─░stikb├óli ─░n┼č├ó Edici Bir TAR─░H ┼×UURU

YAZAR : Osman N├╗ri TOPBA┼× Hocaefendi

NES─░LLERCE S├ťREN M├ŤC─░ZE

K├óin├ót─▒n Fahr-i Ebed├«si olan Peygamber EfendimizÔÇÖin en b├╝y├╝k m├╗cizelerinden biri, OÔÇÖnun yeti┼čtirdi─či ash├ób─▒d─▒r. Efendimiz; KurÔÇÖ├ón ve s├╝nnetle, tek kelimeyle ifade edilirse sohbetiyle yeti┼čtirdi─či ash├ób─▒n─▒, 23 y─▒l gibi k─▒sa bir s├╝rede, b├╝t├╝n insanl─▒─ča k─▒y├ómete kadar n├╝m├╗ne-i imtis├ól olacak, ├Ârnek bir toplum h├óline getirdi. Ref├«k-─▒ ├ól├óya hicretinden ├Ânce, m├ónev├« m├«ras─▒n─▒ emin bir ┼čekilde em├ónet edebilece─či, m├╝kemmel bir cemiyet, g├╝z├«de bir nesil ve faz├«letlerle m├╝cehhez bir medeniyet te┼čekk├╝l etmi┼čti.

Bu m├╝stesn├ó nesil, em├ónet-i PeygamberÔÇÖi cihana duyurma azmiyle; ├çinÔÇÖden, Atlas OkyanusuÔÇÖna ├žok geni┼č bir co─črafyada e┼či-benzeri g├Âr├╝lmemi┼č bir tarih destan─▒ yazd─▒. Bu destan; cesaret, merhamet, ad├ólet, ilim-irfan, sanat ve zar├ófetin ┼č├óhikas─▒n─▒, insanl─▒─ča g├Âsterdi.

O nesil ve onların izinden giden hayırlı nesiller, ilâhî iltifâta mazhar oldu:

ÔÇť(─░sl├óm d├«nine girme hus├╗sunda) ├Âne ge├žen ilk muh├ócirler ve ensar ile onlara g├╝zellikle t├ób├« olanlar var ya; i┼čte Allah onlardan r├óz─▒ olmu┼čtur, onlar da AllahÔÇÖtan r├óz─▒ olmu┼člard─▒r. Allah onlara; i├žinde ebed├« kalacaklar─▒, zemininden ─▒rmaklar akan cennetler haz─▒rlam─▒┼čt─▒r. ─░┼čte bu b├╝y├╝k kurtulu┼čtur.ÔÇŁ (et-Tevbe, 100)

├éyet-i ker├«mede muh├ócir ve ensar─▒n ard─▒ndan ┼ču ifade yer almakta:

┬źONLARA ─░HSAN ─░LE T├éB├Ä OLANLAR┬╗

Bu il├óh├« beyanla; sah├óbenin n├óil oldu─ču r─▒z├ó-y─▒ il├óh├« ve cennet m├╝jdesine, onlar─▒n izinden giden, onlar─▒n EfendimizÔÇÖden ald─▒─č─▒ ├Âl├ž├╝lerle ya┼čayan milletler ve toplumlar da d├óhil edilmi┼čtir.

Sah├óbenin yeti┼čtirdi─či t├óbi├«n nesli ve onlar─▒ takip eden tebe-i t├óbi├«n nesilleri; ─░sl├óm├« ilimlerin kurulup muhkemle┼čmesinde, ├«tik─üd├« ve f─▒kh├« mezheblerin te┼čekk├╝l├╝nde, fethedilen topraklar─▒n milletlerinin ─░sl├ómÔÇÖ─▒n g├╝ler y├╝z├╝yle tan─▒┼č─▒p samim├« m├╝sl├╝manlar olmas─▒nda, m├óneviyat ve m├órifetullah sahas─▒nda ilk ve ├žok m├╝him ad─▒mlar─▒ att─▒lar.

Hulef├ó-i r├ó┼čid├«n asr─▒ndan sonra da ─░sl├óm tarihinde; ya┼čanan takv├ó ve r├╗h├óniyet hayat─▒ nisbetinde, zaman zaman sah├óbe-i kir├óm─▒n h├ólinden nasipdar bahtiyar devirler ya┼čand─▒.

Be┼činci hal├«fe diye y├ód edilen ├ľmer bin Abd├╝laziz -rahmetull├óhi aleyh- zaman─▒nda; merhamet ve infak ┼čuuru ├Âyle y├╝kseldi ki, ┼čehirlerinde zek├ót verecek fakir bulamayan m├╝sl├╝manlar, zek├ótlar─▒n─▒ kervanlarla uzak beldelere g├Ânderdiler. Bu rahmet mevsimi devirde, insanlar kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒nda, mal-m├╝lk ve e─člence de─čil; ib├ódet ├╝ t├óat ve hay─▒r ve hasenat mevzular─▒n─▒ konu┼čur olmu┼čtu.

B├Âyle bereketli d├Ânemler, d├«n├« ┼čuurun ihy├ó ve tecd├«d edildi─či, m├óneviyat─▒n tazelendi─či nice devirler ya┼čand─▒…

─░┼čte o devre ait kahramanlar;

NURLU SÎMÂLAR

Kefen m├óhiyetinde giydi─či beyaz elbisesiyle meydana yi─čit├že ├ž─▒kan; b├╝t├╝n ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖin ─░sl├ómÔÇÖ─▒n muzafferiyetine du├ó etti─či bir Cuma saatinde Bizans ordusunu Malazgirt Ovas─▒ÔÇÖnda ma─čl├╗b eden Alparslan ve Anadolu f├ótihi emirleri…

Kurduklar─▒ medreselerle, istikametini ┼ča┼č─▒rm─▒┼č cereyanlar─▒n k├Âk├╝n├╝ kaz─▒yan Melik┼čahlar, Niz├óm├╝lm├╝lkler… O medreselerde ihl├ósl─▒ talebeler yeti┼čtiren ─░m├óm-─▒ Gaz├ól├«ler… Talebelerini Anadolu istikametinde ir┼čad hizmetine g├Ânderen Ahmed Yesev├«ler…

Ha├žl─▒lar─▒n eline ge├žen Kud├╝sÔÇÖ├╝ tekrar fethedinceye kadar, kendini h├╝zne mecbur hisseden Sel├óhaddin Eyy├╗b├«ler… Ha├žl─▒lara Anadolu yolunu kapatan K─▒l─▒├žarslanlar…

Ad├óletli idareleriyle, ihl├ósl─▒ ilimleriyle, hikmetli sanatlar─▒yla, takv├ól─▒ hayatlar─▒yla, ├«manl─▒, edepli nesilleriyle, merhametle yo─črulmu┼č, hizmet ve cihad dolu ├Âm├╝rleriyle tem├óy├╝z eden bu nesillerin isimli ve isimsiz kahramanlar─▒, tarihimizi ┼čan ve ┼čerefle tezyin etmi┼člerdir.

B├Âyle hay─▒rl─▒ ├ób├ó ve ecd├óda sahip, hayrulhalef bir evl├óda d├╝┼čen; babas─▒na muhabbet ve vef├ó hissiy├ót─▒ i├žerisinde, kendisine b─▒rak─▒lan m├«r├ósa sahip ├ž─▒kmakt─▒r. Aradan as─▒rlar da ge├žse, ecd├ód─▒ ile yeni nesiller aras─▒nda gereken hukuk budur. Bu hususta bize ┼ču ├óyet-i ker├«me ─▒┼č─▒k tutmakta:

ÔÇťBunlar─▒n (ensar ve muh├ócirlerin) arkas─▒ndan gelenler ┼č├Âyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden ├Ânce gelip ge├žmi┼č ├«manl─▒ karde┼člerimizi ba─č─▒┼čla; kalplerimizde, ├«m├ón edenlere kar┼č─▒ hi├žbir kin b─▒rakma! Rabbimiz! ┼×├╝phesiz ki Sen ├žok ┼čefkatli, ├žok merhametlisin!ÔÇŁ (el-Ha┼čr, 10)

Cen├ób-─▒ Hak, bu ├óyet-i ker├«me ile bize ge├žmi┼č m├╝ÔÇÖmin ecd├ód─▒m─▒z hakk─▒nda h├╝sn-i zan, muhabbet ve du├ó h├ólinde olmam─▒z─▒ i┼čaret etmektedir.

Muhabbet i├žin tan─▒mak gerekir. Tarihimizi bilmemiz; medeniyetimizi, k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝, irfan d├╝nyam─▒z─▒ in┼č├ó eden b├╝y├╝klerimizi, onlar─▒ y├╝celten k─▒ymetleri okumam─▒z, ├Â─črenmemiz gerekir.

Zira ┼×eyh Edeb├óliÔÇÖnin Osman GaziÔÇÖye dedi─či gibi;

GE├çM─░┼×─░N─░ B─░LMEYEN, GELECE─×─░N─░ B─░LEMEZ

Tarihte g├Âr├╝lm├╝┼č en uzun ve bereketli ├Âmre sahip Osmanl─▒ DevletiÔÇÖnin m├ónev├« kurucular─▒ndan ┼×eyh Edeb├óli, damad─▒ Osman GaziÔÇÖye ┼ču tavsiyede bulunur:

ÔÇťGe├žmi┼čini bilmeyen, gelece─čini de bilemez. Osman! Ge├žmi┼čini iyi bil ki, gelece─če sa─člam basas─▒n. Nereden geldi─čini unutma ki, nereye gidece─čini unutmayas─▒n…ÔÇŁ

Demek ki tarihimizi iyi ve do─čru ┼čekilde bilmek, istikb├ólin in┼č├ós─▒nda ilk ve vazge├žilmez ad─▒md─▒r. ├ç├╝nk├╝ bir millet, ger├žek tarihini ve madd├«-m├ónev├« rehberlerini tan─▒y─▒p bunlar─▒ yerli yerince takdir etti─či m├╝ddet├že ileri millet, b├╝y├╝k millet demektir. Yeti┼čen yeni nesiller; kendi tarihlerini, ba┼čkalar─▒n─▒n tarihlerinden daha iyi bilir ve ge├žmi┼čten gerekli ibretleri al─▒rsa, istikbalden endi┼če edilmez.

Tarihini k├Ât├╝leyen, ├Âz├╝ne yabanc─▒la┼čan, ge├žmi┼čteki b├╝y├╝k kahramanlar─▒n─▒ h├óin, h├óinleri de kahraman ├«l├ón eden bir nesil yeti┼čirse, istikb├ól karanl─▒k ve endi┼če verici olur. ├ç├╝nk├╝ m├óz├«ye istin├ód etmeyenlerin gelece─či, hi├žbir zaman emniyet alt─▒nda olmam─▒┼čt─▒r. Dolay─▒s─▒yla k├Âklerimiz m├óz├«ye, dallar─▒m─▒z istikb├óle uzanmal─▒d─▒r.

Bu hakikatler sebebiyle tarihimizi bilmekte g├Âzetece─čimiz vas─▒talar da ├žok ehemmiyet kazanmaktad─▒r.

Her t├╝rl├╝ faaliyetlerine, tarafs─▒zl─▒k g├Âr├╝nt├╝s├╝ alt─▒nda sinsi bir ┼čekilde k├Ât├╝ niyetlerini, kas─▒t ve garezlerini sindiren m├╝ste┼črik yabanc─▒lar ve onlar─▒n yabanc─▒la┼čt─▒r─▒c─▒ tesiri alt─▒nda bulunan yerlilerin; belge diye, eser diye, tarih diye, roman diye ortaya koyduklar─▒ d├óim├ó ┼č├óibelidir.

├ç├╝nk├╝ f─▒sk u f├╝c├╗ra bulanm─▒┼č zihinler tarih vadisinde kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ her bo┼člu─ču kendi kirli d├╝┼č├╝nceleriyle doldururlar. Onlar harem dairesinin en y├╝ksek edep ve terbiye mektebi oldu─ču hakikatini g├Ârmezden gelip, oray─▒ kendi hayal mahsulleriyle rezilce tasvir ederler. Tasavvuf├« remizler olarak kullan─▒lan hak ┼čer├ób─▒yla mest olmay─▒ anlamaz, o ulv├« ak─▒┼člar─▒ kendi sarho┼č hezeyanlar─▒yla kar─▒┼čt─▒r─▒rlar. ─░l├óh├« a┼čktan ve remizlerinden b├«haber olarak; a┼čk─▒, ┼čehvet san─▒rlar. Onlar hakik├« dostluklar─▒ bile cism├ón├« ┼čekilde s├╗-i tefs├«r edecek kadar sefil bir kalp d├╝nyas─▒na sahiptir…

Yeni nesillerin ecdadlar─▒ hakk─▒nda bu ┼č├óibeli, bulan─▒k kaynaklardan beslenerek yalan yanl─▒┼č bilgilere sahip olmalar─▒, asla hayrulhalef bir evl├óda yak─▒┼čacak bir davran─▒┼č de─čildir.

D├╝nyadan g├Â├žm├╝┼č, art─▒k haklar─▒nda yaz─▒l─▒p ├žizilen, s├Âylenen, sahnelenen yanl─▒┼člara kar┼č─▒ itiraz edemeyecek durumda olan ecdad hakk─▒nda, -KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖin her m├╝him mevzuda ge├žerli olan h├╝km├╝yle- f├ós─▒klar─▒n getirece─či haberlere itibar etmek olmaz. Bu minvalde sahnelenen rez├óletlere seyirci kalmak bir tarafa, g├Ân├╝ll├╝ seyirci olmak ise iftir├ólara ortak olmakt─▒r.

Ac─▒ bir hakikattir ki;

ÔÇťArslanlar kendi tarihlerini yazmad─▒klar─▒ m├╝ddet├že, avc─▒ hik├óyelerine inanmak zorunda kal─▒r─▒z.ÔÇŁ

H├ólbuki, ecd├ód─▒m─▒z kendilerini zarif bir ┼čekilde ifade etmi┼č ve gelecek nesillere kendilerini tan─▒tm─▒┼člard─▒r. Onlar─▒n tek endi┼čelerinin ─░sl├óm oldu─čuna yapt─▒klar─▒ ┼čahit;

ESERLER─░ ┼×AH─░T

Onlar─▒n bu d├╝nya hayat─▒nda dert ve endi┼čelerinin ne oldu─čuna, bir k─▒sm─▒na sahip dah├« ├ž─▒kamad─▒─č─▒m─▒z ┼čehid kanlar─▒yla sulanm─▒┼č milyonlarca kilometrekare toprak ┼čahittir.

E─čer h├ól├ó y─▒k─▒lmam─▒┼čsa, ┬źH├╝veÔÇÖl-B├ók├«┬╗ diyen; ┬źHer nefis ├Âl├╝m├╝ tadacakt─▒r┬╗ hakikatini seslenen ve gelip ge├ženlerden bir ┬źF├ótiha┬╗ arzu eden mezar ta┼člar─▒ ┼čahittir.

Bize b─▒rakt─▒klar─▒ g├Âz n├╗ru sanat eserleri, k├╝t├╝phaneler dolusu kitaplar; ┬źEdep y├ó H├╗!┬╗ diyen levhalar, All├óhÔÇÖ─▒ tevh├«d eden, Hab├«biÔÇÖne salevat getiren besteler, mevlidler, m├«r├óciyeler, naÔÇśtlar; k├╝lliyeler te┼čkil eden m├óbedler ┼čahittir;

Ecd├ód─▒m─▒z, g├Â├ž├╝p gitmi┼čse de; amel defterlerini a├ž─▒k tutan hay─▒r ve hasen├ót─▒ meydandad─▒r. Onlar ├ódet├ó sahiplerinin as─▒rlara seslenen beyanlar─▒, ┼čah├ódetleridir.

Bug├╝n hakk─▒nda harem d├╝┼čk├╝n├╝ ┼čeklinde rezil iftiralar at─▒lan Kanun├« Sultan S├╝leymanÔÇÖ─▒n ─░stanbulÔÇÖa kendisi ve evl├ótlar─▒ i├žin yapt─▒rd─▒─č─▒ d├Ârt cami g├╝nde be┼č kez, s├óhib-i hayr├ót─▒n─▒n; ├«m├ón─▒n─▒, hayat g├Âr├╝┼č├╝n├╝, hangi ├óleme k─▒ymet verdi─čini ├«l├ón etmektedir.

Hil├ófet ├Âmr├╝n├╝n 11 senesi seferlerde ge├žen, Ba─čdatÔÇÖtan ViyanaÔÇÖya geni┼č bir co─črafyadaki f├╝tuh├óta bizzat i┼čtir├ók eden; s├óir ordular─▒yla da AkdenizÔÇÖden, Hind OkyanusuÔÇÖna k├╝ff├óra g├Âz a├žt─▒rmayan; ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖi himaye eden; b├╝t├╝n faaliyetleri i├žinde, K├óbe-i MuazzamaÔÇÖn─▒n etraf─▒nda bug├╝n de k─üim bulunan revaklar─▒ Mimar SinanÔÇÖ─▒ g├Ândererek in┼č├ó ettiren Kanun├«ÔÇÖnin Muhibb├« mahl├ós─▒yla yazd─▒─č─▒ ┼čiirler de d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝n├╝n ┼čahitleridir:

Ko bu ay┼č u i┼čreti ├ž├╝nkim fen├ód─▒r ├ók─▒bet

Yâr-ı bâkî ister isen olmaya tâat gibi

ÔÇť┼×u yiyip-i├žme ve e─členmeyi b─▒rak! ├ç├╝nk├╝ ├ók─▒bet fen├ód─▒r, i┼čretin neticesi k├Ât├╝d├╝r ve sonu f├ón├«liktir. B├ók├« kalacak bir y├ór istersen, ib├ódet ├╝ t├óat gibisi yoktur.ÔÇŁ

Saltanat dedikleri ancak cihan kavgas─▒d─▒r

Olmaya baht u saâdet âlem-i vahdet gibi

ÔÇťSaltanat dedikleri, bu d├╝nyaya ait bir kavgadan ibarettir. ├élem-i vahdet gibi bir baht ve sa├ódet ise yoktur.ÔÇŁ

D├«nimiz en b├╝y├╝k g├╝nahlar aras─▒nda iftir├óy─▒, bilhassa namuslu bir ki┼čiye iffetsizlik b├╝htan─▒nda bulunmay─▒ saym─▒┼čt─▒r. Bug├╝n hayatta bulunan ki┼čiler i├žin kanun endi┼česiyle yapamayacaklar─▒ tezvir├ót─▒, m├ónev├« h├ót─▒ras─▒n─▒ hi├že sayarak vef├ót etmi┼č bir z├óta rev├ó g├Ârmek, sefil bir harekettir.

Cen├ób-─▒ HakÔÇÖtan b├Âyle ehl-i gafleti ─▒slah etmesini, bu n├ódanlara tevbe nas├«b etmesini niy├óz ederiz.

Tarih, sadece m├╝sbet tablolardan olu┼čmaz. Elbette ├Ârnek al─▒nacak ┼čanl─▒ devirler oldu─ču gibi, ders ├ž─▒kar─▒lacak karanl─▒k as─▒rlar da mevcuttur;

─░BRET LEVHALARI

Elbette, tarihte istikametten ayr─▒lma, d├╝nya ve s├╝fliyat─▒na aldanma, korkakl─▒k ve miskinli─če kap─▒lma, m├ónev├« k─▒ymetlerini kaybetme devirleri de ya┼čanm─▒┼č; ├žo─ču kez il├óh├« ad├ólet sebebiyle, bir mus├«betin takip etti─či bu devirler de birer ibret levhas─▒ h├ólinde m├óz├«deki yerini alm─▒┼čt─▒r.

Zaten erbab─▒, tarihi tekerr├╝r olarak tarif etmi┼čtir. Tarih felsefesinin kurucusu kabul edilen ─░bn-i Haldun;

ÔÇťGe├žmi┼č h├ódiseler gelecek olanlara, suyun suya benzemesinden daha ├žok benzer.ÔÇŁ diyerek ge├žmi┼č ve gelecek aras─▒ndaki irtibat─▒ g├Âzler ├Ân├╝ne sermi┼čtir. Cennetmek├ón Sultan Abd├╝lhamid Han ise;

ÔÇťTarih de─čil, hatalar tekerr├╝r eder.ÔÇŁ diyerek tarihten ibret almaya davet etmi┼čtir. Ayn─▒ hakikati mill├« ┼čairimiz Mehmed Akif ne g├╝zel ifade eder:

Târîhi tekerrür diye târîf ediyorlar,

Hi├ž ibret al─▒nsayd─▒ tekerr├╝r m├╝ ederdi?

─░nsanl─▒k tarihi bu nazarla tetkik edildi─činde, ger├žekten de h├ódis├ót─▒n muayyen il├óh├« kanunlar ├╝zerinde cereyan etti─či g├Âr├╝l├╝r.

Mesel├ó, m├╝lk├╝n, esas─▒ ve temeli; ad├ólettir. Zulm├╝n sonu ise -er veya ge├ž- zevaldir. Fizik kanunlar─▒ gibi, zaman ve zemini hesaplanamasa da, zulm├╝n asla p├óyid├ór olmad─▒─č─▒ bir hakikattir.

Bug├╝n ─░sl├óm d├╝nyas─▒nda, makamlar─▒nda sars─▒nt─▒ ge├žiren, milletleri taraf─▒ndan yuhalanan, kovulan diktat├Ârler; m├óz├«ye baksalard─▒, Firavunlardan, Nemrutlardan ibret alsalard─▒ bu ├ók─▒bete d├╗├ž├ór olurlar m─▒yd─▒?

Bir de ad├óletle h├╝kmeden, merhamet tevz├« eden, tebÔÇÖas─▒n─▒n iki cihan sa├ódeti i├žin geceleri g├Âz├╝ne uyku girmeyen hakik├« sultanlar─▒ kendilerine ├Ârnek alsalard─▒, ├ók─▒betleri b├Âyle mi olurdu?

Tarihteki m├╝sbet h├ódiseleri ve menf├« ├ók─▒betleri ibret nazar─▒yla okumaya, KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim de d├óvet etmektedir. KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖin ├╝├žte birini te┼čkil eden k─▒ssalar, peygamberlere t├ób├« olanlar─▒n ve d├╝┼čman olanlar─▒n h├ól ve ├ók─▒betlerinden ibaret olan d├╝nya tarihidir.

Cenâb-ı Hak;

┬ź├édÔÇÖ─▒n karde┼čini (H├╗d Peygamberi) an!..┬╗ (el-Ahk─üf, 21);

┬źKitabÔÇÖda ─░dr├«sÔÇÖi zikret.┬╗ (Meryem, 56);

┬ź…Kulumuz D├óv├╗dÔÇÖu hat─▒rla!..┬╗ (S├ód, 17) ve benzeri hitaplarla ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖi, ge├žmi┼čten ibret almaya ├ža─č─▒rm─▒┼č, hatt├ó g├╝n├╝m├╝zde arkeoloji ilminin sahas─▒na da giren bir emirle ┼č├Âyle buyurmu┼čtur:

ÔÇť(Ras├╗l├╝m!) De ki: Yery├╝z├╝nde gezip dola┼č─▒n da, daha ├Âncekilerin ├ók─▒betleri nice oldu, g├Âr├╝n. Onlar─▒n ├žo─ču m├╝┼črik idi.ÔÇŁ (er-R├╗m, 42)

Fert ve toplumlar, kendi ecd├ód─▒n─▒n tarihinden daha ├žok hisse al─▒r. Bu hikmetle KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim; ilk muhataplar─▒ olan Mekkelileri; Hazret-i ─░smail ve annesi HacerÔÇÖi MekkeÔÇÖnin kurulaca─č─▒ vadiye getirerek, Arap milletinin atas─▒ olan Hazret-i ─░brahimÔÇÖin yolunu tutmaya davet eder:

CEDD─░N─░Z ─░BRAH─░M G─░B─░…

ÔÇťBaban─▒z ─░brahimÔÇÖin d├«nine uyun.ÔÇŁ (el-Hacc, 78)

KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim; yine Araplar─▒n bir kolunun atas─▒ olan ve ayn─▒ co─črafyada ya┼čam─▒┼č bulunan, kervanlar─▒n g├╝zerg├óh─▒ ├╝zerinde hel├óklerinin ac─▒ h├ót─▒ralar─▒n─▒n seyredildi─či ├éd ve Sem├╗d kavimlerini de misal verir. Onlar─▒ bu ├ók─▒bete d├╗├ž├ór eden azg─▒nl─▒ktan; All├óhÔÇÖ─▒ ve PeygamberiÔÇÖni yalanlamaktan, zul├╝m ve g├╝nahk├órl─▒ktan sak─▒nd─▒r─▒r.

Millet olarak bizim tarihimiz de bir├žok ibret ve k─▒ymet ihtiv├ó etmektedir. Bu nazarla tarihimiz okundu─čunda, d├óim├ó cihangir bir millet oldu─čumuz, fakat ─░sl├óm bayraktar─▒ oldu─čumuz, KurÔÇÖ├ón ve S├╝nnet muhtev├ós─▒nda ya┼čad─▒─č─▒m─▒z, sah├óbeyi ├Ârnek ald─▒─č─▒m─▒z nisbette, dev ve kal─▒c─▒ zaferlere kavu┼čtu─čumuz g├Âr├╝lecektir. Sanat, k├╝lt├╝r ve medeniyet vadilerinde de ├Âl├ž├╝ ayn─▒d─▒r.

H├ól─▒kÔÇÖ─▒ t├óz├«m ve halka ┼čefkat, KurÔÇÖ├ónÔÇÖa h├╝rmet ve Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖe muhabbet, cihad, tebli─č ve hizmet prensipleriyle, ├«l├ó-y─▒ kelimetullah i├žin seferber olduklar─▒ nisbette; ecd├ód─▒m─▒z hayat─▒n her sahas─▒nda en g├╝zel, en ba┼čar─▒l─▒, en m├╝kemmel neticelere ula┼čt─▒lar.

D├╝nya onlar i├žin madd├« ve m├ónev├« bir ringdi. O ringde en b├╝y├╝k zaferleri elde ettiler. En hay─▒rl─▒ nesilleri yeti┼čtirdiler… En g├╝zel sanat eserlerini v├╝cuda getirdiler. Ad├ólette, d├╝r├╝stl├╝kte, merhamette, zar├ófette d├óim├ó zirvede oldular. ─░sl├ómÔÇÖ─▒n g├╝ler y├╝z├╝n├╝ te┼čhir ettiler.

B├╝t├╝n bu hasletlerin zedelendi─či, reh├óvete ve sef├óhate dal─▒nd─▒─č─▒, tefrikaya ve karde┼č kavgas─▒na ma─čl├╗p olundu─ču devirlerde ise, k├óh bat─▒dan k├óh do─čudan gelen bel├ólara d├╗├ž├ór olunmu┼č, zor zamanlar ya┼čanm─▒┼čt─▒r.

KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim; insanlar─▒ ve toplumlar─▒, ge├žmi┼čte ya┼čanan fel├óketlerdeki il├óh├« kanunu idr├ók etmeye ve kendi h├ólleriyle mukayeseye bir ba┼čka ├óyet-i ker├«mede ┼č├Âyle d├óvet ediyor:

ÔÇťBunlar m─▒ daha hay─▒rl─▒, yoksa T├╝bbaÔÇś kavmi ile onlardan ├Âncekiler mi? Onlar─▒ yok ettik, ├ž├╝nk├╝ onlar su├žlu idiler.ÔÇŁ (ed-Duh├ón, 37)

Bu ve ems├óli bir├žok ├óyet-i ker├«me bize bir tarih ┼čuuru kazand─▒rmaktad─▒r;

─░N┼×├é ED─░C─░ B─░R
TAR─░H ┼×UURU

Tarih; insanl─▒─č─▒n ya┼čad─▒─č─▒ h├ódiselere, sebep ve neticelerinin tahlili a├ž─▒s─▒ndan ─▒┼č─▒k tutarak, milletlerin m├╝stakbel yollar─▒n─▒ ayd─▒nlatan bir me┼čÔÇśaledir. Tarih; bir milletin h├óf─▒zas─▒ ve mill├« tecr├╝beler mecm├╗as─▒d─▒r ki, kaderlerindeki ini┼č ve ├ž─▒k─▒┼č tecr├╝beleri, onlar─▒n istikb├ólini ayd─▒nlatacak en m├╝him ─▒┼č─▒k kayna─č─▒d─▒r.

Z├óhiren bak─▒ld─▒─č─▒nda tarih├« bir vakÔÇÖa ile al├ókal─▒ olarak zuh├╗r eden son h├ódise, o vakÔÇÖan─▒n sebebi olarak g├Âr├╝l├╝r. H├ólbuki, bir barda─č─▒n ta┼čmas─▒na, sadece d├╝┼čen son damla sebep olmaz. ├ľnceki damlalar da sebebe ortakt─▒rlar. Yine madd├«, m├╝┼čahhas sebeplerin ard─▒nda, m├ónev├«, m├╝cerred s├óikler de aranmal─▒d─▒r.

Mesel├ó Osmanl─▒ Devleti’nin muvaffak─▒yetine sebep olarak z├óhirden ba┼čkas─▒n─▒ g├Ârmeyen tarih├žiler, devre ait bir├žok ┼čartlar ve sebepler ileri s├╝rebilirler. Fakat ayn─▒ imk├ónlara, hatt├ó daha iyi ┼čartlara sahip onca beylik aras─▒ndan d├Ârt y├╝z atl─▒dan ibaret bir a┼č├«retin bu mazhariyete ula┼čmas─▒n─▒n ard─▒nda elbette m├ónev├« sebepler de aramak gerekir.

├ç├╝nk├╝ tarih ilmini sadece kuru bir vakÔÇÖalar mecm├╗as─▒ olarak tel├ókk├« etmek, b├╝y├╝k bir hatad─▒r. Tarih, yaln─▒z bir kronoloji bilgisi de─čildir. Ger├žek tarih ilmi, ├že┼čitli h├ódiseler, s├╝rprizler ve maceralar ile dolu toplumlar─▒n hay├ótiyetlerinde hak veya b├ót─▒l─▒n, do─čru veya yanl─▒┼č─▒n as─▒l zeminini g├Âsteren k─▒ymetli bir ilimdir.

Biz, in┼č├ó edici bir tarih ┼čuuruyla; bu m├ónev├« sebepleri g├Ârmeli ve gelece─čin in┼č├ós─▒nda yolu ayd─▒nlatacak prensipler olarak benimsemeliyiz.

ECD├éDI Y├ťCELTEN KIYMETLER

Milletimiz, r├╗hundan rahmet ta┼č─▒ran AlparslanÔÇÖdan ba┼člayarak as─▒rlar─▒n nabz─▒na kendi tarihini, faz├«letler medeniyeti kurarak yazm─▒┼čt─▒r.

Mo─čol ─░st├«l├ós─▒ÔÇÖyla sars─▒l─▒p, karde┼č kavgalar─▒yla tarih sahnesinden ├žekilen Sel├žuklulardan sonra, ─░sl├ómÔÇÖ─▒n sancaktarl─▒─č─▒ Osman GaziÔÇÖnin m├╝tev├óz─▒ beyli─čine nas├«b olmu┼čtur.

Osmanl─▒; ├óyetteki ┬źm├╝ÔÇÖminlere kar┼č─▒ merhametli, k├╝ff├óra kar┼č─▒ ┼čiddetli┬╗ d├╝st├╗runun muhtev├ós─▒ndan nas├«b alarak, istikametini BizansÔÇÖa ve Balkanlara ├ževirdi. As─▒rlarca at s─▒rt─▒ndan inmeyen h├╝nk├órlar i├žinde, Murad H├╝d├óvendig├ór ve Kanun├« gibi padi┼čahlar ┼čeh├«d olarak Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa m├╝l├ók├« oldu.

Osman GaziÔÇÖnin ┼×eyh Edeb├óliÔÇÖye g├Âsterdi─či h├╝rmet h├óli, Orhan Gazi ile Geyikli Baba, Y─▒ld─▒r─▒m B├óyezid ile Emir Sultan, II. Murad Han ile Hac─▒ Bayr├óm-─▒ Vel├«, Fatih Sultan Mehmed ile Ak┼čemseddin, Kanun├« Sultan S├╝leyman ile Yahya Efendi, Sultan Ahmed ile Aziz Mahmud H├╝d├óy├« Hazretleri misallerinde oldu─ču gibi Osmanl─▒ h├ónedan─▒n─▒n ayr─▒lmaz bir vasf─▒ oldu.

Osman GaziÔÇÖnin KurÔÇÖ├ónÔÇÖa h├╝rmeti, Yavuz Sultan Selim Han ile h─▒rka-i sa├ódet dairesinde gece-g├╝nd├╝z hi├ž dinmeyen bir KurÔÇÖ├ón sad├ós─▒na d├Ân├╝┼čt├╝… ─░stanbul, KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒n m├╝b├órek hatt─▒n─▒n en g├╝zel k─▒v├óm─▒n─▒ buldu─ču merkez oldu. H├óf─▒z Osman gibi hattatlarla, Ebussu├╗d Efendi gibi m├╝fessirlerle ve adlar─▒ unutulmu┼č nice D├óvud sesli, Bil├ól nefesli h├óf─▒zlarla Osmanl─▒; KurÔÇÖ├ónÔÇÖa imtis├ól i├žinde ya┼čad─▒. All├óhÔÇÖ─▒n kelimesi y├╝celsin diye cih├ód etti. ├çanakkaleÔÇÖde kan─▒n─▒n son damlas─▒n─▒ da;

ÔÇťYeti┼č y├ó Muhammed! Kitab─▒n elden gidiyor!..ÔÇŁ fery├ód─▒ ve endi┼česiyle o yolda ak─▒tt─▒.

HaremeynÔÇÖe hizmetk├ór olmak a┼čk─▒yla ya┼čayan sultanlar, her y─▒l m├╝b├órek beldelerin fukar├ós─▒na, surre alaylar─▒yla b├╝y├╝k miktarlarda hediyeler g├Ânderdiler. Surre alay─▒n─▒n en ├Ân├╝nde, hacca Efendimiz ve ailesini ta┼č─▒yan mahmili tems├«len, bir Mahmil-i ┼×erif giderdi. H├╝sn-i niyet ile g├Ânderilen surre yard─▒m─▒yla, hac yolunun emniyeti de sa─članm─▒┼č olurdu. Bu ┼čerefe en ├žok n├óil olan Osmanl─▒ padi┼čah─▒, g├Ânderdi─či 46 surre ile Kanun├« Sultan S├╝leyman olmu┼čtur.

Fethettikleri beldeleri, ├žil ├žil kubbeler serperek ihy├ó ve ├«m├ór eden Osmanl─▒ sultanlar─▒, HaremeynÔÇÖin madd├«-m├ónev├« ├«m├ór─▒nda da fevkal├óde bir edep n├╝m├╗nesi oldular. Sultan II. Mahmud zaman─▒nda Ravza-i MutahharaÔÇÖn─▒n son ├«m├ór─▒nda vazifeliler; huz├╗r-i ris├ólette edebe ri├óyet i├žin, d├╝nya kel├óm─▒ konu┼čmad─▒lar:

ÔÇťSen, ┬źBana tu─člay─▒ uzat yerine; Allah!┬╗ de. Ben ┬źSu ibri─čini uzat yerine; Bismill├óh!┬╗ diyeyim. Sen ┬ź├çekici uzat yerine; L├óil├óhe illallah!┬╗ de…ÔÇŁ ┼čeklinde zikir h├ólini muh├ófaza ettiler.

Sultan ─░kinci Abd├╝lhamid Han, ─░stanbulÔÇÖdan MedineÔÇÖye Hicaz Demiryolunu in┼č├ó ettirerek, bug├╝n de a─čy├ór─▒n korkulu r├╝yas─▒ olan m├╝sl├╝manlar─▒n birlik ve beraberli─čini per├žinledi.

Merhamet ve infak bahsinde; sultan─▒ndan vezirine, tacirinden esnaf─▒na, kad─▒n─▒ ve erke─čiyle b├╝t├╝n Osmanl─▒, hayrat konusunda yar─▒┼č h├ólinde ya┼čad─▒. Sadece tescilli 26.000 k├╝sur vakf─▒n kuruldu─ču bu hasenat yar─▒┼č─▒nda, ku┼člar─▒n bar─▒nmas─▒, sokak kelblerinin doyurulmas─▒ dah├« ihm├ól edilmedi.

O ┼čanl─▒ devirlerin en m├╝him vas─▒flar─▒ndan biri de; Fahr-i K├óin├ót EfendimizÔÇÖe zirve bir muhabbet idi;

A┼×K-I MUHAMMED├Ä

Peygamber Efendimiz buyurur:

ÔÇťSizden biriniz beni, kendisinden, ana-babas─▒ndan, ├žoluk-├žocu─čundan ve b├╝t├╝n insanlardan daha fazla sevmedik├že hakk─▒yla ├«m├ón etmi┼č olmaz!..ÔÇŁ (Buh├ór├«, ├Äm├ón, 8)

Ecd├ód─▒m─▒z Hab├«bullah -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖe muhabbetlerinde bu had├«s-i ┼čeriften hissey├ób idiler. As─▒rlarca S├╝leyman ├çelebiÔÇÖnin yan─▒k bir g├Ân├╝lle kaleme ald─▒─č─▒ Mevlid-i ┼čer├«fi ├že┼čitli vesilelerle okumak ve okutmak, bu vesileyle de izzet ve ikramlarda bulunmak, Osmanl─▒ toplumunun ├žok ehemmiyet verdi─či bir merasim oldu.

OÔÇÖna ait her h├ót─▒raya, Fahr-i K├óin├ót EfendimizÔÇÖin d├«nine ve s├╝nnet-i seniyyesine g├Âsterdikleri a┼čk ve h├╝rmeti g├Âsterdiler.

EfendimizÔÇÖin sakal-─▒ ┼čerifleri; balmumuyla kapat─▒lm─▒┼č ┼či┼čelerde, k─▒rk kat ipek boh├žalarda, husus├« sandukalarda saklan─▒r, kandil gecelerinde salev├ót-─▒ ┼čer├«feler ile, g├Âzya┼č─▒ d├Âkerek, bir nebze hasret gidermek arzusuyla ziyaret edilirdi.

EfendimizÔÇÖin mukaddes em├ónetleri; b├╝y├╝k bir ihtiram ve ihtimam ile sarayda muhafaza edilmi┼čti. EfendimizÔÇÖin Sancak-─▒ ┼×erifleri feyiz ve r├╗h├óniyet ve m├ónev├« kuvvet temini i├žin, ├ód├óba ri├óyet i├žerisinde k├╝ff├ór ├╝zerine ger├žekle┼čtirilen seferlere g├Ât├╝r├╝l├╝rd├╝.

EfendimizÔÇÖin m├╝b├órek ayak izini temsil eden kadem-i ┼čer├«fi Sultan Ahmed sar─▒─č─▒nda ta┼č─▒rd─▒.

Osmanl─▒, EfendimizÔÇÖin m├╝b├órek neslinden gelen seyyid ve ┼čeriflere b├╝y├╝k k─▒ymet verdi. Tahta c├╝l├╗s eden sultan─▒n k─▒l─▒c─▒n─▒ ekseriyetle seyyid ve ┼čeriflerin reisi makam─▒nda bulunan Nak├«b├╝ÔÇÖl-E┼čraf ku┼čand─▒r─▒rd─▒. Bu merasimin mek├ón─▒ da Ras├╗lullah EfendimizÔÇÖin mihmand├ór─▒ ve ─░stanbulÔÇÖa ├ódet├ó husus├« bir i┼čaretle vazifelendirip g├Ânderdi─či Eb├╗ Eyy├╗b el-Ens├ór├« ÔÇôradiyall├óhu anh-ÔÇÖ─▒n m├╝b├órek t├╝rbesi olurdu.

HÂSILI

Osmanl─▒ÔÇÖda her ┼čey, ─░sl├ómÔÇÖ─▒n zar├ófeti ve as├óleti ile sergilendi.

Bug├╝n o m├óz├«nin hat─▒rlanmas─▒ dah├« insana istikb├ól ad─▒na ├╝mit vermektedir. Bu ├╝midi, evl├ótlar─▒m─▒za da hissettirmenin yolu tarih ┼čuurundan ge├žer. ├ç├╝nk├╝, nesilleri, ecdadlar─▒n─▒n ba┼čard─▒─č─▒ bir ufka te┼čvik etmek daha kolayd─▒r. Bunun i├žin evl├ótlar─▒m─▒z─▒ in┼č├ó edici bir tarih ┼čuuruyla yeti┼čtirmeliyiz.

B├╝y├╝k milletler, gen├ž nesillerini tarih ┼čuuruyla zinde tutmaya b├╝y├╝k ehemmiyet verirler.

Mesel├ó Almanlar, daha e─čitimin ba┼člang─▒c─▒nda iken gen├žlerine, kur┼čunlanan ┼čehirlerini ve yanan ormanlar─▒n─▒ g├Âsterirler. Japonlar da, atom bombalar─▒n─▒n k├Âm├╝r h├óline getirdi─či ┼čehirlerini g├Âsterip m├óz├«de ya┼čad─▒klar─▒ ac─▒ fel├óketleri hat─▒rlat─▒rlar. Yahut bunun aksine mill├« birlik ve beraberlikleri sayesinde kazand─▒klar─▒ zaferleri ve teknolojide elde ettikleri muvaffak─▒yeti serm├óye edinerek gen├ž nesillerinin heyecanlar─▒n─▒ geli┼čtirmeye ├žal─▒┼č─▒rlar.

D├╝nya milletlerinden pek az─▒, b├╝y├╝k gayelerle yaslanabilece─či mill├« iftihar ve ibret tablosuna sahiptir. Onlar da sadece birka├ž h├ódisedir. Bizler ise, di─čer milletlere hi├ž nas├«b olmad─▒─č─▒ ├Âl├ž├╝de destanlarla dolu bir m├óz├«ye sahibiz. Bir yanda ─░stanbul Fethi, bir yanda ha├žl─▒lar kar┼č─▒s─▒nda kazand─▒─č─▒m─▒z b├╝y├╝k zaferler, bir yanda yirmi d├Ârt milyon kilometrekareye ta┼čan a┼čk ve fetih sancaklar─▒m─▒z, bir yanda madd├« g├╝c├╝m├╝z├╝n olmad─▒─č─▒ bir d├Ânemde d├╝nya devlerini devirdi─čimiz ├çanakkale Muharebeleri ve ─░stikl├ól Harbi…

Bizim evl├ótlar─▒m─▒z da; ├çanakkale siperlerinde din, namus, vatan ve birlik-beraberlik i├žin g├Âsterilmesi gereken fed├ók├órl─▒─č─▒ ve bu fed├ók├órl─▒─č─▒n All├óhÔÇÖ─▒n izniyle getirece─či m├╗cizev├« zaferi g├Ârmelidir.

S├╝leymaniye, Selimiye, Sultanahmet kubbelerinde, ecdadlar─▒n─▒n sanat kudretini; o kubbelerin tezyinat─▒ndaki zevk ve zar├ófetini, ├Âl├ž├╝ ve remizlerinde ise s─▒r ve hikmet dolu medeniyetini tem├ó┼č├ó etmelidir.

Evl├ótlar─▒m─▒z P├«r├« ReisÔÇÖin ├žizdi─či haritaya bak─▒p, yirmi d├Ârt milyon kilometrekareyi a┼čan 16. as─▒r Osmanl─▒ Devleti haritas─▒n─▒ hayranl─▒kla seyredip; JaponyaÔÇÖya, G├╝ney AfrikaÔÇÖya g├Ânderilen tebli─č; ─░spanyaÔÇÖya g├Ânderilen mazlumlar─▒ kurtarma; ─░rlandaÔÇÖya g├Ânderilen yard─▒m gemilerine ait bilgileri okuyup ecd├ód─▒n─▒n ufuklar─▒n─▒ g├Ârmelidir.

Evl├ótlar─▒m─▒z; insaf ve hamiyet sahiplerince yaz─▒lm─▒┼č kitaplardan, tarihlerini do─čru ve faydal─▒ bir ┼čekilde okumal─▒d─▒r. Elbette, ecdaddan yeni nesle mektuplar h├╝km├╝ndeki eserleri, kit├óbeleri ve hazin mezar ta┼člar─▒n─▒ okuyabilecek derecede; ecdadlar─▒n─▒n geni┼č, zengin, mutantan lisanlar─▒n─▒ ve iml├ólar─▒n─▒ da ├Â─črenmelidir.

├ç├╝nk├╝ bir milletin gelece─či, nesilleridir. Bir millet, nesillerine aktard─▒─č─▒ k├╝lt├╝r de─čerleriyle, hay├ótiyetini s├╝rd├╝rebilir. O h├ólde sormal─▒y─▒z:

ESAS K├ťLT├ťR NED─░R?

Esas k├╝lt├╝r; din, dil ve tarih ┼čuuruna sahip olabilmektir. ├ç├╝nk├╝ fert ve toplumlar, hay├ótiyetlerini ancak din, dil ve tarih k├╝lt├╝r├╝yle devam ettirirler.

Din, k├óin├ót─▒n ve insan─▒n yarat─▒l─▒┼č gayesini kavramay─▒ sa─člar. Kundak ile kefen aras─▒ndaki hayat─▒ tanzim eder. ─░nsan─▒, d├╝nyada vicdan huz├╗runa, ├óhirette ise ebed├« sa├ódete haz─▒rlayan kanun ve kaideler manz├╗mesidir.

Dil, d├«nin ortaya koydu─ču hak ve hakikatin ifadesine vesile ve vas─▒tad─▒r. Zira insanlar; kelimelerle d├╝┼č├╝n├╝r, lisan ile tefekk├╝r ufuklar─▒n─▒ geni┼čletirler.

Tarih, bu iki unsur ├žer├ževesinde insanl─▒─č─▒n ya┼čad─▒─č─▒ h├ódiselerin sebep ve neticelerini tahlil ve bu s├╗retle il├óh├« kanunlar─▒ tespit etmektir. Tarih, bir milletin h├óf─▒zas─▒ ve mill├« tecr├╝beler mecm├╗as─▒d─▒r. Bu y├╝zden m├óz├«nin bitti─či yerde; millet biter, insan biter, izÔÇśan biter. ├ç├╝nk├╝ millet, bir bak─▒ma tarihinden ibarettir. Onu m├ónev├« de─čerlerinden ve tarih ┼čuurundan uzakla┼čt─▒r─▒rsan─▒z, geriye insan s├╝r├╝s├╝ kal─▒r. Ancak ├žocuklar─▒na, tarihini ve ├çanakkale destan─▒n─▒, uyutucu de─čil uyand─▒r─▒c─▒ bir ninni yapan nesiller, ├«m├ón─▒na, milletine ve b├╝t├╝n madd├« ve m├ónev├« de─čerlerine sahip ├ž─▒kacakt─▒r.

Çünkü, bu hususta yeni bir engel var;

YEN─░ B─░R TEHL─░KE

G├╝n├╝m├╝zde, globalle┼čmenin en b├╝y├╝k zarar─▒; mesafe ve duvarlar─▒ kald─▒r─▒rken, milletlerin farklar─▒n─▒ da ortadan kald─▒rma gayretleri, b├╝t├╝n insanl─▒─ča medya, internet, propaganda g├╝c├╝n├╝ kullananlar─▒n k├╝lt├╝rlerini empoze etmeleri olmu┼čtur.

Bu gayretlerin maksad─▒, ┼čanl─▒ milletlerin evl├ótlar─▒n─▒; gayesiz, inan├žs─▒z, tarihini k├Ât├╝leyen, kahramanlar─▒n─▒ karalayan, vatan─▒na sad├ókat beslemeyen, ┼čehid atalar─▒na minnet ve vef├ó hissi bile ta┼č─▒mayan, kans─▒z, hissiz s├╝r├╝lere d├Ân├╝┼čt├╝rmektir.

Fakat Cenâb-ı Hak buyurur:

ÔÇťOnlar tuzaklar kurarak hileye ba┼čvurdular, Allah da onlar─▒n hilelerini bo┼ča ├ž─▒kard─▒. Allah, hileyi bo┼ča ├ž─▒karanlar─▒n en hay─▒rl─▒s─▒d─▒r.ÔÇŁ (├él-i ─░mr├ón, 54)

Globalle┼čmenin menf├« bir neticesi olan bu tarih, ├Âz k├╝lt├╝r ve m├óneviyat d├╝┼čmanl─▒─č─▒ tuzaklar─▒n─▒ bo┼ča ├ž─▒karacak tedbir, nesillerimize kazand─▒raca─č─▒m─▒z dil ve tarih ┼čuurudur.

Y├ó Rabb├«!.. Nesillerimizi; r├óz─▒ oldu─čun ve SenÔÇÖden r├óz─▒ olan sah├óbe-i kir├óma ihsan ┼čuuruyla ittib├ó eden bahtiyarlardan eyle!..

Milletimizin istikb├ólini, m├óz├«sinin; ├«l├ó-y─▒ kelimetullah, a┼čk-─▒ Muhammed├« ve kenetlenmi┼č karde┼člik s─▒rr─▒yla muhte┼čem ve m├╝stesn├ó zamanlar─▒ gibi, m├ómur ve ├ób├ód eyle!..

Âmîn!..