HURÂFE ÇUKURU

─░rfan ├ľZT├ťRK

D├«nimiz; beden terbiyesine de, ruh terbiyesine de ehemmiyet vermi┼čtir. Yaln─▒z, beden terbiyesine ehemmiyet verip de ruh terbiyesiyle u─čra┼čmayanlar yahut sadece ruh terbiyesine bakarak beden terbiyesine k─▒ymet vermeyenler, M├╝sl├╝manl─▒k nazar─▒nda bir tarafl─▒ ve eksik say─▒l─▒rlar. Dolay─▒s─▒yla m├╝sl├╝man dedi─čin, bunun her ikisine de l├óy─▒k olduklar─▒ k─▒ymet ve ehemmiyeti verecektir.

Ruh terbiyesi demek; r├╗h├« melekelerimizi, r├╗h├« kuvvetlerimizi ve i├ž duygular─▒m─▒z─▒ terbiye etmek ve b├Âylece duygular─▒m─▒z─▒n ve d├╝┼č├╝ncelerimizin, verece─čimiz kararlar─▒n ve h├╝k├╝mlerin daima iyi ve temiz olmas─▒n─▒ sa─člamak, yarat─▒l─▒┼č─▒m─▒zdaki vicdan ve kalp temizli─čini korumak demektir. Duygular─▒m─▒z─▒n ve d├╝┼č├╝ncelerimizin temiz ve do─čru olmas─▒ i├žin, her ┼čeyden evvel; ├Â─črendi─čimiz ┼čeylerin iyisine, k├Ât├╝s├╝ne dikkat etmemiz l├óz─▒md─▒r. ─░lm├« bir esasa dayanmayan, dinde hi├ž yeri olmayan ve hatt├ó yasak olan ├Âyle as─▒ls─▒z ┼čeyler vard─▒r ki; bir├žok insan onlar─▒ belleyerek onlara inan─▒r ve b├Âylece fikirlerini, d├╝┼č├╝ncelerini alt├╝st eder.

S├Âz misali:

Horozun gece yar─▒s─▒, yani vaktinden evvel ├Âtmesini yahut bir bayku┼čun bir eve konarak orada ├Âtmesini, sabah bir yere giderken ├Ân├╝nden tav┼čan─▒n ge├živermesini u─čursuz saymak; fala bakt─▒r─▒p falc─▒n─▒n s├Âylediklerine bir hakikat gibi inanmak; talihini tecr├╝be i├žin ku┼č u├žurtmak, ku┼ča k├ó─č─▒t ├žektirmek ve bunlara inanmak; Sal─▒ g├╝n├╝ ├žama┼č─▒r y─▒kamamak, yola ├ž─▒kmamak; evden biri gurbete gidince o evi ├╝├ž g├╝n s├╝p├╝rmemek; baz─▒ g├╝n ve geceleri baz─▒ i┼čler i├žin u─čursuz saymak gibi bir├žok ┼čeyler var ki, bunlar─▒n asl─▒-fasl─▒ yoktur.

B├Âyle ┼čeylere inanmak; insan─▒ bir├žok faz├«letlerden al─▒koyar, m├óneviy├ót─▒n─▒ k─▒rar, r├╗hen zay─▒f d├╝┼č├╝r├╝r; kederli, d├╝┼č├╝nceli ve korkak yapar. Bunlara inanmak, insanlar aras─▒nda darg─▒nl─▒k ve d├╝┼čmanl─▒k v├╝cuda getirir. B├Âyle ┼čeylere inanmak; y─▒lanlar─▒n di┼čine, arslanlar─▒n pen├žesine d├╝┼čmek kadar korkun├ž ve ├Âld├╝r├╝c├╝d├╝r. Her s├Âylenen s├Âze, ele ge├žen her kitab─▒n yazd─▒klar─▒na hi├ž d├╝┼č├╝nmeden inan─▒vermek de b├Âyledir. Husus├« maksatlarla yaz─▒lm─▒┼č ne kadar kitaplar vard─▒r ki, onlar okuyucular─▒n─▒ yava┼č yava┼č hak yoldan ├ž─▒kar─▒p fel├óket u├žurumuna s├╝r├╝kler; itikad─▒n─▒, ├«m├ón─▒n─▒ gev┼četir, temiz f─▒trat─▒n─▒ ve temiz ahl├ók─▒n─▒ bozar da haberi bile olmaz. ─░nsan, madd├« olan g─▒das─▒n─▒n iyisine ve fenas─▒na nas─▒l dikkat ederse; fikr├« ve m├ónev├« g─▒das─▒ olan mal├╗mat─▒n─▒n, bilgisinin do─črusuna ve yanl─▒┼č─▒na da ├Âylece dikkat etmesi l├óz─▒md─▒r. Her buldu─čunu midelerine dolduranlar, o nazik ve m├╝him uzvu nas─▒l bozarlarsa; her g├Ârd├╝─č├╝n├╝, her duydu─čunu, her eline ge├ženi mal├╗mat ve bilgi diye dima─č─▒na dolduranlar da o k─▒ymetli uzvu sadece berbat etmekle kalmazlar, ayn─▒ zamanda itikatlar─▒ ve vicdanlar─▒ ├╝zerinde de bunun m├╝him ve menf├« tesirlerini g├Âr├╝rler.

Ey karde┼č, ┼ču h├ódiseyi dikkatle oku ve ibret al!..

Y─▒l 1966. Elaz─▒─čÔÇÖ─▒n A─č─▒n il├žesinde KurÔÇÖ├ón kursu ├Â─čretmeniyim.

G├╝nlerden Per┼čembe… ├ľ─črencilerimden Ali; ne┼čeli, ├žal─▒┼čkan ve sevimli bir ├Â─črenci idi. Her g├╝n ┼čen ve g├╝ler bir y├╝z ile gelen bu ├Â─črencimin o g├╝n morali bozuk ve ne┼česizdi.

Dikkatimi ├žekti; bu ├Â─črenci bu h├óliyle ders yapamaz, hatt├ó yanl─▒┼č ┼čeyler de yapabilirdi. Onun i├žin odama ├ža─č─▒rd─▒m. Yard─▒mc─▒ olmak ve teselli etmek maksad─▒yla kendisine sordum:

ÔÇťÔÇôAlici─čim, hayrola yavrum; seni d├╝nden beri durgun, d├╝┼č├╝nceli ve ne┼česiz g├Âr├╝yorum. Hasta m─▒s─▒n, yoksa seni ├╝zen bir ┼čey mi var? S├Âyle ki derdine ├žare olay─▒m yavrum.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôHay─▒r hocam, bu dediklerinizin hi├žbiri de─čil, fakat!..ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôNi├žin durdun, s├Âyle de derdini anlayal─▒m ve ├žaresini bulal─▒m. Seni bu h├ólde g├Ârmek beni ├╝z├╝yor.ÔÇŁ dedim.

ÔÇťÔÇôHocam, mademki ─▒srar ediyorsunuz, anlatay─▒m.ÔÇŁ diye s├Âze ba┼člad─▒ ve ┼čunlar─▒ anlatt─▒:

ÔÇťHocam, hani arkada┼č─▒m Ayhan var ya, i┼čte o bizim k├Âyl├╝d├╝r. Vaktiyle k├Âyde iken bir ┼čeyler olmu┼čtu da aram─▒z a├ž─▒lm─▒┼čt─▒. Sonra yine bar─▒┼čt─▒k, aram─▒zda ge├ženleri unuttuk, birbirimizi karde┼č gibi seviyorduk. ┼×imdi ├Â─čreniyorum ki, Ayhan karde┼č; arkamdan benim kuyumu kazmaya ├žal─▒┼č─▒yormu┼č. Bana bir fenal─▒k yapmak i├žin f─▒rsat kolluyormu┼č. Bunu ├Â─črenince ├žok ├╝z├╝lmeye ba┼člad─▒m. Hi├ž ummazd─▒m ama ben ondan daha g├╝├žl├╝, kuvvetliyim. Bana en ufak bir ┼čey s├Âylesin, ben yapaca─č─▒m─▒ bilirim!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôPeki o─člum, bunu sana kim s├Âyledi? Yoksa bu, senin kendi kuruntun mu?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôHocam, AyhanÔÇÖ─▒n bana kar┼č─▒ k├Ât├╝ bir s├Âz├╝n├╝, k├Ât├╝ bir hareketini ne g├Ârd├╝m ne de i┼čittim; ama biliyorum ki fena bir fikir besliyormu┼č.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôCan─▒m, nereden biliyorsun? Hem ┬źg├Ârmedim ve i┼čitmedim┬╗ diyorsun. Hem de ┬źbiliyorum┬╗ diyorsun. Bu nas─▒l s├Âz yavrum!?.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôHocam, ├žok iyi bir yerden haber ald─▒m.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôSen her adam─▒n s├Âz├╝ne inanma yavrum. Olur ya sizi ├žekemeyenlerden biri aran─▒z─▒ a├žmak i├žin b├Âyle bir ┼čey s├Âylemi┼č olabilir.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôHay─▒r hocam hay─▒r! Bunu bana s├Âyleyen ne onu bilir, ne beni, ne de aram─▒zda ge├ženleri.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBu nas─▒l bir ┼čey yavrum? Bu, demek ki ker├ómet sahibi bir vel├« ├Âyle mi?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôYok hocam, m├╝saade edin de anlatay─▒m:

Ge├žen Per┼čembe g├╝n├╝ babamla Elaz─▒─čÔÇÖa gitmek i├žin iki g├╝n izin alm─▒┼čt─▒m ya. Cuma g├╝n├╝ babamla beraber Elaz─▒─čÔÇÖa gidip ├╝zerime elbise ald─▒k. Sonra da Cuma namaz─▒n─▒ hapish├óne camiinde k─▒ld─▒k. D├Ân├╝┼čte yolda babamdan geri kalm─▒┼čt─▒m. Yoldan ge├žerken orada ku┼ča kader-k─▒smet k├ó─č─▒d─▒ ├žektiren bir adam g├Ârd├╝m. Kafes gibi bir ┼čeyde ku┼člar var. Ku┼čun sahibine on kuru┼č verince, ku┼č o k├ó─č─▒tlardan bir tanesini ├žekiyor. Ben de ku┼ča bir k├ó─č─▒t ├žektirdim. Sonra k├ó─č─▒d─▒ a├ž─▒p okudum. ─░├žinde ┼č├Âyle yaz─▒yordu:

┬źBir d├╝┼čman─▒n var, arkadan kuyunu kaz─▒yor. Kendini ona kar┼č─▒ iyi kolla. Sana iyi g├Âr├╝nmeye ├žal─▒┼č─▒yorsa da, onun tatl─▒ s├Âzlerine inanma. O, h├ól├ó eski izleri bir t├╝rl├╝ unutam─▒yor.┬╗ Ben de d├╝┼č├╝nd├╝m, ┬źbu olsa olsa Ayhan olur.┬╗ dedim. ─░┼čte d├╝┼č├╝ncemin sebebi budur.ÔÇŁ

Bu durum kar┼č─▒s─▒nda ben de etkilenmi┼čtim:

ÔÇťÔÇôAman yavrum, bu nas─▒l bir ┼čey? Sen, b├Âyle ┼čeylere inan─▒yor musun? Bunlar asl─▒-fasl─▒ olmayan ┼čeylerdir, falc─▒l─▒kt─▒r. Bakla ile fala bakmak ne ise bu da o! Bu gibi esass─▒z ┼čeylere inanmak, insan─▒n ahl├ók─▒n─▒ bozar, insan─▒ ┼č├╝pheye d├╝┼č├╝r├╝r; insan─▒n m├óneviy├ót─▒n─▒ k─▒rar; i├žine korkakl─▒k, ba┼čkalar─▒na kar┼č─▒ d├╝┼čmanl─▒k sokar. Bak i┼čte, durup dururken fala inanmak y├╝z├╝nden, i├žine birtak─▒m ┼č├╝pheler girdi; arkada┼č─▒ndan i┼čkillenmeye ba┼člad─▒n. K├Âyl├╝n ve arkada┼č─▒n ile d├╝┼čman olacaks─▒n.

Adam, para kazanmak i├žin oraya birtak─▒m k├ó─č─▒tlar yazm─▒┼č ve koymu┼č, ku┼ču da onlar─▒ ├žekmek i├žin al─▒┼čt─▒rm─▒┼č. ├ç├╝nk├╝ o k├ó─č─▒tlardan birini ├žekince, arkas─▒ndan ona birka├ž tane yem verecek. Akl─▒ ba┼č─▒nda bir insan b├Âyle ┼čeylere inan─▒r m─▒? Hem gayb─▒ AllahÔÇÖtan ba┼čka kim bilebilir yavrum?!.

Sonra sen bilmiyor musun ki; bizim d├«nimiz, bizim Peygamberimiz b├Âyle ┼čeyleri yasak etmi┼čtir. B├Âyle ┼čeylere inanman─▒n insan─▒n d├«nine zarar oldu─čunu s├Âylemi┼čtir.

Peygamber Efendimiz ┼č├Âyle buyuruyor:

┬źAyda, g├╝nde, ku┼čun u├žmas─▒nda, bayku┼čun geceleri ├Âtmesinde u─čursuzluk yoktur. Ku┼č u├žurup ondan m├ón├ólar ├ž─▒karan, kader ve k─▒smet i├žin birine s├Âyleyip de ku┼č u├žuran, k├óhinlik ve falc─▒l─▒kla gaibden haber veren veya haber almak isteyen, b├╝y├╝ yapan veya yapt─▒ran bizden de─čildir; benim ├╝mmetimden de─čildir.┬╗

Ku┼ča k├ó─č─▒t ├žektirmek de, gaibden haber almak i├žin yap─▒lm─▒yor mu?

G├Âr├╝yor musun evl├ód─▒m, Peygamber EfendimizÔÇÖin bu kadar a─č─▒r s├Âzlerinden sonra d├«ni b├╝t├╝n bir m├╝sl├╝man, b├Âyle ┼čeylere inan─▒r m─▒? ─░nan─▒r da i┼činden, g├╝c├╝nden kal─▒r m─▒? Dostu ile d├╝┼čman olur mu? B├Âyle ┼čeylerin pe┼činde ko┼čar m─▒? Sak─▒n ha, bir daha b├Âyle ┼čeylere inanma, sonra d├«nine, ├«m├ón─▒na da zarar─▒ olur. ─░nsan b├Âyle neyin nesi oldu─čunu bilmedi─či ┼čeylere k─▒ymet vere vere bir g├╝n d├«ninden ├ž─▒kar da haberi bile olmaz. Allah korusun!ÔÇŁ

Bu nasihatlerimden etkilenen AliÔÇÖnin y├╝z├╝ g├╝ld├╝ ve bir m├╝ddet d├╝┼č├╝nd├╝kten sonra ┼č├Âyle dedi:

ÔÇťÔÇôSa─č olun hocam. Beni uyard─▒n─▒z, ben bunlar─▒ bilmiyordum. Demek ki b├Âyle ┼čeylere inanmak insan─▒n sadece d├╝nyas─▒n─▒ de─čil, ├óhiretini de harap edecektir.

Bak─▒n i┼čte, ben o g├╝nk├╝ k├ó─č─▒ttan ├Ât├╝r├╝ arkada┼č─▒mla hi├ž yoktan bir kavga ├ž─▒karacakt─▒m. Ger├žekten dedi─činiz gibi; b├Âyle ┼čeylere inand─▒k├ža, insan─▒n iradesine bir gev┼čeklik geliyor, i├žine korku ve teredd├╝t d├╝┼č├╝yor. Fakat neden bilmem; ├žok insanlar inan─▒yor, ben bundan sonra b├Âyle as─▒ls─▒z ┼čeylere inanmam. Ben, ┼čimdi i┼čin do─črusunu anlad─▒m. Dilimin d├Ând├╝─č├╝ kadar arkada┼člar─▒ma da anlataca─č─▒m. Hele Peygamber EfendimizÔÇÖin o m├╝b├órek s├Âzlerini duyduktan sonra!..ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBak o─člum! Bunlar hep bilgisizlikten ileri gelir. B├Âyle ┼čeylerin d├«nimizde yeri olmad─▒─č─▒ g├╝zelce anlat─▒ld─▒ktan sonra, hi├žbir m├╝sl├╝man bunlara k─▒ymet vermez. Yeter ki anlat─▒ls─▒n!

Hani baz─▒ ulu a─ča├žlara ├živi ├žakmak, k─▒rm─▒z─▒l─▒ mavili bezler ba─člamak; baz─▒ t├╝rbe ve kabirlerin pencerelerine, e┼čiklerine, topraklar─▒na y├╝z-g├Âz s├╝rmek de i┼čte bu kabildendir.

S├Âz├╝n k─▒sas─▒; her ┼čeyin ba┼č─▒ sa─člam bilgidir. Her zarar da bilgisizliktendir. Esas bilgi; d├╝nya ve ├óhirette sa├ódete, sel├ómete kavu┼čturan bilgidir. ─░nsan─▒ fenal─▒─ča g├Ât├╝ren yahut k├Ât├╝l├╝kten ve zararl─▒ ┼čeylerden al─▒koymayan bilgi ise, esas bir bilgi de─čildir. ─░┼čte insan─▒ as─▒ls─▒z ┼čeylere inanmaktan al─▒koyacak olan da b├Âyle bir bilgidir. Dima─č─▒n─▒z─▒ sa─člam ilim n├╗ru ile ayd─▒nlatt─▒k├ža r├╗humuz hur├ófelere, asl─▒ olmayan ┼čeylere inanmaktan uzak kal─▒r.

Haydi yavrum Allah c├╝mlemizi hem muvaffak, hem muhafaza eylesin.ÔÇŁ

┬źBen sana s├Âyledim s├Âz├╝n ├Âz├╝n├╝, ister dinle, ister terk et s├Âz├╝m├╝!┬╗ (─░mam Rabb├ón├«)

┬źSohbet dinleyenin, sohbeti dinlenir.┬╗ (G├╝lz├ór-─▒ ─░rfan)