Ras├╗l├╝ de olsun.┬╗ diyorlard─▒.

H├ólbuki EfendimizÔÇÖin mescide gidecek g├╝c├╝-kuvveti yoktu. ├çok bitkin bir h├óldeydi. Ancak bu hasretli davet ├╝zerine;

ÔÇťBir kova su getirin.ÔÇŁ dedi. Onu ├╝zerine d├Âk├╝n├╝p gusletti. Sonra aya─ča kalkmak istedi. Yine t├ókat bulamad─▒. Kalkamad─▒ ve bay─▒ld─▒. Kendine geldi, yine bir kova su istedi. Gusletti. Fakat yine bay─▒ld─▒. ├ť├ž├╝nc├╝s├╝nden sonra da t├ókat bulamam─▒┼čt─▒. Fakat vazge├žmedi. Koluna girdiler, mescide kadar g├Ât├╝rd├╝ler.

Varl─▒k N├╗ru Efendimiz, Hazret-i Eb├╗bekir EfendimizÔÇÖe i┼čaret ettiler. O da emre ri├óyet ederek mihraba ge├žti. Bu ┼čekilde Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-, cemaatle olan son namaz─▒n─▒ k─▒lm─▒┼č oldu.

Bundan sonras─▒n─▒ ├éi┼če V├ólidemiz ┼č├Âyle anlat─▒yor:

ÔÇťBen, Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝; bu kadar ─▒st─▒rap i├žinde iken, omuzlanarak g├Ât├╝r├╝l├╝p getirilecek kadar rahats─▒z olduklar─▒ h├ólde hi├ž bu kadar sevin├žli g├Ârmemi┼čtim. Namazdan sonra arkas─▒na d├Ând├╝; m├╝b├órek terbiyelerinde yeti┼čen o g├╝zel ve g├╝z├«de cemaate memnuniyet i├žinde bakt─▒, bakt─▒… Ard─▒nca b─▒rakt─▒─č─▒ ve her biri y─▒ld─▒zlar mis├óli olan o ideal nesli g├Âr├╝nce Allah Ras├╗l├╝ ├Âyle bir sevindi, o bitkin h├óliyle ├Âyle g├╝zel bir tebess├╝m etti ki; belki de o, Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n ┼čahit oldu─čum en g├╝zel tebess├╝m├╝yd├╝…ÔÇŁ

Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-, nesil endi┼česini son nefesine kadar s├╝rd├╝rd├╝. K─▒z─▒ F├ót─▒ma ve di─čer aile fertlerine vasiyetlerde bulundu. OÔÇÖnun Ref├«k-i ├él├óÔÇÖya yolculu─ču esnas─▒nda, son f─▒rsatlar─▒n─▒ da; nesilleri ├«kaz i├žinde nas─▒l de─čerlendirdi─čini Enes -rad─▒yall├óhu anh- ┼č├Âyle anlat─▒r:

ÔÇťVef├ót─▒ esnas─▒nda Ras├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-ÔÇÖin yan─▒ndayd─▒k. Bize ├╝├ž defa;

┬źNamaz hus├╗sunda AllahÔÇÖtan korkun!┬╗ dedi.

Sonra da ┼č├Âyle buyurdu:

┬źEmriniz alt─▒ndaki insanlar hakk─▒nda AllahÔÇÖtan korkun, iki zay─▒f hakk─▒nda AllahÔÇÖtan korkun: Dul kad─▒n ve yetim ├žocuk. Namaz hus├╗sunda AllahÔÇÖtan korkun!┬╗

Sonra; ┬źNamaz, namaz…┬╗ diye tekrar etmeye ba┼člad─▒. (M├╝b├órek lisanlar─▒ s├Âylemez olunca bile) r├╗h-i m├╝b├órekleri ├ž─▒k─▒ncaya kadar bunu i├žten i├že tekrar ettiler.ÔÇŁ (Beyhak├«, ┼×uab, VII, 477)

EfendimizÔÇÖden sonra sah├óbe-i kiram da OÔÇÖndan ald─▒klar─▒ nasip ├Âl├ž├╝s├╝nde, ayn─▒ ┼čevk ve us├╗l ile d├óv├óy─▒ deruhte etti. ├ľz evl├ótlar─▒n─▒; kendilerini ash├ób-─▒ kiram k─▒lan, y─▒ld─▒z y─▒ld─▒z hus├╗siyetlerle terbiye ettiler. Evl├ótlar─▒ yan─▒nda; yetimlerin ve mevl├ó denilen, ─░sl├ómÔÇÖ─▒n nurlu ─▒┼č─▒klar─▒n─▒ sald─▒─č─▒ memleketlerin talihli evl├ótlar─▒n─▒n da madd├«-m├ónev├« terbiyesini ├╝stlendiler. ─░lk b├╝y├╝k ilim-irfan nesilleri bu gayretlerin meyvesi oldu.

─░┼čte bir tablo:

Hazret-i ├ľmer, m├╝ÔÇÖminlerin em├«ri olarak; ┼čehrin sokaklar─▒n─▒ dola┼č─▒r, hem ├ós├óyi┼či tefti┼č eder, hem muhta├žlar─▒n h├ólini sorard─▒. Yine bir g├╝n b├Âyle dola┼č─▒rken, bir evden bir anne ile k─▒z─▒ aras─▒nda ge├žen ┼č├Âyle bir konu┼čma d─▒┼čar─▒ya kadar ta┼č─▒yordu:

ÔÇťÔÇôK─▒z─▒m, yar─▒n sataca─č─▒m─▒z s├╝te, biraz su kar─▒┼čt─▒r…ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôAnac─▒─č─▒m, hal├«fe s├╝te su kar─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ yasak etmedi mi?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôK─▒z─▒m, gecenin bu saatinde hal├«fenin nereden haberi olacak?!.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôAnac─▒─č─▒m! Hal├«fe g├Ârmez diyelim, Allah da m─▒ g├Ârmez? Bu hileyi insanlardan gizlemek kolay, ama her ┼čeyi g├Âr├╝p bilen AllahÔÇÖtan gizlemek m├╝mk├╝n m├╝?..ÔÇŁ

Hazret-i ├ľmer -rad─▒yall├óhu anh-; kalbi ihsan ┼čuuruyla dolmu┼č, her an il├óh├« kameran─▒n alt─▒nda oldu─čunu idr├ók etmi┼č bu k─▒za hayran oldu. Bu m├╝ttak├« k─▒z─▒, o─čluna gelin ald─▒. Be┼činci hal├«fe olarak zikredilen me┼čhur ├ľmer bin Abd├╝laziz g de, i┼čte bu nesilden geldi.

M├╝teakip as─▒rlarda da, EfendimizÔÇÖin yeg├óne m├«r├ós─▒ olan ┬źir┼čad ve terbiye; ilim ve tebli─č┬╗ hizmetlerine m├ónev├« ve r├╗h├ón├« al├óka ve heyecan s├╝rd├╝─č├╝ m├╝ddet├že; nesiller, ecd├ód─▒n─▒n izinde yeti┼čti. ─░sl├óm ├ólemi; kendilerini, t├ólip ve m├╝ridlerini t├ólim ve terbiye etmeye vakfetmi┼č m├╝derris ve m├╝r┼čidlerle dolu medrese ve derg├óhlar ile, ilim ve irf├ón─▒n─▒ istikb├óle ta┼č─▒d─▒… Hil├ól bayra─č─▒ o nesiller elinde hep daha ileri, daha uzak ufuklarda dalgaland─▒.

Fakat, ne zaman ki o terbiye sendeledi, o ruh ve m├óneviyat p├Ârs├╝d├╝, nesillerin yeti┼čtirilmesinde il├óh├« ve nebev├« ├Âl├ž├╝lerin yerini, nefs├ón├« ve ┼čeytan├« f─▒s─▒lt─▒lar ald─▒; o andan itibaren toplum olarak, fert olarak, millet olarak gev┼čeme, da─č─▒lma ve ├ž├Âz├╝lme ba┼č g├Âsterdi.

K─▒talar─▒n, iklimlerin ve beldelerin birer birer elden ├ž─▒kmas─▒; asl─▒nda idr├ók edebilenler i├žin, nesillerin elden ├ž─▒kmakta oldu─čunun em├óresiydi.

Z├éY├Ä OLAN NES─░LLER…

Nitekim KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim; ├Ânceki ├╝mmetlerin madd├«-m├ónev├« ├ž├Âk├╝┼č ve da─č─▒l─▒┼č─▒n─▒ beyan buyururken, nesillerde meydana gelen ziyan ve kaybolu┼ča dikkatimizi ├žekiyor:

Âyet-i kerîmede buyurulur:

ÔÇťOnlardan (ehl-i kit├ób─▒n ilk nesillerinden) sonra hay─▒rs─▒z bir nesil geldi ki bunlar kitaba (yani Tevr├ótÔÇÖa) v├óris oldular, ama ├óyetleri tahrif etme kar┼č─▒l─▒─č─▒nda ┼ču de─čersiz d├╝nya met├ó─▒n─▒ al─▒p; ┬źNas─▒lsa affa n├óil oluruz!┬╗ d├╝┼č├╝ncesiyle hareket ettiler. Af umarken bile; ├Âb├╝r yandan yine gayr-─▒ me┼čr├╗ bir met├ó, bir r├╝┼čvet zuh├╗r etse, onu da al─▒rlar.

Peki onlardan, Allah hakk─▒nda ger├žek olandan ba┼čka bir ┼čey s├Âylemeyeceklerine dair kitapta mevcut h├╝k├╝mler uyar─▒nca s├Âz al─▒nmam─▒┼č m─▒yd─▒? Ve kitab─▒n i├žindekileri ders edinip okumam─▒┼člar m─▒yd─▒?

H├ólbuki ebed├« ├óhiret yurdu, All├óhÔÇÖa kar┼č─▒ gelmekten sak─▒nanlar i├žin elbette daha hay─▒rl─▒d─▒r.

H├ól├ó akl─▒n─▒z─▒ ba┼č─▒n─▒za almayacak m─▒s─▒n─▒z?ÔÇŁ (el-├éÔÇśr├óf, 169)

├éyet-i ker├«mede, ehl-i kitab─▒n nesilden nesile m├ónev├« m├«r├ós─▒n─▒ intikalde ya┼čad─▒─č─▒ kayba dikkat ├žekiliyor. Evet, evl├ótlara kitap nakledilmi┼č, fakat o kitab─▒n emir ve yasaklar─▒na ittib├ó ┼čuuru verilememi┼č. Kitap; o nesillere okutulmu┼č, fakat g─▒rtlaklardan a┼ča─č─▒ya, g├Ânle inmemi┼č, r├╗ha sinmemi┼č… ├éhiret; bilgi olarak ├Â─čretilmi┼č, fakat m├«zan korkusu, ├ók─▒bet endi┼česi, esas hayat─▒n ├óhiret oldu─ču ┼čuuru vicdanlara yerle┼čmemi┼č…

Kuru bir m├«ras├ž─▒l─▒k…

Buna kar┼č─▒l─▒k, menfaatperestlik gelmi┼č; All├óhÔÇÖa isyan ve hel├ól-haram g├Âzetmeme peri┼čanl─▒klar─▒ yayg─▒nla┼čm─▒┼č…

Bir ba┼čka ├óyet-i ker├«me neticeyi h├╝l├ósa ediyor:

ÔÇťKendilerinden sonra yerlerine ├Âyle bir nesil geldi ki namaz─▒ z├óy├« ettiler, ┼čehvetlerinin pe┼čine d├╝┼čt├╝ler. ─░┼čte bunlar da azg─▒nl─▒klar─▒n─▒n cezas─▒n─▒ bulacak / gayy├óya yuvarlanacaklard─▒r.ÔÇŁ (Meryem, 59)

Bug├╝n millet ve toplum olarak evl├ótlar─▒m─▒z─▒n h├ólini bu ├óyete g├Âre m├«z├ón edelim.

Maalesef bugün sokaklar mânevî feryat ve figanlarla inliyor. Maalesef sokaklar;

GAYY├é H├éL─░NDE…

Anne-babalar─▒n biyolojik yap─▒lar─▒ imd├óda k├óf├« gelmiyor, ci─čerp├óresi evl├ótlar, kald─▒r─▒mlar─▒n insaf─▒nda can ├žeki┼čiyor…

Sokaklar─▒n umum├« manzaras─▒ g├Âsteriyor ki, maalesef gelecek nesillerin yeti┼čtirilmesinde; bizi biz yapan, ba┼čta EfendimizÔÇÖin, ash├ób─▒n, ehlibeytin, Hoca Ahmed Yesev├«lerin, Hazret-i Mevl├ón├ólar─▒n, ┼×ah Nak┼čibendlerin, Alparslanlar─▒n, Fatihlerin, H├╝d├óy├«lerin yolu de─čil; onlar─▒n ve bizim ba┼č d├╝┼čman─▒m─▒z olan ┼čeytan -aleyhill├óne-ÔÇÖnin ├žirkef, sefil ve bedbaht, ├ž─▒kmaz yollar─▒ takip ediliyor.

D├╝n kendi evl├ótlar─▒yla birlikte, ba┼čta ├╝mmetin yetimleri olmak ├╝zere insanl─▒─č─▒n yetimleri olan k├Âle ├žocuklar─▒na el uzatan milletin yerini; kendi evl├ód─▒n─▒ soka─ča b─▒rakan ├Âz anneler, babalar m─▒ al─▒yor?..

┬źNazar ber-kadem┬╗ ├ód├ób─▒yla, g├Âzleri hicab ile ayaklar─▒n─▒n ucunda olan delikanl─▒lar─▒n; ─░sl├óm vakar ve edebiyle m├╝zeyyen, madd├«-m├ónev├« tesett├╝r kalkan─▒yla ku┼čanm─▒┼č han─▒mefendilerin yerini; hayat─▒ tek bir s├╝fl├« maksad─▒n pe┼činde s├╝r├╝klenmeye adam─▒┼č, kad─▒n m─▒ erkek mi oldu─ču zor se├žilen bir g├╝ruh mu al─▒yor?..

Hel├ólden istifade ederken bile titreyen, israftan tiksinen; l├╝ks├╝n ve modan─▒n ad─▒n─▒ bile duymam─▒┼č bir infak, merhamet ve c├Âmertlik toplumunun yerini; haram ve ┼č├╝pheli sellerinde bo─čulan, All├óhÔÇÖ─▒n l├ónetledi─či lehviyyata daha fazla g├Âm├╝lmek i├žin d├╝nyas─▒n─▒ sefil ve ├óhiretini peri┼čan eden y─▒─č─▒nlar m─▒ al─▒yor?

Bug├╝n bilhassa m├╝tedeyyin anne-babalar ba┼člar─▒n─▒ iki ellerinin aras─▒na al─▒p d├╝┼č├╝nmeli:

Evl├ótlar─▒, kendilerinin mi; yoksa sarho┼č kusmu─čuyla m├╝levves, her t├╝rl├╝ melÔÇśanetle karanl─▒k kald─▒r─▒mlar─▒n m─▒?

Çocuklarımız mı televizyon, internet ve cep telefonlarını kullanıyor; yoksa bu cihazlar mı evlâtlarımıza kumanda ediyor?

├çocuklar─▒m─▒z─▒ kim ┼čekillendiriyor? Hangi anlay─▒┼čla ve kimin arzusu istikametinde bir terbiyeden ge├žiyorlar? ├çocuklar─▒m─▒z─▒n g├Ân├╝llerinde, ideallerinde, hedeflerinde hangi misaller, hangi ┼čahsiyetler var?

├çocuklar─▒m─▒z─▒n i├ž d├╝nyalar─▒na ├ódet├ó bir ayna tutan d─▒┼č g├Âr├╝n├╝┼čleri, k─▒l─▒k ve k─▒y├ófetlerini kimler belirliyor?

E─čer bu suallerin cevab─▒, hakik├« ve samim├« bir ┼čekilde ┬źBiz┬╗ olmazsa; tabiat gibi, evl├ótlar─▒m─▒z─▒n g├Ânl├╝ de bo┼čluk kabul etmeyecek ve ┬źbizim┬╗ yerimizi a─čy├ór yani yabanc─▒lar alacakt─▒r. ├édem babam─▒zdan beri, insanl─▒─ča bilhassa yeni nesillere pusu kurmu┼č ┼čeytan alacakt─▒r.

┼×EYTANI ORTAK ETME!

├éyet-i ker├«mede, Cen├ób-─▒ Hak; ┼čeytan─▒n, kendisine t├ób├« olan ve yalanc─▒ vaatlerine kulak verenlerin mal ve evl├ótlar─▒na ortak olaca─č─▒n─▒ beyan buyurmaktad─▒r. (el-─░sr├ó, 64)

Demek ki mal ve evl├ót, en m├╝him imtihan vesilesidir. Mal ├╝zerinde, ger├žek sahibi olan Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n arzusu istikametinde tasarruf edilmezse; ki┼čiye b├╝y├╝k bir vebal olur. Evl├ót da, onlar─▒ em├ónet olarak lutfeden Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n istedi─či ┼čekilde terbiye edilmedi─činde; anne-baba i├žin bir mus├«bettir.

Her iki nimet de; g├╝zel de─čerlendirildi─činde, amel defterini k─▒y├ómete kadar a├ž─▒k tutacak bir uhrev├« kazan├ž kap─▒s─▒ olabilecekken; aksi h├ólde ayn─▒ derecede menf├« neticeleri beraberinde getirir.

├ťst├╝nk├Âr├╝ bir al├óka ile yakla┼čmak, bir-iki yaz mevsiminde ├╝├ž-be┼č hafta camiye g├Ânderip, kalan b├╝t├╝n zamanlarda evl├ód─▒n─▒ sokaklar─▒n insaf─▒na em├ónet etmek, sonra da;

ÔÇťBen elimden geleni yap─▒yorum.ÔÇŁ deyip rahatlamak m├╝mk├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ da─č gibi alevler kar┼č─▒s─▒nda, bir bardak suyun hi├žbir ┼čey ifade etmeyece─či a├ž─▒kt─▒r. Ayn─▒ ┼čekilde koskoca ├ž├Âle bir kova su d├Âkmenin hi├žbir m├ón├ós─▒ olmayaca─č─▒ da ├ó┼čik├órd─▒r.

Belki ge├žmi┼č as─▒rlarda, sokaktan ├žar┼č─▒ya, evden camiye her k├Â┼čenin bir ─░sl├óm├« mektep; anne-babadan, dede ve nineye, esnaftan ustaya herkesin bir muallim oldu─ču devirlerde; az bir gayretle evl├ótlar ─░sl├óm terbiyesi ve ahl├ók─▒yla yeti┼čtirilebiliyordu.

Fakat bug├╝n, menf├« r├╝zg├órlar─▒ tersine ├ževirecek, nefs├ón├« yang─▒nlar─▒ s├Ând├╝recek bir ciddiyetle meselenin ele al─▒nmas─▒ mecb├╗riyeti vard─▒r. Muhabbetli bir disiplin ile; ├óhiret endi┼česinde hemfikir olan karde┼člerin bir araya gelmesi ve imk├ónlar─▒n─▒ birle┼čtirmesiyle ve bilhassa m├ónev├« tedbirlere ri├óyet ile g├Âsterilecek gayretler, in┼č├óallah netice verecektir.

┼×artlar─▒n menf├«li─či kar┼č─▒s─▒nda, ├╝mit kesmemeli, Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve selem-ÔÇÖin de; son derece z├ólim, gaflet dolu, kesif bir c├óhiliyye karanl─▒─č─▒ i├žerisinde vazifesine ba┼člad─▒─č─▒ hat─▒rda tutulmal─▒d─▒r.

D├╝n oldu─ču gibi, bug├╝n de; c├óhiliyye karanl─▒─č─▒ndaki sokaklar─▒ ─░sl├ómÔÇÖ─▒n hid├óyet g├╝ne┼čiyle nurland─▒racak, m├ónev├« feryat ve figanlar─▒ a┼čk-─▒ Muhammed├« ile ┼čak─▒yan yan─▒k b├╝lb├╝l sad├ólar─▒na d├Ând├╝recek ┼čevk ve heyecan da, us├╗l ve metot da, Fahr-i K├óinat -sall├óll├óhu aleyhi ve selem- EfendimizÔÇÖin m├╝b├órek r├╗h├ón├« dokusundan feyiz, r├╗h├óniyet ve nasip ile m├╝mk├╝nd├╝r.

Rabbimiz; bizlere z├╝rriyetimizden g├Âz n├╗ru, hayrulhalef evl├ótlar nas├«b eylesin. Nesillerimizi, All├óhÔÇÖa hakk─▒yla kul ve Hab├«biÔÇÖne l├óy─▒k─▒yla ├╝mmet olabilecek k─▒vamda yeti┼čtirmeyi; b├Âylece takv├ól─▒ bir topluma eri┼čmeyi m├╝yesser eylesin.

Bizlere; arkam─▒zdan sadaka-i c├óriye m├óhiyetinde ya┼čayacak ve amel defterlerimizi k─▒y├ómete kadar sevaplarla dolduracak, s├ólih nesiller; hay─▒rl─▒ talebeler ve faydal─▒ eserler b─▒rakabilme nimetini l├╝tuf ve ihsan buyursun.

Âmîn!..